Ticaret unvanının korunması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9850 E. 2011/5701 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının korunması↗ şirket merkezi mahkemesi↗ münhasırlık↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ temerrüt faizi↗ maddi ve manevi tazminat↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ temerrüt↗ iltibas↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin unvanında yer alan M-M ibaresinin unvanlar arasındaki iltibası ortadan kaldırdığı, ancak davalıların “KOÇAK GAYRİMENKUL” ve “M – M KOÇAK GAYRİMENKUL” ibarelerini ticari faaliyetlerinde kullanmalarının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların markaya tecavüzlerinin ve haksız rekabetlerinin tesbit ve menine, 714,00 TL maddi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan M-M Koçak İnşaat Ltd.Şti. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, unvan terkini, markaya tecavüzün önlenmesi, haksız rekabetin ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı şirketin “Koçak Emlak Ticaret ve Turizm Ltd.Şti.” olarak 21.11.1991 tarihinde tescil edilerek faaliyete geçtiği ve en son unvanının “Koçak Emlak Müzayede Reklamcılık Ticaret ve Turizm Ltd.Şti.” olduğu, davalı şirketin ise “M – M Koçak İnşaat Gayrimenkul Otomotiv Akaryakıt Turizm Gıda Tekstil İthalat İhracat Ticaret Ltd.Şti.” unvanıyla 07.03.2005 tarihinde tescil edilerek faaliyete geçtiği, her iki şirketin merkezlerinin Ankara İli olduğu ve burada faaliyet gösterdikleri, faaliyet konularının aynı olduğu hususları çekişmesizdir.
TTK'nun 52. maddesi uyarınca, usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı, münhasıran sahibine aittir. Bu hak, aynı ad ve soyadı kullananlara karşı da ileri sürülebilir. Bahse konu Yasa'nın 54. maddesi uyarınca gerçek veya tüzel kişilerin tescilli unvanları, başkaları tarafından aynen veya benzerleri tescil ettirilerek veya tescil ettirmeksizin kullanılması halinde, tescilli unvanın sahibi, hukuka aykırı kullanımın men'ini, tescilli unvanın değiştirilmesi veya silinmesini, varsa zararının tazminini ve hükmün gazetede yayınlanmasını isteyebilir. Ticaret unvanının korunmasında tescilli unvanın varlığı ve önceliği yeterlidir.
Somut olayda davacı şirket tescilli unvanına ve marka hakkına dayanmış, davalı vekili ise unvandaki "Koçak" ibaresinin müvekkili şirketin ortaklarının soyadı olduğunu savunmuştur. "Koçak" ibaresi davacı ile davalı şirketin unvanlarının asli ve ortak unsurudur. Mahkemece, davalı şirketin unvanında yer alan “M-M” harflerinin davacı şirket unvanından ayırt edici nitelikte olduğu kabul edilmiş ise de, her iki şirketin unvanında asıl ve baskın unsur “KOÇAK” ibaresi olup, “M-M” harfleri ayırt ediciliği ortadan kaldırmayacağından ticaret unvanları arasında iltibasın varlığının kabulü gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, davalı şirket unvanında yer alan “KOÇAK” ibaresinin terkini isteminin de kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu istem yönünden ret kararı verilmesi doğru değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3735 E. 2023/7448 K.
Ortak:ticaret unvanı · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirketin unvanında yer alan “M-M” harflerinin davacı şirket unvanından ayırt edici nitelikte olduğu kabul edilmiş ise de, her iki şirketin unvanında asıl ve baskın unsur “KOÇAK” ibaresi olup, “M-M” harfleri «ayırt ediciliği» ortadan kaldırmayacağından ticaret unvanları arasında «iltibasın» varlığının kabulü gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin unvanında yer alan M-M ibaresinin unvanlar arasındaki «iltibası» ortadan kaldırdığı, ancak davalıların “KOÇAK GAYRİMENKUL” ve “M – M KOÇAK GAYRİMENKUL” ibarelerini ticari faaliyetlerinde kullanmalarının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabete» neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların markaya tecavüzlerinin ve haksız rekabetlerinin tesbit ve menine, 714,00 TL «maddi tazminatın» «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
TTK'nun 52. maddesi uyarınca, usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanma hakkı, «münhasıran» sahibine aittir.
Benzer bu kararda… icaret ünvanı hem de marka olarak kullandığını, marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait ürünlerin 20. sınıfta kesintisiz ve yoğun kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazandığını, müvekkilinin markası ile redde mesnet gösterilen "KOÇAK+ŞEKİL" markasının aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, müvekkilinin markasının aynı zamanda müvekkilinin «ticaret unvanının» ana unsuru olması nedeniyle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca bütün …
… ) bendi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı, davacının, dava konusu marka başvurusunun kullanımına ilişkin delillerin dosyada mevcut olmadığı, kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazanmadığı, itiraza mesnet markanın 2006 yılından bu yana tescilli olduğu, taraf markaları arasında ayniyet, benzerlik ve «iltibas» tehlikesi de bulunmadığından davacının 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında eskiye dayalı kullanım nedeniyle üstün ve öncelikli hakkının …
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, zira dava konusu başvuruda da ön plana çıkan ayırt edici unsurun "koçak" kelimesi olduğunu, başvuru konusu markanın redde mesnet müvekkili markasının serisi biçiminde algılanacağını, davacının, başvuru konusu markanın gerçek hak sahibi olduğu ve başvuru konusu işaretin «ticaret unvanının» ana unsuru bulunduğunu kendi marka başvuru süreci içerisinde dile getirmesinin hukuka uygun olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine kara …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici
Benzer bu karardaKararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarında öne çıkan asıl ve ayırt edici unsurun "koçak" ibaresi olduğunu, şekil, anlam, fonetik ve bıraktıkları genel izlenim itibariyle «ortalama tüketici» nezdinde benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin doğacağını, başvuru markasının, redde mesnet markanın seri markası gibi algılanacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
… arkasının tesciline itiraz ve hükümsüzlük iddialarının bulunmaması nedeniyle 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının mümkün olmadığı, «uyuşmazlık konusu» “KOÇAK” kelimesi açısından davacının başvurusunun, davalı markası açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zar …
… belirtilen kararı ile redde mesnet markanın esas unsuru olan "Koçak" ibaresinin aynen dava konusu başvuruda yer aldığı, başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, başvuru kapsamından çıkarılan malların redde mesnet markanın kapsamında aynen yer aldığı anlaşıldığından, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında görsel, kavramsal ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olduğu kanaatine varılmış olup, mahkemenin aksi yöndeki kabulünün isabetli görülmediği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10931 E. 2011/4165 K.
Ortak:ticaret unvanı · ilan · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin unvanında yer alan M-M ibaresinin unvanlar arasındaki «iltibası» ortadan kaldırdığı, ancak davalıların “KOÇAK GAYRİMENKUL” ve “M – M KOÇAK GAYRİMENKUL” ibarelerini ticari faaliyetlerinde kullanmalarının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabete» neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların markaya tecavüzlerinin ve haksız rekabetlerinin tesbit ve menine, 714,00 TL «maddi tazminatın» «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
TTK'nun 52. maddesi uyarınca, usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanma hakkı, «münhasıran» sahibine aittir.
Mahkemece, davalı şirketin unvanında yer alan “M-M” harflerinin davacı şirket unvanından ayırt edici nitelikte olduğu kabul edilmiş ise de, her iki şirketin unvanında asıl ve baskın unsur “KOÇAK” ibaresi olup, “M-M” harfleri «ayırt ediciliği» ortadan kaldırmayacağından ticaret unvanları arasında «iltibasın» varlığının kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların markaları ve ticaret unvanları arasında «iltibas» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının “İpekersoli” markasının 24. sınıf emtialar için hükümsüzlüğüne (terkinine), hükmün «ilanına» karar verilmiştir Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, “İpekersoli” markasının hükümsüzlüğü, davalının bu ibareyi «ticaret unvan» olarak tescil ettirmesinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkindir.
Mahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy
Benzer bu karardaMahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/544 E. 2023/1096 K.
Ortak:münhasırlık · terkin · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2-Dava, unvan «terkini», markaya tecavüzün önlenmesi, «haksız rekabetin» ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı şirketin “Koçak Emlak Ticaret ve Turizm Ltd.Şti.” olarak 21.11.1991 tarihinde tescil edilerek faaliyete geçtiği ve en «son» unvanının “Koçak Emlak Müzayede Reklamcılık Ticaret ve Turizm Ltd.Şti.” olduğu, davalı şirketin ise “M – M Koçak İnşaat Gayrimenkul Otomotiv Akaryakıt Turizm Gıda Tekstil İthalat İhracat Ticaret Ltd.Şti.” unvanıyla 07.03.2005 tarihinde tescil edilerek faaliyete geçtiği, her iki «şirketin merkezlerinin» Ankara İli olduğu ve burada faaliyet gösterdikleri, faaliyet konularının aynı olduğu hususları çekişmesizdir.
TTK'nun 52. maddesi uyarınca, usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanma hakkı, «münhasıran» sahibine aittir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenilen Tasfiye Halinde Koçak Denizcilik Gemi İnşaa Hırdavat Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 14.03.2014 tarihinde «tasfiye» sürecine girdiği, tasfiye kararının 18.03.2014 tarihinde tescil edildiği, «tasfiye memuru» olarak davalı olarak ...'ın atandığı, şirketin «son» tescilini 30.11.2015 tarihinde yaptırdığı ve aynı tarihte tasfiyenin sonlandırıldığından bahisle sicilden «kaydının» «terkin» edildiğinin anlaşıldığı, işbu davaya dayanak yapılan İstanbul Anadolu 21.
… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Tasfiye Halinde Koçak Denizcilik Gemi İnşaa Hırdavat Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin «tasfiye» sonunda 30.11.2015 tarihinde ticaret sicilden «kaydının» «terkin» edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca, «tasfiyenin kapanmasından» sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına «münhasır» olarak şirketin «yeniden tescili» talebi ile dava açılabileceği, İstanbul Anadolu 21.
Şti’nin «ihyası» için davacı kuruma süre verildiği, davanın 27.07.2021 tarihinde açıldığının anlaşıldığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 650674-0 sicil numarasında kayıtlı iken 30.11.2015 tarihinde «şirketin tasfiyesinin» sona erdiğinden bahisle «sicilden terkin» edilen "Tasfiye Halinde Koçak Denizcilik Gemi İnşaa Hırdavat Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" 'nin İstanbul Anadolu 21.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasfiyenin kapanması · yeniden tescil · ihya davası · şirketin tasfiyesi · rücuen tahsil · şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya
Benzer bu karardaŞti’nin «ihyası» için davacı kuruma süre verildiği, davanın 27.07.2021 tarihinde açıldığının anlaşıldığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 650674-0 sicil numarasında kayıtlı iken 30.11.2015 tarihinde «şirketin tasfiyesinin» sona erdiğinden bahisle «sicilden terkin» edilen "Tasfiye Halinde Koçak Denizcilik Gemi İnşaa Hırdavat Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" 'nin İstanbul Anadolu 21.
… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Tasfiye Halinde Koçak Denizcilik Gemi İnşaa Hırdavat Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin «tasfiye» sonunda 30.11.2015 tarihinde ticaret sicilden «kaydının» «terkin» edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca, «tasfiyenin kapanmasından» sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına «münhasır» olarak şirketin «yeniden tescili» talebi ile dava açılabileceği, İstanbul Anadolu 21.
… emesinin 2021/211 E. sayılı dosyasında ihyasına karar verilen şirket davalı taraf olarak yer aldığı, dolayısıyla belirtilen dosyada taraf teşkilinin sağlanması için «ihya davası» açmakta davacının «hukuki yararı» mevcut olup, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci madde uyarınca açılan ihya davasında, «zamanaşımı» ve «hak düşürücü sürenin» de söz konusu olmadığını İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı «tasfiye memuru» ... vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/647 E. 2011/4741 K.
Ortak:terkin · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda2-Dava, unvan «terkini», markaya tecavüzün önlenmesi, «haksız rekabetin» ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin unvanında yer alan M-M ibaresinin unvanlar arasındaki «iltibası» ortadan kaldırdığı, ancak davalıların “KOÇAK GAYRİMENKUL” ve “M – M KOÇAK GAYRİMENKUL” ibarelerini ticari faaliyetlerinde kullanmalarının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabete» neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların markaya tecavüzlerinin ve haksız rekabetlerinin tesbit ve menine, 714,00 TL «maddi tazminatın» «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davalı şirket unvanında yer alan “KOÇAK” ibaresinin «terkini» isteminin de kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu istem yönünden ret kararı verilmesi doğru değildir.
Benzer bu kararda… ici vurgu eki olduğu, davacı kullanımı ve tescili önceye dayandığından TTK'nun 54. maddesi uyarınca davalı unvanından bu kelimenin silinmesinin gerektiği, davalının «ticaret siciline tescili» unvanını «terkin» edilinceye kadar kullanmasının yasaya aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı unvanında yer alan “Berrteks” ibaresinin unvandan çıkartılarak ticaret sicilinden terkinine, «haksız rekabetin» tespit ve men’ine ilişkin talebin ise reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin, 01.11.2010 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili · ticaret sicili
Benzer bu kararda… ici vurgu eki olduğu, davacı kullanımı ve tescili önceye dayandığından TTK'nun 54. maddesi uyarınca davalı unvanından bu kelimenin silinmesinin gerektiği, davalının «ticaret siciline tescili» unvanını «terkin» edilinceye kadar kullanmasının yasaya aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı unvanında yer alan “Berrteks” ibaresinin unvandan çıkartılarak ticaret sicilinden terkinine, «haksız rekabetin» tespit ve men’ine ilişkin talebin ise reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin, 01.11.2010 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/318 E. 2014/2541 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin unvanında yer alan M-M ibaresinin unvanlar arasındaki «iltibası» ortadan kaldırdığı, ancak davalıların “KOÇAK GAYRİMENKUL” ve “M – M KOÇAK GAYRİMENKUL” ibarelerini ticari faaliyetlerinde kullanmalarının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabete» neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların markaya tecavüzlerinin ve haksız rekabetlerinin tesbit ve menine, 714,00 TL «maddi tazminatın» «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
2-Dava, unvan «terkini», markaya tecavüzün önlenmesi, «haksız rekabetin» ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı markasının hükümsüzlüğüne, davalı markası ile ticaret unvanındaki "..." kelimesinin davacı markasına «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, ticaret unvanındaki ",..." ibaresinin silinmesine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce haksız rekabet yönünden bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/9850 E. , 2011/5701 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2008 tarih ve 2006/377 - 2008/353 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... İnş.Gayrimenkul Oto Tur.Gıda Teks.İhr.İth.Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “KOÇAK GAYRİMENKUL BANKASI + şekil” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalıların “KOÇAK GAYRİMENKUL” ve “M – M KOÇAK GAYRİMENKUL” ibarelerini ticari faaliyetlerinde kullanarak müvekkiline ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduklarını, ayrıca davalı şirketin unvanında yer alan KOÇAK ibaresinin de müvekkilinin unvan ve markası ile iltibasa neden olduğunu ileri sürerek, davalıların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin tesbit ve menini, davalı şirket unvanından KOÇAK ibaresinin terkinini, her bir davalıdan ayrı ayrı 5.001 TL maddi ve 1000 TL itibar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... İnşaat Ltd.Şti. vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin unvanında yer alan M-M ibaresinin unvanlar arasındaki iltibası ortadan kaldırdığı, ancak davalıların “KOÇAK GAYRİMENKUL” ve “M – M KOÇAK GAYRİMENKUL” ibarelerini ticari faaliyetlerinde kullanmalarının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların markaya tecavüzlerinin ve haksız rekabetlerinin tesbit ve menine, 714,00 TL maddi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan M-M Koçak İnşaat Ltd.Şti. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, unvan terkini, markaya tecavüzün önlenmesi, haksız rekabetin ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı şirketin “Koçak Emlak Ticaret ve Turizm Ltd.Şti.” olarak 21.11.1991 tarihinde tescil edilerek faaliyete geçtiği ve en son unvanının “Koçak Emlak Müzayede Reklamcılık Ticaret ve Turizm Ltd.Şti.” olduğu, davalı şirketin ise “M – M Koçak İnşaat Gayrimenkul Otomotiv Akaryakıt Turizm Gıda Tekstil İthalat İhracat Ticaret Ltd.Şti.” unvanıyla 07.03.2005 tarihinde tescil edilerek faaliyete geçtiği, her iki şirketin merkezlerinin Ankara İli olduğu ve burada faaliyet gösterdikleri, faaliyet konularının aynı olduğu hususları çekişmesizdir.
TTK'nun 52. maddesi uyarınca, usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı, münhasıran sahibine aittir. Bu hak, aynı ad ve soyadı kullananlara karşı da ileri sürülebilir. Bahse konu Yasa'nın 54. maddesi uyarınca gerçek veya tüzel kişilerin tescilli unvanları, başkaları tarafından aynen veya benzerleri tescil ettirilerek veya tescil ettirmeksizin kullanılması halinde, tescilli unvanın sahibi, hukuka aykırı kullanımın men'ini, tescilli unvanın değiştirilmesi veya silinmesini, varsa zararının tazminini ve hükmün gazetede yayınlanmasını isteyebilir. Ticaret unvanının korunmasında tescilli unvanın varlığı ve önceliği yeterlidir.
Somut olayda davacı şirket tescilli unvanına ve marka hakkına dayanmış, davalı vekili ise unvandaki "Koçak" ibaresinin müvekkili şirketin ortaklarının soyadı olduğunu savunmuştur. "Koçak" ibaresi davacı ile davalı şirketin unvanlarının asli ve ortak unsurudur. Mahkemece, davalı şirketin unvanında yer alan “M-M” harflerinin davacı şirket unvanından ayırt edici nitelikte olduğu kabul edilmiş ise de, her iki şirketin unvanında asıl ve baskın unsur “KOÇAK” ibaresi olup, “M-M” harfleri ayırt ediciliği ortadan kaldırmayacağından ticaret unvanları arasında iltibasın varlığının kabulü gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, davalı şirket unvanında yer alan “KOÇAK” ibaresinin terkini isteminin de kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu istem yönünden ret kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ
Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz istemlerinin REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 20,20 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023455100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz