Zamanaşımı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2617 E. 2012/4229 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı Turkon AŞ. hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın, davacı vekili ile davalı .... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.11.2011 tarihli ilamında yazılı gerekçeler ile davalı .... yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4338 E. 2011/15835 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı Turkon AŞ. hakkındaki davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın, davacı vekili ile davalı .... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.11.2011 tarihli ilamında yazılı gerekçeler ile davalı .... yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «taşıyıcı» olan davalı Turkon AŞ. hakkındaki davanın «zamanaşımı» süresi geçtiği, diğer davalının ise davacıya liman hizmeti verdiği sırada konteynırı düşürerek «hasara» neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 13.526,32 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalı ....’den tahsiline, diğer davalı hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, meydana gelen hasardan kimin hangi hukuki nedenle sorumlu olduğu ve sorumlular hakkında uygulanması gereken «zamanaşımı» süresinin ne olduğu hususlarında toplanmaktadır.
Mahkemece, «taşıyıcı» olan davalı Turkon AŞ. yönünden 1 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde dava açılmadığından davanın reddine karar verilmiş, davalı .... yönünden ise davacının limana getirdiği konteynırı bu davalının kabul ederek serbest bölgeye alması ile taraflar arasında sözleşme kurulduğu, «sözleşmeden doğan» davaların ise 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcı sıfatı · sözleşmeden doğan dava · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · temerrüt faizi · kusur · hasar · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «taşıyıcı» olan davalı Turkon AŞ. hakkındaki davanın «zamanaşımı» süresi geçtiği, diğer davalının ise davacıya liman hizmeti verdiği sırada konteynırı düşürerek «hasara» neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 13.526,32 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalı ....’den tahsiline, diğer davalı hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dolayısı ile davalı ....’nin bu sıfatla kendisine tevdi edilen emtiaya «kusuru» ile verdiği zarardan dolayı «taşıyıcı sıfatını» haiz davalı Turkon AŞ.
Somut olayda, davacı ile davalılardan Turkon Taşımacılık AŞ. arasında yapılan «taşıma sözleşmesine» göre davacıya ait emtia yurtdışındaki alıcısına götürülmek üzere adı geçen davalı şirkete kapalı konteynır içinde «teslim» edildiği, «taşıyıcı» olan bu davalı tarafından emtianın gemiye yüklenmek üzere liman hizmeti veren diğer davalı ....’ye teslim edildiği ve Borusan AŞ.’nin gemiye yüklenmek üzere kendis …
Mahkemece, «taşıyıcı» olan davalı Turkon AŞ. yönünden 1 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde dava açılmadığından davanın reddine karar verilmiş, davalı .... yönünden ise davacının limana getirdiği konteynırı bu davalının kabul ederek serbest bölgeye alması ile taraflar arasında sözleşme kurulduğu, «sözleşmeden doğan» davaların ise 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8594 E. 2023/2702 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter delili · taleple bağlılık · aktif husumet ehliyeti · ispat külfeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · cy/cy şerhi · derdestlik
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının «aktif husumet ehliyetinin» ve bu davayı açma konusunda «hukuki yararının» bulunmadığını, ayrıca «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, esasa ilişkin olarak ise müvekkilinin TURKON markasını yaygın ve etkin bir şekilde uzun süredir kullandığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kullanmama sebebiyle iptal davalarında «ispat külfetinin» markayı kullandığını ileri süren davalı tarafta olduğunu, davalının dava konusu markayı 12.sınıfta (12.16 hariç) kullanmadığı, dava dilekçesinde davacı davalı markasının 12.sınıfının 12.16 hariç tüm alt sınıflarında iptalini istediği halde mahkemece hüküm fıkrasında markanın tüm sınıf ve alt sınıflar bakımından iptaline karar verildiği, bu durumun «taleple bağlılık» ilkesine aykırı olduğu, davalı vekilinin de bu hususu açıkça istinaf konusu yaptığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabul kısmen reddi ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davaya konu davalı adına TPMK nezdinde tescilli 2005/03659 tescil numaralı "Turkon Holding + Şekil" markasının 12.sınıfta "Kara ve Deniz Taşımacılığı Hizmetleri" alt sınıfı dışında tescilli olduğu tüm alt sınıflar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, karar kesinleştiğinde kesinleşme «şerhini» içerir bir örneğinin ilk derece mahkemesi yazı işleri müdürlüğü tarafından TPMK'ya gönderilmesine karar verilmiştir.
… mahkemede 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesine dayalı olarak açılan davanın yargılaması sonunda madde iptal edildiğinden konusuz kalan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, bu davada karar verilmediğinden davacının huzurdaki davayı açmakta «hukuki yararı» bulunduğu, «derdestlik» itirazının yerinde olmadığı, yapılan «bilirkişi incelemesi» yönünden davalının 12.sınıfta (12.16 hariç) her alt sınıfta ayrı ayrı kullanımının görülmediği, davalının bu yönden kullanımı ispatlayamadığı, davalının «ticari defterlerine delil» olarak dayanmadığı, kullandığını ispat yönünden herhangi bir delil de sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2005/03659 sayılı "TURKON HOLDİNG + şekil" markasını …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «taleple bağlılık» ilkesinin ihlal edildiğini, tüm sınıf ve alt sınıflar bakımından iptal kararı verildiğini, davacının bu davayı açmaya yetkili olmadığını, davacının marka başvurusu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/546 E. 2010/6912 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mühürlü konteyner · fiili taşıyıcı · üst taşıyıcı · konşimento · sigorta sözleşmesi · rücuen tazminat · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... şirketinin deniz ve karayolu ile yapılan taşımanın tamamında «üst taşıyıcı» olduğu, ancak «mühürlü konteynerlar» ile yapılan taşımada «hasara» ilişkin bu davalıya yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı, bu nedenle hasardan davalının sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalının ise «fiili taşıyıcı» olduğu, «konşimentoda» davacının sigortalısının gönderici veya alıcı olarak yer almadığı, bu konşimentoya dayalı olarak fiili taşıyıcı konumundaki bu davalıya karşı dava açılamayacağı ge …
1-Dava, taşıma «sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Şti. yönünden temyiz itirazlarına gelince, bu davalı yukarıda açıklandığı üzere davacının sigortalısı ile yaptığı «taşıma sözleşmesi» gereği tüm taşımayı üstlenmiş olması nedeniyle kara taşıma ayağını gerçekleştiren araç sürücülerinin imzaladığı 10.11.2005 tarihli tutanak, TTK’nun 788. maddesi gereğince bu davalı yönünden bağlayıcı nitelikte olup, mahkemenin buna ilişkin red gerekçesi yerinde olmadığı ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda da açıkça izah edildiği üzere davacının sigortalısına ait traktörler davalı tarafından temin edilen konteynırlara bu davalının gözetiminde istiflendiğinden, adı geçen davalının kapalı ve «mühürlü konteynır» ile yapılan taşımadan sorumlu olmadığına ilişkin savunmasına ve bu savunmayı yeterli bulan mahkeme gerekçesine itibar edilemez.
Gemi Taşıma Ltd.Şti. davacının sigortalısı ile yaptığı «taşıma sözleşmesi» gereği sigortalının satın aldığı traktörlerin İtalya’dan, Gebze’ye olan taşıma işini üstlenmiş olup, diğer davalı taşımanın İtalya’dan İstanbul’a kadar olan denizyolu kısmını gerçekleştirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2135 E. 2020/5946 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifa yardımcısı · teminat mektubunun nakde çevrilmesi · banka teminat mektubu · taşıtan · konişmento · yetkili hamil · teminat mektubu · rücuen tazminat
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/123 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen dava neticesinde Milli Savunma Bakanlığının «teminat mektubundan» tahsil etmiş olduğu 217.392,85 TL'nin 93.629,21 TL'sinin Turkon'a iadesine karar verilerek söz konusu kararın kesinleştiği, bu durumda davacı Turkon'un Milli Savunma Bakanlığına ödemiş olduğu zarar miktarının 123.763,64 TL olduğu, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas sayılı dosyasında alınan 05.08.2015 tarihli rapor ile mahkemece alınan 20.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda dayanakları ile açıklandığı üzere, yükün hasarlanmasında «taşıyıcı» Turkon ile tahliye işlemini yapan TCDD'nin eşit oranda kusurlu oldukları, davacı vekili tarafından her ne kadar İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas ve 2006/123 Karar sayılı ilamının esas alındığı 25.09.2006 tarihli bilirkişi raporunda tahliye işi ve hasardan TCDD'nin %100 oranında sorumlu olduğunun değerlendirildiği söz konusu kararın kesinleşmiş olması sebebiyle bu karar doğrultusunda davalının %100 kusurlu ve sorumlu olduğunun kabulü gerektiğinin ileri sürüldüğü fakat davalı vekilinin bahsetmiş olduğu İstanbul Denizcilik Mahkemesinin 2005/458 Esas ve 2006/123 Karar sayılı ilamında "tahliye işlemini yapan TCDD İşletmeleri Genel Müdürlüğü' nün dava konusu taşıma olayında, taşımayı üstlenen Turkon'un muavin şahsı konumunda olduğu, «taşıyanın» TTK'nın 1061 ve 1062/1 maddelerine göre «taşıtana», gönderilene ve «konişmentonun» «yetkili hamillerine» karşı sorumlu bulunduğu, taşıyanın somut olayda «kusuru» olmadığını ispatlaması halinde muavini olan TCDD Genel Müdürlüğüne «rücu» etme imkanının bulunduğu" gerekçesi ile Başak Sigorta tarafından yük ilgilisi-alıcısı Milli Savunma Bakanlığına ödenen 227.924,30 Euro mal «hasarının» taşıyıcı Turkon ile tahliye işlemini gerçekleştiren TCDD'den müteselsilen tahsiline karar verildiğinin belirtildiği, söz konusu mahkeme ilamında Turkon ile TCDD'nin olaydaki kusurları ile ilgili «kesin» bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle davalı vekilinin yukarıda bahsolunan savunmasına itibar edilmediği açıklanarak dava dışı Milli Savunma Bakanlığının alıcısı olduğ …
… anın davalının liman personeli tarafından kullanılan vinç ile gemiden limana tahliyesi esnasında konteynerlerden birinin vinçten denize düşmesi sonucu meydana gelen «hasar» sebebiyle, davacı tarafından dava dışı Milli Savunma Bakanlığı'na sunulan «banka teminat mektubunun nakde çevrilmesi» üzerine, davacı tarafından dava dışı Milli Savunma Bakanlığı aleyhine açılan 132.320,81 Euro 'nun iadesi davasında davanın kısmen kabulü ile 50.203,33 Euro karşılı …
… davacı Turkon Konteyner Taşımacılık ve Denizcilik A.Ş davalı TCDD'den, dava dışı Milli Savunma Bakanlığı'nın sigortacısı olan dava dışı Başak Sigorta A.Ş'ye ödediği «hasar» bedelinin «rücuen tazminini» talep etmiş olup; mahkemece yükün taşımasının davacı Turkon A.Ş tarafından yapılıp tahliye işleminin ise TCDD personelince yerine getirildiği, tahliye işlemini yapan TCDD’nin taşımayı üstlenen Turkon A.Ş’nin «ifa yardımcısı» konumunda olduğu, ancak hasarın «taşıyanın» ifa yardımcısı sıfatı ile hareket eden TCDD personelinin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiği, «taşıtanın» sigortacısına yük hasarını ödeyen Turkon A.Ş'nin ödediği tazminatın tamamını TCDD'ye «rücu» etme hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar Dairemizce onanmış, UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrolde dosyanın 2019/4284 E …
… ğı tarafından nakliye sigortacısı Başak Sigorta'dan tahsil edilemeyen mal bedeli dışındaki zararını davacının daha önce İstanbul Muhakemat Müdürlüğüne vermiş olduğu «teminat mektubundan» karşıladığı, bu şekilde Milli Savunma Bakanlığının teminat mektubunu paraya çevirme yoluyla davacıdan 217.392,85 TL tahsil ettiği, İstanbul 51.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/556 E. 2011/8675 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:demuraj bedeli · taşıma işleri komisyoncusu · demuraj · vekalet ilişkisi · taşıtan · konişmento · pasif husumet yokluğu · acentelik
Benzer bu karardaMahkemece, «konişmentodaki» İnternet Shipping Lines İnc as Agent Turkon Line-Carrier (Turkon Line-«taşıyanın» «temsilcisi» olarak İnternet Shipping Lines İnc) ibaresi incelendiğinde, nam ve hesabına konişmento düzenlenen kişinin "Turkon Line" olduğu, İnternet Shipping Lines, İnc'nin ise, taşınan Turkon Line'in vekili olarak hareket ettiği, yine bu konişmentoda, İnternet Shipping Lines, İnc.'in "forwarding agent"(gönderici vekili) buna karşılık davacının (İnternet Taş ve Tic Ltd Şti) nin ise, "destination agent" (varış vekili) olduğu, davacının konişmentoya göre davalı ile aralarında bir «taşıma sözleşmesi» ilişkisi olduğunu ispatlayamadığı bilakis, davacının davalının bir vekili olarak taşıma işinde rol aldığı ve taşıma konusu eşyanın İstanbul'a kadar taşınması organizasyonunda yer aldığı, bu durumda davacı ile davalı arasında Borçlar Kanununun 386 ve davamı maddelerinde düzenlenmiş bulunan bir «vekalet ilişkisinin» varlığını kabul etmek gerektiği, Internet Shipping Lines Inc ile davacının aynı tüzel kişi olmadığı, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin «taşıma işleri komisyonculuğu» ya da «acentelik» boyutuna ulaşıp ulaşmadığının anlaşılamadığı, konişmentoda surastarya süresine ve ücretine yollama yapan bir hükme de rastlanılmadığı, dolayısıyla surastarya ücretinin doğmayacağını, gönderilen konumundaki davalının konişmentodan doğan mali külfetlerden sorumlu tutulabilmesi için konişmentoda mali külfetlerden gönderilenin «taşıtan» ile birlikte sorumlu olduğuna dair bir kayıt bulunması gerektiği, konişmentoda böyle bir kayıt yer almadığı, emtia, gönderilen tarafından telim alınmış olmadığı için davalının konişmento gereğince ödenmesi gerekli olan ardiye ve surastarya ücretinden sorumlu tutulamayacağı, ardiye ve surastarya taleplerinin, bu tür taşıma alacaklarının muhatabı ve taşıma sözleşmesinin tarafı olan taşıtan konumundaki Thorworks İndustries İnc'ye yöneltilmesi gerektiği kanaatiyle davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Dava, uluslararası denizyolu taşımasından kaynaklanan ardiye ve «demuraj bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı vekilinin itirazda bulunduğu ikinci bilirkişi heyetinin raporu dikkate alınarak «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada «konişmentonun» onaylı tercümesi olmadan, ilk bilirkişi heyeti ile ikinci bilirkişi heyetinin raporları arasındaki çelişki giderilmeden, davacı vekilinin ikinci rapora itirazları karşılanmadan, ilk rapora dayanılmamasının gerekçesi dahi tartışılmadan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2617 E. , 2012/4229 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/09/2009 tarih ve 2005/480-2009/410 sayılı kararı bozan Daire’nin 24/11/2011 gün ve 2010/4338-2011/15835 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İsrail’deki alıcısına ihraç etmek üzere ürettiği gazlı ocakların davalı Turkon Taşımacılık AŞ. tarafından teslim alınarak diğer davalının işlettiği limana getirildiğini, limanda istifleme sırasında malın bulunduğu konteynırın davalı .... tarafından düşürülerek ocakların hasarlanmasına neden olduğunu ileri sürerek, 53.562,91 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı zamanaşımı defi ile birlikte davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı Turkon AŞ. hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın, davacı vekili ile davalı .... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.11.2011 tarihli ilamında yazılı gerekçeler ile davalı .... yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049433500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz