Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8594 E. 2023/2702 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter delili↗ taleple bağlılık↗ aktif husumet ehliyeti↗ ispat külfeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ cy/cy şerhi↗ derdestlik↗ iptal davası↗ hak düşürücü süre↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taraf ehliyeti↗ bilirkişi incelemesi↗ hukuki yarar↗ ticari defter↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/483 E., 2018/252 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde TORCON markasını tescil ettirmek üzere başvuru yaptığını, ancak davalının benzerlik itirazı üzerine başvurunun reddedildiğini, yaptıkları araştırmada davalı şirketin itirazına dayanak gösterdiği markasını 12.sınıfta (12.16 hariç) 5 yıldır hiç kullanmadığını tespit ettiklerini, bunun üzerine İstanbul Anadolu 1.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/182 E. sayılı dosyasında iptal davası açtıklarını, davanın açılmasından sonra Anayasa Mahkemesi'nin 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 14 üncü maddesini iptal ettiğini, bu konudaki haklarını saklı tuttuklarını, bununla birlikte davalı şirketin markasını dava açıldıktan sonra da kullanıp kullanmadıklarının araştırıldığını, ancak kullanmadığını tespit ettiklerini belirterek davalı şirket adına tescilli olan 2005/03659 numaralı TURKON markasının 12.sınıf yönünden (12.16 hariç) tüm alt sınıflarında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi gereğince iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif husumet ehliyetinin ve bu davayı açma konusunda hukuki yararının bulunmadığını, ayrıca hak düşürücü sürenin geçtiğini, esasa ilişkin olarak ise müvekkilinin TURKON markasını yaygın ve etkin bir şekilde uzun süredir kullandığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça daha önceden aynı mahkemede 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesine dayalı olarak açılan davanın yargılaması sonunda madde iptal edildiğinden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, bu davada karar verilmediğinden davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, derdestlik itirazının yerinde olmadığı, yapılan bilirkişi incelemesi yönünden davalının 12.sınıfta (12.16 hariç) her alt sınıfta ayrı ayrı kullanımının görülmediği, davalının bu yönden kullanımı ispatlayamadığı, davalının ticari defterlerine delil olarak dayanmadığı, kullandığını ispat yönünden herhangi bir delil de sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2005/03659 sayılı "TURKON HOLDİNG + şekil" markasının 12.sınıfta (kara ve deniz taşımacılığı hizmetleri) alt sınıfı dışında tescilli olduğu tüm sınıf ve alt sınıflar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini, tüm sınıf ve alt sınıflar bakımından iptal kararı verildiğini, davacının bu davayı açmaya yetkili olmadığını, davacının marka başvurusuna konu ibare üzerinde hak sahibi olduğunu kanıtlayacak belge sunamadığını, beş yıllık süre içinde davanın açılması gerekirken açılmadığını, uzun süredir markanın kullanıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kullanmama sebebiyle iptal davalarında ispat külfetinin markayı kullandığını ileri süren davalı tarafta olduğunu, davalının dava konusu markayı 12.sınıfta (12.16 hariç) kullanmadığı, dava dilekçesinde davacı davalı markasının 12.sınıfının 12.16 hariç tüm alt sınıflarında iptalini istediği halde mahkemece hüküm fıkrasında markanın tüm sınıf ve alt sınıflar bakımından iptaline karar verildiği, bu durumun taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu, davalı vekilinin de bu hususu açıkça istinaf konusu yaptığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabul kısmen reddi ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davaya konu davalı adına TPMK nezdinde tescilli 2005/03659 tescil numaralı "Turkon Holding + Şekil" markasının 12.sınıfta "Kara ve Deniz Taşımacılığı Hizmetleri" alt sınıfı dışında tescilli olduğu tüm alt sınıflar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, karar kesinleştiğinde kesinleşme şerhini içerir bir örneğinin ilk derece mahkemesi yazı işleri müdürlüğü tarafından TPMK'ya gönderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı markasının kullanılıp kullanılmadığı, hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2617 E. 2012/4229 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, davalı Turkon AŞ. hakkındaki davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın, davacı vekili ile davalı .... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.11.2011 tarihli ilamında yazılı gerekçeler ile davalı .... yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4338 E. 2011/15835 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcı sıfatı · sözleşmeden doğan dava · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · temerrüt faizi · kusur · hasar · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «taşıyıcı» olan davalı Turkon AŞ. hakkındaki davanın «zamanaşımı» süresi geçtiği, diğer davalının ise davacıya liman hizmeti verdiği sırada konteynırı düşürerek «hasara» neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 13.526,32 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalı ....’den tahsiline, diğer davalı hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dolayısı ile davalı ....’nin bu sıfatla kendisine tevdi edilen emtiaya «kusuru» ile verdiği zarardan dolayı «taşıyıcı sıfatını» haiz davalı Turkon AŞ.
Somut olayda, davacı ile davalılardan Turkon Taşımacılık AŞ. arasında yapılan «taşıma sözleşmesine» göre davacıya ait emtia yurtdışındaki alıcısına götürülmek üzere adı geçen davalı şirkete kapalı konteynır içinde «teslim» edildiği, «taşıyıcı» olan bu davalı tarafından emtianın gemiye yüklenmek üzere liman hizmeti veren diğer davalı ....’ye teslim edildiği ve Borusan AŞ.’nin gemiye yüklenmek üzere kendis …
Mahkemece, «taşıyıcı» olan davalı Turkon AŞ. yönünden 1 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde dava açılmadığından davanın reddine karar verilmiş, davalı .... yönünden ise davacının limana getirdiği konteynırı bu davalının kabul ederek serbest bölgeye alması ile taraflar arasında sözleşme kurulduğu, «sözleşmeden doğan» davaların ise 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/546 E. 2010/6912 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mühürlü konteyner · fiili taşıyıcı · üst taşıyıcı · konşimento · sigorta sözleşmesi · rücuen tazminat · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... şirketinin deniz ve karayolu ile yapılan taşımanın tamamında «üst taşıyıcı» olduğu, ancak «mühürlü konteynerlar» ile yapılan taşımada «hasara» ilişkin bu davalıya yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı, bu nedenle hasardan davalının sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalının ise «fiili taşıyıcı» olduğu, «konşimentoda» davacının sigortalısının gönderici veya alıcı olarak yer almadığı, bu konşimentoya dayalı olarak fiili taşıyıcı konumundaki bu davalıya karşı dava açılamayacağı ge …
1-Dava, taşıma «sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Şti. yönünden temyiz itirazlarına gelince, bu davalı yukarıda açıklandığı üzere davacının sigortalısı ile yaptığı «taşıma sözleşmesi» gereği tüm taşımayı üstlenmiş olması nedeniyle kara taşıma ayağını gerçekleştiren araç sürücülerinin imzaladığı 10.11.2005 tarihli tutanak, TTK’nun 788. maddesi gereğince bu davalı yönünden bağlayıcı nitelikte olup, mahkemenin buna ilişkin red gerekçesi yerinde olmadığı ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda da açıkça izah edildiği üzere davacının sigortalısına ait traktörler davalı tarafından temin edilen konteynırlara bu davalının gözetiminde istiflendiğinden, adı geçen davalının kapalı ve «mühürlü konteynır» ile yapılan taşımadan sorumlu olmadığına ilişkin savunmasına ve bu savunmayı yeterli bulan mahkeme gerekçesine itibar edilemez.
Gemi Taşıma Ltd.Şti. davacının sigortalısı ile yaptığı «taşıma sözleşmesi» gereği sigortalının satın aldığı traktörlerin İtalya’dan, Gebze’ye olan taşıma işini üstlenmiş olup, diğer davalı taşımanın İtalya’dan İstanbul’a kadar olan denizyolu kısmını gerçekleştirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2803 E. 2014/9425 K.
Ortak:taleple bağlılık
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «taleple bağlılık» ilkesinin ihlal edildiğini, tüm sınıf ve alt sınıflar bakımından iptal kararı verildiğini, davacının bu davayı açmaya yetkili olmadığını, davacının marka başvurusu …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kullanmama sebebiyle iptal davalarında «ispat külfetinin» markayı kullandığını ileri süren davalı tarafta olduğunu, davalının dava konusu markayı 12.sınıfta (12.16 hariç) kullanmadığı, dava dilekçesinde davacı davalı markasının 12.sınıfının 12.16 hariç tüm alt sınıflarında iptalini istediği halde mahkemece hüküm fıkrasında markanın tüm sınıf ve alt sınıflar bakımından iptaline karar verildiği, bu durumun «taleple bağlılık» ilkesine aykırı olduğu, davalı vekilinin de bu hususu açıkça istinaf konusu yaptığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabul kısmen reddi ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davaya konu davalı adına TPMK nezdinde tescilli 2005/03659 tescil numaralı "Turkon Holding + Şekil" markasının 12.sınıfta "Kara ve Deniz Taşımacılığı Hizmetleri" alt sınıfı dışında tescilli olduğu tüm alt sınıflar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, karar kesinleştiğinde kesinleşme «şerhini» içerir bir örneğinin ilk derece mahkemesi yazı işleri müdürlüğü tarafından TPMK'ya gönderilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «taleple bağlılık ilkesi» gereği davacının davasının kabulü ile 10.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı ve davalı ... yararına bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık ilkesi · ticari faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «taleple bağlılık ilkesi» gereği davacının davasının kabulü ile 10.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı ve davalı ... yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8594 E. , 2023/2702 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2018/3357 E., 2021/1725 K.
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/483 E., 2018/252 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde TORCON markasını tescil ettirmek üzere başvuru yaptığını, ancak davalının benzerlik itirazı üzerine başvurunun reddedildiğini, yaptıkları araştırmada davalı şirketin itirazına dayanak gösterdiği markasını 12.sınıfta (12.16 hariç) 5 yıldır hiç kullanmadığını tespit ettiklerini, bunun üzerine İstanbul Anadolu 1.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/182 E. sayılı dosyasında iptal davası açtıklarını, davanın açılmasından sonra Anayasa Mahkemesi'nin 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 14 üncü maddesini iptal ettiğini, bu konudaki haklarını saklı tuttuklarını, bununla birlikte davalı şirketin markasını dava açıldıktan sonra da kullanıp kullanmadıklarının araştırıldığını, ancak kullanmadığını tespit ettiklerini belirterek davalı şirket adına tescilli olan 2005/03659 numaralı TURKON markasının 12.sınıf yönünden (12.16 hariç) tüm alt sınıflarında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi gereğince iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif husumet ehliyetinin ve bu davayı açma konusunda hukuki yararının bulunmadığını, ayrıca hak düşürücü sürenin geçtiğini, esasa ilişkin olarak ise müvekkilinin TURKON markasını yaygın ve etkin bir şekilde uzun süredir kullandığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça daha önceden aynı mahkemede 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesine dayalı olarak açılan davanın yargılaması sonunda madde iptal edildiğinden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, bu davada karar verilmediğinden davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, derdestlik itirazının yerinde olmadığı, yapılan bilirkişi incelemesi yönünden davalının 12.sınıfta (12.16 hariç) her alt sınıfta ayrı ayrı kullanımının görülmediği, davalının bu yönden kullanımı ispatlayamadığı, davalının ticari defterlerine delil olarak dayanmadığı, kullandığını ispat yönünden herhangi bir delil de sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2005/03659 sayılı "TURKON HOLDİNG + şekil" markasının 12.sınıfta (kara ve deniz taşımacılığı hizmetleri) alt sınıfı dışında tescilli olduğu tüm sınıf ve alt sınıflar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini, tüm sınıf ve alt sınıflar bakımından iptal kararı verildiğini, davacının bu davayı açmaya yetkili olmadığını, davacının marka başvurusuna konu ibare üzerinde hak sahibi olduğunu kanıtlayacak belge sunamadığını, beş yıllık süre içinde davanın açılması gerekirken açılmadığını, uzun süredir markanın kullanıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kullanmama sebebiyle iptal davalarında ispat külfetinin markayı kullandığını ileri süren davalı tarafta olduğunu, davalının dava konusu markayı 12.sınıfta (12.16 hariç) kullanmadığı, dava dilekçesinde davacı davalı markasının 12.sınıfının 12.16 hariç tüm alt sınıflarında iptalini istediği halde mahkemece hüküm fıkrasında markanın tüm sınıf ve alt sınıflar bakımından iptaline karar verildiği, bu durumun taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu, davalı vekilinin de bu hususu açıkça istinaf konusu yaptığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabul kısmen reddi ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davaya konu davalı adına TPMK nezdinde tescilli 2005/03659 tescil numaralı "Turkon Holding + Şekil" markasının 12.sınıfta "Kara ve Deniz Taşımacılığı Hizmetleri" alt sınıfı dışında tescilli olduğu tüm alt sınıflar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, karar kesinleştiğinde kesinleşme şerhini içerir bir örneğinin ilk derece mahkemesi yazı işleri müdürlüğü tarafından TPMK'ya gönderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı markasının kullanılıp kullanılmadığı, hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111061500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz