6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İpotek tesis

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15716 E. 2012/4159 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yolsuz tescil ipoteğin fekki iyiniyet ipotek terkin kötüniyet cy/cy kaydı teminat

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davalı ...'in kredi borcunun hayali hesaplardan yapılan 33.037,76 TL aktarma işlemi ile kapatıldığı ve ipoteğin fekkedildiği, davalı ...'in halen bankaya borcunun devam ettiği, emsal Şile Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ve tüm dosya kapsamına göre ipoteğin fekkinin usulsüz şekilde yapıldığı, işlemin temelde sahte olması nedeniyle iyiniyet karinesine dayanılamayacağı, diğer davalıların iyiniyetli olup olmamasının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmaz üzerinde 27.01.2000 tarihinde terkin edilen 30.000 TL'lik ipoteğin davacı banka lehine yeniden tesisine karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.

Dava, yolsuz olarak terkin edilen ipoteğin yeniden tesisi istemine ilişkindir. Davalı ...'in davacı bankadan kredi kullandığı ve 29.07.1998 tarihinde ...'e ait taşınmaz üzerinde kredinin teminatı olmak üzere davacı lehine ipotek tesis edildiği, banka çalışanlarının sahte işlemleri neticesinde kredi borcu gerçekte ödenmediği halde, kredi borcu kapatılarak 23.01.2000 tarihinde ipoteğin fekkedildiği anlaşılmıştır. İpoteğin fekkinden sonra davalı ...'in 26.05.2000 tarihinde taşınmazı davalı ...'e sattığı, ...'in ise 27.07.2001 tarihinde taşınmazı davalı ...'ya sattığı, davanın 09.02.2009 tarihinde açıldığı belirlenmiştir.

Hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alışverişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ileride kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, alan kişinin iyiniyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bu amaçla Türk Medeni Kanununun 2. maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989, tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023. maddesinin özel hükümleri getirilmiştir. Öte yandan bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır. İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş, değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarak da tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyiniyetini korumak zorunluluğunu duymuştur. […]M.K.'nın 1023. maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3. kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddenin 1. fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3. kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

Somut olayda ipoteğin fekki işleminin hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu, başka bir söyleyişle yolsuz olduğu sabittir. Davalı ... kötüniyetli ise de, ipoteğin fekkinden ve ilk satıştan yaklaşık 14 ay sonra taşınmazı satın alan davalı ...'nun edinmesinin iyiniyete dayalı olması halinde, Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koruyuculuğunda olacağı ve adına tesis edilen sicil kaydının korunacağı kuşkusuzdur. Davacı tarafından davalının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğine göre, tapu siciline iyiniyetle güvenerek taşınmazı satın alan davalının bu hakkı korunarak hakkındaki davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İpotek tesis 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11402 E. 2012/17222 K.

    Ortak: · İpotek tesis

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Satışın iptali | Tapu tescili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12921 E. 2018/3552 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İpoteğin fekki | İpoteğin kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3892 E. 2017/6092 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Tapu İptali Ve Tescil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8261 E. 2022/2845 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tapu İptali Ve Tescil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11721 E. 2010/13053 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İpotek

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4628 E. 2023/366 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/15716 E.  ,  2012/4159 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/04/2010 tarih ve 2009/56-2010/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ...'in müvekkili bankadan kredi kullandığını ve taşınmazını ipotek olarak verdiğini, Sirkeci Şubesi Müdürü ve Müdür Yardımcısının sahte işlemleri neticesinde davalının kredi borcu gerçekte ödenmediği halde kredi borcunun kapatıldığını ve 23.01.2000 tarihinde ipoteğin fekkedildiğini, ipoteğin fekkinden sonra taşınmazın davalı ...'e, ondan da davalı ...'ya devredildiğini, ipoteğin fekkinin yolsuz işlemlerle yapıldığını, kredi borcunun ödenmediğini, davalıların iyiniyetli olmadıklarını, yolsuz yapılan işlemleri bildiklerini, banka görevlilerinin ceza mahkemesinde yargılandığını ileri sürerek taşınmaz üzerinde tekrar ipotek tesisini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin 27.07.2001 tarihinde taşınmazı davalı ...'den satın aldığını, satış işlemlerinin vefatından önce emekli albay eşi tarafından yapıldığını, 7 yıldır bu evde oturduğunu, tapu kayıtlarına güvenerek taşınmazı satın aldıklarını, iyiniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, ipoteğin usulsüz fekkini müvekkilinin bilmesinin mümkün olmadığını, davalı ...'dan taşınmazı satın aldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, davalı ...'in kredi borcunun hayali hesaplardan yapılan 33.037,76 TL aktarma işlemi ile kapatıldığı ve ipoteğin fekkedildiği, davalı ...'in halen bankaya borcunun devam ettiği, emsal Şile Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ve tüm dosya kapsamına göre ipoteğin fekkinin usulsüz şekilde yapıldığı, işlemin temelde sahte olması nedeniyle iyiniyet karinesine dayanılamayacağı, diğer davalıların iyiniyetli olup olmamasının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmaz üzerinde 27.01.2000 tarihinde terkin edilen 30.000 TL'lik ipoteğin davacı banka lehine yeniden tesisine karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.

Dava, yolsuz olarak terkin edilen ipoteğin yeniden tesisi istemine ilişkindir. Davalı ...'in davacı bankadan kredi kullandığı ve 29.07.1998 tarihinde ...'e ait taşınmaz üzerinde kredinin teminatı olmak üzere davacı lehine ipotek tesis edildiği, banka çalışanlarının sahte işlemleri neticesinde kredi borcu gerçekte ödenmediği halde, kredi borcu kapatılarak 23.01.2000 tarihinde ipoteğin fekkedildiği anlaşılmıştır. İpoteğin fekkinden sonra davalı ...'in 26.05.2000 tarihinde taşınmazı davalı ...'e sattığı, ...'in ise 27.07.2001 tarihinde taşınmazı davalı ...'ya sattığı, davanın 09.02.2009 tarihinde açıldığı belirlenmiştir.

Hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alışverişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ileride kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, alan kişinin iyiniyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bu amaçla Türk Medeni Kanununun 2. maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989, tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023. maddesinin özel hükümleri getirilmiştir. Öte yandan bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır. İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş, değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarak da tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyiniyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.

[…]M.K.'nın 1023. maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3. kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddenin 1. fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3. kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

Somut olayda ipoteğin fekki işleminin hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu, başka bir söyleyişle yolsuz olduğu sabittir. Davalı ... kötüniyetli ise de, ipoteğin fekkinden ve ilk satıştan yaklaşık 14 ay sonra taşınmazı satın alan davalı ...'nun edinmesinin iyiniyete dayalı olması halinde, Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koruyuculuğunda olacağı ve adına tesis edilen sicil kaydının korunacağı kuşkusuzdur. Davacı tarafından davalının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğine göre, tapu siciline iyiniyetle güvenerek taşınmazı satın alan davalının bu hakkı korunarak hakkındaki davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049340100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.