İpotek tesis
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11402 E. 2012/17222 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipoteğin fekki↗ iyiniyet↗ terkin↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı ...'in kredi borcunun hayali hesaplardan yapılan 33.037,76 TL aktarma işlemi ile kapatıldığı ve ipoteğin fekkedildiği, davalı ...'in halen bankaya borcunun devam ettiği, emsal Şile Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ve tüm dosya kapsamına göre ipoteğin fekkinin usulsüz şekilde yapıldığı, işlemin temelde sahte olması nedeniyle iyiniyet karinesine dayanılamayacağı, diğer davalıların iyiniyetli olup olmamasının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmaz üzerinde 27.01.2000 tarihinde terkin edilen 30.000 TL'lık ipoteğin davacı banka lehine yeniden tesisine dair verilen karar davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19/03/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve emsal olarak gösterilen dava dosyalarının işbu dava için emsal niteliğinin bulunmamasına, işbu davada ipoteğin fekkinden ve ilk satıştan sonra yaklaşık 14 ay sonra taşımazın davalı ...’ya satılmış olmasına göre, davacı vekilinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İpotek tesis 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15716 E. 2012/4159 K.
Ortak:ipoteğin fekki · iyiniyet · terkin · İpotek tesis
İncelediğiniz kararda… mi ile kapatıldığı ve ipoteğin fekkedildiği, davalı ...'in halen bankaya borcunun devam ettiği, emsal Şile Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ve tüm dosya kapsamına göre «ipoteğin fekkinin» usulsüz şekilde yapıldığı, işlemin temelde sahte olması nedeniyle «iyiniyet» karinesine dayanılamayacağı, diğer davalıların iyiniyetli olup olmamasının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmaz üzerinde 27.01.2000 tarihinde «terkin» edilen 30.000 TL'lık ipoteğin davacı banka lehine yeniden tesisine dair verilen karar davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19/03/2012 tarihli ka …
Benzer bu kararda… mi ile kapatıldığı ve ipoteğin fekkedildiği, davalı ...'in halen bankaya borcunun devam ettiği, emsal Şile Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ve tüm dosya kapsamına göre «ipoteğin fekkinin» usulsüz şekilde yapıldığı, işlemin temelde sahte olması nedeniyle «iyiniyet» karinesine dayanılamayacağı, diğer davalıların iyiniyetli olup olmamasının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmaz üzerinde 27.01.2000 tarihinde «terkin» edilen 30.000 TL'lik ipoteğin davacı banka lehine yeniden tesisine karar verilmiştir.
Dava, yolsuz olarak «terkin» edilen ipoteğin yeniden tesisi istemine ilişkindir.
Hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alışverişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ileride kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, alan kişinin «iyiniyetinin» korunması ilkesi kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · kötüniyet · cy/cy kaydı · teminat
Benzer bu karardaDavalı ...'in davacı bankadan kredi kullandığı ve 29.07.1998 tarihinde ...'e ait taşınmaz üzerinde kredinin «teminatı» olmak üzere davacı lehine «ipotek» tesis edildiği, banka çalışanlarının sahte işlemleri neticesinde kredi borcu gerçekte ödenmediği halde, kredi borcu kapatılarak 23.01.2000 tarihinde ipoteğin fekkedildiği anlaşılmıştır.
Davalı ... «kötüniyetli» ise de, ipoteğin fekkinden ve ilk satıştan yaklaşık 14 ay sonra taşınmazı satın alan davalı ...'nun edinmesinin «iyiniyete» dayalı olması halinde, Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koruyuculuğunda olacağı ve adına tesis edilen sicil «kaydının» korunacağı kuşkusuzdur.
Davacı tarafından davalının «kötüniyetli» olduğu ispat edilemediğine göre, tapu siciline «iyiniyetle» güvenerek taşınmazı satın alan davalının bu hakkı korunarak hakkındaki davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
İpoteğin fekki | İpoteğin kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3892 E. 2017/6092 K.
Ortak:ipoteğin fekki
İncelediğiniz kararda… mi ile kapatıldığı ve ipoteğin fekkedildiği, davalı ...'in halen bankaya borcunun devam ettiği, emsal Şile Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ve tüm dosya kapsamına göre «ipoteğin fekkinin» usulsüz şekilde yapıldığı, işlemin temelde sahte olması nedeniyle «iyiniyet» karinesine dayanılamayacağı, diğer davalıların iyiniyetli olup olmamasının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmaz üzerinde 27.01.2000 tarihinde «terkin» edilen 30.000 TL'lık ipoteğin davacı banka lehine yeniden tesisine dair verilen karar davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19/03/2012 tarihli ka …
Benzer bu kararda2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «ipoteğin fekki» istemine ilişkin olup, mahkemece, yargılama esnasında «ipoteklerin» fekkedildiği, dava tarihi itibariyle davalının haksız olmadığı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine ve taraflar yararına «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · ipotek · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama esnasında yapılan ödemelerle «ipoteklerin» fekkedildiği, davanın konusuz kaldığı, davalının, dava tarihi itibariyle haksız olmadığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine ve taraflar yararına «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «ipoteğin fekki» istemine ilişkin olup, mahkemece, yargılama esnasında «ipoteklerin» fekkedildiği, dava tarihi itibariyle davalının haksız olmadığı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine ve taraflar yararına «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece, davalının dava tarihi itibariyle haksız olmadığı kabul edildiğine göre, kendini vekil ile «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücretine» hükmolunması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4628 E. 2023/366 K.
Ortak:ipoteğin fekki · terkin
İncelediğiniz kararda… mi ile kapatıldığı ve ipoteğin fekkedildiği, davalı ...'in halen bankaya borcunun devam ettiği, emsal Şile Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ve tüm dosya kapsamına göre «ipoteğin fekkinin» usulsüz şekilde yapıldığı, işlemin temelde sahte olması nedeniyle «iyiniyet» karinesine dayanılamayacağı, diğer davalıların iyiniyetli olup olmamasının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmaz üzerinde 27.01.2000 tarihinde «terkin» edilen 30.000 TL'lık ipoteğin davacı banka lehine yeniden tesisine dair verilen karar davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19/03/2012 tarihli ka …
Benzer bu karardaSadece tapu dairesinde taşınmazın «ipoteğin fekki» ile aynı gün devredilmesi devralan davalının kötü niyetli olduğunu göstermez.
Öte yandan, dava dışı ... ...’nün davacı bankanın ...Şubesinde müdür yardımcısı olarak çalıştığı ve «ipoteğin fekkini» müteakip taşınmazı davalı ...’a vekâleten davalı ...’a devrettiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtelik · davanın konusu · ipotek · olumsuz oy
Benzer bu kararda3.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece anılan davalı hakkında davanın kabulü ile «dava konusu» taşınmaz üzerinde hükmen «ipotek» tesisine dair karar verilmişse de, bankaca düzenlenen ipotek fek yazısının «sahteliği» iddia ve ispat edilmemiştir.
Dava, hükmen «ipotek» tesisi istemine ilişkindir.
2.Mahkemece davalılardan ... karar başlığında gösterildiğine göre anılan davalı hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Rücû tazminatı | İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5316 E. 2010/11342 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · rücuen tazminat · temerrüt faizi · inkar tazminatı · sigorta poliçesi · temerrüt
Benzer bu kararda2-Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, davacı tarafından sigortalısına 08.10.2004 tarihinde ödeme yapıldığının dosya kapsamıyla sabit olması karşısında, davacı sigortacının ödeme yaptığı tarihten itibaren «temerrüt faizine» karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı tarihin «temerrüt faizine başlangıç» yapılması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedennle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerekt …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu olayda davalının % 70 oranında kusurlu ve davacının isteyebileceği zararın ise 2.037,95 YTL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve «inkar tazminatı» isteminin ise reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3755 E. 2013/6587 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11402 E. , 2012/17222 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/04/2010 gün ve 2009/56-2010/189 sayılı kararı bozan Daire’nin 19/03/2012 gün ve 2011/15716-2012/4159 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'in müvekkili bankadan kredi kullandığını ve taşınmazını ipotek olarak verdiğini, Sirkeci Şubesi Müdürü ve Müdür Yardımcısının sahte işlemleri neticesinde davalının kredi borcu gerçekte ödenmediği halde kredi borcunun kapatıldığını ve 23.01.2000 tarihinde ipoteğin fekkedildiğini, ipoteğin fekkinden sonra taşınmazın davalı ...'e, ondan da davalı ...'ya devredildiğini, ipoteğin fekkinin yolsuz işlemlerle yapıldığını, kredi borcunun ödenmediğini, davalıların iyiniyetli olmadıklarını, yolsuz yapılan işlemleri bildiklerini, banka görevlilerinin ceza mahkemesinde yargılandığını ileri sürerek taşınmaz üzerinde tekrar ipotek tesisini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin 27.07.2001 tarihinde taşınmazı davalı ...'den satın aldığını, satış işlemlerinin vefatından önce emekli albay eşi tarafından yapıldığını, 7 yıldır bu evde oturduğunu, tapu kayıtlarına güvenerek taşınmazı satın aldıklarını, iyiniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı ...'in kredi borcunun hayali hesaplardan yapılan 33.037,76 TL aktarma işlemi ile kapatıldığı ve ipoteğin fekkedildiği, davalı ...'in halen bankaya borcunun devam ettiği, emsal Şile Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ve tüm dosya kapsamına göre ipoteğin fekkinin usulsüz şekilde yapıldığı, işlemin temelde sahte olması nedeniyle iyiniyet karinesine dayanılamayacağı, diğer davalıların iyiniyetli olup olmamasının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmaz üzerinde 27.01.2000 tarihinde terkin edilen 30.000 TL'lık ipoteğin davacı banka lehine yeniden tesisine dair verilen karar davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19/03/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve emsal olarak gösterilen dava dosyalarının işbu dava için emsal niteliğinin bulunmamasına, işbu davada ipoteğin fekkinden ve ilk satıştan sonra yaklaşık 14 ay sonra taşımazın davalı ...’ya satılmış olmasına göre, davacı vekilinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK.nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, karar düzeltme isteyen davacı harç ve cezadan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 01/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027524300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz