Satışın iptali | Tapu tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12921 E. 2018/3552 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yolsuz tescil↗ objektif özen yükümlülüğü↗ tacir sıfatı↗ tapu iptali ve tescil↗ özen yükümlülüğü↗ ibra↗ ara karar↗ ipotek↗ üçüncü kişi↗ ispat yükü↗ haciz↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ tacir↗ yetkisizlik kararı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazlar şirketler arasında satışa konu taşınmazlar olup ilk satış genel kurul kararı olmaksızın yapıldığından ve geçerli bir ibra mevcut bulunmadığından TTK 443/2 maddesi uyarınca yapılmayan satışın geçerli olmadığı, yargılama sırasında taşınmazın el değiştirerek davalı şirketten sonra ... Metal Ürünleri Tic. Ltd. Şti. ve daha sonra da ...ye devredildiği, TMK 1023 maddesi gereğince sicile güvenle bir gayrimenkulun mülkiyetini devralan kişinin kazanımı korunur ise de; Kanunun 1024. Maddesindeki bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan ve hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur hükmü uyarınca, genel kurul kararı olmaksızın şirket yönetisi tarafından satılan gayrimenkul veya fabrika mallarının satışı yetkisiz kişinin satışı niteliğinde olduğundan elde edilen tescil yolsuz tescil olup, kanunun 1024/1 maddesi uyarınca yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişilerin bu tescile dayanarak bir hak elde etmeleri mümkün olmadığı, davalıların taşınmazın devrediliş şekli ve devir alanların hepsinin şirket ve tacir sıfatlarının bulunması nedeniyle önceki malik ve satış şeklini bilmedikleri iddiasında bulunamayacakları, bulunsalar dahi tacir oluşları nazara alınarak objektif özen yükümlülüklerinin olduğu gözetildiğinde devir alan davalı şirketlerin somut durumu bilmesi gereken kişi olduğu, taşınmazları devralan davalıların yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişi konumunda olduklarından bu tescile dayanarak bir hak elde etmelerinin mümkün olamayacağı, gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile "Tasfiye Halinde ... Genel Mühendislik ve İnşaat Tic. A.Ş." adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı-yeni malik ...vekili ile davalı-ara malik ... Metal Ürünleri Tic. Ltd. Şti. temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...vekili ile davalı ... Tic. Ltd. Şti.’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı şirkete ait taşınmazın, şirket ana sözleşmesine aykırı olarak gerçekleştirilen satışının iptali istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazlar usulüne uygun bir genel kurul kararı olmaksızın 15.8.2003 tarihinde ... Gen. Müh. İnş. A.Ş’yi temsilen müşterek imzaları ile temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyeleri tarafından üzerlerindeki ipoteklerle ve ayrıca birçok icra takibi nedeniyle konulan hacizler ile birlikte davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye satışının yapıldığı, dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan fabrika binalarının 06.12.2004 tarihinde yapılan açık arttırmada alacaklı ... Metal Ürünleri Ltd. Şti.’ye ihale edildiği ve 08.08.2006 tarihinde tapuda ... Metal Ürün. Tic. Ltd. Şti. adına kayıt edildiği, yine dava konusu taşınmazlar ikinci malik ... Metal Ürün. Tic. Ltd. Şti. tarafından 04.05.2011 tarihinde davalı ...ye satıldığı anlaşılmaktadır. Görüldüğü gibi, dava konusu taşınmazlar, herhangi bir tedbir kararı bulunmadığından davanın devamı sırasında üçüncü kişiye devredilmiş bulunmaktadır. Davacı taraf, davayı yeni malike karşı tapu iptali ve tescil davası olarak sürdürmek istemiştir.
T.M.K’nın 1023. maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3. kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddenin 1.fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3. kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.
Mahkemece davalıların taşınmazın devrediliş şekli ve devir alanların hepsinin şirket ve tacir sıfatlarının bulunması nedeniyle önceki malik ve satış şeklini bilmedikleri iddiasında bulunamayacakları, bulunsalar dahi tacir oluşları nazara alınarak objektif özen yükümlülüklerinin olduğu gözetildiğinde devir alan davalı şirketlerin somut durumu bilmesi gereken kişi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu gerekçesi yerinde değildir. Dava konusu taşınmazların ilk satışı genel kurul kararı olmaksızın yapıldığından ve geçerli bir ibra mevcut bulunmadığından geçerli değildir. Ancak ticari şirketlerin objektif özen yükümlülüğü bulunmadığı gibi davalı ...nin de ilk satışın usulsüz olduğunu bilmesi gerektiğine ilişkin dosyaya bir delil sunulmamıştır. Bu durumda, yargılama sırasında taşınmazı devralan davalı ...nin ilk satışın usulsüz olduğunu bilebilecek durumda olduğunu ispat yükünün davacıda olduğu nazara alınmaksızın yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8261 E. 2022/2845 K.
Ortak:yolsuz tescil · üçüncü kişi · ek tasfiye · temsil
İncelediğiniz kararda… sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur hükmü uyarınca, genel kurul kararı olmaksızın şirket yönetisi tarafından satılan gayrimenkul veya fabrika mallarının satışı «yetkisiz» kişinin satışı niteliğinde olduğundan elde edilen tescil «yolsuz tescil» olup, kanunun 1024/1 maddesi uyarınca yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişilerin bu tescile dayanarak bir hak elde etmeleri mümkün olmadığı, davalıların taşınmazın devrediliş şekli ve devir alanların hepsinin şirket ve «tacir sıfatlarının» bulunması nedeniyle önceki malik ve satış şeklini bilmedikleri iddiasında bulunamayacakları, bulunsalar dahi tacir oluşları nazara alınarak «objektif özen yükümlülüklerinin» olduğu gözetildiğinde devir alan davalı şirketlerin somut durumu bilmesi gereken kişi olduğu, taşınmazları devralan davalıların yolsuz tescili bilen veya bilmesi g …
A.Ş’yi «temsilen» müşterek imzaları ile temsil ve ilzama yetkili «yönetim kurulu» üyeleri tarafından üzerlerindeki «ipoteklerle» ve ayrıca birçok icra takibi nedeniyle konulan «hacizler» ile birlikte davalı ...
Görüldüğü gibi, dava konusu taşınmazlar, herhangi bir tedbir kararı bulunmadığından davanın devamı sırasında «üçüncü kişiye» devredilmiş bulunmaktadır.
Benzer bu karardaBu durumda gerek satış kararının ve gerekse de tapuda gerçekleştirilen işlem sırasında şirketi «temsil» eden «tasfiye» memurunun işlem sırasında şirketi temsil etmesine ilişkin kararların baştan itibaren «yokluk» ile malul olduğu anlaşılmaktadır.
A.Ş.'ye ait bir parça gayrimenkulün, anılan şirketin 27.12.2007 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan karara istinaden yapılan satış işleminin «yolsuz tescil» niteliğinde olması nedeniyle, taşınmazı bilahare devralan davalı adına oluşturulan tescil «kaydının» iptali ile satıcı şirket adına tapuya kayıt ve tescili istemine ilişkindir.
TMK’nın 1023. maddesinde; “Tapu kütüğündeki tescile «iyiniyetle» dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan «üçüncü kişinin» bu kazanımı korunur.", 1024/1. maddesinde; “ Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz.” 1024 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:butlan · yokluk · muvazaa · hile · iyiniyet · cy/cy şerhi · alacak davası · kötüniyet
Benzer bu karardaA.Ş. arasında fiili bir ilgi ve bağlantının bulunmadığı, alıcı Hüseyin'in «kötüniyetli» olarak satışa iştirak ettiğine ve satışta iki taraf açısından «muvazaa» yada «hile» olduğunun ispat edilemediği, davacı satıcı Akşehir Cam Sistemleri San.
… osya kapsamına göre, davacı her ne kadar alınan genel kuru kararının usulsüz olduğunu iddia etmiş ise de tapu sicilinde malik olarak bulunan ve sicilde tedbir yahut «şerh» bulunmayan taşınmazın, 3. kişi konumundaki dava dışı ...'e ve bilahare davalı şirkete satılmasında davalı tarafça bilinebilecek bir yolsuzluk bulunmadığı, tapu sic …
A.Ş. adına kayıtlı olduğu, tapu kaydında her hangi bir tedbir yahut «şerh», beyan bulunmadığı, dava dışı ... ile yine dava dışı Akşehir Cam Sistemleri San.
Şirketine veya ortaklarına karşı tazminat yahut «alacak davası» açma hakkı verebileceği gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15716 E. 2012/4159 K.
Ortak:yolsuz tescil · ipotek
İncelediğiniz kararda… sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur hükmü uyarınca, genel kurul kararı olmaksızın şirket yönetisi tarafından satılan gayrimenkul veya fabrika mallarının satışı «yetkisiz» kişinin satışı niteliğinde olduğundan elde edilen tescil «yolsuz tescil» olup, kanunun 1024/1 maddesi uyarınca yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişilerin bu tescile dayanarak bir hak elde etmeleri mümkün olmadığı, davalıların taşınmazın devrediliş şekli ve devir alanların hepsinin şirket ve «tacir sıfatlarının» bulunması nedeniyle önceki malik ve satış şeklini bilmedikleri iddiasında bulunamayacakları, bulunsalar dahi tacir oluşları nazara alınarak «objektif özen yükümlülüklerinin» olduğu gözetildiğinde devir alan davalı şirketlerin somut durumu bilmesi gereken kişi olduğu, taşınmazları devralan davalıların yolsuz tescili bilen veya bilmesi g …
A.Ş’yi «temsilen» müşterek imzaları ile temsil ve ilzama yetkili «yönetim kurulu» üyeleri tarafından üzerlerindeki «ipoteklerle» ve ayrıca birçok icra takibi nedeniyle konulan «hacizler» ile birlikte davalı ...
Benzer bu karardaDavalı ...'in davacı bankadan kredi kullandığı ve 29.07.1998 tarihinde ...'e ait taşınmaz üzerinde kredinin «teminatı» olmak üzere davacı lehine «ipotek» tesis edildiği, banka çalışanlarının sahte işlemleri neticesinde kredi borcu gerçekte ödenmediği halde, kredi borcu kapatılarak 23.01.2000 tarihinde ipoteğin fekkedildiği anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipoteğin fekki · iyiniyet · terkin · kötüniyet · cy/cy kaydı · teminat
Benzer bu kararda… mi ile kapatıldığı ve ipoteğin fekkedildiği, davalı ...'in halen bankaya borcunun devam ettiği, emsal Şile Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ve tüm dosya kapsamına göre «ipoteğin fekkinin» usulsüz şekilde yapıldığı, işlemin temelde sahte olması nedeniyle «iyiniyet» karinesine dayanılamayacağı, diğer davalıların iyiniyetli olup olmamasının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmaz üzerinde 27.01.2000 tarihinde «terkin» edilen 30.000 TL'lik ipoteğin davacı banka lehine yeniden tesisine karar verilmiştir.
Davalı ... «kötüniyetli» ise de, ipoteğin fekkinden ve ilk satıştan yaklaşık 14 ay sonra taşınmazı satın alan davalı ...'nun edinmesinin «iyiniyete» dayalı olması halinde, Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koruyuculuğunda olacağı ve adına tesis edilen sicil «kaydının» korunacağı kuşkusuzdur.
Davacı tarafından davalının «kötüniyetli» olduğu ispat edilemediğine göre, tapu siciline «iyiniyetle» güvenerek taşınmazı satın alan davalının bu hakkı korunarak hakkındaki davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Dava, yolsuz olarak «terkin» edilen ipoteğin yeniden tesisi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11721 E. 2010/13053 K.
Ortak:yolsuz tescil · ara karar · üçüncü kişi · temsil
İncelediğiniz kararda… sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur hükmü uyarınca, genel kurul kararı olmaksızın şirket yönetisi tarafından satılan gayrimenkul veya fabrika mallarının satışı «yetkisiz» kişinin satışı niteliğinde olduğundan elde edilen tescil «yolsuz tescil» olup, kanunun 1024/1 maddesi uyarınca yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişilerin bu tescile dayanarak bir hak elde etmeleri mümkün olmadığı, davalıların taşınmazın devrediliş şekli ve devir alanların hepsinin şirket ve «tacir sıfatlarının» bulunması nedeniyle önceki malik ve satış şeklini bilmedikleri iddiasında bulunamayacakları, bulunsalar dahi tacir oluşları nazara alınarak «objektif özen yükümlülüklerinin» olduğu gözetildiğinde devir alan davalı şirketlerin somut durumu bilmesi gereken kişi olduğu, taşınmazları devralan davalıların yolsuz tescili bilen veya bilmesi g …
Kararı, davalı-yeni malik ...vekili ile davalı-«ara» malik ...
A.Ş’yi «temsilen» müşterek imzaları ile temsil ve ilzama yetkili «yönetim kurulu» üyeleri tarafından üzerlerindeki «ipoteklerle» ve ayrıca birçok icra takibi nedeniyle konulan «hacizler» ile birlikte davalı ...
Benzer bu kararda… uygulama neticesinde 589 ada 1 parsel, 590 ada 1 parsel ve 597 ada 1 parsel olarak üç parsel halini aldığı, daha sonra davalı S.S.Yol İşleri Tüketim Kooperatifi’ni «temsilen» Cemal Demirci ve Haydar Karacor tarafından kooperatif adına her bir parselde kayıtlı 138240/156768 hissenin 589 nolu 1 parseldeki hissesi 05.02.2002 tarihinde 3.69 …
Mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08.12.2006 tarihli raporda; her iki kooperatif «defter» ve katlarındaki müşterek tesbitler bölümünde; davalı her iki kooperatife ait incelenen 2000-2001 ve 2002 yılı Defterlerinden davalılardan S.S.Yol İşçileri Tüketim Kooperatifi’nin üyelerinin tamamının, diğer davalı olan S.S.Saray Yolu Konut Yapı Kooperatifi’nin de üyeleri olduğu, her iki davalı kooperatife ait Genel Kurul Toplantılarının aynı tarihlerde 30 dakika «ara» ile aynı adreste yapılarak alım-satım kararı verildiği, genel Kurul toplantısında divan heyetinin aynı kişilerden oluştuğundan her iki davalı kooperatifin ayrı «tüzel kişilik» olsalar bile, aralarında organik bir bağ bulunduğu yolundaki bilirkişi görüşü ve daha önce diğer üyeler tarafından açılan davalarda verilen mahkeme kararlarının bilinmesine rağmen davalı S.S.Yol İşçileri Tüketim Kooperatifi tarafından diğer davalı kooperatife yapılan satışların «muvazaalı» olduğunun kabulü gerekir.
… leri ve tapu kayıtlarındaki hisse durumu ve hissedarları bildiği halde davalı ...’in de hisseli tapu almış olması nedeniyle hukuki süreci bilen veya bilmesi gereken «üçüncü kişi» durumunda olduğunun kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvazaa · mirasçılık · tüzel kişilik · bilirkişi incelemesi · terkin · karar verilmesine yer olmadığına · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08.12.2006 tarihli raporda; her iki kooperatif «defter» ve katlarındaki müşterek tesbitler bölümünde; davalı her iki kooperatife ait incelenen 2000-2001 ve 2002 yılı Defterlerinden davalılardan S.S.Yol İşçileri Tüketim Kooperatifi’nin üyelerinin tamamının, diğer davalı olan S.S.Saray Yolu Konut Yapı Kooperatifi’nin de üyeleri olduğu, her iki davalı kooperatife ait Genel Kurul Toplantılarının aynı tarihlerde 30 dakika «ara» ile aynı adreste yapılarak alım-satım kararı verildiği, genel Kurul toplantısında divan heyetinin aynı kişilerden oluştuğundan her iki davalı kooperatifin ayrı «tüzel kişilik» olsalar bile, aralarında organik bir bağ bulunduğu yolundaki bilirkişi görüşü ve daha önce diğer üyeler tarafından açılan davalarda verilen mahkeme kararlarının bilinmesine rağmen davalı S.S.Yol İşçileri Tüketim Kooperatifi tarafından diğer davalı kooperatife yapılan satışların «muvazaalı» olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın atiye «terk» edilmesi nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davacılar tarafından açılan davaların reddine karar verilmiştir.
Karar ölü davacı ... «mirasçıları» dışındaki davacılar vekilince temyiz edilmiş, Dairemizce onanmıştır.
Bu kez ölü davacı ... «mirasçıları» ve davacı ... dışındaki davacılar vekilince karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12921 E. , 2018/3552 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.04.2016 tarih ve 2015/794-2016/180 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı-yeni malik ...vekili ile davalı-ara malik ... Metal Ürünleri Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15.05.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili tasfiye halinde ... Genel Müh. ve İnş. Tic. A.Ş. vekili Av. ... Yörüğer, müdahil davacı ... vekili Av...., davalı Birleşiker Metal San. Şti. vekili Av. ...., davalılardan ... Metal vekili Av. ... Vergi Dairesi Müd. vekili Av. ... ile ... Ev Gereçleri A.Ş vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait olan iki parsel taşınmazın davalı şirkete satıldığını, ancak bu satışın bir karar alınmadan ve yalnızca iki yönetim kurulu üyesinin imzasıyla gerçekleştirildiğini, ana sözleşmenin 17. maddesi gereğince genel kurulda 2/3 oy çokluğu ile onaylanmadığını, bu nedenle yok hükmünde olduğunu, davalının bu yeri satın aldıktan sonra da muvazaalı icra takibi ile üçüncü kişilere devretmeye çalıştığını ileri sürerek, taşınmazların satışının iptalini ve tapu kayıtlarının şirket adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd. vekili, iddiaların davacı şirketin iç işi olduğunu, müvekkilinin haberinin olmadığını, davalı şirketin 2004 yılı genel kurulunda önceki işlemleri ibra ettiğini, satışın yapıldığı ve davanın açıldığı dönemde aynı yöneticilerin görevde olduğunu, buna göre kendi muvazaalarına dayandıklarını, bunun mümkün olmadığını ve satışın şekil şartlarına uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazlar şirketler arasında satışa konu taşınmazlar olup ilk satış genel kurul kararı olmaksızın yapıldığından ve geçerli bir ibra mevcut bulunmadığından TTK 443/2 maddesi uyarınca yapılmayan satışın geçerli olmadığı, yargılama sırasında taşınmazın el değiştirerek davalı şirketten sonra ... Metal Ürünleri Tic. Ltd. Şti. ve daha sonra da ...ye devredildiği, TMK 1023 maddesi gereğince sicile güvenle bir gayrimenkulun mülkiyetini devralan kişinin kazanımı korunur ise de; Kanunun 1024. Maddesindeki bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan ve hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur hükmü uyarınca, genel kurul kararı olmaksızın şirket yönetisi tarafından satılan gayrimenkul veya fabrika mallarının satışı yetkisiz kişinin satışı niteliğinde olduğundan elde edilen tescil yolsuz tescil olup, kanunun 1024/1 maddesi uyarınca yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişilerin bu tescile dayanarak bir hak elde etmeleri mümkün olmadığı, davalıların taşınmazın devrediliş şekli ve devir alanların hepsinin şirket ve tacir sıfatlarının bulunması nedeniyle önceki malik ve satış şeklini bilmedikleri iddiasında bulunamayacakları, bulunsalar dahi tacir oluşları nazara alınarak objektif özen yükümlülüklerinin olduğu gözetildiğinde devir alan davalı şirketlerin somut durumu bilmesi gereken kişi olduğu, taşınmazları devralan davalıların yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişi konumunda olduklarından bu tescile dayanarak bir hak elde etmelerinin mümkün olamayacağı, gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile "Tasfiye Halinde ...
Genel Mühendislik ve İnşaat Tic. A.Ş." adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı-yeni malik ...vekili ile davalı-ara malik ... Metal Ürünleri Tic. Ltd. Şti. temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...vekili ile davalı ... Tic. Ltd. Şti.’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı şirkete ait taşınmazın, şirket ana sözleşmesine aykırı olarak gerçekleştirilen satışının iptali istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazlar usulüne uygun bir genel kurul kararı olmaksızın 15.8.2003 tarihinde ... Gen. Müh. İnş. A.Ş’yi temsilen müşterek imzaları ile temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyeleri tarafından üzerlerindeki ipoteklerle ve ayrıca birçok icra takibi nedeniyle konulan hacizler ile birlikte davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye satışının yapıldığı, dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan fabrika binalarının 06.12.2004 tarihinde yapılan açık arttırmada alacaklı ... Metal Ürünleri Ltd. Şti.’ye ihale edildiği ve 08.08.2006 tarihinde tapuda ... Metal Ürün.
Tic. Ltd. Şti. adına kayıt edildiği, yine dava konusu taşınmazlar ikinci malik ... Metal Ürün. Tic. Ltd. Şti. tarafından 04.05.2011 tarihinde davalı ...ye satıldığı anlaşılmaktadır. Görüldüğü gibi, dava konusu taşınmazlar, herhangi bir tedbir kararı bulunmadığından davanın devamı sırasında üçüncü kişiye devredilmiş bulunmaktadır. Davacı taraf, davayı yeni malike karşı tapu iptali ve tescil davası olarak sürdürmek istemiştir.
T.M.K’nın 1023. maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3. kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddenin 1.fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3. kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.
Mahkemece davalıların taşınmazın devrediliş şekli ve devir alanların hepsinin şirket ve tacir sıfatlarının bulunması nedeniyle önceki malik ve satış şeklini bilmedikleri iddiasında bulunamayacakları, bulunsalar dahi tacir oluşları nazara alınarak objektif özen yükümlülüklerinin olduğu gözetildiğinde devir alan davalı şirketlerin somut durumu bilmesi gereken kişi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu gerekçesi yerinde değildir. Dava konusu taşınmazların ilk satışı genel kurul kararı olmaksızın yapıldığından ve geçerli bir ibra mevcut bulunmadığından geçerli değildir. Ancak ticari şirketlerin objektif özen yükümlülüğü bulunmadığı gibi davalı ...nin de ilk satışın usulsüz olduğunu bilmesi gerektiğine ilişkin dosyaya bir delil sunulmamıştır.
Bu durumda, yargılama sırasında taşınmazı devralan davalı ...nin ilk satışın usulsüz olduğunu bilebilecek durumda olduğunu ispat yükünün davacıda olduğu nazara alınmaksızın yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Birleşiker Metal San. ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı ... Tic. Ltd. Şti.’nin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün davalılar Birleşiker Metal San. ve Tic. A.Ş. ile ... Metal Ürünleri Tic. Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 15.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/424011500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz