Rekabet Yasağına Aykırılık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13396 E. 2012/4110 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çalışma ve sözleşme hürriyeti↗ harcın ikmali↗ azil↗ peşin karar harcı↗ tefrik↗ rekabet yasağı↗ sözleşmenin feshi↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ oy yasağı↗ olumsuz oy↗ havale↗ harç↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı ... Mar. Gıda Ltd. Şti. vekili, davacının tüm ürünlere ulaşabilirliklerini sağlayamadığını savunmuş ise de yapılan tespitte DİA ibaresi taşıyan çok sayıda ürünün mevcut olduğu, davalının savunmasını kanıtlayamadığı, davalının sözleşmedeki rekabet yasağına aykırı olarak sözleşmenin feshine rağmen ürünleri satışa arz ettiği, mahkemenin şirket müdürünü azil yetkisinin bulunmadığı, karşı davanın harcının yatırılmadığı, süresinde açılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ...’nin müdürlükten azli talebinin reddine, karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı ... Mar. Gıda Ltd. Şti. ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, sözleşmedeki haksız rekabet yasağı hükmünün ihlal edildiğinin tespiti ve meni istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, taraflar arasındaki alt imtiyaz sözleşmesinin 5/5. maddesinde, rekabet yasağı başlığı altında yapılan düzenlemede, davalının sözleşmenin sona ermesi sonrası 1 yıllık süre boyunca benzer marketçilik faaliyetinde bulunamayacağı, davacı ürünlerinin benzerinin veya aynını satan bir iş yapamayacağı, rekabet yaratacak faaliyetlerden kaçınacağı belirtilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerine göre herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu ve BK.'nun 19. maddesinin ilk fıkrasında, bir akdin mevzuu, kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunacağı belirtilmişken, 2. fıkrasında ise bu serbestinin sınırları gösterilmiş ve 20. maddesinde de, bir akdin mevzuu gayrimümkün veya gayrimukik yahut ahlâka (adaba) mugayir olursa, o akit batıldır hükmü getirilmiştir. Bu bağlamda, taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağına ilişkin hükmün de, Anayasa ve yasaların açık hükmüne rağmen korunması mümkün değildir.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak, davacı-karşı davalının talebinin reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, mahkemece karşı davada harcın yatırılmadığı ve süresinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karşılık dava dilekçesi, hakim tarafından havale edilip işleme konulmakla dava açılmış sayılır. Dilekçenin verilmesi ile birlikte, peşin harcın yatırılmamış olması, sonradan harç yatırılmak suretiyle davanın görülmesine engel değildir.
Somut olayda, mümeyyiz davalılar tarafından süresi içinde karşı dava talebinde bulunulmuş ve harcın yatırılması için süre talep edilmiştir.
Bu nedenle mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca, davalı-karşı davacılara harcı ikmal ettirmek üzere süre verilip, talepleri konusunda olumlu veya olumsuz bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi de bozmayı gerektirmiştir.
3-Ayrıca, kabule göre karşı davanın süresinde açılmaması durumunda, davanın tefrikine karar vermek gerekirken, açılmamış sayılması yönünde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10789 E. 2012/16291 K.
Ortak:azil · rekabet yasağı · sözleşmenin feshi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · oy yasağı · taşıyan · yetkisizlik kararı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaŞti. vekili, davacının tüm ürünlere ulaşabilirliklerini sağlayamadığını savunmuş ise de yapılan tespitte DİA ibaresi «taşıyan» çok sayıda ürünün mevcut olduğu, davalının savunmasını kanıtlayamadığı, davalının sözleşmedeki «rekabet yasağına» aykırı olarak «sözleşmenin feshine» rağmen ürünleri satışa arz ettiği, mahkemenin şirket müdürünü «azil» «yetkisinin» bulunmadığı, karşı davanın harcının yatırılmadığı, süresinde açılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ...’nin müdürlükten azli talebinin reddine, karşı «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
1- Asıl dava, sözleşmedeki «haksız rekabet yasağı» hükmünün ihlal edildiğinin tespiti ve meni istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasındaki alt imtiyaz sözleşmesinin 5/5. maddesinde, «rekabet yasağı» başlığı altında yapılan düzenlemede, davalının sözleşmenin sona ermesi sonrası 1 yıllık süre boyunca benzer marketçilik faaliyetinde bulunamayacağı, davacı ürünlerinin benzerinin veya aynını satan bir iş yapamayacağı, rekabet yaratacak faaliyetlerden kaçınacağı belirtilmiştir.
Benzer bu karardaŞti. vekili, davacının tüm ürünlere ulaşabilirliklerini sağlayamadığını savunmuş ise de yapılan tespitte DİA ibaresi «taşıyan» çok sayıda ürünün mevcut olduğu, davalının savunmasını kanıtlayamadığı, davalının sözleşmedeki «rekabet yasağına» aykırı olarak «sözleşmenin feshine» rağmen ürünleri satışa arz ettiği, mahkemenin şirket müdürünü «azil» «yetkisinin» bulunmadığı, karşı davanın harcının yatırılmadığı, süresinde açılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ...'nin müdürlükten azli talebinin reddine, karşı «davanın açılmamış sayılmasına» dair tesis edilen karar, davalı-karşı davacı ile davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5797 E. 2011/16679 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · taşıma sözleşmesi · geçersizlik · eksik inceleme
Benzer bu kararda2- Dava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı sözleşmede düzenlenen «cezai şart» yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan «geçersiz» olup, buna göre mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… gerek ferden gerek başka bir şirket unvanı altında davacı adına taşıma işleri yaptığı şahıs veya firmaların taşıma işlerini üstlenemeyeceği, aksi halde 10.000,00 TL «cezai şartın» ödeneceği” düzenlenmiş olup, davalı tarafından davacı adına taşınan öğrencilerin sözleşmenin feshinden sonra taşınmaya devam edildiği ileri sürülerek, cezai şartın …
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1461 E. 2017/4271 K.
Ortak:rekabet yasağı · oy yasağı · olumsuz oy · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda1- Asıl dava, sözleşmedeki «haksız rekabet yasağı» hükmünün ihlal edildiğinin tespiti ve meni istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şti. vekili, davacının tüm ürünlere ulaşabilirliklerini sağlayamadığını savunmuş ise de yapılan tespitte DİA ibaresi «taşıyan» çok sayıda ürünün mevcut olduğu, davalının savunmasını kanıtlayamadığı, davalının sözleşmedeki «rekabet yasağına» aykırı olarak «sözleşmenin feshine» rağmen ürünleri satışa arz ettiği, mahkemenin şirket müdürünü «azil» «yetkisinin» bulunmadığı, karşı davanın harcının yatırılmadığı, süresinde açılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ...’nin müdürlükten azli talebinin reddine, karşı «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasındaki alt imtiyaz sözleşmesinin 5/5. maddesinde, «rekabet yasağı» başlığı altında yapılan düzenlemede, davalının sözleşmenin sona ermesi sonrası 1 yıllık süre boyunca benzer marketçilik faaliyetinde bulunamayacağı, davacı ürünlerinin benzerinin veya aynını satan bir iş yapamayacağı, rekabet yaratacak faaliyetlerden kaçınacağı belirtilmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, iş sözleşmesi bünyesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalının «müşteri portföyü» bilgilerine ve ticari sırlarına davacının vakıf olduğu, davacı tarafından, davalı ile aynı alanda faaliyet gösteren bir «limited şirket» kurulduğu ve «haksız rekabete» girişildiği, davacı müşterileri davalı tarafından etki altına alındığından iş hacimlerinin ve faaliyet kârlarının «olumsuz» etkilendiği, davalının eylemleri nedeniyle zarara uğradığı iddiası ile dava açılmış ise de, dosya kapsamında davalının eylemleri nedeniyle davacının zarara uğradığına dair somut veri bulunmamakla birlikte; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında da, iş sözleşmesi ile davalının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde 2 yıl süreyle davacı şirketin işine rakip bir işte çalışmayacağı şeklinde çalışma «yasağı» getirilmesi ve sınırlarının yeterince belirlenmemesi durumu da başlı başına Anayasa ile güvence altına alınan «çalışma hürriyetinin» açık bir ihlali niteliğinde olup, mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün …
Taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesi incelendiğinde, davalı işçinin, şirketin işine rakip herhangi bir işe veya faaliyete doğrudan veya dolaylı olarak girmeyeceği konusunda 2 yıl süreli bir yasak getirildiği, «yasağın» ihlali halinde ise bir yaptırım öngörülmediği anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · çalışma hürriyeti · müşteri portföyü · çerçeve sözleşme · şirket zararı · limited şirket · maddi tazminat
Benzer bu karardaDavalının «müşteri portföyü» bilgilerine ve ticari sırlarına davacının vakıf olduğu, davacı tarafından, davalı ile aynı alanda faaliyet gösteren bir «limited şirket» kurulduğu ve «haksız rekabete» girişildiği, davacı müşterileri davalı tarafından etki altına alındığından iş hacimlerinin ve faaliyet kârlarının «olumsuz» etkilendiği, davalının eylemleri nedeniyle zarara uğradığı iddiası ile dava açılmış ise de, dosya kapsamında davalının eylemleri nedeniyle davacının zarara uğradığına dair somut veri bulunmamakla birlikte; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında da, iş sözleşmesi ile davalının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde 2 yıl süreyle davacı şirketin işine rakip bir işte çalışmayacağı şeklinde çalışma «yasağı» getirilmesi ve sınırlarının yeterince belirlenmemesi durumu da başlı başına Anayasa ile güvence altına alınan «çalışma hürriyetinin» açık bir ihlali niteliğinde olup, mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün …
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalının sözleşmenin bitiminden itibaren iki yıl süre ile rekabet etmeme sorumluluğunun bulunduğu, buna aykırı davrandığı ve bu nedenle davacı «şirketin zarara» uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava, iş sözleşmesi bünyesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13747 E. 2012/356 K.
Ortak:rekabet yasağı · oy yasağı · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda1- Asıl dava, sözleşmedeki «haksız rekabet yasağı» hükmünün ihlal edildiğinin tespiti ve meni istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şti. vekili, davacının tüm ürünlere ulaşabilirliklerini sağlayamadığını savunmuş ise de yapılan tespitte DİA ibaresi «taşıyan» çok sayıda ürünün mevcut olduğu, davalının savunmasını kanıtlayamadığı, davalının sözleşmedeki «rekabet yasağına» aykırı olarak «sözleşmenin feshine» rağmen ürünleri satışa arz ettiği, mahkemenin şirket müdürünü «azil» «yetkisinin» bulunmadığı, karşı davanın harcının yatırılmadığı, süresinde açılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ...’nin müdürlükten azli talebinin reddine, karşı «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasındaki alt imtiyaz sözleşmesinin 5/5. maddesinde, «rekabet yasağı» başlığı altında yapılan düzenlemede, davalının sözleşmenin sona ermesi sonrası 1 yıllık süre boyunca benzer marketçilik faaliyetinde bulunamayacağı, davacı ürünlerinin benzerinin veya aynını satan bir iş yapamayacağı, rekabet yaratacak faaliyetlerden kaçınacağı belirtilmiştir.
Benzer bu karardaBu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, taraflar arasındaki sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen 5.5. maddesi hükmü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek her hangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle «geçersizdir».
Dava, «franchising sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · çalışma hürriyeti · franchise sözleşmesi · çerçeve sözleşme · sözleşmeye aykırılık · fesih · ihbar · geçersizlik
Benzer bu kararda… ihli sözleşmeye aykırı davranarak işyerinde davacının ürünlerinden başka ürünler sattığı, davacının da haklı nedenle ve usulüne uygun şekilde sözleşmeyi feshettiği, «fesih» «ihbarının» davalıya 20.03.2008 tarihinde tebliğ edildiği, davalının anılan sözleşmenin 5.5. maddesi uyarınca fesih tarihinden itibaren bir yıllık süre boyunca imtiyaz bölgesi …
Dava, «franchising sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi istemine ilişkindir.
Dolayısıyla sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, taraflar arasındaki sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen 5.5. maddesi hükmü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek her hangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle «geçersizdir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4955 E. 2017/6834 K.
Ortak:rekabet yasağı · oy yasağı
İncelediğiniz karardaŞti. vekili, davacının tüm ürünlere ulaşabilirliklerini sağlayamadığını savunmuş ise de yapılan tespitte DİA ibaresi «taşıyan» çok sayıda ürünün mevcut olduğu, davalının savunmasını kanıtlayamadığı, davalının sözleşmedeki «rekabet yasağına» aykırı olarak «sözleşmenin feshine» rağmen ürünleri satışa arz ettiği, mahkemenin şirket müdürünü «azil» «yetkisinin» bulunmadığı, karşı davanın harcının yatırılmadığı, süresinde açılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ...’nin müdürlükten azli talebinin reddine, karşı «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
1- Asıl dava, sözleşmedeki «haksız rekabet yasağı» hükmünün ihlal edildiğinin tespiti ve meni istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasındaki alt imtiyaz sözleşmesinin 5/5. maddesinde, «rekabet yasağı» başlığı altında yapılan düzenlemede, davalının sözleşmenin sona ermesi sonrası 1 yıllık süre boyunca benzer marketçilik faaliyetinde bulunamayacağı, davacı ürünlerinin benzerinin veya aynını satan bir iş yapamayacağı, rekabet yaratacak faaliyetlerden kaçınacağı belirtilmiştir.
Benzer bu kararda… nı alanda faaliyet gösteren başka şirketlerde çalıştığı, davacı şirkete ait tasarımları bu şirketlerin kullanımına sunmak suretiyle iş sözleşmesinde öngörülmüş olan «rekabet yasağına» aykırı davrandığı, ayrıca iş sözleşmesinde öngörülen 3 yıllık çalışma süresi dolmadan işten ayrılmış olması nedeniyle kendisine verilen eğitimlerden kaynaklanan «cezai şart» alacağının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000 Euro cezai şart ve 2.000 Euro eğitim bedeli olmak üzere toplamda 12.000 Euro'nun karar tarihi itibari …
1- Dava, iş sözleşmesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle 818 sayılı Borçlar Kanunun 348. vd. maddelerine dayalı «cezai şart» istemi ile eğitim giderinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalının yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında, davacı şirkete karşı getirilen «rekabet yasağının» yer veya bölge olarak sınırlarının belirlenmemesi durumu başlı başına Anayasa ile güvence altına alınan «çalışma hürriyetinin» açık bir ihlali niteliğinde olduğundan rekabet yasağına ilişkin İş Sözleşmesinin 10. maddesinin «geçersiz» olduğu göz önünde bulundurulmaksızın mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulma …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · çalışma hürriyeti · çerçeve sözleşme · cezai şart · geçersizlik · kesin hüküm
Benzer bu karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Davalının yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında, davacı şirkete karşı getirilen «rekabet yasağının» yer veya bölge olarak sınırlarının belirlenmemesi durumu başlı başına Anayasa ile güvence altına alınan «çalışma hürriyetinin» açık bir ihlali niteliğinde olduğundan rekabet yasağına ilişkin İş Sözleşmesinin 10. maddesinin «geçersiz» olduğu göz önünde bulundurulmaksızın mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulma …
… nı alanda faaliyet gösteren başka şirketlerde çalıştığı, davacı şirkete ait tasarımları bu şirketlerin kullanımına sunmak suretiyle iş sözleşmesinde öngörülmüş olan «rekabet yasağına» aykırı davrandığı, ayrıca iş sözleşmesinde öngörülen 3 yıllık çalışma süresi dolmadan işten ayrılmış olması nedeniyle kendisine verilen eğitimlerden kaynaklanan «cezai şart» alacağının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000 Euro cezai şart ve 2.000 Euro eğitim bedeli olmak üzere toplamda 12.000 Euro'nun karar tarihi itibari …
1- Dava, iş sözleşmesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle 818 sayılı Borçlar Kanunun 348. vd. maddelerine dayalı «cezai şart» istemi ile eğitim giderinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3863 E. 2014/9984 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · reeskont faizi · taşıma sözleşmesi · kâr dağıtımı · taşıyıcı
Benzer bu kararda… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının sözleşmeyi feshettikten sonra aynı sektörde benzer ürünlerin üretim ve satışını yapan şirketin «dağıtım» ve pazarlamasını yaptığını, «cezai şart» koşullarının gerçekleştiğini, cezai şartın miktarı sözleşmeden elde edilen kazanca orantılı olduğundan fahiş olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 26.512,47 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Taraflar arasındaki 10.03.2005 tarihli «taşıma sözleşmesinin» N. maddesinde “«taşıyıcı» sözleşmenin sona ermesini izleyen bir yıl içinde B..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2872 E. 2014/9827 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · kısıtlılık · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · taşıyıcı · geçersizlik · taahhütname
Benzer bu karardaBu maddede yer alan yükümlülüklere uymayan «taşıyıcı» «son» bir yıllık hakkedişi kadar «cezai şart» ödemeyi kabul ve «taahhüt» eder” hükmüne yer verilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
… te davacı şirket ile olan sözleşmesini feshettiği, bir süre sonra da aynı sektörde faaliyet gösteren dava dışı şirket için çalışmaya başladığı, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» koşullarının gerçekleştiği, davacının sözleşmeye bu nitelikte bir hüküm koymasının menfaatlerini korumaya yönelik olup ticari hayatın gereği olduğu, «tacir» sayılan davalının cezai şartın aşırılığından ve ticari özgürlüğünün «kısıtlandığından» bahsedemeyeceği, basiretli davranması gerekip imzaladığı sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerin kapsam ve derecesini doğru taktir etmesi gerektiği, bu itibarla sö …
Dava, «sözleşmeye aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15316 E. 2013/492 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme serbestisi · çerçeve sözleşme · kabul beyanı · sözleşmeye aykırılık · ticari faiz · cezai şart · taşıma sözleşmesi · geçersizlik
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme serbestisi» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Okulu öğrencilerine servis hizmeti sunmaktan men'ine ilişkin talebin konusu kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», davacının «cezai şart» tazminatı talebinin kabülü ile 7.454,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı sözleşmede düzenlenen «cezai şart» yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan «geçersiz» olup, buna göre mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13396 E. , 2012/4110 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.12.2009 tarih ve 2009/13-2009/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı ... Mar. Giy. Gıda ve San ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili ile davalı ... Mar. Gıda Ltd. Şti. arasında 24.05.2007 tarihli franshise (alt imtiyaz) sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin sonradan feshedildiğini, davalının sözleşmenin 5. maddesine aykırı olarak aynı yerde faaliyette bulunduğunu, oysa sözleşmeye göre aynı adreste 1 yıl geçmeden benzer faaliyette bulunamayacağını, buna rağmen diğer davalı şirketin aynı adreste sicile tescil edilip, davalı ...’nin de müdür olarak atandığını, yine davalının sözleşmeye göre davacının belirlediği ürünler dışında satış yapması mümkün olmadığı halde liste dışı ürünler sattığının tespit edildiğini, bu şekilde rekabet yasağı hükmünü ihlal ettiğini ileri sürerek, davalı Galaksi Mar.
Gıda Ltd.Şti.’nin faaliyetinin 1 yıl süreyle durdurulmasını, davalı ...’nin müdürlükten azlini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı ... Mar. Gıda Ltd. Şti. ve ... vekili, davacının siparişlere uygun ürün göndermediğini, taahhüt edilen hizmetlere uymadığını, bu nedenle sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini, fesih sonrası birbirlerini ibra ettiklerini, davacının iddialarının yersiz olduğunu, karşı dava olarak sözleşmenin tek taraflı olarak haklı nedenle feshedildiğinin tespitini istemiştir.
Davalı Galaksi Mar. Gıda Ltd.Şti. vekili, müvekkilinin davanın tarafı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı ... Mar. Gıda Ltd. Şti. vekili, davacının tüm ürünlere ulaşabilirliklerini sağlayamadığını savunmuş ise de yapılan tespitte DİA ibaresi taşıyan çok sayıda ürünün mevcut olduğu, davalının savunmasını kanıtlayamadığı, davalının sözleşmedeki rekabet yasağına aykırı olarak sözleşmenin feshine rağmen ürünleri satışa arz ettiği, mahkemenin şirket müdürünü azil yetkisinin bulunmadığı, karşı davanın harcının yatırılmadığı, süresinde açılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ...’nin müdürlükten azli talebinin reddine, karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı ... Mar. Gıda Ltd. Şti. ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, sözleşmedeki haksız rekabet yasağı hükmünün ihlal edildiğinin tespiti ve meni istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, taraflar arasındaki alt imtiyaz sözleşmesinin 5/5. maddesinde, rekabet yasağı başlığı altında yapılan düzenlemede, davalının sözleşmenin sona ermesi sonrası 1 yıllık süre boyunca benzer marketçilik faaliyetinde bulunamayacağı, davacı ürünlerinin benzerinin veya aynını satan bir iş yapamayacağı, rekabet yaratacak faaliyetlerden kaçınacağı belirtilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerine göre herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu ve BK.'nun 19.
maddesinin ilk fıkrasında, bir akdin mevzuu, kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunacağı belirtilmişken, 2. fıkrasında ise bu serbestinin sınırları gösterilmiş ve 20. maddesinde de, bir akdin mevzuu gayrimümkün veya gayrimukik yahut ahlâka (adaba) mugayir olursa, o akit batıldır hükmü getirilmiştir. Bu bağlamda, taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağına ilişkin hükmün de, Anayasa ve yasaların açık hükmüne rağmen korunması mümkün değildir.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak, davacı-karşı davalının talebinin reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, mahkemece karşı davada harcın yatırılmadığı ve süresinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karşılık dava dilekçesi, hakim tarafından havale edilip işleme konulmakla dava açılmış sayılır. Dilekçenin verilmesi ile birlikte, peşin harcın yatırılmamış olması, sonradan harç yatırılmak suretiyle davanın görülmesine engel değildir.
Somut olayda, mümeyyiz davalılar tarafından süresi içinde karşı dava talebinde bulunulmuş ve harcın yatırılması için süre talep edilmiştir.
Bu nedenle mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca, davalı-karşı davacılara harcı ikmal ettirmek üzere süre verilip, talepleri konusunda olumlu veya olumsuz bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi de bozmayı gerektirmiştir.
3-Ayrıca, kabule göre karşı davanın süresinde açılmaması durumunda, davanın tefrikine karar vermek gerekirken, açılmamış sayılması yönünde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacılar ... ve Ekmekçi Mar. Gıda Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049315300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz