Cezai şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2872 E. 2014/9827 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çalışma ve sözleşme hürriyeti↗ sözleşme özgürlüğü↗ çerçeve sözleşme↗ kısıtlılık↗ sözleşmeye aykırılık↗ cezai şart↗ taşıyıcı↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ tacir↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirkette çalışan bir grup arkadaşıyla birlikte davacı şirket ile olan sözleşmesini feshettiği, bir süre sonra da aynı sektörde faaliyet gösteren dava dışı şirket için çalışmaya başladığı, sözleşmede öngörülen cezai şartın koşullarının gerçekleştiği, davacının sözleşmeye bu nitelikte bir hüküm koymasının menfaatlerini korumaya yönelik olup ticari hayatın gereği olduğu, tacir sayılan davalının cezai şartın aşırılığından ve ticari özgürlüğünün kısıtlandığından bahsedemeyeceği, basiretli davranması gerekip imzaladığı sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerin kapsam ve derecesini doğru taktir etmesi gerektiği, bu itibarla sözleşmede düzenlenen cezai şartın gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı cezai şart istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki 10.02.2004 tarihli sözleşmesinin V/O. bendinde “taşıyıcı sözleşmenin sona ermesini izleyen bir yıl içinde B.. A.Ş. ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve aynı
mamulleri üreten bir firmada ücretli, bayi veya herhangi bir sıfatla çalışmayacağını veya yönetimde görev almayacağını kabul eder. Aracını yine bu tür firmaya kiralayamaz veya satamaz. Bu işleri birinci derecede kan ve sıhri hısımları adına da yapamaz. Bu maddede yer alan yükümlülüklere uymayan taşıyıcı son bir yıllık hakkedişi kadar cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder” hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki cezai şart hükmünün geçerli olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48. ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu ve BK'nın 19. maddesinin ilk fıkrasında, bir akdin mevzuu, kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunacağı, 2. fıkrasında ise bu serbestinin sınırları gösterilmiş ve 20. maddede de bir akdin mevzuu gayrimümkün veya gayri mukik yahut ahlaka (adaba) mugayir olursa o akit batıldır hükmü getirilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu ve cezai şartın miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez. BK'nın 19, 20, 161 maddeleri bu özgürlüğün sınırını çizmiştir. Cezai şart borçlunun iktisaden mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise adap ve ahlaka aykırı sayılarak tamamen veya kısmen iptal edilmesi gerekir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, taraflar arasında imzalanan sözleşmede “yer ile ilgili bir sınırlama bulunmayıp” sadece “1 yıl boyunca aynı sektörde faaliyet gösteren ve aynı mamulleri üreten bir firmada ücretli, bayi veya herhangi bir sıfatla çalışmayacağı” ifade edilerek 1yıl ve sektör olarak sınırlama getirilip yer olarak bir belirleme yapılmadığından anılan sözleşme hükmü Türkiye’nin her yeri için sınırlama getirilmesi sonucunu doğurabilecek nitelikte bulunduğundan ve bu hüküm uyarınca davalının 1 yıl süreyle Türkiye’nin hiçbir yerinde B.. A..’nin iştigal konusu ile ilgili olarak plasiyerlik yapması mümkün olamayacağından düzenlenen cezai şart hükmünün yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olup geçersiz olduğu mahkemece nazara alınamadan yerinde görülmeyen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3863 E. 2014/9984 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · taşıyıcı · geçersizlik · taahhütname · i̇i̇k 72/son · Cezai şart
İncelediğiniz karardaBu maddede yer alan yükümlülüklere uymayan «taşıyıcı» «son» bir yıllık hakkedişi kadar «cezai şart» ödemeyi kabul ve «taahhüt» eder” hükmüne yer verilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Dava, «sözleşmeye aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu maddede yer alan yükümlülüklere uymayan «taşıyıcı» «son» bir yıllık hakkedişi kadar «cezai şart» ödemeyi kabul ve «taahhüt» eder” hükmüne yer verilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Dava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · taşıma sözleşmesi · kâr dağıtımı
Benzer bu kararda… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının sözleşmeyi feshettikten sonra aynı sektörde benzer ürünlerin üretim ve satışını yapan şirketin «dağıtım» ve pazarlamasını yaptığını, «cezai şart» koşullarının gerçekleştiğini, cezai şartın miktarı sözleşmeden elde edilen kazanca orantılı olduğundan fahiş olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 26.512,47 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 10.03.2005 tarihli «taşıma sözleşmesinin» N. maddesinde “«taşıyıcı» sözleşmenin sona ermesini izleyen bir yıl içinde B..
-
Cezai şart 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1291 E. 2014/7670 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · kısıtlılık · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · taşıyıcı · geçersizlik · taahhütname · Cezai şart
İncelediğiniz karardaBu maddede yer alan yükümlülüklere uymayan «taşıyıcı» «son» bir yıllık hakkedişi kadar «cezai şart» ödemeyi kabul ve «taahhüt» eder” hükmüne yer verilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
… te davacı şirket ile olan sözleşmesini feshettiği, bir süre sonra da aynı sektörde faaliyet gösteren dava dışı şirket için çalışmaya başladığı, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» koşullarının gerçekleştiği, davacının sözleşmeye bu nitelikte bir hüküm koymasının menfaatlerini korumaya yönelik olup ticari hayatın gereği olduğu, «tacir» sayılan davalının cezai şartın aşırılığından ve ticari özgürlüğünün «kısıtlandığından» bahsedemeyeceği, basiretli davranması gerekip imzaladığı sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerin kapsam ve derecesini doğru taktir etmesi gerektiği, bu itibarla sö …
Benzer bu karardaBu maddede yer alan yükümlülüklere uymayan «taşıyıcı» «son» bir yıllık hakkedişi kadar «cezai şart» ödemeyi kabul ve «taahhüt» eder” hükmüne yer verilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Şti. için çalışmaya başladığı, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» koşullarının gerçekleştiği, davacı şirketin sözleşmeye bu nitelikte bir hüküm koymasının menfaatlerini korumaya yönelik olup ticari hayatın gereği olduğu, konulan hükümle aracı- pazarlamacıların rakip firmalarla anlaşarak daha fazla kâr «payı» yahut benzer menfaatler karşılığında onların ürünlerini perakendeciye satıp tavsiye etmelerinin önüne geçilmek istendiği, yaptığı iş ve sözleşmenin niteliği gereği tüccar sayılabilecek davalının cezai şartın aşırılığından ve ticari özgürlüğünün «kısıtlandığından» bahsedemeyeceği, bir tüccar olarak basiretli davranması gerekip imzaladığı sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerin kapsam ve derecesini doğru taktir etmesi gerekti …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · kâr payı
Benzer bu karardaŞti. için çalışmaya başladığı, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» koşullarının gerçekleştiği, davacı şirketin sözleşmeye bu nitelikte bir hüküm koymasının menfaatlerini korumaya yönelik olup ticari hayatın gereği olduğu, konulan hükümle aracı- pazarlamacıların rakip firmalarla anlaşarak daha fazla kâr «payı» yahut benzer menfaatler karşılığında onların ürünlerini perakendeciye satıp tavsiye etmelerinin önüne geçilmek istendiği, yaptığı iş ve sözleşmenin niteliği gereği tüccar sayılabilecek davalının cezai şartın aşırılığından ve ticari özgürlüğünün «kısıtlandığından» bahsedemeyeceği, bir tüccar olarak basiretli davranması gerekip imzaladığı sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerin kapsam ve derecesini doğru taktir etmesi gerekti …
Dava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 07.10.2003 tarihli «taşıma sözleşmesinin» V/O. bendinde ve 10.03.2005 tarihli sözleşmenin V/N bendinde “«taşıyıcı» sözleşmenin sona ermesini izleyen bir yıl içinde B..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5797 E. 2011/16679 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · geçersizlik · Cezai şart
İncelediğiniz karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Dava, «sözleşmeye aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
A..’nin iştigal konusu ile ilgili olarak plasiyerlik yapması mümkün olamayacağından düzenlenen «cezai şart» hükmünün yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olup «geçersiz» olduğu mahkemece nazara alınamadan yerinde görülmeyen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
2- Dava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı sözleşmede düzenlenen «cezai şart» yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan «geçersiz» olup, buna göre mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · eksik inceleme
Benzer bu kararda2- Dava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı sözleşmede düzenlenen «cezai şart» yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan «geçersiz» olup, buna göre mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15316 E. 2013/492 K.
Ortak:çerçeve sözleşme · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · geçersizlik · taahhütname · Cezai şart
İncelediğiniz karardaDava, «sözleşmeye aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Bu maddede yer alan yükümlülüklere uymayan «taşıyıcı» «son» bir yıllık hakkedişi kadar «cezai şart» ödemeyi kabul ve «taahhüt» eder” hükmüne yer verilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme serbestisi» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı sözleşmede düzenlenen «cezai şart» yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan «geçersiz» olup, buna göre mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme serbestisi · kabul beyanı · ticari faiz · taşıma sözleşmesi · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaOkulu öğrencilerine servis hizmeti sunmaktan men'ine ilişkin talebin konusu kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», davacının «cezai şart» tazminatı talebinin kabülü ile 7.454,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
… nde yüklenici kendi adına veya her nam ve hesap adı altında olursa olsun bir başka firma adı altında servis ve taşıma işini asla yapmayacağını, teklif vermeyeceğini «kabul, beyan» ve «taahhüt» eder." hükmüne sözleşmenin 21. maddesinde de "iş bu sözleşme şartlarından birisini ihlal eden yüklenici veya araç şoförü veya ruhsat sahibi firmaya 5.000 EURO ceza …
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme serbestisi» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2709 E. 2016/794 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · cezai şart
İncelediğiniz karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
… te davacı şirket ile olan sözleşmesini feshettiği, bir süre sonra da aynı sektörde faaliyet gösteren dava dışı şirket için çalışmaya başladığı, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» koşullarının gerçekleştiği, davacının sözleşmeye bu nitelikte bir hüküm koymasının menfaatlerini korumaya yönelik olup ticari hayatın gereği olduğu, «tacir» sayılan davalının cezai şartın aşırılığından ve ticari özgürlüğünün «kısıtlandığından» bahsedemeyeceği, basiretli davranması gerekip imzaladığı sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerin kapsam ve derecesini doğru taktir etmesi gerektiği, bu itibarla sö …
Dava, «sözleşmeye aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Dava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal «teminat» altına alınmıştır.
Sözleşmede öngörülen «cezai şartın» borçlunun iktisaden mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise, adap ve ahlaka aykırı sayılarak tamamen veya kısmen iptal edilmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çalışma özgürlüğü · müşteri portföyü · rekabet yasağı · istifa · acentelik · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · teminat
Benzer bu karardaYukarıda yapılan açıklamalara göre, davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından «çalışma özgürlüğüne», akid serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir.
Bölge Sorumlusu olarak görev yaptığı, işten ayrıldıktan sonra dava dışı şirkette de aynı bölgede çalıştığı, «müşteri portföyünü» halen çalıştığı şirkette kullanmasının davacı için zarar doğurabileceği, bu durumun «rekabet yasağının» ihlaline neden olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 USD'nın tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal «teminat» altına alınmıştır.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 14.05.2009 tarihli «hizmet sözleşmenin» 10. maddesinde sözleşmenin işveren tarafından herhangi bir nedenle feshedilmesi hali hariç olmak üzere sona ermesinden itibaren çalışanın iki yıllık bir süre boyunca Akdeniz, Marmara Bölgesi ve Ege Bölgesinde işveren şirketin iştigal konusu olan tıbbi sarf malzemeleri, cihazları, mal ve hizmetleri alanında faaliyet gösteren herhangi bir firmanın işiyle kısmen veya tamamen rekabet halinde olan veya rekabet etme ihtimali bulunan iş veya faaliyetler ile doğrudan veya dolaylı olarak kendi hesabına veya herhangi bir kimse, firma veya şirketle bağlantılı olarak veya bunların hesabına veya bunların yöneticisi, müdürü, «acentesi», müsdahdemi, danışmanı veya müşaviri olarak herhangi bir iş veya faaliyetle iştigal etmeyeceğinin, 12. maddesinde ise sözleşmenin 10. maddesinin ihlali halinde işverine verilen tüm zarar ziyan haricinde 10.000,00 ABD dolarının «cezai şart» olarak ödeneceği düzenlenmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1461 E. 2017/4271 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme
İncelediğiniz karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Benzer bu karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Anayasa, Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu hükümleri ile «sözleşme özgürlüğünün» sınırlarını çizmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:çalışma hürriyeti · müşteri portföyü · rekabet yasağı · şirket zararı · oy yasağı · olumsuz oy · limited şirket · maddi tazminat
Benzer bu karardaDavalının «müşteri portföyü» bilgilerine ve ticari sırlarına davacının vakıf olduğu, davacı tarafından, davalı ile aynı alanda faaliyet gösteren bir «limited şirket» kurulduğu ve «haksız rekabete» girişildiği, davacı müşterileri davalı tarafından etki altına alındığından iş hacimlerinin ve faaliyet kârlarının «olumsuz» etkilendiği, davalının eylemleri nedeniyle zarara uğradığı iddiası ile dava açılmış ise de, dosya kapsamında davalının eylemleri nedeniyle davacının zarara uğradığına dair somut veri bulunmamakla birlikte; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında da, iş sözleşmesi ile davalının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde 2 yıl süreyle davacı şirketin işine rakip bir işte çalışmayacağı şeklinde çalışma «yasağı» getirilmesi ve sınırlarının yeterince belirlenmemesi durumu da başlı başına Anayasa ile güvence altına alınan «çalışma hürriyetinin» açık bir ihlali niteliğinde olup, mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün …
1-Dava, iş sözleşmesi bünyesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalının sözleşmenin bitiminden itibaren iki yıl süre ile rekabet etmeme sorumluluğunun bulunduğu, buna aykırı davrandığı ve bu nedenle davacı «şirketin zarara» uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu yasal düzenlemeler karşısında, tarafların sözleşme içeriğinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olarak ve bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2156 E. 2015/7881 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · sözleşmeye aykırılık · cezai şart
İncelediğiniz karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Dava, «sözleşmeye aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
… te davacı şirket ile olan sözleşmesini feshettiği, bir süre sonra da aynı sektörde faaliyet gösteren dava dışı şirket için çalışmaya başladığı, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» koşullarının gerçekleştiği, davacının sözleşmeye bu nitelikte bir hüküm koymasının menfaatlerini korumaya yönelik olup ticari hayatın gereği olduğu, «tacir» sayılan davalının cezai şartın aşırılığından ve ticari özgürlüğünün «kısıtlandığından» bahsedemeyeceği, basiretli davranması gerekip imzaladığı sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerin kapsam ve derecesini doğru taktir etmesi gerektiği, bu itibarla sö …
Benzer bu karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
1- Dava, «hizmet sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının «rekabet yasağı» hükümlerine aykırı bir şekilde dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, bu nedenle sözleşmede öngörülen «cezai şart» koşulların somut olayda gerçekleştiği, her ne kadar sözleşmede 10.000,00 USD cezai şart öngörülmüş ise de davalının sosyal ve ekonomik durumu çalıştığı şirketten aldığı maaş ve daha önce çalıştığı davacı şirketten aldığı maaş ile «hakkaniyet» ilkesi nazara alınarak cezai şart tutarından taktiren yarı oranında indirim yapılmasının uygun olduğu gerekçesiyle 8.984,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyec …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çalışma özgürlüğü · rekabet yasağı · istifa · acentelik · hakkaniyet · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · teminat
Benzer bu karardaBu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından yukarıda açıklanan «çalışma özgürlüğüne», akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının «rekabet yasağı» hükümlerine aykırı bir şekilde dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, bu nedenle sözleşmede öngörülen «cezai şart» koşulların somut olayda gerçekleştiği, her ne kadar sözleşmede 10.000,00 USD cezai şart öngörülmüş ise de davalının sosyal ve ekonomik durumu çalıştığı şirketten aldığı maaş ve daha önce çalıştığı davacı şirketten aldığı maaş ile «hakkaniyet» ilkesi nazara alınarak cezai şart tutarından taktiren yarı oranında indirim yapılmasının uygun olduğu gerekçesiyle 8.984,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyec …
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 14.05.2009 tarihli «hizmet sözleşmenin» 10. maddesinde sözleşmenin işveren tarafından herhangi bir nedenle feshedilmesi hali hariç olmak üzere sona ermesinden itibaren çalışanın iki yıllık bir süre boyunca İç Anadolu Bölgesi, Marmara Bölgesi ve Ege Bölgesinde işveren şirketin iştigal konusu olan tıbbi sarf malzemeleri, cihazları, mal ve hizmetleri alanında faaliyet gösteren herhangi bir firmanın işiyle kısmen veya tamamen rekabet halinde olan veya rekabet etme ihtimali bulunan iş veya faaliyetler ile doğrudan veya dolaylı olarak kendi hesabına veya herhangi bir kimse, firma veya şirketle bağlantılı olarak veya bunların hesabına veya bunların yöneticisi, müdürü, «acentesi», müsdahdemi, danışmanı veya müşaviri olarak herhangi bir iş veya faaliyetle iştigal etmeyeceğinin, 12. maddesinde ise sözleşmenin 10. maddesinin ihlali halinde işverine verilen tüm zarar ziyan haricinde 10.000,00 ABD dolarının «cezai şart» olarak ödeneceğinin düzenlendiği, davalı tarafından 01.08.2010 tarihinde iş aktinin «istifa» yoluyla sonlandırıldığı, davalının iki yıllık süre dahilinde davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren rakip firmada Temmuz 2012 tarihinden itiberen çalı …
1- Dava, «hizmet sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4955 E. 2017/6834 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · cezai şart · geçersizlik
İncelediğiniz karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
A..’nin iştigal konusu ile ilgili olarak plasiyerlik yapması mümkün olamayacağından düzenlenen «cezai şart» hükmünün yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olup «geçersiz» olduğu mahkemece nazara alınamadan yerinde görülmeyen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… te davacı şirket ile olan sözleşmesini feshettiği, bir süre sonra da aynı sektörde faaliyet gösteren dava dışı şirket için çalışmaya başladığı, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» koşullarının gerçekleştiği, davacının sözleşmeye bu nitelikte bir hüküm koymasının menfaatlerini korumaya yönelik olup ticari hayatın gereği olduğu, «tacir» sayılan davalının cezai şartın aşırılığından ve ticari özgürlüğünün «kısıtlandığından» bahsedemeyeceği, basiretli davranması gerekip imzaladığı sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerin kapsam ve derecesini doğru taktir etmesi gerektiği, bu itibarla sö …
Benzer bu karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
… nı alanda faaliyet gösteren başka şirketlerde çalıştığı, davacı şirkete ait tasarımları bu şirketlerin kullanımına sunmak suretiyle iş sözleşmesinde öngörülmüş olan «rekabet yasağına» aykırı davrandığı, ayrıca iş sözleşmesinde öngörülen 3 yıllık çalışma süresi dolmadan işten ayrılmış olması nedeniyle kendisine verilen eğitimlerden kaynaklanan «cezai şart» alacağının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000 Euro cezai şart ve 2.000 Euro eğitim bedeli olmak üzere toplamda 12.000 Euro'nun karar tarihi itibari …
1- Dava, iş sözleşmesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle 818 sayılı Borçlar Kanunun 348. vd. maddelerine dayalı «cezai şart» istemi ile eğitim giderinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çalışma hürriyeti · rekabet yasağı · oy yasağı · kesin hüküm
Benzer bu karardaDavalının yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında, davacı şirkete karşı getirilen «rekabet yasağının» yer veya bölge olarak sınırlarının belirlenmemesi durumu başlı başına Anayasa ile güvence altına alınan «çalışma hürriyetinin» açık bir ihlali niteliğinde olduğundan rekabet yasağına ilişkin İş Sözleşmesinin 10. maddesinin «geçersiz» olduğu göz önünde bulundurulmaksızın mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulma …
… nı alanda faaliyet gösteren başka şirketlerde çalıştığı, davacı şirkete ait tasarımları bu şirketlerin kullanımına sunmak suretiyle iş sözleşmesinde öngörülmüş olan «rekabet yasağına» aykırı davrandığı, ayrıca iş sözleşmesinde öngörülen 3 yıllık çalışma süresi dolmadan işten ayrılmış olması nedeniyle kendisine verilen eğitimlerden kaynaklanan «cezai şart» alacağının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000 Euro cezai şart ve 2.000 Euro eğitim bedeli olmak üzere toplamda 12.000 Euro'nun karar tarihi itibari …
1- Dava, iş sözleşmesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle 818 sayılı Borçlar Kanunun 348. vd. maddelerine dayalı «cezai şart» istemi ile eğitim giderinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu yasal düzenlemeler karşısında, tarafların sözleşme içeriğinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olarak ve bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2872 E. , 2014/9827 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BANDIRMA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 27/11/2007
NUMARASI 2005/356-2007/335
Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/11/2007 tarih ve 2005/356-2007/335 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/05/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. S.. B.. ile davalı vekili Av.D.. Y. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimitarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 10.02.2004 tarihinde bir yıl süreli taşıma sözleşmesi imzalandığını, davalının en son 22.08.2004 tarihinde fatura düzenleyerek müvekkiline verdiğini ve daha sonra sözleşmeyi tek taraflı feshederek, başka bir firmanın taşıma işini yapmaya başladığını, taraflar arasında düzenlenen taşıma sözleşmesine göre taşıyıcının sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde müvekkili ile aynı konuda faaliyette bulunan başka bir firmada çalışamayacağının, aksi halde bir yıl içinde yaptığı taşıma bedeli kadar cezai şart ödeyeceğinin düzenlendiğini, davalının rakip bir firma ile taşıma sözleşmesi yapmasının sözleşmeye aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek, 64.579,65 TL cezai şartın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşme gereği edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin haklı nedenle sözleşmeyi feshettiğini, ayrıca davalının her hangi bir zararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirkette çalışan bir grup arkadaşıyla birlikte davacı şirket ile olan sözleşmesini feshettiği, bir süre sonra da aynı sektörde faaliyet gösteren dava dışı şirket için çalışmaya başladığı, sözleşmede öngörülen cezai şartın koşullarının gerçekleştiği, davacının sözleşmeye bu nitelikte bir hüküm koymasının menfaatlerini korumaya yönelik olup ticari hayatın gereği olduğu, tacir sayılan davalının cezai şartın aşırılığından ve ticari özgürlüğünün kısıtlandığından bahsedemeyeceği, basiretli davranması gerekip imzaladığı sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerin kapsam ve derecesini doğru taktir etmesi gerektiği, bu itibarla sözleşmede düzenlenen cezai şartın gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı cezai şart istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki 10.02.2004 tarihli sözleşmesinin V/O. bendinde “taşıyıcı sözleşmenin sona ermesini izleyen bir yıl içinde B.. A.Ş. ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve aynı
mamulleri üreten bir firmada ücretli, bayi veya herhangi bir sıfatla çalışmayacağını veya yönetimde görev almayacağını kabul eder. Aracını yine bu tür firmaya kiralayamaz veya satamaz. Bu işleri birinci derecede kan ve sıhri hısımları adına da yapamaz. Bu maddede yer alan yükümlülüklere uymayan taşıyıcı son bir yıllık hakkedişi kadar cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder” hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki cezai şart hükmünün geçerli olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48. ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu ve BK'nın 19.
maddesinin ilk fıkrasında, bir akdin mevzuu, kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunacağı, 2. fıkrasında ise bu serbestinin sınırları gösterilmiş ve 20. maddede de bir akdin mevzuu gayrimümkün veya gayri mukik yahut ahlaka (adaba) mugayir olursa o akit batıldır hükmü getirilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu ve cezai şartın miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez. BK'nın 19, 20, 161 maddeleri bu özgürlüğün sınırını çizmiştir. Cezai şart borçlunun iktisaden mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise adap ve ahlaka aykırı sayılarak tamamen veya kısmen iptal edilmesi gerekir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, taraflar arasında imzalanan sözleşmede “yer ile ilgili bir sınırlama bulunmayıp” sadece “1 yıl boyunca aynı sektörde faaliyet gösteren ve aynı mamulleri üreten bir firmada ücretli, bayi veya herhangi bir sıfatla çalışmayacağı” ifade edilerek 1yıl ve sektör olarak sınırlama getirilip yer olarak bir belirleme yapılmadığından anılan sözleşme hükmü Türkiye’nin her yeri için sınırlama getirilmesi sonucunu doğurabilecek nitelikte bulunduğundan ve bu hüküm uyarınca davalının 1 yıl süreyle Türkiye’nin hiçbir yerinde B..
A..’nin iştigal konusu ile ilgili olarak plasiyerlik yapması mümkün olamayacağından düzenlenen cezai şart hükmünün yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olup geçersiz olduğu mahkemece nazara alınamadan yerinde görülmeyen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102162300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz