Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13747 E. 2012/356 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çalışma ve sözleşme hürriyeti↗ sözleşme özgürlüğü↗ çalışma hürriyeti↗ franchise sözleşmesi↗ çerçeve sözleşme↗ rekabet yasağı↗ sözleşmeye aykırılık↗ oy yasağı↗ fesih↗ ihbar↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalının 13.11.2007 tarihli sözleşmeye aykırı davranarak işyerinde davacının ürünlerinden başka ürünler sattığı, davacının da haklı nedenle ve usulüne uygun şekilde sözleşmeyi feshettiği, fesih ihbarının davalıya 20.03.2008 tarihinde tebliğ edildiği, davalının anılan sözleşmenin 5.5. maddesi uyarınca fesih tarihinden itibaren bir yıllık süre boyunca imtiyaz bölgesinde rekabetten kaçınma yükümlülüğüne de aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının 20.03.2008 tarihinden 20.03.2009 tarihine kadar imtiyaz bölgesinde, sözleşmenin 5.5. maddesinde belirtilen ticari faaliyetleri göstermesinin önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, franchising sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı haksız rekabetin tespit ve önlenmesi istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 13.11.2007 tarihli sözleşmenin 5.5. maddesinde, alt imtiyaz sahibinin bu anlaşmanın sona ermesini veya feshedilmesini takip
./...
2011/13747
2012/356
S-2
eden bir yıllık süre boyunca imtiyaz bölgesinde, ne kendisinin ne de ilgili olduğu bir şirketinin bu anlaşma ile makul olarak tasarlanmış bulunan iş ile aynı veya benzer olan işlerde, özelde de gıda zinciri ile veya gıda toptan veya perakende satışı yapan Dia ürünlerinin benzerlerini veya aynısını satan rakip bir işletme ile iş yapmaktan ve genelde de Dia işletmeleri ile rekabet yaratacak doğrudan veya dolaylı faaliyetlerde bulunmaktan kaçınmayı taahhüt ettiği düzenlenmiş olup, davacı tarafından davalının sözleşmenin feshinden sonra anılan maddede yasaklanan işleri yapmaya devam ettiği ileri sürülerek işbu dava açılmış olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti başlıklı 48 ve devamı maddelerinde, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu bildirilmiş, BK.'nun 19. maddesinin ilk fıkrasında, bir akdin mevzuunun kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunacağı belirtildikten sonra, 2. fıkrasında bu serbestinin sınırları gösterilmiş, 20. maddesinde ise bir akdin mevzuunun gayri mümkün veya gayri muhik yahut ahlaka (adaba) mugayir olması halinde o akdin batıl olacağı düzenlenmiştir. Dolayısıyla sözleşmenin tarafları, sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez. Anayasa'nın ve BK.'nun anılan hükümleri sözleşme özgürlüğünün sınırlarını çizmiştir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, taraflar arasındaki sözleşmenin rekabet yasağını düzenleyen 5.5. maddesi hükmü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan çalışma hürriyeti ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek her hangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle geçersizdir.
Bu durum karşısında mahkemece, dava konusu 13.11.2007 sözleşmenin 5.5. maddesi hükmünün, yukarıda anılan yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan geçersiz bulunduğu kabul edilerek, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18347 E. 2015/3086 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çalışma hürriyeti · çerçeve sözleşme · rekabet yasağı · oy yasağı · geçersizlik · taahhütname
İncelediğiniz karardaBu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, taraflar arasındaki sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen 5.5. maddesi hükmü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek her hangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle «geçersizdir».
Dolayısıyla sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
… veya aynısını satan rakip bir işletme ile iş yapmaktan ve genelde de Dia işletmeleri ile rekabet yaratacak doğrudan veya dolaylı faaliyetlerde bulunmaktan kaçınmayı «taahhüt» ettiği düzenlenmiş olup, davacı tarafından davalının sözleşmenin feshinden sonra anılan maddede yasaklanan işleri yapmaya devam ettiği ileri sürülerek işbu dava aç …
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece tarafların «sözleşme serbestisi» kapsamında düzenledikleri «taahhütnameye» itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «taahhütnamenin» davalı tarafından imza altına alındığı, taahhütname içeriğinin kanun hükümlerine aykırı olmayıp «sözleşme özgürlüğü» sınırları içerisinde kaldığı, davalı yanın taahhütnameye aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin 25.10.2013 tarihinden işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme serbestisi · ticari faiz · cezai şart
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece tarafların «sözleşme serbestisi» kapsamında düzenledikleri «taahhütnameye» itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «taahhütnamenin» davalı tarafından imza altına alındığı, taahhütname içeriğinin kanun hükümlerine aykırı olmayıp «sözleşme özgürlüğü» sınırları içerisinde kaldığı, davalı yanın taahhütnameye aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin 25.10.2013 tarihinden işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yer ve süre yönünden ölçüsüz rekabet yasağı çalışma hürriyetine aykırı ve geçersizdir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5108 E. 2020/2422 K.
Ortak:rekabet yasağı · çalışma hürriyeti · sözleşme özgürlüğü · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaBu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, taraflar arasındaki sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen 5.5. maddesi hükmü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek her hangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle «geçersizdir».
Dava, «franchising sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi istemine ilişkindir.
Dolayısıyla sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «rekabet yasağı» ihlali nedeniyle «cezai şart» isteminin kabulüne, 2.500 USD'nin 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca faiziyle davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine, «haksız rekabetin» önlenmesine dair istemi yönünden hüküm tesisine mahal bulunmadığına, davacının haksız rekabet nedeniyle tazminat ve koşulları bulunmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; bu karara karşı taraf vekillerince «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağının» geçerli olacağı ilçe sınırlarının belirtilmediği gibi, maddede belirlenen iki yıl da Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olup; tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmaları mümkün olmayıp, buna göre «cezai şart» talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmadığından hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, taraflar arasında yapılan «müşteri temsilciliği» sözleşmesinde yer alan «rekabet yasağına» ilişkin hükmün ihlal edildiği iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «rekabet yasağı» ihlali nedeniyle «cezai şart» isteminin kabulüne, 2.500 USD'nin 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca faiziyle davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine, «haksız rekabetin» önlenmesine dair istemi yönünden hüküm tesisine mahal bulunmadığına, davacının haksız rekabet nedeniyle tazminat ve koşulları bulunmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; bu karara karşı taraf vekillerince «istinaf yoluna başvurulmuştur».
… pılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince haksız portföy transferine dayalı «cezai şart» ve manevi tazminat talebinin reddine ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre bu red kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 3 …
2- Dava, taraflar arasında yapılan «müşteri temsilciliği» sözleşmesinde yer alan «rekabet yasağına» ilişkin hükmün ihlal edildiği iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağının» geçerli olacağı ilçe sınırlarının belirtilmediği gibi, maddede belirlenen iki yıl da Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olup; tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmaları mümkün olmayıp, buna göre «cezai şart» talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmadığından hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9424 E. 2012/16195 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çalışma hürriyeti · franchise sözleşmesi · çerçeve sözleşme · rekabet yasağı · oy yasağı · geçersizlik · taahhütname
İncelediğiniz karardaBu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, taraflar arasındaki sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen 5.5. maddesi hükmü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek her hangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle «geçersizdir».
Dolayısıyla sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Dava, «franchising sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, taraflar arasındaki 16.10.2008 tarihli sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen özellikle, sözleşmenin sona ermesinden sonraki iki yıla ilişkin 4.9. maddesi hükmü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek her hangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle «geçersizdir».
Dolayısıyla sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının «franchise sözleşmesini» Re/Max Türkiye (Tek Grubu Gayrimenkul Franchising Pazarlama İç ve Dış Ticaret A.Ş.) ile imzaladığı, bu sözleşmeye dayanarak da davalı ile Re/Max «müşteri temsilciliği» sözleşmesi yaptığı, Re/Max Türkiye ile davacı arasında yapılan «temlikname» ile «cezai şart» alacağının davacıya geçtiği, temlik tarihinin de dava tarihinden önce olup davacının yaptığı franchise sözleşme gereğince de dava açmakta haklı olduğu, bu nedenle «husumet itirazının» yerinde olmadığı, sözleşmenin 4.9 maddesine göre sözleşme çerçevesinde yürüttüğü işe benzer veya davacı ile rekabet halindeki başka bir işi bu sözleşmenin geçerli …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek temsilci · husumet itirazı · cezai şart · temlik · ilan · temsil · husumet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının «franchise sözleşmesini» Re/Max Türkiye (Tek Grubu Gayrimenkul Franchising Pazarlama İç ve Dış Ticaret A.Ş.) ile imzaladığı, bu sözleşmeye dayanarak da davalı ile Re/Max «müşteri temsilciliği» sözleşmesi yaptığı, Re/Max Türkiye ile davacı arasında yapılan «temlikname» ile «cezai şart» alacağının davacıya geçtiği, temlik tarihinin de dava tarihinden önce olup davacının yaptığı franchise sözleşme gereğince de dava açmakta haklı olduğu, bu nedenle «husumet itirazının» yerinde olmadığı, sözleşmenin 4.9 maddesine göre sözleşme çerçevesinde yürüttüğü işe benzer veya davacı ile rekabet halindeki başka bir işi bu sözleşmenin geçerli …
Dava, «franchising sözleşmesi» uyarınca yapılan «müşteri temsilciliği» sözleşmesinde düzenlenen «haksız rekabet» iddiasına dayalı «cezai şart» bedelinin ödenmesi istemine ilişkindir.
Bu durum karşısında mahkemenin gerekçesinde yer alan, davalının Bostanlı'ya işyeri taşıma tarihinin sözleşme süresi bitiminden sonra olması ve gazete «ilanlarının» da dava tarihinden sonra olması nazara alınarak, mahkemece, dava konusu 16.10.2008 tarihli sözleşme hükmünün yukarıda anılan yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan «geçersiz» bulunduğu kabul edilerek, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3828 E. 2015/11197 K.
Ortak:çalışma hürriyeti · sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · rekabet yasağı · oy yasağı · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaBu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, taraflar arasındaki sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen 5.5. maddesi hükmü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek her hangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle «geçersizdir».
Dolayısıyla sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Dava, «franchising sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1-Dava, iş sözleşmesi bünyesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalının «müşteri portföyü» bilgilerine ve ticari sırlarına davacının vakıf olduğu, davacı tarafından, davalı ile aynı alanda faaliyet gösteren bir «limited şirket» kurulduğu ve «haksız rekabete» girişildiği, davacı müşterileri davalı tarafından etki altına alındığından iş hacimlerinin ve faaliyet karlarının «olumsuz» etkilendiği, davalının eylemleri nedeniyle zarara uğradığı iddiası ile dava açılmış ise de, dosya kapsamında davalının eylemleri nedeniyle davacının zarara uğradığına dair somut veri bulunmamakla birlikte; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında da, iş sözleşmesi ile davalının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde 2 yıl süreyle davacı şirketin işine rakip bir işte çalışmayacağı şeklinde çalışma «yasağı» getirilmesi ve sınırlarının yeterince belirlenmemesi durumu da başlıbaşına Anayasa ile güvence altına alınan «çalışma hürriyetinin» açık bir ihlali niteliğinde olup, mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün …
Şti'yi kurduğu ve 5 yıl süreyle müdür olarak seçildiği, bu durumun BK 348. maddesi ve devamı hükümlerine ve iş sözleşmesinin «rekabet yasağını» düzenleyen hükümlerine aykırı olduğu, 2010-2013 yılları arasında davacı şirketin satışlarında azalma olduğu, ancak A.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşteri portföyü · olumsuz oy · limited şirket · maddi tazminat · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas · e-defter
Benzer bu karardaBeton'un «defter» ve kayıtları incelendiğinde düşen satışlar nedeniyle sorumlu olmadığı, şirketin faal olmadığı ve ticari faaliyetinin bulunmadığı, ancak davalının sözleşmeye ve kanuna aykırı eylemi nedeniyle davacının zarara uğradığının kabulü gerektiği, BK 42/2. maddesi gözetilerke makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacının talebinin makul ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının rekabet etmeme hükümlülüğünü ihlal ettiğinin ve ayrıca davacı şirkete karşı «haksız rekabet» ettiğinin tespitine, 1.000,00 TL «maddi tazminatın» 12/05/2010 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının «iltibaslı» ürünle ilgili talebinden vazgeçmesiyle taraflar arasındaki uyuşmazlık bu noktada «son» bulduğundan bu talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Davalının «müşteri portföyü» bilgilerine ve ticari sırlarına davacının vakıf olduğu, davacı tarafından, davalı ile aynı alanda faaliyet gösteren bir «limited şirket» kurulduğu ve «haksız rekabete» girişildiği, davacı müşterileri davalı tarafından etki altına alındığından iş hacimlerinin ve faaliyet karlarının «olumsuz» etkilendiği, davalının eylemleri nedeniyle zarara uğradığı iddiası ile dava açılmış ise de, dosya kapsamında davalının eylemleri nedeniyle davacının zarara uğradığına dair somut veri bulunmamakla birlikte; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında da, iş sözleşmesi ile davalının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde 2 yıl süreyle davacı şirketin işine rakip bir işte çalışmayacağı şeklinde çalışma «yasağı» getirilmesi ve sınırlarının yeterince belirlenmemesi durumu da başlıbaşına Anayasa ile güvence altına alınan «çalışma hürriyetinin» açık bir ihlali niteliğinde olup, mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün …
1-Dava, iş sözleşmesi bünyesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1461 E. 2017/4271 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çalışma hürriyeti · çerçeve sözleşme · rekabet yasağı · oy yasağı · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaBu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, taraflar arasındaki sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen 5.5. maddesi hükmü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek her hangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle «geçersizdir».
Dolayısıyla sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Dava, «franchising sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1-Dava, iş sözleşmesi bünyesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalının «müşteri portföyü» bilgilerine ve ticari sırlarına davacının vakıf olduğu, davacı tarafından, davalı ile aynı alanda faaliyet gösteren bir «limited şirket» kurulduğu ve «haksız rekabete» girişildiği, davacı müşterileri davalı tarafından etki altına alındığından iş hacimlerinin ve faaliyet kârlarının «olumsuz» etkilendiği, davalının eylemleri nedeniyle zarara uğradığı iddiası ile dava açılmış ise de, dosya kapsamında davalının eylemleri nedeniyle davacının zarara uğradığına dair somut veri bulunmamakla birlikte; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında da, iş sözleşmesi ile davalının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde 2 yıl süreyle davacı şirketin işine rakip bir işte çalışmayacağı şeklinde çalışma «yasağı» getirilmesi ve sınırlarının yeterince belirlenmemesi durumu da başlı başına Anayasa ile güvence altına alınan «çalışma hürriyetinin» açık bir ihlali niteliğinde olup, mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün …
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müşteri portföyü · şirket zararı · olumsuz oy · limited şirket · maddi tazminat
Benzer bu karardaDavalının «müşteri portföyü» bilgilerine ve ticari sırlarına davacının vakıf olduğu, davacı tarafından, davalı ile aynı alanda faaliyet gösteren bir «limited şirket» kurulduğu ve «haksız rekabete» girişildiği, davacı müşterileri davalı tarafından etki altına alındığından iş hacimlerinin ve faaliyet kârlarının «olumsuz» etkilendiği, davalının eylemleri nedeniyle zarara uğradığı iddiası ile dava açılmış ise de, dosya kapsamında davalının eylemleri nedeniyle davacının zarara uğradığına dair somut veri bulunmamakla birlikte; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında da, iş sözleşmesi ile davalının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde 2 yıl süreyle davacı şirketin işine rakip bir işte çalışmayacağı şeklinde çalışma «yasağı» getirilmesi ve sınırlarının yeterince belirlenmemesi durumu da başlı başına Anayasa ile güvence altına alınan «çalışma hürriyetinin» açık bir ihlali niteliğinde olup, mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalının sözleşmenin bitiminden itibaren iki yıl süre ile rekabet etmeme sorumluluğunun bulunduğu, buna aykırı davrandığı ve bu nedenle davacı «şirketin zarara» uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava, iş sözleşmesi bünyesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4955 E. 2017/6834 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çalışma hürriyeti · çerçeve sözleşme · rekabet yasağı · oy yasağı · geçersizlik
İncelediğiniz karardaBu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, taraflar arasındaki sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen 5.5. maddesi hükmü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek her hangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle «geçersizdir».
Dolayısıyla sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Anayasa'nın ve BK.'nun anılan hükümleri «sözleşme özgürlüğünün» sınırlarını çizmiştir.
Benzer bu karardaDavalının yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında, davacı şirkete karşı getirilen «rekabet yasağının» yer veya bölge olarak sınırlarının belirlenmemesi durumu başlı başına Anayasa ile güvence altına alınan «çalışma hürriyetinin» açık bir ihlali niteliğinde olduğundan rekabet yasağına ilişkin İş Sözleşmesinin 10. maddesinin «geçersiz» olduğu göz önünde bulundurulmaksızın mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulma …
… nı alanda faaliyet gösteren başka şirketlerde çalıştığı, davacı şirkete ait tasarımları bu şirketlerin kullanımına sunmak suretiyle iş sözleşmesinde öngörülmüş olan «rekabet yasağına» aykırı davrandığı, ayrıca iş sözleşmesinde öngörülen 3 yıllık çalışma süresi dolmadan işten ayrılmış olması nedeniyle kendisine verilen eğitimlerden kaynaklanan «cezai şart» alacağının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000 Euro cezai şart ve 2.000 Euro eğitim bedeli olmak üzere toplamda 12.000 Euro'nun karar tarihi itibari …
1- Dava, iş sözleşmesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle 818 sayılı Borçlar Kanunun 348. vd. maddelerine dayalı «cezai şart» istemi ile eğitim giderinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart · kesin hüküm
Benzer bu kararda… nı alanda faaliyet gösteren başka şirketlerde çalıştığı, davacı şirkete ait tasarımları bu şirketlerin kullanımına sunmak suretiyle iş sözleşmesinde öngörülmüş olan «rekabet yasağına» aykırı davrandığı, ayrıca iş sözleşmesinde öngörülen 3 yıllık çalışma süresi dolmadan işten ayrılmış olması nedeniyle kendisine verilen eğitimlerden kaynaklanan «cezai şart» alacağının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000 Euro cezai şart ve 2.000 Euro eğitim bedeli olmak üzere toplamda 12.000 Euro'nun karar tarihi itibari …
1- Dava, iş sözleşmesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle 818 sayılı Borçlar Kanunun 348. vd. maddelerine dayalı «cezai şart» istemi ile eğitim giderinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesi incelendiğinde, davalı işçinin, şirketin işine rakip herhangi bir işe girmeyeceği veya faaliyete doğrudan veya dolaylı olarak katılmayacağı konusunda 24 ay süreli bir yasak getirildiği, «yasağın» ihlali halinde ise 10.000 Euro «cezai şart» öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Hukuk Dairesinin 2013/17004 Esas 2014/6068 sayılı Kararı ile onandığı göz önüne alındığında bu konuda oluşan «kesin» hükme rağmen eğitim giderlerine ilişkin talep ile ilgili karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9270 E. 2018/2596 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · rekabet yasağı · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDolayısıyla sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, taraflar arasındaki sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen 5.5. maddesi hükmü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek her hangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle «geçersizdir».
Anayasa'nın ve BK.'nun anılan hükümleri «sözleşme özgürlüğünün» sınırlarını çizmiştir.
Benzer bu kararda… 19/1. maddesinde (TBK 26) bir aktin mevzuunun kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunacağının belirtildiği, BK 20. maddesinde (TBK 27) ise kanunun «emredici» hükümlerine, ahlaka, «kamu düzenine», «kişilik haklarına» aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmelerin «kesin» olarak hükümsüz olduğunun düzenlendiği, her ne kadar sözleşmenin tarafları «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür kabul edilse de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olamayacağı, tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü …
Dava, davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddiasına dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik hakları · emredici hüküm · kamu düzeni · kesin hüküm
Benzer bu kararda… 19/1. maddesinde (TBK 26) bir aktin mevzuunun kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunacağının belirtildiği, BK 20. maddesinde (TBK 27) ise kanunun «emredici» hükümlerine, ahlaka, «kamu düzenine», «kişilik haklarına» aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmelerin «kesin» olarak hükümsüz olduğunun düzenlendiği, her ne kadar sözleşmenin tarafları «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür kabul edilse de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olamayacağı, tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5797 E. 2011/16679 K.
Ortak:sözleşme özgürlüğü · çerçeve sözleşme · sözleşmeye aykırılık · geçersizlik
İncelediğiniz karardaDolayısıyla sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Dava, «franchising sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi istemine ilişkindir.
Anayasa'nın ve BK.'nun anılan hükümleri «sözleşme özgürlüğünün» sınırlarını çizmiştir.
Benzer bu karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
2- Dava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı sözleşmede düzenlenen «cezai şart» yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan «geçersiz» olup, buna göre mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart · taşıma sözleşmesi · eksik inceleme
Benzer bu kararda2- Dava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı sözleşmede düzenlenen «cezai şart» yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan «geçersiz» olup, buna göre mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… gerek ferden gerek başka bir şirket unvanı altında davacı adına taşıma işleri yaptığı şahıs veya firmaların taşıma işlerini üstlenemeyeceği, aksi halde 10.000,00 TL «cezai şartın» ödeneceği” düzenlenmiş olup, davalı tarafından davacı adına taşınan öğrencilerin sözleşmenin feshinden sonra taşınmaya devam edildiği ileri sürülerek, cezai şartın …
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13747 E. , 2012/356 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
VEKİLİ Av. İz......
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.04.2009 tarih ve 2008/180-2009/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 17.01.2012 gününde davacı avukatı Zey......k geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştır.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili ile imzaladığı alt imtiyaz sözleşmesine aykırı davrandığı için sözleşmenin müvekkilince feshedildiğini, davalının anılan sözleşmenin 5-5. maddesinde düzenlenen ''sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle bir yıllık süre ile rekabet etmeme yasağına'' da aykırı davrandığını ileri sürerek, davalının haksız rekabet oluşturan eylemlerinin tespitini ve önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalının 13.11.2007 tarihli sözleşmeye aykırı davranarak işyerinde davacının ürünlerinden başka ürünler sattığı, davacının da haklı nedenle ve usulüne uygun şekilde sözleşmeyi feshettiği, fesih ihbarının davalıya 20.03.2008 tarihinde tebliğ edildiği, davalının anılan sözleşmenin 5.5. maddesi uyarınca fesih tarihinden itibaren bir yıllık süre boyunca imtiyaz bölgesinde rekabetten kaçınma yükümlülüğüne de aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının 20.03.2008 tarihinden 20.03.2009 tarihine kadar imtiyaz bölgesinde, sözleşmenin 5.5. maddesinde belirtilen ticari faaliyetleri göstermesinin önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, franchising sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı haksız rekabetin tespit ve önlenmesi istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 13.11.2007 tarihli sözleşmenin 5.5. maddesinde, alt imtiyaz sahibinin bu anlaşmanın sona ermesini veya feshedilmesini takip
./...
2011/13747
2012/356
S-2
eden bir yıllık süre boyunca imtiyaz bölgesinde, ne kendisinin ne de ilgili olduğu bir şirketinin bu anlaşma ile makul olarak tasarlanmış bulunan iş ile aynı veya benzer olan işlerde, özelde de gıda zinciri ile veya gıda toptan veya perakende satışı yapan Dia ürünlerinin benzerlerini veya aynısını satan rakip bir işletme ile iş yapmaktan ve genelde de Dia işletmeleri ile rekabet yaratacak doğrudan veya dolaylı faaliyetlerde bulunmaktan kaçınmayı taahhüt ettiği düzenlenmiş olup, davacı tarafından davalının sözleşmenin feshinden sonra anılan maddede yasaklanan işleri yapmaya devam ettiği ileri sürülerek işbu dava açılmış olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti başlıklı 48 ve devamı maddelerinde, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu bildirilmiş, BK.'nun 19. maddesinin ilk fıkrasında, bir akdin mevzuunun kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunacağı belirtildikten sonra, 2. fıkrasında bu serbestinin sınırları gösterilmiş, 20. maddesinde ise bir akdin mevzuunun gayri mümkün veya gayri muhik yahut ahlaka (adaba) mugayir olması halinde o akdin batıl olacağı düzenlenmiştir. Dolayısıyla sözleşmenin tarafları, sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Anayasa'nın ve BK.'nun anılan hükümleri sözleşme özgürlüğünün sınırlarını çizmiştir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, taraflar arasındaki sözleşmenin rekabet yasağını düzenleyen 5.5. maddesi hükmü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan çalışma hürriyeti ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek her hangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle geçersizdir.
Bu durum karşısında mahkemece, dava konusu 13.11.2007 sözleşmenin 5.5. maddesi hükmünün, yukarıda anılan yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan geçersiz bulunduğu kabul edilerek, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
24.01.2012-RK
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021827600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz