Cezai şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15316 E. 2013/492 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çalışma ve sözleşme hürriyeti↗ sözleşme serbestisi↗ çerçeve sözleşme↗ kabul beyanı↗ sözleşmeye aykırılık↗ ticari faiz↗ cezai şart↗ taşıma sözleşmesi↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ eksik inceleme↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin gerek davacı vekilinin iddia ettiği şekilde karşı tarafın sözleşmeyi kendiliğinden feshetmesi, gerekse davalı tarafın iddia ettiği şekilde sözleşmenin karşılıklı olarak feshedilmesi halinde, taraflar arasında düzenlenen 24.09.2009 tarihli sözleşmenin 4 ve 21. maddelerine göre taraflardan birinin bu sözleşmedeki maddelerden birinin ihlal etmesi halinde sözleşme sona erse dahi cezai şart tazminatı öngörüldüğü, taraflar arasındaki sözleşme sona ermesine rağmen davalının dosyada mevcut 26.02.2010 tarihinde diye başlayan tutanaktan da anlaşılacağı üzere ... Okulu'na öğrenci taşıma işine devam ettiği, gerekçesiyle davacı tarafın davalının 30.06.2010 tarihine kadar ... Okulu öğrencilerine servis hizmeti sunmaktan men'ine ilişkin talebin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının cezai şart tazminatı talebinin kabülü ile 7.454,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı cezai şart istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 24.09.2009 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde "firmanın servis ve taşıma işi ile alakalı olarak anlaşmalı olduğu resmi ve gayriresmi kurum ve kuruluşlarla adı geçen servis ve taşıma işinin her ne sebeple olursa olsun bırakması halinde yüklenici kendi adına veya her nam ve hesap adı altında olursa olsun bir başka firma adı altında servis ve taşıma işini asla yapmayacağını, teklif vermeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder." hükmüne sözleşmenin 21. maddesinde de "iş bu sözleşme şartlarından birisini ihlal eden yüklenici veya araç şoförü veya ruhsat sahibi firmaya 5.000 EURO cezai tazminat ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt eder" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Davalı tarafından daha önce davacının servis hizmeti sunduğu bir kısım öğrencileri sözleşmenin feshinden sonra da kendi nam ve hesabına taşımaya devam edildiği ileri sürülerek cezai şartın tahsili talep edilmiş ve mahkemece yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetin sahip olduğu ve 818 sayılı BK.'nun 19. maddesinin ilk fıkrasında, bir akdin mevzuu, kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunacağı, 2. fıkrasında ise bu serbestinin sınırları gösterilmiş ve 20. maddede de, bir akdin mevzuu gayrimümkün veya gayrimukik yahut ahlaka (adaba) mugayir olursa o akit batıldır hükmü getirilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu ve cezai şartın miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez. BK'nun 19, 20, 161 maddeleri anılan özgürlüğün sınırını çizmiştir. Cezai şart borçlunun iktisaden mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise, adap ve ahlaka aykırı sayılarak tamamen veya kısmen iptal edilmesi gerekir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı sözleşmede düzenlenen cezai şart yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan geçersiz olup, buna göre mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5797 E. 2011/16679 K.
Ortak:çerçeve sözleşme · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · taşıma sözleşmesi · geçersizlik · eksik inceleme · Cezai şart
İncelediğiniz karardaDava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı sözleşmede düzenlenen «cezai şart» yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan «geçersiz» olup, buna göre mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme serbestisi» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Benzer bu kararda2- Dava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı sözleşmede düzenlenen «cezai şart» yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan «geçersiz» olup, buna göre mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü
Benzer bu karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3863 E. 2014/9984 K.
Ortak:çerçeve sözleşme · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · taşıma sözleşmesi · geçersizlik · taahhütname · Cezai şart
İncelediğiniz karardaDava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme serbestisi» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı sözleşmede düzenlenen «cezai şart» yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan «geçersiz» olup, buna göre mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Bu maddede yer alan yükümlülüklere uymayan «taşıyıcı» «son» bir yıllık hakkedişi kadar «cezai şart» ödemeyi kabul ve «taahhüt» eder” hükmüne yer verilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · reeskont faizi · kâr dağıtımı · taşıyıcı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının sözleşmeyi feshettikten sonra aynı sektörde benzer ürünlerin üretim ve satışını yapan şirketin «dağıtım» ve pazarlamasını yaptığını, «cezai şart» koşullarının gerçekleştiğini, cezai şartın miktarı sözleşmeden elde edilen kazanca orantılı olduğundan fahiş olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 26.512,47 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu maddede yer alan yükümlülüklere uymayan «taşıyıcı» «son» bir yıllık hakkedişi kadar «cezai şart» ödemeyi kabul ve «taahhüt» eder” hükmüne yer verilmiştir.
Taraflar arasındaki 10.03.2005 tarihli «taşıma sözleşmesinin» N. maddesinde “«taşıyıcı» sözleşmenin sona ermesini izleyen bir yıl içinde B..
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2872 E. 2014/9827 K.
Ortak:çerçeve sözleşme · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · geçersizlik · taahhütname · Cezai şart
İncelediğiniz karardaDava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme serbestisi» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı sözleşmede düzenlenen «cezai şart» yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan «geçersiz» olup, buna göre mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, «sözleşmeye aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Bu maddede yer alan yükümlülüklere uymayan «taşıyıcı» «son» bir yıllık hakkedişi kadar «cezai şart» ödemeyi kabul ve «taahhüt» eder” hükmüne yer verilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · kısıtlılık · taşıyıcı · tacir · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… te davacı şirket ile olan sözleşmesini feshettiği, bir süre sonra da aynı sektörde faaliyet gösteren dava dışı şirket için çalışmaya başladığı, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» koşullarının gerçekleştiği, davacının sözleşmeye bu nitelikte bir hüküm koymasının menfaatlerini korumaya yönelik olup ticari hayatın gereği olduğu, «tacir» sayılan davalının cezai şartın aşırılığından ve ticari özgürlüğünün «kısıtlandığından» bahsedemeyeceği, basiretli davranması gerekip imzaladığı sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerin kapsam ve derecesini doğru taktir etmesi gerektiği, bu itibarla sö …
Bu maddede yer alan yükümlülüklere uymayan «taşıyıcı» «son» bir yıllık hakkedişi kadar «cezai şart» ödemeyi kabul ve «taahhüt» eder” hükmüne yer verilmiştir.
Taraflar arasındaki 10.02.2004 tarihli sözleşmesinin V/O. bendinde “«taşıyıcı» sözleşmenin sona ermesini izleyen bir yıl içinde B..
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2156 E. 2015/7881 K.
Ortak:çerçeve sözleşme · sözleşmeye aykırılık · cezai şart
İncelediğiniz karardaDava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme serbestisi» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
… nlenen 24.09.2009 tarihli sözleşmenin 4 ve 21. maddelerine göre taraflardan birinin bu sözleşmedeki maddelerden birinin ihlal etmesi halinde sözleşme sona erse dahi «cezai şart» tazminatı öngörüldüğü, taraflar arasındaki sözleşme sona ermesine rağmen davalının dosyada mevcut 26.02.2010 tarihinde diye başlayan tutanaktan da anlaşılacağı üze …
Benzer bu kararda1- Dava, «hizmet sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının «rekabet yasağı» hükümlerine aykırı bir şekilde dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, bu nedenle sözleşmede öngörülen «cezai şart» koşulların somut olayda gerçekleştiği, her ne kadar sözleşmede 10.000,00 USD cezai şart öngörülmüş ise de davalının sosyal ve ekonomik durumu çalıştığı şirketten aldığı maaş ve daha önce çalıştığı davacı şirketten aldığı maaş ile «hakkaniyet» ilkesi nazara alınarak cezai şart tutarından taktiren yarı oranında indirim yapılmasının uygun olduğu gerekçesiyle 8.984,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyec …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çalışma özgürlüğü · sözleşme özgürlüğü · rekabet yasağı · istifa · acentelik · hakkaniyet · hizmet sözleşmesi · oy yasağı
Benzer bu karardaBu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından yukarıda açıklanan «çalışma özgürlüğüne», akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının «rekabet yasağı» hükümlerine aykırı bir şekilde dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, bu nedenle sözleşmede öngörülen «cezai şart» koşulların somut olayda gerçekleştiği, her ne kadar sözleşmede 10.000,00 USD cezai şart öngörülmüş ise de davalının sosyal ve ekonomik durumu çalıştığı şirketten aldığı maaş ve daha önce çalıştığı davacı şirketten aldığı maaş ile «hakkaniyet» ilkesi nazara alınarak cezai şart tutarından taktiren yarı oranında indirim yapılmasının uygun olduğu gerekçesiyle 8.984,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyec …
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 14.05.2009 tarihli «hizmet sözleşmenin» 10. maddesinde sözleşmenin işveren tarafından herhangi bir nedenle feshedilmesi hali hariç olmak üzere sona ermesinden itibaren çalışanın iki yıllık bir süre boyunca İç Anadolu Bölgesi, Marmara Bölgesi ve Ege Bölgesinde işveren şirketin iştigal konusu olan tıbbi sarf malzemeleri, cihazları, mal ve hizmetleri alanında faaliyet gösteren herhangi bir firmanın işiyle kısmen veya tamamen rekabet halinde olan veya rekabet etme ihtimali bulunan iş veya faaliyetler ile doğrudan veya dolaylı olarak kendi hesabına veya herhangi bir kimse, firma veya şirketle bağlantılı olarak veya bunların hesabına veya bunların yöneticisi, müdürü, «acentesi», müsdahdemi, danışmanı veya müşaviri olarak herhangi bir iş veya faaliyetle iştigal etmeyeceğinin, 12. maddesinde ise sözleşmenin 10. maddesinin ihlali halinde işverine verilen tüm zarar ziyan haricinde 10.000,00 ABD dolarının «cezai şart» olarak ödeneceğinin düzenlendiği, davalı tarafından 01.08.2010 tarihinde iş aktinin «istifa» yoluyla sonlandırıldığı, davalının iki yıllık süre dahilinde davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren rakip firmada Temmuz 2012 tarihinden itiberen çalı …
1- Dava, «hizmet sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2709 E. 2016/794 K.
Ortak:çerçeve sözleşme · cezai şart
İncelediğiniz karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme serbestisi» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
… nlenen 24.09.2009 tarihli sözleşmenin 4 ve 21. maddelerine göre taraflardan birinin bu sözleşmedeki maddelerden birinin ihlal etmesi halinde sözleşme sona erse dahi «cezai şart» tazminatı öngörüldüğü, taraflar arasındaki sözleşme sona ermesine rağmen davalının dosyada mevcut 26.02.2010 tarihinde diye başlayan tutanaktan da anlaşılacağı üze …
Okulu öğrencilerine servis hizmeti sunmaktan men'ine ilişkin talebin konusu kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», davacının «cezai şart» tazminatı talebinin kabülü ile 7.454,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Dava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal «teminat» altına alınmıştır.
Sözleşmede öngörülen «cezai şartın» borçlunun iktisaden mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise, adap ve ahlaka aykırı sayılarak tamamen veya kısmen iptal edilmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çalışma özgürlüğü · sözleşme özgürlüğü · müşteri portföyü · rekabet yasağı · istifa · acentelik · hizmet sözleşmesi · oy yasağı
Benzer bu karardaYukarıda yapılan açıklamalara göre, davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından «çalışma özgürlüğüne», akid serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir.
Bölge Sorumlusu olarak görev yaptığı, işten ayrıldıktan sonra dava dışı şirkette de aynı bölgede çalıştığı, «müşteri portföyünü» halen çalıştığı şirkette kullanmasının davacı için zarar doğurabileceği, bu durumun «rekabet yasağının» ihlaline neden olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 USD'nın tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal «teminat» altına alınmıştır.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 14.05.2009 tarihli «hizmet sözleşmenin» 10. maddesinde sözleşmenin işveren tarafından herhangi bir nedenle feshedilmesi hali hariç olmak üzere sona ermesinden itibaren çalışanın iki yıllık bir süre boyunca Akdeniz, Marmara Bölgesi ve Ege Bölgesinde işveren şirketin iştigal konusu olan tıbbi sarf malzemeleri, cihazları, mal ve hizmetleri alanında faaliyet gösteren herhangi bir firmanın işiyle kısmen veya tamamen rekabet halinde olan veya rekabet etme ihtimali bulunan iş veya faaliyetler ile doğrudan veya dolaylı olarak kendi hesabına veya herhangi bir kimse, firma veya şirketle bağlantılı olarak veya bunların hesabına veya bunların yöneticisi, müdürü, «acentesi», müsdahdemi, danışmanı veya müşaviri olarak herhangi bir iş veya faaliyetle iştigal etmeyeceğinin, 12. maddesinde ise sözleşmenin 10. maddesinin ihlali halinde işverine verilen tüm zarar ziyan haricinde 10.000,00 ABD dolarının «cezai şart» olarak ödeneceği düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2751 E. 2017/1589 K.
Ortak:çerçeve sözleşme · sözleşmeye aykırılık · cezai şart
İncelediğiniz karardaDava, «taşıma sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme serbestisi» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
… nlenen 24.09.2009 tarihli sözleşmenin 4 ve 21. maddelerine göre taraflardan birinin bu sözleşmedeki maddelerden birinin ihlal etmesi halinde sözleşme sona erse dahi «cezai şart» tazminatı öngörüldüğü, taraflar arasındaki sözleşme sona ermesine rağmen davalının dosyada mevcut 26.02.2010 tarihinde diye başlayan tutanaktan da anlaşılacağı üze …
Benzer bu karardaDava, «hizmet sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Mahkemece, davalının «hizmet sözleşmesinde» yazılı «rekabet yasağı» «kaydının» geçerli olduğu, davalı yanın davacının iş sırları hakkında bilgi sahibi olması davacı nezdinde iken yaptığı işe bağlı olarak ortaya çıkan bir hal olmakla bu bilgilerin davalı yanca istimalinin davacıya mühim surette zarar verebileceği, yanlar arasında münakit rekabet yasağı kaydının süre, yer ve konu bakımından sınırlamaları ihtiva ettiği, her üç sınırlama birlikte irdelendiğinde rekabet yasağının davalının iktisadi istikbalini tahdit eden bir içerik ihtiva etmediği ve «çalışma hürriyetine» şedit bir menfi müdahale vasfı taşımadığı, davalının resmen değilse de eylemli olarak iş gördüğü dava dışı Johnson & Johnson firmasında davacı nezdindeki pozisyona eşdeğer pozisyonda görev icra ettiği ve bu suretle, fiilen rekabetten kaçınma borcuna mugayyir davrandığı, bu şartlar altında davacının «cezai şart» istemesinin haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.000 USD' nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4-a md. uyarınca faizi ile bir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:çalışma özgürlüğü · sözleşme özgürlüğü · çalışma hürriyeti · rekabet yasağı · istifa · acentelik · hizmet sözleşmesi · oy yasağı
Benzer bu karardaMahkemece, davalının «hizmet sözleşmesinde» yazılı «rekabet yasağı» «kaydının» geçerli olduğu, davalı yanın davacının iş sırları hakkında bilgi sahibi olması davacı nezdinde iken yaptığı işe bağlı olarak ortaya çıkan bir hal olmakla bu bilgilerin davalı yanca istimalinin davacıya mühim surette zarar verebileceği, yanlar arasında münakit rekabet yasağı kaydının süre, yer ve konu bakımından sınırlamaları ihtiva ettiği, her üç sınırlama birlikte irdelendiğinde rekabet yasağının davalının iktisadi istikbalini tahdit eden bir içerik ihtiva etmediği ve «çalışma hürriyetine» şedit bir menfi müdahale vasfı taşımadığı, davalının resmen değilse de eylemli olarak iş gördüğü dava dışı Johnson & Johnson firmasında davacı nezdindeki pozisyona eşdeğer pozisyonda görev icra ettiği ve bu suretle, fiilen rekabetten kaçınma borcuna mugayyir davrandığı, bu şartlar altında davacının «cezai şart» istemesinin haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.000 USD' nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4-a md. uyarınca faizi ile bir …
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından yukarıda açıklanan «çalışma özgürlüğüne», akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir.
… doğrudan veya dolaylı olarak kendi hesabına veya herhangi bir kimse, firma veya şirketle bağlantılı olarak veya bunların hesabına veya bunların yöneticisi, müdürü, «acentesi», müsdahdemi, danışmanı veya müşaviri olarak herhangi bir iş veya faaliyetle iştigal etmeyeceğinin, 12. maddesinde ise sözleşmenin 10. maddesinin ihlali halinde işverene verilen tüm zarar ziyan haricinde 10.000,00 ABD dolarının «cezai şart» olarak ödeneceğinin düzenlendiği, davalı tarafından 25.02.2011 tarihinde iş aktinin «istifa» yoluyla sonlandırıldığı, davalının iki yıllık süre dahilinde davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren rakip firmada fiilen Mart 2011 tarihinden itibaren …
Dava, «hizmet sözleşmesine aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1461 E. 2017/4271 K.
Ortak:çerçeve sözleşme
İncelediğiniz karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme serbestisi» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu ve «cezai şartın» miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Benzer bu karardaSözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · çalışma hürriyeti · müşteri portföyü · rekabet yasağı · şirket zararı · oy yasağı · olumsuz oy · limited şirket
Benzer bu karardaDavalının «müşteri portföyü» bilgilerine ve ticari sırlarına davacının vakıf olduğu, davacı tarafından, davalı ile aynı alanda faaliyet gösteren bir «limited şirket» kurulduğu ve «haksız rekabete» girişildiği, davacı müşterileri davalı tarafından etki altına alındığından iş hacimlerinin ve faaliyet kârlarının «olumsuz» etkilendiği, davalının eylemleri nedeniyle zarara uğradığı iddiası ile dava açılmış ise de, dosya kapsamında davalının eylemleri nedeniyle davacının zarara uğradığına dair somut veri bulunmamakla birlikte; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında da, iş sözleşmesi ile davalının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde 2 yıl süreyle davacı şirketin işine rakip bir işte çalışmayacağı şeklinde çalışma «yasağı» getirilmesi ve sınırlarının yeterince belirlenmemesi durumu da başlı başına Anayasa ile güvence altına alınan «çalışma hürriyetinin» açık bir ihlali niteliğinde olup, mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün …
1-Dava, iş sözleşmesi bünyesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalının sözleşmenin bitiminden itibaren iki yıl süre ile rekabet etmeme sorumluluğunun bulunduğu, buna aykırı davrandığı ve bu nedenle davacı «şirketin zarara» uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/15316 E. , 2013/492 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/09/2011 tarih ve 2010/164-2011/449 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... Okulu arasında öğrenci taşıma sözleşmesi bulunduğunu, müvekkili ile davalı arasında da servis hizmeti-taşıma sözleşmesi imzalandığını, davalı servis hizmeti sözleşmesini 05.01.2010'da feshettiğini, davalı sözleşmeyi kendisi feshettiği halde sözleşmenin 4. maddesindeki rekabet yasağını ihlal ettiğini, sözleşmenin 21. maddesi uyarınca da rekabet yasağını ihlal ettiğinden 5.000 EURO cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, davalının gerek kendi nam ve hesabına gerek başka bir şirket bünyesinde, 30.06.2010 tarihine kadar ... Okulu öğrencilerine servis hizmeti sunmaktan men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.600 EURO karşılığı 7.454,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme karşılıklı olarak feshedildiğinden herhangi bir tazminat istenemeyeceğini, davacının ... Okulu'nun servis hizmetini yapmak üzere ... Belediye Başkanlığı'ndan güzergah izni alamadığını, dolayısıyla yok hükmünde olan ve fiilen ve hukuken geçerli olmayan bir sözleşmeye dayandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin gerek davacı vekilinin iddia ettiği şekilde karşı tarafın sözleşmeyi kendiliğinden feshetmesi, gerekse davalı tarafın iddia ettiği şekilde sözleşmenin karşılıklı olarak feshedilmesi halinde, taraflar arasında düzenlenen 24.09.2009 tarihli sözleşmenin 4 ve 21. maddelerine göre taraflardan birinin bu sözleşmedeki maddelerden birinin ihlal etmesi halinde sözleşme sona erse dahi cezai şart tazminatı öngörüldüğü, taraflar arasındaki sözleşme sona ermesine rağmen davalının dosyada mevcut 26.02.2010 tarihinde diye başlayan tutanaktan da anlaşılacağı üzere ... Okulu'na öğrenci taşıma işine devam ettiği, gerekçesiyle davacı tarafın davalının 30.06.2010 tarihine kadar ...
Okulu öğrencilerine servis hizmeti sunmaktan men'ine ilişkin talebin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının cezai şart tazminatı talebinin kabülü ile 7.454,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı cezai şart istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 24.09.2009 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde "firmanın servis ve taşıma işi ile alakalı olarak anlaşmalı olduğu resmi ve gayriresmi kurum ve kuruluşlarla adı geçen servis ve taşıma işinin her ne sebeple olursa olsun bırakması halinde yüklenici kendi adına veya her nam ve hesap adı altında olursa olsun bir başka firma adı altında servis ve taşıma işini asla yapmayacağını, teklif vermeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder." hükmüne sözleşmenin 21. maddesinde de "iş bu sözleşme şartlarından birisini ihlal eden yüklenici veya araç şoförü veya ruhsat sahibi firmaya 5.000 EURO cezai tazminat ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt eder" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Davalı tarafından daha önce davacının servis hizmeti sunduğu bir kısım öğrencileri sözleşmenin feshinden sonra da kendi nam ve hesabına taşımaya devam edildiği ileri sürülerek cezai şartın tahsili talep edilmiş ve mahkemece yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetin sahip olduğu ve 818 sayılı BK.'nun 19. maddesinin ilk fıkrasında, bir akdin mevzuu, kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunacağı, 2. fıkrasında ise bu serbestinin sınırları gösterilmiş ve 20. maddede de, bir akdin mevzuu gayrimümkün veya gayrimukik yahut ahlaka (adaba) mugayir olursa o akit batıldır hükmü getirilmiştir.
Sözleşmenin tarafları, sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu ve cezai şartın miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez. BK'nun 19, 20, 161 maddeleri anılan özgürlüğün sınırını çizmiştir. Cezai şart borçlunun iktisaden mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise, adap ve ahlaka aykırı sayılarak tamamen veya kısmen iptal edilmesi gerekir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalının imzaladığı sözleşmede düzenlenen cezai şart yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve ilkelere aykırı olduğundan geçersiz olup, buna göre mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/245442400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz