Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10789 E. 2012/16291 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
azil↗ rekabet yasağı↗ sözleşmenin feshi↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ oy yasağı↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı ... Mar. Gıda Ltd. Şti. vekili, davacının tüm ürünlere ulaşabilirliklerini sağlayamadığını savunmuş ise de yapılan tespitte DİA ibaresi taşıyan çok sayıda ürünün mevcut olduğu, davalının savunmasını kanıtlayamadığı, davalının sözleşmedeki rekabet yasağına aykırı olarak sözleşmenin feshine rağmen ürünleri satışa arz ettiği, mahkemenin şirket müdürünü azil yetkisinin bulunmadığı, karşı davanın harcının yatırılmadığı, süresinde açılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ...'nin müdürlükten azli talebinin reddine, karşı davanın açılmamış sayılmasına dair tesis edilen karar, davalı-karşı davacı ile davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı-karşı davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı-karşı davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13396 E. 2012/4110 K.
Ortak:azil · rekabet yasağı · sözleşmenin feshi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · oy yasağı · taşıyan · yetkisizlik kararı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaŞti. vekili, davacının tüm ürünlere ulaşabilirliklerini sağlayamadığını savunmuş ise de yapılan tespitte DİA ibaresi «taşıyan» çok sayıda ürünün mevcut olduğu, davalının savunmasını kanıtlayamadığı, davalının sözleşmedeki «rekabet yasağına» aykırı olarak «sözleşmenin feshine» rağmen ürünleri satışa arz ettiği, mahkemenin şirket müdürünü «azil» «yetkisinin» bulunmadığı, karşı davanın harcının yatırılmadığı, süresinde açılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ...'nin müdürlükten azli talebinin reddine, karşı «davanın açılmamış sayılmasına» dair tesis edilen karar, davalı-karşı davacı ile davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Benzer bu karardaŞti. vekili, davacının tüm ürünlere ulaşabilirliklerini sağlayamadığını savunmuş ise de yapılan tespitte DİA ibaresi «taşıyan» çok sayıda ürünün mevcut olduğu, davalının savunmasını kanıtlayamadığı, davalının sözleşmedeki «rekabet yasağına» aykırı olarak «sözleşmenin feshine» rağmen ürünleri satışa arz ettiği, mahkemenin şirket müdürünü «azil» «yetkisinin» bulunmadığı, karşı davanın harcının yatırılmadığı, süresinde açılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ...’nin müdürlükten azli talebinin reddine, karşı «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
1- Asıl dava, sözleşmedeki «haksız rekabet yasağı» hükmünün ihlal edildiğinin tespiti ve meni istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasındaki alt imtiyaz sözleşmesinin 5/5. maddesinde, «rekabet yasağı» başlığı altında yapılan düzenlemede, davalının sözleşmenin sona ermesi sonrası 1 yıllık süre boyunca benzer marketçilik faaliyetinde bulunamayacağı, davacı ürünlerinin benzerinin veya aynını satan bir iş yapamayacağı, rekabet yaratacak faaliyetlerden kaçınacağı belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harcın ikmali · peşin karar harcı · tefrik · olumsuz oy · havale · harç · haksız rekabet
Benzer bu karardaDilekçenin verilmesi ile birlikte, «peşin harcın» yatırılmamış olması, sonradan «harç» yatırılmak suretiyle davanın görülmesine engel değildir.
Bu nedenle mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca, davalı-karşı davacılara «harcı ikmal» ettirmek üzere süre verilip, talepleri konusunda olumlu veya «olumsuz» bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi de bozmayı gerektirmiştir.
1- Asıl dava, sözleşmedeki «haksız rekabet yasağı» hükmünün ihlal edildiğinin tespiti ve meni istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karşılık dava dilekçesi, hakim tarafından «havale» edilip işleme konulmakla dava açılmış sayılır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5809 E. 2018/67 K.
Ortak:azil · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaŞti. vekili, davacının tüm ürünlere ulaşabilirliklerini sağlayamadığını savunmuş ise de yapılan tespitte DİA ibaresi «taşıyan» çok sayıda ürünün mevcut olduğu, davalının savunmasını kanıtlayamadığı, davalının sözleşmedeki «rekabet yasağına» aykırı olarak «sözleşmenin feshine» rağmen ürünleri satışa arz ettiği, mahkemenin şirket müdürünü «azil» «yetkisinin» bulunmadığı, karşı davanın harcının yatırılmadığı, süresinde açılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ...'nin müdürlükten azli talebinin reddine, karşı «davanın açılmamış sayılmasına» dair tesis edilen karar, davalı-karşı davacı ile davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Benzer bu karardaAncak, Türk Ticaret Kanunu’nun 630/2. maddesi uyarınca, her ortak, haklı sebeplerin varlığı durumunda yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkisinin kaldırılmasını» veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.
Bu durumda, mahkemece anılan kanun maddesi gereğince davacı tarafından ileri sürülen sebeplerin tek tek tartışılıp «azil» için «haklı sebep» sayılıp sayılmayacağı gerekçelendirilmeden yazılı gerekçe ile ileri sürülen sebeplerin azil için yeterli sebep sayılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:azınlık pay sahibi · temsil yetkisinin kaldırılması · şirket müdürünün azli · müdahale talebi · asli müdahale · haklı sebep · tefrik · limited şirket
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin 2015/171 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davacılar ...ve ...'in davalarının reddine karar verildiği, «asli müdahale talebi» ile ...'ün davasının «tefrik» edilerek mahkememizin yeni esasına kaydedildiği, davalı şirket yöneticisinin «görevlendirmesi» ve görevden azlinin ...'nin 616. maddesi uyarınca genel kurula ait olduğu, «azınlık pay sahibi» olan davacının keyfiyeti önce genel kurula ve buradan alınacak karara göre dava yolu ile mahkemeye getirmesi gerektiği, oysa davacının doğrudan dava açtığı, davacının belirtiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli bir neden sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «azınlık pay sahibi» davacının önce genel kurula başvurup genel kuruldan karar alındıktan sonra dava yoluyla mahkemeden talepte bulunabileceği, ayrıca davacının bildirdiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli neden sayılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket» müdürünün azline ilişkindir.
Ancak, Türk Ticaret Kanunu’nun 630/2. maddesi uyarınca, her ortak, haklı sebeplerin varlığı durumunda yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkisinin kaldırılmasını» veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/660 E. 2020/4192 K.
Ortak:azil
İncelediğiniz karardaŞti. vekili, davacının tüm ürünlere ulaşabilirliklerini sağlayamadığını savunmuş ise de yapılan tespitte DİA ibaresi «taşıyan» çok sayıda ürünün mevcut olduğu, davalının savunmasını kanıtlayamadığı, davalının sözleşmedeki «rekabet yasağına» aykırı olarak «sözleşmenin feshine» rağmen ürünleri satışa arz ettiği, mahkemenin şirket müdürünü «azil» «yetkisinin» bulunmadığı, karşı davanın harcının yatırılmadığı, süresinde açılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ...'nin müdürlükten azli talebinin reddine, karşı «davanın açılmamış sayılmasına» dair tesis edilen karar, davalı-karşı davacı ile davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin müdürlükten «azil» dışında kalan tüm taleplerinden «feragat» ettiklerini beyan ettiği, davalı ...'ın vefat etmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın reddine ve karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · feragat · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaBu durumda, davacının bu talebi yönünden dava tarihindeki haklılık durumuna göre «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmaksızın karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin müdürlükten «azil» dışında kalan tüm taleplerinden «feragat» ettiklerini beyan ettiği, davalı ...'ın vefat etmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın reddine ve karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Mahkemece, davacının, davalının müdürlükten azli talebi yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10789 E. , 2012/16291 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2009 gün ve 2009/13-2009/263 sayılı kararı bozan Daire’nin 19/03/2012 gün ve 2010/13396-2012/4110 sayılı kararı aleyhinde davacı-karşı davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili ile davalı ... Mar. Gıda Ltd. Şti. arasında 24.05.2007 tarihli franchise (alt imtiyaz) sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin sonradan feshedildiğini, davalının sözleşmenin 5. maddesine aykırı olarak aynı yerde faaliyette bulunduğunu, oysa sözleşmeye göre aynı adreste 1 yıl geçmeden benzer faaliyette bulunamayacağını, buna rağmen diğer davalı şirketin aynı adreste sicile tescil edilip, davalı ...’nin de müdür olarak atandığını, yine davalının sözleşmeye göre davacının belirlediği ürünler dışında satış yapması mümkün olmadığı halde liste dışı ürünler sattığının tespit edildiğini, bu şekilde rekabet yasağı hükmünü ihlal ettiğini ileri sürerek, davalı Galaksi Mar.
Gıda Ltd.Şti.’nin faaliyetinin 1 yıl süreyle durdurulmasını, davalı ...’nin müdürlükten azlini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı ... Mar. Gıda Ltd. Şti. ve ... vekili, davacının siparişlere uygun ürün göndermediğini, taahhüt edilen hizmetlere uymadığını, bu nedenle sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini, fesih sonrası birbirlerini ibra ettiklerini, davacının iddialarının yersiz olduğunu, karşı dava olarak sözleşmenin tek taraflı olarak haklı nedenle feshedildiğinin tespitini istemiştir.
Davalı Galaksi Mar. Gıda Ltd.Şti. vekili, müvekkilinin davanın tarafı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı ... Mar. Gıda Ltd. Şti. vekili, davacının tüm ürünlere ulaşabilirliklerini sağlayamadığını savunmuş ise de yapılan tespitte DİA ibaresi taşıyan çok sayıda ürünün mevcut olduğu, davalının savunmasını kanıtlayamadığı, davalının sözleşmedeki rekabet yasağına aykırı olarak sözleşmenin feshine rağmen ürünleri satışa arz ettiği, mahkemenin şirket müdürünü azil yetkisinin bulunmadığı, karşı davanın harcının yatırılmadığı, süresinde açılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ...'nin müdürlükten azli talebinin reddine, karşı davanın açılmamış sayılmasına dair tesis edilen karar, davalı-karşı davacı ile davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı-karşı davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı-karşı davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı-karşı davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 16/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064511500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz