İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12455 E. 2012/3682 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müddeabih↗ ttk 309/4↗ ilk itiraz↗ i̇i̇k 194↗ sorumluluk davası↗ şirket zararı↗ derdestlik↗ açılmamış sayılma↗ yönetim kurulu kararı↗ dava sebebi↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, işbu dava ile İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyasındaki yargılamanın aynı mahiyette olup, yargılamanın halen devam ettiği gerekçesiyle derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı şirketin anasözleşmesinde belirtilen sermaye alacağının (APEL alacağı) tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyası ile işbu dava dosyasının aynı mahiyette olduğu gerekçesiyle derdestlik itirazının kabulüne, davanın reddine karar verilmiştir.
HUMK’un 187-194. maddeleri uyarınca, bir davanın derdestlik ilk itirazı üzerine, açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir. Bunlar, aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte olması ve birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasıdır. Birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasından kasıt ise; davanın taraflarının, konusunun (müddeabihin) ve sebebinin (davanın dayanağını oluşturan vakıaların) aynı olmasıdır.
Somut olayda, derdest olduğu savunulan birinci dava olan İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin yönetim kurulu üyeleri aleyhine TTK.'nın 309-336. maddelerine dayalı olarak sorumluluk davası açtığı ve şirketin anasermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar şirketin zarara uğradığı iddiasıyla davalılar yönetim kurulu üyelerinden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, dolayısıyla tarafları, hukuki sebebi ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece derdestlik itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12055 E. 2012/18715 K.
Ortak:müddeabih · ilk itiraz · i̇i̇k 194 · sorumluluk davası · şirket zararı · derdestlik · açılmamış sayılma · yönetim kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaHUMK’un 187-«194». maddeleri uyarınca, bir davanın «derdestlik» «ilk itirazı» üzerine, «açılmamış sayılmasına» karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine TTK.'nın 309-336. maddelerine dayalı olarak «sorumluluk davası» açtığı ve şirketin anasermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar «şirketin zarara» uğradığı iddiasıyla davalılar yönetim kurulu üyelerinden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, dolayısıyla tarafları, hukuki «sebebi» ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece «derdestlik» itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyasındaki yargılamanın aynı mahiyette olup, yargılamanın halen devam ettiği gerekçesiyle «derdestlik» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHUMK’nun 187-«194». maddeleri uyarınca, bir davanın «derdestlik» «ilk itirazı» üzerine, «açılmamış sayılmasına» karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine TTK.'nın 309-336. maddelerine dayalı olarak «sorumluluk davası» açtığı ve şirketin anasermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar «şirketin zarara» uğradığı iddiasıyla davalılar yönetim kurulu üyelerinden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, dolayısıyla tarafları, hukuki «sebebi» ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece «derdestlik» itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 Esas sayılı dava dosyasındaki talebin eldeki davada da yer aldığı gerekçesiyle davanın «derdestlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10027 E. 2012/17615 K.
Ortak:ilk itiraz · i̇i̇k 194 · sorumluluk davası · şirket zararı · derdestlik · açılmamış sayılma · yönetim kurulu kararı · dava sebebi · dava şartı · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine TTK.'nın 309-336. maddelerine dayalı olarak «sorumluluk davası» açtığı ve şirketin anasermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar «şirketin zarara» uğradığı iddiasıyla davalılar yönetim kurulu üyelerinden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, dolayısıyla tarafları, hukuki «sebebi» ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece «derdestlik» itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
HUMK’un 187-«194». maddeleri uyarınca, bir davanın «derdestlik» «ilk itirazı» üzerine, «açılmamış sayılmasına» karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyasındaki yargılamanın aynı mahiyette olup, yargılamanın halen devam ettiği gerekçesiyle «derdestlik» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHUMK’nun 187-«194». maddeleri uyarınca, bir davanın «derdestlik» «ilk itirazı» üzerine, «açılmamış sayılmasına» karar verilebilmesi için, şu üç şartın birlikte bulunması gerekir: Aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte (derdest) olması, birinci dava ile ikinci davanın aynı dava olması.
Somut olayda, «derdest» olduğu savunulan birinci dava olan İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine TTK.'nun 309-336. maddelerine dayalı olarak «sorumluluk davası» açtığı ve şirketin ana sermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar «şirketin zarara» uğradığı iddiasıyla davalı yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, işbu dava ise davacı şirketin ana sözleşmesinde belirti …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dosyasının hukuki «sebebi» ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece «derdestlik» itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10834 E. 2012/16437 K.
Ortak:müddeabih · ilk itiraz · i̇i̇k 194 · derdestlik · açılmamış sayılma · dava sebebi · dava şartı
İncelediğiniz karardaHUMK’un 187-«194». maddeleri uyarınca, bir davanın «derdestlik» «ilk itirazı» üzerine, «açılmamış sayılmasına» karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir.
Birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasından kasıt ise; davanın taraflarının, konusunun («müddeabihin») ve «sebebinin» (davanın dayanağını oluşturan vakıaların) aynı olmasıdır.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine TTK.'nın 309-336. maddelerine dayalı olarak «sorumluluk davası» açtığı ve şirketin anasermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar «şirketin zarara» uğradığı iddiasıyla davalılar yönetim kurulu üyelerinden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, dolayısıyla tarafları, hukuki «sebebi» ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece «derdestlik» itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaHüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’un 187-«194». maddeleri uyarınca, bir davanın «derdestlik» «ilk itirazı» üzerine, «açılmamış sayılmasına» karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının davalıya karşı aynı konuda aynı talepleri içeren bire bir aynı olan davayı Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesinde 15/12/2010 tarihinde açtığı, davanın bu mahkemenin 2010/560 esas sayılı dosyasında halen «derdest» olduğu, davalının yasal «cevap süresi» içerisinde derdestlik definde bulunduğu gerekçesiyle, HUMK.un «194» maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/560 esas sayılı dava dosyası ile işbu dava dosyasının aynı mahiyette olduğu gerekçesiyle, «derdestlik» nedeniyle HUMK.un «194». maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cevap süresi · ba beyannamesi · davanın açılmamış sayılması
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının davalıya karşı aynı konuda aynı talepleri içeren bire bir aynı olan davayı Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesinde 15/12/2010 tarihinde açtığı, davanın bu mahkemenin 2010/560 esas sayılı dosyasında halen «derdest» olduğu, davalının yasal «cevap süresi» içerisinde derdestlik definde bulunduğu gerekçesiyle, HUMK.un «194» maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/560 esas sayılı dava dosyası ile işbu dava dosyasının aynı mahiyette olduğu gerekçesiyle, «derdestlik» nedeniyle HUMK.un «194». maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/560 esas sayılı dava dosyasında davacının, 10342200IM014261 ve 10342200IM015749 numaralı «beyannamelerle» ithal ettiği KAB236-2 ve KAB236-3 numaralı emtialar üzerinde davalı şirket tarafından yapılan test sonuçlarının hatalı olması sebebiyle maddi ve manevi tazminat is …
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11154 E. 2012/16595 K.
Ortak:İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · olağanüstü genel kurul · muacceliyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirketin ortağı olduğu, 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında şirket sermayesinin artırılmasına karar verildiği, TTK'nun 406. maddesi uyarınca, sermaye «koyma» borcunun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmemiş olması halinde yetkili organın apel işlemini yapması ile bu borcun «muaccel» olacağı, ancak borcun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmesi halinde ise borcun öngörülen tarihte muaccel hale geleceği, somut uyuşmazlıkta sermaye koyma borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında açıkça belirlendiği ve şirket anasözleşmesinde de bu konuda değişiklik yapıldığı, bu durumda davalının sermaye koyma borcunun apel işleminin yapılması ile muaccel hale geleceği yönündeki savunmasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/12455 E. , 2012/3682 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi(Şişli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi (Şişli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi)’nce verilen 23/12/2008 tarih ve 2006/1507-2008/2115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 13.02.2004 tarihinde TMSF tarafından devralındığını, yeni yönetim ve denetim kurulunun oluşturulduğunu, şirketin 500.000 TL sermayeli olarak kurulduğunu, davalının 10.000 TL. sermayesi bulunup anasözleşmeye göre, bunun ¼'üne isabet eden 2.500 TL'yi şirketin tescil tarihinden itibaren 3 ay içinde 19.03.2003 tarihine kadar ödemesi gerektiği halde ödemediğini, APEL alacağı olan bu miktarın tahsili için yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aynı konuda İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyası ile dava açıldığını, bu davanın halen derdest olduğunu ileri sürerek derdestlik nedeniyle ve esastan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, işbu dava ile İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyasındaki yargılamanın aynı mahiyette olup, yargılamanın halen devam ettiği gerekçesiyle derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı şirketin anasözleşmesinde belirtilen sermaye alacağının (APEL alacağı) tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyası ile işbu dava dosyasının aynı mahiyette olduğu gerekçesiyle derdestlik itirazının kabulüne, davanın reddine karar verilmiştir.
HUMK’un 187-194. maddeleri uyarınca, bir davanın derdestlik ilk itirazı üzerine, açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir. Bunlar, aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte olması ve birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasıdır. Birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasından kasıt ise; davanın taraflarının, konusunun (müddeabihin) ve sebebinin (davanın dayanağını oluşturan vakıaların) aynı olmasıdır.
Somut olayda, derdest olduğu savunulan birinci dava olan İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin yönetim kurulu üyeleri aleyhine TTK.'nın 309-336. maddelerine dayalı olarak sorumluluk davası açtığı ve şirketin anasermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar şirketin zarara uğradığı iddiasıyla davalılar yönetim kurulu üyelerinden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, dolayısıyla tarafları, hukuki sebebi ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece derdestlik itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049119700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz