İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10027 E. 2012/17615 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 309/4↗ ilk itiraz↗ i̇i̇k 194↗ sorumluluk davası↗ şirket zararı↗ derdestlik↗ açılmamış sayılma↗ yönetim kurulu kararı↗ dava sebebi↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan 2005/374 Esas sayılı davanın konusunun ve taraflarının huzurdaki dava ile aynı olduğu gerekçesiyle derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin ana sözleşmesinde belirtilen sermaye alacağının (APEL) tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dava dosyası ile işbu dava dosyasının dava konularının ve taraflarının aynı olduğu gerekçesiyle derdestlik itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
HUMK’nun 187-194. maddeleri uyarınca, bir davanın derdestlik ilk itirazı üzerine, açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için, şu üç şartın birlikte bulunması gerekir: Aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte (derdest) olması, birinci dava ile ikinci davanın aynı dava olması.
Somut olayda, derdest olduğu savunulan birinci dava olan İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin yönetim kurulu üyeleri aleyhine TTK.'nun 309-336. maddelerine dayalı olarak sorumluluk davası açtığı ve şirketin ana sermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar şirketin zarara uğradığı iddiasıyla davalı yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, işbu dava ise davacı şirketin ana sözleşmesinde belirtilen sermaye alacağının (APEL alacağı) davalı şirket ortağından tahsili amacıyla yapılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Bu itibarla İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dosyasının hukuki sebebi ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece derdestlik itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12055 E. 2012/18715 K.
Ortak:ilk itiraz · i̇i̇k 194 · sorumluluk davası · şirket zararı · derdestlik · açılmamış sayılma · yönetim kurulu kararı · dava sebebi · dava şartı
İncelediğiniz karardaHUMK’nun 187-«194». maddeleri uyarınca, bir davanın «derdestlik» «ilk itirazı» üzerine, «açılmamış sayılmasına» karar verilebilmesi için, şu üç şartın birlikte bulunması gerekir: Aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte (derdest) olması, birinci dava ile ikinci davanın aynı dava olması.
Somut olayda, «derdest» olduğu savunulan birinci dava olan İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine TTK.'nun 309-336. maddelerine dayalı olarak «sorumluluk davası» açtığı ve şirketin ana sermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar «şirketin zarara» uğradığı iddiasıyla davalı yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, işbu dava ise davacı şirketin ana sözleşmesinde belirti …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dosyasının hukuki «sebebi» ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece «derdestlik» itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine TTK.'nın 309-336. maddelerine dayalı olarak «sorumluluk davası» açtığı ve şirketin anasermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar «şirketin zarara» uğradığı iddiasıyla davalılar yönetim kurulu üyelerinden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, dolayısıyla tarafları, hukuki «sebebi» ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece «derdestlik» itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
HUMK’nun 187-«194». maddeleri uyarınca, bir davanın «derdestlik» «ilk itirazı» üzerine, «açılmamış sayılmasına» karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 Esas sayılı dava dosyasındaki talebin eldeki davada da yer aldığı gerekçesiyle davanın «derdestlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müddeabih
Benzer bu karardaBirinci dava ile ikinci davanın aynı olmasından kasıt ise, davanın taraflarının, konusunun («müddeabihin») ve «sebebinin» (davanın dayanağını oluşturan vakıaların) aynı olmasıdır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12455 E. 2012/3682 K.
Ortak:ilk itiraz · i̇i̇k 194 · sorumluluk davası · şirket zararı · derdestlik · açılmamış sayılma · yönetim kurulu kararı · dava sebebi · dava şartı · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaHUMK’nun 187-«194». maddeleri uyarınca, bir davanın «derdestlik» «ilk itirazı» üzerine, «açılmamış sayılmasına» karar verilebilmesi için, şu üç şartın birlikte bulunması gerekir: Aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte (derdest) olması, birinci dava ile ikinci davanın aynı dava olması.
Somut olayda, «derdest» olduğu savunulan birinci dava olan İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine TTK.'nun 309-336. maddelerine dayalı olarak «sorumluluk davası» açtığı ve şirketin ana sermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar «şirketin zarara» uğradığı iddiasıyla davalı yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, işbu dava ise davacı şirketin ana sözleşmesinde belirti …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dosyasının hukuki «sebebi» ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece «derdestlik» itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine TTK.'nın 309-336. maddelerine dayalı olarak «sorumluluk davası» açtığı ve şirketin anasermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar «şirketin zarara» uğradığı iddiasıyla davalılar yönetim kurulu üyelerinden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, dolayısıyla tarafları, hukuki «sebebi» ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece «derdestlik» itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
HUMK’un 187-«194». maddeleri uyarınca, bir davanın «derdestlik» «ilk itirazı» üzerine, «açılmamış sayılmasına» karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyasındaki yargılamanın aynı mahiyette olup, yargılamanın halen devam ettiği gerekçesiyle «derdestlik» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müddeabih
Benzer bu karardaBirinci dava ile ikinci davanın aynı olmasından kasıt ise; davanın taraflarının, konusunun («müddeabihin») ve «sebebinin» (davanın dayanağını oluşturan vakıaların) aynı olmasıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10027 E. , 2012/17615 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
(ŞİŞLİ 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Sulh Hukuk (Şişli 1. Sulh Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 28.07.2010 tarih ve 2006/1506-2010/841 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili TMSF'nin Standart Sigara ve Tütüncülük Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin yönetimi ve denetimini 13.02.2004 tarih ve 13 sayılı kararı ile devir aldığını, dava konusu şirketin davalının da aralarında bulunduğu 5 adet ortak tarafından kurulduğunu, şirket ana sözleşmesinin 6. maddesine göre şirketin esas sermayesinin beşyüz bin TL olduğu, şirket hisselerinin her birinin on bin olarak 50.000 adet hisseye ayrıldığını, sermayenin hisse dağılımında gösterilmiş ortaklar tarafından ödenmesinin taahhüt edildiğini, şirket sermayesinin dörtte biri tescil tarihinden itibaren diğer kısmının ise en geç üç ay içerisinde ödeneceğinin taahhüt edildiğini, hisse dağılımında davalının hisse adedinin 1.000 adet olduğu, davalının sözleşmeye göre tescil tarihi olan 19.09.2003 tarihinde ödemesi gereken 1/4 oranındaki 2.500 TL tutarındaki sermayeyi müvekkil şirkete ödemediğini davalının taahhüt ettiği 2.500 TL'yi ödememesi üzerine davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, derdestlik itirazında bulunarak, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan 2005/374 Esas sayılı davanın konusunun ve taraflarının huzurdaki dava ile aynı olduğunu, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki davanın derdest olduğunu, derdestlik yönünden davanın reddini gerektiği savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan 2005/374 Esas sayılı davanın konusunun ve taraflarının huzurdaki dava ile aynı olduğu gerekçesiyle derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin ana sözleşmesinde belirtilen sermaye alacağının (APEL) tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dava dosyası ile işbu dava dosyasının dava konularının ve taraflarının aynı olduğu gerekçesiyle derdestlik itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
HUMK’nun 187-194. maddeleri uyarınca, bir davanın derdestlik ilk itirazı üzerine, açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için, şu üç şartın birlikte bulunması gerekir: Aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte (derdest) olması, birinci dava ile ikinci davanın aynı dava olması.
Somut olayda, derdest olduğu savunulan birinci dava olan İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin yönetim kurulu üyeleri aleyhine TTK.'nun 309-336. maddelerine dayalı olarak sorumluluk davası açtığı ve şirketin ana sermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar şirketin zarara uğradığı iddiasıyla davalı yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, işbu dava ise davacı şirketin ana sözleşmesinde belirtilen sermaye alacağının (APEL alacağı) davalı şirket ortağından tahsili amacıyla yapılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu itibarla İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dosyasının hukuki sebebi ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece derdestlik itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065109000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz