İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11154 E. 2012/16595 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
el koyma↗ olağanüstü genel kurul↗ muacceliyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirketin ortağı olduğu, 04.08.2001 tarihli olağan genel kurul toplantısında şirket sermayesinin artırılmasına karar verildiği, TTK'nun 406. maddesi uyarınca, sermaye koyma borcunun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmemiş olması halinde yetkili organın apel işlemini yapması ile bu borcun muaccel olacağı, ancak borcun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmesi halinde ise borcun öngörülen tarihte muaccel hale geleceği, somut uyuşmazlıkta sermaye koyma borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında açıkça belirlendiği ve şirket anasözleşmesinde de bu konuda değişiklik yapıldığı, bu durumda davalının sermaye koyma borcunun apel işleminin yapılması ile muaccel hale geleceği yönündeki savunmasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12251 E. 2012/4774 K.
Ortak:el koyma · olağanüstü genel kurul · muacceliyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirketin ortağı olduğu, 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında şirket sermayesinin artırılmasına karar verildiği, TTK'nun 406. maddesi uyarınca, sermaye «koyma» borcunun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmemiş olması halinde yetkili organın apel işlemini yapması ile bu borcun «muaccel» olacağı, ancak borcun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmesi halinde ise borcun öngörülen tarihte muaccel hale geleceği, somut uyuşmazlıkta sermaye koyma borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında açıkça belirlendiği ve şirket anasözleşmesinde de bu konuda değişiklik yapıldığı, bu durumda davalının sermaye koyma borcunun apel işleminin yapılması ile muaccel hale geleceği yönündeki savunmasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirketin ortağı olduğu, 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında şirket sermayesinin artırılmasına karar verildiği, TTK'nun 406. maddesi uyarınca, sermaye «koyma» borcunun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmemiş olması halinde yetkili organın apel işlemini yapması ile bu borcun «muaccel» olacağı, ancak borcun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmesi halinde ise borcun öngörülen tarihte muaccel hale geleceği, somut uyuşmazlıkta sermaye koyma borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında açıkça belirlendiği ve şirket anasözleşmesinde de bu konuda değişiklik yapıldığı, bu durumda davalının sermaye koyma borcunun apel işleminin yapılması ile muaccel hale geleceği yönündeki savunmasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · genel kurul kararının iptali · icra takibine itiraz · vade · ticaret sicili · taahhütname · ilan · temerrüt
Benzer bu karardaŞirket olağan genel kurulunda, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceği karara bağlanmış ve «ticaret sicil» gazetesinde «ilan» edilmiştir.
O halde, davalının sorumlu olduğu sermaye artan bedelinin tamamına, «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan ve «temerrüt tarihi» olan 12.07.2003 tarihinde itibaren faiz hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davalının şirket ortağı olduğuna ve sermaye arttırılmasını «taahhüt» ettiğine dair uyuşmazlık yoktur.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16006 E. 2012/20383 K.
Ortak:el koyma · olağanüstü genel kurul · muacceliyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirketin ortağı olduğu, 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında şirket sermayesinin artırılmasına karar verildiği, TTK'nun 406. maddesi uyarınca, sermaye «koyma» borcunun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmemiş olması halinde yetkili organın apel işlemini yapması ile bu borcun «muaccel» olacağı, ancak borcun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmesi halinde ise borcun öngörülen tarihte muaccel hale geleceği, somut uyuşmazlıkta sermaye koyma borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında açıkça belirlendiği ve şirket anasözleşmesinde de bu konuda değişiklik yapıldığı, bu durumda davalının sermaye koyma borcunun apel işleminin yapılması ile muaccel hale geleceği yönündeki savunmasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirketin ortağı olduğu, 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında şirket sermayesinin artırılmasına karar verildiği, TTK'nun 406. maddesi uyarınca, sermaye «koyma» borcunun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmemiş olması halinde yetkili organın apel işlemini yapması ile bu borcun «muaccel» olacağı, ancak borcun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmesi halinde ise borcun öngörülen tarihte muaccel hale geleceği, somut uyuşmazlıkta sermaye koyma borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında açıkça belirlendiği ve şirket anasözleşmesinde de bu konuda değişiklik yapıldığı, bu durumda davalının sermaye koyma borcunun apel işleminin yapılması ile muaccel hale geleceği yönündeki savunmasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · genel kurul kararının iptali · icra takibine itiraz · vade · ticaret sicili · taahhütname · ilan · temerrüt
Benzer bu karardaŞirket olağan genel kurulunda, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceği karara bağlanmış ve «ticaret sicil» gazetesinde «ilan» edilmiştir.
O halde, davalının sorumlu olduğu sermaye artan bedelinin tamamına, «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan ve «temerrüt tarihi» olan 12.07.2003 tarihinden itibaren faiz hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davalının şirket ortağı olduğuna ve sermaye arttırılmasını «taahhüt» ettiğine dair uyuşmazlık yoktur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6653 E. 2015/13476 K.
Ortak:el koyma
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirketin ortağı olduğu, 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında şirket sermayesinin artırılmasına karar verildiği, TTK'nun 406. maddesi uyarınca, sermaye «koyma» borcunun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmemiş olması halinde yetkili organın apel işlemini yapması ile bu borcun «muaccel» olacağı, ancak borcun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmesi halinde ise borcun öngörülen tarihte muaccel hale geleceği, somut uyuşmazlıkta sermaye koyma borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında açıkça belirlendiği ve şirket anasözleşmesinde de bu konuda değişiklik yapıldığı, bu durumda davalının sermaye koyma borcunun apel işleminin yapılması ile muaccel hale geleceği yönündeki savunmasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davaya konu davalı eyleminin haksız el «koyma» niteliğinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13524 E. 2015/2938 K.
Ortak:el koyma
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirketin ortağı olduğu, 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında şirket sermayesinin artırılmasına karar verildiği, TTK'nun 406. maddesi uyarınca, sermaye «koyma» borcunun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmemiş olması halinde yetkili organın apel işlemini yapması ile bu borcun «muaccel» olacağı, ancak borcun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmesi halinde ise borcun öngörülen tarihte muaccel hale geleceği, somut uyuşmazlıkta sermaye koyma borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında açıkça belirlendiği ve şirket anasözleşmesinde de bu konuda değişiklik yapıldığı, bu durumda davalının sermaye koyma borcunun apel işleminin yapılması ile muaccel hale geleceği yönündeki savunmasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davalının şirketin alacağına ilişkin mahkeme ilamını takibe «koyma» yetkisi yok ise de, kendisinin yapmış olduğu «yargılama giderlerini» talep etme hakkının bulunduğu, bu nedenle haczin haksız olmadığı ve davacı ... hakkında doğrudan bir «haciz» uygulaması yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/05/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · haciz
Benzer bu karardaMahkemece davalının şirketin alacağına ilişkin mahkeme ilamını takibe «koyma» yetkisi yok ise de, kendisinin yapmış olduğu «yargılama giderlerini» talep etme hakkının bulunduğu, bu nedenle haczin haksız olmadığı ve davacı ... hakkında doğrudan bir «haciz» uygulaması yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/05/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11154 E. , 2012/16595 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.06.2009 gün ve 2007/272-2009/173 sayılı kararı bozan Daire’nin 27.03.2012 gün ve 2010/12251-2012/4774 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, 04.08.2001 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında sermaye artırım kararı alındığını ve davalının da bu karara iştirak ettiğini, şirket anasözleşmesinin değişik 6. maddesine göre artırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün, tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödenmesinin gerektiğini, davalının söz konusu borcunu ödememesi nedeniyle hakkında başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, ancak itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, dava konusu sermaye borcu için usulsüz apel çağrısı yaparak müvekkilini şirketten ıskat ettiğini ve bu payları rüçhan hakkını kullanan bir kısım şirket ortaklarına sattığını, bu kişilerce artırılan sermayeye ilişkin ödeme yapıldığından ancak bu kişilerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep haklarının olabileceğini, müvekkilinin usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğini, davacının kötüniyetli girişimleri nedeniyle müvekkilinin taahhütlerini yerine getiremediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirketin ortağı olduğu, 04.08.2001 tarihli olağan genel kurul toplantısında şirket sermayesinin artırılmasına karar verildiği, TTK'nun 406. maddesi uyarınca, sermaye koyma borcunun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmemiş olması halinde yetkili organın apel işlemini yapması ile bu borcun muaccel olacağı, ancak borcun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmesi halinde ise borcun öngörülen tarihte muaccel hale geleceği, somut uyuşmazlıkta sermaye koyma borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında açıkça belirlendiği ve şirket anasözleşmesinde de bu konuda değişiklik yapıldığı, bu durumda davalının sermaye koyma borcunun apel işleminin yapılması ile muaccel hale geleceği yönündeki savunmasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063416800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz