6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12055 E. 2012/18715 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müddeabih ttk 309/4 ilk itiraz i̇i̇k 194 sorumluluk davası şirket zararı derdestlik açılmamış sayılma yönetim kurulu kararı dava sebebi

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı
Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 187 · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 Esas sayılı dava dosyasındaki talebin eldeki davada da yer aldığı gerekçesiyle davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı şirketin anasözleşmesinde belirtilen sermaye alacağının (APEL) tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dava dosyası ile işbu dava dosyasının aynı mahiyette olduğu gerekçesiyle derdestlik itirazının kabulü ile davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.

HUMK’nun 187-194. maddeleri uyarınca, bir davanın derdestlik ilk itirazı üzerine, açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir. Bunlar, aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte olması ve birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasıdır. Birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasından kasıt ise, davanın taraflarının, konusunun (müddeabihin) ve sebebinin (davanın dayanağını oluşturan vakıaların) aynı olmasıdır.

Somut olayda, derdest olduğu savunulan birinci dava olan İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin yönetim kurulu üyeleri aleyhine TTK.'nın 309-336. maddelerine dayalı olarak sorumluluk davası açtığı ve şirketin anasermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar şirketin zarara uğradığı iddiasıyla davalılar yönetim kurulu üyelerinden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, dolayısıyla tarafları, hukuki sebebi ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece derdestlik itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12455 E. 2012/3682 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10027 E. 2012/17615 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10834 E. 2012/16437 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/12055 E.  ,  2012/18715 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

(ŞİŞLİ 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ)

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.05.2009 tarih ve 2006/1502-2009/631 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin davalının da aralarında bulunduğu 5 kurucu ortak tarafından kurulduğunu, şirket ana sözleşmesine göre şirket sermayesinin ¼'ünün tescilden itibaren en geç üç ay içinde ödenmesi gerektiğini, davalının hisse tutarının 10.000,00 TL olduğunu, 19.09.2003 tarihinde ödenmesi gereken 2.500,00 TL sermaye borcunun ödenmediği, tahsil için başlattıkları icra takibine de haksız olarak itiraz edip takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptalini, en az %40 oranında icra-inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 Esas sayılı dosyasında halen devam etmekte olan davanın tarafları, konusu ve sebebinin aynı olması nedeniyle derdestlik itirazında bulunmuştur.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 Esas sayılı dava dosyasındaki talebin eldeki davada da yer aldığı gerekçesiyle davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı şirketin anasözleşmesinde belirtilen sermaye alacağının (APEL) tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dava dosyası ile işbu dava dosyasının aynı mahiyette olduğu gerekçesiyle derdestlik itirazının kabulü ile davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.

HUMK’nun 187-194. maddeleri uyarınca, bir davanın derdestlik ilk itirazı üzerine, açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir. Bunlar, aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte olması ve birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasıdır. Birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasından kasıt ise, davanın taraflarının, konusunun (müddeabihin) ve sebebinin (davanın dayanağını oluşturan vakıaların) aynı olmasıdır.

Somut olayda, derdest olduğu savunulan birinci dava olan İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin yönetim kurulu üyeleri aleyhine TTK.'nın 309-336. maddelerine dayalı olarak sorumluluk davası açtığı ve şirketin anasermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar şirketin zarara uğradığı iddiasıyla davalılar yönetim kurulu üyelerinden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, dolayısıyla tarafları, hukuki sebebi ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece derdestlik itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065493800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.