Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10834 E. 2012/16437 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cevap süresi↗ müddeabih↗ ilk itiraz↗ i̇i̇k 194↗ ba beyannamesi↗ davanın açılmamış sayılması↗ derdestlik↗ açılmamış sayılma↗ maddi ve manevi tazminat↗ dava sebebi↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının davalıya karşı aynı konuda aynı talepleri içeren bire bir aynı olan davayı Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesinde 15/12/2010 tarihinde açtığı, davanın bu mahkemenin 2010/560 esas sayılı dosyasında halen derdest olduğu, davalının yasal cevap süresi içerisinde derdestlik definde bulunduğu gerekçesiyle, HUMK.un 194 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden yapılan test sonuçlarının hatalı olması sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/560 esas sayılı dava dosyası ile işbu dava dosyasının aynı mahiyette olduğu gerekçesiyle, derdestlik nedeniyle HUMK.un 194. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’un 187-194. maddeleri uyarınca, bir davanın derdestlik ilk itirazı üzerine, açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir. Bunlar, aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte olması ve birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasıdır. Birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasından kasıt ise; davanın taraflarının, konusunun (müddeabihin) ve sebebinin (davanın dayanağını oluşturan vakıaların) aynı olmasıdır.
Somut olayda, derdest olduğu savunulan birinci dava olan Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/560 esas sayılı dava dosyasında davacının, 10342200IM014261 ve 10342200IM015749 numaralı beyannamelerle ithal ettiği KAB236-2 ve KAB236-3 numaralı emtialar üzerinde davalı şirket tarafından yapılan test sonuçlarının hatalı olması sebebiyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmuş olup, uyuşmazlığa konu incelenen mahkeme dosyasında ise davacının, İstanbul Deri Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğünün 10342200IM 017151 numaralı beyannamesiyle yurda sokulan SY059H04 Art No BLACK XHP385-16 numaralı emtialar üzerinde davalı şirket tarafından yapılan test sonuçlarının hatalı olması sebebiyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla tarafları aynı olmakla birlikte, derdest olduğu savunulan birinci dava olan Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/560 esas sayılı dosyanın dava konusunun ve sebebinin işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece derdestlik ilk itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12455 E. 2012/3682 K.
Ortak:müddeabih · ilk itiraz · i̇i̇k 194 · derdestlik · açılmamış sayılma · dava sebebi · dava şartı
İncelediğiniz karardaHüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’un 187-«194». maddeleri uyarınca, bir davanın «derdestlik» «ilk itirazı» üzerine, «açılmamış sayılmasına» karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının davalıya karşı aynı konuda aynı talepleri içeren bire bir aynı olan davayı Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesinde 15/12/2010 tarihinde açtığı, davanın bu mahkemenin 2010/560 esas sayılı dosyasında halen «derdest» olduğu, davalının yasal «cevap süresi» içerisinde derdestlik definde bulunduğu gerekçesiyle, HUMK.un «194» maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/560 esas sayılı dava dosyası ile işbu dava dosyasının aynı mahiyette olduğu gerekçesiyle, «derdestlik» nedeniyle HUMK.un «194». maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHUMK’un 187-«194». maddeleri uyarınca, bir davanın «derdestlik» «ilk itirazı» üzerine, «açılmamış sayılmasına» karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir.
Birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasından kasıt ise; davanın taraflarının, konusunun («müddeabihin») ve «sebebinin» (davanın dayanağını oluşturan vakıaların) aynı olmasıdır.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine TTK.'nın 309-336. maddelerine dayalı olarak «sorumluluk davası» açtığı ve şirketin anasermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar «şirketin zarara» uğradığı iddiasıyla davalılar yönetim kurulu üyelerinden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, dolayısıyla tarafları, hukuki «sebebi» ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece «derdestlik» itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası · şirket zararı · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/336 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine TTK.'nın 309-336. maddelerine dayalı olarak «sorumluluk davası» açtığı ve şirketin anasermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar «şirketin zarara» uğradığı iddiasıyla davalılar yönetim kurulu üyelerinden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, dolayısıyla tarafları, hukuki «sebebi» ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece «derdestlik» itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12055 E. 2012/18715 K.
Ortak:müddeabih · ilk itiraz · i̇i̇k 194 · derdestlik · açılmamış sayılma · dava sebebi · dava şartı
İncelediğiniz karardaHüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’un 187-«194». maddeleri uyarınca, bir davanın «derdestlik» «ilk itirazı» üzerine, «açılmamış sayılmasına» karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının davalıya karşı aynı konuda aynı talepleri içeren bire bir aynı olan davayı Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesinde 15/12/2010 tarihinde açtığı, davanın bu mahkemenin 2010/560 esas sayılı dosyasında halen «derdest» olduğu, davalının yasal «cevap süresi» içerisinde derdestlik definde bulunduğu gerekçesiyle, HUMK.un «194» maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/560 esas sayılı dava dosyası ile işbu dava dosyasının aynı mahiyette olduğu gerekçesiyle, «derdestlik» nedeniyle HUMK.un «194». maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHUMK’nun 187-«194». maddeleri uyarınca, bir davanın «derdestlik» «ilk itirazı» üzerine, «açılmamış sayılmasına» karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir.
Birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasından kasıt ise, davanın taraflarının, konusunun («müddeabihin») ve «sebebinin» (davanın dayanağını oluşturan vakıaların) aynı olmasıdır.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine TTK.'nın 309-336. maddelerine dayalı olarak «sorumluluk davası» açtığı ve şirketin anasermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar «şirketin zarara» uğradığı iddiasıyla davalılar yönetim kurulu üyelerinden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, dolayısıyla tarafları, hukuki «sebebi» ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece «derdestlik» itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası · şirket zararı · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/374 esas sayılı dava dosyasında davacının, davalının da içinde bulunduğu davacı şirketin «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine TTK.'nın 309-336. maddelerine dayalı olarak «sorumluluk davası» açtığı ve şirketin anasermayesinin 1/4'i olan 125.000 TL'nin tahsil edilmemesi nedeniyle bu miktar kadar «şirketin zarara» uğradığı iddiasıyla davalılar yönetim kurulu üyelerinden bu miktarın tahsili isteminde bulunduğu, dolayısıyla tarafları, hukuki «sebebi» ve konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece «derdestlik» itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10834 E. , 2012/16437 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/05/2011 tarih ve 2011/31-2011/306 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ayakkabı ve çanta ticareti ile ilgilendiğini, ürünlerin çeşitli laboratuvar testlerinden geçildiğini, İstanbul Gümrük Müdürlüğünün 10342200 IM 017151 numaralı beyannamesi ile ithal edilen ürünler üzerinde test yapılmasının davalıdan talep edildiğini, davalının yapmış olduğu test sonucunda alınan ithalatın hiç bir sorun olmadığı yönünden rapor düzenlendiğini, verilen rapor sonrasında söz konusu malların ithali için gümrük işlemlerine başlanıldığını, gümrük müdürlüğü tarafından yapılan testlerde ürünler üzerinde tehlikeli kimyasal maddeler bulunduğunun tespit edildiğini, davalı şirket tarafından raporu verilen ürünlerin gümrükte takılması nedeniyle müvekkil şirketin listeye alındığını, hakkında işlem başlatıldığını, 40 gün geriye dönük ithal işlemlerinin incelendiğini, sorunlu görünen ürünlerin imhasının istenildiğini, bu işlemler nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarar gördüğünü ileri sürerek, mal bedeli olarak 3.000 TL harcanan laboratuvar ve test bedelleri olarak 2.000 TL ve diğer zararlar için 1.000 TL olmak üzere toplam 6.000 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Bakırköy 4 ATM'nin 2010/560 esas sayılı davası nedeniyle derdeslik definde bulunmuş, esastan da davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının davalıya karşı aynı konuda aynı talepleri içeren bire bir aynı olan davayı Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesinde 15/12/2010 tarihinde açtığı, davanın bu mahkemenin 2010/560 esas sayılı dosyasında halen derdest olduğu, davalının yasal cevap süresi içerisinde derdestlik definde bulunduğu gerekçesiyle, HUMK.un 194 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden yapılan test sonuçlarının hatalı olması sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/560 esas sayılı dava dosyası ile işbu dava dosyasının aynı mahiyette olduğu gerekçesiyle, derdestlik nedeniyle HUMK.un 194. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’un 187-194. maddeleri uyarınca, bir davanın derdestlik ilk itirazı üzerine, açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir. Bunlar, aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte olması ve birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasıdır. Birinci dava ile ikinci davanın aynı olmasından kasıt ise; davanın taraflarının, konusunun (müddeabihin) ve sebebinin (davanın dayanağını oluşturan vakıaların) aynı olmasıdır.
Somut olayda, derdest olduğu savunulan birinci dava olan Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/560 esas sayılı dava dosyasında davacının, 10342200IM014261 ve 10342200IM015749 numaralı beyannamelerle ithal ettiği KAB236-2 ve KAB236-3 numaralı emtialar üzerinde davalı şirket tarafından yapılan test sonuçlarının hatalı olması sebebiyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmuş olup, uyuşmazlığa konu incelenen mahkeme dosyasında ise davacının, İstanbul Deri Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğünün 10342200IM 017151 numaralı beyannamesiyle yurda sokulan SY059H04 Art No BLACK XHP385-16 numaralı emtialar üzerinde davalı şirket tarafından yapılan test sonuçlarının hatalı olması sebebiyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla tarafları aynı olmakla birlikte, derdest olduğu savunulan birinci dava olan Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/560 esas sayılı dosyanın dava konusunun ve sebebinin işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece derdestlik ilk itirazının reddi ile davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064435200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz