6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin İhyası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2421 E. 2012/4593 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel yetki re'sen gözetilme ilk itiraz yetki itirazı ihya tasfiye memuru kamu düzeni yargılama gideri yetki ek tasfiye taahhütname vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 14 · HUMK — HUMK 9HUMK 17

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, ihyası istenen şirketin faaliyet merkezinin Karşıyaka ilçesi dahilinde olması nedeni ile HUMK'nun 17. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nun 14/2 maddesi uyarınca yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine ve dosyanın yetkili Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı yararına vekalet ücreti tayin ve takdirine hükmedilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, Yertaş Mühendislik ve Taahhüt A.Ş.’nin ihyası istemine ilişkindir.

Yetki hükümleri kural olarak kamu düzenine ilişkin değildir. Yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı hallerde, yetki itirazı yalnız ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. Buna karşılık yetkinin kamu düzenine ilişkin olduğu hallerde, yetki itirazı ilk itirazlardan değildir ve davalı tarafından her zaman yetki itirazında bulunulabileceği gibi mahkeme de yargılamanın her aşamasında yetkili olup olmadığını kendiliğinden gözetmekle yükümlüdür.

Somut olayda ise davacı yan, davadışı ihyası istenen şirketin alacaklısı olup şirket ile ortağı arasında bir uyuşmazlık söz konusu değildir. Bu durumda, davada HUMK'nun 17. ve/veya HMK’nun 14/2. maddesi hükümlerinin uygulanma yeri yoktur. Dolayısıyla olayda genel yetki kuralından ayrılmayı gerektirecek, bir diğer deyimle re’sen gözetilecek bir yetki kuralı bulunmamaktadır. Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan yetki itirazı ise süresinde olmadığı gibi HUMK’nun 9/2. maddesi hükmü ve diğer davalının ikametgahı gözetildiğinde yerinde değildir. Bu durum karşısında, davanın esasına girip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4427 E. 2013/7342 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yöneticisinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15733 E. 2012/18342 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hisse Devir Sözleşmesinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5154 E. 2014/11377 K.

    Ortak:yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2725 E. 2013/18266 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/2421 E.  ,  2012/4593 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/11/2011 tarih ve 2008/814-2011/490 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, tasfiyesine ilişkin işlemler eksiksiz olarak tamamlanmadığı halde 26.04.2007 tarihinde davalı ... Müdürlüğündeki kaydı usulsüz olarak terkin edilmiş olan Yertaş Mühendislik ve Taahhüt A.Ş.’nin terkin kaydının iptali ile ihya edilerek Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden kaydının yapılmasını talep etmiştir.

Davalı tasfiye memuru vekili, davalının ikametgahının Karşıyaka olması nedeniyle yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini ve esas yönünden de davacı iddialarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, ihyası istenen şirketin faaliyet merkezinin Karşıyaka ilçesi dahilinde olması nedeni ile HUMK'nun 17. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nun 14/2 maddesi uyarınca yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine ve dosyanın yetkili Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı yararına vekalet ücreti tayin ve takdirine hükmedilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, Yertaş Mühendislik ve Taahhüt A.Ş.’nin ihyası istemine ilişkindir.

Yetki hükümleri kural olarak kamu düzenine ilişkin değildir. Yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı hallerde, yetki itirazı yalnız ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. Buna karşılık yetkinin kamu düzenine ilişkin olduğu hallerde, yetki itirazı ilk itirazlardan değildir ve davalı tarafından her zaman yetki itirazında bulunulabileceği gibi mahkeme de yargılamanın her aşamasında yetkili olup olmadığını kendiliğinden gözetmekle yükümlüdür.

Somut olayda ise davacı yan, davadışı ihyası istenen şirketin alacaklısı olup şirket ile ortağı arasında bir uyuşmazlık söz konusu değildir. Bu durumda, davada HUMK'nun 17. ve/veya HMK’nun 14/2. maddesi hükümlerinin uygulanma yeri yoktur. Dolayısıyla olayda genel yetki kuralından ayrılmayı gerektirecek, bir diğer deyimle re’sen gözetilecek bir yetki kuralı bulunmamaktadır. Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan yetki itirazı ise süresinde olmadığı gibi HUMK’nun 9/2. maddesi hükmü ve diğer davalının ikametgahı gözetildiğinde yerinde değildir. Bu durum karşısında, davanın esasına girip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre davacı yan vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048869900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.