Çek istirdadı | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6204 E. 2012/3295 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hamiline yazılı çek↗ iktisapta ağır kusur↗ iyiniyetli hamil↗ çekin istirdadı↗ kötüniyetli iktisap↗ çek istirdadı↗ kötü niyetli iktisap↗ yazılı delil başlangıcı↗ zilyetlik↗ delil başlangıcı↗ ağır kusur↗ istirdat davası↗ yetkili hamil↗ kıymetli evrak↗ ciranta↗ menfi tespit davası↗ ispat külfeti↗ yazılı delil↗ ziya↗ iyiniyet↗ kambiyo senedi↗ eş rızası↗ ciro↗ tespit davası↗ hamil↗ istirdat↗ çek↗ kötüniyet↗ menfi tespit↗ kusur↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin bankaya ibraz edilmemiş olması nedeniyle kambiyo senedi vasfında bulunmadığı, bu hali ile yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, taraflar arasında akdi ilişki olmadığı, dolayısıyla davalının bu belgeye dayanarak davacı aleyhine alacak iddiasında bulunamayacağı, ancak bu belgeye dayanarak ciranta İbrahim Yalınsu'dan alacak talebinde bulunması mümkün olduğundan çekin istirdadına karar verilemeyeceği, çoğun içinde azı da vardır kuralı uyarınca davacının davasının menfi tespit davası olarak nitelendirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 31.05.2009 tarihli 3.000 TL bedelli belge nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nun 704.maddesi uyarınca açılan çek istirdadı istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin yetkili hamili olduğu çekin rızası dışında elinden çıktığını ileri sürerek haklı bir neden olmaksızın çeki elinde bulunduran davalıya karşı istirdat davası açmıştır. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de TTK’nun 704. maddesindeki düzenleme “Çek, her hangi bir suretle hamilinin elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir çek bahis mevzuu olsun, ister ciro suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir” şeklindedir. İstirdat davası olarak nitelenen dava esas itibariyle menkullerin iadesini sağlamak için açılan menkul davası (zilyetliğe haklılık davası) mahiyetindedir. Medeni Hukuk’ta bu dava gasp, çalınma veya ziya hallerinde sadece kötüniyetli değil, iyiniyetli hamile karşı da açılır. Halbuki muamelattaki emniyeti korumak gerekçesiyle kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama yapılmış ve ayni haklardaki genel prensipten ayrılınarak, söz konusu davanın yalnızca kötüniyetli veya senedi iktisabında ağır kusuru bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir. Bu davada, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir (Prof.Dr. Fırat ÖZTAN, Kıymetli Evrak Hukuku, 2. Baskı, syf.294). Mahkemece, ispat külfetinin davacıda olduğu gözetilerek, yukarıda açıklanan TTK’nun 704. maddesi hükümleri çerçevesinde taraf delilleri değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13472 E. 2011/5850 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · iyiniyetli hamil · kötü niyetli iktisap · zilyetlik · ağır kusur · istirdat davası · ispat külfeti · ziya
İncelediğiniz karardaMedeni Hukuk’ta bu dava gasp, çalınma veya «ziya» hallerinde sadece «kötüniyetli» değil, «iyiniyetli hamile» karşı da açılır.
Halbuki muamelattaki emniyeti korumak gerekçesiyle kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama yapılmış ve ayni haklardaki genel prensipten ayrılınarak, söz konusu davanın yalnızca «kötüniyetli» veya senedi «iktisabında ağır kusuru» bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin «yetkili hamili» olduğu çekin «rızası» dışında elinden çıktığını ileri sürerek haklı bir neden olmaksızın çeki elinde bulunduran davalıya karşı «istirdat davası» açmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, çeklerin arka yüzündeki «ciro» imzalarının davacı şirket yetkilisine ait olmadığının Adli Tıp Kurumu’nun raporu ile anlaşıldığı, «ispat külfetinin» davalı tarafta olup davalının, davacının dava konusu çekleri rızasıyla verdiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle «istirdat» davasının kabulüne karar verilmiş ise de TTK’nun 704. maddesindeki düzenleme “Çek, her hangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister ciro suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir” şeklindedir.
Medeni Hukuk’ta bu dava gasp, çalınma veya «ziya» hallerinde sadece «kötüniyetli» değil, «iyiniyetli hamile» karşı da açılır.
Halbuki muamelattaki emniyeti korumak gerekçesiyle kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama yapılmış ve ayni haklardaki genel prensipten ayrılınarak, söz konusu davanın yalnızca «kötüniyetli» veya senedi «iktisabında ağır kusuru» bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek iptali davası · ciro silsilesi · lehdar · çek iptali · iptal davası · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «istirdat» davasında davalı dava konusu çeklerin davacı tarafın «rızası» ile verildiğini ve çeklerin arka yüzündeki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olduğu savunulmuş ise de Adli Tıp Kurumu’nun raporuna göre çeklerin arka yüzünde yer alan imzaların davacı şirket «temsilcisine» ait olmadığı, «ciro silsilesinde» kopukluk bulunduğu, «ispat külfetinin» davalı tarafa ait olup davalının da davacı tarafın dava konusu çekleri rızasıyla verdiğine ilişkin yeterli delil «ibraz» edemediği gerekçesiyle «çek iptali davası» konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», istirdat davasının kabulü ile dava konusu çeklerin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, TTK’nun 704.maddesi uyarınca açılan «çek iptali» ve «istirdadı» istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin «lehdarı» olduğu iki adet çekin müvekkilinin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürerek çekleri elinde bulunduran davalı ...’ya karşı «istirdat davası» açmıştır.
-
Çekin istirdadı | Çeklerin iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6075 E. 2011/16057 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · çekin istirdadı · kötü niyetli iktisap · ağır kusur · yetkili hamil · kıymetli evrak · eş rızası · ciro
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, müvekkilinin «yetkili hamili» olduğu çekin «rızası» dışında elinden çıktığını ileri sürerek haklı bir neden olmaksızın çeki elinde bulunduran davalıya karşı «istirdat davası» açmıştır.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de TTK’nun 704. maddesindeki düzenleme “Çek, her hangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir” şeklindedir.
Halbuki muamelattaki emniyeti korumak gerekçesiyle kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama yapılmış ve ayni haklardaki genel prensipten ayrılınarak, söz konusu davanın yalnızca «kötüniyetli» veya senedi «iktisabında ağır kusuru» bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir.
Benzer bu karardaAncak, TTK'nun 704. maddesinde "Çek herhangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa - ister hamiline yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702. maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya «iktisapta ağır kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükellef" olduğu öngörülmüştür.
Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekip, çeki elinde bulunduran davalı hamil, çeki edinme nedenini kanıtlamakla yükümlü değildir.
Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyetli hamil · meşru hamil · mücerretlik · zayi · ispat yükü · dava sebebi
Benzer bu karardaDavacı vekili, dava konusu çeklerin «zayi» edildiğini, davalının haksız ve «kötüniyetli hamil» olduğunu iddia etmiş, davalı ise «meşru hamil» olduğunu savunmuştur.
Mahkemece «ispat yükü» davacıda olduğu halde davalının iktisap «sebebini» ispat edemediğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece davalının iktisap «sebebini» ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Aksi halin kabulü «kıymetli evrakın» "«mücerretlik»" ilkesini ortadan kaldırır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18479 E. 2015/3740 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · kötü niyetli iktisap · ağır kusur · yetkili hamil · ciranta · eş rızası
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin bankaya «ibraz» edilmemiş olması nedeniyle «kambiyo senedi» vasfında bulunmadığı, bu hali ile «yazılı delil başlangıcı» niteliğinde olduğu, taraflar arasında akdi ilişki olmadığı, dolayısıyla davalının bu belgeye dayanarak davacı aleyhine alacak iddiasında bulunamayacağı, ancak bu belgeye dayanarak «ciranta» İbrahim Yalınsu'dan alacak talebinde bulunması mümkün olduğundan «çekin istirdadına» karar verilemeyeceği, çoğun içinde azı da vardır kuralı uyarınca davacının davasının «menfi tespit davası» olarak nitelendirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 31.05.2009 tarihli 3.000 TL bedelli belge nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir …
Davacı vekili, müvekkilinin «yetkili hamili» olduğu çekin «rızası» dışında elinden çıktığını ileri sürerek haklı bir neden olmaksızın çeki elinde bulunduran davalıya karşı «istirdat davası» açmıştır.
Halbuki muamelattaki emniyeti korumak gerekçesiyle kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama yapılmış ve ayni haklardaki genel prensipten ayrılınarak, söz konusu davanın yalnızca «kötüniyetli» veya senedi «iktisabında ağır kusuru» bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir.
Benzer bu karardaBu madde uyarınca «ispat yükü», çekin «yetkili hamili» olduğunu ve çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ileri sürüp kanıtlaması gerekmektedir.
Şti'nden sonra «ciranta» olduğu, davalının çeki alacağına karşılık aldığı yönündeki savunması nedeniyle «ispat yükünün» davalıya düştüğü, davalının bu durumu ispat edemediği, buna karşılık davacı «defterlerine» göre çekin davacı ile dava dışı ...
Şti. arasındaki ticari ilişki nedeniyle «ciro» edilmesi sebebiyle yasal «hamilin» davacı şirket olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, «çekin istirdatına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciro silsilesi · ispat yükü · e-defter
Benzer bu karardaŞti'nden sonra «ciranta» olduğu, davalının çeki alacağına karşılık aldığı yönündeki savunması nedeniyle «ispat yükünün» davalıya düştüğü, davalının bu durumu ispat edemediği, buna karşılık davacı «defterlerine» göre çekin davacı ile dava dışı ...
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «ciro silsilesinde» davalının, dava dışı ...
Bu madde uyarınca «ispat yükü», çekin «yetkili hamili» olduğunu ve çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ileri sürüp kanıtlaması gerekmektedir.
Mahkemece «ispat yükünün» davacıda olduğu gözetilerek buna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9609 E. 2013/23035 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · kötü niyetli iktisap · ağır kusur · yetkili hamil · eş rızası · ciro
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, müvekkilinin «yetkili hamili» olduğu çekin «rızası» dışında elinden çıktığını ileri sürerek haklı bir neden olmaksızın çeki elinde bulunduran davalıya karşı «istirdat davası» açmıştır.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de TTK’nun 704. maddesindeki düzenleme “Çek, her hangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir” şeklindedir.
Halbuki muamelattaki emniyeti korumak gerekçesiyle kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama yapılmış ve ayni haklardaki genel prensipten ayrılınarak, söz konusu davanın yalnızca «kötüniyetli» veya senedi «iktisabında ağır kusuru» bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir.
Benzer bu karardaBu madde uyarınca «ispat yükü», çekin «yetkili hamili» olduğunu ve çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
6762 Sayılı TTK'nın 704. maddesi "Çek, her hangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702'nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisabetmiş» olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir." hükmünü haizdir.
Dava, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 704. maddesi uyarınca «çekin istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · hırsızlık · ispat yükü · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, çekin davacı şirketin iş yerinde gerçekleşen «hırsızlıkta» diğer çeklerle birlikte çalındığını, çekin üzerinde davacı şirketin adı bulunmamaktaysa da, çekin davacı şirket tarafından tanzim edilen «tahsilat makbuzu» ile dava dışı firmadan alındığı, çekin davacı şirketin yevmiye «defterinde» kayıtlı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile çekin davacı şirkete verilmesine («istirdatına») karar verilmiştir.
Bu madde uyarınca «ispat yükü», çekin «yetkili hamili» olduğunu ve çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
Bu itibarla mahkemece, TTK'nın 704. maddesi hükmü uyarıca davacı delilleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, salt çekin davacı yedindeyken çalınmış olması ve davacı «defterlerinden» bu çekin ticari ilişki sonucu alındığı gerekçesiyle ile davanın kabulü doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11486 E. 2014/17752 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · kötü niyetli iktisap · ağır kusur · yetkili hamil · ciro · hamil · istirdat · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de TTK’nun 704. maddesindeki düzenleme “Çek, her hangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir” şeklindedir.
Davacı vekili, müvekkilinin «yetkili hamili» olduğu çekin «rızası» dışında elinden çıktığını ileri sürerek haklı bir neden olmaksızın çeki elinde bulunduran davalıya karşı «istirdat davası» açmıştır.
Dava, TTK’nun 704.maddesi uyarınca açılan «çek istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu itibarla «çek» bedelinin «istirdadı» talebi yönünden davanın konusuz kaldığı kabul edilemeyeceğinden TTK'nın 704. maddesinin “Çek herhangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa - ister hamiline yazılı bir çek bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya «iktisapta ağır kusura» bulunduğu takdirde, o çeki geri vermekle mükellef olduğu " na ilişkin hükmü göz önünde bulundurularak, davacının, kendisinin «yetkili hamil» olduğunu ve yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması ve çek bedelinin istirdadı talebinin buna gör …
Mahkemece, her ne kadar «çek» bedelinin ödenmiş olması nedeniyle, ikinci talep olan çek bedelinin «istirdadı» yönünden davanın konusuz kaldığı kabul edilmiş ise de, bu konudaki dava, ancak davacıya yapılan ödemeyle konusuz kalacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaAçıklanan nedenlerle mahkemece, davanın esasına girilerek tarafların delileri toplanıp, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış, bu talep hakkındaki kararın bozulması gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9178 E. 2013/3024 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · çek istirdadı · kötü niyetli iktisap · ağır kusur · istirdat davası · yetkili hamil
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, müvekkilinin «yetkili hamili» olduğu çekin «rızası» dışında elinden çıktığını ileri sürerek haklı bir neden olmaksızın çeki elinde bulunduran davalıya karşı «istirdat davası» açmıştır.
Halbuki muamelattaki emniyeti korumak gerekçesiyle kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama yapılmış ve ayni haklardaki genel prensipten ayrılınarak, söz konusu davanın yalnızca «kötüniyetli» veya senedi «iktisabında ağır kusuru» bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin bankaya «ibraz» edilmemiş olması nedeniyle «kambiyo senedi» vasfında bulunmadığı, bu hali ile «yazılı delil başlangıcı» niteliğinde olduğu, taraflar arasında akdi ilişki olmadığı, dolayısıyla davalının bu belgeye dayanarak davacı aleyhine alacak iddiasında bulunamayacağı, ancak bu belgeye dayanarak «ciranta» İbrahim Yalınsu'dan alacak talebinde bulunması mümkün olduğundan «çekin istirdadına» karar verilemeyeceği, çoğun içinde azı da vardır kuralı uyarınca davacının davasının «menfi tespit davası» olarak nitelendirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 31.05.2009 tarihli 3.000 TL bedelli belge nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir …
Benzer bu karardaDava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davacı, «yetkili hamili» olduğu çekin «rızası» dışında elinden çıktığını ileri sürerek haklı bir neden olmaksızın çeki elinde bulunduran davalıya karşı «istirdat davası» açmış; mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 704'üncü maddesinde “Çek, her hangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702'nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir” hükmü düzenlenmiş; temyiz incelemesinin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 792 inci maddesinde de aynı doğrultuda “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek sözkonusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür” düzenlemesine yer verilmiştir. belirtilen kanun hükümleri uyarınca bu davada, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekmektedir.
A.Ş. olan 5.553,83 TL tutarlı «çekin istirdatına» ve davacıya «teslimine», «çek» bedelinin ödenmesi halinde çek bedelinin davalıdan istirdatına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücerretlik · teslim
Benzer bu karardaA.Ş. olan 5.553,83 TL tutarlı «çekin istirdatına» ve davacıya «teslimine», «çek» bedelinin ödenmesi halinde çek bedelinin davalıdan istirdatına karar verilmiştir.
Aksi halin kabulü kıymatli evrakın “«mücerretlik»” ilkesini ortadan kaldırır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1670 E. 2011/11000 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · kötü niyetli iktisap · ağır kusur · yetkili hamil · kıymetli evrak · iyiniyet · ciro · hamil
İncelediğiniz karardaMahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de TTK’nun 704. maddesindeki düzenleme “Çek, her hangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir” şeklindedir.
Davacı vekili, müvekkilinin «yetkili hamili» olduğu çekin «rızası» dışında elinden çıktığını ileri sürerek haklı bir neden olmaksızın çeki elinde bulunduran davalıya karşı «istirdat davası» açmıştır.
Medeni Hukuk’ta bu dava gasp, çalınma veya «ziya» hallerinde sadece «kötüniyetli» değil, «iyiniyetli hamile» karşı da açılır.
Benzer bu karardaMahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, TTK'nun 704. maddesinde, “Çek herhangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamiline yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya «iktisapta ağır kusura» bulunduğu takdirde, o çeki geri vermekle mükelleftir." düzenlemesi mevcuttur.
Açıklanan kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu da kanıtlaması gerekip, çeki elinde bulunduran davalı yeni hamil, çeki edinme nedenini kanıtlamakla yükümlü değildir.
… konusu çekin davalıya verildiğinin yazılı olduğu, trafik kayıtlardan sözleşmede bahsi geçen aracın dava dışı başka bir şirkete ait olduğunun anlaşıldığı, davalının «ticari defter» ve kayıtlarını «ibraz» edemediği, «protokole» konu aracın dört aylık kullanım bedelinin 4.550 TL olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalının «iyiniyetli» olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle «istirdat» davasına dönüşen davanın kabulüne, 6.250 TL'nin 05.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, «kötüniyet tazminatına» yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücerretlik · kötüniyet tazminatı · ispat yükü · protokol · ticari defter · yasal faiz · e-defter
Benzer bu kararda… konusu çekin davalıya verildiğinin yazılı olduğu, trafik kayıtlardan sözleşmede bahsi geçen aracın dava dışı başka bir şirkete ait olduğunun anlaşıldığı, davalının «ticari defter» ve kayıtlarını «ibraz» edemediği, «protokole» konu aracın dört aylık kullanım bedelinin 4.550 TL olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalının «iyiniyetli» olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle «istirdat» davasına dönüşen davanın kabulüne, 6.250 TL'nin 05.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, «kötüniyet tazminatına» yer olmadığına karar verilmiştir.
Aksi halin kabulü «kıymetli evrakın» “«mücerretlik»” ilkesini ortadan kaldırır.
Bu itibarla, somut olayda mahkemece, «ispat yükünün» tersine çevrilerek davalıya davaya konu çeki edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğü getirilmiş olması ve davalının da bu hususu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5497 E. 2017/7138 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · çekin istirdadı · çek istirdadı · kötü niyetli iktisap · ağır kusur · eş rızası · ciro · hamil
İncelediğiniz karardaMahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de TTK’nun 704. maddesindeki düzenleme “Çek, her hangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir” şeklindedir.
Davacı vekili, müvekkilinin «yetkili hamili» olduğu çekin «rızası» dışında elinden çıktığını ileri sürerek haklı bir neden olmaksızın çeki elinde bulunduran davalıya karşı «istirdat davası» açmıştır.
Halbuki muamelattaki emniyeti korumak gerekçesiyle kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama yapılmış ve ayni haklardaki genel prensipten ayrılınarak, söz konusu davanın yalnızca «kötüniyetli» veya senedi «iktisabında ağır kusuru» bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 6762 sayılı TTK'nın 704. maddesine göre ''Çek, her hangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisabetmiş» olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir. '' Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Bankası'nın 20/07/2009 tarihli yazısında, çekin davalının cirosuyla tahsil için bankaya «ibraz» edildiğinin yazılı olduğu, aynı bankanın 12/07/2010 tarihli yazısında ise, çekle ilgili her hangi bir ayrıntıya yer verilmemiş ise de, beyanlardan çekin davalı cirosuyla bankaya ibraz edildiğinin anlaşıldığı, bankaca çekle ilgili «ödeme yasağı» kararı bulunduğu, «çekin ibrazı» ile ilgili herhangi bir meşruhat bulunmadığı ve herhangi bir belge olmadığı bildirilmiş ise de, davalının dava dışı ...'tan alacaklı olduğu ve ...'ın da borcuna karşılık dava konusu çeki vermek istediği, çekin fotokopisini alarak muhatap bankadan çekin akibetini araştırdığı ve çalıntı olduğunu öğrenince çeki kabul etmediği ve «çek» aslının eline hiç geçmediği yönündeki savunmasının da genel hayat tecrübeleri ve olayların olağan akışına uygun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ve dava konusu «çekin istirdadına» karar verilmiştir.
2- Dava, 6762 sayılı TTK'nın 704. m. uyarınca açılan «çek istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin ibrazı · ödeme yasağı · oy yasağı · ispat yükü
Benzer bu karardaBankası'nın 20/07/2009 tarihli yazısında, çekin davalının cirosuyla tahsil için bankaya «ibraz» edildiğinin yazılı olduğu, aynı bankanın 12/07/2010 tarihli yazısında ise, çekle ilgili her hangi bir ayrıntıya yer verilmemiş ise de, beyanlardan çekin davalı cirosuyla bankaya ibraz edildiğinin anlaşıldığı, bankaca çekle ilgili «ödeme yasağı» kararı bulunduğu, «çekin ibrazı» ile ilgili herhangi bir meşruhat bulunmadığı ve herhangi bir belge olmadığı bildirilmiş ise de, davalının dava dışı ...'tan alacaklı olduğu ve ...'ın da borcuna karşılık dava konusu çeki vermek istediği, çekin fotokopisini alarak muhatap bankadan çekin akibetini araştırdığı ve çalıntı olduğunu öğrenince çeki kabul etmediği ve «çek» aslının eline hiç geçmediği yönündeki savunmasının da genel hayat tecrübeleri ve olayların olağan akışına uygun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ve dava konusu «çekin istirdadına» karar verilmiştir.
Ancak, 6762 sayılı TTK'nın 704. maddesine göre ''Çek, her hangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisabetmiş» olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir. '' Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece anılan yasal düzenleme karşısında «ispat yükü» üzerinde bulunan davacının, davalının «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiği ve davacı tarafça bu hususun ispat edilemediği nazara alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6204 E. , 2012/3295 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.04.2010 tarih ve 2009/693-2010/459 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, hamili bulunduğu 31.05.2009 tarihli 3.000 TL bedelli çekin kaybolduğunu, bu nedenle zayi nedeniyle çek iptali davası açıldığını ve iptali istenen çekin bu dosyaya ibraz edildiğini, davalının haklı bir neden olmaksızın çeki elinde bulundurduğunu ileri sürerek, söz konusu çekin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, istirdadı istenen çekin kaybolmadığını, aksine ciro yoluyla müvekkiline geldiğini, söz konusu çekin 30.01.2009 tarihinde bankaya takas için ibraz edilmesine karşın davacının kötüniyetli olarak aradan 5 ay geçtikten sonra çek iptali davası açtığını, davacının amacının alacağı sürüncemede bırakmak olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin bankaya ibraz edilmemiş olması nedeniyle kambiyo senedi vasfında bulunmadığı, bu hali ile yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, taraflar arasında akdi ilişki olmadığı, dolayısıyla davalının bu belgeye dayanarak davacı aleyhine alacak iddiasında bulunamayacağı, ancak bu belgeye dayanarak ciranta İbrahim Yalınsu'dan alacak talebinde bulunması mümkün olduğundan çekin istirdadına karar verilemeyeceği, çoğun içinde azı da vardır kuralı uyarınca davacının davasının menfi tespit davası olarak nitelendirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 31.05.2009 tarihli 3.000 TL bedelli belge nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nun 704.maddesi uyarınca açılan çek istirdadı istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin yetkili hamili olduğu çekin rızası dışında elinden çıktığını ileri sürerek haklı bir neden olmaksızın çeki elinde bulunduran davalıya karşı istirdat davası açmıştır. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de TTK’nun 704. maddesindeki düzenleme “Çek, her hangi bir suretle hamilinin elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir çek bahis mevzuu olsun, ister ciro suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir” şeklindedir.
İstirdat davası olarak nitelenen dava esas itibariyle menkullerin iadesini sağlamak için açılan menkul davası (zilyetliğe haklılık davası) mahiyetindedir. Medeni Hukuk’ta bu dava gasp, çalınma veya ziya hallerinde sadece kötüniyetli değil, iyiniyetli hamile karşı da açılır. Halbuki muamelattaki emniyeti korumak gerekçesiyle kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama yapılmış ve ayni haklardaki genel prensipten ayrılınarak, söz konusu davanın yalnızca kötüniyetli veya senedi iktisabında ağır kusuru bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir. Bu davada, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir (Prof.Dr.
Fırat ÖZTAN, Kıymetli Evrak Hukuku, 2. Baskı, syf.294). Mahkemece, ispat külfetinin davacıda olduğu gözetilerek, yukarıda açıklanan TTK’nun 704. maddesi hükümleri çerçevesinde taraf delilleri değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048294400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz