6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali ile inkar tazminatının tahsiline karar verilmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10746 E. 2012/2313 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
irsaliyeli fatura delil değerlendirmesi irsaliye zayi taşıma sözleşmesi taşıyıcı fatura

Atıf yapılan mevzuat: BK · TTK — TTK 786

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, taraflar arasında taşıma akdi olduğuna dair ihtilafın bulunmadığı, ancak davacının sunduğu irsaliyeli fatura içeriğinde taşınan eşyanın sadece paket olarak belirtildiği, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir taşıma sözleşmesinin bulunmadığı, taşınan malların nitelik ve miktarlarının belirtildiği başka bir belgenin bulunmadığı, davalı elemanının polis merkezinde verdiği ifadenin de dava konusunu kanıtlamaya yetecek bir delil olarak değerlendirilemeyeceği, TTK 786/2 maddesine göre de taşındığı iddia olunan kontör kartları ve telefonların kıymetli eşyadan sayılması ve davacının da bu kıymetli eşyanın davalı taşıyıcıya beyan edilmemesi gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşınan malın zayi nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup mahkemece taşınan malın içeriğinin kanıtlanmadığı ve kıymetli eşya olarak da, paket içeriğinin TTK'nun 786/2. maddesi gereğince beyan edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında süre gelen taşıma ilişkisinde, davacı tarafından pakette olduğu iddia olunan malların neler olduğunun bilindiği, davalı taşıyıcı elemanının kollukta verdiği ifadesinde de taşınan malların cins ve sayılarının belirtilmiş olması ve telefon kontörlerinin TTK'nun 786/2 maddesi anlamında kıymetli eşya sayılmaması nedeniyle davanın yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamıştır. Mahkemece, taraf delilleri değerlendirilerek zayii olduğu iddia edilen telefon kontörlerinin iptalinin mümkün olup olmadığının değerlendirilerek bilirkişi vasıtasıyla zarar tutarının belirlenmesi, belirlenememesi halinde ise BK. 42'inci maddesi gereğince uygun bir tazminata karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11213 E. 2012/18060 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4988 E. 2010/9348 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9768 E. 2012/13852 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9747 E. 2011/2565 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8712 E. 2012/646 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Taşıma senedi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8813 E. 2010/1623 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/10746 E.  ,  2012/2313 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Söke Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/03/2010 tarih ve 2008/621-2010/311 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Can Sibel Meral tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Aydın'dan, Söke'ye davalı aracılığıyla koli gönderdiğini, davalı elemanının dağıtım esnasında müvekkiline ait koliyi çaldırdığını, davalıdan zararın talep edilmesine rağmen ödenmediği gibi yapılan icra takibine de itiraz edildiğini itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 inkar tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının irsaliye faturası düzenlemediğini ve kargo içeriğinin belli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, taraflar arasında taşıma akdi olduğuna dair ihtilafın bulunmadığı, ancak davacının sunduğu irsaliyeli fatura içeriğinde taşınan eşyanın sadece paket olarak belirtildiği, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir taşıma sözleşmesinin bulunmadığı, taşınan malların nitelik ve miktarlarının belirtildiği başka bir belgenin bulunmadığı, davalı elemanının polis merkezinde verdiği ifadenin de dava konusunu kanıtlamaya yetecek bir delil olarak değerlendirilemeyeceği, TTK 786/2 maddesine göre de taşındığı iddia olunan kontör kartları ve telefonların kıymetli eşyadan sayılması ve davacının da bu kıymetli eşyanın davalı taşıyıcıya beyan edilmemesi gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşınan malın zayi nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup mahkemece taşınan malın içeriğinin kanıtlanmadığı ve kıymetli eşya olarak da, paket içeriğinin TTK'nun 786/2. maddesi gereğince beyan edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında süre gelen taşıma ilişkisinde, davacı tarafından pakette olduğu iddia olunan malların neler olduğunun bilindiği, davalı taşıyıcı elemanının kollukta verdiği ifadesinde de taşınan malların cins ve sayılarının belirtilmiş olması ve telefon kontörlerinin TTK'nun 786/2 maddesi anlamında kıymetli eşya sayılmaması nedeniyle davanın yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamıştır. Mahkemece, taraf delilleri değerlendirilerek zayii olduğu iddia edilen telefon kontörlerinin iptalinin mümkün olup olmadığının değerlendirilerek bilirkişi vasıtasıyla zarar tutarının belirlenmesi, belirlenememesi halinde ise BK.

42'inci maddesi gereğince uygun bir tazminata karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047741300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.