YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5062 E. 2024/971 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici işlemi↗ başvurma harcı↗ münhasırlık↗ tüzel kişilik↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/413 E., 2019/448 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) Kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Biruni Üniversitesinin, Dünya Eğitim Vakfının müracaatı neticesinde, 27 Şubat 2014 tarih 29826 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6525 sayılı Kanun'la, Türkiye Cumhuriyeti Yükseköğretim Sistemi içerisinde, kamu tüzel kişiliğine sahip bir Vakıf Üniversitesi olarak yerini aldığını, 2015/107182 nolu “Biruni Hastanesi Sağlık Denince” ibareli marka müracaatında bulunulduğunu, müvekkilleri adına usul ve yasaya uygun surette yapılan işbu marka müracaatının Markalar Dairesi Başkanlığının kararı ile davalı şirket adına tescilli “Biruni” ibareli markası nedeniyle reddedildiğini, daha önce İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/242 E sayılı dava dosyası ile davalı şirket adına tescilli “Biruni” ibareli markanın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 14 üncü maddesi nedeniyle iptaline markalar sicilinden terkinine karar verilmesi talepli dava ikame edildiğini, ancak müvekkilinin işbu usul ve yasaya uygun marka müracaatına diğer davalı yan tarafından yapılan itiraz üzerine TÜRKPATENT YİDK'nın 2017-M-6510 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, müvekkillerinin “Biruni” ibareli markasına yaptığı yatırım ve harcadığı sermaye ile ayırt edicilik kazandırdığını, diğer davalı şirketin “Biruni” ibareli markayı 41. sınıfta yer alan hizmetlerde kullanmadığını, bu nedenle davalı şirket adına 26.12.1996 tarih ve 177751 no ile tescilli “Biruni” ibareli markanın 556 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesi nedeniyle iptaline markalar sicilinden terkinine karar verilmesi talepli İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/242 E. sayılı dosyada kabul edildiğini, markanın kullanılmayan sınıflarda iptal edildiğini, bu nedenle huzurdaki davanın ikame edilme lüzum ve zaruretinin hasıl olduğunu, Biruni Üniversitesinin kanunla kurulduğunu, dolayısıyla üniversitenin ismi kanunla belirlendiğini, müvekkilleri üniversitenin kurulmasına dair hükmün hem 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hem de 556 sayılı KHK karşısında özel hüküm niteliğinde olduğunu, söz konusu markanın bu nedenle de tesciline karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesinin bütünüyle haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket adına tescil başvurusu yapılan “Biruni” markası ile mesnet gösterilen davalı şirket markası arasında, yazılış okunuş telaffuz bakımından herhangi bir ayniyet olmadığı gibi davaya konu markaların hitap ettiği müşteri kesimi açısından markaların iltibas oluşturmayacağının açık olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2017-M-6510 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin "Biruni" markasını, TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirmiş olduğunu, markanın münhasır ve tek sahibi olduğunu, taraf markalarının karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında, sınıflar açısından aynı/aynı tür mallar/hizmetler ile birlikte hizmetin türü, kullanım amaçları, işlevleri ve birbirleri ile olan ilişkileri (alternatif veya tamamlayıcı olması) bakımından, davacı şirketin tescili talep edilen markasında yer alan hizmet listesinin tamamının, davalı yanın itiraza mesnet markaları ile aynı/aynı tür veya benzer hizmetleri barındırdığı, davacı şirket marka başvurusunun, “Biruni hastanesi ‘sağlık denince’ ” ibarelerinden oluştuğu, davalı şirket markalarının ise “Biruni” ve “Biruni laboratuvarı” ibarelerini içerdiği, taraf markalarının ön planda olan ve esas unsur olarak kabul edilebilecek “Biruni” ibarelerini içerdiği, söz konusu ibarelerin öne çıktığı, taraf markalarının, fonetik, anlamsal ve görsel olarak bir bütün halinde değerlendirilmesi esas olacağından markaların bu hali ile karıştırılma ihtimaline neden olabilecek derecede benzer oldukları, yine benzerlik karşılaştırmasında, “Biruni” esas unsurlu markaların yanında taraf markaların barındığı şekil ve yan unsurlar da göz önünde bulundurulduğunda, görsel olarak yüksek derecede benzerlik taşımakla birlikte, okunuşlarında da “Biruni” ibaresine vurgunun yüksek olması, markalarda yer alan şekil ve slogan şeklindeki unsurların bu hali ile markalardaki benzerlik derecesini düşürmeye yetmediği ve/veya yan unsur seviyesinde kaldığı, markaların bu hali ile, gerek görsel, gerek işitsel ve gerekse anlamsal açıdan yoğun benzerlik içerdiği, somut olayda, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, tüketici işlemi ya da tüketiciye yönelik uygulamaların her aşamasında makul düzeyde bilgiye sahip olan gerçek veya tüzel kişi olan ortalama tüketici açısından, taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı görmesi halinde, bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanma tehlikesinin mevcut olduğu, taraf markalarındaki unsurlar ile bu unsurların bir araya geliş biçimlerinden kaynaklanan benzerliklerin, benzer çağrışımlar yaratacağı, karşılaştırmaya konu markalarının, birbirlerinin farklı versiyonları, alternatifleri veya bir serinin devamı şeklinde nitelendirilme ihtimalini doğuracağı, söz konusu markalar ile karşı karşıya kalan tüketicinin, davacıya ait markanın, davalı yanın markası olarak yorumlama yoluna gitme ihtimalini oluşturacağı, davacı yanın davaya konu markasının, davalı markası ile birliktelik izlenimi yarattığının kabul edildiği, YİDK’nın 13.09.2017 tarih ve 2017-M-6510 sayılı kararının yerinde olduğu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin Biruni ibareli markaya yaptığı yatırım ve harcadığı emek sonucu ayırtedicilik kazandığını, müvekkilinin kanun ile kurulduğunu, buna rağmen marka başvurusunun haksız olarak reddedildiğini, davalının kullanılmama nedeniyle iptal edilen markasının mesnet alınarak başvurunun reddininin doğru bulunmadığını, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, iltibas bulunmadığını, kullanım alanlarının farklı bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, “Biruni Hastanesi Sağlık Denince” ibareli başvuru ile redde mesnet "Biruni" ibareli marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 44. sınıf hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira her iki markanın asli unsurunun da "Biruni" ibaresinden oluştuğu, davacının kanunla kurulmuş olmasının doğrudan üniversite isminin marka olarak tesciline imkan vermeyeceği, davanın YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu ve YİDK kararının verildiği tarihteki koşullara göre uyuşmazlığın değerlendirilmesinin gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinini istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin Biruni ibareli markasını yoğun ve ciddi surette kullanarak ayırt edicilik kazandırdığını, müvekkili markasının ayırt edici niteliklere haiz olduğunu, müvekkili şirketin nizasız ve fasılasız surette kullanılarak ayırt edicilik kazandırdığı markasının müracaatının haksız şekilde TÜRKPATENT tarafından reddedildiğini, müvekkili markası ile redde mesnet markalar arasında görsellik bakımından her hangi bir benzerlik ve/veya ayniyet bulunmadığı gibi müvekkili markasında kullanılan şekil unsuru birlikte değerlendirildiğinde her hangi bir benzerliğin bulunmadığını, davalı şirketin kullanılmama sebebiyle iptal edilen markasının TÜRKPATENT YİDK kararına göre müvekkili marka müracaatına mesnet gösterilerek müvekkili markasının reddinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, markaların kullanıldığı emtialar ve hitap ettiği müşteri kitlesinin de birbirinden farklı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6599 E. 2023/1400 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… ine TÜRKPATENT YİDK'nın 2017-M-6510 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, müvekkillerinin “Biruni” ibareli markasına yaptığı yatırım ve harcadığı sermaye ile «ayırt edicilik» kazandırdığını, diğer davalı şirketin “Biruni” ibareli markayı 41. sınıfta yer alan hizmetlerde kullanmadığını, bu nedenle davalı şirket adına 26.12.1996 tarih ve …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin Biruni ibareli markasını yoğun ve ciddi surette kullanarak «ayırt edicilik» kazandırdığını, müvekkili markasının ayırt edici niteliklere haiz olduğunu, müvekkili şirketin nizasız ve fasılasız surette kullanılarak ayırt edicilik kazandırdığı markasının müracaatının haksız şekilde TÜRKPATENT tarafından reddedildiğini, müvekkili markası ile redde mesnet markalar arasında görsellik bakımından her hangi bir benzerlik ve/veya ayniyet bulunmadığı gibi müvekkili markasında kullanılan şekil unsuru birlikte değerlendirildiğinde her hangi bir benzerliğin bulunmadığını, davalı şirketin kullanılmama sebebiyle iptal edilen markasının TÜRKPATENT YİDK kararına göre müvekkili marka müracaatına mesnet gösterilerek müvekkili markasının reddinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, markaların kullanıldığı emtialar ve hitap ettiği müşteri kitlesinin de birbirinden farklı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince «eksik inceleme» ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… tlerinde" kullandığını, buna karşılık davaya konu marka için 42 ve 44 üncü sınıflarda yer alan hizmetlerde başvuru yaptığını, “Biruni” unsuruna müvekkili tarafından «ayırt edicilik» niteliği kazandırıldığını, bu durumun davaya konu markayı müvekkil markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer kıldığını, davalı yana ait “Biruni” esas unsurlu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, tarafların markalarının yazılış, okunuş, telaffuz bakımından ayniyet taşıdığını belirterek Mahkeme kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · istinaf incelemesi · kötü niyet
Benzer bu kararda… addesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacının tanınmışlık iddiası bakımından delil sunmadığı, davacının «kötü niyet» iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… tlerinde" kullandığını, buna karşılık davaya konu marka için 42 ve 44 üncü sınıflarda yer alan hizmetlerde başvuru yaptığını, “Biruni” unsuruna müvekkili tarafından «ayırt edicilik» niteliği kazandırıldığını, bu durumun davaya konu markayı müvekkil markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer kıldığını, davalı yana ait “Biruni” esas unsurlu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, tarafların markalarının yazılış, okunuş, telaffuz bakımından ayniyet taşıdığını belirterek Mahkeme kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Ayrıca, davalı şirket adına daha önceden 44 üncü sınıfta tescilli "BİRUNİ" ibareli markanın «müktesep hak» teşkil edeceği kabul edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3875 E. 2024/118 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · eksik inceleme · iltibas · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin Biruni ibareli markasını yoğun ve ciddi surette kullanarak «ayırt edicilik» kazandırdığını, müvekkili markasının ayırt edici niteliklere haiz olduğunu, müvekkili şirketin nizasız ve fasılasız surette kullanılarak ayırt edicilik kazandırdığı markasının müracaatının haksız şekilde TÜRKPATENT tarafından reddedildiğini, müvekkili markası ile redde mesnet markalar arasında görsellik bakımından her hangi bir benzerlik ve/veya ayniyet bulunmadığı gibi müvekkili markasında kullanılan şekil unsuru birlikte değerlendirildiğinde her hangi bir benzerliğin bulunmadığını, davalı şirketin kullanılmama sebebiyle iptal edilen markasının TÜRKPATENT YİDK kararına göre müvekkili marka müracaatına mesnet gösterilerek müvekkili markasının reddinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, markaların kullanıldığı emtialar ve hitap ettiği müşteri kitlesinin de birbirinden farklı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince «eksik inceleme» ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… ine TÜRKPATENT YİDK'nın 2017-M-6510 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, müvekkillerinin “Biruni” ibareli markasına yaptığı yatırım ve harcadığı sermaye ile «ayırt edicilik» kazandırdığını, diğer davalı şirketin “Biruni” ibareli markayı 41. sınıfta yer alan hizmetlerde kullanmadığını, bu nedenle davalı şirket adına 26.12.1996 tarih ve …
… rket markası arasında, yazılış okunuş telaffuz bakımından herhangi bir ayniyet olmadığı gibi davaya konu markaların hitap ettiği müşteri kesimi açısından markaların «iltibas» oluşturmayacağının açık olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2017-M-6510 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… rusuyla davalı firmanın "şekil+BİRUNİ LABORATUVARI" ibareli markası arasında başvuru markasından çıkarılan 44. sınıftaki hizmetler açısından görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde davacıya ait başvuru markası ile davalı şirketin markası arasında idari ve …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı olduğu gibi hatalı değerlendirmeler içerdiğini, müvekkilinin kanunla kurulduğunu ve isminin de kanunla belirlendiğini, bu nedenle dava konusu başvurunun tescilinin gerektiğini, müvekkili başvurusu ile redde mesnet marka arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, tarafların faaliyet alanlarının da farklı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne kara …
… ğını, halbuki müvekkilinin "BİRUNİ" markasını yoğun olarak kullandığını ve ciddi anlamda tanıttığını, yaptığı büyük yatırım, harcadığı sermaye ve emek ile markasına «ayırt edicilik» kazandırdığını, taraf markalarının bir bütün olarak değerlendirildiklerinde görsel, işitsel ve okunuş bakımından birbirlerini çağrıştırmadığını, tarafların iştigal …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Marka Başvurusunun Reddinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3507 E. 2019/6132 K.
Ortak:ayırt edicilik · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… ine TÜRKPATENT YİDK'nın 2017-M-6510 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, müvekkillerinin “Biruni” ibareli markasına yaptığı yatırım ve harcadığı sermaye ile «ayırt edicilik» kazandırdığını, diğer davalı şirketin “Biruni” ibareli markayı 41. sınıfta yer alan hizmetlerde kullanmadığını, bu nedenle davalı şirket adına 26.12.1996 tarih ve …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin Biruni ibareli markasını yoğun ve ciddi surette kullanarak «ayırt edicilik» kazandırdığını, müvekkili markasının ayırt edici niteliklere haiz olduğunu, müvekkili şirketin nizasız ve fasılasız surette kullanılarak ayırt edicilik kazandırdığı markasının müracaatının haksız şekilde TÜRKPATENT tarafından reddedildiğini, müvekkili markası ile redde mesnet markalar arasında görsellik bakımından her hangi bir benzerlik ve/veya ayniyet bulunmadığı gibi müvekkili markasında kullanılan şekil unsuru birlikte değerlendirildiğinde her hangi bir benzerliğin bulunmadığını, davalı şirketin kullanılmama sebebiyle iptal edilen markasının TÜRKPATENT YİDK kararına göre müvekkili marka müracaatına mesnet gösterilerek müvekkili markasının reddinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, markaların kullanıldığı emtialar ve hitap ettiği müşteri kitlesinin de birbirinden farklı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince «eksik inceleme» ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… yasaya uygun olduğu, mutlak ret nedenlerine dayalı olarak başvurunun reddine ilişkin Kurum kararının iptali için açılacak davalarda, redde mesnet markanın malikine «husumet» yöneltilmesi mümkün olmadığından davalı şirkete husumet yöneltilmesinin doğru olmadığı, somut olayda yalnızca davacı tarafından «istinaf yoluna başvurulması» karşısında bu yanlışlığın hükmün kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde kararın usul ve yasaya uygun olmasına, “üniversite” ibaresinin başvurudan çıkartılan hizmetler itibariyle bir «ayırt ediciliğinin» bulunmamasına göre, aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu kararda… yasaya uygun olduğu, mutlak ret nedenlerine dayalı olarak başvurunun reddine ilişkin Kurum kararının iptali için açılacak davalarda, redde mesnet markanın malikine «husumet» yöneltilmesi mümkün olmadığından davalı şirkete husumet yöneltilmesinin doğru olmadığı, somut olayda yalnızca davacı tarafından «istinaf yoluna başvurulması» karşısında bu yanlışlığın hükmün kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka tecavüzü | Haksız rekabet | Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3682 E. 2020/1190 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
Benzer bu kararda… atlayamadığı, şirketin davacı olduğu birleşen dosyada ise davalı üniversitenin "BİRUNİ" ibaresini markasal olarak sağlık hizmetlerinde kullanımının, davacı şirketin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle üniversite tarafından kullanmama nedeniyle marka iptali davalarınında davalı şirketin dava konusu markalarının kullanılmayan hizmetler yönünden kısmen iptaline, şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile üniversitenin "BİRUNİ" ibaresini sağlık hizmeti alanında markasal olarak ön plana çıkarmak suretiyle davacı şirketin marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, tecavüzün önlenmesine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce birleşen İstanbul 3.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6161 E. 2024/741 K.
Ortak:münhasırlık · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin "Biruni" markasını, TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirmiş olduğunu, markanın «münhasır» ve tek sahibi olduğunu, taraf markalarının karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davacının «kötüniyetli» olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaDavacının önceki tarihli 177751 sayılı markası, «münhasıran» " BİRUNİ" ibaresinden oluşmakta olup 41. sınıfta tescillidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük ilkesi · kanuna karşı hile · yeniden tescil · müktesep hak · hile · kazanılmış hak · dürüstlük kuralı · uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda… edeniyle iptal edildiği göz önünde bulundurulduğunda söz konusu marka başvurusunun davacı bakımından hak kayıplarının ortaya çıkmasını engellemek için aynı markanın «yeniden tescil» edilmesi amacıyla yapıldığının görüldüğünü, dolayısıyla, davacının aynı markayı bir kez daha tescil ettirme yönündeki söz konusu başvurusunun, başvuru anında kötü niyetli bir talep niteliğinde olduğu gibi «kanuna karşı hile» de teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın "şekil+BİRUNİ AKADEMİ" ibareli (2016/20794) başvuru sayılı markasının tescili talebinde bulunduğu ve önceki tarihli markasının da «müktesep hak» oluşturduğunu ileri sürdüğü, dosyaya yansıtılan delillerden İstanbul 2.
… 556 sayılı KHK'nın 35 ... gerekse 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında iyi niyetli bir davranış sergilemediği, davacının «kazanılmış hak» iddiasını dayandırdığı markanın kullanımının taraflar arasında çekişme konusu oluşturması karşısında davacının önceki markasından kaynaklı olarak kazanılmış hakkın …
Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvuru sahibinin, tescil yolu ile ve «dürüstlük ilkelerine» aykırı biçimde marka üzerinde hak temin etme girişiminin de kötü niyetli bir davranış olarak kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla Marka Hukukunda «kötü niyetin», sadece temyize konu kararda ifade edilen marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak vey …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3066 E. 2023/7181 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ine TÜRKPATENT YİDK'nın 2017-M-6510 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, müvekkillerinin “Biruni” ibareli markasına yaptığı yatırım ve harcadığı sermaye ile «ayırt edicilik» kazandırdığını, diğer davalı şirketin “Biruni” ibareli markayı 41. sınıfta yer alan hizmetlerde kullanmadığını, bu nedenle davalı şirket adına 26.12.1996 tarih ve …
… rket markası arasında, yazılış okunuş telaffuz bakımından herhangi bir ayniyet olmadığı gibi davaya konu markaların hitap ettiği müşteri kesimi açısından markaların «iltibas» oluşturmayacağının açık olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2017-M-6510 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… arın bu hali ile, gerek görsel, gerek işitsel ve gerekse anlamsal açıdan yoğun benzerlik içerdiği, somut olayda, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, «tüketici işlemi» ya da tüketiciye yönelik uygulamaların her aşamasında makul düzeyde bilgiye sahip olan gerçek veya tüzel kişi olan «ortalama tüketici» açısından, taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı görmesi halinde, bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanma tehlikesinin mevcut olduğu, taraf markaların …
Benzer bu kararda… itli kelime kombinasyonları deneyerek hak sahipliği elde etmeye çalıştığını, dava konusu başvurunun esas unsurunun "Biruni" ibaresinden oluştuğunu, diğer ibarelerin «ayırt edicilik» sağlamadığını, tescilin halk tarafından karıştırılmaya ve yoğun şekilde «iltibasa» sebebiyet vereceğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2017-M-11175 sayılı kararını iptalini, 2016/28192 sayılı markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının "BİRUNİ" ibareli markaları ile davalının "Ebu Reyhan EL BİRUNİ ÜNİVERSİTESİ" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davalının "Ebu Reyhan EL BİRUNİ ÜNİVERSİTESİ" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait "BİRUNİ" ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla 41. sınıftaki hizmetler yönünden davacının "BİRUNİ" markalı hizmetlerden yararlanmak ya da satın almak isterken davalının "Ebu Reyhan EL BİRUNİ ÜNİVERSİTESİ" ibareli başvuru markalı hizmeti satın almak/ yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nazarında taraf markaları arasında işletmesel bağ olduğu, ya da idari ve ekonomik anlamda birbirine bağlı işletmelere ait marka algısı oluşmayacağı, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas-benzerlik-karıştırılma ihtimali ... oluşmadığı, dava konusu başvuru ibaresinin bütünü üzerinde davacı tarafın önceye dayalı kullanım hak iddiası kanıtlanmadığından üçüncü fıkradaki koşulların da gerçekleşmediği, taraf markalarının aynı emtia sınıfına «dahil» olması nedeniyle ve marka işaretleri arasında benzerlik de oluşmadığından tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı da kanıtl …
… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 ... ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenebileceği, davacının "BİRUNİ" ibareli markaları ile davalı Üniversitenin "Ebu Reyhan EL BİRUNİ ÜNİVERSİTESİ" ibareli marka başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede, 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas oluşmadığı, zira markaların ilişkin bulundukları 41. sınıf hizme …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · kötü niyet · bilirkişi incelemesi · haksız rekabet · dahili dava
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının "BİRUNİ" ibareli markaları ile davalının "Ebu Reyhan EL BİRUNİ ÜNİVERSİTESİ" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davalının "Ebu Reyhan EL BİRUNİ ÜNİVERSİTESİ" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait "BİRUNİ" ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla 41. sınıftaki hizmetler yönünden davacının "BİRUNİ" markalı hizmetlerden yararlanmak ya da satın almak isterken davalının "Ebu Reyhan EL BİRUNİ ÜNİVERSİTESİ" ibareli başvuru markalı hizmeti satın almak/ yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nazarında taraf markaları arasında işletmesel bağ olduğu, ya da idari ve ekonomik anlamda birbirine bağlı işletmelere ait marka algısı oluşmayacağı, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas-benzerlik-karıştırılma ihtimali ... oluşmadığı, dava konusu başvuru ibaresinin bütünü üzerinde davacı tarafın önceye dayalı kullanım hak iddiası kanıtlanmadığından üçüncü fıkradaki koşulların da gerçekleşmediği, taraf markalarının aynı emtia sınıfına «dahil» olması nedeniyle ve marka işaretleri arasında benzerlik de oluşmadığından tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı da kanıtl …
… ı, kapsamdaki hizmetlerin müvekkilinin 177751 sayılı markasında da aynen yer aldığını, davalının "Biruni" markası ile kullanımlarının müvekkili markasına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin mahkeme kararı ile belirlendiğini, yine bir başka mahkeme kararı ile davalı Üniversitenin markasından 41. sınıf hizmetlerin tümü ile 16. sınıf bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, fiilen de «iltibasın» gerçekleştiğini, davalı Üniversitenin «kötü niyet» taşıdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… ini, hâkimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceğini, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa, bilirkişiden ek rapor alabileceği veya ... bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceğini, dava konusu markada "Biruni" ibaresinin ayırt edici unsur olarak kullanıldığını, diğer sözcüklerin «ayırt edicilik» katmadığını, birebir aynı taraflar arasında görülmüş ve davalı tarafın aynı sınıfları da kapsar şekilde yapmış olduğu “BİRUNİ” ibareli marka başvurularının bazen Kurum tarafından gerçekleşen mutlak ret sebepleri incelemesi kapsamında re'sen, bazen müvekkili itirazları üzerine reddedildiğini, davaya konu markanın tescil edilmek istendiği hizmetlerin müvekkilinin markalarının kapsamında yer ... hizmetler ile birebir aynı olmasının karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde dikkate alınmadığını, birbirine bağlılık prensibi uyarınca, hizmetlerin birebir örtüştüğü durumlarda, markalar arasındaki az derecedeki benzerliğin dahi karıştırılma ihtimalini doğurmaya yeterli görüldüğünü, markalar arasındaki görsel ve işitsel benzerliğe ek olarak markaların birebir aynı hizmetleri de kapsıyor olmaları karşısında, markaların halk nezdinde karıştırılması sonucuna yol açacağını, markanın müvekkilinin seri markaları içinde düşünüleceğini, fiziken de «iltibasın» gerçekleştiğini, buna ilişkin delillerinin dikkate alınmadığını, davalı Üniversitenin kötü niyetle başvuru yaptığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3367 E. 2023/7325 K.
Ortak:ayırt edicilik · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda… ine TÜRKPATENT YİDK'nın 2017-M-6510 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, müvekkillerinin “Biruni” ibareli markasına yaptığı yatırım ve harcadığı sermaye ile «ayırt edicilik» kazandırdığını, diğer davalı şirketin “Biruni” ibareli markayı 41. sınıfta yer alan hizmetlerde kullanmadığını, bu nedenle davalı şirket adına 26.12.1996 tarih ve …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin Biruni ibareli markasını yoğun ve ciddi surette kullanarak «ayırt edicilik» kazandırdığını, müvekkili markasının ayırt edici niteliklere haiz olduğunu, müvekkili şirketin nizasız ve fasılasız surette kullanılarak ayırt edicilik kazandırdığı markasının müracaatının haksız şekilde TÜRKPATENT tarafından reddedildiğini, müvekkili markası ile redde mesnet markalar arasında görsellik bakımından her hangi bir benzerlik ve/veya ayniyet bulunmadığı gibi müvekkili markasında kullanılan şekil unsuru birlikte değerlendirildiğinde her hangi bir benzerliğin bulunmadığını, davalı şirketin kullanılmama sebebiyle iptal edilen markasının TÜRKPATENT YİDK kararına göre müvekkili marka müracaatına mesnet gösterilerek müvekkili markasının reddinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, markaların kullanıldığı emtialar ve hitap ettiği müşteri kitlesinin de birbirinden farklı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince «eksik inceleme» ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… sayılı KHK karşısında ... hüküm niteliğinde olduğunu, bu nedenle de markanın tesciline karar verilmesinin gerektiğini, müvekkilinin markasına ciddi yatırım yaparak «ayırt edicilik» kazandırdığını, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:idari işlem · davanın konusuz kalması · maddi hata · yargılama giderleri · istinaf incelemesi · dürüstlük kuralı · yargılama gideri · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… dar 2019-M-5950 sayılı YİDK kararının iptalini talep etmişse de, söz konusu kararın davalı kurumca alınmamış sayılmasına karar verildiği, iptali gereken geçerli bir «idari işlemin» kalmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 ... maddesi hükmü uyarınca «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir ve hükmedeceği, bu nedenle mahkemece yargılamaya devam edilip dava tarihi itibari ile tarafların haklılık durumunun irdelendiği, buna göre davacının dava dilekçesinde davalı kurumca reddedilen 41 ve 44 üncü sınıftaki hizmetlerin tescilinin devamı işlemleri için işbu davanın açıldığı, ancak davacının Markalar Dairesi Başkanlığı'nın 14.04.2018 tarihli kısmi ret kararı ile diğer davalı şirkete ait 2017/71142 no.lu marka redde mesnet alınarak başvurudan 41 ... sınıfta belirtilen tüm hizmetler ile 44üncü sınıfta bulunan "Tıbbi hizmetler, Güzellik bakımı hizmetleri, Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler, Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri" hizmetlerin çıkartılmasına karar verildiğine ilişkin kararına karşı davalı kurum nezdinde itiraz etmediği, dolayısı ile bu hizmetler bakımından davacı aleyhine idari sürecin kesinleştiği, iptali istenen YİDK kararında sehven 44 üncü sınıfta bulunan "Tıbbi Hizmetler" in çıkartılmasına ilişkin kararın, davacı lehine dava açma hakkı oluşturmadığı, maddi bakımdan davacı şirketin, Markalar Dairesi Başkanlığı'nın kısmi ret kararına karşı itirazda bulunmayarak, sehven yapılan «maddi hata» nedeni ile dava açıp, açılan davada haklılığını iddia etmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmadığı da gözetilerek dava tarihi itibari ile davacının haksız olduğu gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
CEVAP 1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu YİDK kararında «maddi hata» yapıldığının anlaşılması üzerine 30.09.2019 tarih 2019-M-7960 sayılı YİDK kararı ile söz konusu kararın kaldırılarak ... bir karar tesis edildiğini, dava konusu YİDK kararının alınmamış sayılmasına karar verildiğinden, konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığı» kararının verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… sayılı KHK karşısında ... hüküm niteliğinde olduğunu, bu nedenle de markanın tesciline karar verilmesinin gerektiğini, müvekkilinin markasına ciddi yatırım yaparak «ayırt edicilik» kazandırdığını, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5062 E. , 2024/971 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/972 Esas, 2022/425 Karar
DAVALILAR 1..... vekili Avukat ...
2.... (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/413 E., 2019/448 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) Kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Biruni Üniversitesinin, Dünya Eğitim Vakfının müracaatı neticesinde, 27 Şubat 2014 tarih 29826 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6525 sayılı Kanun'la, Türkiye Cumhuriyeti Yükseköğretim Sistemi içerisinde, kamu tüzel kişiliğine sahip bir Vakıf Üniversitesi olarak yerini aldığını, 2015/107182 nolu “Biruni Hastanesi Sağlık Denince” ibareli marka müracaatında bulunulduğunu, müvekkilleri adına usul ve yasaya uygun surette yapılan işbu marka müracaatının Markalar Dairesi Başkanlığının kararı ile davalı şirket adına tescilli “Biruni” ibareli markası nedeniyle reddedildiğini, daha önce İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/242 E sayılı dava dosyası ile davalı şirket adına tescilli “Biruni” ibareli markanın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 14 üncü maddesi nedeniyle iptaline markalar sicilinden terkinine karar verilmesi talepli dava ikame edildiğini, ancak müvekkilinin işbu usul ve yasaya uygun marka müracaatına diğer davalı yan tarafından yapılan itiraz üzerine TÜRKPATENT YİDK'nın 2017-M-6510 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, müvekkillerinin “Biruni” ibareli markasına yaptığı yatırım ve harcadığı sermaye ile ayırt edicilik kazandırdığını, diğer davalı şirketin “Biruni” ibareli markayı 41.
sınıfta yer alan hizmetlerde kullanmadığını, bu nedenle davalı şirket adına 26.12.1996 tarih ve 177751 no ile tescilli “Biruni” ibareli markanın 556 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesi nedeniyle iptaline markalar sicilinden terkinine karar verilmesi talepli İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/242 E. sayılı dosyada kabul edildiğini, markanın kullanılmayan sınıflarda iptal edildiğini, bu nedenle huzurdaki davanın ikame edilme lüzum ve zaruretinin hasıl olduğunu, Biruni Üniversitesinin kanunla kurulduğunu, dolayısıyla üniversitenin ismi kanunla belirlendiğini, müvekkilleri üniversitenin kurulmasına dair hükmün hem 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hem de 556 sayılı KHK karşısında özel hüküm niteliğinde olduğunu, söz konusu markanın bu nedenle de tesciline karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesinin bütünüyle haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket adına tescil başvurusu yapılan “Biruni” markası ile mesnet gösterilen davalı şirket markası arasında, yazılış okunuş telaffuz bakımından herhangi bir ayniyet olmadığı gibi davaya konu markaların hitap ettiği müşteri kesimi açısından markaların iltibas oluşturmayacağının açık olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2017-M-6510 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin "Biruni" markasını, TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirmiş olduğunu, markanın münhasır ve tek sahibi olduğunu, taraf markalarının karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında, sınıflar açısından aynı/aynı tür mallar/hizmetler ile birlikte hizmetin türü, kullanım amaçları, işlevleri ve birbirleri ile olan ilişkileri (alternatif veya tamamlayıcı olması) bakımından, davacı şirketin tescili talep edilen markasında yer alan hizmet listesinin tamamının, davalı yanın itiraza mesnet markaları ile aynı/aynı tür veya benzer hizmetleri barındırdığı, davacı şirket marka başvurusunun, “Biruni hastanesi ‘sağlık denince’ ” ibarelerinden oluştuğu, davalı şirket markalarının ise “Biruni” ve “Biruni laboratuvarı” ibarelerini içerdiği, taraf markalarının ön planda olan ve esas unsur olarak kabul edilebilecek “Biruni” ibarelerini içerdiği, söz konusu ibarelerin öne çıktığı, taraf markalarının, fonetik, anlamsal ve görsel olarak bir bütün halinde değerlendirilmesi esas olacağından markaların bu hali ile karıştırılma ihtimaline neden olabilecek derecede benzer oldukları, yine benzerlik karşılaştırmasında, “Biruni” esas unsurlu markaların yanında taraf markaların barındığı şekil ve yan unsurlar da göz önünde bulundurulduğunda, görsel olarak yüksek derecede benzerlik taşımakla birlikte, okunuşlarında da “Biruni” ibaresine vurgunun yüksek olması, markalarda yer alan şekil ve slogan şeklindeki unsurların bu hali ile markalardaki benzerlik derecesini düşürmeye yetmediği ve/veya yan unsur seviyesinde kaldığı, markaların bu hali ile, gerek görsel, gerek işitsel ve gerekse anlamsal açıdan yoğun benzerlik içerdiği, somut olayda, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, tüketici işlemi ya da tüketiciye yönelik uygulamaların her aşamasında makul düzeyde bilgiye sahip olan gerçek veya tüzel kişi olan ortalama tüketici açısından, taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı görmesi halinde, bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanma tehlikesinin mevcut olduğu, taraf markalarındaki unsurlar ile bu unsurların bir araya geliş biçimlerinden kaynaklanan benzerliklerin, benzer çağrışımlar yaratacağı, karşılaştırmaya konu markalarının, birbirlerinin farklı versiyonları, alternatifleri veya bir serinin devamı şeklinde nitelendirilme ihtimalini doğuracağı, söz konusu markalar ile karşı karşıya kalan tüketicinin, davacıya ait markanın, davalı yanın markası olarak yorumlama yoluna gitme ihtimalini oluşturacağı, davacı yanın davaya konu markasının, davalı markası ile birliktelik izlenimi yarattığının kabul edildiği, YİDK’nın 13.09.2017 tarih ve 2017-M-6510 sayılı kararının yerinde olduğu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin Biruni ibareli markaya yaptığı yatırım ve harcadığı emek sonucu ayırtedicilik kazandığını, müvekkilinin kanun ile kurulduğunu, buna rağmen marka başvurusunun haksız olarak reddedildiğini, davalının kullanılmama nedeniyle iptal edilen markasının mesnet alınarak başvurunun reddininin doğru bulunmadığını, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, iltibas bulunmadığını, kullanım alanlarının farklı bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, “Biruni Hastanesi Sağlık Denince” ibareli başvuru ile redde mesnet "Biruni" ibareli marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 44. sınıf hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira her iki markanın asli unsurunun da "Biruni" ibaresinden oluştuğu, davacının kanunla kurulmuş olmasının doğrudan üniversite isminin marka olarak tesciline imkan vermeyeceği, davanın YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu ve YİDK kararının verildiği tarihteki koşullara göre uyuşmazlığın değerlendirilmesinin gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinini istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin Biruni ibareli markasını yoğun ve ciddi surette kullanarak ayırt edicilik kazandırdığını, müvekkili markasının ayırt edici niteliklere haiz olduğunu, müvekkili şirketin nizasız ve fasılasız surette kullanılarak ayırt edicilik kazandırdığı markasının müracaatının haksız şekilde TÜRKPATENT tarafından reddedildiğini, müvekkili markası ile redde mesnet markalar arasında görsellik bakımından her hangi bir benzerlik ve/veya ayniyet bulunmadığı gibi müvekkili markasında kullanılan şekil unsuru birlikte değerlendirildiğinde her hangi bir benzerliğin bulunmadığını, davalı şirketin kullanılmama sebebiyle iptal edilen markasının TÜRKPATENT YİDK kararına göre müvekkili marka müracaatına mesnet gösterilerek müvekkili markasının reddinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, markaların kullanıldığı emtialar ve hitap ettiği müşteri kitlesinin de birbirinden farklı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046959300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz