YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6161 E. 2024/741 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dürüstlük ilkesi↗ anayasa mahkemesi iptal kararı↗ kanuna karşı hile↗ yeniden tescil↗ müktesep hak↗ hile↗ münhasırlık↗ kazanılmış hak↗ dürüstlük kuralı↗ uyuşmazlık konusu↗ kötü niyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/437 E., 2019/192 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin 33 yılı ... zamandan bu yana sağlık sektöründe faaliyet gösterdiğini, “BİRUNİ” markasının 33 yılı ... sürede kesintisiz kullanımı ile sağlık hizmetleri alanında müvekkili ile özdeşleştiğini, en eskisi 1996 yılında olmak üzere BİRUNİ markasının tescilli sahibi olduğunu, sözü edilen markaların 177751, 2009 30233 ve 2009 30234 numaralı markalar olduğunu, müvekkilinin BİRUNİ markalarının 41. sınıfta yer ... hizmetler üzerinde 20 yıldır tescilli olduğunu ve 33 yılı ... süredir de ... hak sahibi olduğu markaların seri markası niteliğindeki BİRUNİ AKADEMİ markasının 41. sınıfta tescil ettirmek istediklerini, başvurularının daha önce tescilli olan 177751 sayılı BİRUNİ markalarının kapsamı ile aynı hizmetlere ilişkin olduğunu, redde dayanak gösterilen markaların sahibi ile müvekkili arasında İstanbul’da görülmekte olan ve 177751 sayılı markalarından kaynaklı ihtilaf konusu nedeniyle başvurularının reddedildiğini, dava konusu YİDK kararının hukuki uyuşmazlığın aslını bilmeksizin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun farazilere dayalı olduğunu, YİDK kararında dayanak alınan yargılamada müvekkilinin 177751 sayı ile tescilli markasının 41. sınıfta yer ... bir kısım hizmetler bakımından kullanılmadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğü talebiyle İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan davada müvekkilinin markasının bir kısım hizmetler bakımından kullanılmadığı gerekçesiyle kısmen iptaline karar verildiğini, anılan kararı temyiz ettiklerini ve halen temyiz incelemesinde olduğunu, bu dosyanın incelemesinin devam etmesi nedeniyle müvekkilinin iş bu davaya konu 2016/20794 sayılı marka başvurusu bakımından herhangi bir etkisinin olmayacağını, Kurumun gerekçe olarak gösterdiği davanın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiğini, bu nedenle gerekçe gösterilen davanın konusuz kaldığından reddedileceğini, müvekkilinin marka başvurusunun reddine dayanak gösterilen 2014/28809 ve 2014/28803 sayılı BİRUNİ marka başvurularının reddine karar verildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şirket vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davacının 41. sınıfta yer ... eğitim ve öğretim hizmetlerinde BİRUNİ ibareli markasını kullanmamasına ve bu hususun bilirkişi raporu ve mahkeme kararı ile tespit edilmesine rağmen salt sicilde hak sahibi olmasına istinaden kötü niyetli bir şekilde dava konusu marka başvurusunda bulunduğunu, bu nedenle davaya konu edilen YİDK kararının bütünüyle usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın "şekil+BİRUNİ AKADEMİ" ibareli (2016/20794) başvuru sayılı markasının tescili talebinde bulunduğu ve önceki tarihli markasının da müktesep hak oluşturduğunu ileri sürdüğü, dosyaya yansıtılan delillerden İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/242 E., 2016/23 K. sayılı kararı ile davacıya ait BİRUNİ (177751) ibareli markanın 41. sınıftaki bazı hizmetleri yönünden Mahkemece iptal kararı verilmesinden 5 gün sonra, şekil+BİRUNİ AKADEMİ (2016/20794) ibareli (önceki marka ile sonraki başvuru markasının asli unsurları aynı olan şekilde) aynı sınıfta (41. sınıf) marka başvurusu yapıldığı, bu durumdan bakıldığında davacı tarafın BİRUNİ (177751) adlı markanın iptali halinde bu kararın sonucunu bertaraf edecek (etkisiz kılacak), Mahkeme kararlarının uygulanmasını önleyecek şekilde asli unsuru aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin marka olarak başvurusunu yapmasının gerek 556 sayılı KHK'nın 35 ... gerekse 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında iyi niyetli bir davranış sergilemediği, davacının kazanılmış hak iddiasını dayandırdığı markanın kullanımının taraflar arasında çekişme konusu oluşturması karşısında davacının önceki markasından kaynaklı olarak kazanılmış hakkının bulunduğundan söz edilmesinin mümkün olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin marka başvurusunun seri marka yaratmak amacı ile yapıldığını, kapsamlarının aynı bulunduğunu, müvekkilinin marka başvurusunun iyi niyetle yapıldığını, müvekkilinin birçok marka tescilinin bulunduğunu, mahkemece esas alınan kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, başvurunun, davacı tarafın BİRUNİ (177751) ibareli markası hakkında verilebilecek olan iptal karanının sonucunu bertaraf edecek (etkisiz kılacak), mahkeme kararlarının uygulanmasını önlemek için yapıldığı, bunun 556 sayılı KHK'nın 35 ... ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi kapsamında iyi niyetli bir davranış olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, ancak Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca iyi niyetin asıl, kötü niyetin ise istisna olması nedeniyle davalının kötü niyetli olduğunun kanıtlanması gerektiği, Marka Hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tescillerin kötü niyetli olarak kabul edildiği, buna göre sırf marka başvurusunun davalının kötü niyetli sayılmasına olanak tanımadığı, diğer yandan davacının önceki markası için kullanmama nedenine dayalı hükümsüzlük davasının açılmasının da bu durumu değiştirmeyeceği, davalının kötü niyetli olduğuna dair bir delilin de dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulü ile davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvuru sahibinin, tescil yolu ile ve dürüstlük ilkelerine aykırı biçimde marka üzerinde hak temin etme girişiminin de kötü niyetli bir davranış olarak kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla Marka Hukukunda kötü niyetin, sadece temyize konu kararda ifade edilen marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller olarak değil yukarıda sayılan durumlarda da gerçekleşebileceğini, somut olayda, bahsi geçen hükümsüzlük talebinin konusu olan 177751 sayılı markaın, esasen 2016/20794 sayılı tescil başvurusunun aynısı olduğunu ve her iki markanın da 41. sınıfla dâhil hizmetleri içerdiğini, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/242 E. 2016/23 K. sayılı kararıyla 177751 sayılı markanın tescili, belirtilen hizmetler bakımından kullanılmama nedeniyle iptal edildiği göz önünde bulundurulduğunda söz konusu marka başvurusunun davacı bakımından hak kayıplarının ortaya çıkmasını engellemek için aynı markanın yeniden tescil edilmesi amacıyla yapıldığının görüldüğünü, dolayısıyla, davacının aynı markayı bir kez daha tescil ettirme yönündeki söz konusu başvurusunun, başvuru anında kötü niyetli bir talep niteliğinde olduğu gibi kanuna karşı hile de teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının önceki tarihli markasının hükümsüz kılınmasına ilişkin Mahkeme kararından beş gün sonra aynı ibareyi aynı mal ve hizmetlerde tescil için başvuruda bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince, sırf marka başvuruda bulunmanın kötü niyet göstergesi olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiş ise de durumun sadece marka başvurusu yapmaktan ibaret olmadığını, davacının gerçekte kullanmadığı bir markayı depolamak ve hükümsüzlük kararının sonuçlarını bertaraf etmek için yeniden marka olarak tescil ettirmek istediğini, davacının eyleminin, gerçekte kullanmayıp yedeklemek amacıyla marka tescil ettirmek fiilinin bizatihi kendisi olduğunu, aksi yöndeki Bölge Adliye Mahkemesi kararında isabet bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 14 üncü ve 35 ... maddeleri ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, marka başvurusuna kötü niyet vakıasına dayalı olarak yapılmış itirazın kabulüne dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. Davalı Üniversitenin, davacı adına tescilli 177751 sayılı "Biruni" ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptali için dava açtığı, davanın görüldüğü Mahkemece 03.03.2016 tarihinde verilen kararla, 177751 sayılı markanın 41. sınıfta yer ... hizmetler bakımından kullanmama nedeniyle iptaline karar verildiği, davacının bu kararın verilmesinden 5 gün sonra "BURİNİ AKADEMİ" ibaresinden ve şekil unsurundan oluşan markayı 41. sınıfta yer ... hizmetlerde marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kurum'a başvuruda bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir.
3. İlk Derece Mahkemesince, davacının davaya konu marka başvurusunu kullanma nedeniyle iptal davasının sonuçlarını bertaraf etmek amacıyla yaptığı bu davranışın iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ise kötü niyetin, Marka Hukukunda kabul edilen ilkelere göre ispat edilmesi gerektiği, davacının salt marka başvurusu sebebiyle kötü niyetli kabul edilemeyeceği, önceki markası için kullanmama nedenine dayalı hükümsüzlük davasının açılmasının da bu durumu değiştirmeyeceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kaldırılıp esas hakkında yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
4. Kötü niyetli marka başvurusu, hak sahibi olunmadığı bilinmesine rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde başvuru yapılması durumunda söz konusu olacaktır (Ozan ..., Türk Hukukunda Kötü niyetli Marka Başvuru ve Tescilinde İptal ve Hükümsüzlüğün Kapsamı Üzerine Düşünceler, Ticaret ve Fikri Mülkiyet Hukuku Dergisi, 2015, Cilt:1, Sayı:1, s.51).
Marka Hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.07.2008 tarihli, 2008/11-501 E. ve 2008/507 K. sayılı kararı).
5. Davacının önceki tarihli 177751 sayılı markası, münhasıran " BİRUNİ" ibaresinden oluşmakta olup 41. sınıfta tescillidir. Davaya konu marka başvurusu ise "BURİNİ AKADEMİ" ibaresinden ve şekil unsurundan oluşmakta olup başvuru, bu ibarenin 41. sınıfta yer ... hizmetlerde tescili için yapılmıştır. Davacının önceki tarihli markasıyla işbu davaya konu markanın esas unsurları aynı olduğu gibi başvuru, önceki marka hakkındaki davada kullanmama nedeniyle iptal edilen hizmetleri aynen içermektedir. Davacının, kullanmama nedeniyle iptal edilen markasında yer ... esas unsuru, karardan sadece beş gün sonra ve üstelik de kullanmama nedeniyle iptal edilen sınıflarda tescil ettirmek için yaptığı başvurunun, kullanmama nedeniyle aleyhine açılan davanın sonuçlarından kurtulmak, iptal kararının kesinleşmesi durumunda kararın uygulanmasını engellemek ve yedekleme amacı taşıdığı aşikar olup bu amaçlarla yapılan bir marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının kabulü gerekir.
6.İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 177751 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptaline hükmettiği 2014/242 E., 2016/23 K. sayılı kararının, taraf vekillerince temyiz edildiği, Dairemizin 19.03.2018 tarih, 2016/8543 E., 2018/2067 K. sayılı kararıyla, davanın yasal dayanağını oluşturan 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesinin 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 14.12.2016 tarih, 2016/148 E., 2016/189 K. sayılı kararı ile iptal edildiğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verildiği, Mahkemece bozmaya uyularak, davanın konusuz kaldığından bahisle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, hükmün henüz kesinleşmediği ve 177751 sayılı markanın halen ayakta olduğu anlaşılmaktadır. Ancak Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sebebiyle davacının önceki tarihli markasının halen ayakta olmasının sonuca bir etkisi bulunmamakta, bu durum başlangıçta var olan kötü niyeti ortadan kaldırmamaktadır. Zira başvurunun yapıldığı tarih itibariyle 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi halen yürürlükte olup başvuru, yukarıda da ifade edildiği üzere iptal kararının olası menfi sonuçlarından kurtulmak amacıyla yapılmıştır. Başka bir deyişle, kullanmama nedeniyle iptal davasının davacının aleyhine sonuçlanmaması, davaya konu marka başvurusunun, kullanmama nedeniyle aleyhine açılan davanın sonuçlarından kurtulmak, iptal kararının kesinleşmesi durumunda kararın uygulanmasını engellemek ve yedekleme amacıyla yapıldığı gerçeğini değiştirmemektedir.
7. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davaya konu marka başvurusunu kötü niyetle yaptığı kabul edilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka Başvurusunun Reddinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3507 E. 2019/6132 K.
Ortak:istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… yasaya uygun olduğu, mutlak ret nedenlerine dayalı olarak başvurunun reddine ilişkin Kurum kararının iptali için açılacak davalarda, redde mesnet markanın malikine «husumet» yöneltilmesi mümkün olmadığından davalı şirkete husumet yöneltilmesinin doğru olmadığı, somut olayda yalnızca davacı tarafından «istinaf yoluna başvurulması» karşısında bu yanlışlığın hükmün kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · husumet
Benzer bu kararda… yasaya uygun olduğu, mutlak ret nedenlerine dayalı olarak başvurunun reddine ilişkin Kurum kararının iptali için açılacak davalarda, redde mesnet markanın malikine «husumet» yöneltilmesi mümkün olmadığından davalı şirkete husumet yöneltilmesinin doğru olmadığı, somut olayda yalnızca davacı tarafından «istinaf yoluna başvurulması» karşısında bu yanlışlığın hükmün kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde kararın usul ve yasaya uygun olmasına, “üniversite” ibaresinin başvurudan çıkartılan hizmetler itibariyle bir «ayırt ediciliğinin» bulunmamasına göre, aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6599 E. 2023/1400 K.
Ortak:müktesep hak · kötü niyet
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın "şekil+BİRUNİ AKADEMİ" ibareli (2016/20794) başvuru sayılı markasının tescili talebinde bulunduğu ve önceki tarihli markasının da «müktesep hak» oluşturduğunu ileri sürdüğü, dosyaya yansıtılan delillerden İstanbul 2.
… ci maddesi kapsamında iyi niyetli bir davranış olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, ancak Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca iyi niyetin asıl, «kötü niyetin» ise istisna olması nedeniyle davalının kötü niyetli olduğunun kanıtlanması gerektiği, Marka Hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlan …
Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvuru sahibinin, tescil yolu ile ve «dürüstlük ilkelerine» aykırı biçimde marka üzerinde hak temin etme girişiminin de kötü niyetli bir davranış olarak kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla Marka Hukukunda «kötü niyetin», sadece temyize konu kararda ifade edilen marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak vey …
Benzer bu kararda… addesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacının tanınmışlık iddiası bakımından delil sunmadığı, davacının «kötü niyet» iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2.Ayrıca, davalı şirket adına daha önceden 44 üncü sınıfta tescilli "BİRUNİ" ibareli markanın «müktesep hak» teşkil edeceği kabul edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… tlerinde" kullandığını, buna karşılık davaya konu marka için 42 ve 44 üncü sınıflarda yer alan hizmetlerde başvuru yaptığını, “Biruni” unsuruna müvekkili tarafından «ayırt edicilik» niteliği kazandırıldığını, bu durumun davaya konu markayı müvekkil markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer kıldığını, davalı yana ait “Biruni” esas unsurlu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, tarafların markalarının yazılış, okunuş, telaffuz bakımından ayniyet taşıdığını belirterek Mahkeme kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5062 E. 2024/971 K.
Ortak:münhasırlık · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz karardaDavacının önceki tarihli 177751 sayılı markası, «münhasıran» " BİRUNİ" ibaresinden oluşmakta olup 41. sınıfta tescillidir.
Benzer bu kararda2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin "Biruni" markasını, TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirmiş olduğunu, markanın «münhasır» ve tek sahibi olduğunu, taraf markalarının karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davacının «kötüniyetli» olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · tüzel kişilik · ortalama tüketici · kötüniyet · ayırt edicilik · eksik inceleme · iltibas
Benzer bu kararda… arın bu hali ile, gerek görsel, gerek işitsel ve gerekse anlamsal açıdan yoğun benzerlik içerdiği, somut olayda, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, «tüketici işlemi» ya da tüketiciye yönelik uygulamaların her aşamasında makul düzeyde bilgiye sahip olan gerçek veya tüzel kişi olan «ortalama tüketici» açısından, taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı görmesi halinde, bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanma tehlikesinin mevcut olduğu, taraf markaların …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin Biruni ibareli markasını yoğun ve ciddi surette kullanarak «ayırt edicilik» kazandırdığını, müvekkili markasının ayırt edici niteliklere haiz olduğunu, müvekkili şirketin nizasız ve fasılasız surette kullanılarak ayırt edicilik kazandırdığı markasının müracaatının haksız şekilde TÜRKPATENT tarafından reddedildiğini, müvekkili markası ile redde mesnet markalar arasında görsellik bakımından her hangi bir benzerlik ve/veya ayniyet bulunmadığı gibi müvekkili markasında kullanılan şekil unsuru birlikte değerlendirildiğinde her hangi bir benzerliğin bulunmadığını, davalı şirketin kullanılmama sebebiyle iptal edilen markasının TÜRKPATENT YİDK kararına göre müvekkili marka müracaatına mesnet gösterilerek müvekkili markasının reddinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, markaların kullanıldığı emtialar ve hitap ettiği müşteri kitlesinin de birbirinden farklı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince «eksik inceleme» ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… n müracaatı neticesinde, 27 Şubat 2014 tarih 29826 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6525 sayılı Kanun'la, Türkiye Cumhuriyeti Yükseköğretim Sistemi içerisinde, kamu «tüzel kişiliğine» sahip bir Vakıf Üniversitesi olarak yerini aldığını, 2015/107182 nolu “Biruni Hastanesi Sağlık Denince” ibareli marka müracaatında bulunulduğunu, müvekkilleri adın …
… ine TÜRKPATENT YİDK'nın 2017-M-6510 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, müvekkillerinin “Biruni” ibareli markasına yaptığı yatırım ve harcadığı sermaye ile «ayırt edicilik» kazandırdığını, diğer davalı şirketin “Biruni” ibareli markayı 41. sınıfta yer alan hizmetlerde kullanmadığını, bu nedenle davalı şirket adına 26.12.1996 tarih ve …
4 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3066 E. 2023/7181 K.
Ortak:kötü niyet
İncelediğiniz kararda… ci maddesi kapsamında iyi niyetli bir davranış olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, ancak Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca iyi niyetin asıl, «kötü niyetin» ise istisna olması nedeniyle davalının kötü niyetli olduğunun kanıtlanması gerektiği, Marka Hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlan …
Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvuru sahibinin, tescil yolu ile ve «dürüstlük ilkelerine» aykırı biçimde marka üzerinde hak temin etme girişiminin de kötü niyetli bir davranış olarak kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla Marka Hukukunda «kötü niyetin», sadece temyize konu kararda ifade edilen marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak vey …
… Mahkeme kararından beş gün sonra aynı ibareyi aynı mal ve hizmetlerde tescil için başvuruda bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince, sırf marka başvuruda bulunmanın «kötü niyet» göstergesi olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiş ise de durumun sadece marka başvurusu yapmaktan ibaret olmadığını, davacının gerçekte kullanmadığı bir markayı de …
Benzer bu kararda… ı, kapsamdaki hizmetlerin müvekkilinin 177751 sayılı markasında da aynen yer aldığını, davalının "Biruni" markası ile kullanımlarının müvekkili markasına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin mahkeme kararı ile belirlendiğini, yine bir başka mahkeme kararı ile davalı Üniversitenin markasından 41. sınıf hizmetlerin tümü ile 16. sınıf bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, fiilen de «iltibasın» gerçekleştiğini, davalı Üniversitenin «kötü niyet» taşıdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya · bilirkişi incelemesi · ortalama tüketici · ayırt edicilik · haksız rekabet · dahili dava · iltibas
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının "BİRUNİ" ibareli markaları ile davalının "Ebu Reyhan EL BİRUNİ ÜNİVERSİTESİ" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davalının "Ebu Reyhan EL BİRUNİ ÜNİVERSİTESİ" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait "BİRUNİ" ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla 41. sınıftaki hizmetler yönünden davacının "BİRUNİ" markalı hizmetlerden yararlanmak ya da satın almak isterken davalının "Ebu Reyhan EL BİRUNİ ÜNİVERSİTESİ" ibareli başvuru markalı hizmeti satın almak/ yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nazarında taraf markaları arasında işletmesel bağ olduğu, ya da idari ve ekonomik anlamda birbirine bağlı işletmelere ait marka algısı oluşmayacağı, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas-benzerlik-karıştırılma ihtimali ... oluşmadığı, dava konusu başvuru ibaresinin bütünü üzerinde davacı tarafın önceye dayalı kullanım hak iddiası kanıtlanmadığından üçüncü fıkradaki koşulların da gerçekleşmediği, taraf markalarının aynı emtia sınıfına «dahil» olması nedeniyle ve marka işaretleri arasında benzerlik de oluşmadığından tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı da kanıtl …
… ini, hâkimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceğini, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa, bilirkişiden ek rapor alabileceği veya ... bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceğini, dava konusu markada "Biruni" ibaresinin ayırt edici unsur olarak kullanıldığını, diğer sözcüklerin «ayırt edicilik» katmadığını, birebir aynı taraflar arasında görülmüş ve davalı tarafın aynı sınıfları da kapsar şekilde yapmış olduğu “BİRUNİ” ibareli marka başvurularının bazen Kurum tarafından gerçekleşen mutlak ret sebepleri incelemesi kapsamında re'sen, bazen müvekkili itirazları üzerine reddedildiğini, davaya konu markanın tescil edilmek istendiği hizmetlerin müvekkilinin markalarının kapsamında yer ... hizmetler ile birebir aynı olmasının karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde dikkate alınmadığını, birbirine bağlılık prensibi uyarınca, hizmetlerin birebir örtüştüğü durumlarda, markalar arasındaki az derecedeki benzerliğin dahi karıştırılma ihtimalini doğurmaya yeterli görüldüğünü, markalar arasındaki görsel ve işitsel benzerliğe ek olarak markaların birebir aynı hizmetleri de kapsıyor olmaları karşısında, markaların halk nezdinde karıştırılması sonucuna yol açacağını, markanın müvekkilinin seri markaları içinde düşünüleceğini, fiziken de «iltibasın» gerçekleştiğini, buna ilişkin delillerinin dikkate alınmadığını, davalı Üniversitenin kötü niyetle başvuru yaptığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… itli kelime kombinasyonları deneyerek hak sahipliği elde etmeye çalıştığını, dava konusu başvurunun esas unsurunun "Biruni" ibaresinden oluştuğunu, diğer ibarelerin «ayırt edicilik» sağlamadığını, tescilin halk tarafından karıştırılmaya ve yoğun şekilde «iltibasa» sebebiyet vereceğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2017-M-11175 sayılı kararını iptalini, 2016/28192 sayılı markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
… ı, kapsamdaki hizmetlerin müvekkilinin 177751 sayılı markasında da aynen yer aldığını, davalının "Biruni" markası ile kullanımlarının müvekkili markasına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin mahkeme kararı ile belirlendiğini, yine bir başka mahkeme kararı ile davalı Üniversitenin markasından 41. sınıf hizmetlerin tümü ile 16. sınıf bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, fiilen de «iltibasın» gerçekleştiğini, davalı Üniversitenin «kötü niyet» taşıdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka tecavüzü | Haksız rekabet | Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3682 E. 2020/1190 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
Benzer bu kararda… atlayamadığı, şirketin davacı olduğu birleşen dosyada ise davalı üniversitenin "BİRUNİ" ibaresini markasal olarak sağlık hizmetlerinde kullanımının, davacı şirketin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle üniversite tarafından kullanmama nedeniyle marka iptali davalarınında davalı şirketin dava konusu markalarının kullanılmayan hizmetler yönünden kısmen iptaline, şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile üniversitenin "BİRUNİ" ibaresini sağlık hizmeti alanında markasal olarak ön plana çıkarmak suretiyle davacı şirketin marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, tecavüzün önlenmesine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce birleşen İstanbul 3.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3875 E. 2024/118 K.
Ortak:YİDK kararının iptali
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · ayırt edicilik · eksik inceleme · iltibas
Benzer bu kararda… rusuyla davalı firmanın "şekil+BİRUNİ LABORATUVARI" ibareli markası arasında başvuru markasından çıkarılan 44. sınıftaki hizmetler açısından görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde davacıya ait başvuru markası ile davalı şirketin markası arasında idari ve …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı olduğu gibi hatalı değerlendirmeler içerdiğini, müvekkilinin kanunla kurulduğunu ve isminin de kanunla belirlendiğini, bu nedenle dava konusu başvurunun tescilinin gerektiğini, müvekkili başvurusu ile redde mesnet marka arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, tarafların faaliyet alanlarının da farklı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne kara …
… ğını, halbuki müvekkilinin "BİRUNİ" markasını yoğun olarak kullandığını ve ciddi anlamda tanıttığını, yaptığı büyük yatırım, harcadığı sermaye ve emek ile markasına «ayırt edicilik» kazandırdığını, taraf markalarının bir bütün olarak değerlendirildiklerinde görsel, işitsel ve okunuş bakımından birbirlerini çağrıştırmadığını, tarafların iştigal …
CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3367 E. 2023/7325 K.
Ortak:dürüstlük kuralı · karar verilmesine yer olmadığına · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz karardaKötü niyetli marka başvurusu, hak sahibi olunmadığı bilinmesine rağmen «dürüstlük kuralına» aykırı şekilde başvuru yapılması durumunda söz konusu olacaktır (Ozan ..., Türk Hukukunda Kötü niyetli Marka Başvuru ve Tescilinde İptal ve Hükümsüzlüğün Kapsamı Üzerine Düşünceler, Ticaret ve Fikri Mülkiyet Hukuku Dergisi, 2015, Cilt:1, Sayı:1, s.51).
… kararı ile iptal edildiğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verildiği, Mahkemece bozmaya uyularak, davanın konusuz kaldığından bahisle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verildiği, hükmün henüz kesinleşmediği ve 177751 sayılı markanın halen ayakta olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… dar 2019-M-5950 sayılı YİDK kararının iptalini talep etmişse de, söz konusu kararın davalı kurumca alınmamış sayılmasına karar verildiği, iptali gereken geçerli bir «idari işlemin» kalmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 ... maddesi hükmü uyarınca «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir ve hükmedeceği, bu nedenle mahkemece yargılamaya devam edilip dava tarihi itibari ile tarafların haklılık durumunun irdelendiği, buna göre davacının dava dilekçesinde davalı kurumca reddedilen 41 ve 44 üncü sınıftaki hizmetlerin tescilinin devamı işlemleri için işbu davanın açıldığı, ancak davacının Markalar Dairesi Başkanlığı'nın 14.04.2018 tarihli kısmi ret kararı ile diğer davalı şirkete ait 2017/71142 no.lu marka redde mesnet alınarak başvurudan 41 ... sınıfta belirtilen tüm hizmetler ile 44üncü sınıfta bulunan "Tıbbi hizmetler, Güzellik bakımı hizmetleri, Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler, Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri" hizmetlerin çıkartılmasına karar verildiğine ilişkin kararına karşı davalı kurum nezdinde itiraz etmediği, dolayısı ile bu hizmetler bakımından davacı aleyhine idari sürecin kesinleştiği, iptali istenen YİDK kararında sehven 44 üncü sınıfta bulunan "Tıbbi Hizmetler" in çıkartılmasına ilişkin kararın, davacı lehine dava açma hakkı oluşturmadığı, maddi bakımdan davacı şirketin, Markalar Dairesi Başkanlığı'nın kısmi ret kararına karşı itirazda bulunmayarak, sehven yapılan «maddi hata» nedeni ile dava açıp, açılan davada haklılığını iddia etmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmadığı da gözetilerek dava tarihi itibari ile davacının haksız olduğu gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
CEVAP 1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu YİDK kararında «maddi hata» yapıldığının anlaşılması üzerine 30.09.2019 tarih 2019-M-7960 sayılı YİDK kararı ile söz konusu kararın kaldırılarak ... bir karar tesis edildiğini, dava konusu YİDK kararının alınmamış sayılmasına karar verildiğinden, konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığı» kararının verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:idari işlem · davanın konusuz kalması · maddi hata · yargılama giderleri · istinaf incelemesi · yargılama gideri · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… dar 2019-M-5950 sayılı YİDK kararının iptalini talep etmişse de, söz konusu kararın davalı kurumca alınmamış sayılmasına karar verildiği, iptali gereken geçerli bir «idari işlemin» kalmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 ... maddesi hükmü uyarınca «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir ve hükmedeceği, bu nedenle mahkemece yargılamaya devam edilip dava tarihi itibari ile tarafların haklılık durumunun irdelendiği, buna göre davacının dava dilekçesinde davalı kurumca reddedilen 41 ve 44 üncü sınıftaki hizmetlerin tescilinin devamı işlemleri için işbu davanın açıldığı, ancak davacının Markalar Dairesi Başkanlığı'nın 14.04.2018 tarihli kısmi ret kararı ile diğer davalı şirkete ait 2017/71142 no.lu marka redde mesnet alınarak başvurudan 41 ... sınıfta belirtilen tüm hizmetler ile 44üncü sınıfta bulunan "Tıbbi hizmetler, Güzellik bakımı hizmetleri, Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler, Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri" hizmetlerin çıkartılmasına karar verildiğine ilişkin kararına karşı davalı kurum nezdinde itiraz etmediği, dolayısı ile bu hizmetler bakımından davacı aleyhine idari sürecin kesinleştiği, iptali istenen YİDK kararında sehven 44 üncü sınıfta bulunan "Tıbbi Hizmetler" in çıkartılmasına ilişkin kararın, davacı lehine dava açma hakkı oluşturmadığı, maddi bakımdan davacı şirketin, Markalar Dairesi Başkanlığı'nın kısmi ret kararına karşı itirazda bulunmayarak, sehven yapılan «maddi hata» nedeni ile dava açıp, açılan davada haklılığını iddia etmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmadığı da gözetilerek dava tarihi itibari ile davacının haksız olduğu gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
… sayılı KHK karşısında ... hüküm niteliğinde olduğunu, bu nedenle de markanın tesciline karar verilmesinin gerektiğini, müvekkilinin markasına ciddi yatırım yaparak «ayırt edicilik» kazandırdığını, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
CEVAP 1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu YİDK kararında «maddi hata» yapıldığının anlaşılması üzerine 30.09.2019 tarih 2019-M-7960 sayılı YİDK kararı ile söz konusu kararın kaldırılarak ... bir karar tesis edildiğini, dava konusu YİDK kararının alınmamış sayılmasına karar verildiğinden, konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığı» kararının verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6161 E. , 2024/741 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/507 Esas, 2021/1608 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVACI Biruni Laboratuvarı Tıbbi Tahliller Sanayi A.Ş.
vekili Avukat ...
ASIL DAVADA DAVALI ... (TÜRKPATENT) vekili
Avukat ...
BİRLEŞEN DAVADA DAVALI T.C. Biruni Üniversitesi vekili Avukat ...
BİRLEŞEN DAVA
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2018/2 E.
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın kabulü
(Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/437 E., 2019/192 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin 33 yılı ... zamandan bu yana sağlık sektöründe faaliyet gösterdiğini, “BİRUNİ” markasının 33 yılı ... sürede kesintisiz kullanımı ile sağlık hizmetleri alanında müvekkili ile özdeşleştiğini, en eskisi 1996 yılında olmak üzere BİRUNİ markasının tescilli sahibi olduğunu, sözü edilen markaların 177751, 2009 30233 ve 2009 30234 numaralı markalar olduğunu, müvekkilinin BİRUNİ markalarının 41. sınıfta yer ... hizmetler üzerinde 20 yıldır tescilli olduğunu ve 33 yılı ... süredir de ... hak sahibi olduğu markaların seri markası niteliğindeki BİRUNİ AKADEMİ markasının 41. sınıfta tescil ettirmek istediklerini, başvurularının daha önce tescilli olan 177751 sayılı BİRUNİ markalarının kapsamı ile aynı hizmetlere ilişkin olduğunu, redde dayanak gösterilen markaların sahibi ile müvekkili arasında İstanbul’da görülmekte olan ve 177751 sayılı markalarından kaynaklı ihtilaf konusu nedeniyle başvurularının reddedildiğini, dava konusu YİDK kararının hukuki uyuşmazlığın aslını bilmeksizin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun farazilere dayalı olduğunu, YİDK kararında dayanak alınan yargılamada müvekkilinin 177751 sayı ile tescilli markasının 41.
sınıfta yer ... bir kısım hizmetler bakımından kullanılmadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğü talebiyle İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan davada müvekkilinin markasının bir kısım hizmetler bakımından kullanılmadığı gerekçesiyle kısmen iptaline karar verildiğini, anılan kararı temyiz ettiklerini ve halen temyiz incelemesinde olduğunu, bu dosyanın incelemesinin devam etmesi nedeniyle müvekkilinin iş bu davaya konu 2016/20794 sayılı marka başvurusu bakımından herhangi bir etkisinin olmayacağını, Kurumun gerekçe olarak gösterdiği davanın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiğini, bu nedenle gerekçe gösterilen davanın konusuz kaldığından reddedileceğini, müvekkilinin marka başvurusunun reddine dayanak gösterilen 2014/28809 ve 2014/28803 sayılı BİRUNİ marka başvurularının reddine karar verildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şirket vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davacının 41. sınıfta yer ... eğitim ve öğretim hizmetlerinde BİRUNİ ibareli markasını kullanmamasına ve bu hususun bilirkişi raporu ve mahkeme kararı ile tespit edilmesine rağmen salt sicilde hak sahibi olmasına istinaden kötü niyetli bir şekilde dava konusu marka başvurusunda bulunduğunu, bu nedenle davaya konu edilen YİDK kararının bütünüyle usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın "şekil+BİRUNİ AKADEMİ" ibareli (2016/20794) başvuru sayılı markasının tescili talebinde bulunduğu ve önceki tarihli markasının da müktesep hak oluşturduğunu ileri sürdüğü, dosyaya yansıtılan delillerden İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/242 E., 2016/23 K. sayılı kararı ile davacıya ait BİRUNİ (177751) ibareli markanın 41. sınıftaki bazı hizmetleri yönünden Mahkemece iptal kararı verilmesinden 5 gün sonra, şekil+BİRUNİ AKADEMİ (2016/20794) ibareli (önceki marka ile sonraki başvuru markasının asli unsurları aynı olan şekilde) aynı sınıfta (41. sınıf) marka başvurusu yapıldığı, bu durumdan bakıldığında davacı tarafın BİRUNİ (177751) adlı markanın iptali halinde bu kararın sonucunu bertaraf edecek (etkisiz kılacak), Mahkeme kararlarının uygulanmasını önleyecek şekilde asli unsuru aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin marka olarak başvurusunu yapmasının gerek 556 sayılı KHK'nın 35 ...
gerekse 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında iyi niyetli bir davranış sergilemediği, davacının kazanılmış hak iddiasını dayandırdığı markanın kullanımının taraflar arasında çekişme konusu oluşturması karşısında davacının önceki markasından kaynaklı olarak kazanılmış hakkının bulunduğundan söz edilmesinin mümkün olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin marka başvurusunun seri marka yaratmak amacı ile yapıldığını, kapsamlarının aynı bulunduğunu, müvekkilinin marka başvurusunun iyi niyetle yapıldığını, müvekkilinin birçok marka tescilinin bulunduğunu, mahkemece esas alınan kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, başvurunun, davacı tarafın BİRUNİ (177751) ibareli markası hakkında verilebilecek olan iptal karanının sonucunu bertaraf edecek (etkisiz kılacak), mahkeme kararlarının uygulanmasını önlemek için yapıldığı, bunun 556 sayılı KHK'nın 35 ... ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi kapsamında iyi niyetli bir davranış olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, ancak Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca iyi niyetin asıl, kötü niyetin ise istisna olması nedeniyle davalının kötü niyetli olduğunun kanıtlanması gerektiği, Marka Hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tescillerin kötü niyetli olarak kabul edildiği, buna göre sırf marka başvurusunun davalının kötü niyetli sayılmasına olanak tanımadığı, diğer yandan davacının önceki markası için kullanmama nedenine dayalı hükümsüzlük davasının açılmasının da bu durumu değiştirmeyeceği, davalının kötü niyetli olduğuna dair bir delilin de dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulü ile davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvuru sahibinin, tescil yolu ile ve dürüstlük ilkelerine aykırı biçimde marka üzerinde hak temin etme girişiminin de kötü niyetli bir davranış olarak kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla Marka Hukukunda kötü niyetin, sadece temyize konu kararda ifade edilen marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller olarak değil yukarıda sayılan durumlarda da gerçekleşebileceğini, somut olayda, bahsi geçen hükümsüzlük talebinin konusu olan 177751 sayılı markaın, esasen 2016/20794 sayılı tescil başvurusunun aynısı olduğunu ve her iki markanın da 41.
sınıfla dâhil hizmetleri içerdiğini, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/242 E. 2016/23 K. sayılı kararıyla 177751 sayılı markanın tescili, belirtilen hizmetler bakımından kullanılmama nedeniyle iptal edildiği göz önünde bulundurulduğunda söz konusu marka başvurusunun davacı bakımından hak kayıplarının ortaya çıkmasını engellemek için aynı markanın yeniden tescil edilmesi amacıyla yapıldığının görüldüğünü, dolayısıyla, davacının aynı markayı bir kez daha tescil ettirme yönündeki söz konusu başvurusunun, başvuru anında kötü niyetli bir talep niteliğinde olduğu gibi kanuna karşı hile de teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının önceki tarihli markasının hükümsüz kılınmasına ilişkin Mahkeme kararından beş gün sonra aynı ibareyi aynı mal ve hizmetlerde tescil için başvuruda bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince, sırf marka başvuruda bulunmanın kötü niyet göstergesi olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiş ise de durumun sadece marka başvurusu yapmaktan ibaret olmadığını, davacının gerçekte kullanmadığı bir markayı depolamak ve hükümsüzlük kararının sonuçlarını bertaraf etmek için yeniden marka olarak tescil ettirmek istediğini, davacının eyleminin, gerçekte kullanmayıp yedeklemek amacıyla marka tescil ettirmek fiilinin bizatihi kendisi olduğunu, aksi yöndeki Bölge Adliye Mahkemesi kararında isabet bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 14 üncü ve 35 ... maddeleri ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, marka başvurusuna kötü niyet vakıasına dayalı olarak yapılmış itirazın kabulüne dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. Davalı Üniversitenin, davacı adına tescilli 177751 sayılı "Biruni" ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptali için dava açtığı, davanın görüldüğü Mahkemece 03.03.2016 tarihinde verilen kararla, 177751 sayılı markanın 41. sınıfta yer ... hizmetler bakımından kullanmama nedeniyle iptaline karar verildiği, davacının bu kararın verilmesinden 5 gün sonra "BURİNİ AKADEMİ" ibaresinden ve şekil unsurundan oluşan markayı 41. sınıfta yer ... hizmetlerde marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kurum'a başvuruda bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir.
3. İlk Derece Mahkemesince, davacının davaya konu marka başvurusunu kullanma nedeniyle iptal davasının sonuçlarını bertaraf etmek amacıyla yaptığı bu davranışın iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ise kötü niyetin, Marka Hukukunda kabul edilen ilkelere göre ispat edilmesi gerektiği, davacının salt marka başvurusu sebebiyle kötü niyetli kabul edilemeyeceği, önceki markası için kullanmama nedenine dayalı hükümsüzlük davasının açılmasının da bu durumu değiştirmeyeceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kaldırılıp esas hakkında yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
4. Kötü niyetli marka başvurusu, hak sahibi olunmadığı bilinmesine rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde başvuru yapılması durumunda söz konusu olacaktır (Ozan ..., Türk Hukukunda Kötü niyetli Marka Başvuru ve Tescilinde İptal ve Hükümsüzlüğün Kapsamı Üzerine Düşünceler, Ticaret ve Fikri Mülkiyet Hukuku Dergisi, 2015, Cilt:1, Sayı:1, s.51).
Marka Hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.07.2008 tarihli, 2008/11-501 E. ve 2008/507 K. sayılı kararı).
5. Davacının önceki tarihli 177751 sayılı markası, münhasıran " BİRUNİ" ibaresinden oluşmakta olup 41. sınıfta tescillidir. Davaya konu marka başvurusu ise "BURİNİ AKADEMİ" ibaresinden ve şekil unsurundan oluşmakta olup başvuru, bu ibarenin 41. sınıfta yer ... hizmetlerde tescili için yapılmıştır. Davacının önceki tarihli markasıyla işbu davaya konu markanın esas unsurları aynı olduğu gibi başvuru, önceki marka hakkındaki davada kullanmama nedeniyle iptal edilen hizmetleri aynen içermektedir. Davacının, kullanmama nedeniyle iptal edilen markasında yer ... esas unsuru, karardan sadece beş gün sonra ve üstelik de kullanmama nedeniyle iptal edilen sınıflarda tescil ettirmek için yaptığı başvurunun, kullanmama nedeniyle aleyhine açılan davanın sonuçlarından kurtulmak, iptal kararının kesinleşmesi durumunda kararın uygulanmasını engellemek ve yedekleme amacı taşıdığı aşikar olup bu amaçlarla yapılan bir marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının kabulü gerekir.
6.İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 177751 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptaline hükmettiği 2014/242 E., 2016/23 K. sayılı kararının, taraf vekillerince temyiz edildiği, Dairemizin 19.03.2018 tarih, 2016/8543 E., 2018/2067 K. sayılı kararıyla, davanın yasal dayanağını oluşturan 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesinin 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 14.12.2016 tarih, 2016/148 E., 2016/189 K. sayılı kararı ile iptal edildiğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verildiği, Mahkemece bozmaya uyularak, davanın konusuz kaldığından bahisle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, hükmün henüz kesinleşmediği ve 177751 sayılı markanın halen ayakta olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sebebiyle davacının önceki tarihli markasının halen ayakta olmasının sonuca bir etkisi bulunmamakta, bu durum başlangıçta var olan kötü niyeti ortadan kaldırmamaktadır. Zira başvurunun yapıldığı tarih itibariyle 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi halen yürürlükte olup başvuru, yukarıda da ifade edildiği üzere iptal kararının olası menfi sonuçlarından kurtulmak amacıyla yapılmıştır. Başka bir deyişle, kullanmama nedeniyle iptal davasının davacının aleyhine sonuçlanmaması, davaya konu marka başvurusunun, kullanmama nedeniyle aleyhine açılan davanın sonuçlarından kurtulmak, iptal kararının kesinleşmesi durumunda kararın uygulanmasını engellemek ve yedekleme amacıyla yapıldığı gerçeğini değiştirmemektedir.
7. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davaya konu marka başvurusunu kötü niyetle yaptığı kabul edilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017348100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz