Manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4048 E. 2024/51 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
trafik kazası↗ ihtisas mahkemesi↗ ihbar olunan↗ illiyet bağı↗ müteselsil sorumluluk↗ kesinlik sınırı↗ olumsuz oy↗ rücu↗ ihbar↗ limited şirket↗ görevsizlik kararı↗ esastan ret↗ taşıyan↗ kusur↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2017/471 E., 2018/502 K.
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Bölge Adliye Mahkemesince reddedilen ve davacı vekili tarafından temyize konu edilen toplam miktar 50.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.07.2017 tarihinde davacı müvekkilinin içerisinde biletli yolcu olarak bulunduğu sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki 35 ... plaka sayılı araç ile Sinop İli istikametinden Boyabat İlçesi istikametinde seyir halinde iken aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip yoldan çıkması neticesinde trafik kaza meydana geldiğini, kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı işgöremezliğe ve sürekli bakım ihtiyacına maruz kaldığını, trafik kazasının oluşumunda müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, davalı Anıtkaya Turizm Taşımacılık ve Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti., trafik kazasına sebebiyet veren 35 ... plaka sayılı otobüsün kaza tarihi itibariyle işleteni, Kamil Koç Otobüsleri A.Ş. ise 35 ... plakalı otobüsün kaza tarihi itibariyle hukuken bağlı bulunduğu teşebbüs olup; müvekkilinin trafik kazası sonucu uğramış olduğu manevi zararların tazmininden her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkilinin dava konusu trafik kazasında yaralanması nedeniyle uğradığı manevi zararların tazmini amacıyla 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Anıtkaya Turizm Taşımacılık ve Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır.
2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirket bakımından husumet yönünden reddi gerektiğini, dava konusu manevi tazminat talebi haksız olup, ayrıca zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı itirazları doğrultusunda reddi gerektiğini, kusurlarının olmadığını, davacının emniyet kemerini takmayarak kaza sonrası meydana gelen neticeyi ağırlaştırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacının biletli yolcu olarak bulunduğu, sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki 35 T 1408 plaka sayılı aracın Sinop-Boyabat istikametine seyir halinde iken topçam mevkinin karşısına geldiği sırada aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip yoldan çıkması neticesinde meydana gelen trafik kazasında ağır şekilde yaralandığı geciçi ve kalıcı iş göremezliği ve sürekli bakım ihtiyacına maruz kaldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, 4721 sayılı Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 24 üncü ve 25 inci maddeleri gereğince davacının uğramış olduğu zarar nedeniyle davalılardan manevi tazminat isteme hakkı bulunduğu, davacının olayda kalıcı iş görmezliğine muhatap olduğu, yaşam kalitesi kaza ile büyük zarar görmüş olup, kazanın kişisel bütünlüğünde meydana getirdiği zararlar, sonrasındaki yaşantısını olumsuz etkileyecek durumda olduğu, yapılan araştırma sonucu elde edilen sosyal ve ekonomik durumuna ilişkin bilgiler karşısında mahkemelerince uygun miktar olarak görülen ve davacının olay nedeniyle yaşadığı ve yaşam boyu izlerini silemeyeceği acılarını bir nebze de olsa dindirmesine karşılık olmak üzere takdiren 200.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 25.07.2017 tarihinde müvekkilinin yolcu olarka bulunduğu otobüsün tek taraflı trafik kazası yapmasından dolayı Trakya Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin 18.09.2017 tarihli Sağlık Kurulu Raporuna göre müvekkilin vücut genel çalışma gücünü %96 oranında kaybederek, tekerlekli sandalyeye bağlı kalacak, vücudunun ömurgasında ve çeşitli yerlerinde kırıklar, ezilmeler olacak şekilde ağır ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, müvekkilinin kazanın ardından uzun süre tedavi gördüğünü, kaza tarihi itibariyle 47 yaşında olan müvekkilinin kazadan sonra günlük ihtiyaçlarını tek başına yerine getiremez, öz bakımını dahi karşılayamaz hale geldiğini, müvekkilinin hem fiziken hem de ruhen telafisi güç derin acı, elem ve ızdırap duyduğunu, trafik kazasının izlerini müvekkilinin yaşamı boyunca taşıyacağını, manevi tazminatın caydırıcılık unsurunu da taşıması gerektiği dikkate alındığında Yerel Mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının müvekkilinin uğramış olduğu manevi zarar karşısında son derece eksik kaldığını ileri sürerek kararın kısmen redde ilişkin hükmünün davalı aleyhine kaldırılarak, müvekkil davacı lehine talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Anıtkaya Turizm Taşımacılık ve Otomotiv Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan Mahkemece görevsizlik kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen tazminatın fahiş olduğunu, kusur yönünden bir bilirkişi raporu alınmadığını, yeterli irdeleme yapılmadığını, kaza tespit tutanağında davacının kaza gerçekleştiği anda emniyet kemeri bağlamadığının tespit edildiğini, düzenlenen seferler öncesinde, araç içerisinde yapılan anonslarda yolcuların seyahat güvenlikleri açısından kemerlerini bağlamalarının istenildiğini, davacının emniyet kemerini bağlamaması ile meydana gelen neticenin ağırlaşması bakımından illiyet bağı bulunduğundan, davacının meydana gelen neticenin ağırlaşmasında kusuru bulunduğunun açık olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından davacı lehine belirlenecek tazminat üzerinden davacının kusuru oranında indirim yapılması gerekirken bu durumun değerlendirmeye dahi alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirkete atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığını, meydana gelen kaza bakımından yolda uyarı levhalarının ve yeterli ölçüde ışıklandırmanın bulunmamasının sürücü yönünden kazanın kaçınılmaz bir hal almasına neden olduğundan sürücü ...'ın ve dolayısıyla müvekkili şirketin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza tutanağına ilişkin itirazlarına rağmen Yerel Mahkemece bu konuda herhangi bir inceleme yapılmadığını, kazanın meydana gelmesinin 35 ... plakalı otobüsün teknik özelliklerinden, herhangi bir aksaklık ya da arızasından kaynaklanmadığını, kaza tespit tutanağında davacının kaza gerçekleştiği anda emniyet kemeri bağlamadığının tespit edildiğini, davacının emniyet kemerini bağlamaması ile meydana gelen neticenin ağırlaşması bakımından illiyet bağı bulunduğundan, davacının meydana gelen neticenin ağırlaşmasında kusuru bulunduğunu, Yerel Mahkeme tarafından davacı lehine belirlenecek tazminat üzerinden davacının kusuru oranında indirim yapılması gerekirken bu durumun değerlendirmeye dahi alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının maluliyeti hususunda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınmadığını, eksik inceleme ve Devlet Hastanesinden alınan yetersiz sağlık raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Yerel Mahkemece manevi tazminat belirlenirken olayın oluş şekli, olayın oluşumundaki kusur oranları, meydana gelen zarar, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların konumunun dikkate alınmadığını, hükmedilecek manevi tazminatın müvekkili şirket tarafından kusuru bulunduğu tespit edilebilecek üçüncü kişilere ve otobüs sürücüsü ...'a rücu edileceğinden rücu edilebilecek kişilerin de ekonomik durumu Mahkemece araştırılmadan, bu kişilerin mahvına sebebiyet verecek miktarda bir tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili ile davalılar vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Anıtkaya Turizm Taşımacılık ve Otomotiv Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yolcu taşıma sırasında meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanma nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/797 E. 2023/4077 K.
Ortak:trafik kazası · illiyet bağı · müteselsil sorumluluk · kesinlik sınırı · kusur
İncelediğiniz kararda… .. plaka sayılı araç ile Sinop İli istikametinden Boyabat İlçesi istikametinde seyir halinde iken aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip yoldan çıkması neticesinde «trafik kaza» meydana geldiğini, kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı işgöremezliğe ve sürekli bakım ihtiyacına maruz kaldığını, trafik kazasının oluşumunda müvekkilinin hiçbir «kusuru» bulunmadığını, davalı Anıtkaya Turizm Taşımacılık ve Otomotiv San.
… ün kaza tarihi itibariyle işleteni, Kamil Koç Otobüsleri A.Ş. ise 35 ... plakalı otobüsün kaza tarihi itibariyle hukuken bağlı bulunduğu teşebbüs olup; müvekkilinin «trafik kazası» sonucu uğramış olduğu manevi zararların tazmininden her iki davalının da müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğunu ileri sürerek müvekkilinin dava konusu trafik kazasında yaralanması nedeniyle uğradığı manevi zararların tazmini amacıyla 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; «görevli» Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan Mahkemece «görevsizlik» kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen tazminatın fahiş olduğunu, «kusur» yönünden bir bilirkişi raporu alınmadığını, yeterli irdeleme yapılmadığını, kaza tespit tutanağında davacının kaza gerçekleştiği anda emniyet kemeri bağlamadığının tespit edildiğini, düzenlenen seferler öncesinde, araç içerisinde yapılan anonslarda yolcuların seyahat güvenlikleri açısından kemerlerini bağlamalarının istenildiğini, davacının emniyet kemerini bağlamaması ile meydana gelen neticenin ağırlaşması bakımından «illiyet bağı» bulunduğundan, davacının meydana gelen neticenin ağırlaşmasında kusuru bulunduğunun açık olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından davacı lehine belirlenecek tazminat üze …
Benzer bu kararda… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 914 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «taşıyıcının» taşıma sırasında yolcuların kaza nedeni ile yaralanması veya ölümü halinde her türlü zararı karşılayacağı, 6098 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesi gereği kasten veya taksirle başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, bedensel zarara uğrayanların 6098 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince manevi tazminat isteme hakkı olduğu, 56 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise «haksız fiilde» ölüm halinde ölenin yakınlarının manevi tazminat isteyebileceği, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 85 inci maddesi gereği motorlu araç işleteni ile birlikte aracı bilet satmak suretiyle taşımacılıkta kullanan teşebbüsün doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu, davalı ...'in sürücüsü ve davalı şirketin işleteni olduğu yolcu otobüsünün karıştığı «trafik kazası» sonucu araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacı ...'nın yaralandığı, davacı ...'nın eşi ve diğer davacıların müşterek çocukları olan...in vefat ettiği, 6098 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir tutarın adalete uygun olması gerektiği, 2918 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur», somut olayda, otobüs sürücüsünün kusuru bulunduğu gibi, trafik kazasının mücbir bir sebepten ve şoför dışında üçüncü bir kişinin ağır kusurundan kaynaklanmadığı dikkate alındığında davalı şirketin sorumluluk koşullarının oluşmadığına yönelik istinaf talebinin yerinde olmadığı, davalı otobüs sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sebebiyet verdiği kazada tam kusurlu olduğu, davalı sürücünün zarara kusurlu hareketi ile doğrudan sebebiyet vermesinden dolayı, davalı şirketin ise hem taşıyıcı hem de otobüsün işleteni olmasından dolayı doğan zararlardan sorumlu oldukları, manevi zarar belirlenirken «müterafık kusur» nedeniyle oransal bir indirim yapılamayacağı, davalı tarafından da araç içerisindeki yolculara emniyet kemerlerini takmaları konusunda etkin bir uyarıda bulunma sorumluluğunun yerine getirilmediği, olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, davacı ...'nın yaralanma derecesi, hak ve nesafet kaideleri birlikte yukarıda açıklanan ilkeler kapsamında değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince davacı ... yararına kendi yaralanmasından dolayı 5.000,00 TL manevi tazminat, eşi...in ölümünden dolayı 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi ulaşılmak istenilen manevi tatmin için yeterli olduğu, ancak aynı nedenlerden dolayı davacı ... ve davacı ...'in çocukları...in ölümü nedeniyle hükmedilen 30.000,00'er TL manevi tazminatın yaşanan ve yaşanacak acı ve ızdırap karşısında bir miktar az olduğu gerekçesiyle davalıların ve davacılardan ...'nın istinaf istemlerinin esastan reddine, davacılar ... ve ... vekilinin bu davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelen istinaf istemlerinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davacı ...'nın kendi yaralanmasından dolayı açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 10.01.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'nın, ...'in ölümünden dolayı açtığı manevi tazminat davasının kısmen …
… vrasından kaynaklandığının belirtildiğini, araç işleten-adam çalıştıran konumunda olan müvekkilinin manevi tazminat sorumluluğunun olmadığını, tazminat için gerekli «illiyet bağının» olmadığını, bu sebeple «kusursuz sorumluluklarının» da olmadığını, diğer davalının ağır kusurunun müvekkilinin sorumluluğu açısından illiyet bağını kestiğini, aksi kabul edilse dahi tazminatın tespitinde «müterafik kusurun» dikkate alınması gerektiğini, zarar talep edebileceklerin «mirasçılık» durumuna göre değil fiili yakınlığa göre ele alınması gerektiğini, davacılar taleplerinin zaman aşımına uğradığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldır …
Her bir davacının talebi bağımsız dava niteliğinde olup her bir davacı yönünden davalılar aleyhine hükmedilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile «kesinlik sınırı» olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuz sorumluluk · sorumluluktan kurtulma · müterafik kusur · kusur oranı · mirasçılık · üçüncü kişi · kaldırma ve yeniden hüküm · taşıyıcı
Benzer bu kararda… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 914 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «taşıyıcının» taşıma sırasında yolcuların kaza nedeni ile yaralanması veya ölümü halinde her türlü zararı karşılayacağı, 6098 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesi gereği kasten veya taksirle başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, bedensel zarara uğrayanların 6098 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince manevi tazminat isteme hakkı olduğu, 56 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise «haksız fiilde» ölüm halinde ölenin yakınlarının manevi tazminat isteyebileceği, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 85 inci maddesi gereği motorlu araç işleteni ile birlikte aracı bilet satmak suretiyle taşımacılıkta kullanan teşebbüsün doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu, davalı ...'in sürücüsü ve davalı şirketin işleteni olduğu yolcu otobüsünün karıştığı «trafik kazası» sonucu araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacı ...'nın yaralandığı, davacı ...'nın eşi ve diğer davacıların müşterek çocukları olan...in vefat ettiği, 6098 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir tutarın adalete uygun olması gerektiği, 2918 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur», somut olayda, otobüs sürücüsünün kusuru bulunduğu gibi, trafik kazasının mücbir bir sebepten ve şoför dışında üçüncü bir kişinin ağır kusurundan kaynaklanmadığı dikkate alındığında davalı şirketin sorumluluk koşullarının oluşmadığına yönelik istinaf talebinin yerinde olmadığı, davalı otobüs sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sebebiyet verdiği kazada tam kusurlu olduğu, davalı sürücünün zarara kusurlu hareketi ile doğrudan sebebiyet vermesinden dolayı, davalı şirketin ise hem taşıyıcı hem de otobüsün işleteni olmasından dolayı doğan zararlardan sorumlu oldukları, manevi zarar belirlenirken «müterafık kusur» nedeniyle oransal bir indirim yapılamayacağı, davalı tarafından da araç içerisindeki yolculara emniyet kemerlerini takmaları konusunda etkin bir uyarıda bulunma sorumluluğunun yerine getirilmediği, olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, davacı ...'nın yaralanma derecesi, hak ve nesafet kaideleri birlikte yukarıda açıklanan ilkeler kapsamında değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince davacı ... yararına kendi yaralanmasından dolayı 5.000,00 TL manevi tazminat, eşi...in ölümünden dolayı 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi ulaşılmak istenilen manevi tatmin için yeterli olduğu, ancak aynı nedenlerden dolayı davacı ... ve davacı ...'in çocukları...in ölümü nedeniyle hükmedilen 30.000,00'er TL manevi tazminatın yaşanan ve yaşanacak acı ve ızdırap karşısında bir miktar az olduğu gerekçesiyle davalıların ve davacılardan ...'nın istinaf istemlerinin esastan reddine, davacılar ... ve ... vekilinin bu davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelen istinaf istemlerinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davacı ...'nın kendi yaralanmasından dolayı açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 10.01.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'nın, ...'in ölümünden dolayı açtığı manevi tazminat davasının kısmen …
… vrasından kaynaklandığının belirtildiğini, araç işleten-adam çalıştıran konumunda olan müvekkilinin manevi tazminat sorumluluğunun olmadığını, tazminat için gerekli «illiyet bağının» olmadığını, bu sebeple «kusursuz sorumluluklarının» da olmadığını, diğer davalının ağır kusurunun müvekkilinin sorumluluğu açısından illiyet bağını kestiğini, aksi kabul edilse dahi tazminatın tespitinde «müterafik kusurun» dikkate alınması gerektiğini, zarar talep edebileceklerin «mirasçılık» durumuna göre değil fiili yakınlığa göre ele alınması gerektiğini, davacılar taleplerinin zaman aşımına uğradığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldır …
Kararın taraflar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, araçta davalı şirket tarafından giderilmeyen eksiklikler, davalı şirketin ihmali ve müteveffanın emniyet kemerini takmaması «sebebi» ile bilançosu ağırlaşan kazadan dolayı müvekkilinin tek başına kusurlu görülemeyeceğini, kaza olmaması için gerekli önlemleri alma sorumluluğunun davalı şirkette olduğunu, müvekkilinin, istememesine rağmen tek şöför olarak yola çıkarıldığını, eskiyen lastiğin değiştirilmediğini, emniyet kemerini anonsa rağmen takmayan davacıların talepleri değerlendirilirken bu hususun dikkate alınmadığını, ceza davasının sonucunun taleplerine rağmen beklenmediğini, müvekkilinin sosyo ekonomik durumu dikkate alındığında hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, aynı kaza sebebi ile devam eden diğer davalarda alınan bilirkişi raporlarında müvekkili hakkında belirlenen «kusur oranının» dikkate alınmadığını, dosyanın bilirkişiye gönderilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemişti …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8219 E. 2013/8469 K.
Ortak:trafik kazası · müteselsil sorumluluk · Manevi tazminat
İncelediğiniz kararda… ün kaza tarihi itibariyle işleteni, Kamil Koç Otobüsleri A.Ş. ise 35 ... plakalı otobüsün kaza tarihi itibariyle hukuken bağlı bulunduğu teşebbüs olup; müvekkilinin «trafik kazası» sonucu uğramış olduğu manevi zararların tazmininden her iki davalının da müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğunu ileri sürerek müvekkilinin dava konusu trafik kazasında yaralanması nedeniyle uğradığı manevi zararların tazmini amacıyla 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… .. plaka sayılı araç ile Sinop İli istikametinden Boyabat İlçesi istikametinde seyir halinde iken aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip yoldan çıkması neticesinde «trafik kaza» meydana geldiğini, kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı işgöremezliğe ve sürekli bakım ihtiyacına maruz kaldığını, trafik kazasının oluşumunda müvekkilinin hiçbir «kusuru» bulunmadığını, davalı Anıtkaya Turizm Taşımacılık ve Otomotiv San.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 25.07.2017 tarihinde müvekkilinin yolcu olarka bulunduğu otobüsün tek taraflı «trafik kazası» yapmasından dolayı Trakya Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin 18.09.2017 tarihli Sağlık Kurulu Raporuna göre müvekkilin vücut genel çalışma gücünü %96 oranında kaybederek, tekerlekli sandalyeye bağlı kalacak, vücudunun ömurgasında ve çeşitli yerlerinde kırıklar, ezilmeler olacak şekilde ağır ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, müvekkilinin kazanın ardından uzun süre tedavi gördüğünü, kaza tarihi itibariyle 47 yaşında olan müvekkilinin kazadan sonra günlük ihtiyaçlarını tek başına yerine getiremez, öz bakımını dahi karşılayamaz hale geldiğini, müvekkilinin hem fiziken hem de ruhen telafisi güç derin acı, elem ve ızdırap duyduğunu, trafik kazasının izlerini müvekkilinin yaşamı boyunca «taşıyacağını», manevi tazminatın caydırıcılık unsurunu da taşıması gerektiği dikkate alındığında Yerel Mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının müvekkilinin uğramış olduğu manevi zarar karşısında «son» derece eksik kaldığını ileri sürerek kararın kısmen redde ilişkin hükmünün davalı aleyhine kaldırılarak, müvekkil davacı lehine talepleri doğrultusunda karar veril …
Benzer bu kararda… , ...'ın yaralandıkları, sürücü davalı ...'ın taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğundan mahkumiyetine karar verildiği, davalı şirketin «işleten sıfatını» taşıması nedeni ile «haksız eylemde» diğer davalı sürücü ile birlikte müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu davacıların yakınlarının ölümü nedeni ile manevi yönden zarar gördükleri gerekçesiyle davacı ... için ....000 TL, ... için ....000 TL, ... için ....000 TL, …
Asıl davada, davacılardan ... ve ...'nün minibüste yolcu olarak bulunmakta iken meydana gelen «trafik kazası» sonucu yaralandıkları iddia edilerek dava açıldığı ve delil olarak incelenen ceza davası dosyasında da bu kişilerin kaza nedeniyle yaralandıkları anlaşılmakla, mey …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:işleten sıfatı · haksız eylem · taşıma sözleşmesi
Benzer bu kararda… , ...'ın yaralandıkları, sürücü davalı ...'ın taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğundan mahkumiyetine karar verildiği, davalı şirketin «işleten sıfatını» taşıması nedeni ile «haksız eylemde» diğer davalı sürücü ile birlikte müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu davacıların yakınlarının ölümü nedeni ile manevi yönden zarar gördükleri gerekçesiyle davacı ... için ....000 TL, ... için ....000 TL, ... için ....000 TL, …
… davalı şirket vekilinin tüm ve ... dışındaki davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...) Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1857 E. 2023/5262 K.
Ortak:trafik kazası · taşıyan · kusur · avans faizi · zamanaşımı · husumet · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik · zamanaşımı var · Manevi tazminat
İncelediğiniz kararda2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirket bakımından «husumet» yönünden reddi gerektiğini, dava konusu manevi tazminat talebi haksız olup, ayrıca «zamanaşımına» uğradığını, davanın zamanaşımı itirazları doğrultusunda reddi gerektiğini, «kusurlarının» olmadığını, davacının emniyet kemerini takmayarak kaza sonrası meydana gelen neticeyi ağırlaştırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 25.07.2017 tarihinde müvekkilinin yolcu olarka bulunduğu otobüsün tek taraflı «trafik kazası» yapmasından dolayı Trakya Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin 18.09.2017 tarihli Sağlık Kurulu Raporuna göre müvekkilin vücut genel çalışma gücünü %96 oranında kaybederek, tekerlekli sandalyeye bağlı kalacak, vücudunun ömurgasında ve çeşitli yerlerinde kırıklar, ezilmeler olacak şekilde ağır ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, müvekkilinin kazanın ardından uzun süre tedavi gördüğünü, kaza tarihi itibariyle 47 yaşında olan müvekkilinin kazadan sonra günlük ihtiyaçlarını tek başına yerine getiremez, öz bakımını dahi karşılayamaz hale geldiğini, müvekkilinin hem fiziken hem de ruhen telafisi güç derin acı, elem ve ızdırap duyduğunu, trafik kazasının izlerini müvekkilinin yaşamı boyunca «taşıyacağını», manevi tazminatın caydırıcılık unsurunu da taşıması gerektiği dikkate alındığında Yerel Mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının müvekkilinin uğramış olduğu manevi zarar karşısında «son» derece eksik kaldığını ileri sürerek kararın kısmen redde ilişkin hükmünün davalı aleyhine kaldırılarak, müvekkil davacı lehine talepleri doğrultusunda karar veril …
… .. plaka sayılı araç ile Sinop İli istikametinden Boyabat İlçesi istikametinde seyir halinde iken aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip yoldan çıkması neticesinde «trafik kaza» meydana geldiğini, kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı işgöremezliğe ve sürekli bakım ihtiyacına maruz kaldığını, trafik kazasının oluşumunda müvekkilinin hiçbir «kusuru» bulunmadığını, davalı Anıtkaya Turizm Taşımacılık ve Otomotiv San.
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; «görevli» mahkemelerin asliye ticaret mahkemeleri, yetkili mahkemenin ise Bursa mahkemeleri olduğu, otobüs şoförünün müvekkili şirketin işçisi olmadığı ve müvekkilinin otobüsün işleteni olmadığı, bu nedenle müvekkili şirkete «husumet» düşmediği, davanın «zamanaşımına» uğradığı, kazanın meydana gelmesinden otobüs sürücünün «kusuru» bulunmadığı, emniyet kemerini takmayan davacının meydana gelen neticeyi ağırlaştırdığı için müterafık kusurlu olduğu, talep edilen tazminatın fazla olduğunu savuna …
Şti.'nin kayıt maliki ve işleteni, davalı ...Ş.'nin bilet satmak suretiyle aracı yolcu taşımacılığında kullanan teşebbüsü olduğu yolcu otobüsünün karıştığı «trafik kazası» sonucu araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, dava dilekçesinde trafik kazası tarihi doğru olarak gösterilmek suretiyle hükmedilecek tazminata kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması talep edildiğinden davacının talebi doğrultusunda hükmedilen tazminata 18.09.2018 olay tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasında «faiz başlangıç tarihinin» 18.10.2018 olarak gösterilmesinin hatalı olduğu, davacı ile davalı ...Ş. arasında yolcu «taşıma sözleşmesinin» kurulduğu, kazaya sebebiyet veren aracın davalılar tarafından ticari maksatla işletildiğinden taraflar arasında «ticari nitelikte» yolcu taşıma sözleşmesi bulunduğu dikkate alındığında, hükmedilen tazminata talep uyarınca «avans faizi» uygulanması gerekirken, «yasal faiz» uygulanmasınında yerinde görülmediği, davalıların istinaf istemleri yönünden ise; otobüs sürücüsünün «kusuru» bulunduğu gibi, trafik kazasının mücbir bir sebepten ve şoför dışında üçüncü bir kişinin ağır kusurundan kaynaklanmadığı dikkate alındığında davalı şirketlerin sorumluluk koşullarının oluşmadığına yönelik istinaflarının yerinde görülmediği, İlk Derece Mahkemesince kendisine davacı tarafından sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 18.07.2019 tarihli raporu esas alınmak suretiyle manevi tazminatın belirlenmesi yoluna gidildiği, bahsi geçen rapora göre davacının trafik kazası sonucu; boyun kemiğinde kırık, bel kemiğinde kırık, kaburga kemiklerinde kırık, yüzünde ve sol kolunda sütüre edilmesi gereken kesiler oluştuğu, bu yaralanmalardan dolayı üniversite hastanesi adli tıp anabilim dalı başkanlığı tarafından %37 «maluliyet oranı» belirlendiği, ve iyileşme süresi 9 ay olarak tespit edildiği, bu durumda mevcut rapora göre hüküm kurulmasında dosya kapsamına göre engel bir hal bulunmadığı, davacının emniyet kemeri takmadığını iddia etmiş ise de, eldeki isteğin ve hükmedilen tazminatın manevi zarara yönelik olduğu, manevi zarar belirlenirken «müterafık kusur» nedeniyle oransal bir indirim yapılamayacağı, öte yandan davalı tarafında da araç içerisindeki yolculara emniyet kemerlerini takmaları konusunda etkin bir uyarıda bulunma sorumluluğunu yerine getirmediğinden davalılar vekillerinin emniyet kemeri takılmadığı için davacının müterafık kusuruna yönelik «istinaf sebebine» itibar edilmediği, kaza nedeni ile ölen otobüs sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sebebiyet verdiği kazada tam kusurlu olduğu, bu kusurdan dolayı davalı şirketlerin hem «taşıyıcı» hem de otobüsün işleteni olmasından dolayı doğan zararlardan sorumlu oldukları dikkate alındığında olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, davacının yaralanma dere …
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in, dava konusu «trafik kazası» nedeniyle hayati tehlikeye maruz kalacak şekilde yaralandığını, ağır bir bedeni travma geçirdiğini, boynunda, omurgasında, kaburgalarında, çenesinde ve burun kemiklerinde kırıklar başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde birçok kırık ve çeşitli yaralanmalar meydana geldiğini, kazadan sonra müvekkil farklı hastanelerde defalarca tedavi görmüş, cerrahi operasyonlar geçirmiş, boynuna ve omurgasına platin takıldığını, geçirdiği tedavi sürecinde hem fiziken hem de ruhen telafisi «son» derece güç elem ve ızdırap duymuş, ailesinin ve yakınlarının yardımına/bakımına muhtaç kaldığını, psikolojik olarak da ağır bir travma yaşayıp, kazanın meydana getirdiği iz ve emareleri halen atlatamadığını, müvekkilinin hayatını darmadağın eden bu kazanın izlerini ve oluşturduğu manevi çöküntüyü hayatı boyunca «taşıyacağı» ve bundan sonra kazanın meydana getirdiği kalıcı «hasar» ve sakatlıklar ile yaşayacak olduğu da dikkate alındığında; hükmedilen manevi tazminat miktarı, müvekkilin uğramış olduğu manevi zararlar karşısında son derece eks …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maluliyet oranı · istinaf sebebi · faiz başlangıç tarihi · müterafik kusur · ticari dava niteliği · hakkaniyet · taşıma sözleşmesi · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaŞti.'nin kayıt maliki ve işleteni, davalı ...Ş.'nin bilet satmak suretiyle aracı yolcu taşımacılığında kullanan teşebbüsü olduğu yolcu otobüsünün karıştığı «trafik kazası» sonucu araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, dava dilekçesinde trafik kazası tarihi doğru olarak gösterilmek suretiyle hükmedilecek tazminata kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması talep edildiğinden davacının talebi doğrultusunda hükmedilen tazminata 18.09.2018 olay tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasında «faiz başlangıç tarihinin» 18.10.2018 olarak gösterilmesinin hatalı olduğu, davacı ile davalı ...Ş. arasında yolcu «taşıma sözleşmesinin» kurulduğu, kazaya sebebiyet veren aracın davalılar tarafından ticari maksatla işletildiğinden taraflar arasında «ticari nitelikte» yolcu taşıma sözleşmesi bulunduğu dikkate alındığında, hükmedilen tazminata talep uyarınca «avans faizi» uygulanması gerekirken, «yasal faiz» uygulanmasınında yerinde görülmediği, davalıların istinaf istemleri yönünden ise; otobüs sürücüsünün «kusuru» bulunduğu gibi, trafik kazasının mücbir bir sebepten ve şoför dışında üçüncü bir kişinin ağır kusurundan kaynaklanmadığı dikkate alındığında davalı şirketlerin sorumluluk koşullarının oluşmadığına yönelik istinaflarının yerinde görülmediği, İlk Derece Mahkemesince kendisine davacı tarafından sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 18.07.2019 tarihli raporu esas alınmak suretiyle manevi tazminatın belirlenmesi yoluna gidildiği, bahsi geçen rapora göre davacının trafik kazası sonucu; boyun kemiğinde kırık, bel kemiğinde kırık, kaburga kemiklerinde kırık, yüzünde ve sol kolunda sütüre edilmesi gereken kesiler oluştuğu, bu yaralanmalardan dolayı üniversite hastanesi adli tıp anabilim dalı başkanlığı tarafından %37 «maluliyet oranı» belirlendiği, ve iyileşme süresi 9 ay olarak tespit edildiği, bu durumda mevcut rapora göre hüküm kurulmasında dosya kapsamına göre engel bir hal bulunmadığı, davacının emniyet kemeri takmadığını iddia etmiş ise de, eldeki isteğin ve hükmedilen tazminatın manevi zarara yönelik olduğu, manevi zarar belirlenirken «müterafık kusur» nedeniyle oransal bir indirim yapılamayacağı, öte yandan davalı tarafında da araç içerisindeki yolculara emniyet kemerlerini takmaları konusunda etkin bir uyarıda bulunma sorumluluğunu yerine getirmediğinden davalılar vekillerinin emniyet kemeri takılmadığı için davacının müterafık kusuruna yönelik «istinaf sebebine» itibar edilmediği, kaza nedeni ile ölen otobüs sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sebebiyet verdiği kazada tam kusurlu olduğu, bu kusurdan dolayı davalı şirketlerin hem «taşıyıcı» hem de otobüsün işleteni olmasından dolayı doğan zararlardan sorumlu oldukları dikkate alındığında olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, davacının yaralanma dere …
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Zira, 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hukuka ve «hakkaniyete» göre hükmedeceği öngörülmüştür Mahkemece, manevi tazminat miktarı belirlenirken, davacının kaza sonucu sürekli maluliyeti ile tedavi görürken duyduğu üzüntünün dosyaya yeterli şekilde yansımadığı gerekçesiyle miktar düşük belirlenmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15394 E. 2014/16116 K.
Ortak:kusur · Manevi tazminat
İncelediğiniz kararda… .. plaka sayılı araç ile Sinop İli istikametinden Boyabat İlçesi istikametinde seyir halinde iken aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip yoldan çıkması neticesinde «trafik kaza» meydana geldiğini, kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı işgöremezliğe ve sürekli bakım ihtiyacına maruz kaldığını, trafik kazasının oluşumunda müvekkilinin hiçbir «kusuru» bulunmadığını, davalı Anıtkaya Turizm Taşımacılık ve Otomotiv San.
2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirket bakımından «husumet» yönünden reddi gerektiğini, dava konusu manevi tazminat talebi haksız olup, ayrıca «zamanaşımına» uğradığını, davanın zamanaşımı itirazları doğrultusunda reddi gerektiğini, «kusurlarının» olmadığını, davacının emniyet kemerini takmayarak kaza sonrası meydana gelen neticeyi ağırlaştırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; «görevli» Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan Mahkemece «görevsizlik» kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen tazminatın fahiş olduğunu, «kusur» yönünden bir bilirkişi raporu alınmadığını, yeterli irdeleme yapılmadığını, kaza tespit tutanağında davacının kaza gerçekleştiği anda emniyet kemeri bağlamadığının tespit edildiğini, düzenlenen seferler öncesinde, araç içerisinde yapılan anonslarda yolcuların seyahat güvenlikleri açısından kemerlerini bağlamalarının istenildiğini, davacının emniyet kemerini bağlamaması ile meydana gelen neticenin ağırlaşması bakımından «illiyet bağı» bulunduğundan, davacının meydana gelen neticenin ağırlaşmasında kusuru bulunduğunun açık olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından davacı lehine belirlenecek tazminat üze …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacıların, davalıların işleten, malik ve sürücü bulunduğu araçta yolcu oldukları, sürücü davalının tam «kusuru» ile tek taraflı meydana gelen kazada yaralandıkları, davacı F..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaO halde, davacı tarafın «temerrüt faizi» de talep ettiğinin kabulü gerekir.
Bu durum karşısında, davacılar vekilinin «temerrüt faizi» istemiyle ilgili karar gerekçesinde hiç bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili her ne kadar dava dilekçesinin netice kısmında talep etmemiş ise de aynı dilekçenin talep konusu kısmında hüküm altına alınmasını istediği tazminatların yasal «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9862 E. 2011/6736 K.
Ortak:trafik kazası
İncelediğiniz kararda… .. plaka sayılı araç ile Sinop İli istikametinden Boyabat İlçesi istikametinde seyir halinde iken aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip yoldan çıkması neticesinde «trafik kaza» meydana geldiğini, kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı işgöremezliğe ve sürekli bakım ihtiyacına maruz kaldığını, trafik kazasının oluşumunda müvekkilinin hiçbir «kusuru» bulunmadığını, davalı Anıtkaya Turizm Taşımacılık ve Otomotiv San.
… ün kaza tarihi itibariyle işleteni, Kamil Koç Otobüsleri A.Ş. ise 35 ... plakalı otobüsün kaza tarihi itibariyle hukuken bağlı bulunduğu teşebbüs olup; müvekkilinin «trafik kazası» sonucu uğramış olduğu manevi zararların tazmininden her iki davalının da müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğunu ileri sürerek müvekkilinin dava konusu trafik kazasında yaralanması nedeniyle uğradığı manevi zararların tazmini amacıyla 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 25.07.2017 tarihinde müvekkilinin yolcu olarka bulunduğu otobüsün tek taraflı «trafik kazası» yapmasından dolayı Trakya Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin 18.09.2017 tarihli Sağlık Kurulu Raporuna göre müvekkilin vücut genel çalışma gücünü %96 oranında kaybederek, tekerlekli sandalyeye bağlı kalacak, vücudunun ömurgasında ve çeşitli yerlerinde kırıklar, ezilmeler olacak şekilde ağır ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, müvekkilinin kazanın ardından uzun süre tedavi gördüğünü, kaza tarihi itibariyle 47 yaşında olan müvekkilinin kazadan sonra günlük ihtiyaçlarını tek başına yerine getiremez, öz bakımını dahi karşılayamaz hale geldiğini, müvekkilinin hem fiziken hem de ruhen telafisi güç derin acı, elem ve ızdırap duyduğunu, trafik kazasının izlerini müvekkilinin yaşamı boyunca «taşıyacağını», manevi tazminatın caydırıcılık unsurunu da taşıması gerektiği dikkate alındığında Yerel Mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının müvekkilinin uğramış olduğu manevi zarar karşısında «son» derece eksik kaldığını ileri sürerek kararın kısmen redde ilişkin hükmünün davalı aleyhine kaldırılarak, müvekkil davacı lehine talepleri doğrultusunda karar veril …
Benzer bu kararda2-Asıl dava, «trafik kazası» sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacının, davalıların ilgilisi olduğu araçta yolcu olarak bulunduğu sırada oluşan «trafik kazası» sonucu yaralandığı, kazada davalı sürücü ...’ın tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
4-Davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı, davalıların ilgilisi olduğu araçta bulunduğu sırada meydana gelen «trafik kazası» sonucu yaralanmış, kazadan sonra davalı-karşı davacılar kendi istekleri ile davacının tedavi «masraflarını» karşılamışlardır.Bu husus ceza mahkemesindeki yargılama sırasında da davalı ... tarafından yapılan savunmada belirtilmiş ve bu durumun kendisi için lehe değerlendirilmesi istenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · ıslah · dosya masrafı · maddi tazminat
Benzer bu kararda… andan, davacı dava dilekçesinde istediği maddi ve manevi tazminatlar için kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiş ise de yargılama sırasında yaptığı «ıslah» ile artırdığı «maddi tazminat» miktarı olan 46.355,39 TL için dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiştir.Bu durumda mahkemece dava dilekçesinde istenilen miktarlara ilişkin hüküm kur …
… 3.500,00 TL harcama yaptıklarından karşı davanın da kabulünün gerektiği sonucuna varılarak, davacı ...’nın maddi zararı olan 48.355,39 TL’nin Batı Sigorta A.Ş.’nin «poliçe limiti» ile sınırlı kalmak şartıyla 17.03.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, 8.000,00 TL manevi tazminatın 17.03.1999 tarih …
4-Davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı, davalıların ilgilisi olduğu araçta bulunduğu sırada meydana gelen «trafik kazası» sonucu yaralanmış, kazadan sonra davalı-karşı davacılar kendi istekleri ile davacının tedavi «masraflarını» karşılamışlardır.Bu husus ceza mahkemesindeki yargılama sırasında da davalı ... tarafından yapılan savunmada belirtilmiş ve bu durumun kendisi için lehe değerlendirilmesi istenmiştir.
Davalı-karşı davacıların davacının tedavisini özel bir hastanede yaptırmaları ve bu «masrafları» karşılamalarının durumu ağır olan davacının iyileşmesini sağlamak için gerekli olan bir husus olduğu davalı-karşı davacıların da kabulünde olup, bu harcamaları ve …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4048 E. , 2024/51 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/456 Esas, 2022/319 Karar
DAVALILAR
1.Anıtkaya Turizm Taşımacılık ve Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat ...
İHBAR OLUNANLAR 1....
2.... vekili Avukat ...
3..... vekili Avukat ...
4....
5. ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 4. Tüketici Mahkemesi
SAYISI 2017/471 E., 2018/502 K.
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Bölge Adliye Mahkemesince reddedilen ve davacı vekili tarafından temyize konu edilen toplam miktar 50.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
25. 07.2017 tarihinde davacı müvekkilinin içerisinde biletli yolcu olarak bulunduğu sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki 35 ... plaka sayılı araç ile Sinop İli istikametinden Boyabat İlçesi istikametinde seyir halinde iken aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip yoldan çıkması neticesinde trafik kaza meydana geldiğini, kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı işgöremezliğe ve sürekli bakım ihtiyacına maruz kaldığını, trafik kazasının oluşumunda müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, davalı Anıtkaya Turizm Taşımacılık ve Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti., trafik kazasına sebebiyet veren 35 ... plaka sayılı otobüsün kaza tarihi itibariyle işleteni, Kamil Koç Otobüsleri A.Ş.
ise 35 ... plakalı otobüsün kaza tarihi itibariyle hukuken bağlı bulunduğu teşebbüs olup; müvekkilinin trafik kazası sonucu uğramış olduğu manevi zararların tazmininden her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkilinin dava konusu trafik kazasında yaralanması nedeniyle uğradığı manevi zararların tazmini amacıyla 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Anıtkaya Turizm Taşımacılık ve Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır.
2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirket bakımından husumet yönünden reddi gerektiğini, dava konusu manevi tazminat talebi haksız olup, ayrıca zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı itirazları doğrultusunda reddi gerektiğini, kusurlarının olmadığını, davacının emniyet kemerini takmayarak kaza sonrası meydana gelen neticeyi ağırlaştırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacının biletli yolcu olarak bulunduğu, sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki 35 T 1408 plaka sayılı aracın Sinop-Boyabat istikametine seyir halinde iken topçam mevkinin karşısına geldiği sırada aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip yoldan çıkması neticesinde meydana gelen trafik kazasında ağır şekilde yaralandığı geciçi ve kalıcı iş göremezliği ve sürekli bakım ihtiyacına maruz kaldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, 4721 sayılı Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 24 üncü ve 25 inci maddeleri gereğince davacının uğramış olduğu zarar nedeniyle davalılardan manevi tazminat isteme hakkı bulunduğu, davacının olayda kalıcı iş görmezliğine muhatap olduğu, yaşam kalitesi kaza ile büyük zarar görmüş olup, kazanın kişisel bütünlüğünde meydana getirdiği zararlar, sonrasındaki yaşantısını olumsuz etkileyecek durumda olduğu, yapılan araştırma sonucu elde edilen sosyal ve ekonomik durumuna ilişkin bilgiler karşısında mahkemelerince uygun miktar olarak görülen ve davacının olay nedeniyle yaşadığı ve yaşam boyu izlerini silemeyeceği acılarını bir nebze de olsa dindirmesine karşılık olmak üzere takdiren 200.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
25. 07.2017 tarihinde müvekkilinin yolcu olarka bulunduğu otobüsün tek taraflı trafik kazası yapmasından dolayı Trakya Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin 18.09.2017 tarihli Sağlık Kurulu Raporuna göre müvekkilin vücut genel çalışma gücünü %96 oranında kaybederek, tekerlekli sandalyeye bağlı kalacak, vücudunun ömurgasında ve çeşitli yerlerinde kırıklar, ezilmeler olacak şekilde ağır ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, müvekkilinin kazanın ardından uzun süre tedavi gördüğünü, kaza tarihi itibariyle 47 yaşında olan müvekkilinin kazadan sonra günlük ihtiyaçlarını tek başına yerine getiremez, öz bakımını dahi karşılayamaz hale geldiğini, müvekkilinin hem fiziken hem de ruhen telafisi güç derin acı, elem ve ızdırap duyduğunu, trafik kazasının izlerini müvekkilinin yaşamı boyunca taşıyacağını, manevi tazminatın caydırıcılık unsurunu da taşıması gerektiği dikkate alındığında Yerel Mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının müvekkilinin uğramış olduğu manevi zarar karşısında son derece eksik kaldığını ileri sürerek kararın kısmen redde ilişkin hükmünün davalı aleyhine kaldırılarak, müvekkil davacı lehine talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Anıtkaya Turizm Taşımacılık ve Otomotiv Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan Mahkemece görevsizlik kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen tazminatın fahiş olduğunu, kusur yönünden bir bilirkişi raporu alınmadığını, yeterli irdeleme yapılmadığını, kaza tespit tutanağında davacının kaza gerçekleştiği anda emniyet kemeri bağlamadığının tespit edildiğini, düzenlenen seferler öncesinde, araç içerisinde yapılan anonslarda yolcuların seyahat güvenlikleri açısından kemerlerini bağlamalarının istenildiğini, davacının emniyet kemerini bağlamaması ile meydana gelen neticenin ağırlaşması bakımından illiyet bağı bulunduğundan, davacının meydana gelen neticenin ağırlaşmasında kusuru bulunduğunun açık olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından davacı lehine belirlenecek tazminat üzerinden davacının kusuru oranında indirim yapılması gerekirken bu durumun değerlendirmeye dahi alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirkete atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığını, meydana gelen kaza bakımından yolda uyarı levhalarının ve yeterli ölçüde ışıklandırmanın bulunmamasının sürücü yönünden kazanın kaçınılmaz bir hal almasına neden olduğundan sürücü ...'ın ve dolayısıyla müvekkili şirketin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza tutanağına ilişkin itirazlarına rağmen Yerel Mahkemece bu konuda herhangi bir inceleme yapılmadığını, kazanın meydana gelmesinin 35 ... plakalı otobüsün teknik özelliklerinden, herhangi bir aksaklık ya da arızasından kaynaklanmadığını, kaza tespit tutanağında davacının kaza gerçekleştiği anda emniyet kemeri bağlamadığının tespit edildiğini, davacının emniyet kemerini bağlamaması ile meydana gelen neticenin ağırlaşması bakımından illiyet bağı bulunduğundan, davacının meydana gelen neticenin ağırlaşmasında kusuru bulunduğunu, Yerel Mahkeme tarafından davacı lehine belirlenecek tazminat üzerinden davacının kusuru oranında indirim yapılması gerekirken bu durumun değerlendirmeye dahi alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının maluliyeti hususunda Adli Tıp Kurumu 3.
İhtisas Dairesinden rapor alınmadığını, eksik inceleme ve Devlet Hastanesinden alınan yetersiz sağlık raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Yerel Mahkemece manevi tazminat belirlenirken olayın oluş şekli, olayın oluşumundaki kusur oranları, meydana gelen zarar, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların konumunun dikkate alınmadığını, hükmedilecek manevi tazminatın müvekkili şirket tarafından kusuru bulunduğu tespit edilebilecek üçüncü kişilere ve otobüs sürücüsü ...'a rücu edileceğinden rücu edilebilecek kişilerin de ekonomik durumu Mahkemece araştırılmadan, bu kişilerin mahvına sebebiyet verecek miktarda bir tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili ile davalılar vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Anıtkaya Turizm Taşımacılık ve Otomotiv Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yolcu taşıma sırasında meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanma nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davalılar Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046944200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz