6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9862 E. 2011/6736 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
poliçe limiti trafik kazası maddi ve manevi tazminat ıslah dosya masrafı maddi tazminat

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 74

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, asıl ve karşı davaların kabulüne dair verilen kararın davacı ve davalı-karşı davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce öncelikle olayın iş kazası niteliğinde olup olmadığının belirlenerek buna göre görev hususunun değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek yapılan bozma sonucu mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı, kazada davalı sürücü ...’ın %100 oranında kusurlu bulunduğu, davacının davalı ...' ın işyerinde çalışması nedeniyle işyerine ait diğer bir araçla ücret ödenmeksizin taşınmasında işverenin ekonomik yararının bulunduğu, bu durumda kazada hatır taşımasının olmadığı, meydana gelen kaza nedeniyle davacının %61 oranında iş gücünü kaybettiği, sağ gözünün uzuv zaafı olarak nitelendirilecek şekilde yaralandığı, sol gözündeki görme oranının %50 azaldığı, davacının oluşan maddi zararından davalıların sorumlu olduğu, kazadan dolayı davacının manevi zarara da uğradığı, davalılar-karşı davacılar ... ve ...'ın davacının tedavisinin karşılanması kapsamında 3.500,00 TL harcama yaptıklarından karşı davanın da kabulünün gerektiği sonucuna varılarak, davacı ...’nın maddi zararı olan 48.355,39 TL’nin Batı Sigorta A.Ş.’nin poliçe limiti ile sınırlı kalmak şartıyla 17.03.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, 8.000,00 TL manevi tazminatın 17.03.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...’ dan tahsiline, davalılar ... ve ...’ın açtıkları davanın kabulü ile 1.500,00 TL’nin 31.10.1999, 2.000,00 TL’nin 16.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı-karşı davalı ve davalılar ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalı-karşı davacıların asıl davaya yönelik olarak aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Asıl dava, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacının, davalıların ilgilisi olduğu araçta yolcu olarak bulunduğu sırada oluşan trafik kazası sonucu yaralandığı, kazada davalı sürücü ...’ın tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı-karşı davacılar, davacının yolculuk sırasında emniyet kemerini takmamış olması nedeniyle ağır şekilde yaralandığını, emniyet kemerini taksaydı davacının kafa travmasına maruz kalmayacağını, davacının bu ihmali eylemi sonucu zararın artmasına neden olduğunu ileri sürerek, bu hususun tazminattan indirim nedeni olarak gözetilmesini istemişlerdir.Mahkemece, anılan husus üzerinde durularak davacının kaza sırasında emniyet kemerini takıp takmadığının belirlenmesi, emniyet kemerini takmadığının tespiti halinde bu durumun kazanın meydana geliş şekli de gözönüne alınmak suretiyle davacının kaza sonucu oluşan yaralanma ve kalıcı sakatlıklarına bir etkisinin bulunup bulunmadığının trafik uzmanı ve doktor bilirkişilerden oluşturulacak bir bilirkişi kurulundan alınacak rapor uyarınca değerlendirilerek davalıların bu yöndeki savunmalarının incelenmesi, emniyet kemerinin takılmamış olmasının davacının durumunu ağırlaştırmış olduğu sonucuna varılması halinde tazminattan Borçlar Kanunu 44/1. maddesi uyarınca takdir edilecek bir indirimin yapılması hususunun tartışılması gerektiğinden temyiz eden davalı-karşı davacılar ...ve ... vekilinin temyiz itirazlarının bu yönden kabulü ile kararın anılan taraflar yararına bozulmasına karar verildi.

3-Öte yandan, davacı dava dilekçesinde istediği maddi ve manevi tazminatlar için kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiş ise de yargılama sırasında yaptığı ıslah ile artırdığı maddi tazminat miktarı olan 46.355,39 TL için dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiştir.Bu durumda mahkemece dava dilekçesinde istenilen miktarlara ilişkin hüküm kurulurken faizin kaza tarihinden, ancak ıslah ile artırılan maddi tazminat miktarına ilişkin olarak kurulacak hükümde ise davacının talebiyle bağlı kalınarak ıslah ile artırılan kısım için dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan ıslah ile artırılan miktar için de kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesi suretiyle talebin aşılarak HUMK’nun 74. maddesine aykırı hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı-karşı davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

4-Davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı, davalıların ilgilisi olduğu araçta bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanmış, kazadan sonra davalı-karşı davacılar kendi istekleri ile davacının tedavi masraflarını karşılamışlardır.Bu husus ceza mahkemesindeki yargılama sırasında da davalı ... tarafından yapılan savunmada belirtilmiş ve bu durumun kendisi için lehe değerlendirilmesi istenmiştir. Davalı-karşı davacıların davacının tedavisini özel bir hastanede yaptırmaları ve bu masrafları karşılamalarının durumu ağır olan davacının iyileşmesini sağlamak için gerekli olan bir husus olduğu davalı-karşı davacıların da kabulünde olup, bu harcamaları ve yardımları kendi istekleriyle yapmış ve ceza davasında da bunu belirtmiş olmalarına ve yapılan giderlerin davacının tedavisi için gerekli, yapılması gereken harcamalar kapsamında olduğunun dosya içeriğinden anlaşılmasına göre de davalı-karşı davacıların açtıkları karşı davada bu tedavi giderlerini talep etmeleri yerinde görülmemiş, karşı davanın kabulüne ilişkin kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1811 E. 2010/5979 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2643 E. 2023/6384 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/9862 E.  ,  2011/6736 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Burhaniye Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.06.2009 tarih ve 2008/347-2009/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı-karşı davalı ve davalılar ....ve ... vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31.05.2011 gününde davacı vekili avukat ... ile davalı ... ve ... vekili avukat ..... geldiler, diğer davalı ... vekili davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...

tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı oldukları araçta bulunduğu sırada davalı ...’in tamamen kusurlu olarak yaptığı kaza sonucu yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü, kısmen iyileşen müvekkilinde kalıcı sakatlıklar meydana geldiğini, bu olay nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 2.000.000.000 TL maddi, 8.000.000.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah ile meslekte kazanma gücünün kaybı nedeniyle uğradığı zararın dava dilekçesinde istenilen kısmının dışında kalan 46.355.397.696 TL’nin faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusurlu olmasına bağlı olduğunu ve manevi tazminattan sorumlu bulunmadığını savunmuştur.

Davalılar ... ve ...vekili, istenen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, olayda hatır taşıması bulunduğunu, müvekkili sürücünün kazada tam kusurlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, açılan karşı davada ise davacının tüm tedavi giderlerinin müvekkili ... tarafından karşılandığını ileri sürerek, hastaneye ödenen toplam 3.500.000.000 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, asıl ve karşı davaların kabulüne dair verilen kararın davacı ve davalı-karşı davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce öncelikle olayın iş kazası niteliğinde olup olmadığının belirlenerek buna göre görev hususunun değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek yapılan bozma sonucu mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı, kazada davalı sürücü ...’ın %100 oranında kusurlu bulunduğu, davacının davalı ...' ın işyerinde çalışması nedeniyle işyerine ait diğer bir araçla ücret ödenmeksizin taşınmasında işverenin ekonomik yararının bulunduğu, bu durumda kazada hatır taşımasının olmadığı, meydana gelen kaza nedeniyle davacının %61 oranında iş gücünü kaybettiği, sağ gözünün uzuv zaafı olarak nitelendirilecek şekilde yaralandığı, sol gözündeki görme oranının %50 azaldığı, davacının oluşan maddi zararından davalıların sorumlu olduğu, kazadan dolayı davacının manevi zarara da uğradığı, davalılar-karşı davacılar ...

ve ...'ın davacının tedavisinin karşılanması kapsamında 3.500,00 TL harcama yaptıklarından karşı davanın da kabulünün gerektiği sonucuna varılarak, davacı ...’nın maddi zararı olan 48.355,39 TL’nin Batı Sigorta A.Ş.’nin poliçe limiti ile sınırlı kalmak şartıyla 17.03.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, 8.000,00 TL manevi tazminatın 17.03.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...’ dan tahsiline, davalılar ... ve ...’ın açtıkları davanın kabulü ile 1.500,00 TL’nin 31.10.1999, 2.000,00 TL’nin 16.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı-karşı davalı ve davalılar ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalı-karşı davacıların asıl davaya yönelik olarak aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Asıl dava, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacının, davalıların ilgilisi olduğu araçta yolcu olarak bulunduğu sırada oluşan trafik kazası sonucu yaralandığı, kazada davalı sürücü ...’ın tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı-karşı davacılar, davacının yolculuk sırasında emniyet kemerini takmamış olması nedeniyle ağır şekilde yaralandığını, emniyet kemerini taksaydı davacının kafa travmasına maruz kalmayacağını, davacının bu ihmali eylemi sonucu zararın artmasına neden olduğunu ileri sürerek, bu hususun tazminattan indirim nedeni olarak gözetilmesini istemişlerdir.Mahkemece, anılan husus üzerinde durularak davacının kaza sırasında emniyet kemerini takıp takmadığının belirlenmesi, emniyet kemerini takmadığının tespiti halinde bu durumun kazanın meydana geliş şekli de gözönüne alınmak suretiyle davacının kaza sonucu oluşan yaralanma ve kalıcı sakatlıklarına bir etkisinin bulunup bulunmadığının trafik uzmanı ve doktor bilirkişilerden oluşturulacak bir bilirkişi kurulundan alınacak rapor uyarınca değerlendirilerek davalıların bu yöndeki savunmalarının incelenmesi, emniyet kemerinin takılmamış olmasının davacının durumunu ağırlaştırmış olduğu sonucuna varılması halinde tazminattan Borçlar Kanunu 44/1.

maddesi uyarınca takdir edilecek bir indirimin yapılması hususunun tartışılması gerektiğinden temyiz eden davalı-karşı davacılar ...ve ... vekilinin temyiz itirazlarının bu yönden kabulü ile kararın anılan taraflar yararına bozulmasına karar verildi.

3-Öte yandan, davacı dava dilekçesinde istediği maddi ve manevi tazminatlar için kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiş ise de yargılama sırasında yaptığı ıslah ile artırdığı maddi tazminat miktarı olan 46.355,39 TL için dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiştir.Bu durumda mahkemece dava dilekçesinde istenilen miktarlara ilişkin hüküm kurulurken faizin kaza tarihinden, ancak ıslah ile artırılan maddi tazminat miktarına ilişkin olarak kurulacak hükümde ise davacının talebiyle bağlı kalınarak ıslah ile artırılan kısım için dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan ıslah ile artırılan miktar için de kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesi suretiyle talebin aşılarak HUMK’nun 74.

maddesine aykırı hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı-karşı davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

4-Davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı, davalıların ilgilisi olduğu araçta bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanmış, kazadan sonra davalı-karşı davacılar kendi istekleri ile davacının tedavi masraflarını karşılamışlardır.Bu husus ceza mahkemesindeki yargılama sırasında da davalı ... tarafından yapılan savunmada belirtilmiş ve bu durumun kendisi için lehe değerlendirilmesi istenmiştir. Davalı-karşı davacıların davacının tedavisini özel bir hastanede yaptırmaları ve bu masrafları karşılamalarının durumu ağır olan davacının iyileşmesini sağlamak için gerekli olan bir husus olduğu davalı-karşı davacıların da kabulünde olup, bu harcamaları ve yardımları kendi istekleriyle yapmış ve ceza davasında da bunu belirtmiş olmalarına ve yapılan giderlerin davacının tedavisi için gerekli, yapılması gereken harcamalar kapsamında olduğunun dosya içeriğinden anlaşılmasına göre de davalı-karşı davacıların açtıkları karşı davada bu tedavi giderlerini talep etmeleri yerinde görülmemiş, karşı davanın kabulüne ilişkin kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacılar ... ve ... vekilinin asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı ve (3) bentlerde açıklanan nedenlerle anılan taraflar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen kararın anılan taraflar yararına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle de davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile karşı davada verilen kararın davacı-karşı davalı ... yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin her bir taraftan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027990300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.