6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Gemi adamı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7285 E. 2010/13119 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi adamı kanuni rehin hakkı rehin hakkı donatan bozma sonrası karar taşıyıcının sorumluluğu rehin taşıyıcı hasar i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1019TTK 1061TTK 1063

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, geminin yolculuğu sırasında fırtınaya maruz kalması ve fırtınanın meydana geldiği kuzey yarım kürenin mevsim koşulları itibariyle yolculuğun olağan koşullarda olmadığı, bu nedenle olayın TTK'nun 1063/1. maddesi kapsamında değerlendiril- mesi gerekeceği, yolculuk sırasında karşılaşılan fırtına sebebiyle denizin tehlike ve kazalarından yüke gelen hasardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda olayda geminin 7-8 bofor şiddetinde havaya maruz kaldığı yolunda delil bulunmadığı,gemi kaptanının ifadesinde geçen 2 gün şiddetli yağmur olayının kabul edilmesi halinde dahi hasarın gemi ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle ambara su girmiş olabileceği, gemi kaptanının Savona limanında gece ambar kapakları üzerinde biriken çiğ damlacıklarının sabah kapaklar açıldığında ambara akması neticesinde ıslanmanın

meydana geldiğini beyan ettiği bu durum kabul edilse dahi gemi adamı olan kaptanın üzerindeki suyu temizlettirmeden ambar kapaklarını açtırmak suretiyle tedbirli bir kaptanın göstereceği özeni göstermediği ve dava konusu yükün hasarlanmasına sebebiyet verdiği ve bu durumda da davalı donatanın TTK’nun 1061 ve 1062. maddeleri hükümlerine göre dava konusu zarardan sorumlu olduğu ve yine ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle de davalı donatanın TTK’nun 1019.maddesi uyarınca dava konusu zarardan sorumlu olacağı, zarar tespiti bakımından ekspertiz raporunun benimsenmesinin gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulüne 52.757,70 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reoskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, gemi üzerine alacak miktarı kadar kanuni rehin hakkı tesisine karar verilmiştir.

Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Mahkemece bozma öncesi alınan 27.04.2005 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yük hasar bedeline ilişkin olarak davaya konu yükün sıcak çekilmiş sac olması ve söz konusu hasarın sıcak kesilmiş sacın kalitesine bir etkisi olmayacağı ancak sactaki lekelerin giderilmesi için 40 kadar ruloda temizlik ve yıkama işlemi yapılabileceği bununda maliyetinin 4320 USD olduğu belirtilmişken,bozma sonrası alınan 25.08.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporunda zarar tespiti yönünden ekspertiz raporunun benimsenmesinin gerektiği ve buna göre davacının 52.757,70 TL davalıdan tazminat talep edebileceği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece bilirkişi raporlarında hasar miktarı yönünden ortaya çıkan bu açık çelişkinin giderilebilmesi açısından son bilirkişi heyetinden çelişkiyi giderecek bir ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Yola elverişlilik

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2006/3231 E. 2007/11356 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Deniz Ticaret

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12727 E. 2014/11192 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Brokerlik

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16641 E. 2014/7075 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Yola elverişlilik

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2360 E. 2011/304 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/7285 E.  ,  2010/13119 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 22.10.2009 tarih ve 2008/165 - 2009/349 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.10.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirkete taşıma risklerine karşı sigortalı sac emtiasının Kore'nin Poheng Limanından İzmit Diliskelesi Limanına taşınması işinin davalı gemi ile gerçekleştirildiğini, gemiye hasarsız olarak yüklenen saç emtiasının taşıma sırasında deniz suyu ve yağa maruz kalarak kısmen hasarlandığını, müvekkilince sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, davacının 52.757.708.154.-TL tutarındaki alacağı yönünden TTK'nun 1235/7 ve 1236. maddeleri uyarınca kanuni rehin hakkı tanınmasına, anılan bedelin 07.08.2003 ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, gönderilenin emtiayı teslim alırken TTK'nun 1065 ve 1066. maddesi gereğince taşıyana yazılı bildirimde bulunmadığını, bu nedenle müvekkili aleyhine dava açılamayacağını, taşınan emtiada malın kalitesini etkileyecek önemli bir hasar olmadığının tespit raporu ile belirlendiğini, öte yandan geminin yolda kötü havaya maruz kaldığını, TTK'nun 1063/1. maddesi gereğince fahiş zarardan müvekkilinin sorumlu olmayacağını, istenen bedelin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, geminin yolculuğu sırasında fırtınaya maruz kalması ve fırtınanın meydana geldiği kuzey yarım kürenin mevsim koşulları itibariyle yolculuğun olağan koşullarda olmadığı, bu nedenle olayın TTK'nun 1063/1. maddesi kapsamında değerlendiril- mesi gerekeceği, yolculuk sırasında karşılaşılan fırtına sebebiyle denizin tehlike ve kazalarından yüke gelen hasardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda olayda geminin 7-8 bofor şiddetinde havaya maruz kaldığı yolunda delil bulunmadığı,gemi kaptanının ifadesinde geçen 2 gün şiddetli yağmur olayının kabul edilmesi halinde dahi hasarın gemi ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle ambara su girmiş olabileceği, gemi kaptanının Savona limanında gece ambar kapakları üzerinde biriken çiğ damlacıklarının sabah kapaklar açıldığında ambara akması neticesinde ıslanmanın

meydana geldiğini beyan ettiği bu durum kabul edilse dahi gemi adamı olan kaptanın üzerindeki suyu temizlettirmeden ambar kapaklarını açtırmak suretiyle tedbirli bir kaptanın göstereceği özeni göstermediği ve dava konusu yükün hasarlanmasına sebebiyet verdiği ve bu durumda da davalı donatanın TTK’nun 1061 ve 1062. maddeleri hükümlerine göre dava konusu zarardan sorumlu olduğu ve yine ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle de davalı donatanın TTK’nun 1019.maddesi uyarınca dava konusu zarardan sorumlu olacağı, zarar tespiti bakımından ekspertiz raporunun benimsenmesinin gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulüne 52.757,70 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reoskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, gemi üzerine alacak miktarı kadar kanuni rehin hakkı tesisine karar verilmiştir.

Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Mahkemece bozma öncesi alınan 27.04.2005 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yük hasar bedeline ilişkin olarak davaya konu yükün sıcak çekilmiş sac olması ve söz konusu hasarın sıcak kesilmiş sacın kalitesine bir etkisi olmayacağı ancak sactaki lekelerin giderilmesi için 40 kadar ruloda temizlik ve yıkama işlemi yapılabileceği bununda maliyetinin 4320 USD olduğu belirtilmişken,bozma sonrası alınan 25.08.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporunda zarar tespiti yönünden ekspertiz raporunun benimsenmesinin gerektiği ve buna göre davacının 52.757,70 TL davalıdan tazminat talep edebileceği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece bilirkişi raporlarında hasar miktarı yönünden ortaya çıkan bu açık çelişkinin giderilebilmesi açısından son bilirkişi heyetinden çelişkiyi giderecek bir ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046802100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.