Gemi adamı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7285 E. 2010/13119 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi adamı↗ kanuni rehin hakkı↗ rehin hakkı↗ donatan↗ bozma sonrası karar↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ rehin↗ taşıyıcı↗ hasar↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, geminin yolculuğu sırasında fırtınaya maruz kalması ve fırtınanın meydana geldiği kuzey yarım kürenin mevsim koşulları itibariyle yolculuğun olağan koşullarda olmadığı, bu nedenle olayın TTK'nun 1063/1. maddesi kapsamında değerlendiril- mesi gerekeceği, yolculuk sırasında karşılaşılan fırtına sebebiyle denizin tehlike ve kazalarından yüke gelen hasardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda olayda geminin 7-8 bofor şiddetinde havaya maruz kaldığı yolunda delil bulunmadığı,gemi kaptanının ifadesinde geçen 2 gün şiddetli yağmur olayının kabul edilmesi halinde dahi hasarın gemi ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle ambara su girmiş olabileceği, gemi kaptanının Savona limanında gece ambar kapakları üzerinde biriken çiğ damlacıklarının sabah kapaklar açıldığında ambara akması neticesinde ıslanmanın
meydana geldiğini beyan ettiği bu durum kabul edilse dahi gemi adamı olan kaptanın üzerindeki suyu temizlettirmeden ambar kapaklarını açtırmak suretiyle tedbirli bir kaptanın göstereceği özeni göstermediği ve dava konusu yükün hasarlanmasına sebebiyet verdiği ve bu durumda da davalı donatanın TTK’nun 1061 ve 1062. maddeleri hükümlerine göre dava konusu zarardan sorumlu olduğu ve yine ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle de davalı donatanın TTK’nun 1019.maddesi uyarınca dava konusu zarardan sorumlu olacağı, zarar tespiti bakımından ekspertiz raporunun benimsenmesinin gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulüne 52.757,70 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reoskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, gemi üzerine alacak miktarı kadar kanuni rehin hakkı tesisine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece bozma öncesi alınan 27.04.2005 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yük hasar bedeline ilişkin olarak davaya konu yükün sıcak çekilmiş sac olması ve söz konusu hasarın sıcak kesilmiş sacın kalitesine bir etkisi olmayacağı ancak sactaki lekelerin giderilmesi için 40 kadar ruloda temizlik ve yıkama işlemi yapılabileceği bununda maliyetinin 4320 USD olduğu belirtilmişken,bozma sonrası alınan 25.08.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporunda zarar tespiti yönünden ekspertiz raporunun benimsenmesinin gerektiği ve buna göre davacının 52.757,70 TL davalıdan tazminat talep edebileceği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece bilirkişi raporlarında hasar miktarı yönünden ortaya çıkan bu açık çelişkinin giderilebilmesi açısından son bilirkişi heyetinden çelişkiyi giderecek bir ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2006/3231 E. 2007/11356 K.
Ortak:gemi adamı · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · hasar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… nun 1063/1. maddesi kapsamında değerlendiril- mesi gerekeceği, yolculuk sırasında karşılaşılan fırtına sebebiyle denizin tehlike ve kazalarından yüke gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda olayda geminin 7-8 bofor şiddetinde havaya maruz kaldığı yolunda delil bulunmadığı,gemi kaptanının ifadesinde geçen 2 gün şiddetli yağmur olayının kabul edilmesi halinde dahi «hasarın» gemi ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle ambara su girmiş olabileceği, gemi kaptanının Savona limanında gece ambar kapakları üzerinde biriken çiğ damlacıklarının sabah kapaklar açıldığında ambara akması neticesinde ıslanmanın meydana geldiğini beyan ettiği bu durum kabul edilse dahi «gemi adamı» olan kaptanın üzerindeki suyu temizlettirmeden ambar kapaklarını açtırmak suretiyle tedbirli bir kaptanın göstereceği özeni göstermediği ve dava konusu yükün hasarlanmasına sebebiyet verdiği ve bu durumda da davalı «donatanın» TTK’nun 1061 ve 1062. maddeleri hükümlerine göre dava konusu zarardan sorumlu olduğu ve yine ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle de davalı donatanın TTK’nun 1019.maddesi uyarınca dava konusu zarardan sorumlu olacağı, zarar tespiti bakımından ekspertiz raporunun benimsenmesinin gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulüne 52.757,70 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reoskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, gemi üzerine alacak miktarı kadar «kanuni rehin hakkı» tesisine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece bilirkişi raporlarında «hasar» miktarı yönünden ortaya çıkan bu açık çelişkinin giderilebilmesi açısından «son» bilirkişi heyetinden çelişkiyi giderecek bir ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece bozma öncesi alınan 27.04.2005 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yük «hasar» bedeline ilişkin olarak davaya konu yükün sıcak çekilmiş sac olması ve söz konusu hasarın sıcak kesilmiş sacın kalitesine bir etkisi olmayacağı ancak sactaki lekelerin giderilmesi için 40 kadar ruloda temizlik ve yıkama işlemi yapılabileceği bununda maliyetinin 4320 USD olduğu belirtilmişken,«bozma sonrası» alınan 25.08.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporunda zarar tespiti yönünden ekspertiz raporunun benimsenmesinin gerektiği ve buna göre davacının 52.757,70 TL daval …
Benzer bu kararda… K'nın 1063/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği, yolculuk sırasında karşılaşılan fırtına sebebiyle denizin tehlike ve kazalarından yüke gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 1061,1062 ve 1063, maddesinin «son» fıkrasından da anlaşılacağı gibi, «kusursuzluğun ispat külfeti» «taşıyıcıya» aittir.
… ine dair zabıt örnekleri getirtilerek, sigortalı emtianın hasarlanmasma dair gemi kaptanının bir açıklaması olup olmadığı, bu konuda bir açıklama bulunması halinde, «gemi adamlarının» ve dolayısıyla «taşıyıcının» kusurlu sayılıp sayılmayacağı üzerinde durulması gerekirken, davacı tarafın bu konudaki itirazları değerlendirilmeden, «eksik inceleme» İle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yola elverişlilik · kusursuzluk ispatı · halefiyet ilkesi · mücbir sebep · halefiyet · sigorta tazminatı · karine · ispat külfeti
Benzer bu kararda1- Dava, TTK'nın 1361 ve müteakip maddelerine dayanılarak ve «halefiyet ilkelerine» göre açılmış «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
TTK'nın 1061,1062 ve 1063, maddesinin «son» fıkrasından da anlaşılacağı gibi, «kusursuzluğun ispat külfeti» «taşıyıcıya» aittir.
TTK'nın 817/1. maddesinde geminin, denize ve «yola elverişli» sayılabilmesi için "anormal olanlar hariç" bütün tehlikelere karşı koyabilecek vasıfta olmasının arandığına göre, anormal tehlikenin «mücbir sebep» anlamında kullanıldığının kabulü gerekir.
Sigortalı yükün deniz suyu ve yağa maruz kalmak suretiyle hasarlandığından bahisle davacının, ilgilisine «sigorta tazminatı» Ödediği hususunda bir uyuşmazlık yoktur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12727 E. 2014/11192 K.
Ortak:gemi adamı · donatan · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… nun 1063/1. maddesi kapsamında değerlendiril- mesi gerekeceği, yolculuk sırasında karşılaşılan fırtına sebebiyle denizin tehlike ve kazalarından yüke gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda olayda geminin 7-8 bofor şiddetinde havaya maruz kaldığı yolunda delil bulunmadığı,gemi kaptanının ifadesinde geçen 2 gün şiddetli yağmur olayının kabul edilmesi halinde dahi «hasarın» gemi ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle ambara su girmiş olabileceği, gemi kaptanının Savona limanında gece ambar kapakları üzerinde biriken çiğ damlacıklarının sabah kapaklar açıldığında ambara akması neticesinde ıslanmanın meydana geldiğini beyan ettiği bu durum kabul edilse dahi «gemi adamı» olan kaptanın üzerindeki suyu temizlettirmeden ambar kapaklarını açtırmak suretiyle tedbirli bir kaptanın göstereceği özeni göstermediği ve dava konusu yükün hasarlanmasına sebebiyet verdiği ve bu durumda da davalı «donatanın» TTK’nun 1061 ve 1062. maddeleri hükümlerine göre dava konusu zarardan sorumlu olduğu ve yine ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle de davalı donatanın TTK’nun 1019.maddesi uyarınca dava konusu zarardan sorumlu olacağı, zarar tespiti bakımından ekspertiz raporunun benimsenmesinin gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulüne 52.757,70 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reoskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, gemi üzerine alacak miktarı kadar «kanuni rehin hakkı» tesisine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece bilirkişi raporlarında «hasar» miktarı yönünden ortaya çıkan bu açık çelişkinin giderilebilmesi açısından «son» bilirkişi heyetinden çelişkiyi giderecek bir ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… apılan yargılama, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yangının meydana gelmesine gemi kaptanı ve «gemi adamlarının» tüm emniyet ve tedbirlerin tarif edildiği Katı Halde Dökme Yükler Hakkında Emniyetli İşlem Kuralları'na uymaması sonucu kusurlu davranışlarının sebep olduğu, taraflar arasındaki «kira sözleşmesinde» yükleme ve tahliye ile ilgili olarak her ne kadar yükleme, boşaltma ve trimming'den «donatanın sorumlu» olmayacağı «kaydı» bulunsa da, bu kaydın gemi kaptanının yüke gözetim görevini ortadan kaldırmadığı, yükün bir şekilde yanmadan limana getirildiği, ancak sefer süresince gemi kaptanı …
Mahkemece alınan önceki tarihli bilirkişi raporunda «kusurun» davalı tarafta olduğunun belirtilmesine rağmen hükme dayanak yapılan «son» raporda kusurun davacıda olduğu bildirilmiş, özel ve teknik bilgiyi gerektiren işbu «uyuşmazlık konusu» olayda raporlar arasında çelişki oluşmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi kira sözleşmesi · donatanın sorumluluğu · bilirkişi raporları arasında çelişki · kira sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · kusur · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… apılan yargılama, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yangının meydana gelmesine gemi kaptanı ve «gemi adamlarının» tüm emniyet ve tedbirlerin tarif edildiği Katı Halde Dökme Yükler Hakkında Emniyetli İşlem Kuralları'na uymaması sonucu kusurlu davranışlarının sebep olduğu, taraflar arasındaki «kira sözleşmesinde» yükleme ve tahliye ile ilgili olarak her ne kadar yükleme, boşaltma ve trimming'den «donatanın sorumlu» olmayacağı «kaydı» bulunsa da, bu kaydın gemi kaptanının yüke gözetim görevini ortadan kaldırmadığı, yükün bir şekilde yanmadan limana getirildiği, ancak sefer süresince gemi kaptanı …
Dava, «gemi kira sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece alınan önceki tarihli bilirkişi raporunda «kusurun» davalı tarafta olduğunun belirtilmesine rağmen hükme dayanak yapılan «son» raporda kusurun davacıda olduğu bildirilmiş, özel ve teknik bilgiyi gerektiren işbu «uyuşmazlık konusu» olayda raporlar arasında çelişki oluşmuştur.
Bu itibarla, mahkemece aralarında maden mühendisi ve uzak yol kaptanı ile deniz taşıması alanında uzmanlardan oluşan yeni bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16641 E. 2014/7075 K.
Ortak:donatan · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz kararda… nun 1063/1. maddesi kapsamında değerlendiril- mesi gerekeceği, yolculuk sırasında karşılaşılan fırtına sebebiyle denizin tehlike ve kazalarından yüke gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda olayda geminin 7-8 bofor şiddetinde havaya maruz kaldığı yolunda delil bulunmadığı,gemi kaptanının ifadesinde geçen 2 gün şiddetli yağmur olayının kabul edilmesi halinde dahi «hasarın» gemi ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle ambara su girmiş olabileceği, gemi kaptanının Savona limanında gece ambar kapakları üzerinde biriken çiğ damlacıklarının sabah kapaklar açıldığında ambara akması neticesinde ıslanmanın meydana geldiğini beyan ettiği bu durum kabul edilse dahi «gemi adamı» olan kaptanın üzerindeki suyu temizlettirmeden ambar kapaklarını açtırmak suretiyle tedbirli bir kaptanın göstereceği özeni göstermediği ve dava konusu yükün hasarlanmasına sebebiyet verdiği ve bu durumda da davalı «donatanın» TTK’nun 1061 ve 1062. maddeleri hükümlerine göre dava konusu zarardan sorumlu olduğu ve yine ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle de davalı donatanın TTK’nun 1019.maddesi uyarınca dava konusu zarardan sorumlu olacağı, zarar tespiti bakımından ekspertiz raporunun benimsenmesinin gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulüne 52.757,70 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reoskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, gemi üzerine alacak miktarı kadar «kanuni rehin hakkı» tesisine karar verilmiştir.
2-Mahkemece bozma öncesi alınan 27.04.2005 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yük «hasar» bedeline ilişkin olarak davaya konu yükün sıcak çekilmiş sac olması ve söz konusu hasarın sıcak kesilmiş sacın kalitesine bir etkisi olmayacağı ancak sactaki lekelerin giderilmesi için 40 kadar ruloda temizlik ve yıkama işlemi yapılabileceği bununda maliyetinin 4320 USD olduğu belirtilmişken,«bozma sonrası» alınan 25.08.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporunda zarar tespiti yönünden ekspertiz raporunun benimsenmesinin gerektiği ve buna göre davacının 52.757,70 TL daval …
Bu durumda mahkemece bilirkişi raporlarında «hasar» miktarı yönünden ortaya çıkan bu açık çelişkinin giderilebilmesi açısından «son» bilirkişi heyetinden çelişkiyi giderecek bir ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaKaptanın «nezaret görevini» tedbirli bir kaptan gibi yerine getirmemesi halinde meydana gelen zarardan «taşıyıcının sorumluluğu» doğacaktır.
… yüklerde konvansiyonel gemilerde yeterli bir havalandırmanın fiilen mümkün olmaması ve geminin hava müsaade ettiği sürece ambarlarını havalandırdığı anlaşıldığından «taşıyanın» kusursuz olduğu, yine «konşimentolarda» atıf yapılmış olan «navlun sözleşmesinin» hükümlerine göre taşımanın FIOS esasıyla yapıldığı, buna göre yük ilgilileri tarafından yapılan «istifin» sebep olduğu zarardan «donatanın» ve «taşıyanın sorumlu» tutulması mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı D.
Çünkü esas itibariyle yükleme ve «istif» kaptanın «donatanı» «temsilen» yerine getirdiği bir yükümlülük olup, yükleme işi sözleşmeyle başka kişilere ait olsa bile kaptan yine de istife bakmalı, geminin denge ve emniyeti bakımından gerekli denetimi yapmalıdır. (Gönen Eriş, Deniz Ticareti ve Sigorta, Ankara 1990, sy 311) Kaptanın herşeyden önce geminin sefere elverişliliğinin sağlanması hususunda «nezaret yükümlülüğü» bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret yükümlülüğü · nezaret görevi · navlun sözleşmesi · taşıyanın sorumluluğu · taşıtan · konşimento · işlemden kaldırma · istifa
Benzer bu kararda… yüklerde konvansiyonel gemilerde yeterli bir havalandırmanın fiilen mümkün olmaması ve geminin hava müsaade ettiği sürece ambarlarını havalandırdığı anlaşıldığından «taşıyanın» kusursuz olduğu, yine «konşimentolarda» atıf yapılmış olan «navlun sözleşmesinin» hükümlerine göre taşımanın FIOS esasıyla yapıldığı, buna göre yük ilgilileri tarafından yapılan «istifin» sebep olduğu zarardan «donatanın» ve «taşıyanın sorumlu» tutulması mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı D.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, «navlun sözleşmesinde» mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile «taşıyanın» yükleme, «istif» ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan t …
Ancak, her ne kadar FIOS «kaydının» varlığı halinde yükleme, «istif» ve boşaltma işlemleri «taşıtana» devredilmekte ise de, bu konuda kaptan da söz konusu işlemlerin uygun bir biçimde yapılmasına özen göstermek zorundadır.
Çünkü esas itibariyle yükleme ve «istif» kaptanın «donatanı» «temsilen» yerine getirdiği bir yükümlülük olup, yükleme işi sözleşmeyle başka kişilere ait olsa bile kaptan yine de istife bakmalı, geminin denge ve emniyeti bakımından gerekli denetimi yapmalıdır. (Gönen Eriş, Deniz Ticareti ve Sigorta, Ankara 1990, sy 311) Kaptanın herşeyden önce geminin sefere elverişliliğinin sağlanması hususunda «nezaret yükümlülüğü» bulunmaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2360 E. 2011/304 K.
Ortak:donatan · bozma sonrası karar
İncelediğiniz kararda… nun 1063/1. maddesi kapsamında değerlendiril- mesi gerekeceği, yolculuk sırasında karşılaşılan fırtına sebebiyle denizin tehlike ve kazalarından yüke gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda olayda geminin 7-8 bofor şiddetinde havaya maruz kaldığı yolunda delil bulunmadığı,gemi kaptanının ifadesinde geçen 2 gün şiddetli yağmur olayının kabul edilmesi halinde dahi «hasarın» gemi ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle ambara su girmiş olabileceği, gemi kaptanının Savona limanında gece ambar kapakları üzerinde biriken çiğ damlacıklarının sabah kapaklar açıldığında ambara akması neticesinde ıslanmanın meydana geldiğini beyan ettiği bu durum kabul edilse dahi «gemi adamı» olan kaptanın üzerindeki suyu temizlettirmeden ambar kapaklarını açtırmak suretiyle tedbirli bir kaptanın göstereceği özeni göstermediği ve dava konusu yükün hasarlanmasına sebebiyet verdiği ve bu durumda da davalı «donatanın» TTK’nun 1061 ve 1062. maddeleri hükümlerine göre dava konusu zarardan sorumlu olduğu ve yine ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle de davalı donatanın TTK’nun 1019.maddesi uyarınca dava konusu zarardan sorumlu olacağı, zarar tespiti bakımından ekspertiz raporunun benimsenmesinin gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulüne 52.757,70 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reoskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, gemi üzerine alacak miktarı kadar «kanuni rehin hakkı» tesisine karar verilmiştir.
2-Mahkemece bozma öncesi alınan 27.04.2005 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yük «hasar» bedeline ilişkin olarak davaya konu yükün sıcak çekilmiş sac olması ve söz konusu hasarın sıcak kesilmiş sacın kalitesine bir etkisi olmayacağı ancak sactaki lekelerin giderilmesi için 40 kadar ruloda temizlik ve yıkama işlemi yapılabileceği bununda maliyetinin 4320 USD olduğu belirtilmişken,«bozma sonrası» alınan 25.08.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporunda zarar tespiti yönünden ekspertiz raporunun benimsenmesinin gerektiği ve buna göre davacının 52.757,70 TL daval …
Benzer bu kararda… etresi yükün usulünce yüklenmesine rağmen yükün mahiyeti itibariyle 6-7 deniz koşulları karşısında yük kaymasının oluştuğu, bu durumda TTK.nun 1063/7.maddesi gereği «donatanın sorumlu» olmadığı, kaldı ki, TTK.nun 948. maddesi gereği donatanın deniz serveti ile «sınırlı sorumlu» olup, gemi battığından donatanın sorumlu olmadığı, taşıma işinin kurulduğu sırada mali mesuliyet sigortasının bulunduğu, Finansal Kiralama Kanunu’na göre gemiyi kiralayan Demir Finansal A.Ş.ne «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesi ile, davalı ...
Mahkemece bozmaya uyularak alınan 21.02.2008 tarihli asıl ve 12.06.2008 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu benimsenerek, geminin yolculuk öncesinde denize ve «yola elverişli» olduğunun buna ilişkin belgeden anlaşıldığı, gemide önceki seferden kalan kalasların ve 2 metreküp daha satın alınan kalasların kullanılması suretiyle iki ambara da tülani perde yapıldığı, toplam yükün izin verilen sınırın altında olduğu, 6-7 bofor rüzgar ile karşılaşan geminin kaster tipli olması, buna göre burada yüksekliğinin küçük olması nedeniyle dalgaların sert hareketine maruz kaldığı, kayıcı olan dökme çinko-kurşun konsantresi yükünün geminin bir tarafına aktığı, tülani perdelerin kırılarak/yıkılarak yükün kaymasına neden olduğu, hava koşullarının tülani perdeleri yıkması/kırması ile sonraki elverişsizlik halinin ortaya çıktığı, davalı «donatanın» bu durumda TTK’nun 1062/2 nci maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağı, diğer davalının donatan sıfatının bulunmadığı, kiraya veren sıfatının bulunduğu, hasardan sorumlu tutulamayacağı, «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın esas ve husumet bakımından reddine karar verilmiştir.
… arak ya da yıkılarak yükün kaymasına neden olduğu ve taşımanın başında denize elverişli olan geminin sonraki elverişsizlik halinin bu şekilde ortaya çıktığı, davalı «donatanın» bu durumda TTK’nun 1062/2 nci maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yola elverişlilik · donatanın sorumluluğu · kurtuluş beyyinesi · taşıyanın sorumluluğu · mücbir sebep · mali sorumluluk sigortası · sınırlı sorumluluk · pasif husumet ehliyeti
Benzer bu kararda… etresi yükün usulünce yüklenmesine rağmen yükün mahiyeti itibariyle 6-7 deniz koşulları karşısında yük kaymasının oluştuğu, bu durumda TTK.nun 1063/7.maddesi gereği «donatanın sorumlu» olmadığı, kaldı ki, TTK.nun 948. maddesi gereği donatanın deniz serveti ile «sınırlı sorumlu» olup, gemi battığından donatanın sorumlu olmadığı, taşıma işinin kurulduğu sırada mali mesuliyet sigortasının bulunduğu, Finansal Kiralama Kanunu’na göre gemiyi kiralayan Demir Finansal A.Ş.ne «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesi ile, davalı ...
A.Ş. yönünden davanın esastan, diğer davalı yönünden «pasif husumet» nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “geminin en fazla 5-6 şiddetindeki deniz koşullarından battığı bu şiddetteki deniz koşullarının «mücbir sebep» teşkil edecek koşullar olmadığı,esasen bilirkişilerin batma hadisesine yük kaymasının sebep olduğu yönünde birleşmiş oldukları,mahkemece, davalı savunmasının «kurtuluş beyyinesine» ilişkin olduğu da nazara alınarak, gemide, yükün açıklanan özelliğine göre tülani perde bulunup bulunmadığı hususunda davalı taraftan delillerinin sorulması, varsa davacıdan karşı delillerinin istenilmesi ve bundan sonra tülani perdenin hangi koşullarda yapılabileceğinin araştırılması ve şayet tülani perde yapılmış olsaydı dahi böyle bir olayın meydana gelip gelmeyeceğinin üzerinde durulması, bundan sonra, özellikle söz konusu yükün taşınması alanında uzman bir uzakyol kaptanı bilirkişinin de «dahil» edileceği bir bilirkişi kurulundan tüm davacı itirazlarını da karşılayacak rapor alındıktan sonra, elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, kanaate dayalı bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı” gerekçesiyle davacı yararına bozulmuş, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak alınan 21.02.2008 tarihli asıl ve 12.06.2008 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu benimsenerek, geminin yolculuk öncesinde denize ve «yola elverişli» olduğunun buna ilişkin belgeden anlaşıldığı, gemide önceki seferden kalan kalasların ve 2 metreküp daha satın alınan kalasların kullanılması suretiyle iki ambara da tülani perde yapıldığı, toplam yükün izin verilen sınırın altında olduğu, 6-7 bofor rüzgar ile karşılaşan geminin kaster tipli olması, buna göre burada yüksekliğinin küçük olması nedeniyle dalgaların sert hareketine maruz kaldığı, kayıcı olan dökme çinko-kurşun konsantresi yükünün geminin bir tarafına aktığı, tülani perdelerin kırılarak/yıkılarak yükün kaymasına neden olduğu, hava koşullarının tülani perdeleri yıkması/kırması ile sonraki elverişsizlik halinin ortaya çıktığı, davalı «donatanın» bu durumda TTK’nun 1062/2 nci maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağı, diğer davalının donatan sıfatının bulunmadığı, kiraya veren sıfatının bulunduğu, hasardan sorumlu tutulamayacağı, «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın esas ve husumet bakımından reddine karar verilmiştir.
Zira, TTK’nun 1019 ncu maddesinde geminin denize ve «yola elverişli», ambarların ise yükü kabule ve taşımaya elverişli halde tutma yükümlülüğünü «donatan» «taşıyana» yüklediği, hatalı «istifin» yol açacağı elverişsizlikten donatan-«taşıyanın sorumlu» olacağı ve yükün özelliklerine uygun istiflemenin yapılması ile yükümlü olduğu, o sefere mahsus gerekli tüm tedbirleri almasının zorunlu olduğu hususları da bozma …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/7285 E. , 2010/13119 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 22.10.2009 tarih ve 2008/165 - 2009/349 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.10.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete taşıma risklerine karşı sigortalı sac emtiasının Kore'nin Poheng Limanından İzmit Diliskelesi Limanına taşınması işinin davalı gemi ile gerçekleştirildiğini, gemiye hasarsız olarak yüklenen saç emtiasının taşıma sırasında deniz suyu ve yağa maruz kalarak kısmen hasarlandığını, müvekkilince sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, davacının 52.757.708.154.-TL tutarındaki alacağı yönünden TTK'nun 1235/7 ve 1236. maddeleri uyarınca kanuni rehin hakkı tanınmasına, anılan bedelin 07.08.2003 ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gönderilenin emtiayı teslim alırken TTK'nun 1065 ve 1066. maddesi gereğince taşıyana yazılı bildirimde bulunmadığını, bu nedenle müvekkili aleyhine dava açılamayacağını, taşınan emtiada malın kalitesini etkileyecek önemli bir hasar olmadığının tespit raporu ile belirlendiğini, öte yandan geminin yolda kötü havaya maruz kaldığını, TTK'nun 1063/1. maddesi gereğince fahiş zarardan müvekkilinin sorumlu olmayacağını, istenen bedelin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, geminin yolculuğu sırasında fırtınaya maruz kalması ve fırtınanın meydana geldiği kuzey yarım kürenin mevsim koşulları itibariyle yolculuğun olağan koşullarda olmadığı, bu nedenle olayın TTK'nun 1063/1. maddesi kapsamında değerlendiril- mesi gerekeceği, yolculuk sırasında karşılaşılan fırtına sebebiyle denizin tehlike ve kazalarından yüke gelen hasardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda olayda geminin 7-8 bofor şiddetinde havaya maruz kaldığı yolunda delil bulunmadığı,gemi kaptanının ifadesinde geçen 2 gün şiddetli yağmur olayının kabul edilmesi halinde dahi hasarın gemi ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle ambara su girmiş olabileceği, gemi kaptanının Savona limanında gece ambar kapakları üzerinde biriken çiğ damlacıklarının sabah kapaklar açıldığında ambara akması neticesinde ıslanmanın
meydana geldiğini beyan ettiği bu durum kabul edilse dahi gemi adamı olan kaptanın üzerindeki suyu temizlettirmeden ambar kapaklarını açtırmak suretiyle tedbirli bir kaptanın göstereceği özeni göstermediği ve dava konusu yükün hasarlanmasına sebebiyet verdiği ve bu durumda da davalı donatanın TTK’nun 1061 ve 1062. maddeleri hükümlerine göre dava konusu zarardan sorumlu olduğu ve yine ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle de davalı donatanın TTK’nun 1019.maddesi uyarınca dava konusu zarardan sorumlu olacağı, zarar tespiti bakımından ekspertiz raporunun benimsenmesinin gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulüne 52.757,70 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reoskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, gemi üzerine alacak miktarı kadar kanuni rehin hakkı tesisine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece bozma öncesi alınan 27.04.2005 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yük hasar bedeline ilişkin olarak davaya konu yükün sıcak çekilmiş sac olması ve söz konusu hasarın sıcak kesilmiş sacın kalitesine bir etkisi olmayacağı ancak sactaki lekelerin giderilmesi için 40 kadar ruloda temizlik ve yıkama işlemi yapılabileceği bununda maliyetinin 4320 USD olduğu belirtilmişken,bozma sonrası alınan 25.08.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporunda zarar tespiti yönünden ekspertiz raporunun benimsenmesinin gerektiği ve buna göre davacının 52.757,70 TL davalıdan tazminat talep edebileceği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece bilirkişi raporlarında hasar miktarı yönünden ortaya çıkan bu açık çelişkinin giderilebilmesi açısından son bilirkişi heyetinden çelişkiyi giderecek bir ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046802100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz