Deniz Ticaret
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12727 E. 2014/11192 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi kira sözleşmesi↗ donatanın sorumluluğu↗ gemi adamı↗ bilirkişi raporları arasında çelişki↗ donatan↗ kira sözleşmesi↗ uyuşmazlık konusu↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yangının meydana gelmesine gemi kaptanı ve gemi adamlarının tüm emniyet ve tedbirlerin tarif edildiği Katı Halde Dökme Yükler Hakkında Emniyetli İşlem Kuralları'na uymaması sonucu kusurlu davranışlarının sebep olduğu, taraflar arasındaki kira sözleşmesinde yükleme ve tahliye ile ilgili olarak her ne kadar yükleme, boşaltma ve trimming'den donatanın sorumlu olmayacağı kaydı bulunsa da, bu kaydın gemi kaptanının yüke gözetim görevini ortadan kaldırmadığı, yükün bir şekilde yanmadan limana getirildiği, ancak sefer süresince gemi kaptanı ve gemi adamlarınca kurallara uygun kontrollerin yapılmadığı, yükün tahliyesi süresince de gemi kaptanının yüke özen ve gözetim görevinin devam ettiği, kömür yükünün özellikle uzun süreli taşımalarda kendi kendine kızışma özelliği taşıdığının işini bilen her ehil kaptan tarafından bilindiği, gemi kaptanına ambar kapaklarını açması veya kapatması talimatını kimin verdiğinin hiçbir öneminin bulunmadığı, işinin ehli kaptanın ambar kapaklarını bir defa açtıktan sonra gaz ve sıcaklık ölçümlerini yapmaksızın ambar kapaklarını tekrar kapatılmamasını bilmesi gerektiği, kim tarafından yapılırsa yapılsın ambar kapaklarının yeniden kapatılması talebini reddetmesi gerektiği, kiracı ve yükleyici sıfatını haiz davalı G.. […]G.'nin dava konusu zararı doğuran yangının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, gemi kira sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, uyuşmazlık gemideki yangının çıkmasında kusurun kime ait olduğunun tespiti noktasında toplanmaktadır. Mahkemece alınan önceki tarihli bilirkişi raporunda kusurun davalı tarafta olduğunun belirtilmesine rağmen hükme dayanak yapılan son raporda kusurun davacıda olduğu bildirilmiş, özel ve teknik bilgiyi gerektiren işbu uyuşmazlık konusu olayda raporlar arasında çelişki oluşmuştur. Bu itibarla, mahkemece aralarında maden mühendisi ve uzak yol kaptanı ile deniz taşıması alanında uzmanlardan oluşan yeni bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7285 E. 2010/13119 K.
Ortak:gemi adamı · donatan · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… apılan yargılama, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yangının meydana gelmesine gemi kaptanı ve «gemi adamlarının» tüm emniyet ve tedbirlerin tarif edildiği Katı Halde Dökme Yükler Hakkında Emniyetli İşlem Kuralları'na uymaması sonucu kusurlu davranışlarının sebep olduğu, taraflar arasındaki «kira sözleşmesinde» yükleme ve tahliye ile ilgili olarak her ne kadar yükleme, boşaltma ve trimming'den «donatanın sorumlu» olmayacağı «kaydı» bulunsa da, bu kaydın gemi kaptanının yüke gözetim görevini ortadan kaldırmadığı, yükün bir şekilde yanmadan limana getirildiği, ancak sefer süresince gemi kaptanı …
Mahkemece alınan önceki tarihli bilirkişi raporunda «kusurun» davalı tarafta olduğunun belirtilmesine rağmen hükme dayanak yapılan «son» raporda kusurun davacıda olduğu bildirilmiş, özel ve teknik bilgiyi gerektiren işbu «uyuşmazlık konusu» olayda raporlar arasında çelişki oluşmuştur.
Benzer bu kararda… nun 1063/1. maddesi kapsamında değerlendiril- mesi gerekeceği, yolculuk sırasında karşılaşılan fırtına sebebiyle denizin tehlike ve kazalarından yüke gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda olayda geminin 7-8 bofor şiddetinde havaya maruz kaldığı yolunda delil bulunmadığı,gemi kaptanının ifadesinde geçen 2 gün şiddetli yağmur olayının kabul edilmesi halinde dahi «hasarın» gemi ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle ambara su girmiş olabileceği, gemi kaptanının Savona limanında gece ambar kapakları üzerinde biriken çiğ damlacıklarının sabah kapaklar açıldığında ambara akması neticesinde ıslanmanın meydana geldiğini beyan ettiği bu durum kabul edilse dahi «gemi adamı» olan kaptanın üzerindeki suyu temizlettirmeden ambar kapaklarını açtırmak suretiyle tedbirli bir kaptanın göstereceği özeni göstermediği ve dava konusu yükün hasarlanmasına sebebiyet verdiği ve bu durumda da davalı «donatanın» TTK’nun 1061 ve 1062. maddeleri hükümlerine göre dava konusu zarardan sorumlu olduğu ve yine ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle de davalı donatanın TTK’nun 1019.maddesi uyarınca dava konusu zarardan sorumlu olacağı, zarar tespiti bakımından ekspertiz raporunun benimsenmesinin gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulüne 52.757,70 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reoskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, gemi üzerine alacak miktarı kadar «kanuni rehin hakkı» tesisine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece bilirkişi raporlarında «hasar» miktarı yönünden ortaya çıkan bu açık çelişkinin giderilebilmesi açısından «son» bilirkişi heyetinden çelişkiyi giderecek bir ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · bozma sonrası karar · taşıyıcının sorumluluğu · rehin · taşıyıcı · hasar
Benzer bu kararda… nun 1063/1. maddesi kapsamında değerlendiril- mesi gerekeceği, yolculuk sırasında karşılaşılan fırtına sebebiyle denizin tehlike ve kazalarından yüke gelen hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda olayda geminin 7-8 bofor şiddetinde havaya maruz kaldığı yolunda delil bulunmadığı,gemi kaptanının ifadesinde geçen 2 gün şiddetli yağmur olayının kabul edilmesi halinde dahi «hasarın» gemi ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle ambara su girmiş olabileceği, gemi kaptanının Savona limanında gece ambar kapakları üzerinde biriken çiğ damlacıklarının sabah kapaklar açıldığında ambara akması neticesinde ıslanmanın meydana geldiğini beyan ettiği bu durum kabul edilse dahi «gemi adamı» olan kaptanın üzerindeki suyu temizlettirmeden ambar kapaklarını açtırmak suretiyle tedbirli bir kaptanın göstereceği özeni göstermediği ve dava konusu yükün hasarlanmasına sebebiyet verdiği ve bu durumda da davalı «donatanın» TTK’nun 1061 ve 1062. maddeleri hükümlerine göre dava konusu zarardan sorumlu olduğu ve yine ambar kapaklarının sızdırmaz nitelikte olmaması nedeniyle de davalı donatanın TTK’nun 1019.maddesi uyarınca dava konusu zarardan sorumlu olacağı, zarar tespiti bakımından ekspertiz raporunun benimsenmesinin gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulüne 52.757,70 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reoskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, gemi üzerine alacak miktarı kadar «kanuni rehin hakkı» tesisine karar verilmiştir.
2-Mahkemece bozma öncesi alınan 27.04.2005 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yük «hasar» bedeline ilişkin olarak davaya konu yükün sıcak çekilmiş sac olması ve söz konusu hasarın sıcak kesilmiş sacın kalitesine bir etkisi olmayacağı ancak sactaki lekelerin giderilmesi için 40 kadar ruloda temizlik ve yıkama işlemi yapılabileceği bununda maliyetinin 4320 USD olduğu belirtilmişken,«bozma sonrası» alınan 25.08.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporunda zarar tespiti yönünden ekspertiz raporunun benimsenmesinin gerektiği ve buna göre davacının 52.757,70 TL daval …
Bu durumda mahkemece bilirkişi raporlarında «hasar» miktarı yönünden ortaya çıkan bu açık çelişkinin giderilebilmesi açısından «son» bilirkişi heyetinden çelişkiyi giderecek bir ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16641 E. 2014/7075 K.
Ortak:donatan · kusur · cy/cy kaydı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… apılan yargılama, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yangının meydana gelmesine gemi kaptanı ve «gemi adamlarının» tüm emniyet ve tedbirlerin tarif edildiği Katı Halde Dökme Yükler Hakkında Emniyetli İşlem Kuralları'na uymaması sonucu kusurlu davranışlarının sebep olduğu, taraflar arasındaki «kira sözleşmesinde» yükleme ve tahliye ile ilgili olarak her ne kadar yükleme, boşaltma ve trimming'den «donatanın sorumlu» olmayacağı «kaydı» bulunsa da, bu kaydın gemi kaptanının yüke gözetim görevini ortadan kaldırmadığı, yükün bir şekilde yanmadan limana getirildiği, ancak sefer süresince gemi kaptanı …
Ancak, uyuşmazlık gemideki yangının çıkmasında «kusurun» kime ait olduğunun tespiti noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece alınan önceki tarihli bilirkişi raporunda «kusurun» davalı tarafta olduğunun belirtilmesine rağmen hükme dayanak yapılan «son» raporda kusurun davacıda olduğu bildirilmiş, özel ve teknik bilgiyi gerektiren işbu «uyuşmazlık konusu» olayda raporlar arasında çelişki oluşmuştur.
Benzer bu karardaO halde, somut uyuşmazlıkta yükün taşınması sırasında, istiflemedeki «kusur», kaptanın yükleme ve istiflemeye nezaret ve yolculuk esnasında da yükün muhafazası yükümlülüğünde bir ihmali bulunup bulunmadığı ve ayrıca yükün bulunduğu 3 ambardan sadece ikisinde «hasar» meydana gelmesi nedeni de araştırılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün temyiz eden davacılar R..
… yüklerde konvansiyonel gemilerde yeterli bir havalandırmanın fiilen mümkün olmaması ve geminin hava müsaade ettiği sürece ambarlarını havalandırdığı anlaşıldığından «taşıyanın» kusursuz olduğu, yine «konşimentolarda» atıf yapılmış olan «navlun sözleşmesinin» hükümlerine göre taşımanın FIOS esasıyla yapıldığı, buna göre yük ilgilileri tarafından yapılan «istifin» sebep olduğu zarardan «donatanın» ve «taşıyanın sorumlu» tutulması mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı D.
Ancak, her ne kadar FIOS «kaydının» varlığı halinde yükleme, «istif» ve boşaltma işlemleri «taşıtana» devredilmekte ise de, bu konuda kaptan da söz konusu işlemlerin uygun bir biçimde yapılmasına özen göstermek zorundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret yükümlülüğü · nezaret görevi · navlun sözleşmesi · taşıyanın sorumluluğu · taşıtan · konşimento · işlemden kaldırma · taşıyıcının sorumluluğu
Benzer bu kararda… yüklerde konvansiyonel gemilerde yeterli bir havalandırmanın fiilen mümkün olmaması ve geminin hava müsaade ettiği sürece ambarlarını havalandırdığı anlaşıldığından «taşıyanın» kusursuz olduğu, yine «konşimentolarda» atıf yapılmış olan «navlun sözleşmesinin» hükümlerine göre taşımanın FIOS esasıyla yapıldığı, buna göre yük ilgilileri tarafından yapılan «istifin» sebep olduğu zarardan «donatanın» ve «taşıyanın sorumlu» tutulması mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı D.
Kaptanın «nezaret görevini» tedbirli bir kaptan gibi yerine getirmemesi halinde meydana gelen zarardan «taşıyıcının sorumluluğu» doğacaktır.
Kahvecilik ve Gıda A.Ş'nin açtığı dava «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmış» olmakla, süresi içinde yenilenmemesi «sebebi» ile HMK'nın 150 ve devam maddeleri gereğince açılan davanın bu sebeple «açılmamış sayılmasına», «temlik» alanlar E..
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, «navlun sözleşmesinde» mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile «taşıyanın» yükleme, «istif» ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan t …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9719 E. 2012/17646 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı · husumet
Benzer bu kararda… rafından yaptırıldığına dair delil bulunmadığı, davalı şirketin ise davacıya gönderdiği yazıdan da anlaşıldığı üzere tamir ve bakım işlerine iştirak ettiği, kaptana «husumet» yöneltilemeyeceği, yapılan «masrafların» 63.950 USD olduğu gerekçesiyle davalı gemi kaptanı aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalı şirket aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne 63.950,00 USD’ …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12727 E. , 2014/11192 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/02/2013
NUMARASI 2011/482-2013/34
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2013 tarih ve 2011/482-2013/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait M/V I.. gemisinin davalı G... […]G. firmasına stemmor charter party formu kira sözleşmesi ile kiralandığını, sözleşmenin 17. maddesine göre yükleme ve tahliyenin gönderici ve alıcıya ait olacağını, müvekkiline ait gemi ile kömür taşındığını, konşimentoya göre kiracı aynı zamanda yükleyici, alıcı ise M.. M.. A.Ş. olduğunu, geminin İskenderun rıhtımına geldiğinde kömürden çıkan gazların etkisiyle patlama olduğunu ve römorkörlerle deniz suyu sıkıldığını, yangının bu şekilde söndürüldüğünü, gemi ve yükteki hasarların tespit edildiğini, olayın meydana gelmesinde alıcı ve yükleyicinin sorumlu olduğunu ileri sürerek toplam 9.500 Dolar ve 4.214.916.229 TL zararın 31.10.1996 olay tarihinden itibaren reeskont faizi ve Merkez Bankası’nın bir yıllık mevduatına uyguladığı %5 oranında faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıma sözleşmesinin 46'ncı maddesi uyarınca bu taşımadan doğacak tüm ihtilaflarda Londra-İngiltere Mahkemeleri’nin yetkili kılınıp İngiliz Hukuku’nun uygulanacağını, MÖHUK'nın 31. maddesi uyarınca mahkemenin yetkili olmadığını, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, davacının aktif dava ehliyeti ve sıfatının bulunmadığını ayrıca, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, tüm taşıma süresi boyunca yükte herhangi bir kızışmanın meydana gelmediğini, yükün yanmasının tek sebebinin gemi kaptanı ve gemi adamlarının yüke göstermeleri gereken özendeki kusurları olduğunu , gemi kaptanın tahliye limanına geldikten sonra kendisine yük ile ilgili hiç kimseden bir talimat gelmemesine rağmen ambar kapaklarını açması ve daha sonra kapatması ve yükün hava ile temasını sağlaması sonucu yükün kızışmasına neden olduğunu, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini ayrıca, müvekkilinin uğradığı zararın takas ve mahsubunu istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yangının meydana gelmesine gemi kaptanı ve gemi adamlarının tüm emniyet ve tedbirlerin tarif edildiği Katı Halde Dökme Yükler Hakkında Emniyetli İşlem Kuralları'na uymaması sonucu kusurlu davranışlarının sebep olduğu, taraflar arasındaki kira sözleşmesinde yükleme ve tahliye ile ilgili olarak her ne kadar yükleme, boşaltma ve trimming'den donatanın sorumlu olmayacağı kaydı bulunsa da, bu kaydın gemi kaptanının yüke gözetim görevini ortadan kaldırmadığı, yükün bir şekilde yanmadan limana getirildiği, ancak sefer süresince gemi kaptanı ve gemi adamlarınca kurallara uygun kontrollerin yapılmadığı, yükün tahliyesi süresince de gemi kaptanının yüke özen ve gözetim görevinin devam ettiği, kömür yükünün özellikle uzun süreli taşımalarda kendi kendine kızışma özelliği taşıdığının işini bilen her ehil kaptan tarafından bilindiği, gemi kaptanına ambar kapaklarını açması veya kapatması talimatını kimin verdiğinin hiçbir öneminin bulunmadığı, işinin ehli kaptanın ambar kapaklarını bir defa açtıktan sonra gaz ve sıcaklık ölçümlerini yapmaksızın ambar kapaklarını tekrar kapatılmamasını bilmesi gerektiği, kim tarafından yapılırsa yapılsın ambar kapaklarının yeniden kapatılması talebini reddetmesi gerektiği, kiracı ve yükleyici sıfatını haiz davalı G..
[…]G.'nin dava konusu zararı doğuran yangının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, gemi kira sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, uyuşmazlık gemideki yangının çıkmasında kusurun kime ait olduğunun tespiti noktasında toplanmaktadır. Mahkemece alınan önceki tarihli bilirkişi raporunda kusurun davalı tarafta olduğunun belirtilmesine rağmen hükme dayanak yapılan son raporda kusurun davacıda olduğu bildirilmiş, özel ve teknik bilgiyi gerektiren işbu uyuşmazlık konusu olayda raporlar arasında çelişki oluşmuştur. Bu itibarla, mahkemece aralarında maden mühendisi ve uzak yol kaptanı ile deniz taşıması alanında uzmanlardan oluşan yeni bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102088900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz