Yola elverişlilik
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2360 E. 2011/304 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yola elverişlilik↗ donatanın sorumluluğu↗ kurtuluş beyyinesi↗ taşıyanın sorumluluğu↗ mücbir sebep↗ mali sorumluluk sigortası↗ finansal kiralama↗ sınırlı sorumluluk↗ donatan↗ bozma sonrası karar↗ pasif husumet ehliyeti↗ istifa↗ sorumluluk sigortası↗ hile↗ husumet ehliyeti↗ taşıma sözleşmesi↗ olumsuz oy↗ pasif husumet↗ taraf ehliyeti↗ taşıyan↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, yetkili kurum ve yerlerden alınan belgelere göre geminin denize ve yük elverişli olduğu, aşırı yükleme olmadığı, kaptanın özenle seyrettiği, aynı yük için ardıl seferler yaptığı nazara alındığında, ambarda yükün kaymaması için tülani perde yapılmış olabileceği, ancak, çinko kurşun konsetresi yükün usulünce yüklenmesine rağmen yükün mahiyeti itibariyle 6-7 deniz koşulları karşısında yük kaymasının oluştuğu, bu durumda TTK.nun 1063/7.maddesi gereği donatanın sorumlu olmadığı, kaldı ki, TTK.nun 948. maddesi gereği donatanın deniz serveti ile sınırlı sorumlu olup, gemi battığından donatanın sorumlu olmadığı, taşıma işinin kurulduğu sırada mali mesuliyet sigortasının bulunduğu, Finansal Kiralama Kanunu’na göre gemiyi kiralayan Demir Finansal A.Ş.ne husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile, davalı ... İşlt. A.Ş. yönünden davanın esastan, diğer davalı yönünden pasif husumet nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “geminin en fazla 5-6 şiddetindeki deniz koşullarından battığı bu şiddetteki deniz koşullarının mücbir sebep teşkil edecek koşullar olmadığı,esasen bilirkişilerin batma hadisesine yük kaymasının sebep olduğu yönünde birleşmiş oldukları,mahkemece, davalı savunmasının kurtuluş beyyinesine ilişkin olduğu da nazara alınarak, gemide, yükün açıklanan özelliğine göre tülani perde bulunup bulunmadığı hususunda davalı taraftan delillerinin sorulması, varsa davacıdan karşı delillerinin istenilmesi ve bundan sonra tülani perdenin hangi koşullarda yapılabileceğinin araştırılması ve şayet tülani perde yapılmış olsaydı dahi böyle bir olayın meydana gelip gelmeyeceğinin üzerinde durulması, bundan sonra, özellikle söz konusu yükün taşınması alanında uzman bir uzakyol kaptanı bilirkişinin de dahil edileceği bir bilirkişi kurulundan tüm davacı itirazlarını da karşılayacak rapor alındıktan sonra, elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, kanaate dayalı bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı” gerekçesiyle davacı yararına bozulmuş, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak alınan 21.02.2008 tarihli asıl ve 12.06.2008 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu benimsenerek, geminin yolculuk öncesinde denize ve yola elverişli olduğunun buna ilişkin belgeden anlaşıldığı, gemide önceki seferden kalan kalasların ve 2 metreküp daha satın alınan kalasların kullanılması suretiyle iki ambara da tülani perde yapıldığı, toplam yükün izin verilen sınırın altında olduğu, 6-7 bofor rüzgar ile karşılaşan geminin kaster tipli olması, buna göre burada yüksekliğinin küçük olması nedeniyle dalgaların sert hareketine maruz kaldığı, kayıcı olan dökme çinko-kurşun konsantresi yükünün geminin bir tarafına aktığı, tülani perdelerin kırılarak/yıkılarak yükün kaymasına neden olduğu, hava koşullarının tülani perdeleri yıkması/kırması ile sonraki elverişsizlik halinin ortaya çıktığı, davalı donatanın bu durumda TTK’nun 1062/2 nci maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağı, diğer davalının donatan sıfatının bulunmadığı, kiraya veren sıfatının bulunduğu, hasardan sorumlu tutulamayacağı, pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın esas ve husumet bakımından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılardan Demir Finansal Kiralama A.Ş.’ne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin diğer davalı şirkete yönelik temyiz itirazlarına gelince;
a) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
b) Bozma ilamına uyulması karşısında; geminin en fazla 5.6 bofar şiddetindeki deniz koşullarında battığına, bu şiddetteki deniz koşullarının mücbir sebep teşkil edecek koşullar olmadığına, batma olayına yükün kaymasının sebep olduğuna ilişkin hususlar kesinleşmiştir. Bozma sonrası alınan bilirkişi kurulu asıl ve ek raporunda, tülani perdenin yeterli ve elverişli oldu, 6-7 bofar şiddetindeki rüzgar ile karşılaşan geminin kaster tipli olması, buna göre borda yüksekliğinin küçük olması nedeniyle dalgaların sert hareketine maruz kaldığı ve yükün geminin bir tarafına kaydığı, hava koşullarının tülani perdelerin kırılarak ya da yıkılarak yükün kaymasına neden olduğu ve taşımanın başında denize elverişli olan geminin sonraki elverişsizlik halinin bu şekilde ortaya çıktığı, davalı donatanın bu durumda TTK’nun 1062/2 nci maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır.
Oysa, bozma ilamında, geminin battığı andaki deniz koşullarının mücbir neden oluşturacak koşullar olmadığı ve yükün kaymasının batma olayına neden oldu, gemi ambarlarının gerek yükün niteliğine uygun, gerekse normal sayılacak deniz koşullarında tehlike yaratmayacak şekilde hazırlanıp hazırlanmadığının tespiti bakımından ambarlarda tülani perde yaptırılıp yaptırılmadığı hususunun üzerinde durulması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece tülani perdenin yaptırıldığı sonucuna varılmış ise de, tülani perdenin mücbir neden oluşturmayan, öngörülebilir olan deniz koşullarına dayanıklı bir şekilde yapılıp yapılmadığı üzerinde yeterince durulmamıştır. Zira, TTK’nun 1019 ncu maddesinde geminin denize ve yola elverişli, ambarların ise yükü kabule ve taşımaya elverişli halde tutma yükümlülüğünü donatan taşıyana yüklediği, hatalı istifin yol açacağı elverişsizlikten donatan-taşıyanın sorumlu olacağı ve yükün özelliklerine uygun istiflemenin yapılması ile yükümlü olduğu, o sefere mahsus gerekli tüm tedbirleri almasının zorunlu olduğu hususları da bozma ilamında bildirilmiş olup, bu hususlar gözden kaçırılmıştır. Kaptan ve 2. kaptanın tanık olarak mahkemece alınan beyanlarına, yola elverişlilik belgesine itibar eden, ayrıca kereste faturası ile alınan yeni kerestelerle ve önceki seferden sağlam kaldığı kabul edilen kerestelerin de ilavesi ile perde yapımının mümkün ve olası olduğunun kabulü gerektiği görüşünü bildiren bilirkişi kurulu, tahmine ve bazı varsayımlara göre perdenin ve yükün yükseklik hesabını yaparak, 2 metre olan perde yüksekliğine göre, yükün 1,65-1,70 metre yükseklikte olmasının yükün kaymasını önlemek için yeterli oldu sonucuna varılmıştır. Oysa, tülina perdenin anılan deniz koşulları karşısında yükün kaymasını önleyemediği sonucuna
Varıldığına göre, tülani perdenin yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Perdenin yeterliliğini sadece yükün yüksekliğinden fazla olması ile açıklayan bilirkişi kurulunun görüşü yeterli değildir. Davacının itirazlarını da gözeten ve anılan deniz koşullarına dayanıklı olabilecek bir tülani perdenin nasıl yapılması gerektiğine yönelik görüş içeren bir bilirkişi kurulu raporu alınması gerektiğine işaret eden bozma ilamının gereklerini karşılamaktan uzak olduğu anlaşılan anılan bilirkişi kurulunun yetersiz raporuna dayalı hüküm tesisi eksik incelemeye dayalı olup, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, geminin mali sorumluluk sigortasını taşıma sözleşmesi uyarınca yaptırması gerekirken kiracı-donatan olan davalının bu sigortayı yaptırmadığına, sözleşmenin kurulmasında esaslı unsur olan bu hususta hile yaptığına ilişkin davalı iddiası hakkında bozulan önceki kararda hüküm tesis edilmiş ise de, bu hükme yönelik temyiz itirazları bozma ilamında incelenmemiş olup, bozma kapsamına alınmadığına göre, bozma sonrasında bu iddia hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm tesisi gerekirken, bu iddianın karara bağlanmaması nedeniyle de hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2809 E. 2010/9352 K.
Ortak:istifa · taşıma sözleşmesi
İncelediğiniz karardaZira, TTK’nun 1019 ncu maddesinde geminin denize ve «yola elverişli», ambarların ise yükü kabule ve taşımaya elverişli halde tutma yükümlülüğünü «donatan» «taşıyana» yüklediği, hatalı «istifin» yol açacağı elverişsizlikten donatan-«taşıyanın sorumlu» olacağı ve yükün özelliklerine uygun istiflemenin yapılması ile yükümlü olduğu, o sefere mahsus gerekli tüm tedbirleri almasının zorunlu olduğu hususları da bozma …
Öte yandan, geminin «mali sorumluluk sigortasını» «taşıma sözleşmesi» uyarınca yaptırması gerekirken kiracı-«donatan» olan davalının bu sigortayı yaptırmadığına, sözleşmenin kurulmasında esaslı unsur olan bu hususta «hile» yaptığına ilişkin davalı iddiası hakkında bozulan önceki kararda hüküm tesis edilmiş ise de, bu hükme yönelik temyiz itirazları bozma ilamında incelenmemiş olup, bozma kapsamına alınmadığına göre, bozma sonrasında bu iddia hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir hüküm tesisi gerekirken, bu iddianın karara bağlanmaması nedeniyle de hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… bulunmasının gerekli olduğu, tulani perde yapılmış olsaydı dahi böyle bir olayın meydana gelip gelmeyeceği hususlarının açıklığa kavuşturulması ve bunda tarafların «kusurlarının» belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, yüklemenin «taşıtan» tarafından yapıldığı, emtianın niteliği gereği tulani perde yapılması gerektiği ve bunun yapılmasının taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» göre taşıtana ait olduğu, ancak kaptanın «istifin» kuralına göre yapılmasını sağlama yükümlülüğünün bulunduğu, tulani perde yapılmaması nedeniyle yükün kayması sonucu geminin battığı ve bu nedenle tarafların %50 oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 86.745,50 YTL’nın «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıtan · temerrüt faizi · kusur · temerrüt
Benzer bu kararda… bulunmasının gerekli olduğu, tulani perde yapılmış olsaydı dahi böyle bir olayın meydana gelip gelmeyeceği hususlarının açıklığa kavuşturulması ve bunda tarafların «kusurlarının» belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, yüklemenin «taşıtan» tarafından yapıldığı, emtianın niteliği gereği tulani perde yapılması gerektiği ve bunun yapılmasının taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» göre taşıtana ait olduğu, ancak kaptanın «istifin» kuralına göre yapılmasını sağlama yükümlülüğünün bulunduğu, tulani perde yapılmaması nedeniyle yükün kayması sonucu geminin battığı ve bu nedenle tarafların %50 oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 86.745,50 YTL’nın «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2360 E. , 2011/304 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 23.09.2008 tarih ve 2006/300-2008/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.01.2011 gününde davacı avukatı ..... ile davalı Doğru Yol Gemisi İst.A.Ş. avukatı Hülya Dağıdır ve davalı ... Finans (Lising) avukatı Gürkan Ayan gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan Demir Finansal Kiralama A.Ş.nin maliki, diğer davalının ise işleteni olduğu Doğruyollar IV isimli gemi ile taşınması üstlenilen kurşun konsantresi yükünün taşıma rizikolarına karşı müvekkilince sigorta örtüsüne alındığını, ancak, geminin 1 Şubat 1998 gemi batması üzerine müvekkilinin ilgilisine (634.125.32) USD. tazminat ödediğini, olağan hava koşullarında geminin batmasında, fazla yük ve geminin yola ve yüke elverişli olmamasının etken olduğunu, taşıyıcının yükü tam ve sağlam alıcısına ulaştırmak ile sorumlu olduğunu, öte yandan, geminin mali mesuliyet sigortasının bulunmadığını, sözleşmenin kurulmasında esaslı unsur olan bu hususta hile yapıldığını, Finansal Kiralama Kanunu’nun 17/2 maddesi uyarınca zarardan her iki davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, (634.125.32) USD.nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... İşt. A.Ş. vekili, geminin denize ve yüke elverişlilik belgelerinin bulunduğunu, yükün fazla olmadığını, deniz tehlikelerinden meydana gelen zararlardan taşıyanın sorumlu olmadığını, geminin mali mesuliyet sigortasının bulunduğunu, kaldı ki donatanın sorumluluğunun gemi ile sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı ...Ş. vekili cevabında, geminin diğer davalıya kiralanmış olup, Finansal Kiralama Kanunu’nun 7. ve 17. maddeleri gereğince müvekkili sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, yetkili kurum ve yerlerden alınan belgelere göre geminin denize ve yük elverişli olduğu, aşırı yükleme olmadığı, kaptanın özenle seyrettiği, aynı yük için ardıl seferler yaptığı nazara alındığında, ambarda yükün kaymaması için tülani perde yapılmış olabileceği, ancak, çinko kurşun konsetresi yükün usulünce yüklenmesine rağmen yükün mahiyeti itibariyle 6-7 deniz koşulları karşısında yük kaymasının oluştuğu, bu durumda TTK.nun 1063/7.maddesi gereği donatanın sorumlu olmadığı, kaldı ki, TTK.nun 948. maddesi gereği donatanın deniz serveti ile sınırlı sorumlu olup, gemi battığından donatanın sorumlu olmadığı, taşıma işinin kurulduğu sırada mali mesuliyet sigortasının bulunduğu, Finansal Kiralama Kanunu’na göre gemiyi kiralayan Demir Finansal A.Ş.ne husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile, davalı ...
İşlt. A.Ş. yönünden davanın esastan, diğer davalı yönünden pasif husumet nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “geminin en fazla 5-6 şiddetindeki deniz koşullarından battığı bu şiddetteki deniz koşullarının mücbir sebep teşkil edecek koşullar olmadığı,esasen bilirkişilerin batma hadisesine yük kaymasının sebep olduğu yönünde birleşmiş oldukları,mahkemece, davalı savunmasının kurtuluş beyyinesine ilişkin olduğu da nazara alınarak, gemide, yükün açıklanan özelliğine göre tülani perde bulunup bulunmadığı hususunda davalı taraftan delillerinin sorulması, varsa davacıdan karşı delillerinin istenilmesi ve bundan sonra tülani perdenin hangi koşullarda yapılabileceğinin araştırılması ve şayet tülani perde yapılmış olsaydı dahi böyle bir olayın meydana gelip gelmeyeceğinin üzerinde durulması, bundan sonra, özellikle söz konusu yükün taşınması alanında uzman bir uzakyol kaptanı bilirkişinin de dahil edileceği bir bilirkişi kurulundan tüm davacı itirazlarını da karşılayacak rapor alındıktan sonra, elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, kanaate dayalı bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı” gerekçesiyle davacı yararına bozulmuş, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak alınan 21.02.2008 tarihli asıl ve 12.06.2008 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu benimsenerek, geminin yolculuk öncesinde denize ve yola elverişli olduğunun buna ilişkin belgeden anlaşıldığı, gemide önceki seferden kalan kalasların ve 2 metreküp daha satın alınan kalasların kullanılması suretiyle iki ambara da tülani perde yapıldığı, toplam yükün izin verilen sınırın altında olduğu, 6-7 bofor rüzgar ile karşılaşan geminin kaster tipli olması, buna göre burada yüksekliğinin küçük olması nedeniyle dalgaların sert hareketine maruz kaldığı, kayıcı olan dökme çinko-kurşun konsantresi yükünün geminin bir tarafına aktığı, tülani perdelerin kırılarak/yıkılarak yükün kaymasına neden olduğu, hava koşullarının tülani perdeleri yıkması/kırması ile sonraki elverişsizlik halinin ortaya çıktığı, davalı donatanın bu durumda TTK’nun 1062/2 nci maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağı, diğer davalının donatan sıfatının bulunmadığı, kiraya veren sıfatının bulunduğu, hasardan sorumlu tutulamayacağı, pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın esas ve husumet bakımından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılardan Demir Finansal Kiralama A.Ş.’ne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin diğer davalı şirkete yönelik temyiz itirazlarına gelince;
a) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
b) Bozma ilamına uyulması karşısında; geminin en fazla 5.6 bofar şiddetindeki deniz koşullarında battığına, bu şiddetteki deniz koşullarının mücbir sebep teşkil edecek koşullar olmadığına, batma olayına yükün kaymasının sebep olduğuna ilişkin hususlar kesinleşmiştir. Bozma sonrası alınan bilirkişi kurulu asıl ve ek raporunda, tülani perdenin yeterli ve elverişli oldu, 6-7 bofar şiddetindeki rüzgar ile karşılaşan geminin kaster tipli olması, buna göre borda yüksekliğinin küçük olması nedeniyle dalgaların sert hareketine maruz kaldığı ve yükün geminin bir tarafına kaydığı, hava koşullarının tülani perdelerin kırılarak ya da yıkılarak yükün kaymasına neden olduğu ve taşımanın başında denize elverişli olan geminin sonraki elverişsizlik halinin bu şekilde ortaya çıktığı, davalı donatanın bu durumda TTK’nun 1062/2 nci maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır.
Oysa, bozma ilamında, geminin battığı andaki deniz koşullarının mücbir neden oluşturacak koşullar olmadığı ve yükün kaymasının batma olayına neden oldu, gemi ambarlarının gerek yükün niteliğine uygun, gerekse normal sayılacak deniz koşullarında tehlike yaratmayacak şekilde hazırlanıp hazırlanmadığının tespiti bakımından ambarlarda tülani perde yaptırılıp yaptırılmadığı hususunun üzerinde durulması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece tülani perdenin yaptırıldığı sonucuna varılmış ise de, tülani perdenin mücbir neden oluşturmayan, öngörülebilir olan deniz koşullarına dayanıklı bir şekilde yapılıp yapılmadığı üzerinde yeterince durulmamıştır. Zira, TTK’nun 1019 ncu maddesinde geminin denize ve yola elverişli, ambarların ise yükü kabule ve taşımaya elverişli halde tutma yükümlülüğünü donatan taşıyana yüklediği, hatalı istifin yol açacağı elverişsizlikten donatan-taşıyanın sorumlu olacağı ve yükün özelliklerine uygun istiflemenin yapılması ile yükümlü olduğu, o sefere mahsus gerekli tüm tedbirleri almasının zorunlu olduğu hususları da bozma ilamında bildirilmiş olup, bu hususlar gözden kaçırılmıştır.
Kaptan ve 2. kaptanın tanık olarak mahkemece alınan beyanlarına, yola elverişlilik belgesine itibar eden, ayrıca kereste faturası ile alınan yeni kerestelerle ve önceki seferden sağlam kaldığı kabul edilen kerestelerin de ilavesi ile perde yapımının mümkün ve olası olduğunun kabulü gerektiği görüşünü bildiren bilirkişi kurulu, tahmine ve bazı varsayımlara göre perdenin ve yükün yükseklik hesabını yaparak, 2 metre olan perde yüksekliğine göre, yükün 1,65-1,70 metre yükseklikte olmasının yükün kaymasını önlemek için yeterli oldu sonucuna varılmıştır. Oysa, tülina perdenin anılan deniz koşulları karşısında yükün kaymasını önleyemediği sonucuna
Varıldığına göre, tülani perdenin yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Perdenin yeterliliğini sadece yükün yüksekliğinden fazla olması ile açıklayan bilirkişi kurulunun görüşü yeterli değildir. Davacının itirazlarını da gözeten ve anılan deniz koşullarına dayanıklı olabilecek bir tülani perdenin nasıl yapılması gerektiğine yönelik görüş içeren bir bilirkişi kurulu raporu alınması gerektiğine işaret eden bozma ilamının gereklerini karşılamaktan uzak olduğu anlaşılan anılan bilirkişi kurulunun yetersiz raporuna dayalı hüküm tesisi eksik incelemeye dayalı olup, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, geminin mali sorumluluk sigortasını taşıma sözleşmesi uyarınca yaptırması gerekirken kiracı-donatan olan davalının bu sigortayı yaptırmadığına, sözleşmenin kurulmasında esaslı unsur olan bu hususta hile yaptığına ilişkin davalı iddiası hakkında bozulan önceki kararda hüküm tesis edilmiş ise de, bu hükme yönelik temyiz itirazları bozma ilamında incelenmemiş olup, bozma kapsamına alınmadığına göre, bozma sonrasında bu iddia hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm tesisi gerekirken, bu iddianın karara bağlanmaması nedeniyle de hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalılardan Demir Finansal Kiralama A.Ş.’ne yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2/a) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer davalı şirkete yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2/b) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalı ...Ş.'nden alınarak davacıya verilmesine, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Ş.'ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009209600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz