Brokerlik
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16641 E. 2014/7075 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
brokerlik↗ nezaret yükümlülüğü↗ nezaret görevi↗ deniz ticareti↗ navlun sözleşmesi↗ taşıyanın sorumluluğu↗ taşıtan↗ hmk 150↗ konşimento↗ donatan↗ işlemden kaldırma↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ navlun↗ emredici hüküm↗ rücuen tazminat↗ taşıma sözleşmesi↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ temlik↗ taşıyıcı↗ feragat↗ taşıyan↗ kusur↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya konu geminin 1 nolu ambarında tahliye edilen yükün kullanılabilir durumda olması ve geminin olağanüstü denizler ile karşılaşması ve ambar içinde kullanılacak her fazla daneç tahtasının içinde çok miktar nem barındırması nedeniyle terleme riskini arttırması, havalandırma yolu ile günümüzde mevcut yöntemler ve bu tip yüklerde konvansiyonel gemilerde yeterli bir havalandırmanın fiilen mümkün olmaması ve geminin hava müsaade ettiği sürece ambarlarını havalandırdığı anlaşıldığından taşıyanın kusursuz olduğu, yine konşimentolarda atıf yapılmış olan navlun sözleşmesinin hükümlerine göre taşımanın FIOS esasıyla yapıldığı, buna göre yük ilgilileri tarafından yapılan istifin sebep olduğu zarardan donatanın ve taşıyanın sorumlu tutulması mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı D. B. Sanayi Ürünleri A.Ş. ile E. Kahvecilik ve Gıda A.Ş'nin açtığı dava yenileninceye kadar işlemden kaldırılmış olmakla, süresi içinde yenilenmemesi sebebi ile HMK'nın 150 ve devam maddeleri gereğince açılan davanın bu sebeple açılmamış sayılmasına, temlik alanlar E.. A.. ve R.Sigorta A.Ş'nin açtığı davanın reddine, birleşen davanın feragat sebebi ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, R.. A.. vekili ve E. Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz yolu ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, navlun sözleşmesinde mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile taşıyanın yükleme, istif ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan tarafından saptandığına ve saptanabilirliğine dair herhangi bir delil bulunmadığı, kaptanın TTK'nın 974. maddesi uyarınca sorumlu tutulması mümkün olmadığı mütaala edilmiştir. Ancak, her ne kadar FIOS kaydının varlığı halinde yükleme, istif ve boşaltma işlemleri taşıtana devredilmekte ise de, bu konuda kaptan da söz konusu işlemlerin uygun bir biçimde yapılmasına özen göstermek zorundadır. Çünkü esas itibariyle yükleme ve istif kaptanın donatanı temsilen yerine getirdiği bir yükümlülük olup, yükleme işi sözleşmeyle başka kişilere ait olsa bile kaptan yine de istife bakmalı, geminin denge ve emniyeti bakımından gerekli denetimi yapmalıdır. (Gönen Eriş, Deniz Ticareti ve Sigorta, Ankara 1990, sy 311) Kaptanın herşeyden önce geminin sefere elverişliliğinin sağlanması hususunda nezaret yükümlülüğü bulunmaktadır. FIOS kaydının bulunması halinde ise istifin gereği gibi yapılıp yapılmadığına nezaret yükümlülüğü vardır. FIO/FIOS kaydı emredici nitelikteki TTK 1061. madde hükmünü bertaraf etmez. Kaptanın nezaret görevini tedbirli bir kaptan gibi yerine getirmemesi halinde meydana gelen zarardan taşıyıcının sorumluluğu doğacaktır. Bu nedenle FIO/FIOS kaydının varlığına rağmen kaptanın yolculuk süresince geminin dengesinden, yükleri muhafaza yükümlülüğünü ihlalinden sorumluluğu doğar. Bu bakımdan aksine görüş beyan eden bilirkişi raporuna itibar edilemez. Ayrıca, bilirkişi raporunda gemi jurnali, Brokers Bell raporuna göre gemi Akdeniz içinde 23.03.2008 ila 28.03.2008 tarihleri arasında ağır hava şartlarına maruz kalmış, istifte de hata yapılmış ve gemi ambarlarında hava şartları izin verdiği ölçüde havalandırma yapılmış olması nedeniyle taşıyanın kusursuzluğuna gidilebileceği belirtilmiş ise de, dava konusu yük, geminin 3 ambarında taşınmış ve 1 nolu ambarda bulunan emtiada hasar olmayıp, 2 ve 3 nolu ambarda bulunan emtiada hasar meydana gelmiştir. O halde, somut uyuşmazlıkta yükün taşınması sırasında, istiflemedeki kusur, kaptanın yükleme ve istiflemeye nezaret ve yolculuk esnasında da yükün muhafazası yükümlülüğünde bir ihmali bulunup bulunmadığı ve ayrıca yükün bulunduğu 3 ambardan sadece ikisinde hasar meydana gelmesi nedeni de araştırılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün temyiz eden davacılar R.. A.. ve E. Sigorta A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8700 E. 2012/1120 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · nezaret görevi · navlun sözleşmesi · taşıtan · donatan · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · navlun
İncelediğiniz kararda… yüklerde konvansiyonel gemilerde yeterli bir havalandırmanın fiilen mümkün olmaması ve geminin hava müsaade ettiği sürece ambarlarını havalandırdığı anlaşıldığından «taşıyanın» kusursuz olduğu, yine «konşimentolarda» atıf yapılmış olan «navlun sözleşmesinin» hükümlerine göre taşımanın FIOS esasıyla yapıldığı, buna göre yük ilgilileri tarafından yapılan «istifin» sebep olduğu zarardan «donatanın» ve «taşıyanın sorumlu» tutulması mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı D.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, «navlun sözleşmesinde» mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile «taşıyanın» yükleme, «istif» ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan t …
Çünkü esas itibariyle yükleme ve «istif» kaptanın «donatanı» «temsilen» yerine getirdiği bir yükümlülük olup, yükleme işi sözleşmeyle başka kişilere ait olsa bile kaptan yine de istife bakmalı, geminin denge ve emniyeti bakımından gerekli denetimi yapmalıdır. (Gönen Eriş, Deniz Ticareti ve Sigorta, Ankara 1990, sy 311) Kaptanın herşeyden önce geminin sefere elverişliliğinin sağlanması hususunda «nezaret yükümlülüğü» bulunmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, «navlun sözleşmesinde» mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile «taşıyanın» yükleme, «istif» ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan t …
Çünkü esas itibariyle yükleme ve «istif» kaptanın «donatanı» «temsilen» yerine getirdiği bir yükümlülük olup, yükleme işi sözleşmeyle başka kişilere ait olsa bile kaptan yine de istife bakmalı, geminin denge ve emniyeti bakımından gerekli denetimi yapmalıdır. (Gönen Eriş, Deniz Ticareti ve Sigorta, Ankara 1990, sy 311) Kaptanın herşeyden önce geminin sefere elverişliliğinin sağlanması hususunda «nezaret yükümlülüğü» bulunmaktadır.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, «bozma sonrası» alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporu doğrultusunda; «navlun sözleşmesinin» eki teyit mektubunda FIOS ve L/S/D esasının kabul edildiği, bu esasa göre yükleme «masraf» ve «sorumluluğunun sigortalı» ve yüklemeyi Novorosski'de fiilen yürüten yükletene ait olduğu, taşıma sırasında gemi seyir halindeyken 1. ambardaki yükün bir kısmının bağından kurtularak zarar gördüğü, «hasarın» meydana geldiği ambardaki yükle ilgili olarak yükletenin ihmalinin bulunduğunun gemi kaptanı tarafından saptanabileceğine dair davacı tarafça delil sunulamadığı, bu halde gemi kaptanının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, TTK 1063. f.1, b.5 maddesi uyarınca davalı «taşıyıcı» Statü Gemi Kiralama ve Tic.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lashing · asıl taşıyıcı · bozma sonrası karar · sorumluluk sigortası · dosya masrafı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyulmuş, «bozma sonrası» alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporu doğrultusunda; «navlun sözleşmesinin» eki teyit mektubunda FIOS ve L/S/D esasının kabul edildiği, bu esasa göre yükleme «masraf» ve «sorumluluğunun sigortalı» ve yüklemeyi Novorosski'de fiilen yürüten yükletene ait olduğu, taşıma sırasında gemi seyir halindeyken 1. ambardaki yükün bir kısmının bağından kurtularak zarar gördüğü, «hasarın» meydana geldiği ambardaki yükle ilgili olarak yükletenin ihmalinin bulunduğunun gemi kaptanı tarafından saptanabileceğine dair davacı tarafça delil sunulamadığı, bu halde gemi kaptanının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, TTK 1063. f.1, b.5 maddesi uyarınca davalı «taşıyıcı» Statü Gemi Kiralama ve Tic.
ŞTİ'nin de sorumlu tutulamayacağı, öte ..../... yandan gerek gemi kaptanın, gerekse «asıl taşıyıcı» diğer davalının sorumluluğu bulunmadığından taşımayı fiilen gerçekleştiren ancak «navlun sözleşmesinin» tarafı olmayan davalı Kamer Denizcilik A.Ş'nin de hasardan sorumlu olmadığı gibi bu davalıya «husumet» yöneltilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesi, ile her iki davalı hakındaki davann reddine karar verilmiştir.
… oruna itibar edilemez.O halde, somut uyuşmazlıkta yükün taşınması sırasındaki hava ve yol şartlarından dolayı istiflemedeki bir kısım bağların kopması sonucu oluşan «hasarda», kaptanın «lashing» işlemine nezaret ve yolculuk esnasında da yükün muhafazası yükümlülüğüne nezaret konusunda bir ihmali bulunup bulunmadığı araştırılarak hasıl olacak sonuca göre ka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16204 E. 2015/1913 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · nezaret görevi · navlun sözleşmesi · taşıyanın sorumluluğu · taşıtan · istifa · navlun · taşıyan
İncelediğiniz kararda… yüklerde konvansiyonel gemilerde yeterli bir havalandırmanın fiilen mümkün olmaması ve geminin hava müsaade ettiği sürece ambarlarını havalandırdığı anlaşıldığından «taşıyanın» kusursuz olduğu, yine «konşimentolarda» atıf yapılmış olan «navlun sözleşmesinin» hükümlerine göre taşımanın FIOS esasıyla yapıldığı, buna göre yük ilgilileri tarafından yapılan «istifin» sebep olduğu zarardan «donatanın» ve «taşıyanın sorumlu» tutulması mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı D.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, «navlun sözleşmesinde» mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile «taşıyanın» yükleme, «istif» ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan t …
Ancak, her ne kadar FIOS «kaydının» varlığı halinde yükleme, «istif» ve boşaltma işlemleri «taşıtana» devredilmekte ise de, bu konuda kaptan da söz konusu işlemlerin uygun bir biçimde yapılmasına özen göstermek zorundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyan» ile davacının halefi olduğu dava dışı şirket arasında kurulan «navlun sözleşmesinde» FIOS (Free İn And Out And Stowed) şartı kararlaştırıldığı, bu şart ile navlun sözleşmesinin taraflarının, yükleme, «istif» ve boşaltma işlemlerinin «masraf» ve sorumluluğunun aynı zamanda yükleten ve gönderilen olan «taşıtana» ait olduğunu kararlaştırdıkları, bununla birlikte mülga TTK'nın 975. maddesi uyarınca kaptanın yükleme, istif ve boşaltmanın denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etme görev ve sorumluluğunun da devam ettiği, kaptanın nezaret etme yükümlülüğünün, geminin denize ve «yola elverişli» halde tutulması ile sınırlı bulunduğu, yükleme, istif ve boşaltma işlemlerinin gereği gibi yapılmaması yüzünden gemi denize ve yola elverişsiz hale gelirse ve yük bu yüzden «ziya» veya «hasara» uğrarsa kaptanın «nezaret görevinin» ifasında tedbirli ve dikkatli bir kaptanın gösterdiği özeni göstermediği ve taşıyanın bu yüzden sorumlu olduğunun değerlendirilebileceği, bu kapsamda somut olayda davalının «nezaret yükümlülüğüne» aykırı davrandığının söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı ile dava dışı emtia sahibi sigortalı arasında FIOS şartının öngörüldüğü, buna göre yükün, yükleme, boşaltma ve istiflemesi «masrafları» ile bu faaliyetler nedeniyle doğacak zararların «taşıtanın» sorumluluğunda olduğu, bunun yanında «navlun sözleşmesinde», yükün bağlanması emniyet altına alınması ve takozlama malzemesinin sağlanması ve bunlara ilişkin faaliyetlerin icra edilmesi ile bu faaliyetlerin masraf ve sorumluluğunun da taşıtana yüklendiği, ayrıca dava konusu emtianın ahşap sandıklarda «teslim» alınması nedeni ile «konişmentodaki» temiz «kaydının» da bu sandıkların dıştan bakıldığında iyi durumda olduğunu gösterdiği ve bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair kurulan ilk hüküm, Dairemizce, mülga 6762 sayılı TTK’nın 1061. maddesinde «taşıyanın» özen borcunun düzenlendiği, sözleşmeye konulacak “fios” şartının, kaptanın «nezaret görevini», yükleme ve boşaltma işçilerini gözetmek yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, yükleme, boşaltma ve «istif» işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi mülga TTK’nın 975. maddesi uyarınca kaptanın, yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek görev ve sorumluluğunun bulunduğu, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı istif ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu gözetilerek, deniz taşıması konusunda uzman bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden rapor alınarak yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı yararına bozulmuş, mahkemece de bu bozmaya uyulmuştur.
Ancak bozma ilamına uyulmasına rağmen yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalının «nezaret yükümlülüğünü» ihlal etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yola elverişlilik · konişmento · rücuen tahsil · müktesep hak · kusur oranı · direnme kararı · ziya · münhasırlık
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ile dava dışı emtia sahibi sigortalı arasında FIOS şartının öngörüldüğü, buna göre yükün, yükleme, boşaltma ve istiflemesi «masrafları» ile bu faaliyetler nedeniyle doğacak zararların «taşıtanın» sorumluluğunda olduğu, bunun yanında «navlun sözleşmesinde», yükün bağlanması emniyet altına alınması ve takozlama malzemesinin sağlanması ve bunlara ilişkin faaliyetlerin icra edilmesi ile bu faaliyetlerin masraf ve sorumluluğunun da taşıtana yüklendiği, ayrıca dava konusu emtianın ahşap sandıklarda «teslim» alınması nedeni ile «konişmentodaki» temiz «kaydının» da bu sandıkların dıştan bakıldığında iyi durumda olduğunu gösterdiği ve bunun aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair kurulan ilk hüküm, Dairemizce, mülga 6762 sayılı TTK’nın 1061. maddesinde «taşıyanın» özen borcunun düzenlendiği, sözleşmeye konulacak “fios” şartının, kaptanın «nezaret görevini», yükleme ve boşaltma işçilerini gözetmek yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, yükleme, boşaltma ve «istif» işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi mülga TTK’nın 975. maddesi uyarınca kaptanın, yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek görev ve sorumluluğunun bulunduğu, yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı istif ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu gözetilerek, deniz taşıması konusunda uzman bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden rapor alınarak yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı yararına bozulmuş, mahkemece de bu bozmaya uyulmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyan» ile davacının halefi olduğu dava dışı şirket arasında kurulan «navlun sözleşmesinde» FIOS (Free İn And Out And Stowed) şartı kararlaştırıldığı, bu şart ile navlun sözleşmesinin taraflarının, yükleme, «istif» ve boşaltma işlemlerinin «masraf» ve sorumluluğunun aynı zamanda yükleten ve gönderilen olan «taşıtana» ait olduğunu kararlaştırdıkları, bununla birlikte mülga TTK'nın 975. maddesi uyarınca kaptanın yükleme, istif ve boşaltmanın denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etme görev ve sorumluluğunun da devam ettiği, kaptanın nezaret etme yükümlülüğünün, geminin denize ve «yola elverişli» halde tutulması ile sınırlı bulunduğu, yükleme, istif ve boşaltma işlemlerinin gereği gibi yapılmaması yüzünden gemi denize ve yola elverişsiz hale gelirse ve yük bu yüzden «ziya» veya «hasara» uğrarsa kaptanın «nezaret görevinin» ifasında tedbirli ve dikkatli bir kaptanın gösterdiği özeni göstermediği ve taşıyanın bu yüzden sorumlu olduğunun değerlendirilebileceği, bu kapsamda somut olayda davalının «nezaret yükümlülüğüne» aykırı davrandığının söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ası gerekir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.9.2005 gün ve 2005/8-512-535 E.K.) Somut olayda, mahkemece davanın reddine dair verilen ilk karar, Dairemizce davalı «taşıyanın» müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek alınacak bilirkişi raporu ile davalının «kusur oranının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyulmakla da davacı yararına usuli «müktesep hak» doğmuştur.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereğince davalının «kusur oranının» tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde usuli «müktesep hak» ilkesini ihlal edecek biçimde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12561 E. 2010/7376 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · nezaret görevi · navlun sözleşmesi · istifa · navlun · taşıma sözleşmesi · taşıyan · hasar
İncelediğiniz kararda… yüklerde konvansiyonel gemilerde yeterli bir havalandırmanın fiilen mümkün olmaması ve geminin hava müsaade ettiği sürece ambarlarını havalandırdığı anlaşıldığından «taşıyanın» kusursuz olduğu, yine «konşimentolarda» atıf yapılmış olan «navlun sözleşmesinin» hükümlerine göre taşımanın FIOS esasıyla yapıldığı, buna göre yük ilgilileri tarafından yapılan «istifin» sebep olduğu zarardan «donatanın» ve «taşıyanın sorumlu» tutulması mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı D.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, «navlun sözleşmesinde» mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile «taşıyanın» yükleme, «istif» ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan t …
Çünkü esas itibariyle yükleme ve «istif» kaptanın «donatanı» «temsilen» yerine getirdiği bir yükümlülük olup, yükleme işi sözleşmeyle başka kişilere ait olsa bile kaptan yine de istife bakmalı, geminin denge ve emniyeti bakımından gerekli denetimi yapmalıdır. (Gönen Eriş, Deniz Ticareti ve Sigorta, Ankara 1990, sy 311) Kaptanın herşeyden önce geminin sefere elverişliliğinin sağlanması hususunda «nezaret yükümlülüğü» bulunmaktadır.
Benzer bu kararda… bağlama işleminin yapılmadığı, yolculuk esnasında karşılaşılan 5-7 bafor şiddetindeki fırtına sebebiyle sabitleme işinde kullanılan takozların kayması sonucunda cam «hasarının» oluştuğu, taraflar arasındaki «navlun sözleşmesine» göre bağlama/emniyete alma/«istif» malzemesinin davacıya ait olduğu, bunun anlamının gemiye alınan yükün bağlanması ve emniyete alma işleminin davacıya ait olduğu anlamını taşıdığı, kaptanın «nezaret yükümlülüğünün» geminin denize ve yüke elverişli halde bulundurulmasına yönelik tedbirler dahilinde olduğu, yükü sabitlemenin iyi yapılıp yapılmadığı hususunun geminin seyir emniyetine sirayet etmediğinden kaptanın nezaret yükümlülüğüne «dahil» bir iş olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinde yer alan «navlun sözleşmesi» örneğinde bağlama/emniyete alma/«istif» malzemesi kiracıya(davacıya) ait olduğu görülmektedir.Bunun anlamı gemiye alınan yükün bağlanması ve emniyete alınması işlemlerinin davacı tarafından yerine getirileceğidir.FIOS klozu olarak adlandırılan bu klozun esasen «taşıyanın» faaliyet alanında kalan yükleme,istif işlemlerinin yükle ilgililerince yerine getirilmesidir.09.04.2004 tarihli yükleme sertifikasına göre,cam sandıkların gemiye sadece takoz kullanılmak suretiyle sabitlenerek yüklendiği,yükün sabitlenmesi için uygulanması gereken bastırma/bağlanma işleminin yapılmadığı,yolculuk sırasında karşılaşılan 5-7 bofor şiddetindeki fırtına nedeniyle sabitleme işinde kullanılan takozların kayması sonucu cam «hasarının» oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, yukarıda açıklamalar da dikkate alınıp, taşınan emtiada meydana gelen «hasarın» bastırma/bağlama/ «istif» hatasından kaynaklandığı, meydana gelen zarar nedeniyle davalı «taşıyanın» «nezaret görevini» ihlal ettiği, müşterek kusurunun olduğu değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava
Benzer bu kararda… bağlama işleminin yapılmadığı, yolculuk esnasında karşılaşılan 5-7 bafor şiddetindeki fırtına sebebiyle sabitleme işinde kullanılan takozların kayması sonucunda cam «hasarının» oluştuğu, taraflar arasındaki «navlun sözleşmesine» göre bağlama/emniyete alma/«istif» malzemesinin davacıya ait olduğu, bunun anlamının gemiye alınan yükün bağlanması ve emniyete alma işleminin davacıya ait olduğu anlamını taşıdığı, kaptanın «nezaret yükümlülüğünün» geminin denize ve yüke elverişli halde bulundurulmasına yönelik tedbirler dahilinde olduğu, yükü sabitlemenin iyi yapılıp yapılmadığı hususunun geminin seyir emniyetine sirayet etmediğinden kaptanın nezaret yükümlülüğüne «dahil» bir iş olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6138 E. 2014/14608 K.
Ortak:istifa · taşıyan · dava sebebi · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda… yüklerde konvansiyonel gemilerde yeterli bir havalandırmanın fiilen mümkün olmaması ve geminin hava müsaade ettiği sürece ambarlarını havalandırdığı anlaşıldığından «taşıyanın» kusursuz olduğu, yine «konşimentolarda» atıf yapılmış olan «navlun sözleşmesinin» hükümlerine göre taşımanın FIOS esasıyla yapıldığı, buna göre yük ilgilileri tarafından yapılan «istifin» sebep olduğu zarardan «donatanın» ve «taşıyanın sorumlu» tutulması mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı D.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, «navlun sözleşmesinde» mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile «taşıyanın» yükleme, «istif» ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan t …
Ancak, her ne kadar FIOS «kaydının» varlığı halinde yükleme, «istif» ve boşaltma işlemleri «taşıtana» devredilmekte ise de, bu konuda kaptan da söz konusu işlemlerin uygun bir biçimde yapılmasına özen göstermek zorundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi kök-ek raporlarına göre, «ziyanın» «sebebi» olan kötü elleçlemenin yükleme sırasında mı yoksa boşaltma sırasında mı yapıldığı saptanamıyor ise de esasen «kaydı» hem yükleme hem de boşaltmayı kapsamına aldığına göre hangi aşamada meydana geldiğinin de önemi olmadığı, kaptanın yükleme, «istif» ve boşaltma işlemlerine nezaret etme yükümlülüğü geminin denize, yüke ve «yola elverişli» halde tutulmasıyla sınırlı olduğu, ziyanın sebebinin yüke başka bir yük karışması, bozulması, havalandırmanın yetersiz olması, ıslanması gibi geminin elverişsizliğine bağlanacak bir sebepten doğmadığı, davalı «taşıyanın», gönderilenin yardımcı şahsı durumunda olan işçilerin yükleme yada boşaltma sırasındaki yanlış, kötü elleçlemesinden kaynaklanan ziyadan doğan zarardan sorumlu olm …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yola elverişlilik · ziya
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi kök-ek raporlarına göre, «ziyanın» «sebebi» olan kötü elleçlemenin yükleme sırasında mı yoksa boşaltma sırasında mı yapıldığı saptanamıyor ise de esasen «kaydı» hem yükleme hem de boşaltmayı kapsamına aldığına göre hangi aşamada meydana geldiğinin de önemi olmadığı, kaptanın yükleme, «istif» ve boşaltma işlemlerine nezaret etme yükümlülüğü geminin denize, yüke ve «yola elverişli» halde tutulmasıyla sınırlı olduğu, ziyanın sebebinin yüke başka bir yük karışması, bozulması, havalandırmanın yetersiz olması, ıslanması gibi geminin elverişsizliğine bağlanacak bir sebepten doğmadığı, davalı «taşıyanın», gönderilenin yardımcı şahsı durumunda olan işçilerin yükleme yada boşaltma sırasındaki yanlış, kötü elleçlemesinden kaynaklanan ziyadan doğan zarardan sorumlu olm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17451 E. 2014/18344 K.
Ortak:nezaret görevi · taşıyanın sorumluluğu · konşimento · istifa · taşıyan · kusur · dava sebebi · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda… yüklerde konvansiyonel gemilerde yeterli bir havalandırmanın fiilen mümkün olmaması ve geminin hava müsaade ettiği sürece ambarlarını havalandırdığı anlaşıldığından «taşıyanın» kusursuz olduğu, yine «konşimentolarda» atıf yapılmış olan «navlun sözleşmesinin» hükümlerine göre taşımanın FIOS esasıyla yapıldığı, buna göre yük ilgilileri tarafından yapılan «istifin» sebep olduğu zarardan «donatanın» ve «taşıyanın sorumlu» tutulması mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı D.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, «navlun sözleşmesinde» mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile «taşıyanın» yükleme, «istif» ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan t …
Ancak, her ne kadar FIOS «kaydının» varlığı halinde yükleme, «istif» ve boşaltma işlemleri «taşıtana» devredilmekte ise de, bu konuda kaptan da söz konusu işlemlerin uygun bir biçimde yapılmasına özen göstermek zorundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Daireizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davanın «taşıyan» Normed International BV'ye «izafeten» «acentesine» karşı açılmış bir dava olduğu, «hasarın» yetersiz bağlama sonucu güverte üzerindeki boruların yanlamasına ve boylamasına kayarak sancak güvertedeki borulardan birinin taban kilitlerinin kısmen kayması, ambar içlerindeki boruların boylamasına hareket etmesi, yetersiz ambalajlama sonucunda boruların uç noktalarında civata bağlamalarının boru dış kaplamasına yaptığı hasar ve tahliye limanında istifleme sırasında hasar ile ısınmak amacı ile yakılan ateşe bağlı islenme sonucu oluştuğu, dolayısı ile hasarın «istif», ambalajlama ve boşaltma limanı işçilerinin (stevedor) ihmalinden doğduğu, meydana gelen zararın deniz taşımasının doğasından kaynaklanmadığı, «konşimentolardaki» FIO «kaydı» gereğince taşıyanın yükleme ve boşaltmada sorumluluğunun bulunmadığı, FIO kaydının yükleme ve boşaltmaya dair «sorumsuzluk kaydı» olması, istiflemeden sorumsuzluğa dair bir kaydı içermemesi, konulan kaydın kaptanın «nezaret görevini», yükleme ve boşaltma teçhizatlarının iyi bir halde bulunmasını sağlamak ve istifin denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasını gözetlemek yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki istif yönünden bir sorumsuzluk kaydı konmadığına göre kaptanın istifin denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasını gözetleme yükümlülüğünün ihlalinden doğan zarardan «taşıyanın sorumlu» olduğu, davalı taşıyanın kendi yükümlülüğünde bulunan yanlış istiften kaynaklanan hasardan sorumlu olduğu, istiften dolayı chartererler ve gönderilenlere izafe edebilecek herhangi bir «kusurun» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… i kez bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen benimsediği bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, bozma ilamınına uyulmakla davalı lehine de oluşan «usulü kazanılmış hak» olgusu, (yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı «istif» ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu ve yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekmesi konusunda) ihlal edilerek bozma ilamı içeriğine aykırı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bu bağlamda,mahkemenin hem bozma kararına uyması, hem de sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, usule uygun sayılmaz ve bu husus başlı başına bozma «sebebi» sayılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumsuzluk kaydı · izafeten dava · rücuen tahsil · kusur oranı · usuli kazanılmış hak · maddi hata · münhasırlık · acentelik
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Daireizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davanın «taşıyan» Normed International BV'ye «izafeten» «acentesine» karşı açılmış bir dava olduğu, «hasarın» yetersiz bağlama sonucu güverte üzerindeki boruların yanlamasına ve boylamasına kayarak sancak güvertedeki borulardan birinin taban kilitlerinin kısmen kayması, ambar içlerindeki boruların boylamasına hareket etmesi, yetersiz ambalajlama sonucunda boruların uç noktalarında civata bağlamalarının boru dış kaplamasına yaptığı hasar ve tahliye limanında istifleme sırasında hasar ile ısınmak amacı ile yakılan ateşe bağlı islenme sonucu oluştuğu, dolayısı ile hasarın «istif», ambalajlama ve boşaltma limanı işçilerinin (stevedor) ihmalinden doğduğu, meydana gelen zararın deniz taşımasının doğasından kaynaklanmadığı, «konşimentolardaki» FIO «kaydı» gereğince taşıyanın yükleme ve boşaltmada sorumluluğunun bulunmadığı, FIO kaydının yükleme ve boşaltmaya dair «sorumsuzluk kaydı» olması, istiflemeden sorumsuzluğa dair bir kaydı içermemesi, konulan kaydın kaptanın «nezaret görevini», yükleme ve boşaltma teçhizatlarının iyi bir halde bulunmasını sağlamak ve istifin denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasını gözetlemek yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki istif yönünden bir sorumsuzluk kaydı konmadığına göre kaptanın istifin denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasını gözetleme yükümlülüğünün ihlalinden doğan zarardan «taşıyanın sorumlu» olduğu, davalı taşıyanın kendi yükümlülüğünde bulunan yanlış istiften kaynaklanan hasardan sorumlu olduğu, istiften dolayı chartererler ve gönderilenlere izafe edebilecek herhangi bir «kusurun» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… i kez bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen benimsediği bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, bozma ilamınına uyulmakla davalı lehine de oluşan «usulü kazanılmış hak» olgusu, (yük «hasarına» «münhasır» olmak üzere yapılan hatalı «istif» ve boşaltmadan dolayı «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği ve müşterek kusurunun var olduğu ve yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekmesi konusunda) ihlal edilerek bozma ilamı içeriğine aykırı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı sıfatında yapılan yanlışlığın «maddi hataya» dayalı olduğunun ve mahalinde düzeltilmesinin mümkün görülmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, deniz yolu ile gerçekleştirilen taşıma sırasında yükte meydana gelen «hasar» nedeni ile davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, öncelikle belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usulü «kazanılmış hak»” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.0 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16641 E. , 2014/7075 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/05/2012
NUMARASI 2008/177-2012/166
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.05.2011 tarih ve 2008/177-2012/166 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada halef olanlar R.. A.. vekili ve E. Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.04.2014 günü hazır bulunan davacılardan R.. A.. vekili Av. E. D. ile davacılardan E. Sigorta A.Ş. vekili Av. B. Ç. ve davalı M/V L.Gemisi […] Srl'ye İ. C. Gemi Hizmetleri ve Acen. A.Ş. vekili Av. N.S. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı geminin F.Sahili'nin S. P. Limanı'ndan müvekkillerine ait kakao çekirdeği emtiasını taşıdığını, yükün gemiye 08.03.2008 tarihinde yüklendiğini, tahmini varış zamanının 28.03.2008 tarihi olarak verildiğini, geminin Malta civarında motor arızası verdiğini ve romörkör yedeğine alınarak 14.05.2008 tarihinde A.K.Limanı'na geldiğini, yükte zarar oluşma ihtimalinin kuvvetli olması üzerine Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/192 D.İş sayılı dosyası üzerinden bilirkişi tespiti yapıldığını, geminin denize ve yüke elverişli olmadığı gibi gecikme nedeniyle de taşınan yükte zarar meydana geldiğini ileri sürerek şimdilik 4.000.000 USD karşılığı 4.857.200 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ambarlar içindeki yükün istiflenmesinin yükleten tarafından bizzat gerçekleştirildiğini, geminin teknik donanımı ve havalandırma sisteminin çalışır durumda olduğunu, kakao yükündeki hasarın yükleme limanında yükün ambarlara doğru istiflenmemesi, ambar duvarlarından belli bir mesafe bırakılarak ve dunnage tahtaları ile ayrılmadan istiflenmiş olmaları nedeniyle oluştuğunun, geminin yolculuk başlamadan önce denize, yola ve yüke elverişli olduğunu, taşıyanın meydana gelen zarardan sorumlu olmadığını, zarar tutarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
R.. A.. vekili, müvekkilinin davaya konu hasar nedeniyle D. B.San. A.Ş'ye 466.738,50 USD ve E. Gıda A.Ş'ye 90.580,77 USD hasar tazminatı ödediğini, hasarlanan emtianın satılması nedeniyle 1 nolu davacıya ödenen tazminattan 107.992,08 USD düşüldüğünde bakiye 358.746,62 USD, 2 nolu davacıya ödenen tazminattan da 9.313,20 USD düşüldüğünde bakiye 81.267,20 USD ödendiğini, davaya halef kabul edilmelerinin gerektiğini ileri sürerek 440.014,19 USD için davacıların halefi olarak davaya kabullerine, davalıdan 440.014,50 USD’nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
E. Sigorta A.Ş. vekili, müvekkilinin davaya konu hasar nedeniyle D. B. San. A.Ş'ye 466.738,50 USD ve E. Gıda A.Ş'ye 90.587,77 USD hasar tazminatı ödediğini, hasarlanan emtianın satılması nedeniyle 1 nolu davacıya ödenen tazminattan 107.992,08 USD düşüldüğünde bakiye 358.746,62 USD, 2 nolu davacıya ödenen tazminattan da 9.313,20 USD düşüldüğünde bakiye 81.267,20 USD ödendiğini, davaya halef kabul edilmelerinin gerektiğini ileri sürerek 440.014,19 USD için davacıların halefi olarak davaya kabullerine, 440.014,19 USD’nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İşbu dava dosyası ile birleşen mahkemenin 2008/409-2009/40 karar sayılı davada davacı A.. A.. vekili, 21/04/2011 tarihli dilekçesinde davadan feragat ettiğini, belirtmiş, 07/06/2011 tarihli duruşmada da aynı beyanlarını tekrar etmiş, birleşen davada davalılar vekili de feragate bir diyecekleri ile masraf ve ücreti vekalet talepleri olmayıp, teminat mektubunun iadesine muvafakat ettiğini beyan etmiş ve beyanlarını imzaları ile tasdik ettikleri anlaşılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya konu geminin 1 nolu ambarında tahliye edilen yükün kullanılabilir durumda olması ve geminin olağanüstü denizler ile karşılaşması ve ambar içinde kullanılacak her fazla daneç tahtasının içinde çok miktar nem barındırması nedeniyle terleme riskini arttırması, havalandırma yolu ile günümüzde mevcut yöntemler ve bu tip yüklerde konvansiyonel gemilerde yeterli bir havalandırmanın fiilen mümkün olmaması ve geminin hava müsaade ettiği sürece ambarlarını havalandırdığı anlaşıldığından taşıyanın kusursuz olduğu, yine konşimentolarda atıf yapılmış olan navlun sözleşmesinin hükümlerine göre taşımanın FIOS esasıyla yapıldığı, buna göre yük ilgilileri tarafından yapılan istifin sebep olduğu zarardan donatanın ve taşıyanın sorumlu tutulması mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı D.
B. Sanayi Ürünleri A.Ş. ile E. Kahvecilik ve Gıda A.Ş'nin açtığı dava yenileninceye kadar işlemden kaldırılmış olmakla, süresi içinde yenilenmemesi sebebi ile HMK'nın 150 ve devam maddeleri gereğince açılan davanın bu sebeple açılmamış sayılmasına, temlik alanlar E.. A.. ve R.Sigorta A.Ş'nin açtığı davanın reddine, birleşen davanın feragat sebebi ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, R.. A.. vekili ve E. Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz yolu ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, navlun sözleşmesinde mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile taşıyanın yükleme, istif ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan tarafından saptandığına ve saptanabilirliğine dair herhangi bir delil bulunmadığı, kaptanın TTK'nın 974. maddesi uyarınca sorumlu tutulması mümkün olmadığı mütaala edilmiştir. Ancak, her ne kadar FIOS kaydının varlığı halinde yükleme, istif ve boşaltma işlemleri taşıtana devredilmekte ise de, bu konuda kaptan da söz konusu işlemlerin uygun bir biçimde yapılmasına özen göstermek zorundadır.
Çünkü esas itibariyle yükleme ve istif kaptanın donatanı temsilen yerine getirdiği bir yükümlülük olup, yükleme işi sözleşmeyle başka kişilere ait olsa bile kaptan yine de istife bakmalı, geminin denge ve emniyeti bakımından gerekli denetimi yapmalıdır. (Gönen Eriş, Deniz Ticareti ve Sigorta, Ankara 1990, sy 311) Kaptanın herşeyden önce geminin sefere elverişliliğinin sağlanması hususunda nezaret yükümlülüğü bulunmaktadır. FIOS kaydının bulunması halinde ise istifin gereği gibi yapılıp yapılmadığına nezaret yükümlülüğü vardır. FIO/FIOS kaydı emredici nitelikteki TTK 1061. madde hükmünü bertaraf etmez. Kaptanın nezaret görevini tedbirli bir kaptan gibi yerine getirmemesi halinde meydana gelen zarardan taşıyıcının sorumluluğu doğacaktır.
Bu nedenle FIO/FIOS kaydının varlığına rağmen kaptanın yolculuk süresince geminin dengesinden, yükleri muhafaza yükümlülüğünü ihlalinden sorumluluğu doğar. Bu bakımdan aksine görüş beyan eden bilirkişi raporuna itibar edilemez. Ayrıca, bilirkişi raporunda gemi jurnali, Brokers Bell raporuna göre gemi Akdeniz içinde 23.03.2008 ila 28.03.2008 tarihleri arasında ağır hava şartlarına maruz kalmış, istifte de hata yapılmış ve gemi ambarlarında hava şartları izin verdiği ölçüde havalandırma yapılmış olması nedeniyle taşıyanın kusursuzluğuna gidilebileceği belirtilmiş ise de, dava konusu yük, geminin 3 ambarında taşınmış ve 1 nolu ambarda bulunan emtiada hasar olmayıp, 2 ve 3 nolu ambarda bulunan emtiada hasar meydana gelmiştir.
O halde, somut uyuşmazlıkta yükün taşınması sırasında, istiflemedeki kusur, kaptanın yükleme ve istiflemeye nezaret ve yolculuk esnasında da yükün muhafazası yükümlülüğünde bir ihmali bulunup bulunmadığı ve ayrıca yükün bulunduğu 3 ambardan sadece ikisinde hasar meydana gelmesi nedeni de araştırılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün temyiz eden davacılar R.. A.. ve E. Sigorta A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar R.. A.. vekili ve E.Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada M/V L.Gemisi […] Srl'ye […] Gemi Hizmetleri ve A. A.Ş'den alınarak asıl davada davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden R.. A.. ve Ergo Sigorta A.Ş'ye iadesine, 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101765600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz