6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hizmet kusuru

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6508 E. 2010/12792 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet kusuru hapis hakkı yediemin halefiyet kasko sigortası bedelsizlik sebepsiz zenginleşme haksız fiil sigorta poliçesi kusur eksik inceleme teslim i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: BK · TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, halefiyet yoluyla araç maliki olan sigorta şirketinin talebi dışında aracın emniyet birimlerince davalıya ait otoparka bırakıldığı, bu durumun mahkeme kararı bulunması nedeniyle yasal zorunluluktan doğduğu, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceği, davalının zararının davacının hukuka aykırı eylemi ya da haksız fiili sonucunda doğmadığı, aracın emniyet güçlerince el konulup davalının işlettiği otoparka bırakılmasının davacı yönünden bir sebepsiz zenginleşme oluşturmayacağı, araç malikini davalıya karşı otopark ücretini ödemekle yükümlü kılan bir hukuki bağ bulunmadığından bu ücretten sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu aracın davacı ... şirketine ait olduğunun tespitine, davalıya otopark ücretinden dolayı herhangi bir borçlarının bulunmadığının tespitine, aracın davacı tarafa teslimine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı aracın çalınmasından sonra sigortalıya ödeme yapılıp TTK’nun 1301. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olunduğu iddia olunarak daha sonradan kolluk kuvvetlerince bulunup davalının otoparkına yediemin olarak bırakılan aracın mülkiyetinin davacı ... şirketine ait olduğunun tespiti, davalıya otopark borcu bulunmadığının tespiti ile aracın bedelsiz olarak davacıya teslimi istemlerine ilişkindir. Davacı nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınmış olan araç çalındıktan sonra kolluk kuvvetlerince bulunarak davalıya ait otoparka yediemin sıfatıyla teslim edilmiştir. Yanlar arasında bir sözleşmenin bulunmadığı çekişmesizdir. Söz konusu araca ilişkin olarak verilen mahkeme kararına istinaden davalının gerçekleştirdiği faaliyet (yediemin) karşılığında ücrete hak kazanacağı kuşkusuz olup, söz konusu saklama hizmetinden neticeden davacının yararlanıp yararlanmadığının, davacının ödeme yapması durumunda bu ödeme ve tutarının artmasında idarenin hizmet kusuru iddiası varsa bunu davalıya karşı öne sürüp süremeyeceğinin, davalının BK.’nun 476/son maddesine göre eşya üzerinde hapis hakkı kullanıp kullanamayacağının, bir başka ifadeyle aracı davacıya teslimden kaçınıp kaçınamayacağının karar yerinde tartışılmamış olması eksik inceleme ve değerlendirme olup doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Hizmet kusuru

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3630 E. 2011/4285 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3031 E. 2013/18322 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4391 E. 2013/3376 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8361 E. 2012/15590 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/6508 E.  ,  2010/12792 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.02.2009 tarih ve 2008/227-2009/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 17.05.2005 tarihinde park edildiği yerden çalındığını, aracın bulunamadığına dair Emniyet Genel Müdürlüğü’nün cevabi yazısına göre müvekkili tarafından araç bedeli olan 33.000,00 TL’nin sigortalısına ödediğini, aracın bulunması halinde TTK’nun 1301. maddesi uyarınca müvekkili şirketin sigortalının halefi olduğunu, polis kayıtlarına göre çalıntı kaydı konan aracın 27.06.2005 tarihinde motor şasi numarası change edilmiş olarak bulunduğunu, aynı tarihte mahkeme kararına dayalı olarak davalıya ait otoparka çekildiğini, bundan haberdar olunması üzerine aracın tesliminin istendiğini, ancak davalı otopark sahibi tarafından birikmiş otopark ücreti talep edildiğini ileri sürerek, aracın mülkiyetinin müvekkili şirkete ait olduğunun ve davalıya müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığının tespitine, aracın bedelsiz olarak müvekkiline teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, aracın malikinin de davalı olarak gösterilmesi gerektiğini, müvekkilinin özel yediemin deposu olduğunu, teslim edilen araçların fatura karşılığında resmi mercilerin teslimi sırasında belirlediği ücretini almakta olduğunu, sigortalıya ödemenin yapıldığı ve aracın teslim edildiği 26.12.2006 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, halefiyet yoluyla araç maliki olan sigorta şirketinin talebi dışında aracın emniyet birimlerince davalıya ait otoparka bırakıldığı, bu durumun mahkeme kararı bulunması nedeniyle yasal zorunluluktan doğduğu, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceği, davalının zararının davacının hukuka aykırı eylemi ya da haksız fiili sonucunda doğmadığı, aracın emniyet güçlerince el konulup davalının işlettiği otoparka bırakılmasının davacı yönünden bir sebepsiz zenginleşme oluşturmayacağı, araç malikini davalıya karşı otopark ücretini ödemekle yükümlü kılan bir hukuki bağ bulunmadığından bu ücretten sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu aracın davacı ...

şirketine ait olduğunun tespitine, davalıya otopark ücretinden dolayı herhangi bir borçlarının bulunmadığının tespitine, aracın davacı tarafa teslimine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı aracın çalınmasından sonra sigortalıya ödeme yapılıp TTK’nun 1301. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olunduğu iddia olunarak daha sonradan kolluk kuvvetlerince bulunup davalının otoparkına yediemin olarak bırakılan aracın mülkiyetinin davacı ... şirketine ait olduğunun tespiti, davalıya otopark borcu bulunmadığının tespiti ile aracın bedelsiz olarak davacıya teslimi istemlerine ilişkindir. Davacı nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınmış olan araç çalındıktan sonra kolluk kuvvetlerince bulunarak davalıya ait otoparka yediemin sıfatıyla teslim edilmiştir. Yanlar arasında bir sözleşmenin bulunmadığı çekişmesizdir.

Söz konusu araca ilişkin olarak verilen mahkeme kararına istinaden davalının gerçekleştirdiği faaliyet (yediemin) karşılığında ücrete hak kazanacağı kuşkusuz olup, söz konusu saklama hizmetinden neticeden davacının yararlanıp yararlanmadığının, davacının ödeme yapması durumunda bu ödeme ve tutarının artmasında idarenin hizmet kusuru iddiası varsa bunu davalıya karşı öne sürüp süremeyeceğinin, davalının BK.’nun 476/son maddesine göre eşya üzerinde hapis hakkı kullanıp kullanamayacağının, bir başka ifadeyle aracı davacıya teslimden kaçınıp kaçınamayacağının karar yerinde tartışılmamış olması eksik inceleme ve değerlendirme olup doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046368200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.