Çek İstirdatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1920 E. 2013/20927 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebligat usulsüzlüğü↗ hukuki dinlenilme hakkı↗ savunma hakkının kısıtlanması↗ delillerin toplanmaması↗ usulüne uygun tebliğ↗ savunma hakkı↗ kısıtlılık↗ ciro↗ bono↗ istirdat↗ feragat↗ tebligat↗ geçersizlik↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre; davacı şirket adına tahsil etmek üzere avukatlık bürosuna tevdi edilen emre muharrer senetlerin, avukatlık bürosunda sigortalı olarak çalışan avukat ... tarafından dosyasından alınarak ciro yoluyla daha önceden tanıdığı davalılar ... ve ...'a devredildiği gerekçesiyle, dava konusu üç adet 20.000,00 TL bedelli bononun bedelinin ... ve ...'tan temerrüt faiziyle birlikte alınarak davacıya ödenmesine (istirdadına), davalı ... hakkındaki davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, bono bedelinin istirdatı istemine ilişkin olup davalı ... vekili, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, yargılamanın müvekkilinin yokluğunda sonuçlandırılarak, müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür. 1982 Anayasasının 36., HUMK'nun 73., 6100 sayılı HMK'nun 27. maddeleri hükümleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, hukuki dinlenilme hakkı nazara alınmadan karar verilemeyecektir. 7201 sayılı Tebligat Kanunun 21., Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30., yürürlükten kaldırılan Tebligat Tüzüğünün ise 28. maddesi hükümlerine göre de, kendisine tebligat yapılacak kimse veya muhatap adına tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. Muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davalı ... adına çıkartılan dava dilekçesi tebligatında “muhatabın tevziat saatlerinde bulunmaması sebebiyle, tebligatla ilgili evrakın mahalle muhtarlığına imza mukabili teslim edildiği, keyfiyeti bildiren ihbarnamenin adresin kapısına asıldığı, durumu muhataba haber vermesi için en yakın komşusu ...'ya haber bırakıldığı” yazılı bulunsa da mazbatada yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalının adreste bulunmama sebebinin araştırıldığına dair bir kaydın bulunmadığı, buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmadığı, imzadan çekinilmesi halinde bu durumun yazılarak tebligat memurunca imzalanmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, adı geçen davalıya yapılan tebligatın usulsüz olduğunun ve davalının savunma hakkının kısıtlandığının kabulüyle mahkemece davalı tarafın savunması yönündeki delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken geçersiz tebliğe rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17595 E. 2013/10936 K.
Ortak:tebligat usulsüzlüğü · savunma hakkının kısıtlanması · delillerin toplanmaması · savunma hakkı · kısıtlılık · tebligat · dava sebebi · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaBu durumda, adı geçen davalıya yapılan «tebligatın usulsüz» olduğunun ve davalının «savunma hakkının kısıtlandığının» kabulüyle mahkemece davalı tarafın savunması yönündeki «delilleri toplanarak» sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «geçersiz» tebliğe rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Dava, «bono» bedelinin «istirdatı» istemine ilişkin olup davalı ... vekili, dava dilekçesinin «usulüne uygun tebliğ» edilmediğini, yargılamanın müvekkilinin yokluğunda sonuçlandırılarak, müvekkilinin «savunma hakkının kısıtlandığını» ileri sürmüştür.
Somut uyuşmazlıkta davalı ... adına çıkartılan dava dilekçesi «tebligatında» “muhatabın tevziat saatlerinde bulunmaması sebebiyle, tebligatla ilgili evrakın mahalle muhtarlığına imza mukabili «teslim» edildiği, keyfiyeti bildiren ihbarnamenin adresin kapısına asıldığı, durumu muhataba haber vermesi için en yakın komşusu ...'ya haber bırakıldığı” yazılı bulunsa da mazbatada yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırıldığına dair bir «kaydın» bulunmadığı, buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmadığı, imzadan çekinilmesi halinde bu durumun yazılarak tebligat memurunca imzalanmadığı anl …
Benzer bu karardaBu durumda, davalıya yapılan «tebligatların usulsüz» olduğunun ve davalının «savunma hakkının kısıtlandığının» kabulü gerekir.
Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
O halde, davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, adreste bulunmama nedeniyle tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesi için en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirilmemesi karşısında dava dilekçesinin davalıya usulünce tebliğ edilmediği ve «tebligatın» Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca da yapılmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet görevinin kötüye kullanılması · tahkikat · şirket müdürü · ihbar
Benzer bu kararda… e "evin parasının şirket hesabındaki paranın kendi hesabına yatırıldığını, ardından davaya konu dairenin bu para ile alındığını" ifade ettiği, evin alındığı tarihte «şirket müdürü» olduğu, taşınmazı alırken sözleşmeyi şirket adına aktetmediği ancak parasını şirket kaynaklarından ödediği, bunun «vekalet görevinin kötüye kullanılması» anlamına geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazın tapu «kaydının» iptali ile davacı şirket adına tesciline karar verilmiştir.
Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6889 E. 2013/6383 K.
Ortak:usulüne uygun tebliğ · tebligat · dava sebebi · teslim
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta davalı ... adına çıkartılan dava dilekçesi «tebligatında» “muhatabın tevziat saatlerinde bulunmaması sebebiyle, tebligatla ilgili evrakın mahalle muhtarlığına imza mukabili «teslim» edildiği, keyfiyeti bildiren ihbarnamenin adresin kapısına asıldığı, durumu muhataba haber vermesi için en yakın komşusu ...'ya haber bırakıldığı” yazılı bulunsa da mazbatada yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırıldığına dair bir «kaydın» bulunmadığı, buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmadığı, imzadan çekinilmesi halinde bu durumun yazılarak tebligat memurunca imzalanmadığı anl …
… Tebligat Kanunun 21., Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30., yürürlükten kaldırılan Tebligat Tüzüğünün ise 28. maddesi hükümlerine göre de, kendisine «tebligat» yapılacak kimse veya muhatap adına tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde «teslim» eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şah …
1- Dava, «bono» bedelinin «istirdatı» istemine ilişkin olup davalı ... vekili, dava dilekçesinin «usulüne uygun tebliğ» edilmediğini, yargılamanın müvekkilinin yokluğunda sonuçlandırılarak, müvekkilinin «savunma hakkının kısıtlandığını» ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaAncak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
Davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, haber verilen güvenlik «görevlisinin» isim ve imzasının tebliğ tutağında bulunmaması karşısında dava dilekçesinin davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğinin kabulü mümkün değildir.
1- Mahkemenin gerekçeli kararı davalı şirketin «tebligat» adresine Tebligat Kanunu’nun 21'inci maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahkikat · ihbar · ıslah · görevli mahkeme
Benzer bu karardaAncak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ...'nın 434. maddesinde düzenlenen feshe hükmedilmesini gerektiren fiili şartların oluştuğu, şirketin maksadını gerçekleştirmesinin ve «ıslahının» mümkün olmadığı, şirketin sermayesinin tamamen karşılıksız kaldığı, sözleşmede belirtilen amaç ve konusunun gerçekleşmesinin veya yeniden oluşmasının imkansız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, haber verilen güvenlik «görevlisinin» isim ve imzasının tebliğ tutağında bulunmaması karşısında dava dilekçesinin davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğinin kabulü mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5336 E. 2020/3796 K.
Ortak:feragat · tebligat · dava sebebi · teslim
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta davalı ... adına çıkartılan dava dilekçesi «tebligatında» “muhatabın tevziat saatlerinde bulunmaması sebebiyle, tebligatla ilgili evrakın mahalle muhtarlığına imza mukabili «teslim» edildiği, keyfiyeti bildiren ihbarnamenin adresin kapısına asıldığı, durumu muhataba haber vermesi için en yakın komşusu ...'ya haber bırakıldığı” yazılı bulunsa da mazbatada yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırıldığına dair bir «kaydın» bulunmadığı, buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmadığı, imzadan çekinilmesi halinde bu durumun yazılarak tebligat memurunca imzalanmadığı anl …
… Tebligat Kanunun 21., Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30., yürürlükten kaldırılan Tebligat Tüzüğünün ise 28. maddesi hükümlerine göre de, kendisine «tebligat» yapılacak kimse veya muhatap adına tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde «teslim» eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şah …
… tahsil etmek üzere avukatlık bürosuna tevdi edilen emre muharrer senetlerin, avukatlık bürosunda sigortalı olarak çalışan avukat ... tarafından dosyasından alınarak «ciro» yoluyla daha önceden tanıdığı davalılar ... ve ...'a devredildiği gerekçesiyle, dava konusu üç adet 20.000,00 TL bedelli «bononun» bedelinin ... ve ...'tan «temerrüt» faiziyle birlikte alınarak davacıya ödenmesine («istirdadına»), davalı ... hakkındaki davanın «feragat» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… un reddine karar verilmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında; “Kendisine «tebligat» yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde «teslim» eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama hâlinde tebliğ olunacak şah …
… murunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesinin birinci fıkrasında; “Adres kayıt sistemindeki «yerleşim yeri» adresine meşruhat verilerek çıkarılan «tebligatlar» hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazı …
Hukuk Dairesi’nce, hisselerin dava sırasında 3. kişiye devredilerek dava konusuz kaldığından ve söz konusu hak üzerinde tarafların «tasarruf yetkisi» bulunmadığından «ortaklıktan çıkarılmaya» ilişkin davada haklı veya haksız olma durumunun kalmadığı, buna göre «yargılama giderleri» konusunda karar verilmesine olanak bulunmadığı, «maddi tazminat» davasının «belirsiz alacak davası» olarak 10.000,00 TL bedel gösterilmek suretiyle açıldığı, tarafların haricen anlaştığı ve harici anlaşmayı «protokol» haline getirmediği, duruşmada mahkemeden talepleri ile ilgili olarak haricen «sulh» olduklarını ve söz konusu taleplerle ilgili davanın konusunun kalmadığını belirterek karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesini istedikleri, dava değerinin belirlenmesi taraflara ait olduğundan ve HMK'nın 107/2. maddesine göre belirsiz alacak davalarında dava değerinin belirlenebilir olduğu anda dava değerinin arttırılması davacıya bırakıldığından mahkemece bu hususta yapılabilecek bir işlem bulunmadığı, davacının maddi tazminat davasında dava değerini belirleyerek buna göre «harç» ikmalinde bulunmadığı için dava değeri üzerinden «vekalet ücretine» hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, manevi tazminat davasının davalının onayı ile davacı tarafça geri alındığı, davalı vekilinin bu dava ile ilgili vekalet ücreti talebinden «feragat» ettiğine ilişkin bir beyanının bulunmadığı, HMK'nın 332/1. maddesine göre «yargılama giderlerine» mahkemece resen hükmedileceğinden bu dava ile ilgili davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · belirsiz alacak davası · yerleşim yeri · ortaklıktan çıkarılma · tebliğ tarihi · tahkikat · davanın konusu · tazminat davası
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, taraf vekillerinin beyanları nedeniyle «ortaklıktan çıkarılma» ve «maddi tazminat davalarının konusu» kalmadığından davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», manevi tazminat istemli olarak açılan dava geri alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hukuk Dairesi’nce, hisselerin dava sırasında 3. kişiye devredilerek dava konusuz kaldığından ve söz konusu hak üzerinde tarafların «tasarruf yetkisi» bulunmadığından «ortaklıktan çıkarılmaya» ilişkin davada haklı veya haksız olma durumunun kalmadığı, buna göre «yargılama giderleri» konusunda karar verilmesine olanak bulunmadığı, «maddi tazminat» davasının «belirsiz alacak davası» olarak 10.000,00 TL bedel gösterilmek suretiyle açıldığı, tarafların haricen anlaştığı ve harici anlaşmayı «protokol» haline getirmediği, duruşmada mahkemeden talepleri ile ilgili olarak haricen «sulh» olduklarını ve söz konusu taleplerle ilgili davanın konusunun kalmadığını belirterek karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesini istedikleri, dava değerinin belirlenmesi taraflara ait olduğundan ve HMK'nın 107/2. maddesine göre belirsiz alacak davalarında dava değerinin belirlenebilir olduğu anda dava değerinin arttırılması davacıya bırakıldığından mahkemece bu hususta yapılabilecek bir işlem bulunmadığı, davacının maddi tazminat davasında dava değerini belirleyerek buna göre «harç» ikmalinde bulunmadığı için dava değeri üzerinden «vekalet ücretine» hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, manevi tazminat davasının davalının onayı ile davacı tarafça geri alındığı, davalı vekilinin bu dava ile ilgili vekalet ücreti talebinden «feragat» ettiğine ilişkin bir beyanının bulunmadığı, HMK'nın 332/1. maddesine göre «yargılama giderlerine» mahkemece resen hükmedileceğinden bu dava ile ilgili davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili …
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, «tebliğ tarihi» sayılır.” hükmü yer almaktadır.
… murunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesinin birinci fıkrasında; “Adres kayıt sistemindeki «yerleşim yeri» adresine meşruhat verilerek çıkarılan «tebligatlar» hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazı …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2597 E. 2013/10714 K.
Ortak:usulüne uygun tebliğ · tebligat · dava sebebi · teslim
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta davalı ... adına çıkartılan dava dilekçesi «tebligatında» “muhatabın tevziat saatlerinde bulunmaması sebebiyle, tebligatla ilgili evrakın mahalle muhtarlığına imza mukabili «teslim» edildiği, keyfiyeti bildiren ihbarnamenin adresin kapısına asıldığı, durumu muhataba haber vermesi için en yakın komşusu ...'ya haber bırakıldığı” yazılı bulunsa da mazbatada yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırıldığına dair bir «kaydın» bulunmadığı, buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmadığı, imzadan çekinilmesi halinde bu durumun yazılarak tebligat memurunca imzalanmadığı anl …
… Tebligat Kanunun 21., Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30., yürürlükten kaldırılan Tebligat Tüzüğünün ise 28. maddesi hükümlerine göre de, kendisine «tebligat» yapılacak kimse veya muhatap adına tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde «teslim» eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şah …
1- Dava, «bono» bedelinin «istirdatı» istemine ilişkin olup davalı ... vekili, dava dilekçesinin «usulüne uygun tebliğ» edilmediğini, yargılamanın müvekkilinin yokluğunda sonuçlandırılarak, müvekkilinin «savunma hakkının kısıtlandığını» ileri sürmüştür.
Benzer bu kararda7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi, "Kendisine «tebligat» yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde «teslim» eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şah …
Muhatabın adreste bulunmama halinde «tebligat» memurunun ne şekilde davranacağı Tüzüğün 28. maddesinde yazılıdır.
Buna göre, muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa tebliğ memurunun adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından «tahkik» ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalaması, imzadan çekinmeleri halinde de durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · tebliğ tarihi · tahkikat · ticari defter · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 34. maddesi uyarınca davacı ... şirketinin «ticari defter» ve belgelerinin delil olarak kabul edileceğinin kararlaştırıldığı, defterlerin incelenmesinden davalı şirketin davacı ... şirketine 63.619.444.941 TL borçlu olduğunun tesbit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 63.619.44 TL’nın faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, «tebliğ tarihi» sayılır." hükmünü haiz olup, madde bu hali ile iki durumu birlikte düzenlemiştir.
Buna göre, muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa tebliğ memurunun adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından «tahkik» ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalaması, imzadan çekinmeleri halinde de durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir.
Burada Tüzüğün 28. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını «tahkik» etme görevi yüklemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1920 E. , 2013/20927 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.09.2012 tarih ve 2010/446-2012/275 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, keşidecisi Özbekler Hafriyat İnş. Tic. Ltd. Şti., lehtarı Özsa İnş. Haf. Gıda Tur. Tic. Ltd. Şti. olan 3 adet bononun, Özsa İnş. Haf. Gıda Tur. Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkili şirkete olan borcuna istinaden davacının avukatına teslim edildiğini, iş akdi görevi suistimal ve resmi ve özel evrakta sahtecilik, dolandırıcılık suçları nedeniyle feshedilmiş bulunan avukat ...'in bu senetleri dosyasından alarak, daha önceden tanıdığı ...'a teslim ettiğini, söz konusu emre muharrer senetlerin davalılarda olduğunu, senetlerin rıza hilafına üçüncü kişilerin eline geçmesi sonucunda iş bu emre muharrer senetlerin iptali için dava açıldığını, söz konusu davada senetlerin ödemeden men edilmesine ve bu konuda keşideciye muhtıra gönderilmesine karar verildiğini ileri sürerek, dava konusu emre muharrer senetlerin davalılardan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında, davalılardan ...'a yönelik davadan feragat edilmiş senet bedellerinin davada taraf olmayan Özsa İnş. Ltd, Şti. tarafından dava konusu senetlere istinaden davalılar tarafından başlatılan icra takipleri sonrasında ödendiği ileri sürerek, toplam 20.000,00 TL bedelli üç senet için ödenen bedelin temerrüt faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'tan istirdadına karar verilmesi istenilmiştir.
Davalılar, yargılamaya katılmamış, davaya cevaplarını bildirmemişlerdir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; davacı şirket adına tahsil etmek üzere avukatlık bürosuna tevdi edilen emre muharrer senetlerin, avukatlık bürosunda sigortalı olarak çalışan avukat ... tarafından dosyasından alınarak ciro yoluyla daha önceden tanıdığı davalılar ... ve ...'a devredildiği gerekçesiyle, dava konusu üç adet 20.000,00 TL bedelli bononun bedelinin ... ve ...'tan temerrüt faiziyle birlikte alınarak davacıya ödenmesine (istirdadına), davalı ... hakkındaki davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, bono bedelinin istirdatı istemine ilişkin olup davalı ... vekili, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, yargılamanın müvekkilinin yokluğunda sonuçlandırılarak, müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür. 1982 Anayasasının 36., HUMK'nun 73., 6100 sayılı HMK'nun 27. maddeleri hükümleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, hukuki dinlenilme hakkı nazara alınmadan karar verilemeyecektir. 7201 sayılı Tebligat Kanunun 21., Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30., yürürlükten kaldırılan Tebligat Tüzüğünün ise 28. maddesi hükümlerine göre de, kendisine tebligat yapılacak kimse veya muhatap adına tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir.
Muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davalı ... adına çıkartılan dava dilekçesi tebligatında “muhatabın tevziat saatlerinde bulunmaması sebebiyle, tebligatla ilgili evrakın mahalle muhtarlığına imza mukabili teslim edildiği, keyfiyeti bildiren ihbarnamenin adresin kapısına asıldığı, durumu muhataba haber vermesi için en yakın komşusu ...'ya haber bırakıldığı” yazılı bulunsa da mazbatada yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalının adreste bulunmama sebebinin araştırıldığına dair bir kaydın bulunmadığı, buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmadığı, imzadan çekinilmesi halinde bu durumun yazılarak tebligat memurunca imzalanmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, adı geçen davalıya yapılan tebligatın usulsüz olduğunun ve davalının savunma hakkının kısıtlandığının kabulüyle mahkemece davalı tarafın savunması yönündeki delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken geçersiz tebliğe rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'dan iadesine, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046113000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz