Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6889 E. 2013/6383 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebligat kanunu m.35↗ tahkikat↗ usulüne uygun tebliğ↗ ihbar↗ tebligat↗ ıslah↗ dava sebebi↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ...'nın 434. maddesinde düzenlenen feshe hükmedilmesini gerektiren fiili şartların oluştuğu, şirketin maksadını gerçekleştirmesinin ve ıslahının mümkün olmadığı, şirketin sermayesinin tamamen karşılıksız kaldığı, sözleşmede belirtilen amaç ve konusunun gerçekleşmesinin veya yeniden oluşmasının imkansız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemenin gerekçeli kararı davalı şirketin tebligat adresine Tebligat Kanunu’nun 21'inci maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir. Tebliğe ilişkin mazbatadan, davalı adresinin kapalı olması nedeniyle 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca evrakın muhtara tebliğ edildiği, 2 numaralı haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı, en yakın komşusu/kapıcısı/yöneticisine haber verildiği anlaşılmaktadır. Ancak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir tebligattan söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. tahkik ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna teslim edilmesi, 2 numaralı ihbar fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir. O halde, davalının adreste bulunmama sebebinin araştırılmaması ve
buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, haber verilen en yakın komşu, kapıcı veya yöneticinin isim ve imzasının bulunmaması karşısında gerekçeli kararın davalıya usulünce tebliğ edilmediği ve bu durumda da temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerekir. Bu madde mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 30.03.2012 tarihli kararı doğru görülmemiş, bu kararın bozularak kaldırılmasına karar verilmiştir.
2- Esasa ilişkin incelemede ise, dava dilekçesi, davalı şirkete Tebligat Kanunu’nun 21'inci maddesi uyarınca tebliğ edilerek hüküm kurulmuştur. Tebliğe ilişkin mazbatadan, davalı adresinin kapalı olması nedeniyle 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca evrakın muhtara tebliğ edildiği, 2 numaralı haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı, güvenliğe haber verildiği anlaşılmaktadır. Davalının adreste bulunmama sebebinin araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, haber verilen güvenlik görevlisinin isim ve imzasının tebliğ tutağında bulunmaması karşısında dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiğinin kabulü mümkün değildir. Bu durum karşısında, dava dilekçesinin geçerli şekilde davalıya tebliği sağlanmadan ve taraf teşkili yapılmadan yazılı olduğu şekilde davanın esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17595 E. 2013/10936 K.
Ortak:tahkikat · ihbar · tebligat · dava sebebi · teslim
İncelediğiniz karardaAncak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
1- Mahkemenin gerekçeli kararı davalı şirketin «tebligat» adresine Tebligat Kanunu’nun 21'inci maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir.
O halde, davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, haber verilen en yakın komşu, kapıcı veya yöneticinin isim ve imzasının bulunmaması karşısında gerekçeli kararın davalıya usulünce tebliğ edilmediği ve bu durumda da temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaTebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
O halde, davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, adreste bulunmama nedeniyle tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesi için en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirilmemesi karşısında dava dilekçesinin davalıya usulünce tebliğ edilmediği ve «tebligatın» Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca da yapılmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davalıya yapılan «tebligatların usulsüz» olduğunun ve davalının «savunma hakkının kısıtlandığının» kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet görevinin kötüye kullanılması · tebligat usulsüzlüğü · savunma hakkının kısıtlanması · delillerin toplanmaması · savunma hakkı · kısıtlılık · şirket müdürü · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaBu durumda, davalıya yapılan «tebligatların usulsüz» olduğunun ve davalının «savunma hakkının kısıtlandığının» kabulü gerekir.
… e "evin parasının şirket hesabındaki paranın kendi hesabına yatırıldığını, ardından davaya konu dairenin bu para ile alındığını" ifade ettiği, evin alındığı tarihte «şirket müdürü» olduğu, taşınmazı alırken sözleşmeyi şirket adına aktetmediği ancak parasını şirket kaynaklarından ödediği, bunun «vekalet görevinin kötüye kullanılması» anlamına geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazın tapu «kaydının» iptali ile davacı şirket adına tesciline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davalı tarafın savunması yönündeki «delilleri toplanarak» sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15640 E. 2012/5606 K.
Ortak:tahkikat · ihbar · tebligat · dava sebebi · teslim
İncelediğiniz karardaAncak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
1- Mahkemenin gerekçeli kararı davalı şirketin «tebligat» adresine Tebligat Kanunu’nun 21'inci maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir.
O halde, davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, haber verilen en yakın komşu, kapıcı veya yöneticinin isim ve imzasının bulunmaması karşısında gerekçeli kararın davalıya usulünce tebliğ edilmediği ve bu durumda da temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaAncak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
O halde, davacının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması karşısında, duruşma gününün davacıya usulünce tebliğ edilmediği ve bu durumda da dava dosyasının «işlemden kaldırılmasının» mümkün bulunmadığı anlaşıldığından hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · takipsizlik kararı · bozma sonrası karar · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaMahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılama sırasında davanın «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Taraflarca «takipsiz» bırakılması nedeniyle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilebilmesi öncelikle tarafların usulüne uygun biçimde oturuma çağrılmaları şartına bağlıdır.
Usulüne uygun çağrıda bulunulmadığı takdirde «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilemez.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın bozulması sonrasında yapılan yargılama sonucunda, davanın taraflarca takip edilmemesi nedeniyle HUMK'un 409. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/471 E. 2010/12459 K.
Ortak:tahkikat · usulüne uygun tebliğ · ihbar · tebligat · dava sebebi · teslim
İncelediğiniz karardaAncak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
Davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, haber verilen güvenlik «görevlisinin» isim ve imzasının tebliğ tutağında bulunmaması karşısında dava dilekçesinin davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğinin kabulü mümkün değildir.
1- Mahkemenin gerekçeli kararı davalı şirketin «tebligat» adresine Tebligat Kanunu’nun 21'inci maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir.
Benzer bu karardaMaddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» etmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
Uyuşmazlık konusu olayda davalıya duruşma gününü bildirir «tebligat» parçasının incelenmesinde adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmadığı ve bu duruma ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmadığı anlaşılmaktadır.
Anılan yasal düzenlemede muhatabın adreste geçici bulunmama halinde «tebligatın» nasıl yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta poliçesi
Benzer bu kararda1-Dava, emtia taşıma «sigorta poliçesine» dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14350 E. 2012/4724 K.
Ortak:tahkikat · usulüne uygun tebliğ · ihbar · tebligat · ıslah · dava sebebi · teslim
İncelediğiniz karardaAncak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
Davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, haber verilen güvenlik «görevlisinin» isim ve imzasının tebliğ tutağında bulunmaması karşısında dava dilekçesinin davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğinin kabulü mümkün değildir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ...'nın 434. maddesinde düzenlenen feshe hükmedilmesini gerektiren fiili şartların oluştuğu, şirketin maksadını gerçekleştirmesinin ve «ıslahının» mümkün olmadığı, şirketin sermayesinin tamamen karşılıksız kaldığı, sözleşmede belirtilen amaç ve konusunun gerçekleşmesinin veya yeniden oluşmasının imkansız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… 12.1993 tarih,18/778-876 sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Tebligat Kanunu’nun 21 ve Tebligat Tüzüğü’nün 28 nci maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar v.s.'den «tahkik» ederek, beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakını, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» etmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
Dava dilekçesi, «yenileme» istemi ve «ıslah» dilekçesi davalı ...’a Tebligat Kanunu’nun 21 nci maddesi uyarınca tebliğ edilerek hüküm kurulmuştur.
Anılan kanuni düzenlemede, muhatabın adreste geçici bulunmama halinde, «tebligatın» nasıl yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · taşıma sözleşmesi · yenileme · feragat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... hakkındaki «davadan feragat» edildiği, diğer davalıların zarardan sorumlu olduğu, zararın belirlendiği gerekçesiyle, bu davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, «yenileme» istemi ve «ıslah» dilekçesi davalı ...’a Tebligat Kanunu’nun 21 nci maddesi uyarınca tebliğ edilerek hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1920 E. 2013/20927 K.
Ortak:usulüne uygun tebliğ · tebligat · dava sebebi · teslim
İncelediğiniz karardaAncak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
Davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, haber verilen güvenlik «görevlisinin» isim ve imzasının tebliğ tutağında bulunmaması karşısında dava dilekçesinin davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğinin kabulü mümkün değildir.
1- Mahkemenin gerekçeli kararı davalı şirketin «tebligat» adresine Tebligat Kanunu’nun 21'inci maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davalı ... adına çıkartılan dava dilekçesi «tebligatında» “muhatabın tevziat saatlerinde bulunmaması sebebiyle, tebligatla ilgili evrakın mahalle muhtarlığına imza mukabili «teslim» edildiği, keyfiyeti bildiren ihbarnamenin adresin kapısına asıldığı, durumu muhataba haber vermesi için en yakın komşusu ...'ya haber bırakıldığı” yazılı bulunsa da mazbatada yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırıldığına dair bir «kaydın» bulunmadığı, buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmadığı, imzadan çekinilmesi halinde bu durumun yazılarak tebligat memurunca imzalanmadığı anl …
… Tebligat Kanunun 21., Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30., yürürlükten kaldırılan Tebligat Tüzüğünün ise 28. maddesi hükümlerine göre de, kendisine «tebligat» yapılacak kimse veya muhatap adına tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde «teslim» eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şah …
1- Dava, «bono» bedelinin «istirdatı» istemine ilişkin olup davalı ... vekili, dava dilekçesinin «usulüne uygun tebliğ» edilmediğini, yargılamanın müvekkilinin yokluğunda sonuçlandırılarak, müvekkilinin «savunma hakkının kısıtlandığını» ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat usulsüzlüğü · hukuki dinlenilme hakkı · savunma hakkının kısıtlanması · delillerin toplanmaması · savunma hakkı · kısıtlılık · ciro · bono
Benzer bu karardaBu durumda, adı geçen davalıya yapılan «tebligatın usulsüz» olduğunun ve davalının «savunma hakkının kısıtlandığının» kabulüyle mahkemece davalı tarafın savunması yönündeki «delilleri toplanarak» sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «geçersiz» tebliğe rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Dava, «bono» bedelinin «istirdatı» istemine ilişkin olup davalı ... vekili, dava dilekçesinin «usulüne uygun tebliğ» edilmediğini, yargılamanın müvekkilinin yokluğunda sonuçlandırılarak, müvekkilinin «savunma hakkının kısıtlandığını» ileri sürmüştür.
… tahsil etmek üzere avukatlık bürosuna tevdi edilen emre muharrer senetlerin, avukatlık bürosunda sigortalı olarak çalışan avukat ... tarafından dosyasından alınarak «ciro» yoluyla daha önceden tanıdığı davalılar ... ve ...'a devredildiği gerekçesiyle, dava konusu üç adet 20.000,00 TL bedelli «bononun» bedelinin ... ve ...'tan «temerrüt» faiziyle birlikte alınarak davacıya ödenmesine («istirdadına»), davalı ... hakkındaki davanın «feragat» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
1982 Anayasasının 36., HUMK'nun 73., 6100 sayılı HMK'nun 27. maddeleri hükümleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, «hukuki dinlenilme hakkı» nazara alınmadan karar verilemeyecektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/6889 E. , 2013/6383 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.03.2011 tarih ve 2009/300-2011/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olup, müşterek imza ile yetkili başkanı olduğunu, şirket aleyhine onlarca icra takibi yapıldığını, şirketin borçlarını ödeyemez bir hale geldiğini, şirketin mali durumunun onarılamayacak düzeyde bozulduğunu, şirket maksadının imkansızlaştığını, şirketin fiilen iflas ettiğini, şirketin feshi ile tasfiyesini ve tasfiye memuru atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ...'nın 434. maddesinde düzenlenen feshe hükmedilmesini gerektiren fiili şartların oluştuğu, şirketin maksadını gerçekleştirmesinin ve ıslahının mümkün olmadığı, şirketin sermayesinin tamamen karşılıksız kaldığı, sözleşmede belirtilen amaç ve konusunun gerçekleşmesinin veya yeniden oluşmasının imkansız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemenin gerekçeli kararı davalı şirketin tebligat adresine Tebligat Kanunu’nun 21'inci maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir. Tebliğe ilişkin mazbatadan, davalı adresinin kapalı olması nedeniyle 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca evrakın muhtara tebliğ edildiği, 2 numaralı haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı, en yakın komşusu/kapıcısı/yöneticisine haber verildiği anlaşılmaktadır. Ancak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir tebligattan söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs.
tahkik ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna teslim edilmesi, 2 numaralı ihbar fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir. O halde, davalının adreste bulunmama sebebinin araştırılmaması ve
buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, haber verilen en yakın komşu, kapıcı veya yöneticinin isim ve imzasının bulunmaması karşısında gerekçeli kararın davalıya usulünce tebliğ edilmediği ve bu durumda da temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerekir. Bu madde mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 30.03.2012 tarihli kararı doğru görülmemiş, bu kararın bozularak kaldırılmasına karar verilmiştir.
2- Esasa ilişkin incelemede ise, dava dilekçesi, davalı şirkete Tebligat Kanunu’nun 21'inci maddesi uyarınca tebliğ edilerek hüküm kurulmuştur. Tebliğe ilişkin mazbatadan, davalı adresinin kapalı olması nedeniyle 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca evrakın muhtara tebliğ edildiği, 2 numaralı haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı, güvenliğe haber verildiği anlaşılmaktadır. Davalının adreste bulunmama sebebinin araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, haber verilen güvenlik görevlisinin isim ve imzasının tebliğ tutağında bulunmaması karşısında dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiğinin kabulü mümkün değildir. Bu durum karşısında, dava dilekçesinin geçerli şekilde davalıya tebliği sağlanmadan ve taraf teşkili yapılmadan yazılı olduğu şekilde davanın esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448316500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz