Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2597 E. 2013/10714 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava dilekçesinin tebliği↗ tebliğ tarihi↗ tebligat kanunu m.35↗ tahkikat↗ usulüne uygun tebliğ↗ ticari defter↗ tebligat↗ dava sebebi↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 34. maddesi uyarınca davacı ... şirketinin ticari defter ve belgelerinin delil olarak kabul edileceğinin kararlaştırıldığı, defterlerin incelenmesinden davalı şirketin davacı ... şirketine 63.619.444.941 TL borçlu olduğunun tesbit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 63.619.44 TL’nın faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ..., ... ve ... ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dilekçesi kararı temyiz eden davalılar ..., ... ve ...’ya 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya
ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükmünü haiz olup, madde bu hali ile iki durumu birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki adreste bulunmama, diğeri ise tebellüğden imtinadır. Muhatabın adreste bulunmama halinde tebligat memurunun ne şekilde davranacağı Tüzüğün 28. maddesinde yazılıdır. Buna göre, muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalaması, imzadan çekinmeleri halinde de durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir.
Burada Tüzüğün 28. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını tahkik etme görevi yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru tahkik etmekle kalmayıp bunu tevsike yönelik yaptığı tahkikatın sonucunu tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı hakim tarafından denetlenebilir. Muhatabın tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte kısa yada uzun süreli adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ancak, maddede sayılan işlemlere geçilecektir. Somut olayda kararı temyiz eden davalıların adreste bulunmadığı tebligattan açıkça anlaşılmaktadır. Adreste bulunmama nedeni açıklanmadığı gibi komşuya sorulup beyanın alındığı hususu adı geçenin imzası alınmadığından denetime olanak vermemektedir. Bu durumda tebliğ memurunun yukarıda açıklanan ilkelere riayet etmeden Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yaptığı tebligat usulüne uygun bir tebliğ işlemi olarak değerlendirilemez.
O halde mahkemece davalılar ..., ... ve ...’ya yeniden dava dilekçesi tebliğ ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalılar ..., ... ve ...’nın sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5336 E. 2020/3796 K.
Ortak:tebliğ tarihi · tahkikat · tebligat · dava sebebi · teslim
İncelediğiniz kararda7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi, "Kendisine «tebligat» yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde «teslim» eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şah …
Buna göre, muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa tebliğ memurunun adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından «tahkik» ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalaması, imzadan çekinmeleri halinde de durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, «tebliğ tarihi» sayılır." hükmünü haiz olup, madde bu hali ile iki durumu birlikte düzenlemiştir.
Benzer bu kararda… un reddine karar verilmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında; “Kendisine «tebligat» yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde «teslim» eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama hâlinde tebliğ olunacak şah …
… murunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesinin birinci fıkrasında; “Adres kayıt sistemindeki «yerleşim yeri» adresine meşruhat verilerek çıkarılan «tebligatlar» hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazı …
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, «tebliğ tarihi» sayılır.” hükmü yer almaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · belirsiz alacak davası · yerleşim yeri · ortaklıktan çıkarılma · davanın konusu · tazminat davası · yargılama giderleri · alacak davası
Benzer bu karardaHukuk Dairesi’nce, hisselerin dava sırasında 3. kişiye devredilerek dava konusuz kaldığından ve söz konusu hak üzerinde tarafların «tasarruf yetkisi» bulunmadığından «ortaklıktan çıkarılmaya» ilişkin davada haklı veya haksız olma durumunun kalmadığı, buna göre «yargılama giderleri» konusunda karar verilmesine olanak bulunmadığı, «maddi tazminat» davasının «belirsiz alacak davası» olarak 10.000,00 TL bedel gösterilmek suretiyle açıldığı, tarafların haricen anlaştığı ve harici anlaşmayı «protokol» haline getirmediği, duruşmada mahkemeden talepleri ile ilgili olarak haricen «sulh» olduklarını ve söz konusu taleplerle ilgili davanın konusunun kalmadığını belirterek karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesini istedikleri, dava değerinin belirlenmesi taraflara ait olduğundan ve HMK'nın 107/2. maddesine göre belirsiz alacak davalarında dava değerinin belirlenebilir olduğu anda dava değerinin arttırılması davacıya bırakıldığından mahkemece bu hususta yapılabilecek bir işlem bulunmadığı, davacının maddi tazminat davasında dava değerini belirleyerek buna göre «harç» ikmalinde bulunmadığı için dava değeri üzerinden «vekalet ücretine» hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, manevi tazminat davasının davalının onayı ile davacı tarafça geri alındığı, davalı vekilinin bu dava ile ilgili vekalet ücreti talebinden «feragat» ettiğine ilişkin bir beyanının bulunmadığı, HMK'nın 332/1. maddesine göre «yargılama giderlerine» mahkemece resen hükmedileceğinden bu dava ile ilgili davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili …
İlk Derece Mahkemesince, taraf vekillerinin beyanları nedeniyle «ortaklıktan çıkarılma» ve «maddi tazminat davalarının konusu» kalmadığından davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», manevi tazminat istemli olarak açılan dava geri alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
… murunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesinin birinci fıkrasında; “Adres kayıt sistemindeki «yerleşim yeri» adresine meşruhat verilerek çıkarılan «tebligatlar» hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14350 E. 2012/4724 K.
Ortak:tahkikat · usulüne uygun tebliğ · tebligat · dava sebebi · teslim
İncelediğiniz kararda7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi, "Kendisine «tebligat» yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde «teslim» eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şah …
Buna göre, muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa tebliğ memurunun adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından «tahkik» ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalaması, imzadan çekinmeleri halinde de durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir.
Muhatabın adreste bulunmama halinde «tebligat» memurunun ne şekilde davranacağı Tüzüğün 28. maddesinde yazılıdır.
Benzer bu kararda… 12.1993 tarih,18/778-876 sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Tebligat Kanunu’nun 21 ve Tebligat Tüzüğü’nün 28 nci maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar v.s.'den «tahkik» ederek, beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakını, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» etmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
Anılan kanuni düzenlemede, muhatabın adreste geçici bulunmama halinde, «tebligatın» nasıl yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Tebligat Tüzüğü’nün 28 inci maddesinde de, muhatabın adreste geçici bulunmaması halinde, «tebligat» memurunun nasıl davranacağı düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · taşıma sözleşmesi · yenileme · ihbar · feragat · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... hakkındaki «davadan feragat» edildiği, diğer davalıların zarardan sorumlu olduğu, zararın belirlendiği gerekçesiyle, bu davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesi, «yenileme» istemi ve «ıslah» dilekçesi davalı ...’a Tebligat Kanunu’nun 21 nci maddesi uyarınca tebliğ edilerek hüküm kurulmuştur.
1-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
… 12.1993 tarih,18/778-876 sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Tebligat Kanunu’nun 21 ve Tebligat Tüzüğü’nün 28 nci maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar v.s.'den «tahkik» ederek, beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakını, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» etmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/471 E. 2010/12459 K.
Ortak:tahkikat · usulüne uygun tebliğ · tebligat · dava sebebi · teslim
İncelediğiniz kararda7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi, "Kendisine «tebligat» yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde «teslim» eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şah …
Buna göre, muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa tebliğ memurunun adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından «tahkik» ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalaması, imzadan çekinmeleri halinde de durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir.
Muhatabın adreste bulunmama halinde «tebligat» memurunun ne şekilde davranacağı Tüzüğün 28. maddesinde yazılıdır.
Benzer bu karardaMaddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» etmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
Uyuşmazlık konusu olayda davalıya duruşma gününü bildirir «tebligat» parçasının incelenmesinde adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmadığı ve bu duruma ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmadığı anlaşılmaktadır.
Anılan yasal düzenlemede muhatabın adreste geçici bulunmama halinde «tebligatın» nasıl yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda1-Dava, emtia taşıma «sigorta poliçesine» dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir.
Maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» etmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1920 E. 2013/20927 K.
Ortak:usulüne uygun tebliğ · tebligat · dava sebebi · teslim
İncelediğiniz kararda7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi, "Kendisine «tebligat» yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde «teslim» eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şah …
Muhatabın adreste bulunmama halinde «tebligat» memurunun ne şekilde davranacağı Tüzüğün 28. maddesinde yazılıdır.
Buna göre, muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa tebliğ memurunun adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından «tahkik» ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalaması, imzadan çekinmeleri halinde de durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davalı ... adına çıkartılan dava dilekçesi «tebligatında» “muhatabın tevziat saatlerinde bulunmaması sebebiyle, tebligatla ilgili evrakın mahalle muhtarlığına imza mukabili «teslim» edildiği, keyfiyeti bildiren ihbarnamenin adresin kapısına asıldığı, durumu muhataba haber vermesi için en yakın komşusu ...'ya haber bırakıldığı” yazılı bulunsa da mazbatada yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırıldığına dair bir «kaydın» bulunmadığı, buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmadığı, imzadan çekinilmesi halinde bu durumun yazılarak tebligat memurunca imzalanmadığı anl …
… Tebligat Kanunun 21., Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30., yürürlükten kaldırılan Tebligat Tüzüğünün ise 28. maddesi hükümlerine göre de, kendisine «tebligat» yapılacak kimse veya muhatap adına tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde «teslim» eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şah …
1- Dava, «bono» bedelinin «istirdatı» istemine ilişkin olup davalı ... vekili, dava dilekçesinin «usulüne uygun tebliğ» edilmediğini, yargılamanın müvekkilinin yokluğunda sonuçlandırılarak, müvekkilinin «savunma hakkının kısıtlandığını» ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat usulsüzlüğü · hukuki dinlenilme hakkı · savunma hakkının kısıtlanması · delillerin toplanmaması · savunma hakkı · kısıtlılık · ciro · bono
Benzer bu karardaBu durumda, adı geçen davalıya yapılan «tebligatın usulsüz» olduğunun ve davalının «savunma hakkının kısıtlandığının» kabulüyle mahkemece davalı tarafın savunması yönündeki «delilleri toplanarak» sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «geçersiz» tebliğe rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Dava, «bono» bedelinin «istirdatı» istemine ilişkin olup davalı ... vekili, dava dilekçesinin «usulüne uygun tebliğ» edilmediğini, yargılamanın müvekkilinin yokluğunda sonuçlandırılarak, müvekkilinin «savunma hakkının kısıtlandığını» ileri sürmüştür.
… tahsil etmek üzere avukatlık bürosuna tevdi edilen emre muharrer senetlerin, avukatlık bürosunda sigortalı olarak çalışan avukat ... tarafından dosyasından alınarak «ciro» yoluyla daha önceden tanıdığı davalılar ... ve ...'a devredildiği gerekçesiyle, dava konusu üç adet 20.000,00 TL bedelli «bononun» bedelinin ... ve ...'tan «temerrüt» faiziyle birlikte alınarak davacıya ödenmesine («istirdadına»), davalı ... hakkındaki davanın «feragat» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
1982 Anayasasının 36., HUMK'nun 73., 6100 sayılı HMK'nun 27. maddeleri hükümleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, «hukuki dinlenilme hakkı» nazara alınmadan karar verilemeyecektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2597 E. , 2013/10714 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.04.2007 tarih ve 2005/87-2007/228 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ..., ... ve ... tarafından ayrı ayrı istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.05.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 29.05.1998 tarihli acentelik sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalıların sözleşmenin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğunu, acentenin sözleşmenin 22. maddesinde düzenlenen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden sözleşmenin 02.05.2003 tarihinde feshedildiğini, davacının 17.04.2003 tarihi itibariyle olan borcunu ödemediğini ileri sürerek anılan miktarın faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 34. maddesi uyarınca davacı ... şirketinin ticari defter ve belgelerinin delil olarak kabul edileceğinin kararlaştırıldığı, defterlerin incelenmesinden davalı şirketin davacı ... şirketine 63.619.444.941 TL borçlu olduğunun tesbit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 63.619.44 TL’nın faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ..., ... ve ... ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dilekçesi kararı temyiz eden davalılar ..., ... ve ...’ya 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya
ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükmünü haiz olup, madde bu hali ile iki durumu birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki adreste bulunmama, diğeri ise tebellüğden imtinadır. Muhatabın adreste bulunmama halinde tebligat memurunun ne şekilde davranacağı Tüzüğün 28. maddesinde yazılıdır. Buna göre, muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalaması, imzadan çekinmeleri halinde de durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir.
Burada Tüzüğün 28. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını tahkik etme görevi yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru tahkik etmekle kalmayıp bunu tevsike yönelik yaptığı tahkikatın sonucunu tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı hakim tarafından denetlenebilir. Muhatabın tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte kısa yada uzun süreli adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ancak, maddede sayılan işlemlere geçilecektir. Somut olayda kararı temyiz eden davalıların adreste bulunmadığı tebligattan açıkça anlaşılmaktadır.
Adreste bulunmama nedeni açıklanmadığı gibi komşuya sorulup beyanın alındığı hususu adı geçenin imzası alınmadığından denetime olanak vermemektedir. Bu durumda tebliğ memurunun yukarıda açıklanan ilkelere riayet etmeden Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yaptığı tebligat usulüne uygun bir tebliğ işlemi olarak değerlendirilemez.
O halde mahkemece davalılar ..., ... ve ...’ya yeniden dava dilekçesi tebliğ ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalılar ..., ... ve ...’nın sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... ve ...’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalılar yararına ayrı ayrı BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalılar ..., ... ve ...’nın sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak mümeyyiz davalılardan ...'a verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılar ..., ... ve ...'ya iadesine, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/522319100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz