6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çıplak pay

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5496 E. 2013/20786 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çıplak pay çağrısız genel kurul yoklukla malul karar yokluk alacağın temliki emredici hüküm hisse senedi mirasçılık hamil temlik kâr payı teslim

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 370

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlık öncesi dönemde davalı şirketin beheri 10 TL nominal değerde 2.500 payın davacıya ait göründüğü, davalı yanca senetlerin basılmış olduğunun belirtilmesine rağmen söz konusu pay senetlerinin davacıya teslimine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, şirket kuruluş ana sözleşmesine göre şirket sermayesinin tamamı ödendikten sonra hisse senetleri nama yazılı olarak ihraç edilebileceği, yönetim kuruluna verilen nama yazılı hisse senedi çıkarma yetkisi gereği bunun kararını almış olması ve pay sahiplerine makbuz karşılığı teslim etmiş olması gerektiği, çıplak pay niteliğinde olan nama yazılı payın devri, alacağın temliki hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği ve davalı şirketin de buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, emredici hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınmasının yokluk haline sebep olacağı, dava konusu genel kurulların TTK 370'inci maddesine göre bütün paydaşların toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin itiraz etmemesi halinde geçerli olacağı, aynı davalı hakkında görülen genel kurul toplantılarının iptaline ilişkin dosyalar için alınan bilirkişi raporlarında hisse senetlerinin davacıya tesliminin kanıtlanamadığı, raporlarda davacı çağrılmadan yapılan genel kurul toplantılarının bu sebeple yok hükmünde olduğunun bildirildiği, dava konusu çağrısız genel kurul toplantılarında TTK 370'inci maddesine göre tüm ortakların asaleten veya vekaleten hazır bulunması ve toplantıya itiraz edilmemiş olması şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 2.500 adet hamiline pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 04 05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, sair taleplerin reddine, birleşen davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 2.500 adet pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 02/05/2011 tarihli genel kurul toplantısının yoklukla malûl olduğunun tespitine,fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davalı şirkette pay sahibi olunduğunun ve genel kurul kararlarının yoklukla malul bulunduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf şirkette 2.500 paya sahip olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının payının şirket ortaklarından ...tarafından devralındığını savunmuş olmakla, müteveffa ortak ...mirasçılarının taraf olmadığı böyle bir davada somut uyuşmazlık hakkında karar verilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa müteveffa ortak ...mirasçıları hakkında dava açmak üzere süre verilip, dava açıldıktan sonra işbu dava ile birleştirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Çıplak pay

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2616 E. 2014/5407 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Inanç sözleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14218 E. 2013/12482 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Inanç sözleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14089 E. 2013/11984 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Inanç sözleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14041 E. 2013/12481 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Inanç sözleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10217 E. 2013/9345 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5736 E. 2013/20785 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/5496 E.  ,  2013/20786 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

BİRLEŞEN DAVA

İSTANBUL 37. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2011/412 ESAS

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2012 tarih ve 2011/346-2012/334 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, asıl davada, müvekkilinin davalı şirkette beheri 10 TL nominal bedelli 2.500 payla ortak olduğunu, 04.05.2009 ve 03.05.2010 tarihli genel kurullar için müvekkiline çağrı yapılmadığını, 2008 tarihinden sonraki toplantılarda hazirun cetvellerinde müvekkilinin ortak olarak yer almadığının anlaşıldığını, oysa bir devir olgusunun bulunmadığını, genel kurulların yapılabilmesi için tüm ortakların toplantıya katılmış olması gerektiğini, davacı ortağın katılmadığı toplantıların ve bu toplantılarda alınan yönetim kurulu ve denetçi seçimine ilişkin kararların yok hükmünde bulunduğunu, dolayısıyla şirketin organsız kaldığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkette 10 TL nominal değerde 2.500 payı olduğunun tespiti ile hükmün pay defterine yazılmasını, 04.05.2009 ve 03.05.2010 tarihli toplantıların yok hükmünde olduğunun saptanmasını, organ seçimlerinin de geçersiz olmasından dolayı şirkete yönetim kayyımı tayinini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı vekili, anılan hisselerin şirketin asıl sahibi ...tarafından davacının yönetim kurulunda görev yapabilmesi için inançlı işlem gereğince davacıya verildiğini, davacının yönetim kurulunda görev almayınca bu hisseleri ...'ya teslim ettiğini, talebin kabulü halinde kararın, davada husumet ehliyeti olmayan müvekkilince infaz kabiliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Birleştirilen İstanbul 37 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/412 Esas sayılı dosyasında davacı vekili, asıl davadaki iddialarını tekrar ederek müvekkilinin davalı şirkette 10 TL nominal değerde 2.500 payı olduğunun tespiti ile hükmün pay defterine yazılmasını, TTK'nın 370. maddesi uyarınca çağrı yapılmayan 2010 faaliyet yılına ilişkin 02.05.2011 tarihli toplantının yok hükmünde olduğunun saptanmasını, organ seçimlerinin de geçersiz olmasından dolayı şirkete yönetim kayyımı tayinini talep ve dava etmiştir.

Birleştirilen dosyada davalı vekili, payın tespiti talepli derdest davanın bulunduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunmuş ve asıl dosyadaki savunmalarını yineleyerek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlık öncesi dönemde davalı şirketin beheri 10 TL nominal değerde 2.500 payın davacıya ait göründüğü, davalı yanca senetlerin basılmış olduğunun belirtilmesine rağmen söz konusu pay senetlerinin davacıya teslimine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, şirket kuruluş ana sözleşmesine göre şirket sermayesinin tamamı ödendikten sonra hisse senetleri nama yazılı olarak ihraç edilebileceği, yönetim kuruluna verilen nama yazılı hisse senedi çıkarma yetkisi gereği bunun kararını almış olması ve pay sahiplerine makbuz karşılığı teslim etmiş olması gerektiği, çıplak pay niteliğinde olan nama yazılı payın devri, alacağın temliki hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği ve davalı şirketin de buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, emredici hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınmasının yokluk haline sebep olacağı, dava konusu genel kurulların TTK 370'inci maddesine göre bütün paydaşların toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin itiraz etmemesi halinde geçerli olacağı, aynı davalı hakkında görülen genel kurul toplantılarının iptaline ilişkin dosyalar için alınan bilirkişi raporlarında hisse senetlerinin davacıya tesliminin kanıtlanamadığı, raporlarda davacı çağrılmadan yapılan genel kurul toplantılarının bu sebeple yok hükmünde olduğunun bildirildiği, dava konusu çağrısız genel kurul toplantılarında TTK 370'inci maddesine göre tüm ortakların asaleten veya vekaleten hazır bulunması ve toplantıya itiraz edilmemiş olması şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 2.500 adet hamiline pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 04 05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, sair taleplerin reddine, birleşen davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 2.500 adet pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 02/05/2011 tarihli genel kurul toplantısının yoklukla malûl olduğunun tespitine,fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davalı şirkette pay sahibi olunduğunun ve genel kurul kararlarının yoklukla malul bulunduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf şirkette 2.500 paya sahip olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının payının şirket ortaklarından ...tarafından devralındığını savunmuş olmakla, müteveffa ortak ...mirasçılarının taraf olmadığı böyle bir davada somut uyuşmazlık hakkında karar verilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa müteveffa ortak ...mirasçıları hakkında dava açmak üzere süre verilip, dava açıldıktan sonra işbu dava ile birleştirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045855500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.