Çıplak pay
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5496 E. 2013/20786 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çıplak pay↗ çağrısız genel kurul↗ yoklukla malul karar↗ yokluk↗ alacağın temliki↗ emredici hüküm↗ hisse senedi↗ mirasçılık↗ hamil↗ temlik↗ kâr payı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlık öncesi dönemde davalı şirketin beheri 10 TL nominal değerde 2.500 payın davacıya ait göründüğü, davalı yanca senetlerin basılmış olduğunun belirtilmesine rağmen söz konusu pay senetlerinin davacıya teslimine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, şirket kuruluş ana sözleşmesine göre şirket sermayesinin tamamı ödendikten sonra hisse senetleri nama yazılı olarak ihraç edilebileceği, yönetim kuruluna verilen nama yazılı hisse senedi çıkarma yetkisi gereği bunun kararını almış olması ve pay sahiplerine makbuz karşılığı teslim etmiş olması gerektiği, çıplak pay niteliğinde olan nama yazılı payın devri, alacağın temliki hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği ve davalı şirketin de buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, emredici hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınmasının yokluk haline sebep olacağı, dava konusu genel kurulların TTK 370'inci maddesine göre bütün paydaşların toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin itiraz etmemesi halinde geçerli olacağı, aynı davalı hakkında görülen genel kurul toplantılarının iptaline ilişkin dosyalar için alınan bilirkişi raporlarında hisse senetlerinin davacıya tesliminin kanıtlanamadığı, raporlarda davacı çağrılmadan yapılan genel kurul toplantılarının bu sebeple yok hükmünde olduğunun bildirildiği, dava konusu çağrısız genel kurul toplantılarında TTK 370'inci maddesine göre tüm ortakların asaleten veya vekaleten hazır bulunması ve toplantıya itiraz edilmemiş olması şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 2.500 adet hamiline pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 04 05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, sair taleplerin reddine, birleşen davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 2.500 adet pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 02/05/2011 tarihli genel kurul toplantısının yoklukla malûl olduğunun tespitine,fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirkette pay sahibi olunduğunun ve genel kurul kararlarının yoklukla malul bulunduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf şirkette 2.500 paya sahip olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının payının şirket ortaklarından ...tarafından devralındığını savunmuş olmakla, müteveffa ortak ...mirasçılarının taraf olmadığı böyle bir davada somut uyuşmazlık hakkında karar verilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa müteveffa ortak ...mirasçıları hakkında dava açmak üzere süre verilip, dava açıldıktan sonra işbu dava ile birleştirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2616 E. 2014/5407 K.
Ortak:çıplak pay · yokluk · alacağın temliki · emredici hüküm · hamil · temlik
İncelediğiniz kararda… heri 10 TL nominal değerde 2.500 payın davacıya ait göründüğü, davalı yanca senetlerin basılmış olduğunun belirtilmesine rağmen söz konusu pay senetlerinin davacıya «teslimine» ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, şirket kuruluş ana sözleşmesine göre şirket sermayesinin tamamı ödendikten sonra hisse senetleri nama yazılı olarak ihraç edilebileceği, yönetim kuruluna verilen nama yazılı «hisse senedi» çıkarma yetkisi gereği bunun kararını almış olması ve pay sahiplerine makbuz karşılığı teslim etmiş olması gerektiği, «çıplak pay» niteliğinde olan nama yazılı payın devri, «alacağın temliki» hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği ve davalı şirketin de buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, «emredici» hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınmasının «yokluk» haline sebep olacağı, dava konusu genel kurulların TTK 370'inci maddesine göre bütün paydaşların toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin itiraz etmemesi halinde geçerli olacağı, aynı davalı hakkında görülen genel kurul toplantılarının iptaline ilişkin dosyalar için alınan bilirkişi raporlarında hisse senetlerinin davacıya tesliminin kanıtlanamadığı, raporlarda davacı çağrılmadan yapılan genel kurul toplantılarının bu sebeple yok hükmünde olduğunun bildirildiği, dava konusu «çağrısız genel kurul» toplantılarında TTK 370'inci maddesine göre tüm ortakların asaleten veya vekaleten hazır bulunması ve toplantıya itiraz edilmemiş olması şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 2.500 adet «hamiline» pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 04 05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, sair taleplerin …
1- Dava, davalı şirkette pay sahibi olunduğunun ve genel kurul kararlarının «yoklukla malul» bulunduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyuşmazlık öncesi dönemde davalı şirketin beheri 10 TL nominal değerde 2.500 payın davacıya ait göründüğü, «çıplak pay» niteliğinde olan nama yazılı payın devri, «alacağın temliki» hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği ve davalı şirketin de buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, «emredici» hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınmasının «yokluk» haline sebep olacağı, dava konusu genel kurulların TTK 370'inci maddesine göre bütün paydaşların toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin itiraz etmemesi halinde geçerli olacağı, davacı çağrılmadan yapılan genel kurul toplantılarının bu sebeple yok hükmünde olduğu gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirkette 2.500 adet «hamiline» pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 04 05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, sair taleplerin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14218 E. 2013/12482 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk · hisse senedi · mirasçılık · kâr payı · teslim
İncelediğiniz kararda… heri 10 TL nominal değerde 2.500 payın davacıya ait göründüğü, davalı yanca senetlerin basılmış olduğunun belirtilmesine rağmen söz konusu pay senetlerinin davacıya «teslimine» ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, şirket kuruluş ana sözleşmesine göre şirket sermayesinin tamamı ödendikten sonra hisse senetleri nama yazılı olarak ihraç edilebileceği, yönetim kuruluna verilen nama yazılı «hisse senedi» çıkarma yetkisi gereği bunun kararını almış olması ve pay sahiplerine makbuz karşılığı teslim etmiş olması gerektiği, «çıplak pay» niteliğinde olan nama yazılı payın devri, «alacağın temliki» hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği ve davalı şirketin de buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, «emredici» hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınmasının «yokluk» haline sebep olacağı, dava konusu genel kurulların TTK 370'inci maddesine göre bütün paydaşların toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin itiraz etmemesi halinde geçerli olacağı, aynı davalı hakkında görülen genel kurul toplantılarının iptaline ilişkin dosyalar için alınan bilirkişi raporlarında hisse senetlerinin davacıya tesliminin kanıtlanamadığı, raporlarda davacı çağrılmadan yapılan genel kurul toplantılarının bu sebeple yok hükmünde olduğunun bildirildiği, dava konusu «çağrısız genel kurul» toplantılarında TTK 370'inci maddesine göre tüm ortakların asaleten veya vekaleten hazır bulunması ve toplantıya itiraz edilmemiş olması şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 2.500 adet «hamiline» pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 04 05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, sair taleplerin …
1- Dava, davalı şirkette pay sahibi olunduğunun ve genel kurul kararlarının «yoklukla malul» bulunduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf şirkette 2.500 paya sahip olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının «payının» şirket ortaklarından ...tarafından devralındığını savunmuş olmakla, müteveffa ortak ...«mirasçılarının» taraf olmadığı böyle bir davada somut uyuşmazlık hakkında karar verilmesi mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket hisselerinin nama yazılı olduğu, ancak basıldığına ilişkin «yönetim kurulu» kararına rastlanmadığı gibi davacıya «teslim» edildiğine dair herhangi bir delil de bulunmadığı, bu nedenle davacının fiilen eline geçmeyen «hisse senedini» ...'ya devredemeyeceği, «inanç sözleşmesinin» ise yazılı delille ispatlanacağı, genel kurullarda TTK'nın 370. madde şartlarının gerçekleşmediği, toplantıların «yoklukla malul» olduğu, «kayyım» atanma isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette 39 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı şirkette pay sahibi ve genel kurulların «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf şirkette 39 paya sahip olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının «payının» şirket ortaklarından ... tarafından devralındığını savunmuş olmakla, müteveffa ortak ... «mirasçılarının» taraf olmadığı böyle bir davada somut uyuşmazlık hakkında karar verilmesi mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:inanç sözleşmesi · kayyım atanması · kayyım · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket hisselerinin nama yazılı olduğu, ancak basıldığına ilişkin «yönetim kurulu» kararına rastlanmadığı gibi davacıya «teslim» edildiğine dair herhangi bir delil de bulunmadığı, bu nedenle davacının fiilen eline geçmeyen «hisse senedini» ...'ya devredemeyeceği, «inanç sözleşmesinin» ise yazılı delille ispatlanacağı, genel kurullarda TTK'nın 370. madde şartlarının gerçekleşmediği, toplantıların «yoklukla malul» olduğu, «kayyım» atanma isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette 39 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14089 E. 2013/11984 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk · hisse senedi · mirasçılık · kâr payı · teslim
İncelediğiniz kararda… heri 10 TL nominal değerde 2.500 payın davacıya ait göründüğü, davalı yanca senetlerin basılmış olduğunun belirtilmesine rağmen söz konusu pay senetlerinin davacıya «teslimine» ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, şirket kuruluş ana sözleşmesine göre şirket sermayesinin tamamı ödendikten sonra hisse senetleri nama yazılı olarak ihraç edilebileceği, yönetim kuruluna verilen nama yazılı «hisse senedi» çıkarma yetkisi gereği bunun kararını almış olması ve pay sahiplerine makbuz karşılığı teslim etmiş olması gerektiği, «çıplak pay» niteliğinde olan nama yazılı payın devri, «alacağın temliki» hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği ve davalı şirketin de buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, «emredici» hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınmasının «yokluk» haline sebep olacağı, dava konusu genel kurulların TTK 370'inci maddesine göre bütün paydaşların toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin itiraz etmemesi halinde geçerli olacağı, aynı davalı hakkında görülen genel kurul toplantılarının iptaline ilişkin dosyalar için alınan bilirkişi raporlarında hisse senetlerinin davacıya tesliminin kanıtlanamadığı, raporlarda davacı çağrılmadan yapılan genel kurul toplantılarının bu sebeple yok hükmünde olduğunun bildirildiği, dava konusu «çağrısız genel kurul» toplantılarında TTK 370'inci maddesine göre tüm ortakların asaleten veya vekaleten hazır bulunması ve toplantıya itiraz edilmemiş olması şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 2.500 adet «hamiline» pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 04 05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, sair taleplerin …
1- Dava, davalı şirkette pay sahibi olunduğunun ve genel kurul kararlarının «yoklukla malul» bulunduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf şirkette 2.500 paya sahip olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının «payının» şirket ortaklarından ...tarafından devralındığını savunmuş olmakla, müteveffa ortak ...«mirasçılarının» taraf olmadığı böyle bir davada somut uyuşmazlık hakkında karar verilmesi mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirket hisselerinin nama yazılı olduğu, ancak basıldığına ilişkin «yönetim kurulu» kararına rastlanmadığı gibi davacıya «teslim» edildiğine dair herhangi bir delil de bulunmadığı, bu nedenle davacının fiilen eline geçmeyen «hisse senedini» ...'ya devredemeyeceği, «inanç sözleşmesinin» ise yazılı delille ispatlanacağı, genel kurullarda TTK'nın 370. madde şartlarının gerçekleşmediği, toplantıların «yoklukla malul» olduğu, «kayyım» atanma isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette 50 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan karaların yoklukla malul olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı şirkette pay sahibi ve genel kurulların «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf şirkette 50 paya sahip olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının «payının» şirket ortaklarından ... tarafından devralındığını savunmuş olmakla, müteveffa ortak ... «mirasçılarının» taraf olmadığı böyle bir davada somut uyuşmazlık hakkında karar verilmesi mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:inanç sözleşmesi · kayyım atanması · kayyım · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirket hisselerinin nama yazılı olduğu, ancak basıldığına ilişkin «yönetim kurulu» kararına rastlanmadığı gibi davacıya «teslim» edildiğine dair herhangi bir delil de bulunmadığı, bu nedenle davacının fiilen eline geçmeyen «hisse senedini» ...'ya devredemeyeceği, «inanç sözleşmesinin» ise yazılı delille ispatlanacağı, genel kurullarda TTK'nın 370. madde şartlarının gerçekleşmediği, toplantıların «yoklukla malul» olduğu, «kayyım» atanma isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette 50 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan karaların yoklukla malul olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14041 E. 2013/12481 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk · hisse senedi · mirasçılık · hamil · kâr payı · teslim
İncelediğiniz kararda… heri 10 TL nominal değerde 2.500 payın davacıya ait göründüğü, davalı yanca senetlerin basılmış olduğunun belirtilmesine rağmen söz konusu pay senetlerinin davacıya «teslimine» ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, şirket kuruluş ana sözleşmesine göre şirket sermayesinin tamamı ödendikten sonra hisse senetleri nama yazılı olarak ihraç edilebileceği, yönetim kuruluna verilen nama yazılı «hisse senedi» çıkarma yetkisi gereği bunun kararını almış olması ve pay sahiplerine makbuz karşılığı teslim etmiş olması gerektiği, «çıplak pay» niteliğinde olan nama yazılı payın devri, «alacağın temliki» hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği ve davalı şirketin de buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, «emredici» hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınmasının «yokluk» haline sebep olacağı, dava konusu genel kurulların TTK 370'inci maddesine göre bütün paydaşların toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin itiraz etmemesi halinde geçerli olacağı, aynı davalı hakkında görülen genel kurul toplantılarının iptaline ilişkin dosyalar için alınan bilirkişi raporlarında hisse senetlerinin davacıya tesliminin kanıtlanamadığı, raporlarda davacı çağrılmadan yapılan genel kurul toplantılarının bu sebeple yok hükmünde olduğunun bildirildiği, dava konusu «çağrısız genel kurul» toplantılarında TTK 370'inci maddesine göre tüm ortakların asaleten veya vekaleten hazır bulunması ve toplantıya itiraz edilmemiş olması şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 2.500 adet «hamiline» pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 04 05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, sair taleplerin …
1- Dava, davalı şirkette pay sahibi olunduğunun ve genel kurul kararlarının «yoklukla malul» bulunduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf şirkette 2.500 paya sahip olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının «payının» şirket ortaklarından ...tarafından devralındığını savunmuş olmakla, müteveffa ortak ...«mirasçılarının» taraf olmadığı böyle bir davada somut uyuşmazlık hakkında karar verilmesi mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirket hisselerinin «hamiline» yazılı olduğu, ancak basıldığına ilişkin «yönetim kurulu» kararına rastlanmadığı gibi davacıya «teslim» edildiğine dair herhangi bir delil de bulunmadığı, bu nedenle davacının fiilen eline geçmeyen «hisse senedini» ...'ya devredemeyeceği, «inanç sözleşmesinin» ise yazılı delille ispatlanacağı, genel kurullarda TTK'nın 370. madde şartlarının gerçekleşmediği, toplantıların «yoklukla malul» olduğu, «kayyım» atanma isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette 500 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan karaların yoklukla malul olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı şirkette pay sahibi ve genel kurulların «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf şirkette 500 paya sahip olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının «payının» şirket ortaklarından ... tarafından devralındığını savunmuş olmakla, müteveffa ortak ... «mirasçılarının» taraf olmadığı böyle bir davada somut uyuşmazlık hakkında karar verilmesi mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:inanç sözleşmesi · kayyım atanması · kayyım · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirket hisselerinin «hamiline» yazılı olduğu, ancak basıldığına ilişkin «yönetim kurulu» kararına rastlanmadığı gibi davacıya «teslim» edildiğine dair herhangi bir delil de bulunmadığı, bu nedenle davacının fiilen eline geçmeyen «hisse senedini» ...'ya devredemeyeceği, «inanç sözleşmesinin» ise yazılı delille ispatlanacağı, genel kurullarda TTK'nın 370. madde şartlarının gerçekleşmediği, toplantıların «yoklukla malul» olduğu, «kayyım» atanma isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette 500 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan karaların yoklukla malul olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10217 E. 2013/9345 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk · hisse senedi · mirasçılık · hamil · kâr payı · teslim
İncelediğiniz kararda… heri 10 TL nominal değerde 2.500 payın davacıya ait göründüğü, davalı yanca senetlerin basılmış olduğunun belirtilmesine rağmen söz konusu pay senetlerinin davacıya «teslimine» ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, şirket kuruluş ana sözleşmesine göre şirket sermayesinin tamamı ödendikten sonra hisse senetleri nama yazılı olarak ihraç edilebileceği, yönetim kuruluna verilen nama yazılı «hisse senedi» çıkarma yetkisi gereği bunun kararını almış olması ve pay sahiplerine makbuz karşılığı teslim etmiş olması gerektiği, «çıplak pay» niteliğinde olan nama yazılı payın devri, «alacağın temliki» hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği ve davalı şirketin de buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, «emredici» hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınmasının «yokluk» haline sebep olacağı, dava konusu genel kurulların TTK 370'inci maddesine göre bütün paydaşların toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin itiraz etmemesi halinde geçerli olacağı, aynı davalı hakkında görülen genel kurul toplantılarının iptaline ilişkin dosyalar için alınan bilirkişi raporlarında hisse senetlerinin davacıya tesliminin kanıtlanamadığı, raporlarda davacı çağrılmadan yapılan genel kurul toplantılarının bu sebeple yok hükmünde olduğunun bildirildiği, dava konusu «çağrısız genel kurul» toplantılarında TTK 370'inci maddesine göre tüm ortakların asaleten veya vekaleten hazır bulunması ve toplantıya itiraz edilmemiş olması şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 2.500 adet «hamiline» pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 04 05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, sair taleplerin …
1- Dava, davalı şirkette pay sahibi olunduğunun ve genel kurul kararlarının «yoklukla malul» bulunduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf şirkette 2.500 paya sahip olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının «payının» şirket ortaklarından ...tarafından devralındığını savunmuş olmakla, müteveffa ortak ...«mirasçılarının» taraf olmadığı böyle bir davada somut uyuşmazlık hakkında karar verilmesi mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket hisselerinin «hamiline» olduğu, ancak basıldığına ilişkin «yönetim kurulu» kararına rastlanmadığı, davacıya «teslim» edildiğine dair delil olmadığı, bu nedenle davacının fiilen eline geçmeyen «hisse senedini» ...'ya devredemeyeceği, «inanç sözleşmesinin» ise yazılı delille ispatlanacağı, genel kurullarda TTK'nun 370. madde şartlarının gerçekleşmediği, toplantıların «yoklukla malul» olduğu, «kayyım» atanma isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının şirkette 5.000 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan karaların yoklukla malul olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı şirkette pay sahibi ve genel kurulların «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf şirkette 5.000 paya sahip olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının «payının» şirket ortaklarından ... tarafından devralındığını savunmuş olmakla, müteveffa ortak ... «mirasçılarının» taraf olmadığı böyle bir davada somut uyuşmazlık hakkında karar verilmesi mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:inanç sözleşmesi · kayyım atanması · kayyım · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket hisselerinin «hamiline» olduğu, ancak basıldığına ilişkin «yönetim kurulu» kararına rastlanmadığı, davacıya «teslim» edildiğine dair delil olmadığı, bu nedenle davacının fiilen eline geçmeyen «hisse senedini» ...'ya devredemeyeceği, «inanç sözleşmesinin» ise yazılı delille ispatlanacağı, genel kurullarda TTK'nun 370. madde şartlarının gerçekleşmediği, toplantıların «yoklukla malul» olduğu, «kayyım» atanma isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının şirkette 5.000 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan karaların yoklukla malul olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5736 E. 2013/20785 K.
Ortak:çıplak pay · yoklukla malul karar · yokluk · alacağın temliki · emredici hüküm · hisse senedi · hamil · temlik
İncelediğiniz kararda… heri 10 TL nominal değerde 2.500 payın davacıya ait göründüğü, davalı yanca senetlerin basılmış olduğunun belirtilmesine rağmen söz konusu pay senetlerinin davacıya «teslimine» ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, şirket kuruluş ana sözleşmesine göre şirket sermayesinin tamamı ödendikten sonra hisse senetleri nama yazılı olarak ihraç edilebileceği, yönetim kuruluna verilen nama yazılı «hisse senedi» çıkarma yetkisi gereği bunun kararını almış olması ve pay sahiplerine makbuz karşılığı teslim etmiş olması gerektiği, «çıplak pay» niteliğinde olan nama yazılı payın devri, «alacağın temliki» hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği ve davalı şirketin de buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, «emredici» hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınmasının «yokluk» haline sebep olacağı, dava konusu genel kurulların TTK 370'inci maddesine göre bütün paydaşların toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin itiraz etmemesi halinde geçerli olacağı, aynı davalı hakkında görülen genel kurul toplantılarının iptaline ilişkin dosyalar için alınan bilirkişi raporlarında hisse senetlerinin davacıya tesliminin kanıtlanamadığı, raporlarda davacı çağrılmadan yapılan genel kurul toplantılarının bu sebeple yok hükmünde olduğunun bildirildiği, dava konusu «çağrısız genel kurul» toplantılarında TTK 370'inci maddesine göre tüm ortakların asaleten veya vekaleten hazır bulunması ve toplantıya itiraz edilmemiş olması şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 2.500 adet «hamiline» pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 04 05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, sair taleplerin …
1- Dava, davalı şirkette pay sahibi olunduğunun ve genel kurul kararlarının «yoklukla malul» bulunduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… , bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlık öncesi dönem için davalı şirketin beheri 1 kuruş nominal değerde 10.556 payına tekabül eden 105,56 TL'lik «payının» davacıya ait göründüğü, hisselerin «hamiline» yazıldığı ve payların senede bağlanmadığı, bu nedenle «pay defterine» yazımının sağlanması veya bastırılması, bastırıldığı takdirde senetlerin makbuz karşılığı pay sahibine «teslim» edilmesi gerektiği, ana sözleşmeye göre şirket sermayesinin tamamı ödendikten sonra hisse senetlerinin hamiline yazılı olarak ihraç edilebileceği, yönetim kuruluna verilen «hamiline yazılı hisse senedi» çıkarma yetkisi gereği bunun kararını almış olması ve pay sahiplerine makbuz karşılığı teslim etmiş olması gerektiği, ancak bu işlemlerin yapıldığının şirket tarafından açıklanamadığı, «çıplak pay» niteliğinde olan hamiline yazılı payın devri, «alacağın temliki» hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği, şekil ve usul açısından «emredici» hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınması «yokluk» haline sebep olacağı, dosyada davalı şirketin «son» iki genel kuruluna yönelik olarak sunulan «hazirun cetvellerinde»; davacı paylarının geçerli bir şekilde devredildiği tespit edilemediğinden bu payların toplantılarda «temsil» edilmediği gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 10.556 payı olduğunun tespitine, davalı şirketin 04/05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının «yoklukla malul» olduklarının tespitine, sair taleplerin reddine, birleşen 50.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/413 Esas sayılı dosyasında, davacının davalı şirkette 10.556 pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 02/05/2011 tarihli «toplantı tutanaklarının» «yoklukla malul» olduğunun tespitine, sair taleplerin reddine, birleşen 32.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/259 Esas sayılı dosyasında, davanın kabulü ile, dava konusu 10.556 payın davalılar üzerinden «terkini» ile davacının davalı şirkette 10.556 «payı» olduğunun tespiti ile, söz konusu payların davacı adına tesciline, davalı şirketin 02/05/2011 tarihli genel kurul toplantılarının «yoklukla malul» olduğunun tespitine, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hamiline yazılı hisse senedi · kayyım atanması · toplantı tutanağı · hazirun cetveli · kayyım · dava şartı yokluğu · pay defteri · husumet yokluğu
Benzer bu kararda… , bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlık öncesi dönem için davalı şirketin beheri 1 kuruş nominal değerde 10.556 payına tekabül eden 105,56 TL'lik «payının» davacıya ait göründüğü, hisselerin «hamiline» yazıldığı ve payların senede bağlanmadığı, bu nedenle «pay defterine» yazımının sağlanması veya bastırılması, bastırıldığı takdirde senetlerin makbuz karşılığı pay sahibine «teslim» edilmesi gerektiği, ana sözleşmeye göre şirket sermayesinin tamamı ödendikten sonra hisse senetlerinin hamiline yazılı olarak ihraç edilebileceği, yönetim kuruluna verilen «hamiline yazılı hisse senedi» çıkarma yetkisi gereği bunun kararını almış olması ve pay sahiplerine makbuz karşılığı teslim etmiş olması gerektiği, ancak bu işlemlerin yapıldığının şirket tarafından açıklanamadığı, «çıplak pay» niteliğinde olan hamiline yazılı payın devri, «alacağın temliki» hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği, şekil ve usul açısından «emredici» hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınması «yokluk» haline sebep olacağı, dosyada davalı şirketin «son» iki genel kuruluna yönelik olarak sunulan «hazirun cetvellerinde»; davacı paylarının geçerli bir şekilde devredildiği tespit edilemediğinden bu payların toplantılarda «temsil» edilmediği gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 10.556 payı olduğunun tespitine, davalı şirketin 04/05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının «yoklukla malul» olduklarının tespitine, sair taleplerin reddine, birleşen 50.
4- Asıl dosyada şirkete «kayyım atanmasına» ilişkin talebin reddine karar verildiği halde reddedilen kısım için davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden de davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/413 Esas sayılı dosyasında, davacının davalı şirkette 10.556 pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 02/05/2011 tarihli «toplantı tutanaklarının» «yoklukla malul» olduğunun tespitine, sair taleplerin reddine, birleşen 32.
Bu durumda, mahkemece davalı şirkete ve ortaklara karşı ikinci defa açılmış bulunan pay sahibi olunduğunun tespitine ilişkin davaların dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde taleplerin ayrı ayrı kabulü doğru olmamış, kararın bu yönden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5496 E. , 2013/20786 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN DAVA
İSTANBUL 37. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2011/412 ESAS
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2012 tarih ve 2011/346-2012/334 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, müvekkilinin davalı şirkette beheri 10 TL nominal bedelli 2.500 payla ortak olduğunu, 04.05.2009 ve 03.05.2010 tarihli genel kurullar için müvekkiline çağrı yapılmadığını, 2008 tarihinden sonraki toplantılarda hazirun cetvellerinde müvekkilinin ortak olarak yer almadığının anlaşıldığını, oysa bir devir olgusunun bulunmadığını, genel kurulların yapılabilmesi için tüm ortakların toplantıya katılmış olması gerektiğini, davacı ortağın katılmadığı toplantıların ve bu toplantılarda alınan yönetim kurulu ve denetçi seçimine ilişkin kararların yok hükmünde bulunduğunu, dolayısıyla şirketin organsız kaldığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkette 10 TL nominal değerde 2.500 payı olduğunun tespiti ile hükmün pay defterine yazılmasını, 04.05.2009 ve 03.05.2010 tarihli toplantıların yok hükmünde olduğunun saptanmasını, organ seçimlerinin de geçersiz olmasından dolayı şirkete yönetim kayyımı tayinini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, anılan hisselerin şirketin asıl sahibi ...tarafından davacının yönetim kurulunda görev yapabilmesi için inançlı işlem gereğince davacıya verildiğini, davacının yönetim kurulunda görev almayınca bu hisseleri ...'ya teslim ettiğini, talebin kabulü halinde kararın, davada husumet ehliyeti olmayan müvekkilince infaz kabiliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleştirilen İstanbul 37 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/412 Esas sayılı dosyasında davacı vekili, asıl davadaki iddialarını tekrar ederek müvekkilinin davalı şirkette 10 TL nominal değerde 2.500 payı olduğunun tespiti ile hükmün pay defterine yazılmasını, TTK'nın 370. maddesi uyarınca çağrı yapılmayan 2010 faaliyet yılına ilişkin 02.05.2011 tarihli toplantının yok hükmünde olduğunun saptanmasını, organ seçimlerinin de geçersiz olmasından dolayı şirkete yönetim kayyımı tayinini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen dosyada davalı vekili, payın tespiti talepli derdest davanın bulunduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunmuş ve asıl dosyadaki savunmalarını yineleyerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlık öncesi dönemde davalı şirketin beheri 10 TL nominal değerde 2.500 payın davacıya ait göründüğü, davalı yanca senetlerin basılmış olduğunun belirtilmesine rağmen söz konusu pay senetlerinin davacıya teslimine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, şirket kuruluş ana sözleşmesine göre şirket sermayesinin tamamı ödendikten sonra hisse senetleri nama yazılı olarak ihraç edilebileceği, yönetim kuruluna verilen nama yazılı hisse senedi çıkarma yetkisi gereği bunun kararını almış olması ve pay sahiplerine makbuz karşılığı teslim etmiş olması gerektiği, çıplak pay niteliğinde olan nama yazılı payın devri, alacağın temliki hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği ve davalı şirketin de buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, emredici hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınmasının yokluk haline sebep olacağı, dava konusu genel kurulların TTK 370'inci maddesine göre bütün paydaşların toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin itiraz etmemesi halinde geçerli olacağı, aynı davalı hakkında görülen genel kurul toplantılarının iptaline ilişkin dosyalar için alınan bilirkişi raporlarında hisse senetlerinin davacıya tesliminin kanıtlanamadığı, raporlarda davacı çağrılmadan yapılan genel kurul toplantılarının bu sebeple yok hükmünde olduğunun bildirildiği, dava konusu çağrısız genel kurul toplantılarında TTK 370'inci maddesine göre tüm ortakların asaleten veya vekaleten hazır bulunması ve toplantıya itiraz edilmemiş olması şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 2.500 adet hamiline pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 04 05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, sair taleplerin reddine, birleşen davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 2.500 adet pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 02/05/2011 tarihli genel kurul toplantısının yoklukla malûl olduğunun tespitine,fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirkette pay sahibi olunduğunun ve genel kurul kararlarının yoklukla malul bulunduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf şirkette 2.500 paya sahip olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının payının şirket ortaklarından ...tarafından devralındığını savunmuş olmakla, müteveffa ortak ...mirasçılarının taraf olmadığı böyle bir davada somut uyuşmazlık hakkında karar verilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa müteveffa ortak ...mirasçıları hakkında dava açmak üzere süre verilip, dava açıldıktan sonra işbu dava ile birleştirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045855500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz