6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Inanç sözleşmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14041 E. 2013/12481 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
inanç sözleşmesi yoklukla malul karar kayyım atanması yokluk kayyım hisse senedi mirasçılık hamil kâr payı yönetim kurulu kararı teslim

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 370

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirket hisselerinin hamiline yazılı olduğu, ancak basıldığına ilişkin yönetim kurulu kararına rastlanmadığı gibi davacıya teslim edildiğine dair herhangi bir delil de bulunmadığı, bu nedenle davacının fiilen eline geçmeyen hisse senedini ...'ya devredemeyeceği, inanç sözleşmesinin ise yazılı delille ispatlanacağı, genel kurullarda TTK'nın 370. madde şartlarının gerçekleşmediği, toplantıların yoklukla malul olduğu, kayyım atanma isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette 500 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan karaların yoklukla malul olduğunun tespitine, kayyım atanması talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davalı şirkette pay sahibi ve genel kurulların yoklukla malul olduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf şirkette 500 paya sahip olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının payının şirket ortaklarından ... tarafından devralındığını savunmuş olmakla, müteveffa ortak ... mirasçılarının taraf olmadığı böyle bir davada somut uyuşmazlık hakkında karar verilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa müteveffa ortak ... mirasçıları hakkında dava açmak üzere süre verilip, dava açıldıktan sonra işbu dava ile birleştirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Inanç sözleşmesi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10217 E. 2013/9345 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Inanç sözleşmesi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14089 E. 2013/11984 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Inanç sözleşmesi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14218 E. 2013/12482 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

2 benzer karar daha
  • Inanç sözleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13604 E. 2013/19209 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Menfi tespit | Kayyım atanması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14507 E. 2014/3761 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/14041 E.  ,  2013/12481 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/04/2012 tarih ve 2011/175-2012/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 500 paya sahip ortağı olduğunu, son olarak 01.05.2007 tarihli genel kurula katıldığını, 04.05.2009 ve 03.05.2010 tarihli genel kurullara ise çağrılmadığını, bu tarihlerde yapılan genel kurul hazirun cetvellerinde gösterilmediğini, anılan genel kurulların 6762 Sayılı TTK'nın 370. maddesi uyarınca çağrısız olarak yapıldığını, ancak bu toplantının yapılması için tüm ortakların katılması gerektiğini, bu nedenle genel kurulların yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, davalı şirkette her biri 1,00 TL nominal değerde 500 paya sahip olduğunun tespitini, genel kurulların yoklukla malul olduğunun tespitini ve şirkete kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, hisselerin tamamının ...'ya ait olduğunu, 5 ortak olma şartının gerçekleştirilmesi için davacıya cüz’i pay verildiğini, 09.05.2008 tarihinde davacının hisselerini devrettiğini, genel kurullara tüm ortakların katıldığını, TTK’nın 370. madde şartlarının gerçekleştiğini, şirketin organsız kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirket hisselerinin hamiline yazılı olduğu, ancak basıldığına ilişkin yönetim kurulu kararına rastlanmadığı gibi davacıya teslim edildiğine dair herhangi bir delil de bulunmadığı, bu nedenle davacının fiilen eline geçmeyen hisse senedini ...'ya devredemeyeceği, inanç sözleşmesinin ise yazılı delille ispatlanacağı, genel kurullarda TTK'nın 370. madde şartlarının gerçekleşmediği, toplantıların yoklukla malul olduğu, kayyım atanma isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette 500 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan karaların yoklukla malul olduğunun tespitine, kayyım atanması talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davalı şirkette pay sahibi ve genel kurulların yoklukla malul olduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf şirkette 500 paya sahip olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının payının şirket ortaklarından ... tarafından devralındığını savunmuş olmakla, müteveffa ortak ... mirasçılarının taraf olmadığı böyle bir davada somut uyuşmazlık hakkında karar verilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa müteveffa ortak ... mirasçıları hakkında dava açmak üzere süre verilip, dava açıldıktan sonra işbu dava ile birleştirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/450846400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.