Çıplak pay
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/2616 E. 2014/5407 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çıplak pay↗ yokluk↗ alacağın temliki↗ emredici hüküm↗ hamil↗ temlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyuşmazlık öncesi dönemde davalı şirketin beheri 10 TL nominal değerde 2.500 payın davacıya ait göründüğü, çıplak pay niteliğinde olan nama yazılı payın devri, alacağın temliki hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği ve davalı şirketin de buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, emredici hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınmasının yokluk haline sebep olacağı, dava konusu genel kurulların TTK 370'inci maddesine göre bütün paydaşların toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin itiraz etmemesi halinde geçerli olacağı, davacı çağrılmadan yapılan genel kurul toplantılarının bu sebeple yok hükmünde olduğu gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirkette 2.500 adet hamiline pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 04 05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, sair taleplerin reddine; birleşen davada ise davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirkette 2.500 adet pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 02/05/2011 tarihli genel kurul toplantısının yoklukla malûl olduğunun tespitine, fazlaya dair talebin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 18.11.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuş, bozma neden ve şekline göre davalının diğer itirazlarının incelenmesine gerek olmadığı belirtilmiştir.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5496 E. 2013/20786 K.
Ortak:çıplak pay · yokluk · alacağın temliki · emredici hüküm · hamil · temlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyuşmazlık öncesi dönemde davalı şirketin beheri 10 TL nominal değerde 2.500 payın davacıya ait göründüğü, «çıplak pay» niteliğinde olan nama yazılı payın devri, «alacağın temliki» hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği ve davalı şirketin de buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, «emredici» hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınmasının «yokluk» haline sebep olacağı, dava konusu genel kurulların TTK 370'inci maddesine göre bütün paydaşların toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin itiraz etmemesi halinde geçerli olacağı, davacı çağrılmadan yapılan genel kurul toplantılarının bu sebeple yok hükmünde olduğu gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirkette 2.500 adet «hamiline» pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 04 05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, sair taleplerin …
Benzer bu kararda… heri 10 TL nominal değerde 2.500 payın davacıya ait göründüğü, davalı yanca senetlerin basılmış olduğunun belirtilmesine rağmen söz konusu pay senetlerinin davacıya «teslimine» ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, şirket kuruluş ana sözleşmesine göre şirket sermayesinin tamamı ödendikten sonra hisse senetleri nama yazılı olarak ihraç edilebileceği, yönetim kuruluna verilen nama yazılı «hisse senedi» çıkarma yetkisi gereği bunun kararını almış olması ve pay sahiplerine makbuz karşılığı teslim etmiş olması gerektiği, «çıplak pay» niteliğinde olan nama yazılı payın devri, «alacağın temliki» hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği ve davalı şirketin de buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, «emredici» hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınmasının «yokluk» haline sebep olacağı, dava konusu genel kurulların TTK 370'inci maddesine göre bütün paydaşların toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin itiraz etmemesi halinde geçerli olacağı, aynı davalı hakkında görülen genel kurul toplantılarının iptaline ilişkin dosyalar için alınan bilirkişi raporlarında hisse senetlerinin davacıya tesliminin kanıtlanamadığı, raporlarda davacı çağrılmadan yapılan genel kurul toplantılarının bu sebeple yok hükmünde olduğunun bildirildiği, dava konusu «çağrısız genel kurul» toplantılarında TTK 370'inci maddesine göre tüm ortakların asaleten veya vekaleten hazır bulunması ve toplantıya itiraz edilmemiş olması şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 2.500 adet «hamiline» pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 04 05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, sair taleplerin …
1- Dava, davalı şirkette pay sahibi olunduğunun ve genel kurul kararlarının «yoklukla malul» bulunduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çağrısız genel kurul · yoklukla malul karar · hisse senedi · mirasçılık · kâr payı · teslim
Benzer bu kararda… heri 10 TL nominal değerde 2.500 payın davacıya ait göründüğü, davalı yanca senetlerin basılmış olduğunun belirtilmesine rağmen söz konusu pay senetlerinin davacıya «teslimine» ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, şirket kuruluş ana sözleşmesine göre şirket sermayesinin tamamı ödendikten sonra hisse senetleri nama yazılı olarak ihraç edilebileceği, yönetim kuruluna verilen nama yazılı «hisse senedi» çıkarma yetkisi gereği bunun kararını almış olması ve pay sahiplerine makbuz karşılığı teslim etmiş olması gerektiği, «çıplak pay» niteliğinde olan nama yazılı payın devri, «alacağın temliki» hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği ve davalı şirketin de buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, «emredici» hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınmasının «yokluk» haline sebep olacağı, dava konusu genel kurulların TTK 370'inci maddesine göre bütün paydaşların toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin itiraz etmemesi halinde geçerli olacağı, aynı davalı hakkında görülen genel kurul toplantılarının iptaline ilişkin dosyalar için alınan bilirkişi raporlarında hisse senetlerinin davacıya tesliminin kanıtlanamadığı, raporlarda davacı çağrılmadan yapılan genel kurul toplantılarının bu sebeple yok hükmünde olduğunun bildirildiği, dava konusu «çağrısız genel kurul» toplantılarında TTK 370'inci maddesine göre tüm ortakların asaleten veya vekaleten hazır bulunması ve toplantıya itiraz edilmemiş olması şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 2.500 adet «hamiline» pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 04 05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, sair taleplerin …
Oysa, davacı taraf şirkette 2.500 paya sahip olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının «payının» şirket ortaklarından ...tarafından devralındığını savunmuş olmakla, müteveffa ortak ...«mirasçılarının» taraf olmadığı böyle bir davada somut uyuşmazlık hakkında karar verilmesi mümkün değildir.
1- Dava, davalı şirkette pay sahibi olunduğunun ve genel kurul kararlarının «yoklukla malul» bulunduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa müteveffa ortak ...«mirasçıları» hakkında dava açmak üzere süre verilip, dava açıldıktan sonra işbu dava ile birleştirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5736 E. 2013/20785 K.
Ortak:çıplak pay · yokluk · alacağın temliki · emredici hüküm · hamil · temlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyuşmazlık öncesi dönemde davalı şirketin beheri 10 TL nominal değerde 2.500 payın davacıya ait göründüğü, «çıplak pay» niteliğinde olan nama yazılı payın devri, «alacağın temliki» hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği ve davalı şirketin de buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, «emredici» hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınmasının «yokluk» haline sebep olacağı, dava konusu genel kurulların TTK 370'inci maddesine göre bütün paydaşların toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin itiraz etmemesi halinde geçerli olacağı, davacı çağrılmadan yapılan genel kurul toplantılarının bu sebeple yok hükmünde olduğu gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirkette 2.500 adet «hamiline» pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 04 05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, sair taleplerin …
Benzer bu kararda… , bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlık öncesi dönem için davalı şirketin beheri 1 kuruş nominal değerde 10.556 payına tekabül eden 105,56 TL'lik «payının» davacıya ait göründüğü, hisselerin «hamiline» yazıldığı ve payların senede bağlanmadığı, bu nedenle «pay defterine» yazımının sağlanması veya bastırılması, bastırıldığı takdirde senetlerin makbuz karşılığı pay sahibine «teslim» edilmesi gerektiği, ana sözleşmeye göre şirket sermayesinin tamamı ödendikten sonra hisse senetlerinin hamiline yazılı olarak ihraç edilebileceği, yönetim kuruluna verilen «hamiline yazılı hisse senedi» çıkarma yetkisi gereği bunun kararını almış olması ve pay sahiplerine makbuz karşılığı teslim etmiş olması gerektiği, ancak bu işlemlerin yapıldığının şirket tarafından açıklanamadığı, «çıplak pay» niteliğinde olan hamiline yazılı payın devri, «alacağın temliki» hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği, şekil ve usul açısından «emredici» hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınması «yokluk» haline sebep olacağı, dosyada davalı şirketin «son» iki genel kuruluna yönelik olarak sunulan «hazirun cetvellerinde»; davacı paylarının geçerli bir şekilde devredildiği tespit edilemediğinden bu payların toplantılarda «temsil» edilmediği gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 10.556 payı olduğunun tespitine, davalı şirketin 04/05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının «yoklukla malul» olduklarının tespitine, sair taleplerin reddine, birleşen 50.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/413 Esas sayılı dosyasında, davacının davalı şirkette 10.556 pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 02/05/2011 tarihli «toplantı tutanaklarının» «yoklukla malul» olduğunun tespitine, sair taleplerin reddine, birleşen 32.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/10 Esas sayılı dosyasında, davacının davalı şirkette 10.556 «payı» olduğunun tespitine, davalı şirketin 2010 yılına ait 02/05/2011 tarihli genel kurul toplantısının «yoklukla» malûl olduğunun tespitine, fazlaya dair talebin reddine, birleşen 24.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hamiline yazılı hisse senedi · yoklukla malul karar · kayyım atanması · toplantı tutanağı · hazirun cetveli · kayyım · hisse senedi · dava şartı yokluğu
Benzer bu kararda… , bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlık öncesi dönem için davalı şirketin beheri 1 kuruş nominal değerde 10.556 payına tekabül eden 105,56 TL'lik «payının» davacıya ait göründüğü, hisselerin «hamiline» yazıldığı ve payların senede bağlanmadığı, bu nedenle «pay defterine» yazımının sağlanması veya bastırılması, bastırıldığı takdirde senetlerin makbuz karşılığı pay sahibine «teslim» edilmesi gerektiği, ana sözleşmeye göre şirket sermayesinin tamamı ödendikten sonra hisse senetlerinin hamiline yazılı olarak ihraç edilebileceği, yönetim kuruluna verilen «hamiline yazılı hisse senedi» çıkarma yetkisi gereği bunun kararını almış olması ve pay sahiplerine makbuz karşılığı teslim etmiş olması gerektiği, ancak bu işlemlerin yapıldığının şirket tarafından açıklanamadığı, «çıplak pay» niteliğinde olan hamiline yazılı payın devri, «alacağın temliki» hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği, şekil ve usul açısından «emredici» hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınması «yokluk» haline sebep olacağı, dosyada davalı şirketin «son» iki genel kuruluna yönelik olarak sunulan «hazirun cetvellerinde»; davacı paylarının geçerli bir şekilde devredildiği tespit edilemediğinden bu payların toplantılarda «temsil» edilmediği gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 10.556 payı olduğunun tespitine, davalı şirketin 04/05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının «yoklukla malul» olduklarının tespitine, sair taleplerin reddine, birleşen 50.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/413 Esas sayılı dosyasında, davacının davalı şirkette 10.556 pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 02/05/2011 tarihli «toplantı tutanaklarının» «yoklukla malul» olduğunun tespitine, sair taleplerin reddine, birleşen 32.
4- Asıl dosyada şirkete «kayyım atanmasına» ilişkin talebin reddine karar verildiği halde reddedilen kısım için davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden de davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/259 Esas sayılı dosyasında, davanın kabulü ile, dava konusu 10.556 payın davalılar üzerinden «terkini» ile davacının davalı şirkette 10.556 «payı» olduğunun tespiti ile, söz konusu payların davacı adına tesciline, davalı şirketin 02/05/2011 tarihli genel kurul toplantılarının «yoklukla malul» olduğunun tespitine, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir.
-
Ortaklar kurulu kararının yokluğunun tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3574 E. 2012/10601 K.
Ortak:yokluk
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyuşmazlık öncesi dönemde davalı şirketin beheri 10 TL nominal değerde 2.500 payın davacıya ait göründüğü, «çıplak pay» niteliğinde olan nama yazılı payın devri, «alacağın temliki» hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği ve davalı şirketin de buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, «emredici» hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınmasının «yokluk» haline sebep olacağı, dava konusu genel kurulların TTK 370'inci maddesine göre bütün paydaşların toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin itiraz etmemesi halinde geçerli olacağı, davacı çağrılmadan yapılan genel kurul toplantılarının bu sebeple yok hükmünde olduğu gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirkette 2.500 adet «hamiline» pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 04 05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, sair taleplerin …
Benzer bu karardaÖğretide ve yargı uygulamasında, «yoklukla» malûl kararların yokluğunun tespiti isteminin «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı kabul edilmektedir.
Mahkemece «ortaklar kurulu» kararının «yoklukla malul» olup olmadığının değerlendirilmesi ve yapılacak araştırma sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın «hak düşürücü süre» içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının yokluğu · hisse devrinin iptali · yoklukla malul karar · ortaklar kurulu kararı · hisse devri · hak düşürücü süre · limited şirket
Benzer bu karardaDava, «limitet şirket» «ortaklar kurulu kararlarının yokluğunun» tespiti ile ortaklar kurulu kararının ve «hisse devrinin iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece «ortaklar kurulu» kararının «yoklukla malul» olup olmadığının değerlendirilmesi ve yapılacak araştırma sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın «hak düşürücü süre» içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve TTK.’nun 381. maddesine göre, davanın üç aylık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Öğretide ve yargı uygulamasında, «yoklukla» malûl kararların yokluğunun tespiti isteminin «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı kabul edilmektedir.
1 benzer karar daha
-
Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13579 E. 2013/19048 K.
Ortak:yokluk
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyuşmazlık öncesi dönemde davalı şirketin beheri 10 TL nominal değerde 2.500 payın davacıya ait göründüğü, «çıplak pay» niteliğinde olan nama yazılı payın devri, «alacağın temliki» hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği ve davalı şirketin de buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, «emredici» hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınmasının «yokluk» haline sebep olacağı, dava konusu genel kurulların TTK 370'inci maddesine göre bütün paydaşların toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin itiraz etmemesi halinde geçerli olacağı, davacı çağrılmadan yapılan genel kurul toplantılarının bu sebeple yok hükmünde olduğu gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirkette 2.500 adet «hamiline» pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 04 05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, sair taleplerin …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 02/05/2011 tarihli genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tesbitine, diğer istemlerin reddine ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoklukla malul karar
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 02/05/2011 tarihli genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tesbitine, diğer istemlerin reddine ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/2616 E. , 2014/5407 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada 27.12.2012 gün ve 2011/346-2012/334 sayılı kararı bozan Daire’nin 18.11.2013 gün ve 2013/5496-2013/20786 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, müvekkilinin davalı şirkette beheri 10 TL nominal bedelli 2.500 payla ortak olduğunu, 04.05.2009 ve 03.05.2010 tarihli genel kurullar için müvekkiline çağrı yapılmadığını, 2008 tarihinden sonraki toplantılarda hazirun cetvellerinde müvekkilinin ortak olarak yer almadığının anlaşıldığını, oysa bir devir olgusunun bulunmadığını, genel kurulların yapılabilmesi için tüm ortakların toplantıya katılmış olması gerektiğini, davacı ortağın katılmadığı toplantıların ve bu toplantılarda alınan yönetim kurulu ve denetçi seçimine ilişkin kararların yok hükmünde bulunduğunu, dolayısıyla şirketin organsız kaldığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkette 10 TL nominal değerde 2.500 payı olduğunun tespiti ile hükmün pay defterine yazılmasını, 04.05.2009 ve 03.05.2010 tarihli toplantıların yok hükmünde olduğunun saptanmasını, organ seçimlerinin de geçersiz olmasından dolayı şirkete yönetim kayyımı tayinini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, anılan hisselerin şirketin asıl sahi tarafından davacının yönetim kurulunda görev yapabilmesi için inançlı işlem gereğince davacıya verildiğini, davacının yönetim kurulunda görev almayınca bu hisseleri teslim ettiğini, talebin kabulü halinde kararın, davada husumet ehliyeti olmayan müvekkilince infaz kabiliyetinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleştirilen davada davacı vekili, asıl davadaki iddialarını tekrar ederek müvekkilinin davalı şirkette 10 TL nominal değerde 2.500 payı olduğunun tespiti ile hükmün pay defterine yazılmasını, TTK'nın 370. maddesi uyarınca çağrı yapılmayan 2010 faaliyet yılına ilişkin 02.05.2011 tarihli toplantının yok hükmünde olduğunun saptanmasını, organ seçimlerinin de geçersiz olmasından dolayı şirkete yönetim kayyımı tayinini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen dosyada davalı vekili, asıl dosyadaki savunmalarını yineleyerek davanın reddini istemiştir.
.../...
-2-
Mahkemece, uyuşmazlık öncesi dönemde davalı şirketin beheri 10 TL nominal değerde 2.500 payın davacıya ait göründüğü, çıplak pay niteliğinde olan nama yazılı payın devri, alacağın temliki hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği ve davalı şirketin de buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, emredici hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınmasının yokluk haline sebep olacağı, dava konusu genel kurulların TTK 370'inci maddesine göre bütün paydaşların toplantıda hazır bulunması ve aralarından birinin itiraz etmemesi halinde geçerli olacağı, davacı çağrılmadan yapılan genel kurul toplantılarının bu sebeple yok hükmünde olduğu gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirkette 2.500 adet hamiline pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 04 05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malûl olduklarının tespitine, sair taleplerin reddine;
birleşen davada ise davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirkette 2.500 adet pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 02/05/2011 tarihli genel kurul toplantısının yoklukla malûl olduğunun tespitine, fazlaya dair talebin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 18.11.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuş, bozma neden ve şekline göre davalının diğer itirazlarının incelenmesine gerek olmadığı belirtilmiştir.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 20.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/346486400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz