6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel Kurul Kararının İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5736 E. 2013/20785 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çıplak pay hamiline yazılı hisse senedi yoklukla malul karar kayyım atanması toplantı tutanağı hazirun cetveli yokluk kayyım alacağın temliki emredici hüküm hisse senedi tespit davası dava şartı yokluğu pay defteri hamil husumet yokluğu temlik kâr payı terkin vekalet ücreti temsil teslim husumet e-defter i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 114

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlık öncesi dönem için davalı şirketin beheri 1 kuruş nominal değerde 10.556 payına tekabül eden 105,56 TL'lik payının davacıya ait göründüğü, hisselerin hamiline yazıldığı ve payların senede bağlanmadığı, bu nedenle pay defterine yazımının sağlanması veya bastırılması, bastırıldığı takdirde senetlerin makbuz karşılığı pay sahibine teslim edilmesi gerektiği, ana sözleşmeye göre şirket sermayesinin tamamı ödendikten sonra hisse senetlerinin hamiline yazılı olarak ihraç edilebileceği, yönetim kuruluna verilen hamiline yazılı hisse senedi çıkarma yetkisi gereği bunun kararını almış olması ve pay sahiplerine makbuz karşılığı teslim etmiş olması gerektiği, ancak bu işlemlerin yapıldığının şirket tarafından açıklanamadığı, çıplak pay niteliğinde olan hamiline yazılı payın devri, alacağın temliki hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği, şekil ve usul açısından emredici hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınması yokluk haline sebep olacağı, dosyada davalı şirketin son iki genel kuruluna yönelik olarak sunulan hazirun cetvellerinde; davacı paylarının geçerli bir şekilde devredildiği tespit edilemediğinden bu payların toplantılarda temsil edilmediği gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 10.556 payı olduğunun tespitine, davalı şirketin 04/05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malul olduklarının tespitine, sair taleplerin reddine, birleşen 50. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/413 Esas sayılı dosyasında, davacının davalı şirkette 10.556 pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 02/05/2011 tarihli toplantı tutanaklarının yoklukla malul olduğunun tespitine, sair taleplerin reddine, birleşen 32. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/10 Esas sayılı dosyasında, davacının davalı şirkette 10.556 payı olduğunun tespitine, davalı şirketin 2010 yılına ait 02/05/2011 tarihli genel kurul toplantısının yoklukla malûl olduğunun tespitine, fazlaya dair talebin reddine, birleşen 24. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/259 Esas sayılı dosyasında, davanın kabulü ile, dava konusu 10.556 payın davalılar üzerinden terkini ile davacının davalı şirkette 10.556 payı olduğunun tespiti ile, söz konusu payların davacı adına tesciline, davalı şirketin 02/05/2011 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malul olduğunun tespitine, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, davalı şirkette pay sahibi olunduğunun ve şirket genel kurul toplantılarının yoklukla malul bulunduğunun tespitine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleştirilen davalarda ayrı ayrı davacının davalı şirkette 10.556 paya sahip olduğunun tespitine karar verilmişse de 6100 sayılı HMK'nın 114/1'inci maddesi (ı) bendinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması"nın dava şartlarından olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, mahkemece davalı şirkete ve ortaklara karşı ikinci defa açılmış bulunan pay sahibi olunduğunun tespitine ilişkin davaların dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde taleplerin ayrı ayrı kabulü doğru olmamış, kararın bu yönden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

3- Davacı, asıl dava dosyası ile birleştirilen ve davalı şirket hissedarlarına karşı açılan 2012/10 Esas sayılı dosyada da şirketin genel kurul toplantılarının yoklukla malul olduğunun tespitini istemiş, mahkemece de birleştirilen bu dosyada anılan talebin kabulüne karar verilmişse de genel kurul toplantılarının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkin davada husumetin şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup bu tür davalarda ortaklara husumet düşmez. Bu itibarla ortaklara karşı yapılan bu talebin husumet yokluğundan reddedilmesi gerekirken,yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca hissedarlara karşı açılan ve birleştirilen 2012/259 Esas sayılı dosyada davacının şirket genel kurul toplantısının iptaline dair bir talebi olmadığı gözetilmeyerek anılan dosyada talebin aşılmasıyla 02.05.2011 tarihli genel kurul toplantısının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi de doğru bulunmamış, kararın davalı ortaklar yararına bozulması gerekmiştir.

4- Asıl dosyada şirkete kayyım atanmasına ilişkin talebin reddine karar verildiği halde reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden de davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.

5- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13579 E. 2013/19048 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Yönetim Kurulu Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yönetim Kurulu Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Şirket Ortaklığının Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2505 E. 2014/5813 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/5736 E.  ,  2013/20785 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

BİRLEŞEN DAVA

İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

2012/259 ESAS

BİRLEŞEN DAVA

İSTANBUL 50. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

2011/413 ESAS

BİRLEŞEN DAVA

İSTANBUL 32. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

2012/10 ESAS

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2012 tarih ve 2011/265-2012/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, ....'ne karşı açtığı 2011/265 Esas sayılı asıl davada; müvekkilinin davalı şirkette beheri 1 kuruş nominal bedelli 10.556 payla ortak olduğunu, 2008 ve 2009 faaliyet yıllarına ilişkin 04.05.2009 ve 03.05.2010 tarihli genel kurullar için müvekkiline çağrı yapılmadığını, hazirun cetvellerinde müvekkilinin ortak olarak yer almadığını, oysa bir devir olgusunun bulunmadığını, genel kurulların yapılabilmesi için tüm ortakların toplantıya katılmış olması gerektiğini, bu toplantılarda yönetim kurulu ve denetçi seçimine ilişkin kararların yok hükmünde bulunduğunu, dolayısıyla şirketin organsız kaldığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkette 10.556 payı olduğunun tespiti ile hükmün pay defterine yazılmasını, 04.05.2009 ve 03.05.2010 tarihli toplantıların yok hükmünde olduğunun saptanmasını, organ seçimlerinin de geçersiz olmasından dolayı şirkete yönetim kayyımı tayinini talep ve dava etmiştir.

Asıl dava davalısı (....) vekili, davacının sözünü ettiği hisse senetlerinin kimde olduğunu iddia ediyorsa davasını da ona karşı açması gerektiğini, hisse senetleri hamiline yazılı olduğu için kimin elindeyse o kişinin genel kurula katıldığını, genel kurullarda tüm sermayenin asaleten temsil edildiğini, anılan hisselerin şirketin asıl sahibi ... tarafından davacının yönetim kurulu başkan vekili olarak görev yapabilmesi için inançlı işlem gereğince davacıya verildiğini, davacı yönetim kurulunda görev almak istemez olunca bu hisseleri ...'ya teslim ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davacı vekili ... mirasçıları ..., ..., ... ve ...'ya karşı açtığı ve birleştirilen İstanbul 24. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/259 Esas sayılı dosyasında; müvekkilinin ....'de 10.556 paya sahip olduğunu, bu hisselerini devretmediği gibi devri için kimseye vekalet de vermediğini ileri sürülerek davalılara devredilmiş görünen şirketteki 10.556 hissenin müvekkilinin olduğunun tespitini, hükmün pay defterine yazılmasını talep ve dava etmiştir.

2012/259 Esas sayılı dava davalıları ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... vekili, anılan payların davacının şirkette yönetim kurulu başkan vekili olarak görev yapabilmesi için muris tarafından inançlı işlemle davacıya verildiğini, davacının 01.05.2008 tarihinde yapılan genel kurulda yönetim kurulunda görev almak istememesi üzerine 09.05.2008 tarihinde uhdesinde bulunan ve inançlı işlemle iktisap ettiği payları ...'ya devrettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davacı vekili, birleştirilen İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/413 Esas sayılı dosyada ...'ne karşı açtığı davada, müvekkilinin davalı şirkette 10.556 payla ortak olduğunu, 2010 faaliyet yılına ait genel kurulun 02.05.2011 tarihinde yapıldığını, bu genel kurulu toplantısına da hisselerini devretmemiş olmasına rağmen müvekkilinin çağrılmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkette 10.556 payı olduğunun tespiti ile hükmün pay defterine yazılmasını, çağrı yapılmayan 02.05.2011 tarihli genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğunun saptanmasını, şirkete yönetim kayyımı tayinini talep ve dava etmiştir.

Birleştirilen 2011/413 Esas sayılı dosyada davalı .... vekili, asıl davadaki savunmalarını yineleyerek davanın reddini istemiştir.

Davacı vekili birleştirilen İstanbul 32. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/10 Esas sayılı dosyasında; (... mirasçıları ..., ..., ... ve ...'ya karşı açtığı davada) müvekkilinin ....'de 10.556 paya sahip olduğunu, bu hisselerini devretmediği gibi devri için kimseye vekalet de vermediğini ileri sürülerek müvekkilinin davalı şirkette 1 kuruş nominal değerli 10.556 payı olduğunun tespiti ile hükmün pay defterine yazılmasını, çağrı yapılmayan 02.05.2011 tarihli genel kurul toplantısının yoklukla malul olduğunun saptanmasını, organ seçimlerinin de geçersiz olmasından dolayı şirkete yönetim kayyımı tayinini talep ve dava etmiştir.

Davalılar ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... vekili birleştirilen İstanbul 32. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/10 Esas sayılı dosyasında, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlık öncesi dönem için davalı şirketin beheri 1 kuruş nominal değerde 10.556 payına tekabül eden 105,56 TL'lik payının davacıya ait göründüğü, hisselerin hamiline yazıldığı ve payların senede bağlanmadığı, bu nedenle pay defterine yazımının sağlanması veya bastırılması, bastırıldığı takdirde senetlerin makbuz karşılığı pay sahibine teslim edilmesi gerektiği, ana sözleşmeye göre şirket sermayesinin tamamı ödendikten sonra hisse senetlerinin hamiline yazılı olarak ihraç edilebileceği, yönetim kuruluna verilen hamiline yazılı hisse senedi çıkarma yetkisi gereği bunun kararını almış olması ve pay sahiplerine makbuz karşılığı teslim etmiş olması gerektiği, ancak bu işlemlerin yapıldığının şirket tarafından açıklanamadığı, çıplak pay niteliğinde olan hamiline yazılı payın devri, alacağın temliki hükümlerine göre yazılı bir devir beyanının yapılması ile gerçekleşeceği, şekil ve usul açısından emredici hükümlere aykırı bir genel kurulun toplanması ve karar alınması yokluk haline sebep olacağı, dosyada davalı şirketin son iki genel kuruluna yönelik olarak sunulan hazirun cetvellerinde;

davacı paylarının geçerli bir şekilde devredildiği tespit edilemediğinden bu payların toplantılarda temsil edilmediği gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirkette 10.556 payı olduğunun tespitine, davalı şirketin 04/05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malul olduklarının tespitine, sair taleplerin reddine, birleşen 50. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/413 Esas sayılı dosyasında, davacının davalı şirkette 10.556 pay sahibi olduğunun tespitine, davalı şirketin 02/05/2011 tarihli toplantı tutanaklarının yoklukla malul olduğunun tespitine, sair taleplerin reddine, birleşen 32. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/10 Esas sayılı dosyasında, davacının davalı şirkette 10.556 payı olduğunun tespitine, davalı şirketin 2010 yılına ait 02/05/2011 tarihli genel kurul toplantısının yoklukla malûl olduğunun tespitine, fazlaya dair talebin reddine, birleşen 24.

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/259 Esas sayılı dosyasında, davanın kabulü ile, dava konusu 10.556 payın davalılar üzerinden terkini ile davacının davalı şirkette 10.556 payı olduğunun tespiti ile, söz konusu payların davacı adına tesciline, davalı şirketin 02/05/2011 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malul olduğunun tespitine, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, davalı şirkette pay sahibi olunduğunun ve şirket genel kurul toplantılarının yoklukla malul bulunduğunun tespitine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleştirilen davalarda ayrı ayrı davacının davalı şirkette 10.556 paya sahip olduğunun tespitine karar verilmişse de 6100 sayılı HMK'nın 114/1'inci maddesi (ı) bendinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması"nın dava şartlarından olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, mahkemece davalı şirkete ve ortaklara karşı ikinci defa açılmış bulunan pay sahibi olunduğunun tespitine ilişkin davaların dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde taleplerin ayrı ayrı kabulü doğru olmamış, kararın bu yönden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

3- Davacı, asıl dava dosyası ile birleştirilen ve davalı şirket hissedarlarına karşı açılan 2012/10 Esas sayılı dosyada da şirketin genel kurul toplantılarının yoklukla malul olduğunun tespitini istemiş, mahkemece de birleştirilen bu dosyada anılan talebin kabulüne karar verilmişse de genel kurul toplantılarının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkin davada husumetin şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup bu tür davalarda ortaklara husumet düşmez. Bu itibarla ortaklara karşı yapılan bu talebin husumet yokluğundan reddedilmesi gerekirken,yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca hissedarlara karşı açılan ve birleştirilen 2012/259 Esas sayılı dosyada davacının şirket genel kurul toplantısının iptaline dair bir talebi olmadığı gözetilmeyerek anılan dosyada talebin aşılmasıyla 02.05.2011 tarihli genel kurul toplantısının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi de doğru bulunmamış, kararın davalı ortaklar yararına bozulması gerekmiştir.

4- Asıl dosyada şirkete kayyım atanmasına ilişkin talebin reddine karar verildiği halde reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden de davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.

5- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) ve (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (5) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045853400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.