Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6189 E. 2010/12226 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel yetki kuralı↗ sözleşmenin ifa yeri↗ genel yetki↗ özel yetki↗ ifa yeri↗ kesin yetki↗ sigorta sözleşmesi↗ rücuen tazminat↗ taşıma sözleşmesi↗ ifa↗ haksız fiil↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ hasar↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana geldiği yer olan Anamur Mahkemeleri'nin yetkili olduğu gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacıya sigortalı emtianın davalı tarafından Antalya’dan, Mersin’e taşınması sırasında Anamur’da aracın tek taraflı olarak kaza yapması sonucu emtianın hasar gördüğü, davacı tarafından sigortalısına hasar bedelinin ödendiği ve TTK’nın 1301. maddesi hükmüne göre davacının sigortalısına halef olarak iş bu davayı Mersin’de açtığı, davalının ikametgâhının ise Konya olduğu hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
HUMK’nın 9. maddesi hükmü ile her davanın davalının ikametgahı mahkemesinde açılacağına ilişkin genel yetki kuralı getirilmiş olup, anılan Yasa'nın 10. maddesinde de bu genel kural ile birlikte akdin ifa yeri mahkemesinin de yetkili olacağına ilişkin özel bir yetki kuralı öngörülmüştür. Özel yetki genel yetkiyi ortadan kaldırmaz ise de, onun yanında varlığını sürdürür; dolayısıyla, dava, davacının seçimine göre hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Gerçekten de HUMK'nun 10. maddesinde, sözleşmenin ifa edildiği veya davalı yada vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinde de dava açılabileceği düzenlenmiş olup, davaya konu taşıma sözleşmesinin ifa yeri varma yeri olan Mersin’dir. Ayrıca HUMK’nın 21. maddesine göre haksız fiilin meydana geldiği mahkeme de yetkili kılınmış ise de, bu yer mahkemesi kesin yetkili bir mahkeme olmayıp, yetkili mahkemelerden sadece birisidir.
Bu itibarla, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda taşıma sözleşmesinin ifa yeri olan davanın açıldığı mahkeme iş bu davaya bakmada yetkili olup, mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken, ortada kesin yetki durumu sözkonusu değil iken, HUMK’nın 21. maddesine göre kazanın meydana geldiği Anamur mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sigorta poliçesine dayalı tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3081 E. 2011/14821 K.
Ortak:yetkisizlik kararı · hasar · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana geldiği yer olan Anamur Mahkemeleri'nin yetkili olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «yetkisizliğine» karar verilmiştir.
Somut olayda, davacıya sigortalı emtianın davalı tarafından Antalya’dan, Mersin’e taşınması sırasında Anamur’da aracın tek taraflı olarak kaza yapması sonucu emtianın «hasar» gördüğü, davacı tarafından sigortalısına hasar bedelinin ödendiği ve TTK’nın 1301. maddesi hükmüne göre davacının sigortalısına halef olarak iş bu davayı Mersin’de açtığı, davalının ikametgâhının ise Konya olduğu hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» meydana gelmesinde davalının %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne (2.728) TL tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
HUMK'nun 193. maddesi uyarınca; "«görevsizlik» veya «yetkisizlik» kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa «görevli» veya yetkili mahkemede «tebligat» yaptırması zorunludur. (Değişik üçüncü fıkra: 26/9/2004 – 5236/13 md.) Her iki hâlde kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kâğıdı tebliğ ettirilmesi gerekir." Anılan düzenlemeye göre davacının süresi içinde mahkemeye başvurarak tebligat «masrafı» yatırması veya tahrik dilekçesi vermesi gereklidir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, mahkemece yetkili mahkemenin Anamur Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle 24.07.2007 tarihinde «yetkisizlik» kararı verilmiş, karar, davacı vekiline 09.10.2007, davalıya 10.10.2007 tarihinde tebliğ olunmuş, temyiz edilmeyerek 25.10.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · görevsizlik kararı · tebligat · dosya masrafı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaHUMK'nun 193. maddesi uyarınca; "«görevsizlik» veya «yetkisizlik» kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa «görevli» veya yetkili mahkemede «tebligat» yaptırması zorunludur. (Değişik üçüncü fıkra: 26/9/2004 – 5236/13 md.) Her iki hâlde kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kâğıdı tebliğ ettirilmesi gerekir." Anılan düzenlemeye göre davacının süresi içinde mahkemeye başvurarak tebligat «masrafı» yatırması veya tahrik dilekçesi vermesi gereklidir.
Ancak, dosya içerisinde davacı tarafça dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine yönelik süresi içerisinde yapılmış yazılı bir müracaat bulunmadığı gibi aynı süre içesinde «tebligat» «masrafı» yatırıldığı da sabit değildir.
Davacı tarafından süresi içerisinde bu prosedürün yerine getirildiği usulünce ispatlanamadığından, mahkemece kendiliğinden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Dava, sigortalıya ödenen tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12994 E. 2010/4122 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacıya sigortalı emtianın davalı tarafından Antalya’dan, Mersin’e taşınması sırasında Anamur’da aracın tek taraflı olarak kaza yapması sonucu emtianın «hasar» gördüğü, davacı tarafından sigortalısına hasar bedelinin ödendiği ve TTK’nın 1301. maddesi hükmüne göre davacının sigortalısına halef olarak iş bu davayı Mersin’de açtığı, davalının ikametgâhının ise Konya olduğu hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı sigortacının ödediği «hasar» miktarını TTK'nun 1301. maddesi gereğince zarar sorumlusu davalılardan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 19.354,00 YTL'nın 15.02.2007 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · sigorta poliçesi · kusur · eksik inceleme · avans faizi
Benzer bu karardaDava, yangın «sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir,ancak olaya ilişkin Anamur Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2006/417 esas sayılı dosyasının getirtilip incelenerek, olayda davalıların kusurlu olup olmadığı, varsa «kusur» oranları tespit edilip zarardan sorumlu olup olmayacakları belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir değerlendirme yapılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmaya gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı sigortacının ödediği «hasar» miktarını TTK'nun 1301. maddesi gereğince zarar sorumlusu davalılardan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 19.354,00 YTL'nın 15.02.2007 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3799 E. 2013/19750 K.
Ortak:rücuen tazminat
İncelediğiniz kararda2- Dava, taşıma «sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1- Dava, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 1301. maddesine dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin hakkı · sigorta tazminatı · rücu hakkı · rehin · rücu · muvafakat · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaEkonomi Bankası Mersin Şube Müdürlüğü'nün «rehin hakkı» sahibi olarak, tazminat talep etme hakkı vardır.
TTK’nın 1301. maddesine göre «rücu hakkının» doğumu için gerçek hak sahibine ödeme yapılmış olması zorunludur.
Davanın dayanağını oluşturan «sigorta poliçesinde» T.
Buna göre, somut uyuşmazlıkta davacı ... şirketince dava dışı «sigortalısına tazminat» ödemesi yapılırken asıl hak sahibi olan T.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/6189 E. , 2010/12226 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.11.2008 tarih ve 2008/2 - 2008/382 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline nakliyat sigorta sözleşmesi ile sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında meydana gelen kaza nedeniyle hasarlandığını, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 11.295 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazı ile birlikte esas yönünden de davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana geldiği yer olan Anamur Mahkemeleri'nin yetkili olduğu gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacıya sigortalı emtianın davalı tarafından Antalya’dan, Mersin’e taşınması sırasında Anamur’da aracın tek taraflı olarak kaza yapması sonucu emtianın hasar gördüğü, davacı tarafından sigortalısına hasar bedelinin ödendiği ve TTK’nın 1301. maddesi hükmüne göre davacının sigortalısına halef olarak iş bu davayı Mersin’de açtığı, davalının ikametgâhının ise Konya olduğu hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
HUMK’nın 9. maddesi hükmü ile her davanın davalının ikametgahı mahkemesinde açılacağına ilişkin genel yetki kuralı getirilmiş olup, anılan Yasa'nın 10. maddesinde de bu genel kural ile birlikte akdin ifa yeri mahkemesinin de yetkili olacağına ilişkin özel bir yetki kuralı öngörülmüştür. Özel yetki genel yetkiyi ortadan kaldırmaz ise de, onun yanında varlığını sürdürür; dolayısıyla, dava, davacının seçimine göre hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Gerçekten de HUMK'nun 10. maddesinde, sözleşmenin ifa edildiği veya davalı yada vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinde de dava açılabileceği düzenlenmiş olup, davaya konu taşıma sözleşmesinin ifa yeri varma yeri olan Mersin’dir.
Ayrıca HUMK’nın 21. maddesine göre haksız fiilin meydana geldiği mahkeme de yetkili kılınmış ise de, bu yer mahkemesi kesin yetkili bir mahkeme olmayıp, yetkili mahkemelerden sadece birisidir.
Bu itibarla, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda taşıma sözleşmesinin ifa yeri olan davanın açıldığı mahkeme iş bu davaya bakmada yetkili olup, mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken, ortada kesin yetki durumu sözkonusu değil iken, HUMK’nın 21. maddesine göre kazanın meydana geldiği Anamur mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1044175100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz