Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/45 E. 2024/3744 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6098/224']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıptan sorumluluk↗ ayıp ihbar süresi↗ tevdi mahalli tayini↗ ihbar süresi↗ dönme hakkı↗ maktu vekâlet ücreti↗ sözleşmeden dönme↗ tevdi mahalli↗ gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ arabuluculuk↗ ağır kusur↗ sorumluluktan kurtulma↗ ayıp↗ istinaf başvurusunun reddi↗ satış sözleşmesi↗ maktu vekalet ücreti↗ vekâlet ücreti↗ ticari faiz↗ olumsuz oy↗ kamu düzeni↗ hak düşürücü süre↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihbar↗ ihtar↗ fatura↗ taahhütname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ kusur↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçadağ Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2020/102 E., 2021/29 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; 08.02.2020 tarihinde davalıdan 4350 adet tavuk aldığını, teslim edildiği gün 133 adedinin telef olduğunu, davalıya bildirdiğinde nakliye esnasında bu şekildeki ölümlerin normal olduğunu söylediğini, ancak tavukların telef olmaya devam ettiğini, davalının bu kez çeşitli bahaneler ürettiğini, gönderdiği ilaçların da fayda vermediğini, akabinde Elazığ Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürlüğünce yapılan numune analizi sonucu tavuklara “mycplazma synaviae mikroorganizmal” hastalığı teşhisi konulduğunu, 13.04.2020 tarihinde Akçadağ İlçe Tarım Müdürlüğü’nün bilgilendirmesi ile tavukların ölüm sebebini öğrendiğini, tavuklarda gizli ayıp bulunduğunu, bunu resmi kurumun bildirmesi neticesi kesin olarak öğrendiğinden itibaren süresi içinde yasal girişimleri yaptığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 229 uncu maddesinin kendisine tanıdığı sözleşmeden dönme hakkını kullandığını ileri sürerek 155.347,50 TL’nin ticari faizi ile birlikte tahsilini, elinde kalan 350- 400’e kadar tavuğun işletmesinden alınmasını, tavukların alınmaması halinde Mahkemece tevdi mahalli tayinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının önce 4.350 adet tavuk istediğini, sonradan tavuk sayısını 2.700 adede düşürdüğünü, parça parça olmak üzere toplam 54.950,00 TL ödediğini, teslim günü olan 08.02.2020 tarihinde davacının tavukları indirmek için yeterli eleman ayarlamaması, kümesin önünde uzun süre bekletmesi, soğuk hava koşulları sebebiyle 145 adet tavuğun telef olduğunu, bu tavukların ücretlerinin davacıdan istenmediğini, teslimattan sonra müvekkilinin veterinerini arayan davacının 2.000 adet tavuğu bir kümese, 550 adet tavuğu başka kümese yerleştirdiğini, 550 adetlik kümesteki tavuklarda ölüm yaşandığını söylediğini, müvekkilinin veterinerinin altlıkların ıslak olduğunu, kümeste çamurların bulunduğunu, yeterli ısı ve ışık sağlanmadığını, bu olumsuzlukların giderilmesini söylediğini, davacının gönderdiği video kayıtlarında kümes koşullarının açıkça göründüğünü, “mycplazma synaviae mikroorganizmal” hastalığının kalıtsal olmadığını, müvekkilinin sağlıklı tavuk teslim ettiğini, bir ölüm varsa davacının kümes koşullarının sebebiyet verdiğini, canlı hayvan satışlarında satıcının ayıptan sorumlu tutulması için 6098 sayılı Kanun’un 220 ve 224 üncü maddesindeki şartların sağlanması gerektiğini, davacının ayıbı yasal süresi olan 9 gün içinde bildirmediği gibi gözden geçirme için mahkemeye de başvurmadığını, teslimden 30 gün sonra müvekkilinin veterinerini aradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun’un 224 üncü maddesindeki ayıp ihbarına ilişkin sürenin hak düşürücü süre niteliği taşıdığını, satıcının ayıptan kaynaklı sorumluluğuna yönelik koşulların resen gözetileceği, hayvan satışına ilişkin dosya kapsamındaki fatura ve benzeri belgelerin haricinde yazılı bir sözleşmenin ve davalı satıcının ayıp sebebiyle sorumlu olacağı yönünde yazılı bir taahhüdünün bulunmadığı, davalı satıcının sorumlu olacağı sürenin yazılı olarak belirlenmemesi ve ayıbın da hayvanın gebeliğine ilişkin olmaması karşısında, ihtarın 17.04.2020 tarihinde davalıya çekilmiş olmasına göre, hayvanların teslim edildiği 08.02.2020 tarihinden itibaren 9 gün içinde ayıp ihbarının yapılmadığı, hayvanların bilirkişilerce gözden geçirilmesinin aynı süre içinde yetkili makam olan mahkemeden istenmediği, hak düşürücü sürenin geçtiği, davacının davasını ispat olanağı kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ağır kusur halinde satıcının süresinde dava açılmadığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağını, müvekkilinin bildirim ve tespit zorunluluğunun bulunmadığını, dosyaya sunulan delillerle tavuklarda ırsi nitelikteki “mycplazma synaviae mikroorganizmal” hastalığının bulunduğunun sabit olduğunu, kusur belirlenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, 6098 sayılı Kanun’un 224 üncü maddesinin uygulanamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; nispi yerine maktu vekalet ücreti taktirinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, ancak davalı lehine nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar, 6098 Kanun’un 220 nci maddesinde hayvan satışındaki ayıbın maddi şartları özel olarak düzenlenmişse de konusu hayvan satışı olmayan diğer satış sözleşmelerindeki sözleşme konusu şeyde çıkan ayıpların maddi şartlarının da belli ölçüde hayvan satışına uygulanması gerektiğini, satıcının hayvandaki ayıpla ilgili ağır kusuru varsa süresi içinde dava açılmadığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağını, müvekkiline ait işletmenin Devlet destekli olduğunu, her zaman uzman, veterinerler tarafından düzenli olarak tetkik edildiğini, durumun davalının iddia ettiği gibi olmadığının resmi kurumlarının incelemesi neticesinde kayıt ve rapor altına alındığını, Elazığ Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürlüğünce yapılan numune analizi sonucunda davalının gönderdiği tavuklara “mycplazma synoviae mikroorganizmal” hastalığı teşhisi konulduğunun dosya içinde mevcut deliller ile sabit olduğunu, hastalığın, anaç tavuklardan geçtiğini, irsi nitelik taşıdığını, davalının ağır kusurlu hareket ettiğini, tavukların anılan hastalıktan öldüğünü, deliller toplanmadan ve uzman bilirkişilerden rapor aldırılmadan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, davalının ağır kusuru sebebiyle davalıya bir bildirimde bulunma veya dava açıp bir tespit yaptırma zorunluluğunun müvekkili hakkında uygulanamayacağını, kesin ölüm sebebinin resmi kurumdan öğrenmesinden itibaren davalıya noter kanalı ile ihtar çekildiğini, olumsuz cevap vermeleri üzerine arabuluculuk ve dava yoluna gidildiğini, davanın 6098 sayılı Kanun’un 220 nci maddesinde sayılan ikinci ihtimale, yani satıcının ağır kusuruna dayandığını, anılan hükümlerinin uygulama alanı bulunmasa dahi davalının 6098 sayılı Kanun’un 49 ve 112 nci madde hükümlerine göre sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun'un 112, 220, 224, 225, 227 ve 229 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6051 E. 2023/1432 K.
Ortak:ayıp ihbarı · ayıp · ihbar · kusur · dava sebebi · eksik inceleme · vekalet ücreti · Tazminat
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun’un 224 üncü maddesindeki «ayıp ihbarına» ilişkin sürenin «hak düşürücü süre» niteliği taşıdığını, satıcının ayıptan kaynaklı sorumluluğuna yönelik koşulların resen gözetileceği, hayvan satışına ilişkin dosya kapsamındaki «fatura» ve benzeri belgelerin haricinde yazılı bir sözleşmenin ve davalı satıcının ayıp sebebiyle sorumlu olacağı yönünde yazılı bir «taahhüdünün» bulunmadığı, davalı satıcının sorumlu olacağı sürenin yazılı olarak belirlenmemesi ve ayıbın da hayvanın gebeliğine ilişkin olmaması karşısında, «ihtarın» 17.04.2020 tarihinde davalıya çekilmiş olmasına göre, hayvanların «teslim» edildiği 08.02.2020 tarihinden itibaren 9 gün içinde ayıp ihbarının yapılmadığı, hayvanların bilirkişilerce gözden geçirilmesinin aynı süre içinde yetkili makam ol …
DAVA Davacı dava dilekçesinde; 08.02.2020 tarihinde davalıdan 4350 adet tavuk aldığını, «teslim» edildiği gün 133 adedinin telef olduğunu, davalıya bildirdiğinde nakliye esnasında bu şekildeki ölümlerin normal olduğunu söylediğini, ancak tavukların telef olmaya devam ettiğini, davalının bu kez çeşitli bahaneler ürettiğini, gönderdiği ilaçların da fayda vermediğini, akabinde Elazığ Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürlüğünce yapılan numune analizi sonucu tavuklara “mycplazma synaviae mikroorganizmal” hastalığı teşhisi konulduğunu, 13.04.2020 tarihinde Akçadağ İlçe Tarım Müdürlüğü’nün bilgilendirmesi ile tavukların ölüm «sebebini» öğrendiğini, tavuklarda «gizli ayıp» bulunduğunu, bunu resmi kurumun bildirmesi neticesi «kesin» olarak öğrendiğinden itibaren süresi içinde yasal girişimleri yaptığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 229 uncu maddesinin kendisine tanıdığı «sözleşmeden dönme hakkını» kullandığını ileri sürerek 155.347,50 TL’nin «ticari faizi» ile birlikte tahsilini, elinde kalan 350- 400’e kadar tavuğun işletmesinden alınmasını, tavukların alınmaması halinde Mahkemece «tevdi mahalli tayinini» talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ağır kusur» halinde satıcının süresinde dava açılmadığını ileri sürerek «sorumluluktan kurtulamayacağını», müvekkilinin bildirim ve tespit zorunluluğunun bulunmadığını, dosyaya sunulan delillerle tavuklarda ırsi nitelikteki “mycplazma synaviae mikroorganizmal” hastalığının bulunduğunun sabit olduğunu, kusur belirlenmeden «eksik inceleme» ile karar verildiğini, 6098 sayılı Kanun’un 224 üncü maddesinin uygulanamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Menfi tespit | Tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6166 E. 2023/1433 K.
Ortak:ihbar
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun’un 224 üncü maddesindeki «ayıp ihbarına» ilişkin sürenin «hak düşürücü süre» niteliği taşıdığını, satıcının ayıptan kaynaklı sorumluluğuna yönelik koşulların resen gözetileceği, hayvan satışına ilişkin dosya kapsamındaki «fatura» ve benzeri belgelerin haricinde yazılı bir sözleşmenin ve davalı satıcının ayıp sebebiyle sorumlu olacağı yönünde yazılı bir «taahhüdünün» bulunmadığı, davalı satıcının sorumlu olacağı sürenin yazılı olarak belirlenmemesi ve ayıbın da hayvanın gebeliğine ilişkin olmaması karşısında, «ihtarın» 17.04.2020 tarihinde davalıya çekilmiş olmasına göre, hayvanların «teslim» edildiği 08.02.2020 tarihinden itibaren 9 gün içinde ayıp ihbarının yapılmadığı, hayvanların bilirkişilerce gözden geçirilmesinin aynı süre içinde yetkili makam ol …
Benzer bu kararda… er ne kadar dava değeri 10.000,00 TL olarak gösterilmişse de davacının hangi talebinin ne miktarda tespit, alacak, tazminat içerdiğinin anlaşılamadığını, muayene ve «ihbar» yükümünün yerine getirilmediğini, piliçlerin gelişimini yavaşlatmak isteyen davacının yanlış uygulamalar yaptığını, belirtilerden sonra da peletle beslemeye devam …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nedensellik bağı · değer kaybı · ödeme yasağı · yazılı delil başlangıcı · delil başlangıcı · ticari defter incelemesi · yazılı delil · bedelsizlik
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «menfi tespit» davasında, borçlunun, ödeme ile senedin «bedelsiz» kaldığı yönündeki iddiasının borçlu tarafından ispatlanmasının gerektiği, senede karşı ileri sürülen bu iddianın yazılı belge ile kanıtlanabileceği hâlde davacının bu yönde bir yazılı belge sunmadığı, «yazılı delil başlangıcı» olduğu iddia edilen belgenin davalının veya onun yetkili «temsilcisinin» eli ürünü olmaması ve dava dayanağı senede atıf yapılmamış olması, senetle ilişkilendirilememesi nedeni ile yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği, teklif olunan yeminin davalı tarafça «ifa» edildiği, bilirkişi raporuna göre yalnızca protein eksikliğinin kanibalizmin nedeni olmadığı, başka çevresel faktörlerin de bu hastalığı oluşturacağı, davalıya atfolunan protein eksikliği iddiası ile tavukların ölmesi arasında «nedensellik bağı» bulunmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… rinin başladığını, tavukların birbirlerini yemeye çalışıp zarar verdiğini, en az 2.000 adet hayvanın bu sırada öldüğünü, bir kısmının da yaralanması sebebiyle büyük «değer kaybına» uğradığını, veterinerin bu kanibalizmin protein eksikliğinden, dolayısıyla yem kaynaklı olduğunu belirttiğini, davalının temin ettiği yemlerde protein değeri %17,15 olması gerekirken %15,71 oranında olduğunun analiz sonucu anlaşıldığını, yem başka bir firmadan alınmaya başlayınca kanibalizmin kısa sürede azalıp ortadan kalkmaya başladığının görüldüğünü ileri sürerek dört adet senetle ilgili olarak «ödeme yasağı» konulmasını, zararın bilirkişilerce tespitini, belirsiz olan zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar «tacir» olduğundan «ticari defterlerin incelenmesi» gerektiğini, senede karşı yazılı belge ile ispat kuralından bahisle inceleme yapılmamasının yerinde olmadığını, davalının sattığı yemler sebebiyle hayvanların öldü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7807 E. 2013/22616 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ağır kusur» halinde satıcının süresinde dava açılmadığını ileri sürerek «sorumluluktan kurtulamayacağını», müvekkilinin bildirim ve tespit zorunluluğunun bulunmadığını, dosyaya sunulan delillerle tavuklarda ırsi nitelikteki “mycplazma synaviae mikroorganizmal” hastalığının bulunduğunun sabit olduğunu, kusur belirlenmeden «eksik inceleme» ile karar verildiğini, 6098 sayılı Kanun’un 224 üncü maddesinin uygulanamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece poliçenin özel koşulları ile genel şartlarındaki hüküm değerlendirilerek, veteriner ve sigortacı bilirkişiden, «hasara» ilişkin tüm belgeler incelenmek suretiyle rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · sigorta poliçesi · hasar · temerrüt · teminat
Benzer bu karardaHukukçu bilirkişi ise, TARSİM'in düzenlediği «hasar» raporlarını, bilirkişi olarak dinlenen veteriner hekim raporunu ve «sigorta poliçesi» düzenlemeden önce yapılan muayeneleri göz ardı ederek hasarın poliçe «teminatı kapsamında» olduğunu mütala etmiş ve mahkemece de bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir.
… alığa yakalandıklarına dair delil bulunmadığı bu nedenlerle davacının ölen hayvanların sigorta bedelini isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.500 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 10/07/2011 tarihinden itibaren tahsiline karar verilmiştir.
Dava konusu «sigorta poliçesinin» eki olduğu belirtilen Hayvan Sigortası Genel Şartları'nın A.3/g maddesi uyarınca, poliçe başlangıç tarihinden önce meydana geldiği tespit edilen; hasarlara ve kalıtsal anomalilere bağlı her türlü hastalıklar sonucu meydana gelen ölüm olayı «teminat» dışıdır.
1- Dava, davalı nezdinde Çiftlik Hayvanları Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan hayvanların ölmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, ölen 2 adet hoştayn cinsi ineğin «sigorta sözleşmesi» kurulmadan önce var olan bir hastalık nedeniyle ölüp ölmediği noktasında toplanmaktadır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13989 E. 2010/5639 K.
Ortak:teslim · dava şartı
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı dava dilekçesinde; 08.02.2020 tarihinde davalıdan 4350 adet tavuk aldığını, «teslim» edildiği gün 133 adedinin telef olduğunu, davalıya bildirdiğinde nakliye esnasında bu şekildeki ölümlerin normal olduğunu söylediğini, ancak tavukların telef olmaya devam ettiğini, davalının bu kez çeşitli bahaneler ürettiğini, gönderdiği ilaçların da fayda vermediğini, akabinde Elazığ Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürlüğünce yapılan numune analizi sonucu tavuklara “mycplazma synaviae mikroorganizmal” hastalığı teşhisi konulduğunu, 13.04.2020 tarihinde Akçadağ İlçe Tarım Müdürlüğü’nün bilgilendirmesi ile tavukların ölüm «sebebini» öğrendiğini, tavuklarda «gizli ayıp» bulunduğunu, bunu resmi kurumun bildirmesi neticesi «kesin» olarak öğrendiğinden itibaren süresi içinde yasal girişimleri yaptığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 229 uncu maddesinin kendisine tanıdığı «sözleşmeden dönme hakkını» kullandığını ileri sürerek 155.347,50 TL’nin «ticari faizi» ile birlikte tahsilini, elinde kalan 350- 400’e kadar tavuğun işletmesinden alınmasını, tavukların alınmaması halinde Mahkemece «tevdi mahalli tayinini» talep etmiştir.
… ap dilekçesinde; davacının önce 4.350 adet tavuk istediğini, sonradan tavuk sayısını 2.700 adede düşürdüğünü, parça parça olmak üzere toplam 54.950,00 TL ödediğini, «teslim» günü olan 08.02.2020 tarihinde davacının tavukları indirmek için yeterli eleman ayarlamaması, kümesin önünde uzun süre bekletmesi, soğuk hava koşulları sebebiyle 145 adet tavuğun telef olduğunu, bu tavukların ücretlerinin davacıdan istenmediğini, teslimattan sonra müvekkilinin veterinerini arayan davacının 2.000 adet tavuğu bir kümese, 550 adet tavuğu başka kümese yerleştirdiğini, 550 adetlik kümesteki tavuklarda ölüm yaşandığını söylediğini, müvekkilinin veterinerinin altlıkların ıslak olduğunu, kümeste çamurların bulunduğunu, yeterli ısı ve ışık sağlanmadığını, bu «olumsuzlukların» giderilmesini söylediğini, davacının gönderdiği video kayıtlarında kümes koşullarının açıkça göründüğünü, “mycplazma synaviae mikroorganizmal” hastalığının kalıtsal olmadığını, müvekkilinin sağlıklı tavuk teslim ettiğini, bir ölüm varsa davacının kümes koşullarının sebebiyet verdiğini, canlı hayvan satışlarında satıcının «ayıptan sorumlu» tutulması için 6098 sayılı Kanun’un 220 ve 224 üncü maddesindeki şartların sağlanması gerektiğini, davacının ayıbı yasal süresi olan 9 gün içinde bildirmediği gibi …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun’un 224 üncü maddesindeki «ayıp ihbarına» ilişkin sürenin «hak düşürücü süre» niteliği taşıdığını, satıcının ayıptan kaynaklı sorumluluğuna yönelik koşulların resen gözetileceği, hayvan satışına ilişkin dosya kapsamındaki «fatura» ve benzeri belgelerin haricinde yazılı bir sözleşmenin ve davalı satıcının ayıp sebebiyle sorumlu olacağı yönünde yazılı bir «taahhüdünün» bulunmadığı, davalı satıcının sorumlu olacağı sürenin yazılı olarak belirlenmemesi ve ayıbın da hayvanın gebeliğine ilişkin olmaması karşısında, «ihtarın» 17.04.2020 tarihinde davalıya çekilmiş olmasına göre, hayvanların «teslim» edildiği 08.02.2020 tarihinden itibaren 9 gün içinde ayıp ihbarının yapılmadığı, hayvanların bilirkişilerce gözden geçirilmesinin aynı süre içinde yetkili makam ol …
Benzer bu kararda… aya aykırı bir yön bulunmaması ile davacı şirkete ait içinde dondurulmuş tavuk ayağı bulunan koliler davalıya ait soğuk hava deposuna davalı tarafından herhangi bir «ihtirazı kayıt» ileri sürülmeden kabul edilerek konulmuş ise de yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları ...ve ...verdikleri yeminli ifadelerinde sözkonusu tavuk ayaklarının yer değiştirmeden dolayı çözülüp, tekrar soğuması nedeniyle bozulmuş olabileceğini ve «haciz» tatbik edildiği sırada da tavukların kokmuş olduğunu bildirmiş bulunmalarına ve tüm dosya kapsamına göre davacı şirkete ait dondurulmuş gıdanın davalı tarafın tesislerine «teslimden» önce «soğuk zincirinin» kırılarak erimeye başladığı, sözkonusu gıdanın bu nedenle bozulduğu anlaşıldığından mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olup, davacılar vekilinin yeri …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:soğuk zincir · ihtirazi kayıt · husumet yokluğu · haciz · husumet
Benzer bu kararda… tavuk ayaklarının davacının soğuk hava deposundaki soğutucuların satıcı firma tarafından sökülmesi sonucu erimeye başladığı, davalının deposuna taşınması sırasında «soğuk zincirinin» kırılması nedeniyle ayakların daha fazla kokuşmaya başlaması üzerine imha edildiği, kokuşmuş tavuk ayaklarının ekonomik bir değerinin bulunmadığı, davalının kusurlu olduğunun ispatlanamadığı sonucuna varılarak, davacı ...’nın davacı şirketin yetkilisi olup, bozulan tavuk ayaklarının davacı şirkete ait bulunması nedeniyle bu şahıs tarafından açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine, davacı şirketin açtığı davanın ise ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
… aya aykırı bir yön bulunmaması ile davacı şirkete ait içinde dondurulmuş tavuk ayağı bulunan koliler davalıya ait soğuk hava deposuna davalı tarafından herhangi bir «ihtirazı kayıt» ileri sürülmeden kabul edilerek konulmuş ise de yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları ...ve ...verdikleri yeminli ifadelerinde sözkonusu tavuk ayaklarının yer değiştirmeden dolayı çözülüp, tekrar soğuması nedeniyle bozulmuş olabileceğini ve «haciz» tatbik edildiği sırada da tavukların kokmuş olduğunu bildirmiş bulunmalarına ve tüm dosya kapsamına göre davacı şirkete ait dondurulmuş gıdanın davalı tarafın tesislerine «teslimden» önce «soğuk zincirinin» kırılarak erimeye başladığı, sözkonusu gıdanın bu nedenle bozulduğu anlaşıldığından mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olup, davacılar vekilinin yeri …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15222 E. 2016/3870 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · temerrüt tarihi · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · sigorta poliçesi · yasal faiz · hasar
Benzer bu karardaHer ne kadar mahkemece, dava konusu hayvanların sigorta süresi başlamadan önce “thlerıosis” hastalığına yakalandıklarına dair delil bulunmadığı bu nedenle «hasarın» «sigorta teminatı kapsamında» olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; ... örneğinden, davacıya ait 2 adet hoştayn cinsi ineğin 27.06.2011 ve 28.06.2011 tarihlerinde muayeneye getirildiği, ineklere “thlerıosis” teşhisi konularak ilaç tedavisi uygulandığı anlaşılmaktadır.
… lığa yakalandıklarına dair delil bulunmadığı bu nedenlerle davacının ölen hayvanların sigorta bedelini isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 11.500 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 10/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı nezdinde Çiftlik Hayvanları Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan hayvanların ölmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, ölen 2 adet hoştayn cinsi ineğin «sigorta sözleşmesi» kurulmadan önce var olan bir hastalık nedeniyle ölüp ölmediği noktasında toplanmaktadır.
Dava konusu «sigorta poliçesinin» eki niteliğindeki Hayvan Sigortası Genel Şartları'nın A.3/g maddesi uyarınca, poliçe başlangıç tarihinden önce meydana geldiği tespit edilen; hasarlara ve kalıtsal anomalilere bağlı her türlü hastalıklar sonucu meydana gelen ölüm olayı «teminat» dışıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/45 E. , 2024/3744 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/713 Esas, 2022/1590 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Akçadağ Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2020/102 E., 2021/29 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde;
08. 02.2020 tarihinde davalıdan 4350 adet tavuk aldığını, teslim edildiği gün 133 adedinin telef olduğunu, davalıya bildirdiğinde nakliye esnasında bu şekildeki ölümlerin normal olduğunu söylediğini, ancak tavukların telef olmaya devam ettiğini, davalının bu kez çeşitli bahaneler ürettiğini, gönderdiği ilaçların da fayda vermediğini, akabinde Elazığ Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürlüğünce yapılan numune analizi sonucu tavuklara “mycplazma synaviae mikroorganizmal” hastalığı teşhisi konulduğunu, 13.04.2020 tarihinde Akçadağ İlçe Tarım Müdürlüğü’nün bilgilendirmesi ile tavukların ölüm sebebini öğrendiğini, tavuklarda gizli ayıp bulunduğunu, bunu resmi kurumun bildirmesi neticesi kesin olarak öğrendiğinden itibaren süresi içinde yasal girişimleri yaptığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 229 uncu maddesinin kendisine tanıdığı sözleşmeden dönme hakkını kullandığını ileri sürerek 155.347,50 TL’nin ticari faizi ile birlikte tahsilini, elinde kalan 350- 400’e kadar tavuğun işletmesinden alınmasını, tavukların alınmaması halinde Mahkemece tevdi mahalli tayinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının önce 4.350 adet tavuk istediğini, sonradan tavuk sayısını 2.700 adede düşürdüğünü, parça parça olmak üzere toplam 54.950,00 TL ödediğini, teslim günü olan 08.02.2020 tarihinde davacının tavukları indirmek için yeterli eleman ayarlamaması, kümesin önünde uzun süre bekletmesi, soğuk hava koşulları sebebiyle 145 adet tavuğun telef olduğunu, bu tavukların ücretlerinin davacıdan istenmediğini, teslimattan sonra müvekkilinin veterinerini arayan davacının 2.000 adet tavuğu bir kümese, 550 adet tavuğu başka kümese yerleştirdiğini, 550 adetlik kümesteki tavuklarda ölüm yaşandığını söylediğini, müvekkilinin veterinerinin altlıkların ıslak olduğunu, kümeste çamurların bulunduğunu, yeterli ısı ve ışık sağlanmadığını, bu olumsuzlukların giderilmesini söylediğini, davacının gönderdiği video kayıtlarında kümes koşullarının açıkça göründüğünü, “mycplazma synaviae mikroorganizmal” hastalığının kalıtsal olmadığını, müvekkilinin sağlıklı tavuk teslim ettiğini, bir ölüm varsa davacının kümes koşullarının sebebiyet verdiğini, canlı hayvan satışlarında satıcının ayıptan sorumlu tutulması için 6098 sayılı Kanun’un 220 ve 224 üncü maddesindeki şartların sağlanması gerektiğini, davacının ayıbı yasal süresi olan 9 gün içinde bildirmediği gibi gözden geçirme için mahkemeye de başvurmadığını, teslimden 30 gün sonra müvekkilinin veterinerini aradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun’un 224 üncü maddesindeki ayıp ihbarına ilişkin sürenin hak düşürücü süre niteliği taşıdığını, satıcının ayıptan kaynaklı sorumluluğuna yönelik koşulların resen gözetileceği, hayvan satışına ilişkin dosya kapsamındaki fatura ve benzeri belgelerin haricinde yazılı bir sözleşmenin ve davalı satıcının ayıp sebebiyle sorumlu olacağı yönünde yazılı bir taahhüdünün bulunmadığı, davalı satıcının sorumlu olacağı sürenin yazılı olarak belirlenmemesi ve ayıbın da hayvanın gebeliğine ilişkin olmaması karşısında, ihtarın 17.04.2020 tarihinde davalıya çekilmiş olmasına göre, hayvanların teslim edildiği 08.02.2020 tarihinden itibaren 9 gün içinde ayıp ihbarının yapılmadığı, hayvanların bilirkişilerce gözden geçirilmesinin aynı süre içinde yetkili makam olan mahkemeden istenmediği, hak düşürücü sürenin geçtiği, davacının davasını ispat olanağı kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ağır kusur halinde satıcının süresinde dava açılmadığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağını, müvekkilinin bildirim ve tespit zorunluluğunun bulunmadığını, dosyaya sunulan delillerle tavuklarda ırsi nitelikteki “mycplazma synaviae mikroorganizmal” hastalığının bulunduğunun sabit olduğunu, kusur belirlenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, 6098 sayılı Kanun’un 224 üncü maddesinin uygulanamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; nispi yerine maktu vekalet ücreti taktirinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, ancak davalı lehine nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar, 6098 Kanun’un 220 nci maddesinde hayvan satışındaki ayıbın maddi şartları özel olarak düzenlenmişse de konusu hayvan satışı olmayan diğer satış sözleşmelerindeki sözleşme konusu şeyde çıkan ayıpların maddi şartlarının da belli ölçüde hayvan satışına uygulanması gerektiğini, satıcının hayvandaki ayıpla ilgili ağır kusuru varsa süresi içinde dava açılmadığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağını, müvekkiline ait işletmenin Devlet destekli olduğunu, her zaman uzman, veterinerler tarafından düzenli olarak tetkik edildiğini, durumun davalının iddia ettiği gibi olmadığının resmi kurumlarının incelemesi neticesinde kayıt ve rapor altına alındığını, Elazığ Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürlüğünce yapılan numune analizi sonucunda davalının gönderdiği tavuklara “mycplazma synoviae mikroorganizmal” hastalığı teşhisi konulduğunun dosya içinde mevcut deliller ile sabit olduğunu, hastalığın, anaç tavuklardan geçtiğini, irsi nitelik taşıdığını, davalının ağır kusurlu hareket ettiğini, tavukların anılan hastalıktan öldüğünü, deliller toplanmadan ve uzman bilirkişilerden rapor aldırılmadan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, davalının ağır kusuru sebebiyle davalıya bir bildirimde bulunma veya dava açıp bir tespit yaptırma zorunluluğunun müvekkili hakkında uygulanamayacağını, kesin ölüm sebebinin resmi kurumdan öğrenmesinden itibaren davalıya noter kanalı ile ihtar çekildiğini, olumsuz cevap vermeleri üzerine arabuluculuk ve dava yoluna gidildiğini, davanın 6098 sayılı Kanun’un 220 nci maddesinde sayılan ikinci ihtimale, yani satıcının ağır kusuruna dayandığını, anılan hükümlerinin uygulama alanı bulunmasa dahi davalının 6098 sayılı Kanun’un 49 ve 112 nci madde hükümlerine göre sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun'un 112, 220, 224, 225, 227 ve 229 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1044042300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz