6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit | Tazminat | Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6166 E. 2023/1433 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nedensellik bağı değer kaybı ödeme yasağı yazılı delil başlangıcı delil başlangıcı ticari defter incelemesi yazılı delil bedelsizlik oy yasağı ifa kâr kaybı ihbar ticari defter esastan ret iflas tacir menfi tespit yükleten (shipper) temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · TBK · HMK · TTK — TTK 23

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ: Merzifon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI : 2017/364 E., 2021/73 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.03.2023 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işlettiği tavuk çiftliği için yemleri davalıdan aldığını, karşılığında verdiği 4 adet toplam 100.000,00 TL bedelli senedin ödendiği hâlde hâlen davalının elinde olduğunu, bir süre sonra tavuklarda kanibalizm belirtilerinin başladığını, tavukların birbirlerini yemeye çalışıp zarar verdiğini, en az 2.000 adet hayvanın bu sırada öldüğünü, bir kısmının da yaralanması sebebiyle büyük değer kaybına uğradığını, veterinerin bu kanibalizmin protein eksikliğinden, dolayısıyla yem kaynaklı olduğunu belirttiğini, davalının temin ettiği yemlerde protein değeri %17,15 olması gerekirken %15,71 oranında olduğunun analiz sonucu anlaşıldığını, yem başka bir firmadan alınmaya başlayınca kanibalizmin kısa sürede azalıp ortadan kalkmaya başladığının görüldüğünü ileri sürerek dört adet senetle ilgili olarak ödeme yasağı konulmasını, zararın bilirkişilerce tespitini, belirsiz olan zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; her ne kadar dava değeri 10.000,00 TL olarak gösterilmişse de davacının hangi talebinin ne miktarda tespit, alacak, tazminat içerdiğinin anlaşılamadığını, muayene ve ihbar yükümünün yerine getirilmediğini, piliçlerin gelişimini yavaşlatmak isteyen davacının yanlış uygulamalar yaptığını, belirtilerden sonra da peletle beslemeye devam eden, gaga kesimi gibi önleyici tedbirleri almayan davacının zararın artmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin ürettiği yemlerde eksik veya ayıbın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile menfi tespit davasında, borçlunun, ödeme ile senedin bedelsiz kaldığı yönündeki iddiasının borçlu tarafından ispatlanmasının gerektiği, senede karşı ileri sürülen bu iddianın yazılı belge ile kanıtlanabileceği hâlde davacının bu yönde bir yazılı belge sunmadığı, yazılı delil başlangıcı olduğu iddia edilen belgenin davalının veya onun yetkili temsilcisinin eli ürünü olmaması ve dava dayanağı senede atıf yapılmamış olması, senetle ilişkilendirilememesi nedeni ile yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği, teklif olunan yeminin davalı tarafça ifa edildiği, bilirkişi raporuna göre yalnızca protein eksikliğinin kanibalizmin nedeni olmadığı, başka çevresel faktörlerin de bu hastalığı oluşturacağı, davalıya atfolunan protein eksikliği iddiası ile tavukların ölmesi arasında nedensellik bağı bulunmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların ticari defterleri dosyada bulunduğu hâlde incelenmediğini, hayvanların ölümüne davalının sattığı yemlerin sebebiyet verdiğini, bu hususta ehil bilirkişilerden rapor alınmadığını, bilirkişilerin yeterli incelemeyi yapmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar tacir olduğundan ticari defterlerin incelenmesi gerektiğini, senede karşı yazılı belge ile ispat kuralından bahisle inceleme yapılmamasının yerinde olmadığını, davalının sattığı yemler sebebiyle hayvanların öldüğünü, ödenen senetlerin iade edilmediğini, davalının daha az alacaklı olduğunu kabul ettiği hâlde tüm senetleri elde tutmasının iyi niyet kabul edilemeyeceğini, alınan raporun eksiklik içerdiğini, bu bilirkişilerin hayvan ölümlerine çare bulamadığını, yemlerin alındığı firma değiştirildikten sonra ölümlerin azaldığını, sonra da ortadan kalktığını, başka üreticinin de davalıdan alınan yemler sebebiyle zarar gördüğünü ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, menfi tespit ve tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 219 ve devamı maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi.

3.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/6166 E.  ,  2023/1433 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/801 Esas, 2021/884 Karar

DAVA TARİHİ 17.05.2017

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Merzifon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2017/364 E., 2021/73 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.03.2023 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işlettiği tavuk çiftliği için yemleri davalıdan aldığını, karşılığında verdiği 4 adet toplam 100.000,00 TL bedelli senedin ödendiği hâlde hâlen davalının elinde olduğunu, bir süre sonra tavuklarda kanibalizm belirtilerinin başladığını, tavukların birbirlerini yemeye çalışıp zarar verdiğini, en az 2.000 adet hayvanın bu sırada öldüğünü, bir kısmının da yaralanması sebebiyle büyük değer kaybına uğradığını, veterinerin bu kanibalizmin protein eksikliğinden, dolayısıyla yem kaynaklı olduğunu belirttiğini, davalının temin ettiği yemlerde protein değeri %17,15 olması gerekirken %15,71 oranında olduğunun analiz sonucu anlaşıldığını, yem başka bir firmadan alınmaya başlayınca kanibalizmin kısa sürede azalıp ortadan kalkmaya başladığının görüldüğünü ileri sürerek dört adet senetle ilgili olarak ödeme yasağı konulmasını, zararın bilirkişilerce tespitini, belirsiz olan zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; her ne kadar dava değeri 10.000,00 TL olarak gösterilmişse de davacının hangi talebinin ne miktarda tespit, alacak, tazminat içerdiğinin anlaşılamadığını, muayene ve ihbar yükümünün yerine getirilmediğini, piliçlerin gelişimini yavaşlatmak isteyen davacının yanlış uygulamalar yaptığını, belirtilerden sonra da peletle beslemeye devam eden, gaga kesimi gibi önleyici tedbirleri almayan davacının zararın artmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin ürettiği yemlerde eksik veya ayıbın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile menfi tespit davasında, borçlunun, ödeme ile senedin bedelsiz kaldığı yönündeki iddiasının borçlu tarafından ispatlanmasının gerektiği, senede karşı ileri sürülen bu iddianın yazılı belge ile kanıtlanabileceği hâlde davacının bu yönde bir yazılı belge sunmadığı, yazılı delil başlangıcı olduğu iddia edilen belgenin davalının veya onun yetkili temsilcisinin eli ürünü olmaması ve dava dayanağı senede atıf yapılmamış olması, senetle ilişkilendirilememesi nedeni ile yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği, teklif olunan yeminin davalı tarafça ifa edildiği, bilirkişi raporuna göre yalnızca protein eksikliğinin kanibalizmin nedeni olmadığı, başka çevresel faktörlerin de bu hastalığı oluşturacağı, davalıya atfolunan protein eksikliği iddiası ile tavukların ölmesi arasında nedensellik bağı bulunmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların ticari defterleri dosyada bulunduğu hâlde incelenmediğini, hayvanların ölümüne davalının sattığı yemlerin sebebiyet verdiğini, bu hususta ehil bilirkişilerden rapor alınmadığını, bilirkişilerin yeterli incelemeyi yapmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar tacir olduğundan ticari defterlerin incelenmesi gerektiğini, senede karşı yazılı belge ile ispat kuralından bahisle inceleme yapılmamasının yerinde olmadığını, davalının sattığı yemler sebebiyle hayvanların öldüğünü, ödenen senetlerin iade edilmediğini, davalının daha az alacaklı olduğunu kabul ettiği hâlde tüm senetleri elde tutmasının iyi niyet kabul edilemeyeceğini, alınan raporun eksiklik içerdiğini, bu bilirkişilerin hayvan ölümlerine çare bulamadığını, yemlerin alındığı firma değiştirildikten sonra ölümlerin azaldığını, sonra da ortadan kalktığını, başka üreticinin de davalıdan alınan yemler sebebiyle zarar gördüğünü ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, menfi tespit ve tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 219 ve devamı maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi.

3.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936527000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.