6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15086 E. 2013/16978 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işleten sıfatı taleple bağlılık ilkesi taleple bağlılık trafik kazası haksız fiil sorumluluğu tanıma müteselsil sorumluluk hakkaniyet tazminat davası mirasçılık haksız fiil maddi ve manevi tazminat maddi tazminat yasal faiz kusur

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar kusur raporlarında ölen çocuk Orhan'ın duran aracın görünmeyen tarafından araç çıkabileceğini dikkate almaması, ilk geçiş hakkını seyreden araçlara vermemesi, yola aniden çıkması nedeniyle 6/8 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de Yargıtay uygulamasında belirtildiği üzere kaza tarihinde henüz 9 yaşında olan davalılar Feride ve Yusuf'un kazada ölen oğulları Orhan'a yaşı itibariyle mümeyyiz olmayan küçük niteliğinde olduğu için kusur yüklenmesinin mümkün olmadığı, davacı vekilinin 01/03/2011 tarihli duruşmadaki beyanında kazada ölen ve kendisine 6/8 kusur verilen küçük çocuk ...'ın anne ve babası olan davalılar Feride ve ...'a karşı açtıkları davanın adı geçen davalıların kusurları sebebiyle açılmadığını, çocuklarının kusurlu eyleminden doğan zararın mirasçı sıfatıyla kendilerinden tazmininin talep edildiğini, davanın dayanağının Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi olduğunu söylediği, davalılar Feride ve ...'ın çocukları olan ... mümeyyiz olmayan küçük niteliğinde olup, mümeyyiz olmayanların haksız fiil sorumlulukları davacının davasını dayandırdığı Borçlar

Kanunu'nun 54. maddesinde "Hakkaniyet iktiza ediyorsa hakim, temyiz kudretini haiz olmayan kimseyi ika ettiği zararın tamamen yahut kısmen tazminine mahkum eder." hükmü ile düzenlendiği, kazaya 1. Derecede sebebiyet veren küçüğün kazada ölmüş olmasının, onun anne ve babası olan davalıların ve davacının sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında esasen sorumlu olmayan gayri mümeyyiz küçüğün ve onun mirasçısı sıfatıyla davalı anne ve babanın hakkaniyet ilkesi gereğince de bir tazminat ödememeleri gerektiği kanaatine varıldığından davalılar Feride ve ...'a karşı açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, 2918 sayılı yasanın 85. maddesindeki "motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmünün 2918 sayılı yasaya 17/10/1996 tarih 4199 sayılı yasanın 28. maddesi ile eklendiği, dava konusu kazanın meydana geldiği 01/09/1993 tarihinde bu yasa hükmünün yürürlükte olmadığı, 2918 sayılı yasanın 85/1. Maddesinin kazanın meydana geldiği 01/09/1993 tarihinde yürürlükte olan hükmü " Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." şeklinde olduğu, 2918 sayılı yasanın 3. maddesindeki işleten tanımı dikkate alındığında davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin işleten sıfatının bulunmadığı ve 2918 sayılı yasanın kaza tarihi olan 01/09/1993 tarihinde yürürlükte olan hükmüne göre sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığı, 2918 sayılı yasanın 3. maddesindeki işleten tanımı dikkate alındığında davalılar Ömer ve Mehmet'in kazaya karışan otobüsün sahibi olmaları itibariyle işleten sıfatını taşıdıkları ve aynı yasanın 85. maddesi gereğince otobüsün işletilmesinin davacıyı yaralayarak zarara uğratmasından sorumlu oldukları gerekçesiyle, davacının davalılar ... ve ...'a karşı açtığı davasının reddine, davacının davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne karşı açtığı davalarının reddine, davacının davalılar ... ve ...'e karşı açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 200 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsiline, davacının davalılar ... ve ...'e karşı açtığı maddi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacının tedavi ve buna bağlı giderleri ve bunların asıl dava tarihine kadar işlemiş yasal faizinden oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 14,50 TL maddi tazminatın asıl dava tarihi olan 01/03/1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının geçici iş göremezlik zararından oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 30,93 TL maddi tazminatın davacının talebi ve taleple bağlılık ilkesi gereğince 5,00 TL'sinin olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının sürekli iş göremezlik zararından oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 30.519,61 TL maddi tazminatın davacının talebi ve taleple bağlılık ilkesi gereğince 24.081,00 TL'sinin 12/05/2010 tarihli bilirkişi raporundaki hesaba esas alınan tarih olan 01/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, davacının, içinde yolcu olarak bulunduğu otobüsün yaptığı kaza sonucunda yaralanması sebebinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalılar Ömer ve Mehmet'in maliki olduğu...plakalı yolcu otobüsünün davalı ... tarafından sevkedildiği halde davacının otobüste davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin kestiği biletle yolcu olarak bulunduğu, otobüsün Kırıkkale'den Çorum istikametine gitmekte iken Delice sınırları içinde otobüs şoförünün kusuru nedeniyle trafik kazası meydana geldiği, kazada davacının yaralandığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak mahkemece, kaza tarihi itibari ile davalı otobüs işletmecisi şirketin işleten sıfatını haiz olduğuna dair yasal düzenleme bulunmadığından hareketle, bu davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmişse de ilgili düzenlemenin yapıldığı tarihten önceki dönemlere ilişkin olarak yerleşik Yargıtay uygulaması gereğince yolcu taşımacılığı yapan otobüs şirketlerinin işleten sıfatını haiz olduğunun kabul edildiği dikkate alınmaksızın sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

3- Öte yandan, davacı taraf lehine hüküm altına alınan maddi tazminata, talep gibi kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken, yazılı şekilde bilirkişi raporundaki tarihin esas alınması dahi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15086 E. 2013/16978 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10003 E. 2012/20516 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Taşıyıcı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10435 E. 2018/5518 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

2 benzer karar daha
  • Çek İstirdatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3387 E. 2019/2712 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9462 E. 2014/12046 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/15086 E.  ,  2013/16978 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Delice Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.06.2011 tarih ve 1995/25-2011/35 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalılardan ... Turz. Sey. Ltd. Şti. vekili Av.... ve diğer davalılardan ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalılar Ömer ve Mehmet'in maliki olduğu...plakalı yolcu otobüsünün davalı ... tarafından sevkedildiği halde davacının otobüste davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin kestiği biletle yolcu olarak bulunduğu, otobüsün Kırıkkale'den Çorum istikametine gitmekte iken Delice sınırları içinde otobüs şoförünün kusuru nedeniyle trafik kazası meydana geldiği, kazada davacının yaralandığı, davalı ... hakkında Delice Asliye Ceza Mahkemesinin 1993/57 esas sayılı ceza davasının açıldığı, davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, %50 oranında iş gücü kaybına uğradığı, sağır olduğu, maddi yıkıma uğradığı, ömür boyu başkalarının yardımı ile hayatını sürdürmek zorunda kaldığı, kaza nedeniyle bakım ve tedavi masrafları yaptığı, acı ve üzüntü duyduğu, manevi zarara uğradığı iddiasıyla maddi tazminat taleplerinin hesabında davalı sürücü Ömer'in 2/8 kusurlu olduğuna dair raporlar dikkate alınarak talepleri düşük tutulmakla birlikte davalı sürücünün kusurunun daha fazla olma ihtimali nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 200 TL maddi, 200 TL manevi tazminatın davalılar Ömer, Mehmet ve ...

Turizm Şirketi'nden müteselsilen tahsiline, olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili, birleşen davada, sürekli iş görememe zararı olarak 7.065.995,271 TL ek maddi tazminatın davalılar Ömer, Mehmet ve ... Turizm Şirketi'nden müşterek ve müteselsilen tahsiline, olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 16/02/2001 tarihli dava dilekçesiyle yine aynı davalılara ve ayrıca davalılar ... ve ...'a karşı aynı dava sebebiyle davalılar Yusuf ve Feride'nin müşterek çocukları olup kazada ölen 9 yaşındaki ...'ın kazanın meydana gelmesinde 6/8 oranında kusurlu olduğu, davalılar Yusuf ve Feride'nin kusurlu çocuklarının mirasçısı olduklarından davayı mirasçılara da yönelttiklerini ileri sürerek, sürekli iş göremezlik zararı olarak 16.864.710,676 TL tutarlı ek maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar Ömer ve Mehmet vekili, müvekkili olan davalıların kusursuz olduğunu, kazanın meydana gelmesinde ölen bisiklet sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğunu, istenen tazminatın fahiş olduğunu, sonradan açılan ek davaların 2918 sayılı yasada öngörülen 2 yıllık zaman aşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, daha evvel açılan dava nedeniyle derdestlik itirazının bulunduğunu, bu davaların iddianın genişletilmesi niteliğinde olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili cevabında; ceza dosyasında belirlenen kusur oranlarını kabul etmediklerini, kazanın tamamen kaçınılmaz etkenler sebebiyle meydana geldiğini, bu nedenle tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının maluliyeti ile ilgili iddialarını kabul etmediklerini, bu hususta yeniden rapor alınması gerektiğini, davacının işitme kaybından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan kaza ile ilgili olarak ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalılar ... ve ..., 2918 sayılı yasanın 109. maddesine göre 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, bu yönden davanın reddinin gerektiğini, ceza dosyasındaki kusur tespitini kabul etmediklerini, yeniden kusur tespiti yapılması gerektiğini, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar kusur raporlarında ölen çocuk Orhan'ın duran aracın görünmeyen tarafından araç çıkabileceğini dikkate almaması, ilk geçiş hakkını seyreden araçlara vermemesi, yola aniden çıkması nedeniyle 6/8 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de Yargıtay uygulamasında belirtildiği üzere kaza tarihinde henüz 9 yaşında olan davalılar Feride ve Yusuf'un kazada ölen oğulları Orhan'a yaşı itibariyle mümeyyiz olmayan küçük niteliğinde olduğu için kusur yüklenmesinin mümkün olmadığı, davacı vekilinin 01/03/2011 tarihli duruşmadaki beyanında kazada ölen ve kendisine 6/8 kusur verilen küçük çocuk ...'ın anne ve babası olan davalılar Feride ve ...'a karşı açtıkları davanın adı geçen davalıların kusurları sebebiyle açılmadığını, çocuklarının kusurlu eyleminden doğan zararın mirasçı sıfatıyla kendilerinden tazmininin talep edildiğini, davanın dayanağının Borçlar Kanunu'nun 54.

maddesi olduğunu söylediği, davalılar Feride ve ...'ın çocukları olan ... mümeyyiz olmayan küçük niteliğinde olup, mümeyyiz olmayanların haksız fiil sorumlulukları davacının davasını dayandırdığı Borçlar

Kanunu'nun 54. maddesinde "Hakkaniyet iktiza ediyorsa hakim, temyiz kudretini haiz olmayan kimseyi ika ettiği zararın tamamen yahut kısmen tazminine mahkum eder." hükmü ile düzenlendiği, kazaya 1. Derecede sebebiyet veren küçüğün kazada ölmüş olmasının, onun anne ve babası olan davalıların ve davacının sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında esasen sorumlu olmayan gayri mümeyyiz küçüğün ve onun mirasçısı sıfatıyla davalı anne ve babanın hakkaniyet ilkesi gereğince de bir tazminat ödememeleri gerektiği kanaatine varıldığından davalılar Feride ve ...'a karşı açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, 2918 sayılı yasanın 85. maddesindeki "motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmünün 2918 sayılı yasaya 17/10/1996 tarih 4199 sayılı yasanın 28.

maddesi ile eklendiği, dava konusu kazanın meydana geldiği 01/09/1993 tarihinde bu yasa hükmünün yürürlükte olmadığı, 2918 sayılı yasanın 85/1. Maddesinin kazanın meydana geldiği 01/09/1993 tarihinde yürürlükte olan hükmü " Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." şeklinde olduğu, 2918 sayılı yasanın 3. maddesindeki işleten tanımı dikkate alındığında davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin işleten sıfatının bulunmadığı ve 2918 sayılı yasanın kaza tarihi olan 01/09/1993 tarihinde yürürlükte olan hükmüne göre sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığı, 2918 sayılı yasanın 3.

maddesindeki işleten tanımı dikkate alındığında davalılar Ömer ve Mehmet'in kazaya karışan otobüsün sahibi olmaları itibariyle işleten sıfatını taşıdıkları ve aynı yasanın 85. maddesi gereğince otobüsün işletilmesinin davacıyı yaralayarak zarara uğratmasından sorumlu oldukları gerekçesiyle, davacının davalılar ... ve ...'a karşı açtığı davasının reddine, davacının davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne karşı açtığı davalarının reddine, davacının davalılar ... ve ...'e karşı açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 200 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsiline, davacının davalılar ...

ve ...'e karşı açtığı maddi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacının tedavi ve buna bağlı giderleri ve bunların asıl dava tarihine kadar işlemiş yasal faizinden oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 14,50 TL maddi tazminatın asıl dava tarihi olan 01/03/1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının geçici iş göremezlik zararından oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 30,93 TL maddi tazminatın davacının talebi ve taleple bağlılık ilkesi gereğince 5,00 TL'sinin olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının sürekli iş göremezlik zararından oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 30.519,61 TL maddi tazminatın davacının talebi ve taleple bağlılık ilkesi gereğince 24.081,00 TL'sinin 12/05/2010 tarihli bilirkişi raporundaki hesaba esas alınan tarih olan 01/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...

ve ...'den müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, davacının, içinde yolcu olarak bulunduğu otobüsün yaptığı kaza sonucunda yaralanması sebebinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalılar Ömer ve Mehmet'in maliki olduğu...plakalı yolcu otobüsünün davalı ... tarafından sevkedildiği halde davacının otobüste davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin kestiği biletle yolcu olarak bulunduğu, otobüsün Kırıkkale'den Çorum istikametine gitmekte iken Delice sınırları içinde otobüs şoförünün kusuru nedeniyle trafik kazası meydana geldiği, kazada davacının yaralandığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak mahkemece, kaza tarihi itibari ile davalı otobüs işletmecisi şirketin işleten sıfatını haiz olduğuna dair yasal düzenleme bulunmadığından hareketle, bu davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmişse de ilgili düzenlemenin yapıldığı tarihten önceki dönemlere ilişkin olarak yerleşik Yargıtay uygulaması gereğince yolcu taşımacılığı yapan otobüs şirketlerinin işleten sıfatını haiz olduğunun kabul edildiği dikkate alınmaksızın sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

3- Öte yandan, davacı taraf lehine hüküm altına alınan maddi tazminata, talep gibi kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken, yazılı şekilde bilirkişi raporundaki tarihin esas alınması dahi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde yazılı nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ... Turz. Sey. Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043823200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.