Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15086 E. 2013/16978 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işleten sıfatı↗ taleple bağlılık ilkesi↗ taleple bağlılık↗ trafik kazası↗ haksız fiil sorumluluğu↗ tanıma↗ müteselsil sorumluluk↗ hakkaniyet↗ tazminat davası↗ mirasçılık↗ haksız fiil↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar kusur raporlarında ölen çocuk Orhan'ın duran aracın görünmeyen tarafından araç çıkabileceğini dikkate almaması, ilk geçiş hakkını seyreden araçlara vermemesi, yola aniden çıkması nedeniyle 6/8 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de Yargıtay uygulamasında belirtildiği üzere kaza tarihinde henüz 9 yaşında olan davalılar Feride ve Yusuf'un kazada ölen oğulları Orhan'a yaşı itibariyle mümeyyiz olmayan küçük niteliğinde olduğu için kusur yüklenmesinin mümkün olmadığı, davacı vekilinin 01/03/2011 tarihli duruşmadaki beyanında kazada ölen ve kendisine 6/8 kusur verilen küçük çocuk Orhan Yılmaz'ın anne ve babası olan davalılar Feride ve ...'a karşı açtıkları davanın adı geçen davalıların kusurları sebebiyle açılmadığını, çocuklarının kusurlu eyleminden doğan zararın mirasçı sıfatıyla kendilerinden tazmininin talep edildiğini, davanın dayanağının Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi olduğunu söylediği, davalılar Feride ve ...'ın çocukları olan Orhan Yılmaz mümeyyiz olmayan küçük niteliğinde olup, mümeyyiz olmayanların haksız fiil sorumlulukları davacının davasını dayandırdığı Borçlar
.../...
-3-
Kanunu'nun 54. maddesinde "Hakkaniyet iktiza ediyorsa hakim, temyiz kudretini haiz olmayan kimseyi ika ettiği zararın tamamen yahut kısmen tazminine mahkum eder." hükmü ile düzenlendiği, kazaya 1. Derecede sebebiyet veren küçüğün kazada ölmüş olmasının, onun anne ve babası olan davalıların ve davacının sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında esasen sorumlu olmayan gayri mümeyyiz küçüğün ve onun mirasçısı sıfatıyla davalı anne ve babanın hakkaniyet ilkesi gereğince de bir tazminat ödememeleri gerektiği kanaatine varıldığından davalılar Feride ve ...'a karşı açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, 2918 sayılı yasanın 85. maddesindeki "motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmünün 2918 sayılı yasaya 17/10/1996 tarih 4199 sayılı yasanın 28. maddesi ile eklendiği, dava konusu kazanın meydana geldiği 01/09/1993 tarihinde bu yasa hükmünün yürürlükte olmadığı, 2918 sayılı yasanın 85/1. Maddesinin kazanın meydana geldiği 01/09/1993 tarihinde yürürlükte olan hükmü " Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." şeklinde olduğu, 2918 sayılı yasanın 3. maddesindeki işleten tanımı dikkate alındığında davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin işleten sıfatının bulunmadığı ve 2918 sayılı yasanın kaza tarihi olan 01/09/1993 tarihinde yürürlükte olan hükmüne göre sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığı, 2918 sayılı yasanın 3. maddesindeki işleten tanımı dikkate alındığında davalılar Ömer ve Mehmet'in kazaya karışan otobüsün sahibi olmaları itibariyle işleten sıfatını taşıdıkları ve aynı yasanın 85. maddesi gereğince otobüsün işletilmesinin davacıyı yaralayarak zarara uğratmasından sorumlu oldukları gerekçesiyle, davacının davalılar ... ve ...'a karşı açtığı davasının reddine, davacının davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne karşı açtığı davalarının reddine, davacının davalılar ... ve ...'e karşı açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 200 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsiline, davacının davalılar ... ve ...'e karşı açtığı maddi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacının tedavi ve buna bağlı giderleri ve bunların asıl dava tarihine kadar işlemiş yasal faizinden oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 14,50 TL maddi tazminatın asıl dava tarihi olan 01/03/1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının geçici iş göremezlik zararından oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 30,93 TL maddi tazminatın davacının talebi ve taleple bağlılık ilkesi gereğince 5,00 TL'sinin olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının sürekli iş göremezlik zararından oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 30.519,61 TL maddi tazminatın davacının talebi ve taleple bağlılık ilkesi gereğince 24.081,00 TL'sinin 12/05/2010 tarihli bilirkişi raporundaki hesaba esas alınan tarih olan 01/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacının, içinde yolcu olarak bulunduğu otobüsün yaptığı kaza sonucunda yaralanması sebebinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalılar Ömer ve Mehmet'in maliki olduğu...plakalı yolcu otobüsünün davalı ... tarafından sevkedildiği halde davacının otobüste davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin kestiği biletle yolcu olarak bulunduğu, otobüsün Kırıkkale'den Çorum istikametine gitmekte iken Delice sınırları içinde otobüs şoförünün kusuru nedeniyle trafik kazası meydana geldiği, kazada davacının yaralandığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak mahkemece, kaza tarihi itibari ile davalı otobüs işletmecisi şirketin işleten sıfatını haiz olduğuna dair yasal düzenleme bulunmadığından hareketle, bu davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmişse de ilgili düzenlemenin yapıldığı tarihten önceki dönemlere ilişkin olarak yerleşik Yargıtay uygulaması gereğince yolcu taşımacılığı yapan otobüs şirketlerinin işleten sıfatını haiz olduğunun kabul edildiği dikkate alınmaksızın sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, davacı taraf lehine hüküm altına alınan maddi tazminata, talep gibi kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken, yazılı şekilde bilirkişi raporundaki tarihin esas alınması dahi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Maddi ve Manevi Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15086 E. 2013/16978 K.
Ortak:işleten sıfatı · taleple bağlılık ilkesi · taleple bağlılık · trafik kazası · haksız fiil sorumluluğu · tanıma · müteselsil sorumluluk · hakkaniyet
İncelediğiniz kararda… olmasının, onun anne ve babası olan davalıların ve davacının sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında esasen sorumlu olmayan gayri mümeyyiz küçüğün ve onun «mirasçısı» sıfatıyla davalı anne ve babanın «hakkaniyet» ilkesi gereğince de bir tazminat ödememeleri gerektiği kanaatine varıldığından davalılar Feride ve ...'a karşı açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, 2918 sayılı yasanın 85. maddesindeki "motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olurlar." hükmünün 2918 sayılı yasaya 17/10/1996 tarih 4199 sayılı yasanın 28. maddesi ile eklendiği, dava konusu kazanın meydana geldiği 01/09/1993 tarihinde bu y …
Şti.'nin «işleten sıfatının» bulunmadığı ve 2918 sayılı yasanın kaza tarihi olan 01/09/1993 tarihinde yürürlükte olan hükmüne göre sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığı, 2918 sayılı yasanın 3. maddesindeki işleten «tanımı» dikkate alındığında davalılar Ömer ve Mehmet'in kazaya karışan otobüsün sahibi olmaları itibariyle işleten sıfatını taşıdıkları ve aynı yasanın 85. maddesi gereğin …
… avacının davalılar ... ve ...'e karşı açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 200 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsiline, davacının davalılar ... ve ...'e karşı açtığı «maddi tazminat davalarının» kısmen kabulü ile davacının tedavi ve buna bağlı giderleri ve bunların asıl dava tarihine kadar işlemiş yasal faizinden oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 14,50 TL maddi tazminatın asıl dava tarihi olan 01/03/1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının geçici iş göremezlik zararından oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 30,93 TL maddi tazminatın davacının talebi ve «taleple bağlılık ilkesi» gereğince 5,00 TL'sinin olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacı …
Benzer bu kararda… olmasının, onun anne ve babası olan davalıların ve davacının sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında esasen sorumlu olmayan gayri mümeyyiz küçüğün ve onun «mirasçısı» sıfatıyla davalı anne ve babanın «hakkaniyet» ilkesi gereğince de bir tazminat ödememeleri gerektiği kanaatine varıldığından davalılar Feride ve ...'a karşı açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, 2918 sayılı yasanın 85. maddesindeki "motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olurlar." hükmünün 2918 sayılı yasaya 17/10/1996 tarih 4199 sayılı yasanın 28. maddesi ile eklendiği, dava konusu kazanın meydana geldiği 01/09/1993 tarihinde bu y …
Şti.'nin «işleten sıfatının» bulunmadığı ve 2918 sayılı yasanın kaza tarihi olan 01/09/1993 tarihinde yürürlükte olan hükmüne göre sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığı, 2918 sayılı yasanın 3. maddesindeki işleten «tanımı» dikkate alındığında davalılar Ömer ve Mehmet'in kazaya karışan otobüsün sahibi olmaları itibariyle işleten sıfatını taşıdıkları ve aynı yasanın 85. maddesi gereğin …
… avacının davalılar ... ve ...'e karşı açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 200 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsiline, davacının davalılar ... ve ...'e karşı açtığı «maddi tazminat davalarının» kısmen kabulü ile davacının tedavi ve buna bağlı giderleri ve bunların asıl dava tarihine kadar işlemiş yasal faizinden oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 14,50 TL maddi tazminatın asıl dava tarihi olan 01/03/1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının geçici iş göremezlik zararından oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 30,93 TL maddi tazminatın davacının talebi ve «taleple bağlılık ilkesi» gereğince 5,00 TL'sinin olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10003 E. 2012/20516 K.
Ortak:işleten sıfatı · trafik kazası · müteselsil sorumluluk · maddi tazminat · yasal faiz · Tazminat
İncelediğiniz kararda… avacının davalılar ... ve ...'e karşı açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 200 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsiline, davacının davalılar ... ve ...'e karşı açtığı «maddi tazminat davalarının» kısmen kabulü ile davacının tedavi ve buna bağlı giderleri ve bunların asıl dava tarihine kadar işlemiş yasal faizinden oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 14,50 TL maddi tazminatın asıl dava tarihi olan 01/03/1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının geçici iş göremezlik zararından oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 30,93 TL maddi tazminatın davacının talebi ve «taleple bağlılık ilkesi» gereğince 5,00 TL'sinin olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacı …
… olmasının, onun anne ve babası olan davalıların ve davacının sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında esasen sorumlu olmayan gayri mümeyyiz küçüğün ve onun «mirasçısı» sıfatıyla davalı anne ve babanın «hakkaniyet» ilkesi gereğince de bir tazminat ödememeleri gerektiği kanaatine varıldığından davalılar Feride ve ...'a karşı açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, 2918 sayılı yasanın 85. maddesindeki "motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olurlar." hükmünün 2918 sayılı yasaya 17/10/1996 tarih 4199 sayılı yasanın 28. maddesi ile eklendiği, dava konusu kazanın meydana geldiği 01/09/1993 tarihinde bu y …
Şti.'nin «işleten sıfatının» bulunmadığı ve 2918 sayılı yasanın kaza tarihi olan 01/09/1993 tarihinde yürürlükte olan hükmüne göre sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığı, 2918 sayılı yasanın 3. maddesindeki işleten «tanımı» dikkate alındığında davalılar Ömer ve Mehmet'in kazaya karışan otobüsün sahibi olmaları itibariyle işleten sıfatını taşıdıkları ve aynı yasanın 85. maddesi gereğin …
Benzer bu kararda… tıkları, davalı ...'ın %60, davalı ...'in ise %40 oranında kusurlu bulundukları, davalı Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş'nin maliki bulunduğu aracı uzun süreli «kira sözleşmesi» ile dava dışı şirkete kiraladığından «pasif husumet ehliyetinin» olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «maddi tazminat» talebi atiye bırakıldığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davalı Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş. hakkındaki davanın reddine, 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte diğer davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteninin ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan «müteselsilen sorumlu» olmasına göre mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, yolcu olarak bulunulan aracın karıştığı «trafik kazası» sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · kira sözleşmesi · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · terkin · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… tıkları, davalı ...'ın %60, davalı ...'in ise %40 oranında kusurlu bulundukları, davalı Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş'nin maliki bulunduğu aracı uzun süreli «kira sözleşmesi» ile dava dışı şirkete kiraladığından «pasif husumet ehliyetinin» olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «maddi tazminat» talebi atiye bırakıldığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davalı Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş. hakkındaki davanın reddine, 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte diğer davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
3- Kabule göre de, «maddi tazminat» istemi hakkında talebin atiye «terk» edilmesi nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş olması karşısında Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesi uyarınca davalılar lehine tek «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken her davalı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla, mahkemece salt adi yazılı «kira sözleşmesine» dayalı olarak anılan davalının «pasif husumetinin» bulunmadığına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, kazaya karışan otobüsün maliki olan davalı Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş'nin, söz konusu otobüsü uzun süreli «kira sözleşmesi» ile dava dışı şirkete kiraladığından bahisle anılan davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiş ise de «işleten sıfatının» uzun süreli kira sözleşmesi ile kalktığı hususunun her zaman düzenlenmesi olanaklı adi yazılı kira sözleşmesi ile ispat edilmesi mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10435 E. 2018/5518 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3387 E. 2019/2712 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9462 E. 2014/12046 K.
Ortak:müteselsil sorumluluk · maddi tazminat · Tazminat
İncelediğiniz kararda… olmasının, onun anne ve babası olan davalıların ve davacının sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında esasen sorumlu olmayan gayri mümeyyiz küçüğün ve onun «mirasçısı» sıfatıyla davalı anne ve babanın «hakkaniyet» ilkesi gereğince de bir tazminat ödememeleri gerektiği kanaatine varıldığından davalılar Feride ve ...'a karşı açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, 2918 sayılı yasanın 85. maddesindeki "motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olurlar." hükmünün 2918 sayılı yasaya 17/10/1996 tarih 4199 sayılı yasanın 28. maddesi ile eklendiği, dava konusu kazanın meydana geldiği 01/09/1993 tarihinde bu y …
… avacının davalılar ... ve ...'e karşı açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 200 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsiline, davacının davalılar ... ve ...'e karşı açtığı «maddi tazminat davalarının» kısmen kabulü ile davacının tedavi ve buna bağlı giderleri ve bunların asıl dava tarihine kadar işlemiş yasal faizinden oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 14,50 TL maddi tazminatın asıl dava tarihi olan 01/03/1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının geçici iş göremezlik zararından oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 30,93 TL maddi tazminatın davacının talebi ve «taleple bağlılık ilkesi» gereğince 5,00 TL'sinin olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacı …
3- Öte yandan, davacı taraf lehine hüküm altına alınan «maddi tazminata», talep gibi kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken, yazılı şekilde bilirkişi raporundaki tarihin esas alınması dahi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın kaza yapması sonucu davacının yaralandığı, bu nedenle tedavi «masrafı» yaptığı ve aynı zamanda tedavi süresince çalışamadığı gerekçesiyle, «maddi tazminat» isteminin kabulü ile 11.247,69 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, içinde bulunduğu otobüsün kaza yapması sonucu davacının yaralanmış olduğu sabit olup, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, «maddi tazminatın» miktarına göre manevi tazminat talebinin zenginleşme aracı olacağı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olurlar.” Somut olayda, davacının içinde bulunduğu aracın işleteni davalı L..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı · taşıma sözleşmesi · husumet yokluğu · temerrüt faizi · dosya masrafı · eksik inceleme · vekalet ücreti · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın kaza yapması sonucu davacının yaralandığı, bu nedenle tedavi «masrafı» yaptığı ve aynı zamanda tedavi süresince çalışamadığı gerekçesiyle, «maddi tazminat» isteminin kabulü ile 11.247,69 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
… gelince, 2918 sayılı KTK.nın 92/f, ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3.e maddesi uyarınca, manevi zararlar bu tür «sigortaların teminatı» dışında tutulmuş olup, davacı tarafından talep edilen manevi tazminatın tüm davalılardan tahsili talep edilmiş olmasına ve mahkemece manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş olmasına rağmen, kendisini vekil ile «temsil» eden davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davalı Naif hakkındaki davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Dava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak meydana gelen kaza sonucu yaralanan davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/15086 E. , 2013/16978 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Delice Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.06.2011 tarih ve 1995/25-2011/35 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av....ile davalılardan... Turz. Sey. Ltd. Şti. vekili Av. İlke Işık Sadıç ve diğer davalılardan ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar Ömer ve Mehmet'in maliki olduğu...plakalı yolcu otobüsünün davalı ... tarafından sevkedildiği halde davacının otobüste davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin kestiği biletle yolcu olarak bulunduğu, otobüsün Kırıkkale'den Çorum istikametine gitmekte iken Delice sınırları içinde otobüs şoförünün kusuru nedeniyle trafik kazası meydana geldiği, kazada davacının yaralandığı, davalı ... hakkında Delice Asliye Ceza Mahkemesinin 1993/57 esas sayılı ceza davasının açıldığı, davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, %50 oranında iş gücü kaybına uğradığı, sağır olduğu, maddi yıkıma uğradığı, ömür boyu başkalarının yardımı ile hayatını sürdürmek zorunda kaldığı, kaza nedeniyle bakım ve tedavi masrafları yaptığı, acı ve üzüntü duyduğu, manevi zarara uğradığı iddiasıyla maddi tazminat taleplerinin hesabında davalı sürücü Ömer'in 2/8 kusurlu olduğuna dair raporlar dikkate alınarak talepleri düşük tutulmakla birlikte davalı sürücünün kusurunun daha fazla olma ihtimali nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 200 TL maddi, 200 TL manevi tazminatın davalılar Ömer, Mehmet ve...
Turizm Şirketi'nden müteselsilen tahsiline, olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, birleşen davada, sürekli iş görememe zararı olarak 7.065.995,271 TL ek maddi tazminatın davalılar Ömer, Mehmet ve... Turizm Şirketi'nden müşterek ve müteselsilen tahsiline, olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 16/02/2001 tarihli dava dilekçesiyle yine aynı davalılara ve ayrıca davalılar ... ve ...'a karşı aynı dava sebebiyle davalılar Yusuf ve Feride'nin müşterek çocukları olup kazada ölen 9 yaşındaki Orhan Yılmaz'ın kazanın meydana gelmesinde 6/8 oranında kusurlu olduğu, davalılar Yusuf ve Feride'nin kusurlu çocuklarının mirasçısı olduklarından davayı mirasçılara da yönelttiklerini ileri sürerek, sürekli iş göremezlik zararı olarak 16.864.710,676 TL tutarlı ek maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Ömer ve Mehmet vekili, müvekkili olan davalıların kusursuz olduğunu, kazanın meydana gelmesinde ölen bisiklet sürücüsü Orhan Yılmaz'ın tam kusurlu olduğunu, istenen tazminatın fahiş olduğunu, sonradan açılan ek davaların 2918 sayılı yasada öngörülen 2 yıllık zaman aşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, daha evvel açılan dava nedeniyle derdestlik itirazının bulunduğunu, bu davaların iddianın genişletilmesi niteliğinde olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili cevabında; ceza dosyasında belirlenen kusur oranlarını kabul etmediklerini, kazanın tamamen kaçınılmaz etkenler sebebiyle meydana geldiğini, bu nedenle tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının maluliyeti ile ilgili iddialarını kabul etmediklerini, bu hususta yeniden rapor alınması gerektiğini, davacının işitme kaybından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan kaza ile ilgili olarak ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ..., 2918 sayılı yasanın 109. maddesine göre 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, bu yönden davanın reddinin gerektiğini, ceza dosyasındaki kusur tespitini kabul etmediklerini, yeniden kusur tespiti yapılması gerektiğini, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar kusur raporlarında ölen çocuk Orhan'ın duran aracın görünmeyen tarafından araç çıkabileceğini dikkate almaması, ilk geçiş hakkını seyreden araçlara vermemesi, yola aniden çıkması nedeniyle 6/8 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de Yargıtay uygulamasında belirtildiği üzere kaza tarihinde henüz 9 yaşında olan davalılar Feride ve Yusuf'un kazada ölen oğulları Orhan'a yaşı itibariyle mümeyyiz olmayan küçük niteliğinde olduğu için kusur yüklenmesinin mümkün olmadığı, davacı vekilinin 01/03/2011 tarihli duruşmadaki beyanında kazada ölen ve kendisine 6/8 kusur verilen küçük çocuk Orhan Yılmaz'ın anne ve babası olan davalılar Feride ve ...'a karşı açtıkları davanın adı geçen davalıların kusurları sebebiyle açılmadığını, çocuklarının kusurlu eyleminden doğan zararın mirasçı sıfatıyla kendilerinden tazmininin talep edildiğini, davanın dayanağının Borçlar Kanunu'nun 54.
maddesi olduğunu söylediği, davalılar Feride ve ...'ın çocukları olan Orhan Yılmaz mümeyyiz olmayan küçük niteliğinde olup, mümeyyiz olmayanların haksız fiil sorumlulukları davacının davasını dayandırdığı Borçlar
.../...
-3-
Kanunu'nun 54. maddesinde "Hakkaniyet iktiza ediyorsa hakim, temyiz kudretini haiz olmayan kimseyi ika ettiği zararın tamamen yahut kısmen tazminine mahkum eder." hükmü ile düzenlendiği, kazaya 1. Derecede sebebiyet veren küçüğün kazada ölmüş olmasının, onun anne ve babası olan davalıların ve davacının sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında esasen sorumlu olmayan gayri mümeyyiz küçüğün ve onun mirasçısı sıfatıyla davalı anne ve babanın hakkaniyet ilkesi gereğince de bir tazminat ödememeleri gerektiği kanaatine varıldığından davalılar Feride ve ...'a karşı açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, 2918 sayılı yasanın 85. maddesindeki "motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmünün 2918 sayılı yasaya 17/10/1996 tarih 4199 sayılı yasanın 28.
maddesi ile eklendiği, dava konusu kazanın meydana geldiği 01/09/1993 tarihinde bu yasa hükmünün yürürlükte olmadığı, 2918 sayılı yasanın 85/1. Maddesinin kazanın meydana geldiği 01/09/1993 tarihinde yürürlükte olan hükmü " Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." şeklinde olduğu, 2918 sayılı yasanın 3. maddesindeki işleten tanımı dikkate alındığında davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin işleten sıfatının bulunmadığı ve 2918 sayılı yasanın kaza tarihi olan 01/09/1993 tarihinde yürürlükte olan hükmüne göre sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığı, 2918 sayılı yasanın 3.
maddesindeki işleten tanımı dikkate alındığında davalılar Ömer ve Mehmet'in kazaya karışan otobüsün sahibi olmaları itibariyle işleten sıfatını taşıdıkları ve aynı yasanın 85. maddesi gereğince otobüsün işletilmesinin davacıyı yaralayarak zarara uğratmasından sorumlu oldukları gerekçesiyle, davacının davalılar ... ve ...'a karşı açtığı davasının reddine, davacının davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne karşı açtığı davalarının reddine, davacının davalılar ... ve ...'e karşı açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 200 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsiline, davacının davalılar ...
ve ...'e karşı açtığı maddi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacının tedavi ve buna bağlı giderleri ve bunların asıl dava tarihine kadar işlemiş yasal faizinden oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 14,50 TL maddi tazminatın asıl dava tarihi olan 01/03/1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının geçici iş göremezlik zararından oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 30,93 TL maddi tazminatın davacının talebi ve taleple bağlılık ilkesi gereğince 5,00 TL'sinin olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının sürekli iş göremezlik zararından oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 30.519,61 TL maddi tazminatın davacının talebi ve taleple bağlılık ilkesi gereğince 24.081,00 TL'sinin 12/05/2010 tarihli bilirkişi raporundaki hesaba esas alınan tarih olan 01/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...
ve ...'den müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacının, içinde yolcu olarak bulunduğu otobüsün yaptığı kaza sonucunda yaralanması sebebinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalılar Ömer ve Mehmet'in maliki olduğu...plakalı yolcu otobüsünün davalı ... tarafından sevkedildiği halde davacının otobüste davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin kestiği biletle yolcu olarak bulunduğu, otobüsün Kırıkkale'den Çorum istikametine gitmekte iken Delice sınırları içinde otobüs şoförünün kusuru nedeniyle trafik kazası meydana geldiği, kazada davacının yaralandığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak mahkemece, kaza tarihi itibari ile davalı otobüs işletmecisi şirketin işleten sıfatını haiz olduğuna dair yasal düzenleme bulunmadığından hareketle, bu davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmişse de ilgili düzenlemenin yapıldığı tarihten önceki dönemlere ilişkin olarak yerleşik Yargıtay uygulaması gereğince yolcu taşımacılığı yapan otobüs şirketlerinin işleten sıfatını haiz olduğunun kabul edildiği dikkate alınmaksızın sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, davacı taraf lehine hüküm altına alınan maddi tazminata, talep gibi kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken, yazılı şekilde bilirkişi raporundaki tarihin esas alınması dahi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde yazılı nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ... Turz. Sey. Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043818600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz