Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10003 E. 2012/20516 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işleten sıfatı↗ trafik kazası↗ pasif husumet ehliyeti↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ kira sözleşmesi↗ müteselsil sorumluluk↗ husumet ehliyeti↗ pasif husumet↗ taraf ehliyeti↗ maddi ve manevi tazminat↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ terkin↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 17.08.2001 tarihinde davalılar Hayati Kulak ve ...... idaresindeki araçların çarpıştıkları, davalı ...'ın %60, davalı ...'in ise %40 oranında kusurlu bulundukları, davalı Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş'nin maliki bulunduğu aracı uzun süreli kira sözleşmesi ile dava dışı şirkete kiraladığından pasif husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat talebi atiye bırakıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalı Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş. hakkındaki davanın reddine, 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş. dışındaki taraflar temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. maddesi uyarınca motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteninin ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müteselsilen sorumlu olmasına göre mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, yolcu olarak bulunulan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, kazaya karışan otobüsün maliki olan davalı Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş'nin, söz konusu otobüsü uzun süreli kira sözleşmesi ile dava dışı şirkete kiraladığından bahisle anılan davalı hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiş ise de işleten sıfatının uzun süreli kira sözleşmesi ile kalktığı hususunun her zaman düzenlenmesi olanaklı adi yazılı kira sözleşmesi ile ispat edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece salt adi yazılı kira sözleşmesine dayalı olarak anılan davalının pasif husumetinin bulunmadığına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de, maddi tazminat istemi hakkında talebin atiye terk edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması karşısında Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesi uyarınca davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken her davalı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10435 E. 2018/5518 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3387 E. 2019/2712 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2055 E. 2019/6733 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/501 E. 2018/7047 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3718 E. 2020/339 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15086 E. 2013/16978 K.
Ortak:işleten sıfatı · trafik kazası · müteselsil sorumluluk · maddi tazminat · yasal faiz
İncelediğiniz kararda… tıkları, davalı ...'ın %60, davalı ...'in ise %40 oranında kusurlu bulundukları, davalı Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş'nin maliki bulunduğu aracı uzun süreli «kira sözleşmesi» ile dava dışı şirkete kiraladığından «pasif husumet ehliyetinin» olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «maddi tazminat» talebi atiye bırakıldığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davalı Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş. hakkındaki davanın reddine, 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte diğer davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteninin ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan «müteselsilen sorumlu» olmasına göre mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, yolcu olarak bulunulan aracın karıştığı «trafik kazası» sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Benzer bu kararda… avacının davalılar ... ve ...'e karşı açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 200 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsiline, davacının davalılar ... ve ...'e karşı açtığı «maddi tazminat davalarının» kısmen kabulü ile davacının tedavi ve buna bağlı giderleri ve bunların asıl dava tarihine kadar işlemiş yasal faizinden oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 14,50 TL maddi tazminatın asıl dava tarihi olan 01/03/1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının geçici iş göremezlik zararından oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 30,93 TL maddi tazminatın davacının talebi ve «taleple bağlılık ilkesi» gereğince 5,00 TL'sinin olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacı …
… olmasının, onun anne ve babası olan davalıların ve davacının sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında esasen sorumlu olmayan gayri mümeyyiz küçüğün ve onun «mirasçısı» sıfatıyla davalı anne ve babanın «hakkaniyet» ilkesi gereğince de bir tazminat ödememeleri gerektiği kanaatine varıldığından davalılar Feride ve ...'a karşı açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, 2918 sayılı yasanın 85. maddesindeki "motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olurlar." hükmünün 2918 sayılı yasaya 17/10/1996 tarih 4199 sayılı yasanın 28. maddesi ile eklendiği, dava konusu kazanın meydana geldiği 01/09/1993 tarihinde bu y …
Şti.'nin «işleten sıfatının» bulunmadığı ve 2918 sayılı yasanın kaza tarihi olan 01/09/1993 tarihinde yürürlükte olan hükmüne göre sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığı, 2918 sayılı yasanın 3. maddesindeki işleten «tanımı» dikkate alındığında davalılar Ömer ve Mehmet'in kazaya karışan otobüsün sahibi olmaları itibariyle işleten sıfatını taşıdıkları ve aynı yasanın 85. maddesi gereğin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık ilkesi · taleple bağlılık · haksız fiil sorumluluğu · tanıma · hakkaniyet · tazminat davası · mirasçılık · haksız fiil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «kusur» raporlarında ölen çocuk Orhan'ın duran aracın görünmeyen tarafından araç çıkabileceğini dikkate almaması, ilk geçiş hakkını seyreden araçlara vermemesi, yola aniden çıkması nedeniyle 6/8 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de Yargıtay uygulamasında belirtildiği üzere kaza tarihinde henüz 9 yaşında olan davalılar Feride ve Yusuf'un kazada ölen oğulları Orhan'a yaşı itibariyle mümeyyiz olmayan küçük niteliğinde olduğu için kusur yüklenmesinin mümkün olmadığı, davacı vekilinin 01/03/2011 tarihli duruşmadaki beyanında kazada ölen ve kendisine 6/8 kusur verilen küçük çocuk ...'ın anne ve babası olan davalılar Feride ve ...'a karşı açtıkları davanın adı geçen davalıların kusurları sebebiyle açılmadığını, çocuklarının kusurlu eyleminden doğan zararın «mirasçı» sıfatıyla kendilerinden tazmininin talep edildiğini, davanın dayanağının Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi olduğunu söylediği, davalılar Feride ve ...'ın çocukları olan ... mümeyyiz olmayan küçük niteliğinde olup, mümeyyiz olmayanların «haksız fiil sorumlulukları» davacının davasını dayandırdığı Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde "Hakkaniyet iktiza ediyorsa hakim, temyiz kudretini haiz olmayan kimseyi ika ettiği zararın tamam …
… avacının davalılar ... ve ...'e karşı açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 200 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsiline, davacının davalılar ... ve ...'e karşı açtığı «maddi tazminat davalarının» kısmen kabulü ile davacının tedavi ve buna bağlı giderleri ve bunların asıl dava tarihine kadar işlemiş yasal faizinden oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 14,50 TL maddi tazminatın asıl dava tarihi olan 01/03/1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının geçici iş göremezlik zararından oluşan ve davalıların 2/8 kusuruna isabet eden 30,93 TL maddi tazminatın davacının talebi ve «taleple bağlılık ilkesi» gereğince 5,00 TL'sinin olay tarihi olan 01/09/1993 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacı …
… olmasının, onun anne ve babası olan davalıların ve davacının sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında esasen sorumlu olmayan gayri mümeyyiz küçüğün ve onun «mirasçısı» sıfatıyla davalı anne ve babanın «hakkaniyet» ilkesi gereğince de bir tazminat ödememeleri gerektiği kanaatine varıldığından davalılar Feride ve ...'a karşı açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, 2918 sayılı yasanın 85. maddesindeki "motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olurlar." hükmünün 2918 sayılı yasaya 17/10/1996 tarih 4199 sayılı yasanın 28. maddesi ile eklendiği, dava konusu kazanın meydana geldiği 01/09/1993 tarihinde bu y …
Maddesinin kazanın meydana geldiği 01/09/1993 tarihinde yürürlükte olan hükmü " Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." şeklinde olduğu, 2918 sayılı yasanın 3. maddesindeki işleten «tanımı» dikkate alındığında davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/971 E. 2014/4485 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu davalı şirketin yolcu taşımacılığı sektöründe hizmet veren otobüs firması olduğu, yolcu taşımacılığına dayalı tazminat istemli davaların ticari dava niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», talep halinde dosyanın Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki yolcu taşıma ilişkisinden değil haksız fiilden kaynaklanmakta olup davacılar da «tacir» değildir.
Her ne kadar mahkemece olayda yolcu taşıması olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş ise de davacılar murisi davalıya ait otobüsde değil otobüs ile çarpışan otomobilde bulunmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davaya bakılmak gerekirken «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10003 E. , 2012/20516 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.01.2011 tarih ve 2002/366-2011/9 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Büyük İstanbul Otobüs İşletmesi A.Ş. dışındaki taraflarca istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların sürücüsü, maliki ve işleteni oldukları araçların karıştıkları kaza neticesinde, 09 K 2509 plakalı ticari minibüste yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, uzun süre tedavi gören müvekkilinin hala tam olarak iyileşmediğini ileri sürerek, 10.000 TL manevi, 2.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Pamaş Pamukkale Taşımacılık ve Tur. Tic. San. A.Ş. vekili, müvekkilinin komisyon karşılığı kazaya karışan araca bilet temin etmekte olduğunu, dolayısıyla ancak bu araç içindeki yolculara karşı sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkilinin işleten olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, davacının içinde bulunduğu aracın sürücüsü olan müvekkili ...'in kazanın meydana gelmesine yol açan herhangi bir kusurunun olmadığını, davacının maddi zararının bulunmadığını, istenen manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş. vekili, kazaya karışan otobüsün müvekkiline ait olduğunu ancak bu aracın 08.08.2000 tarihli kira sözleşmesi ile 60 aylığına dava dışı bir şirkete kiralandığını, dolayısıyla işleten olmayan müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 17.08.2001 tarihinde davalılar Hayati Kulak ve ...... idaresindeki araçların çarpıştıkları, davalı ...'ın %60, davalı ...'in ise %40 oranında kusurlu bulundukları, davalı Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş'nin maliki bulunduğu aracı uzun süreli kira sözleşmesi ile dava dışı şirkete kiraladığından pasif husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat talebi atiye bırakıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalı Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş. hakkındaki davanın reddine, 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş. dışındaki taraflar temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. maddesi uyarınca motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteninin ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müteselsilen sorumlu olmasına göre mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, yolcu olarak bulunulan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, kazaya karışan otobüsün maliki olan davalı Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş'nin, söz konusu otobüsü uzun süreli kira sözleşmesi ile dava dışı şirkete kiraladığından bahisle anılan davalı hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiş ise de işleten sıfatının uzun süreli kira sözleşmesi ile kalktığı hususunun her zaman düzenlenmesi olanaklı adi yazılı kira sözleşmesi ile ispat edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece salt adi yazılı kira sözleşmesine dayalı olarak anılan davalının pasif husumetinin bulunmadığına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de, maddi tazminat istemi hakkında talebin atiye terk edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması karşısında Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesi uyarınca davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken her davalı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 534,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066691000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz