Bozma ilamına uyma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5367 E. 2010/11482 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozma ilamına uyma↗ sigorta halefiyeti↗ cmr madde 30↗ sorumluluk sınırlaması↗ kar mahrumiyeti↗ cmr konvansiyonu↗ ağır kusur↗ sınırlı sorumluluk↗ halefiyet↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ cmr↗ kâr mahrumiyeti↗ kazanılmış hak↗ rücu↗ taşıyıcı↗ fatura↗ kusur↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hasarın istif hatasından meydana geldiği, CMR 29. Maddeye göre kasta eşdeğer kusur olarak nitelendirildiği, davalının sınırlı sorumluluk halinden yararlanama- yacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 130.703,41 YTL'nın 28.01.2004 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açılmış bulunan rücu’an tazminat istemine ilişkin olup, Dairemizin 25.05.2007 tarihli ilamında, "Mahkemece de kabul edildiği üzere taşımanın, uluslararası taşıma olması nedeniyle uyuşmazlık CMR Konvansiyonu hükümle- rine göre çözümlenecektir. Konvansiyon hükümlerine göre, kural olarak taşıyıcının sorumluluğu sınırlı sorumluluk olmakla birlikte Konvansiyon'un 24. maddesi gereğince taşıma senedinde değer gösterilmiş ise taşıyıcı, mal bedeli yönünden sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı gibi, 29. madde gereğince hasar, taşıyıcının ağır kusur veya kastından kaynaklanmışsa sorumluluğunu kaldıran, sınırlayan ve kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerden yararlanamaz. Dolayısıyla, tam tazminat kapsamında bulunan kâr mahrumiyetinden de sorumlu olur, her ne kadar Konvansiyon'un 24. maddesine göre mal bedeli olarak fatura değerine hükmedilmiş ise de hasarın meydana gelmesinde davalı taşıyıcının ağır kusuru bulunup bulunmadığı incelenmeli, ağır kusurlu olduğu sonucuna varıldığında davacı sigortacının halefiyet kapsamında kâr mahrumiyetinde içeren tam tazminatı talep edebileceği nazara alınmalı” denilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve yapılan incelemede hasarın hatalı istiflemeden kaynaklandığı,davalının CMR 29. Madde de belirtilen kasta eşdeğer kusurunun olduğu kabul edilerek,kar mahrumiyeti hariç olmak üzere ilk kararda olduğu gibi 130.703,41 YTL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, yukarıda anlatılan bozma ilamına uyma kararı verilmekle davacı lehine kazanılmış hak doğmuştur.
Bu durumda, uyma kararı verilen bozma ilamı uyarınca, kâr mahrumiyeti de ilave edilmek suretiyle karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3636 E. 2012/10599 K.
Ortak:sorumluluk sınırlaması · ağır kusur · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaKonvansiyon hükümlerine göre, kural olarak «taşıyıcının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olmakla birlikte Konvansiyon'un 24. maddesi gereğince taşıma senedinde değer gösterilmiş ise taşıyıcı, mal bedeli yönünden sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı gibi, 29. madde gereğince «hasar», taşıyıcının «ağır kusur» veya kastından kaynaklanmışsa sorumluluğunu kaldıran, sınırlayan ve kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerden yararlanamaz.
Dolayısıyla, tam tazminat kapsamında bulunan kâr «mahrumiyetinden» de sorumlu olur, her ne kadar Konvansiyon'un 24. maddesine göre mal bedeli olarak «fatura» değerine hükmedilmiş ise de «hasarın» meydana gelmesinde davalı «taşıyıcının» «ağır kusuru» bulunup bulunmadığı incelenmeli, ağır kusurlu olduğu sonucuna varıldığında davacı «sigortacının halefiyet» kapsamında kâr mahrumiyetinde içeren tam tazminatı talep edebileceği nazara alınmalı” denilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Maddeye göre kasta eşdeğer «kusur» olarak nitelendirildiği, davalının «sınırlı sorumluluk» halinden yararlanama- yacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 130.703,41 YTL'nın 28.01.2004 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu «kusur» ve kastını, TTK.nun 786. maddesinde geçen «ağır kusur» ve «hile» kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü ile «taşıyıcının» bu hallerde «sınırlı sorumluluktan» yararlanamayacağı sonucuna varılmalıdır.
CMR Konvansiyonu’nun 29. maddesinde «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşıyıcı kastı veya kasta eşdeğer «kusuru» ile zarara sebebiyet vermesi halinde CMR'de yer alan sorumluluğunu ortadan kaldıran, sınırlandıran veya ispat yükünü tersine çeviren hükümlerden yararlanamayacaktır.
Konvansiyonun 29. madde hükmü koşullarının varlığı halinde «taşıyıcının sorumluluğu sınırlı» olmayıp, zararın tamamından sorumluluğu söz konusudur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · karine · gerçek zarar · hile · rücuen tazminat · yasal faiz · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalı «taşıyıcının» sigortalı emtiada oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.445,77-TL «rücuen tazminat» alacağının «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taşıyıcının zarara hiçbir açıklama ve neden getirememiş olması, kendisinin «karine» olarak «hasarın» oluşumunda ağır kusurlu olduğu dolayısı ile «sorumluluğunu sınırlama» hakkını kaybetmiş sayılmasına yol açacağı ve davacının «gerçek zararını» karşılaması gerektiği kabul edilmelidir. (Y.11.HD, T.04.04.2005, E.
CMR Konvansiyonu’nun 29. maddesinde «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşıyıcı kastı veya kasta eşdeğer «kusuru» ile zarara sebebiyet vermesi halinde CMR'de yer alan sorumluluğunu ortadan kaldıran, sınırlandıran veya ispat yükünü tersine çeviren hükümlerden yararlanamayacaktır.
Bu «kusur» ve kastını, TTK.nun 786. maddesinde geçen «ağır kusur» ve «hile» kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü ile «taşıyıcının» bu hallerde «sınırlı sorumluluktan» yararlanamayacağı sonucuna varılmalıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/428 E. 2013/1961 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaKonvansiyon hükümlerine göre, kural olarak «taşıyıcının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olmakla birlikte Konvansiyon'un 24. maddesi gereğince taşıma senedinde değer gösterilmiş ise taşıyıcı, mal bedeli yönünden sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı gibi, 29. madde gereğince «hasar», taşıyıcının «ağır kusur» veya kastından kaynaklanmışsa sorumluluğunu kaldıran, sınırlayan ve kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerden yararlanamaz.
Dolayısıyla, tam tazminat kapsamında bulunan kâr «mahrumiyetinden» de sorumlu olur, her ne kadar Konvansiyon'un 24. maddesine göre mal bedeli olarak «fatura» değerine hükmedilmiş ise de «hasarın» meydana gelmesinde davalı «taşıyıcının» «ağır kusuru» bulunup bulunmadığı incelenmeli, ağır kusurlu olduğu sonucuna varıldığında davacı «sigortacının halefiyet» kapsamında kâr mahrumiyetinde içeren tam tazminatı talep edebileceği nazara alınmalı” denilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasarın» «istif» hatasından meydana geldiği, CMR 29.
Benzer bu karardaÖte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Bununla birlikte, anılan Konvansiyonu’nun 17/4-c maddesi uyarınca «hasarın», yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması nedeniyle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluğundan» bahsedilemeyecektir.
Davacı nezdinde sigortalı emtianın Türkiye’den Çek Cumhuriyeti'ne taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu şüphesiz olup taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen zarardan davalı «taşıyıcının sorumlu» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · müterafik kusur · rücuen tazminat · sigorta poliçesi · teslim
Benzer bu karardaDava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcı», eşyanın kendisine «teslim» edildiği andan gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumludur.
Bahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «müterafik kusur» oluşturmaktadır.
O halde, mahkemece, yüklemenin ve istiflemenin kime ait olduğu belirlenmesi, gönderene ait olduğunun tespiti halinde davalının «nezaret görevini» yerine getirmemesi nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6238 E. 2013/21346 K.
Ortak:ağır kusur · istifa · taşıyıcı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaKonvansiyon hükümlerine göre, kural olarak «taşıyıcının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olmakla birlikte Konvansiyon'un 24. maddesi gereğince taşıma senedinde değer gösterilmiş ise taşıyıcı, mal bedeli yönünden sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı gibi, 29. madde gereğince «hasar», taşıyıcının «ağır kusur» veya kastından kaynaklanmışsa sorumluluğunu kaldıran, sınırlayan ve kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerden yararlanamaz.
Dolayısıyla, tam tazminat kapsamında bulunan kâr «mahrumiyetinden» de sorumlu olur, her ne kadar Konvansiyon'un 24. maddesine göre mal bedeli olarak «fatura» değerine hükmedilmiş ise de «hasarın» meydana gelmesinde davalı «taşıyıcının» «ağır kusuru» bulunup bulunmadığı incelenmeli, ağır kusurlu olduğu sonucuna varıldığında davacı «sigortacının halefiyet» kapsamında kâr mahrumiyetinde içeren tam tazminatı talep edebileceği nazara alınmalı” denilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasarın» «istif» hatasından meydana geldiği, CMR 29.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sigortalı emtianın «taşıyıcısı» olduğu, davalının sözleşmenin tarafı olması nedeniyle CMR'nin 17. maddesi uyarınca yükü sağlam bir şekilde alıcısına «teslim» etmek zorunda olduğu, sözleşme davalı ile kurulduğundan taşımanın bir bölümünün davalı dışındaki kişiler tarafından yapılmış olmasının davalının sorumluluğunu kaldırmayacağı, yükleme sırasında davalı taraf itirazı kayıt koymadığından malın sağlam, eksiksiz ve hasarsız olarak teslim alındığının kabulü gerektiği, «hasarın» yükleme ve «istif» hatasından kaynaklanmadığı, yol boyunca gerekli sürüş hassasiyeti gösterilmemiş olması nedeniyle malın hasarlandığını ve hasar bedelinin 12.«265»,00 TL olduğu, davalının hasarın tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- 6762 sayılı TTK'nın 1301'nci maddesine dayalı tazminat istemlerinde sigorta şirketi, tazmin ettiği bedel nispetinde «gerçek zarar» miktarını rücuen zarar sorumlusundan talep edilebilir.Ancak davada, davalı «taşıyıcının» kast ve kasta yakın «ağır kusuru» ve tam tazminat ödemesini gerektirir başka bir halin varlığı iddia ve ispat olunmadığına göre, mahkemece CMR Konvansiyonu 23/1 maddesi uyarınca yükün taşınmak üzer …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · i̇i̇k 265 · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sigortalı emtianın «taşıyıcısı» olduğu, davalının sözleşmenin tarafı olması nedeniyle CMR'nin 17. maddesi uyarınca yükü sağlam bir şekilde alıcısına «teslim» etmek zorunda olduğu, sözleşme davalı ile kurulduğundan taşımanın bir bölümünün davalı dışındaki kişiler tarafından yapılmış olmasının davalının sorumluluğunu kaldırmayacağı, yükleme sırasında davalı taraf itirazı kayıt koymadığından malın sağlam, eksiksiz ve hasarsız olarak teslim alındığının kabulü gerektiği, «hasarın» yükleme ve «istif» hatasından kaynaklanmadığı, yol boyunca gerekli sürüş hassasiyeti gösterilmemiş olması nedeniyle malın hasarlandığını ve hasar bedelinin 12.«265»,00 TL olduğu, davalının hasarın tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- 6762 sayılı TTK'nın 1301'nci maddesine dayalı tazminat istemlerinde sigorta şirketi, tazmin ettiği bedel nispetinde «gerçek zarar» miktarını rücuen zarar sorumlusundan talep edilebilir.Ancak davada, davalı «taşıyıcının» kast ve kasta yakın «ağır kusuru» ve tam tazminat ödemesini gerektirir başka bir halin varlığı iddia ve ispat olunmadığına göre, mahkemece CMR Konvansiyonu 23/1 maddesi uyarınca yükün taşınmak üzer …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5367 E. , 2010/11482 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.11.2008 tarih ve 2007/356 - 2008/467 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigortalılarına ait emtianın davalı şirkete ait araçla taşındığını, ancak taşıma sırasında meydana gelen kazada hasar gördüğünü ileri sürerek, sigortalıya ödenen 145.545.000.000.-TL’nın ödeme tarihinden itibaren avans reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsilini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili, taşımaya konu makinenin gerçekte hasarlı olmadığını ve sigortalının halen çalışır vaziyette kullanımında olduğunu, aksi düşünülse dahi CMR hükümlerinin uygulanması gerekeceğinde taşıma senedinde değer konulmamış olması nedeniyle taşıyanın sorumluluğunun kilogram başına 8.33 SDR ile sınırlı olduğunu, %5 faiz istenebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hasarın istif hatasından meydana geldiği, CMR 29. Maddeye göre kasta eşdeğer kusur olarak nitelendirildiği, davalının sınırlı sorumluluk halinden yararlanama- yacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 130.703,41 YTL'nın 28.01.2004 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açılmış bulunan rücu’an tazminat istemine ilişkin olup, Dairemizin 25.05.2007 tarihli ilamında, "Mahkemece de kabul edildiği üzere taşımanın, uluslararası taşıma olması nedeniyle uyuşmazlık CMR Konvansiyonu hükümle- rine göre çözümlenecektir. Konvansiyon hükümlerine göre, kural olarak taşıyıcının sorumluluğu sınırlı sorumluluk olmakla birlikte Konvansiyon'un 24. maddesi gereğince taşıma senedinde değer gösterilmiş ise taşıyıcı, mal bedeli yönünden sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı gibi, 29. madde gereğince hasar, taşıyıcının ağır kusur veya kastından kaynaklanmışsa sorumluluğunu kaldıran, sınırlayan ve kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerden yararlanamaz.
Dolayısıyla, tam tazminat kapsamında bulunan kâr mahrumiyetinden de sorumlu olur, her ne kadar Konvansiyon'un 24. maddesine göre mal bedeli olarak fatura değerine hükmedilmiş ise de hasarın meydana gelmesinde davalı taşıyıcının ağır kusuru bulunup bulunmadığı incelenmeli, ağır kusurlu olduğu sonucuna varıldığında davacı sigortacının halefiyet kapsamında kâr mahrumiyetinde içeren tam tazminatı talep edebileceği nazara alınmalı” denilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve yapılan incelemede hasarın hatalı istiflemeden kaynaklandığı,davalının CMR 29. Madde de belirtilen kasta eşdeğer kusurunun olduğu kabul edilerek,kar mahrumiyeti hariç olmak üzere ilk kararda olduğu gibi 130.703,41 YTL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, yukarıda anlatılan bozma ilamına uyma kararı verilmekle davacı lehine kazanılmış hak doğmuştur.
Bu durumda, uyma kararı verilen bozma ilamı uyarınca, kâr mahrumiyeti de ilave edilmek suretiyle karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043253900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz