Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3636 E. 2012/10599 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cmr sözleşmesi↗ taşıyıcının sınırlı sorumluluğu↗ sorumluluk sınırlaması↗ ağır kusur↗ cmr konvansiyonu↗ sınırlı sorumluluk↗ karine↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ gerçek zarar↗ cmr↗ hile↗ rücuen tazminat↗ taşıyıcı↗ yasal faiz↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalı taşıyıcının sigortalı emtiada oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.445,77-TL rücuen tazminat alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı ... şirketince sigortalısına ödenen CMR Sözleşmesine tabi taşımadan kaynaklanan tazminatın TTK.’nun 1301. maddesi uyarınca rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas bilirkişi raporunda CMR hükümleri yeterince değerlendirilmemiş olup, sorumluluk miktarının tespiti için CMR Konvansiyonu’nun buna ilişkin sınırlı ve sınırsız sorumluluk hallerinin somut olay bakımından tartışılması gerekmektedir. CMR Konvansiyonu’nun 29. maddesinde taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşıyıcı kastı veya kasta eşdeğer kusuru ile zarara sebebiyet vermesi halinde CMR'de yer alan sorumluluğunu ortadan kaldıran, sınırlandıran veya ispat yükünü tersine çeviren hükümlerden yararlanamayacaktır.
Bu kusur ve kastını, TTK.nun 786. maddesinde geçen ağır kusur ve hile kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü ile taşıyıcının bu hallerde sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı sonucuna varılmalıdır. Taşıyıcının zarara hiçbir açıklama ve neden getirememiş olması, kendisinin karine olarak hasarın oluşumunda ağır kusurlu olduğu dolayısı ile sorumluluğunu sınırlama hakkını kaybetmiş sayılmasına yol açacağı ve davacının gerçek zararını karşılaması gerektiği kabul edilmelidir. (Y.11.HD, T.04.04.2005, E. 2004/6554, K. 2005/3212). Konvansiyonun 29. madde hükmü koşullarının varlığı halinde taşıyıcının sorumluluğu sınırlı olmayıp, zararın tamamından sorumluluğu söz konusudur. Davalının sorumluluğu buna göre belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6686 E. 2010/12776 K.
Ortak:ağır kusur · sınırlı sorumluluk · taşıyıcı · kusur
İncelediğiniz karardaBu «kusur» ve kastını, TTK.nun 786. maddesinde geçen «ağır kusur» ve «hile» kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü ile «taşıyıcının» bu hallerde «sınırlı sorumluluktan» yararlanamayacağı sonucuna varılmalıdır.
CMR Konvansiyonu’nun 29. maddesinde «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşıyıcı kastı veya kasta eşdeğer «kusuru» ile zarara sebebiyet vermesi halinde CMR'de yer alan sorumluluğunu ortadan kaldıran, sınırlandıran veya ispat yükünü tersine çeviren hükümlerden yararlanamayacaktır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalı «taşıyıcının» sigortalı emtiada oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.445,77-TL «rücuen tazminat» alacağının «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… lanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında davacının ithal ettiği emtianın taşınması konusunda anlaşma bulunduğu, bu emtianın satıcıdan «teslim» alındığı, taşıma sırasında kaybolduğu, davalının kasta eş değer kusurunun bulunduğu, CMR Konvansiyonunun 29. maddesine göre «sınırlı sorumluluk» olmayacağı, «ağır kusur» olması nedeniyle davanın 3 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, bu yöndeki «def»’in yerinde bulunmadığı, davacının ödemesinin 10.11.2006 tarihi olduğu gerekçesiyle davanın 9.658.00 YTL’nin 10.11.2006 tarihinden itibaren değişen oranlarda reesko …
Ancak, uyuşmazlığa uygulanan CMR Konvansiyonu’nun 27. maddesinde «temerrüt faizinin başlangıcının» ödeme isteğinin yazılı olarak «taşıyıcıya» yapılan başvuru tarihi, böyle bir başvuru yapılmadan doğrudan dava açılması halinde davanın açıldığı tarih olacağı hükme bağlanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · tebliğ tarihi · taşıma sözleşmesi · def'i · temerrüt faizi · ihtarname · temerrüt · zamanaşımı
Benzer bu karardaAncak, uyuşmazlığa uygulanan CMR Konvansiyonu’nun 27. maddesinde «temerrüt faizinin başlangıcının» ödeme isteğinin yazılı olarak «taşıyıcıya» yapılan başvuru tarihi, böyle bir başvuru yapılmadan doğrudan dava açılması halinde davanın açıldığı tarih olacağı hükme bağlanmıştır.
Bu durum karşısında, anılan «ihtarnamenin» «tebliğ tarihi» ve verilen süre de dikkate alınarak davalının 20.06.2007 tarihinden itibaren «temerrüde» düştüğü kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
… lanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında davacının ithal ettiği emtianın taşınması konusunda anlaşma bulunduğu, bu emtianın satıcıdan «teslim» alındığı, taşıma sırasında kaybolduğu, davalının kasta eş değer kusurunun bulunduğu, CMR Konvansiyonunun 29. maddesine göre «sınırlı sorumluluk» olmayacağı, «ağır kusur» olması nedeniyle davanın 3 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, bu yöndeki «def»’in yerinde bulunmadığı, davacının ödemesinin 10.11.2006 tarihi olduğu gerekçesiyle davanın 9.658.00 YTL’nin 10.11.2006 tarihinden itibaren değişen oranlarda reesko …
2-Dava, emtia «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3636 E. , 2012/10599 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/12/2010 tarih ve 2008/695-2010/759 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi nezdinde “Nakliyat emtia sigorta poliçesi” ile sigortalı bulunan dava dışı şirkete ait CNC makinesinin İspanya’dan Türkiye’ye davalının sorumluluğunda taşınması esnasında hasara uğradığını, ortaya çıkan zarardan davalının sorumlu olduğunu ve bu nedenle dava dışı sigortalıya 7.495,00-TL ödendiğini, TTK’nun 1301. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek 7.495,00-TL rücuen tazminat alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıma işinin alt taşıyıcı Euro Proje Loj. Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, hasarın da alt taşıyıcının nakliye işlemini yaptığı sırada oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalı taşıyıcının sigortalı emtiada oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.445,77-TL rücuen tazminat alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı ... şirketince sigortalısına ödenen CMR Sözleşmesine tabi taşımadan kaynaklanan tazminatın TTK.’nun 1301. maddesi uyarınca rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas bilirkişi raporunda CMR hükümleri yeterince değerlendirilmemiş olup, sorumluluk miktarının tespiti için CMR Konvansiyonu’nun buna ilişkin sınırlı ve sınırsız sorumluluk hallerinin somut olay bakımından tartışılması gerekmektedir. CMR Konvansiyonu’nun 29. maddesinde taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşıyıcı kastı veya kasta eşdeğer kusuru ile zarara sebebiyet vermesi halinde CMR'de yer alan sorumluluğunu ortadan kaldıran, sınırlandıran veya ispat yükünü tersine çeviren hükümlerden yararlanamayacaktır.
Bu kusur ve kastını, TTK.nun 786. maddesinde geçen ağır kusur ve hile kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü ile taşıyıcının bu hallerde sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı sonucuna varılmalıdır. Taşıyıcının zarara hiçbir açıklama ve neden getirememiş olması, kendisinin karine olarak hasarın oluşumunda ağır kusurlu olduğu dolayısı ile sorumluluğunu sınırlama hakkını kaybetmiş sayılmasına yol açacağı ve davacının gerçek zararını karşılaması gerektiği kabul edilmelidir. (Y.11.HD, T.04.04.2005, E. 2004/6554, K. 2005/3212). Konvansiyonun 29. madde hükmü koşullarının varlığı halinde taşıyıcının sorumluluğu sınırlı olmayıp, zararın tamamından sorumluluğu söz konusudur. Davalının sorumluluğu buna göre belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060979000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz