Ağır kusur
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6238 E. 2013/21346 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ağır kusur↗ cmr konvansiyonu↗ istifa↗ gerçek zarar↗ i̇i̇k 265↗ cmr↗ taşıyıcı↗ kusur↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sigortalı emtianın taşıyıcısı olduğu, davalının sözleşmenin tarafı olması nedeniyle CMR'nin 17. maddesi uyarınca yükü sağlam bir şekilde alıcısına teslim etmek zorunda olduğu, sözleşme davalı ile kurulduğundan taşımanın bir bölümünün davalı dışındaki kişiler tarafından yapılmış olmasının davalının sorumluluğunu kaldırmayacağı, yükleme sırasında davalı taraf itirazı kayıt koymadığından malın sağlam, eksiksiz ve hasarsız olarak teslim alındığının kabulü gerektiği, hasarın yükleme ve istif hatasından kaynaklanmadığı, yol boyunca gerekli sürüş hassasiyeti gösterilmemiş olması nedeniyle malın hasarlandığını ve hasar bedelinin 12.265,00 TL olduğu, davalının hasarın tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 6762 sayılı TTK'nın 1301'nci maddesine dayalı tazminat istemlerinde sigorta şirketi, tazmin ettiği bedel nispetinde gerçek zarar miktarını rücuen zarar sorumlusundan talep edilebilir.Ancak davada, davalı taşıyıcının kast ve kasta yakın ağır kusuru ve tam tazminat ödemesini gerektirir başka bir halin varlığı iddia ve ispat olunmadığına göre, mahkemece CMR Konvansiyonu 23/1 maddesi uyarınca yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre zararın saptanıp, yine CMR Konvansiyonu 23/7 maddesinde öngörülen limitlerle sınırlı olmak üzere sorumluluğa hükmedilmek gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan tazminat hesabı yapılması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3636 E. 2012/10599 K.
Ortak:ağır kusur · gerçek zarar · taşıyıcı · kusur · hasar
İncelediğiniz kararda2- 6762 sayılı TTK'nın 1301'nci maddesine dayalı tazminat istemlerinde sigorta şirketi, tazmin ettiği bedel nispetinde «gerçek zarar» miktarını rücuen zarar sorumlusundan talep edilebilir.Ancak davada, davalı «taşıyıcının» kast ve kasta yakın «ağır kusuru» ve tam tazminat ödemesini gerektirir başka bir halin varlığı iddia ve ispat olunmadığına göre, mahkemece CMR Konvansiyonu 23/1 maddesi uyarınca yükün taşınmak üzer …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sigortalı emtianın «taşıyıcısı» olduğu, davalının sözleşmenin tarafı olması nedeniyle CMR'nin 17. maddesi uyarınca yükü sağlam bir şekilde alıcısına «teslim» etmek zorunda olduğu, sözleşme davalı ile kurulduğundan taşımanın bir bölümünün davalı dışındaki kişiler tarafından yapılmış olmasının davalının sorumluluğunu kaldırmayacağı, yükleme sırasında davalı taraf itirazı kayıt koymadığından malın sağlam, eksiksiz ve hasarsız olarak teslim alındığının kabulü gerektiği, «hasarın» yükleme ve «istif» hatasından kaynaklanmadığı, yol boyunca gerekli sürüş hassasiyeti gösterilmemiş olması nedeniyle malın hasarlandığını ve hasar bedelinin 12.«265»,00 TL olduğu, davalının hasarın tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu «kusur» ve kastını, TTK.nun 786. maddesinde geçen «ağır kusur» ve «hile» kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü ile «taşıyıcının» bu hallerde «sınırlı sorumluluktan» yararlanamayacağı sonucuna varılmalıdır.
CMR Konvansiyonu’nun 29. maddesinde «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşıyıcı kastı veya kasta eşdeğer «kusuru» ile zarara sebebiyet vermesi halinde CMR'de yer alan sorumluluğunu ortadan kaldıran, sınırlandıran veya ispat yükünü tersine çeviren hükümlerden yararlanamayacaktır.
Taşıyıcının zarara hiçbir açıklama ve neden getirememiş olması, kendisinin «karine» olarak «hasarın» oluşumunda ağır kusurlu olduğu dolayısı ile «sorumluluğunu sınırlama» hakkını kaybetmiş sayılmasına yol açacağı ve davacının «gerçek zararını» karşılaması gerektiği kabul edilmelidir. (Y.11.HD, T.04.04.2005, E.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · karine · taşıyıcının sorumluluğu · hile · rücuen tazminat · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalı «taşıyıcının» sigortalı emtiada oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.445,77-TL «rücuen tazminat» alacağının «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
CMR Konvansiyonu’nun 29. maddesinde «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşıyıcı kastı veya kasta eşdeğer «kusuru» ile zarara sebebiyet vermesi halinde CMR'de yer alan sorumluluğunu ortadan kaldıran, sınırlandıran veya ispat yükünü tersine çeviren hükümlerden yararlanamayacaktır.
Bu «kusur» ve kastını, TTK.nun 786. maddesinde geçen «ağır kusur» ve «hile» kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü ile «taşıyıcının» bu hallerde «sınırlı sorumluluktan» yararlanamayacağı sonucuna varılmalıdır.
Taşıyıcının zarara hiçbir açıklama ve neden getirememiş olması, kendisinin «karine» olarak «hasarın» oluşumunda ağır kusurlu olduğu dolayısı ile «sorumluluğunu sınırlama» hakkını kaybetmiş sayılmasına yol açacağı ve davacının «gerçek zararını» karşılaması gerektiği kabul edilmelidir. (Y.11.HD, T.04.04.2005, E.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6686 E. 2010/12776 K.
Ortak:ağır kusur · taşıyıcı · kusur · teslim
İncelediğiniz kararda2- 6762 sayılı TTK'nın 1301'nci maddesine dayalı tazminat istemlerinde sigorta şirketi, tazmin ettiği bedel nispetinde «gerçek zarar» miktarını rücuen zarar sorumlusundan talep edilebilir.Ancak davada, davalı «taşıyıcının» kast ve kasta yakın «ağır kusuru» ve tam tazminat ödemesini gerektirir başka bir halin varlığı iddia ve ispat olunmadığına göre, mahkemece CMR Konvansiyonu 23/1 maddesi uyarınca yükün taşınmak üzer …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sigortalı emtianın «taşıyıcısı» olduğu, davalının sözleşmenin tarafı olması nedeniyle CMR'nin 17. maddesi uyarınca yükü sağlam bir şekilde alıcısına «teslim» etmek zorunda olduğu, sözleşme davalı ile kurulduğundan taşımanın bir bölümünün davalı dışındaki kişiler tarafından yapılmış olmasının davalının sorumluluğunu kaldırmayacağı, yükleme sırasında davalı taraf itirazı kayıt koymadığından malın sağlam, eksiksiz ve hasarsız olarak teslim alındığının kabulü gerektiği, «hasarın» yükleme ve «istif» hatasından kaynaklanmadığı, yol boyunca gerekli sürüş hassasiyeti gösterilmemiş olması nedeniyle malın hasarlandığını ve hasar bedelinin 12.«265»,00 TL olduğu, davalının hasarın tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… lanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında davacının ithal ettiği emtianın taşınması konusunda anlaşma bulunduğu, bu emtianın satıcıdan «teslim» alındığı, taşıma sırasında kaybolduğu, davalının kasta eş değer kusurunun bulunduğu, CMR Konvansiyonunun 29. maddesine göre «sınırlı sorumluluk» olmayacağı, «ağır kusur» olması nedeniyle davanın 3 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, bu yöndeki «def»’in yerinde bulunmadığı, davacının ödemesinin 10.11.2006 tarihi olduğu gerekçesiyle davanın 9.658.00 YTL’nin 10.11.2006 tarihinden itibaren değişen oranlarda reesko …
Ancak, uyuşmazlığa uygulanan CMR Konvansiyonu’nun 27. maddesinde «temerrüt faizinin başlangıcının» ödeme isteğinin yazılı olarak «taşıyıcıya» yapılan başvuru tarihi, böyle bir başvuru yapılmadan doğrudan dava açılması halinde davanın açıldığı tarih olacağı hükme bağlanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · tebliğ tarihi · sınırlı sorumluluk · taşıma sözleşmesi · def'i · temerrüt faizi · ihtarname · temerrüt
Benzer bu karardaAncak, uyuşmazlığa uygulanan CMR Konvansiyonu’nun 27. maddesinde «temerrüt faizinin başlangıcının» ödeme isteğinin yazılı olarak «taşıyıcıya» yapılan başvuru tarihi, böyle bir başvuru yapılmadan doğrudan dava açılması halinde davanın açıldığı tarih olacağı hükme bağlanmıştır.
Bu durum karşısında, anılan «ihtarnamenin» «tebliğ tarihi» ve verilen süre de dikkate alınarak davalının 20.06.2007 tarihinden itibaren «temerrüde» düştüğü kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
… lanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında davacının ithal ettiği emtianın taşınması konusunda anlaşma bulunduğu, bu emtianın satıcıdan «teslim» alındığı, taşıma sırasında kaybolduğu, davalının kasta eş değer kusurunun bulunduğu, CMR Konvansiyonunun 29. maddesine göre «sınırlı sorumluluk» olmayacağı, «ağır kusur» olması nedeniyle davanın 3 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, bu yöndeki «def»’in yerinde bulunmadığı, davacının ödemesinin 10.11.2006 tarihi olduğu gerekçesiyle davanın 9.658.00 YTL’nin 10.11.2006 tarihinden itibaren değişen oranlarda reesko …
2-Dava, emtia «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6238 E. , 2013/21346 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
(KADIKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret (Kadıköy 1. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 28.12.2012 tarih ve 2009/1148-2012/1456 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde nakliye poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı Zafer Taah. İnş. Tic. A.Ş.'ye ait Afganistan'a gönderilen klima ve aksamlarının Ankara-Afganistan nakliyesi sırasında hasar gördüğünü, davalı taşıyıcının hasardan sorumlu olduğunu, hasar tutarı 12.265,00 TL'nin sigortalıya 10/07/2009 tarihinde ödendiğini ileri sürerek, 12.265,00 TL hasar tazminatının 10/07/2009 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan taşımada yükün İran'dan itibaren geçişinin Sahra Tarabar CO./ Ferhat Mostafa'nın, Afganistan'da ise ATM CO LTD. GHOFAR şirketinin üstlendiğini, davanın taşımayı yapan bu şirketlere ihbar edilmesini, taşınan malzemelerin müvekkilinin kusuru ile hasara uğradığının tespit edilemediğini, emtianın ambalajlı bir şekilde getirildiğini ve taşıyıcıya teslim edildiğini, müvekkilinin gerekli özeni gösterdiğini, davacının ödediği miktarı rücu etmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sigortalı emtianın taşıyıcısı olduğu, davalının sözleşmenin tarafı olması nedeniyle CMR'nin 17. maddesi uyarınca yükü sağlam bir şekilde alıcısına teslim etmek zorunda olduğu, sözleşme davalı ile kurulduğundan taşımanın bir bölümünün davalı dışındaki kişiler tarafından yapılmış olmasının davalının sorumluluğunu kaldırmayacağı, yükleme sırasında davalı taraf itirazı kayıt koymadığından malın sağlam, eksiksiz ve hasarsız olarak teslim alındığının kabulü gerektiği, hasarın yükleme ve istif hatasından kaynaklanmadığı, yol boyunca gerekli sürüş hassasiyeti gösterilmemiş olması nedeniyle malın hasarlandığını ve hasar bedelinin 12.265,00 TL olduğu, davalının hasarın tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 6762 sayılı TTK'nın 1301'nci maddesine dayalı tazminat istemlerinde sigorta şirketi, tazmin ettiği bedel nispetinde gerçek zarar miktarını rücuen zarar sorumlusundan talep edilebilir.Ancak davada, davalı taşıyıcının kast ve kasta yakın ağır kusuru ve tam tazminat ödemesini gerektirir başka bir halin varlığı iddia ve ispat olunmadığına göre, mahkemece CMR Konvansiyonu 23/1 maddesi uyarınca yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre zararın saptanıp, yine CMR Konvansiyonu 23/7 maddesinde öngörülen limitlerle sınırlı olmak üzere sorumluluğa hükmedilmek gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan tazminat hesabı yapılması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046158700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz