Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13912 E. 2013/13376 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsilde hata↗ asıl taşıyıcı↗ izafeten dava↗ rücuan tazminat↗ acente↗ pasif husumet yokluğu↗ acentelik↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ taşıyıcı↗ haksız fiil↗ kusur↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Amerika'da yerleşik olan DHL Global Forwardıng Şirketi'nin Türkiye'deki acentesi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, taşıma konusu emtianın, Amerika'da uçağa alınmadığı ve taşımanın başlamamış olması nedeniyle Türkiye'ye hiç gelmediği, bu durumda DHL Global Forwardıng Şirketi'ne izafeten dava açılan davalı şirketin, davaya konu taşıma ilişkisinde akdi gerçekleştirmediği gibi eşya Türkiye'ye gelmediğinden akde aracılık da etmediği, davalı şirkete acente sıfatıyla izafeten dava yöneltilmesinin temsilde hata olduğu nazara alınarak, davada esasen kendisine husumet yöneltilen yabancı firma aleyhine davaya devam etmek isteyip istemediği davacı vekiline sorulduğu ancak davacı vekilinin dosyanın mevcut haliyle karar verilmesini talep ettiği, bu durumda, davalı şirketin bu davada husumeti bulunmadığı gibi, davalı acentenin şahsi kusur ve haksız fiiline de dayanılmadığından, davalı şirkete asıl taşıyıcı DHL Global Forwarding'e izafeten dava yöneltilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının, DHL Global Forwarding şirketinin acentesi olduğu, ancak davaya konu taşımanın gerçekleşmediği, emtianın Türkiye'ye gelmediği bu nedenle davalının akde aracılık etmediği ve bu nedenle davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı DHL Global Forwarding Taşıma A.Ş., davaya konu taşıma başlamadan önce DHL Global Forwarding şirketine taşıma konusunda mail çekmek suretiyle 6762 sayılı TTK'nın 119. maddesi anlamında dava konusu taşıma bakımından aracılık faaliyetine başlamıştır. Bu itibarla mahkemece davada, husumet bakımından bir usulsüzlüğünün bulunmadığı nazara alınarak uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olamamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Meblağın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1270 E. 2013/1848 K.
Ortak:asıl taşıyıcı · acente · taşıyıcı · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Amerika'da yerleşik olan DHL Global Forwardıng Şirketi'nin Türkiye'deki «acentesi» olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, taşıma konusu emtianın, Amerika'da uçağa alınmadığı ve taşımanın başlamamış olması nedeniyle Türkiye'ye hiç gelmediği, bu durumda DHL Global Forwardıng Şirketi'ne «izafeten» dava açılan davalı şirketin, davaya konu taşıma ilişkisinde akdi gerçekleştirmediği gibi eşya Türkiye'ye gelmediğinden akde aracılık da etmediği, davalı şirkete «acente» sıfatıyla izafeten dava yöneltilmesinin «temsilde hata» olduğu nazara alınarak, davada esasen kendisine «husumet» yöneltilen yabancı firma aleyhine davaya devam etmek isteyip istemediği davacı vekiline sorulduğu ancak davacı vekilinin dosyanın mevcut haliyle karar verilmesini talep ettiği, bu durumda, davalı şirketin bu davada husumeti bulunmadığı gibi, davalı acentenin şahsi «kusur» ve «haksız fiiline» de dayanılmadığından, davalı şirkete «asıl taşıyıcı» DHL Global Forwarding'e izafeten dava yöneltilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş'nin malı «teslim» aldığı 08.06.2007 tarihinden itibaren süresi içerisinde «hasar» ihbarında bulunduğu, bu durumda «taşıyıcı» olan davalıların oluşan hasardan sorumlu oldukları, her ne kadar davalılardan DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş'ye karşı dava açılmış ise de bu davalının «acenta» olduğu, dosya kapsamı ve davacı vekilinin ....2011 tarihli tutanağa geçen beyanı ile sabit olduğundan adı geçen davalının davada davalı sıfatının bulunmadığı, davalılar kısmının ikinci sırasında gösterilen davalının acente olduğu, bu durumda «asıl taşıyıcının», dava dilekçesinin birinci sırasında «maddi hata» sonucu "DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş."olarak gösterildiği ancak gerçekte DHL Global Forwarding Spa olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davalılardan DHL Gl …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan DHL Forwarding Spa'nın «asıl taşıyıcı», davalılardan MNG ...A.Ş'nin «fiili taşıyıcı» olduğu, dava dışı ...
DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş.” aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekirken «infazda» çelişki yaratacak şekilde ve asaleten hasım olması mümkün bulunmayan «acente» aleyhine de sonuç doğuracak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı ... davalı acente yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Davalılardan MNG Havayolları ve Taşımacılık A.Ş. vekili, diğer savunmalarının yanı sıra, davada kendisinin sadece «fiili taşıyıcı» olduğunu ve malları gümrüğe «teslim» etmekle sorumluluğunun sona erdiğini savunmuş ve malların gümrüğe «teslim tutanağında» da herhangi bir «hasar» «kaydına» yer verilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fiili taşıyıcı · teslim tutanağı · sıfat yokluğu · maddi hata · infaz · cy/cy kaydı · hasar · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş.” aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekirken «infazda» çelişki yaratacak şekilde ve asaleten hasım olması mümkün bulunmayan «acente» aleyhine de sonuç doğuracak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı ... davalı acente yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Davalılardan MNG Havayolları ve Taşımacılık A.Ş. vekili, diğer savunmalarının yanı sıra, davada kendisinin sadece «fiili taşıyıcı» olduğunu ve malları gümrüğe «teslim» etmekle sorumluluğunun sona erdiğini savunmuş ve malların gümrüğe «teslim tutanağında» da herhangi bir «hasar» «kaydına» yer verilmemiştir.
A.Ş'nin malı «teslim» aldığı 08.06.2007 tarihinden itibaren süresi içerisinde «hasar» ihbarında bulunduğu, bu durumda «taşıyıcı» olan davalıların oluşan hasardan sorumlu oldukları, her ne kadar davalılardan DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş'ye karşı dava açılmış ise de bu davalının «acenta» olduğu, dosya kapsamı ve davacı vekilinin ....2011 tarihli tutanağa geçen beyanı ile sabit olduğundan adı geçen davalının davada davalı sıfatının bulunmadığı, davalılar kısmının ikinci sırasında gösterilen davalının acente olduğu, bu durumda «asıl taşıyıcının», dava dilekçesinin birinci sırasında «maddi hata» sonucu "DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş."olarak gösterildiği ancak gerçekte DHL Global Forwarding Spa olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davalılardan DHL Gl …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan DHL Forwarding Spa'nın «asıl taşıyıcı», davalılardan MNG ...A.Ş'nin «fiili taşıyıcı» olduğu, dava dışı ...
DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş'ye yönelik davanın «sıfat yokluğundan» reddine, davalılar DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş. ile MNG Hava Yolları ve Taşımacılık A.Ş'ye açılan davanın kısmen kabulü ile 4.705,00 TL'nın 16.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9991 E. 2013/14209 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Amerika'da yerleşik olan DHL Global Forwardıng Şirketi'nin Türkiye'deki «acentesi» olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, taşıma konusu emtianın, Amerika'da uçağa alınmadığı ve taşımanın başlamamış olması nedeniyle Türkiye'ye hiç gelmediği, bu durumda DHL Global Forwardıng Şirketi'ne «izafeten» dava açılan davalı şirketin, davaya konu taşıma ilişkisinde akdi gerçekleştirmediği gibi eşya Türkiye'ye gelmediğinden akde aracılık da etmediği, davalı şirkete «acente» sıfatıyla izafeten dava yöneltilmesinin «temsilde hata» olduğu nazara alınarak, davada esasen kendisine «husumet» yöneltilen yabancı firma aleyhine davaya devam etmek isteyip istemediği davacı vekiline sorulduğu ancak davacı vekilinin dosyanın mevcut haliyle karar verilmesini talep ettiği, bu durumda, davalı şirketin bu davada husumeti bulunmadığı gibi, davalı acentenin şahsi «kusur» ve «haksız fiiline» de dayanılmadığından, davalı şirkete «asıl taşıyıcı» DHL Global Forwarding'e izafeten dava yöneltilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi uyarınca «taşıma sözleşmesinden doğan» uyuşmazlıklarda «zamanaşımının» 1 yıl olduğu, ancak «ağır kusur» halinde bu sürenin 3 yıla kadar uzayabileceği, davada CMR Konvansiyonu'nun 32/2. maddesinde belirtilen yazılı talep niteliğinde bir «ihbarın» bulunmadığı, CMR kapsamında davaya konu taşımanın ve «hasarın» 20/07/2009 tarihinde gerçekleştiği, 03/06/2010 tarihinde icra takibine geçildiği, ancak davanın 24/05/2011 tarihinde açıldığı ve dava tarihi itibarıyla 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davalı vekillerinin «zamanaşımı defilerinin» kabulü ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11/03/2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ağır kusur · zamanaşımı defi · sözleşmeden doğan dava · taşıma sözleşmesi · ihbar · hasar · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi uyarınca «taşıma sözleşmesinden doğan» uyuşmazlıklarda «zamanaşımının» 1 yıl olduğu, ancak «ağır kusur» halinde bu sürenin 3 yıla kadar uzayabileceği, davada CMR Konvansiyonu'nun 32/2. maddesinde belirtilen yazılı talep niteliğinde bir «ihbarın» bulunmadığı, CMR kapsamında davaya konu taşımanın ve «hasarın» 20/07/2009 tarihinde gerçekleştiği, 03/06/2010 tarihinde icra takibine geçildiği, ancak davanın 24/05/2011 tarihinde açıldığı ve dava tarihi itibarıyla 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davalı vekillerinin «zamanaşımı defilerinin» kabulü ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11/03/2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7545 E. 2013/6745 K.
Ortak:taşıyıcı · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Amerika'da yerleşik olan DHL Global Forwardıng Şirketi'nin Türkiye'deki «acentesi» olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, taşıma konusu emtianın, Amerika'da uçağa alınmadığı ve taşımanın başlamamış olması nedeniyle Türkiye'ye hiç gelmediği, bu durumda DHL Global Forwardıng Şirketi'ne «izafeten» dava açılan davalı şirketin, davaya konu taşıma ilişkisinde akdi gerçekleştirmediği gibi eşya Türkiye'ye gelmediğinden akde aracılık da etmediği, davalı şirkete «acente» sıfatıyla izafeten dava yöneltilmesinin «temsilde hata» olduğu nazara alınarak, davada esasen kendisine «husumet» yöneltilen yabancı firma aleyhine davaya devam etmek isteyip istemediği davacı vekiline sorulduğu ancak davacı vekilinin dosyanın mevcut haliyle karar verilmesini talep ettiği, bu durumda, davalı şirketin bu davada husumeti bulunmadığı gibi, davalı acentenin şahsi «kusur» ve «haksız fiiline» de dayanılmadığından, davalı şirkete «asıl taşıyıcı» DHL Global Forwarding'e izafeten dava yöneltilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDosyadaki belgelerden de anılan davalının taşımanın kara ayağını üstlenen «üst taşıyıcı», davalı Kar Ulus.
Şti.'nin de «alt taşıyıcı» olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üst taşıyıcı · alt taşıyıcı · nakliyat sigortası · rücuen alacak · sigorta tazminatı · müktesep hak · hasar
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigorta tazminatını» ödeyen sigortacının E-...'nın 1301. maddesi uyarınca zarar sorumlularından «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Bu itibarla Dairemizin anılan bozmasıyla «hasarın» deniz ayağında meydana gelmediği bakımından davalı DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş yararına usuli «müktesap hak» meydana gelmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «hasarın» taşımanın kara ayağında meydana geldiğini ve hasardan taşımanın kara ayağını gerçekleştiren davalı Kar Ulus.
Oysa Dairemizin 03.03.2011 tarih ve 2009/3714-2011/2180 sayılı kararında «hasarın» deniz ayağında değil kara ayağında meydana geldiğinin kabulü gerektiği belirtilerek, mahkemece hasarın taşımanın deniz ayağında meydana geldiği gerekçesiyle verilen karar, davalı DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş yararına bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5557 E. 2023/1064 K.
Ortak:pasif husumet yokluğu · acentelik · pasif husumet · husumet yokluğu · taşıyıcı · haksız fiil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Amerika'da yerleşik olan DHL Global Forwardıng Şirketi'nin Türkiye'deki «acentesi» olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, taşıma konusu emtianın, Amerika'da uçağa alınmadığı ve taşımanın başlamamış olması nedeniyle Türkiye'ye hiç gelmediği, bu durumda DHL Global Forwardıng Şirketi'ne «izafeten» dava açılan davalı şirketin, davaya konu taşıma ilişkisinde akdi gerçekleştirmediği gibi eşya Türkiye'ye gelmediğinden akde aracılık da etmediği, davalı şirkete «acente» sıfatıyla izafeten dava yöneltilmesinin «temsilde hata» olduğu nazara alınarak, davada esasen kendisine «husumet» yöneltilen yabancı firma aleyhine davaya devam etmek isteyip istemediği davacı vekiline sorulduğu ancak davacı vekilinin dosyanın mevcut haliyle karar verilmesini talep ettiği, bu durumda, davalı şirketin bu davada husumeti bulunmadığı gibi, davalı acentenin şahsi «kusur» ve «haksız fiiline» de dayanılmadığından, davalı şirkete «asıl taşıyıcı» DHL Global Forwarding'e izafeten dava yöneltilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesine dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece davalının, DHL Global Forwarding şirketinin «acentesi» olduğu, ancak davaya konu taşımanın gerçekleşmediği, emtianın Türkiye'ye gelmediği bu nedenle davalının akde aracılık etmediği ve bu nedenle davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı DHL Global Forwarding Taşıma A.Ş., davaya konu taşıma başlamadan önce DHL Global Forwa …
Bu itibarla mahkemece davada, «husumet» bakımından bir usulsüzlüğünün bulunmadığı nazara alınarak uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olamamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavalılar DHL Global Forwarding Taşımacılık OY ve Danmar Lines A.G. vekili istinaf dilekçesinde özetle; «konişmento» ve belgelerden anlaşılacağı üzere emtianın alıcısının «anonim şirket» vasfındaki Makyol Cezayir firması olduğunu, davacının ise ayrı «tüzel kişiliğe» sahip Makyol Türkiye’yi sigortalayıp «hasar» ödemesini hasarla ilgisiz Makyol Türkiye’ye yaptığını, Makyol Türkiye’nin emtiaya ilişkin herhangi bir sözleşmeye taraf olmadığını, bu durumda davacının «halefiyet» hakkını kazanmadığını, müvekkili DHL’nin taşımanın limandan limana olan kısmını organize ettiğini, «multimodal taşıma» niteliğinin bulunmadığını, davacının «yetki» hususundaki istinaf itirazı kabul edilirse davanın müvekkillerinin «pasif husumetinin yokluğundan» ve taşımanın karayolu kısmını üstlenmediklerinden esestan reddini istediklerini, davacının açıkça haksız ve «kötüniyetle» takip başlattığını, «kötüniyet tazminatı» şartlarının oluştuğunu ileri sürerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddini, aksi halde «katılma yoluyla istinaf» başvurularının kabulü ile davanın esastan reddini istemiştir.
Davalılar DHL Global Forwarding OY ve Danmar Lines A.G. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının «halefiyet» hakkını kazanmadığını, müvekkili DHL’nin taşımanın limandan limana olan kısmını organize ettiğini, «multimodal taşıma» niteliğinin bulunmadığını, davacının «yetki» hususundaki istinafı kabul edilirse davanın müvekkillerinin «pasif husumetinin yokluğundan» ve taşımanın karayolu kısmını üstlenmediklerinden esastan reddini istediklerini, davacının açıkça haksız ve «kötüniyetle» takip başlattığını, «kötüniyet tazminatı» şartlarının oluştuğunu ileri sürerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddini, aksi halde davanın esastan reddini istemiştir.
… ilen kararı ile; taşımanın yabancı menşeli şirketlerce Finlandiya'nın Helsinki Limanından Cezayir'in Oran Limanına yabancı bayraklı gemi ile yapıldığı, uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, özel borç ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın Türk Mahkemelerinin «münhasır yetki» alanına girmediği, taşımayı üstlenen DHL Global Forwarding OY'nin taşımayı yaptırmak üzere Danmar Lines ile anlaştığı, fiili taşımanın ise Seago Line tarafından yerine getirildiği, DHL Global Forwarding OY’in Danmar Lines adına imzaladığı «konişmentonun» Yapı Kredi Bankası emrine düzenlendiği, «ihbar olunan» olarak Makyol'un yer aldığı, malın alıcısına «teslim» edildiğinin ihtilaf konusu edilmediği, Makyol'un «akreditif» satış usulüne göre söz konusu konişmentoyu «ibraz» etmek suretiyle malı teslim aldığı, bu durumda konişmentoda yer alan yetki klozunun davacının sigortalısı Makyol ile DHL Global ve Danmar şirketlerini bağlayacağı, konişmentoda taşımadan kaynaklanan ihtilafların çözüm yeri olarak İsviçre'nin Basel Mahkemelerinin yetkili kılındığı, sözkonusu yetki klozuna göre davalı DHL ile Danmar vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» yerinde olduğu, Seago Line’nin düzenlediği konişmentonun beşinci sayfasında yer alan CY/CY «kaydına» göre Seago Line'ın limandan limana taşımayı üstlendiği, limanda yükün alıcısına tesliminden sonra «taşıyıcının sorumluluğunun» sona erdiği, dava dilekçesinde de iş makinasının Oran Limanından gümrüklü sahaya Intramar firmasına ait çekici ile ömork üzerinde taşındığı sırada «hasara» uğradığının ileri sürüldüğü ekspertiz raporunda makinanın limandan gümrüklü sahaya tır ile taşınması esnasında yol üzerindeki üst geçide çarpma sonucu hasarlandığının belirtildiği, emtianın limanda alıcısına teslim edildikten sonra karayoluyla taşındığı esnada hasara uğradığı, alıcının tedarik ettiği tır ile taşınması sırasında oluştuğu anlaşılan yük hasarından dolayı Seago Line'ın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı DHL ve Danmar vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile bu davalılar hakkında açılan dava yönünden İsviçre Basel Mahkemeleri yetkili olduğundan «yetkisizlik» nedeniyle davanın «usulden reddine», davalı Seago Line hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:multimodal taşıma · yetki kaydı · milletlerarası yetki itirazı · taşıma komisyoncusu · milletlerarası yetki · münhasır yetki · akreditif · katılma yoluyla istinaf
Benzer bu kararda… ilen kararı ile; taşımanın yabancı menşeli şirketlerce Finlandiya'nın Helsinki Limanından Cezayir'in Oran Limanına yabancı bayraklı gemi ile yapıldığı, uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, özel borç ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın Türk Mahkemelerinin «münhasır yetki» alanına girmediği, taşımayı üstlenen DHL Global Forwarding OY'nin taşımayı yaptırmak üzere Danmar Lines ile anlaştığı, fiili taşımanın ise Seago Line tarafından yerine getirildiği, DHL Global Forwarding OY’in Danmar Lines adına imzaladığı «konişmentonun» Yapı Kredi Bankası emrine düzenlendiği, «ihbar olunan» olarak Makyol'un yer aldığı, malın alıcısına «teslim» edildiğinin ihtilaf konusu edilmediği, Makyol'un «akreditif» satış usulüne göre söz konusu konişmentoyu «ibraz» etmek suretiyle malı teslim aldığı, bu durumda konişmentoda yer alan yetki klozunun davacının sigortalısı Makyol ile DHL Global ve Danmar şirketlerini bağlayacağı, konişmentoda taşımadan kaynaklanan ihtilafların çözüm yeri olarak İsviçre'nin Basel Mahkemelerinin yetkili kılındığı, sözkonusu yetki klozuna göre davalı DHL ile Danmar vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» yerinde olduğu, Seago Line’nin düzenlediği konişmentonun beşinci sayfasında yer alan CY/CY «kaydına» göre Seago Line'ın limandan limana taşımayı üstlendiği, limanda yükün alıcısına tesliminden sonra «taşıyıcının sorumluluğunun» sona erdiği, dava dilekçesinde de iş makinasının Oran Limanından gümrüklü sahaya Intramar firmasına ait çekici ile ömork üzerinde taşındığı sırada «hasara» uğradığının ileri sürüldüğü ekspertiz raporunda makinanın limandan gümrüklü sahaya tır ile taşınması esnasında yol üzerindeki üst geçide çarpma sonucu hasarlandığının belirtildiği, emtianın limanda alıcısına teslim edildikten sonra karayoluyla taşındığı esnada hasara uğradığı, alıcının tedarik ettiği tır ile taşınması sırasında oluştuğu anlaşılan yük hasarından dolayı Seago Line'ın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı DHL ve Danmar vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile bu davalılar hakkında açılan dava yönünden İsviçre Basel Mahkemeleri yetkili olduğundan «yetkisizlik» nedeniyle davanın «usulden reddine», davalı Seago Line hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşımanın multimodal olması sebebiyle davalıların «müteselsilen sorumlu» tutulmalarının gerektiğini, davalı DHL’nin «taşıma komisyoncusu» olduğunu «ikrar» ettiğini, forwarder’in taşıma sürecinin tamamını organize ettiğini, kara taşımasının da DHL tarafından organize edildiğini, «konişmentoda» «münhasır yetki kaydına» yer verilmediğini, konişmentodaki yetkiye ilişkin ifadelerin «genel işlem koşulu» niteliği taşıdığını, bu hususta bilgilendirme yapılmadığını, yazılmamış sayılması gerektiğini, esastan inceleme yapılmadığı, bilirkişi raporu dahi alınmadığı halde davalı Seago Line hakkında «esastan ret» kararı verilip «nispi vekalet ücreti» taktirinin yerinde olmadığını, esas incelemesi yapılacaksa tüm davalılar hakkında yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «konişmentoda» «münhasır yetki kaydına» yer verilmediğini, tarafların mukim oldukları adres dışında «yetki itirazlarının» Medeni Kanun'un 2 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğini, tarafların Türk olmasının Türk Mahkemelerinin yetkisi için yettiğini, konişmentodaki yetkiye ilişkin ifadelerin «genel işlem koşulu» niteliği taşıdığını, sigortalının «yetki şartını» kabul ettiğine dair açık ve «kesin» bir irade açıklamadığını, yetki şartı için bilgilendirme yapılmadığını, yazılmamış sayılması gerektiğini, «acentenin» «dahil» olduğu bir denizde eşya taşıması işinde konişmentodaki yabancı mahkeme şartının Türk Ticaret Kanunu'nun 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının «son» cümlesine aykırılık taşıdığını, davalıların multimodal olması sebebiyle «müteselsilen sorumlu» tutulmalarının gerektiğini, davalı DHL’nin «taşıma komisyoncusu» olduğunu «ikrar» ettiğini, forwarder’in taşıma sürecinin tamamını organize ettiğini, kara taşımasının da DHL tarafından organize edildiğini, zararın taşıma esnasında doğduğunu, «ekspertiz raporlarının» «delil niteliği» taşıdığını, esastan inceleme yapılmadığı, bilirkişi raporu dahi alınmadığı halde davalı Seago Line hakkında «esastan ret» kararı verilip nispi vekâlet ücreti taktirinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalılar DHL Global Forwarding Taşımacılık OY ve Danmar Lines A.G. vekili istinaf dilekçesinde özetle; «konişmento» ve belgelerden anlaşılacağı üzere emtianın alıcısının «anonim şirket» vasfındaki Makyol Cezayir firması olduğunu, davacının ise ayrı «tüzel kişiliğe» sahip Makyol Türkiye’yi sigortalayıp «hasar» ödemesini hasarla ilgisiz Makyol Türkiye’ye yaptığını, Makyol Türkiye’nin emtiaya ilişkin herhangi bir sözleşmeye taraf olmadığını, bu durumda davacının «halefiyet» hakkını kazanmadığını, müvekkili DHL’nin taşımanın limandan limana olan kısmını organize ettiğini, «multimodal taşıma» niteliğinin bulunmadığını, davacının «yetki» hususundaki istinaf itirazı kabul edilirse davanın müvekkillerinin «pasif husumetinin yokluğundan» ve taşımanın karayolu kısmını üstlenmediklerinden esestan reddini istediklerini, davacının açıkça haksız ve «kötüniyetle» takip başlattığını, «kötüniyet tazminatı» şartlarının oluştuğunu ileri sürerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddini, aksi halde «katılma yoluyla istinaf» başvurularının kabulü ile davanın esastan reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13912 E. , 2013/13376 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/05/2012 tarih ve 2011/231-2012/314 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından taşıma sigorta poliçesi düzenlenen slikon yapıştırıcı emtiasının Amerika'dan Türkiye'ye taşıma işini davalı DHL Global Forwardıng'in üstlendiğini, davalının alt taşıyıcısı sıfatındaki hava yolu şirketinin paketlerden birinde sonradan oluşmuş yırtık nedeniyle eşyayı uçağa almadığını, bunun üzerine eşyanın davalı tarafından geri alınarak depolandığını, ancak eşyanın özelliği gereği belirli bir soğukluk derecesinde kalması gerektiği halde yeterli soğutma olmadan depolanması nedeniyle özelliğini kaybederek tam ziya olduğunu, dolayısıyla davalının taşıma edimini yerine getiremediğini, zarardan davalının sorumluluğu bulunduğunu, poliçe kapsamında sigortalıya ödeme yapılmış olduğunu ileri sürerek, 9.205,00 TL'nin 02.09.2010 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yurt dışında yerleşik asil davalıya izafeten yöneltilebilmesi için, müvekkili şirketin davaya konu taşıma işinde işlem yapmış olması gerektiğini, davaya konu emtianın Türkiye'ye hiç gelmediğini, taşımanın başlamamış olduğunu, bu nedenle Türkiye'de yerleşik olarak faaliyet gösteren müvekkili şirketin her hangi bir işlem gerçekleştirmediğini, davanın doğrudan asile açılması gerektiğini, müvekkilinin pasif husumeti bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Amerika'da yerleşik olan DHL Global Forwardıng Şirketi'nin Türkiye'deki acentesi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, taşıma konusu emtianın, Amerika'da uçağa alınmadığı ve taşımanın başlamamış olması nedeniyle Türkiye'ye hiç gelmediği, bu durumda DHL Global Forwardıng Şirketi'ne izafeten dava açılan davalı şirketin, davaya konu taşıma ilişkisinde akdi gerçekleştirmediği gibi eşya Türkiye'ye gelmediğinden akde aracılık da etmediği, davalı şirkete acente sıfatıyla izafeten dava yöneltilmesinin temsilde hata olduğu nazara alınarak, davada esasen kendisine husumet yöneltilen yabancı firma aleyhine davaya devam etmek isteyip istemediği davacı vekiline sorulduğu ancak davacı vekilinin dosyanın mevcut haliyle karar verilmesini talep ettiği, bu durumda, davalı şirketin bu davada husumeti bulunmadığı gibi, davalı acentenin şahsi kusur ve haksız fiiline de dayanılmadığından, davalı şirkete asıl taşıyıcı DHL Global Forwarding'e izafeten dava yöneltilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının, DHL Global Forwarding şirketinin acentesi olduğu, ancak davaya konu taşımanın gerçekleşmediği, emtianın Türkiye'ye gelmediği bu nedenle davalının akde aracılık etmediği ve bu nedenle davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı DHL Global Forwarding Taşıma A.Ş., davaya konu taşıma başlamadan önce DHL Global Forwarding şirketine taşıma konusunda mail çekmek suretiyle 6762 sayılı TTK'nın 119. maddesi anlamında dava konusu taşıma bakımından aracılık faaliyetine başlamıştır. Bu itibarla mahkemece davada, husumet bakımından bir usulsüzlüğünün bulunmadığı nazara alınarak uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olamamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043197900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz