İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9991 E. 2013/14209 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 1 yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ağır kusur↗ cmr konvansiyonu↗ zamanaşımı defi↗ cmr↗ sözleşmeden doğan dava↗ taşıma sözleşmesi↗ ihbar↗ kusur↗ hasar↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi uyarınca taşıma sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda zamanaşımının 1 yıl olduğu, ancak ağır kusur halinde bu sürenin 3 yıla kadar uzayabileceği, davada CMR Konvansiyonu'nun 32/2. maddesinde belirtilen yazılı talep niteliğinde bir ihbarın bulunmadığı, CMR kapsamında davaya konu taşımanın ve hasarın 20/07/2009 tarihinde gerçekleştiği, 03/06/2010 tarihinde icra takibine geçildiği, ancak davanın 24/05/2011 tarihinde açıldığı ve dava tarihi itibarıyla 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davalı vekillerinin zamanaşımı defilerinin kabulü ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11/03/2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı DHL A.Ş vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı Dhl Global Forwarding Taşımacılık A.Ş. vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13912 E. 2013/13376 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi uyarınca «taşıma sözleşmesinden doğan» uyuşmazlıklarda «zamanaşımının» 1 yıl olduğu, ancak «ağır kusur» halinde bu sürenin 3 yıla kadar uzayabileceği, davada CMR Konvansiyonu'nun 32/2. maddesinde belirtilen yazılı talep niteliğinde bir «ihbarın» bulunmadığı, CMR kapsamında davaya konu taşımanın ve «hasarın» 20/07/2009 tarihinde gerçekleştiği, 03/06/2010 tarihinde icra takibine geçildiği, ancak davanın 24/05/2011 tarihinde açıldığı ve dava tarihi itibarıyla 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davalı vekillerinin «zamanaşımı defilerinin» kabulü ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11/03/2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Amerika'da yerleşik olan DHL Global Forwardıng Şirketi'nin Türkiye'deki «acentesi» olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, taşıma konusu emtianın, Amerika'da uçağa alınmadığı ve taşımanın başlamamış olması nedeniyle Türkiye'ye hiç gelmediği, bu durumda DHL Global Forwardıng Şirketi'ne «izafeten» dava açılan davalı şirketin, davaya konu taşıma ilişkisinde akdi gerçekleştirmediği gibi eşya Türkiye'ye gelmediğinden akde aracılık da etmediği, davalı şirkete «acente» sıfatıyla izafeten dava yöneltilmesinin «temsilde hata» olduğu nazara alınarak, davada esasen kendisine «husumet» yöneltilen yabancı firma aleyhine davaya devam etmek isteyip istemediği davacı vekiline sorulduğu ancak davacı vekilinin dosyanın mevcut haliyle karar verilmesini talep ettiği, bu durumda, davalı şirketin bu davada husumeti bulunmadığı gibi, davalı acentenin şahsi «kusur» ve «haksız fiiline» de dayanılmadığından, davalı şirkete «asıl taşıyıcı» DHL Global Forwarding'e izafeten dava yöneltilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsilde hata · asıl taşıyıcı · izafeten dava · rücuan tazminat · acente · pasif husumet yokluğu · acentelik · pasif husumet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Amerika'da yerleşik olan DHL Global Forwardıng Şirketi'nin Türkiye'deki «acentesi» olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, taşıma konusu emtianın, Amerika'da uçağa alınmadığı ve taşımanın başlamamış olması nedeniyle Türkiye'ye hiç gelmediği, bu durumda DHL Global Forwardıng Şirketi'ne «izafeten» dava açılan davalı şirketin, davaya konu taşıma ilişkisinde akdi gerçekleştirmediği gibi eşya Türkiye'ye gelmediğinden akde aracılık da etmediği, davalı şirkete «acente» sıfatıyla izafeten dava yöneltilmesinin «temsilde hata» olduğu nazara alınarak, davada esasen kendisine «husumet» yöneltilen yabancı firma aleyhine davaya devam etmek isteyip istemediği davacı vekiline sorulduğu ancak davacı vekilinin dosyanın mevcut haliyle karar verilmesini talep ettiği, bu durumda, davalı şirketin bu davada husumeti bulunmadığı gibi, davalı acentenin şahsi «kusur» ve «haksız fiiline» de dayanılmadığından, davalı şirkete «asıl taşıyıcı» DHL Global Forwarding'e izafeten dava yöneltilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesine dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece davalının, DHL Global Forwarding şirketinin «acentesi» olduğu, ancak davaya konu taşımanın gerçekleşmediği, emtianın Türkiye'ye gelmediği bu nedenle davalının akde aracılık etmediği ve bu nedenle davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı DHL Global Forwarding Taşıma A.Ş., davaya konu taşıma başlamadan önce DHL Global Forwa …
-
Meblağın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1270 E. 2013/1848 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi uyarınca «taşıma sözleşmesinden doğan» uyuşmazlıklarda «zamanaşımının» 1 yıl olduğu, ancak «ağır kusur» halinde bu sürenin 3 yıla kadar uzayabileceği, davada CMR Konvansiyonu'nun 32/2. maddesinde belirtilen yazılı talep niteliğinde bir «ihbarın» bulunmadığı, CMR kapsamında davaya konu taşımanın ve «hasarın» 20/07/2009 tarihinde gerçekleştiği, 03/06/2010 tarihinde icra takibine geçildiği, ancak davanın 24/05/2011 tarihinde açıldığı ve dava tarihi itibarıyla 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davalı vekillerinin «zamanaşımı defilerinin» kabulü ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11/03/2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Benzer bu karardaA.Ş'nin malı «teslim» aldığı 08.06.2007 tarihinden itibaren süresi içerisinde «hasar» ihbarında bulunduğu, bu durumda «taşıyıcı» olan davalıların oluşan hasardan sorumlu oldukları, her ne kadar davalılardan DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş'ye karşı dava açılmış ise de bu davalının «acenta» olduğu, dosya kapsamı ve davacı vekilinin ....2011 tarihli tutanağa geçen beyanı ile sabit olduğundan adı geçen davalının davada davalı sıfatının bulunmadığı, davalılar kısmının ikinci sırasında gösterilen davalının acente olduğu, bu durumda «asıl taşıyıcının», dava dilekçesinin birinci sırasında «maddi hata» sonucu "DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş."olarak gösterildiği ancak gerçekte DHL Global Forwarding Spa olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davalılardan DHL Gl …
DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş.” aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekirken «infazda» çelişki yaratacak şekilde ve asaleten hasım olması mümkün bulunmayan «acente» aleyhine de sonuç doğuracak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı ... davalı acente yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Davalılardan MNG Havayolları ve Taşımacılık A.Ş. vekili, diğer savunmalarının yanı sıra, davada kendisinin sadece «fiili taşıyıcı» olduğunu ve malları gümrüğe «teslim» etmekle sorumluluğunun sona erdiğini savunmuş ve malların gümrüğe «teslim tutanağında» da herhangi bir «hasar» «kaydına» yer verilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fiili taşıyıcı · asıl taşıyıcı · teslim tutanağı · sıfat yokluğu · acente · maddi hata · infaz · taşıyıcı
Benzer bu karardaDHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş.” aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekirken «infazda» çelişki yaratacak şekilde ve asaleten hasım olması mümkün bulunmayan «acente» aleyhine de sonuç doğuracak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı ... davalı acente yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Davalılardan MNG Havayolları ve Taşımacılık A.Ş. vekili, diğer savunmalarının yanı sıra, davada kendisinin sadece «fiili taşıyıcı» olduğunu ve malları gümrüğe «teslim» etmekle sorumluluğunun sona erdiğini savunmuş ve malların gümrüğe «teslim tutanağında» da herhangi bir «hasar» «kaydına» yer verilmemiştir.
A.Ş'nin malı «teslim» aldığı 08.06.2007 tarihinden itibaren süresi içerisinde «hasar» ihbarında bulunduğu, bu durumda «taşıyıcı» olan davalıların oluşan hasardan sorumlu oldukları, her ne kadar davalılardan DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş'ye karşı dava açılmış ise de bu davalının «acenta» olduğu, dosya kapsamı ve davacı vekilinin ....2011 tarihli tutanağa geçen beyanı ile sabit olduğundan adı geçen davalının davada davalı sıfatının bulunmadığı, davalılar kısmının ikinci sırasında gösterilen davalının acente olduğu, bu durumda «asıl taşıyıcının», dava dilekçesinin birinci sırasında «maddi hata» sonucu "DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş."olarak gösterildiği ancak gerçekte DHL Global Forwarding Spa olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davalılardan DHL Gl …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan DHL Forwarding Spa'nın «asıl taşıyıcı», davalılardan MNG ...A.Ş'nin «fiili taşıyıcı» olduğu, dava dışı ...
DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş'ye yönelik davanın «sıfat yokluğundan» reddine, davalılar DHL Global Forwarding Taşımacılık A.Ş. ile MNG Hava Yolları ve Taşımacılık A.Ş'ye açılan davanın kısmen kabulü ile 4.705,00 TL'nın 16.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9991 E. , 2013/14209 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/11/2011 gün ve 2011/486-2011/673 sayılı kararı bozan Daire’nin 11.03.2013 gün ve 2012/4945-2013/4591 sayılı kararı aleyhinde davalı Dhl Global Forwarding Taşımacılık A.Ş. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, dava dışı sigortalı ...AŞ tarafından ithal edilen emtiaların nakliyeleri sırasında hasarlanmaları sebebiyle ödemiş olduğu hasar tazminatından doğan rücu tazminat alacağının tahsili amacıyla DHL TAŞ. AŞ için Kadıköy 3. İcra Müdürlüğü'nde, ... A.Ş için Kartal 5. İcra Müdürlüğü'nde ilamsız icra takibi başlattığını, ancak davalıların itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek davalıların itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davacının iddia ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, esasa ilişkin olarak da borçlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi uyarınca taşıma sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda zamanaşımının 1 yıl olduğu, ancak ağır kusur halinde bu sürenin 3 yıla kadar uzayabileceği, davada CMR Konvansiyonu'nun 32/2. maddesinde belirtilen yazılı talep niteliğinde bir ihbarın bulunmadığı, CMR kapsamında davaya konu taşımanın ve hasarın 20/07/2009 tarihinde gerçekleştiği, 03/06/2010 tarihinde icra takibine geçildiği, ancak davanın 24/05/2011 tarihinde açıldığı ve dava tarihi itibarıyla 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davalı vekillerinin zamanaşımı defilerinin kabulü ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11/03/2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı DHL A.Ş vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı Dhl Global Forwarding Taşımacılık A.Ş. vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Dhl Global Forwarding Taşımacılık A.Ş. vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041568000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz