Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/11165 E. 2010/11325 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 258↗ müktesep hak↗ maddi hata↗ eş rızası↗ taşıma sözleşmesi↗ ifa↗ komisyon↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen taşıma sözleşmesinde kararlaştırılan taşıma ücretinin eksik ödendiği iddiasına dayalı bakiye ücretin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davalının eksik değil fazla ödeme yaptığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Taraflar arasında 2000/2001 eğitim ve öğretim dönemine ilişkin olarak 07.09.2000 tarihinde yapılan ihale sonucu evvelâ 15.09.2000 tarihli sözleşme, bilahare ise öğrencilerin, araçların ruhsatlarında kayıtlı taşıma kapasitesinin üstüne çıkılarak taşındığının tesbiti nedeniyle ihale komisyonu ve taşıyıcıların bir araya gelerek tutanak tanzim etmelerinden sonra 20.03.2001 tarihli yeni bir sözleşme daha yapılmıştır. Her iki sözleşmenin “Taşıma Ücreti” başlıklı 3 ncü maddesinde ilçeye bağlı toplam 30 yerleşim biriminden 860 öğrencinin merkez ilköğretim okuluna günübirlik getirip götürme ücreti günlük ve yıllık olarak ayrı ayrı belirtilmiş, ilk sözleşmede yıllık ücret (151.704.941.000)TL olarak kararlaştırılmış iken ikinci sözleşmede bu ücret (142.829.258.430)TL’na indirilmiştir. Her iki sözleşmenin diğer bütün hükümleri tamamen aynıdır. Sözleşmelerde bu hizmetin kaç araçla verileceği yazılı olmamakla birlikte 07.09.2000 tarihinde yapılan ihale şartnamesinin 2 nci maddesinde, araçların ruhsatta kayıtlı koltuk sayısına göre taşıma yapacakları belirtilmiştir. İhale komisyonu ve davacı ile dava dışı taşıyıcı ... Ltd.Şti.’nin tanzimle imza altın aldıkları tutanağa göre taşıyıcılar, ihale şartnamesinin bu hükmüne rağmen öğrencileri daha az araçla taşıdıklarından ve Türkiye genelinde taşıma ücretleri ucuz kaldığından Bakanlıkça gönderilen 06.09.2000 tarih ve 10539 sayılı genelge doğrultusunda araçların fiili taşıma kapasitelerini ruhsatlarına kaydettirmek şartıyla araç resmi kapasitelerinin üzerinde öğrenci taşıyabilecekleri kabul edilmiş, fakat Eylül, Ekim, Kasım aylarında taşıyıcılar genelge doğrultusunda ruhsatlarında değişiklik yapmakta geciktiklerinden devlet zararı doğmaması için her ay 10 araç ödeme dışı bırakılarak ödeme yapıldığı belirtilmiş, daha sonra ise tescil işlemlerinin tamamlandığı görülmekle taşıma işinin başladığı tarihten itibaren mevcut fiili araç sayısı ve kapasitesi dikkate alınarak yeni sözleşme yapılması kararlaştırılmıştır.
Dairemizce, ilk bozma kararında her ne kadar, davalı idarenin taşımanın öngörülenden daha az sayıda araçla yapılacağını benimsediğine ilişkin bilirkişi raporundaki soyut yorumdan başka bir delil rastlanmadığı belirtilmiş ise de yukarıda da belirtildiği gibi sözleşmelerde taşıma ücretinin araç sayısı değil toplam 30 yerleşimyerindentaşınacaköğrencisayısıesasalınarak kararlaştırılmış olması, taraflar arasında tanzim edilen tutanak içeriği ile tutanakta bahsi geçen Bakanlık genelgesi gözetildiğinde bu belirleme maddi hataya dayalıdır. Dairemizce, bu belirlemeden sonra sözleşmelere dayanarak şartnameler de getirtilerek taşıma hukuku uzmanının da bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınması önerilmekle bozma ilamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde bozma ilamına uyulmakla davalı yararına müktesep hak oluşmadığının kabulü gerekir.
Bu durumda tarafların ilk sözleşme ve bilahare ücreti düşürdükleri ikinci sözleşmede taşıma yapacak araç sayısını esas almayıp, 30 yerleşim yerinden 860 öğrencinin taşınması mukabilinde ücret belirledikleri, bu edimin davacı tarafından ifa edilmediğinin davalı tarafından savunulmadığı, her ne kadar ilk aylarda davalı araç ruhsatlarını fiili taşımaya uygun hale getirmemiş ise de bilahare bu eksikliği gidermiş olması ve tutanak içeriği ile tutanak tanziminden sonra yapılan sözleşmede taşıma ücretinin de düşürüldüğü göz önüne alındığında, davalının eğitim öğretim döneminin başından itibaren fiilen yapılan taşımaya rıza gösterdiği ve davacının sözleşmede kararlaştırılan ücrete hak kazandığının kabulü gerekir. Buna göre, davacının da dava dilekçesinde düşük ücretli olan ikinci sözleşmeye itibar ederek (142.829.258.430)TL alması gerektiğini belirttiği ve alınan her iki bilirkişi raporuna göre de davalıya (125.128.496.900)TL ödendiği göz önünde bulundurularak bakiye ücretin hüküm altına alınması gerekirken davanın reddedilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 2009/8587 E, 2010/3510 K sayılı ve 30.03.2010 tarihli onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2541 E. 2019/202 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · fesih · ihtar · taahhütname · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… toplandığı, sözleşmede ihale konusu taşıma işinin kaç araçla yapılacağına dair herhangi bir hüküm bulunmadığını, iş günü olarak hesaplandığını,davacının sözleşmeyi «fesih» hakkının varolduğunu, ancak idarenin bu yönde bir «ihtarı» bulunmadığını, aksine yükleniciye işin idari şartnameye uygun olarak bitirildiğine dair “iş bitirme belgesi” de verildiğini, bedeli gün ve öğrenci sayısına göre saptanan işte araç sayısına göre hesap yapılmasının «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini, söz konusu işin eksik araçla da olsa tamamlanmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı taraf taşıma ihalesine ait idari şartnamenin .... maddesine göre 3059 öğrencinin 300 araçla taşınacağının davalı şirketçe kabul ve «taahhüt» edildiğini iddia etmiş, 11.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda da ihale dosyasının ve şartnamesinin dosya içinde mevcut olmadığı belirtilerek dosyadaki mevcut belge ve delillere göre rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişi raporunda belirtilmesine rağmen eksiklikler tamamlanmadan ve içlerinde davalı kamu «görevlilerinin» bulunduğu aynı olayla ilgili ceza yargılamasına dair ... ....
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4647 E. 2023/7535 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirketin ihale şartnamesine uygun taşıma yapmaması nedeniyle yapılan fazla ödemelerin «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı olarak iadesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, ihale şartnamesinin gereğinin yerine getirilip getirilmediğine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2839 E. 2017/1750 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta poliçesi · dahili dava
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve ihale şartnamesindeki yeni değer hükmünün Yangın Sigortası Genel Şartları’nın B.5.1 maddesindeki düzenleme uyarınca «sigorta poliçesine» «dahil» edildiğine dair açık hüküm bulunmamasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3600 E. 2019/7016 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesinde» kararlaştırılan taşıma ücretinin eksik ödendiği iddiasına dayalı bakiye ücretin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davalının eksik değil fazla ödeme yaptığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «taşıma sözleşmesinin» gereklerine riayet ederek, sözleşmeyle belirlenen şartlara uygun olarak taşıma işini yaptığı, tanık beyanlarında da sabit olduğu üzere «görevlendirilmesi» gereken araç sayısı kadar araç görevlendirildiği, eğitim - öğretimi aksatacak bir «olumsuzluğun» yaşanmadığı, bu nedenle davacının sözleşme konusu ücrete hak kazandığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne, asıl davada, davacının davalıya 60.542,50 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, birleşen davada, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline ve asıl alacağın %20’sine tekabül eden «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçlu olunmadığının tespiti · ispat külfeti · olumsuz oy · bilirkişi incelemesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «taşıma sözleşmesinin» gereklerine riayet ederek, sözleşmeyle belirlenen şartlara uygun olarak taşıma işini yaptığı, tanık beyanlarında da sabit olduğu üzere «görevlendirilmesi» gereken araç sayısı kadar araç görevlendirildiği, eğitim - öğretimi aksatacak bir «olumsuzluğun» yaşanmadığı, bu nedenle davacının sözleşme konusu ücrete hak kazandığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne, asıl davada, davacının davalıya 60.542,50 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, birleşen davada, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline ve asıl alacağın %20’sine tekabül eden «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, asıl davada «ispat külfeti» üzerinde olan davalı idareye ispat olanağı tanınması, bu doğrultuda, öncelikle taraflar arasındaki sözleşmeler, ihale şartnamesi, soruşturma raporu ve birleşen davaya konu icra dosyasının dosyaya getirtilmesi ve sözleşme ve ihale şartnamesiyle, taşımanın kaç araçla yapılmasının kararlaştırıldığının tespit edilmesi, akabinde, soruşturma raporu değerlendirilerek, davalı idarenin hangi delillere dayalı olarak davacının kararlaştırılandan daha az sayıda araçla taşıma işini yaptığı sonucuna ulaştığının belirlenmesi ve gerekirse bu hususta «bilirkişi incelemesi» de yaptırılarak sonuca gidilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl ve birleşen davalarda verilen hükmün davalı idare yararına bozulması gerekmiştir.
Asıl dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden dolayı «borçlu olunmadığın tespiti», birleşen dava ise, taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
… , davacı ise, taşıma işini sözleşmede belirlenen şartlarla ve eksiksiz yerine getirdiğini, taşımanın muhatabı olan öğrenci, veli ve okul yönetimleriyle herhangi bir «olumsuzluk» yaşamadığını ileri sürmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6398 E. 2023/7480 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · ifa · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesinde» kararlaştırılan taşıma ücretinin eksik ödendiği iddiasına dayalı bakiye ücretin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davalının eksik değil fazla ödeme yaptığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Taraflar arasında 2000/2001 eğitim ve öğretim dönemine ilişkin olarak 07.09.2000 tarihinde yapılan ihale sonucu evvelâ 15.09.2000 tarihli sözleşme, bilahare ise öğrencilerin, araçların ruhsatlarında kayıtlı taşıma kapasitesinin üstüne çıkılarak taşındığının tesbiti nedeniyle ihale «komisyonu» ve «taşıyıcıların» bir araya gelerek tutanak tanzim etmelerinden sonra 20.03.2001 tarihli yeni bir sözleşme daha yapılmıştır.
İhale «komisyonu» ve davacı ile dava dışı «taşıyıcı» ...
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istirdat
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın «istirdatı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11425 E. 2010/2347 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… luşturan şartnamelerin getirtilerek, taşımanın kaç araçla yapılacağı, ücretin araç başına olarak önceden belirlenip belirlenmediği, eksik araçla taşıma yapılmasının «sözleşmeye aykırılık» oluşturup oluşturmayacağı ve taşıma yapmayan araçlara da ücret tahakkuk ettirilip ettirilmediği hususlarında, aralarında taşıma uzmanının da bulunduğu bilirkişi kurulundan, hüküm kurmaya ve izlemeye elverişli bir rapor alınması gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında yapılan sözleşmelerde kaç araç ile taşıma yapılacağının belirlenmediği, öğrenci sayısına göre günlük ücretin belirlendiği, buna göre davacının davalıdan 24.315,52 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne anılan bedelin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/11165 E. , 2010/11325 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Çarşamba 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.02.2009 gün ve 2005/138-2009/83 sayılı kararı onayan Daire’nin 30.03.2010 gün ve 2009/8587-2010/3510 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının yaptığı ihale sonucu 2000-2001 eğitim ve öğretim döneminde (860)öğrencinin taşınması işini müvekkilinin aldığını, sözleşme bedelinin (142.829,30) TL olmasına rağmen müvekkiline (100.000) TL civarında para ödendiğini, müfettişin devletin zarara sokulduğu yönündeki raporundan etkilenerek davalının bakiye bedeli ödemediğini, müvekkili ceza davasında beraat ettiğini, bildirerek (43.00) TL alacağın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen taşıma sözleşmesinde kararlaştırılan taşıma ücretinin eksik ödendiği iddiasına dayalı bakiye ücretin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davalının eksik değil fazla ödeme yaptığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Taraflar arasında 2000/2001 eğitim ve öğretim dönemine ilişkin olarak 07.09.2000 tarihinde yapılan ihale sonucu evvelâ 15.09.2000 tarihli sözleşme, bilahare ise öğrencilerin, araçların ruhsatlarında kayıtlı taşıma kapasitesinin üstüne çıkılarak taşındığının tesbiti nedeniyle ihale komisyonu ve taşıyıcıların bir araya gelerek tutanak tanzim etmelerinden sonra 20.03.2001 tarihli yeni bir sözleşme daha yapılmıştır. Her iki sözleşmenin “Taşıma Ücreti” başlıklı 3 ncü maddesinde ilçeye bağlı toplam 30 yerleşim biriminden 860 öğrencinin merkez ilköğretim okuluna günübirlik getirip götürme ücreti günlük ve yıllık olarak ayrı ayrı belirtilmiş, ilk sözleşmede yıllık ücret (151.704.941.000)TL olarak kararlaştırılmış iken ikinci sözleşmede bu ücret (142.829.258.430)TL’na indirilmiştir.
Her iki sözleşmenin diğer bütün hükümleri tamamen aynıdır. Sözleşmelerde bu hizmetin kaç araçla verileceği yazılı olmamakla birlikte 07.09.2000 tarihinde yapılan ihale şartnamesinin 2 nci maddesinde, araçların ruhsatta kayıtlı koltuk sayısına göre taşıma yapacakları belirtilmiştir. İhale komisyonu ve davacı ile dava dışı taşıyıcı ... Ltd.Şti.’nin tanzimle imza altın aldıkları tutanağa göre taşıyıcılar, ihale şartnamesinin bu hükmüne rağmen öğrencileri daha az araçla taşıdıklarından ve Türkiye genelinde taşıma ücretleri ucuz kaldığından Bakanlıkça gönderilen 06.09.2000 tarih ve 10539 sayılı genelge doğrultusunda araçların fiili taşıma kapasitelerini ruhsatlarına kaydettirmek şartıyla araç resmi kapasitelerinin üzerinde öğrenci taşıyabilecekleri kabul edilmiş, fakat Eylül, Ekim, Kasım aylarında taşıyıcılar genelge doğrultusunda ruhsatlarında değişiklik yapmakta geciktiklerinden devlet zararı doğmaması için her ay 10 araç ödeme dışı bırakılarak ödeme yapıldığı belirtilmiş, daha sonra ise tescil işlemlerinin tamamlandığı görülmekle taşıma işinin başladığı tarihten itibaren mevcut fiili araç sayısı ve kapasitesi dikkate alınarak yeni sözleşme yapılması kararlaştırılmıştır.
Dairemizce, ilk bozma kararında her ne kadar, davalı idarenin taşımanın öngörülenden daha az sayıda araçla yapılacağını benimsediğine ilişkin bilirkişi raporundaki soyut yorumdan başka bir delil rastlanmadığı belirtilmiş ise de yukarıda da belirtildiği gibi sözleşmelerde taşıma ücretinin araç sayısı değil toplam 30 yerleşimyerindentaşınacaköğrencisayısıesasalınarak kararlaştırılmış olması, taraflar arasında tanzim edilen tutanak içeriği ile tutanakta bahsi geçen Bakanlık genelgesi gözetildiğinde bu belirleme maddi hataya dayalıdır. Dairemizce, bu belirlemeden sonra sözleşmelere dayanarak şartnameler de getirtilerek taşıma hukuku uzmanının da bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınması önerilmekle bozma ilamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde bozma ilamına uyulmakla davalı yararına müktesep hak oluşmadığının kabulü gerekir.
Bu durumda tarafların ilk sözleşme ve bilahare ücreti düşürdükleri ikinci sözleşmede taşıma yapacak araç sayısını esas almayıp, 30 yerleşim yerinden 860 öğrencinin taşınması mukabilinde ücret belirledikleri, bu edimin davacı tarafından ifa edilmediğinin davalı tarafından savunulmadığı, her ne kadar ilk aylarda davalı araç ruhsatlarını fiili taşımaya uygun hale getirmemiş ise de bilahare bu eksikliği gidermiş olması ve tutanak içeriği ile tutanak tanziminden sonra yapılan sözleşmede taşıma ücretinin de düşürüldüğü göz önüne alındığında, davalının eğitim öğretim döneminin başından itibaren fiilen yapılan taşımaya rıza gösterdiği ve davacının sözleşmede kararlaştırılan ücrete hak kazandığının kabulü gerekir.
Buna göre, davacının da dava dilekçesinde düşük ücretli olan ikinci sözleşmeye itibar ederek (142.829.258.430)TL alması gerektiğini belirttiği ve alınan her iki bilirkişi raporuna göre de davalıya (125.128.496.900)TL ödendiği göz önünde bulundurularak bakiye ücretin hüküm altına alınması gerekirken davanın reddedilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 2009/8587 E, 2010/3510 K sayılı ve 30.03.2010 tarihli onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle, Dairemizin 2009/8587 E, 2010/3510 K sayılı ve 30.03.2010 tarihli onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacı vekiline iadesine, 05.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042766500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz