6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati haciz itirazı | İhtiyati haciz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10210 E. 2013/14457 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz teminatı ttk 1352 deniz alacağı teminatın iadesi donatan ihtiyati hacze itiraz teminat mektubu infaz ihtiyati haciz içtihadı birleştirme kararı haciz teminat

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 294 · TTK — TTK 1352

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, duruşma açılarak yapılan inceleme sonunda, alacaklının talebinin TTK'nın 1352/f maddesi uyarınca deniz alacağı niteliğinde bulunduğu, 1362. madde gereğince sunulan delillerin yeterli olduğu, sözleşmede geminin malik ve donatanını yer aldığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.

Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HMK’nın 294 ve sonraki maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.

Somut olayda, mahkemece kısa kararda “İhtiyati hacze itirazın reddine, ihtiyati haciz teminatı olarak yatırılan nakit teminatın iadesi ile ihtiyati haczin teminat mektubu üzerine kaydırılmasına, %15 nakit teminatın iadesi talebinin reddine" denilmiş, gerekçeli kararda ise “ihtiyati hacze itirazın reddine, nakit teminatın iadesine, ihtiyati haczin teminat mektubu üzerine kaydırılmasına" karar verilmiştir.

Bu durum karşısında, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6110 E. 2013/21797 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Faydalı model hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Faydalı model hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Sebepsiz Zenginleşme

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7046 E. 2012/5187 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17722 E. 2014/19402 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10718 E. 2010/1705 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6725 E. 2013/6058 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1520 E. 2013/1818 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/10210 E.  ,  2013/14457 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.04.2013 tarih ve 2013/261-2013/261 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

İhtiyati hacze itiraz eden vekili, müvekkilinin M/V Tolaga isimli geminin donatanı olduğunu, TTK'nın 1369. maddesi uyarınca borçlu olduğu iddia edilen BF Chartering isimli şirketin ihtiyati haciz uygulandığı sırada geminin donatanı olması gerektiğini, BF Chartering firmasına ileri sürülen alacak için kendilerine ait gemiye ihtiyati haciz konulamayacağını ileri sürerek, ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.

Alacaklı vekili, TTK'nın 1352. maddesi uyarınca charter partiden kaynaklanan alacaklarının deniz alacağı niteliğinde bulunduğunu, 1353/4. maddeye göre bunun ihtiyati haciz sebebi olarak düzenlendiğini, TTK'nın 1061. maddesi gereğince BF Chartering firmasının donatan olduğunu savunarak, itirazın reddini istemiştir.

Mahkemece, duruşma açılarak yapılan inceleme sonunda, alacaklının talebinin TTK'nın 1352/f maddesi uyarınca deniz alacağı niteliğinde bulunduğu, 1362. madde gereğince sunulan delillerin yeterli olduğu, sözleşmede geminin malik ve donatanını yer aldığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.

Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HMK’nın 294 ve sonraki maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.

Somut olayda, mahkemece kısa kararda “İhtiyati hacze itirazın reddine, ihtiyati haciz teminatı olarak yatırılan nakit teminatın iadesi ile ihtiyati haczin teminat mektubu üzerine kaydırılmasına, %15 nakit teminatın iadesi talebinin reddine" denilmiş, gerekçeli kararda ise “ihtiyati hacze itirazın reddine, nakit teminatın iadesine, ihtiyati haczin teminat mektubu üzerine kaydırılmasına" karar verilmiştir.

Bu durum karşısında, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediğine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042320000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.