İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15509 E. 2013/14301 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta teminatı kapsamı↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ sigorta teminatı↗ ibra↗ teminat kapsamı↗ yargılama giderleri↗ rücu↗ temlik↗ yargılama gideri↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın inşaatın temel çukurunun kazılması sırasında çökme ve kayma şeklinde meydana geldiği, davacının sigortalısı olan Güzeliş Gıda İmalat ve Paz. Ltd. Şti'nin davalı ...San. Ltd. Şti'ni ibra ettiği, ancak sigortalı olan Güzeliş Gıda İmalat ve Paz. Ltd. Şti'nin alacağını davacı ... şirketine temlik etmediği, bu nedenle TTK'nın 1301. maddesi gereğince davalıya rücu etme hakkının bulunmadığı, sigortalının bina civarında yapılan kazılar nedeni ile meydana gelen yer kayması ve toprak çökmesinden meydana gelen kazaların sigorta teminatı kapsamında bulunmaması nedeni ile davacının davalıya sigorta poliçesi hükümleri gereğince de rücu etme hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Mahkemece, davanın reddine karar verildiği halde, hüküm fıkrasının “3” numaralı başlığı altında, yargılama giderlerinden davalı sorumlu tutularak “toplam 105,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulması ve ücret-i vekaleti düzenleyen “4” numaralı hüküm fıkrasının giriş kısmında “Davacı yan,...” denilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12082 E. 2010/6895 K.
Ortak:sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaŞti'nin alacağını davacı ... şirketine «temlik» etmediği, bu nedenle TTK'nın 1301. maddesi gereğince davalıya «rücu» etme hakkının bulunmadığı, sigortalının bina civarında yapılan kazılar nedeni ile meydana gelen yer kayması ve toprak çökmesinden meydana gelen kazaların «sigorta teminatı kapsamında» bulunmaması nedeni ile davacının davalıya «sigorta poliçesi» hükümleri gereğince de rücu etme hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» inşaatın temel çukurunun kazılması sırasında çökme ve kayma şeklinde meydana geldiği, davacının sigortalısı olan Güzeliş Gıda İmalat ve Paz.
Benzer bu karardaMahkemece, binadaki «hasarın» bina zemininin, temellerinin su almasından kaynaklandığı ve hasarın sigorta kapsamında olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine, “bilirkişi raporunda geçen “çökme ve kayma” olaylarının, dava konusu «sigorta poliçesinde» kasdedilen “yer kayması” olup olmadığı, poliçe özel ve genel şartlarındaki hükümler gereğince hasarın, poliçe kapsamında sayılan «rizikolardan» kaynaklanması halinde, hasarın imalat hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve davalı ... şirketinin sorumlu olup olmayacağı konularında ise bir açıklama bulunmadığı gözetilerek,bilirkişilerden ek rapor yada yeni bir heyetten «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınması gerektiğine işaret edilerek, «eksik inceleme» gerekçesiyle davacı yararına bozulmuştur.
Mahkemece,bozmaya uyulmuş,alınan ve benimsenen ek bilirkişi raporuna göre, «hasarın» yer kaymasından kaynaklandığı, binanın yapım ve imalat hatasının bulunmadığı gerekçesiyle,davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… yma gibi olayların meydana geldiğinin asıl ve ek raporda açıklanmış olmasına, zemindeki bu gibi olayların "yer kayması" olduğunun bildirilmesine, poliçeye ekli tümü «işyeri sigorta» poliçe kitapçığında yer alan "kloz 9 yer kayması klozu" başlıklı kloza göre, bina civarında yapılan kazılar ile deprem ve yanardağ püskürmesi nedeniyle meydana gelen yer kayması ve toprak çökmesinden doğan zararlar aksine sözleşme ile «teminat» altına alınabilecek «rizikolardan» olup, somut olayda böyle bir riziko meydana gelmediği gibi, aynı klozda binanın oturduğu arsada oluşan yer kayması ve toprak çökmesi sonucu sigortalı şeyde doğrudan meydana gelecek zararlar teminata «dahil» edilmiş olup, somut olayda bu kapsamda kalan rizikonun yer kayması ve toprak çökmesi olarak nitelendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli bilirkişi raporu · işyeri sigortası · muafiyet · riziko · denetime elverişlilik · olumsuz oy · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, binadaki «hasarın» bina zemininin, temellerinin su almasından kaynaklandığı ve hasarın sigorta kapsamında olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine, “bilirkişi raporunda geçen “çökme ve kayma” olaylarının, dava konusu «sigorta poliçesinde» kasdedilen “yer kayması” olup olmadığı, poliçe özel ve genel şartlarındaki hükümler gereğince hasarın, poliçe kapsamında sayılan «rizikolardan» kaynaklanması halinde, hasarın imalat hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve davalı ... şirketinin sorumlu olup olmayacağı konularında ise bir açıklama bulunmadığı gözetilerek,bilirkişilerden ek rapor yada yeni bir heyetten «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınması gerektiğine işaret edilerek, «eksik inceleme» gerekçesiyle davacı yararına bozulmuştur.
… yma gibi olayların meydana geldiğinin asıl ve ek raporda açıklanmış olmasına, zemindeki bu gibi olayların "yer kayması" olduğunun bildirilmesine, poliçeye ekli tümü «işyeri sigorta» poliçe kitapçığında yer alan "kloz 9 yer kayması klozu" başlıklı kloza göre, bina civarında yapılan kazılar ile deprem ve yanardağ püskürmesi nedeniyle meydana gelen yer kayması ve toprak çökmesinden doğan zararlar aksine sözleşme ile «teminat» altına alınabilecek «rizikolardan» olup, somut olayda böyle bir riziko meydana gelmediği gibi, aynı klozda binanın oturduğu arsada oluşan yer kayması ve toprak çökmesi sonucu sigortalı şeyde doğrudan meydana gelecek zararlar teminata «dahil» edilmiş olup, somut olayda bu kapsamda kalan rizikonun yer kayması ve toprak çökmesi olarak nitelendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin …
2-Poliçe önyüzünde ve ayrıca poliçe ekinde yer alan «muafiyet» klozu hakkında mahkemece değerlendirme yapılıp gerektiğinde sigortacı bir bilirkişiden rapor alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ve ek rapora itiraz dilekçesinde de davalı vekilince bu kloza göre hüküm tesisi gerektiği bildirildiği halde bu kloz hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi nedeniyle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1325 E. 2010/7488 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · tasdik kararı · iyiniyet
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı ve asli müdahiller vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce (dava konusu yere kazılan foseptik çukurunun «tasdikli» projede yer almadığı, kuyunun kuradan ve şerefiye paylarının belirlenmesinden sonra projeye aykırı olarak kazıldığı, ortaklara eşit davranmakla yükümlü olan kooperatifin projede yer almayan foseptik kuyusunu sonradan inşa edip bundan zarar gören ortakların zararını karşılamamasının eşitlik kuralına aykırı olduğu, kuyunun başka yere kazılmasının mümkün olması halinde bu ihtimalin değerlendirilmemesinin «iyiniyetli» bir davranış olarak değerlendirilemeyeceği, davacı vekilinin «bilirkişi raporuna itirazı» dikkate alınarak kuyunun alternatif bir yere kazılmasının mümkün olup olmadığının araştırılması, bu mümkün olmadığı takdirde davacının diğer taleplerinin değerlend …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14172 E. 2011/3714 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · tasdik kararı · iyiniyet
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı ve asli müdahiller vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce (dava konusu yere kazılan foseptik çukurunun «tasdikli» projede yer almadığı, kuyunun kuradan ve şerefiye paylarının belirlenmesinden sonra projeye aykırı olarak kazıldığı, ortaklara eşit davranmakla yükümlü olan kooperatifin projede yer almayan foseptik kuyusunu sonradan inşa edip bundan zarar gören ortakların zararını karşılamamasının eşitlik kuralına aykırı olduğu, kuyunun başka yere kazılmasının mümkün olması halinde bu ihtimalin değerlendirilmemesinin «iyiniyetli» bir davranış olarak değerlendirilemeyeceği, davacı vekilinin «bilirkişi raporuna itirazı» dikkate alınarak kuyunun alternatif bir yere kazılmasının mümkün olup olmadığının araştırılması, bu mümkün olmadığı takdirde davacının diğer taleplerinin değerlend …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15509 E. , 2013/14301 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.03.2012 tarih ve 2011/122-2012/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili dava dışı şirkete yangın sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan işyerinde davalı ...İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin yapmış olduğu bir inşaat çalışması sırasında hasar meydana geldiği, hasar neticesinde dava dışı sigortalıya 7.121,00 TL hasar bedelinin ödendiğini, ayrıca davalı tarafça verilen taahhütname ile meydana gelen zararın kendileri tarafından giderileceğinin belirtildiği, ancak bu yönde herhangi bir çalışma gerçekleştirilmediğini, bu sebeple İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün 2009/1250 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı vekilinin haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın inşaatın temel çukurunun kazılması sırasında çökme ve kayma şeklinde meydana geldiği, davacının sigortalısı olan Güzeliş Gıda İmalat ve Paz. Ltd. Şti'nin davalı ...San. Ltd. Şti'ni ibra ettiği, ancak sigortalı olan Güzeliş Gıda İmalat ve Paz. Ltd. Şti'nin alacağını davacı ... şirketine temlik etmediği, bu nedenle TTK'nın 1301. maddesi gereğince davalıya rücu etme hakkının bulunmadığı, sigortalının bina civarında yapılan kazılar nedeni ile meydana gelen yer kayması ve toprak çökmesinden meydana gelen kazaların sigorta teminatı kapsamında bulunmaması nedeni ile davacının davalıya sigorta poliçesi hükümleri gereğince de rücu etme hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Mahkemece, davanın reddine karar verildiği halde, hüküm fıkrasının “3” numaralı başlığı altında, yargılama giderlerinden davalı sorumlu tutularak “toplam 105,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulması ve ücret-i vekaleti düzenleyen “4” numaralı hüküm fıkrasının giriş kısmında “Davacı yan,...” denilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının HÜKÜM bölümünün 3. fıkrasının çıkartılarak, yerine “Davacının yaptığı yargılama giderlerinden 15 adet davetiye gideri 90,00 TL, 2 müzekkere gideri olan 15,00 TL toplamı 105,00 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına”; yine mahkeme kararının Hüküm bölümünün “4” fıkrasının giriş kısmının “Davalı yan...” olarak değiştirilmesine ve hükmün bu şekliyle davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041793000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz