6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11073 E. 2013/13048 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': '1 yıllık', 'kanun': ['2004/72']}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müddeabih sahtelik müşterek borçlu müteselsil kefil müteselsil kefil ipotek kefalet hak düşürücü süre temlik kefil fer'i müdahil istirdat iflas kredi sözleşmesi yetkisizlik kararı eksik inceleme dahili dava teminat temsil

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından açılan davanın temlik alanlar ... ve Firuze Öner’e temlik edildiği, ardından Firuze Öner’in temlik aldığı müddeabihi ve manevi tazminat istemli davasını ...’e temlik ettiği, davalı bankanın asıl dosya davacısı şirkete kullandırmış olduğu kredilerden dolayı fazladan tahsilat yapmadığı, dolayısıyla asıl dosyada istirdadı gereken bir bedelin olmadığı, birleşen davada Firuze Öner’in sahteliği ispat edilen kredi sözleşmesindeki imzalardan dolayı bankaya karşı sorumlu olmamakla birlikte kredi sözleşmesinin teminatı olan ipotek resmi senedindeki 250.000 USD tutarında kefaleti nedeniyle bankaya karşı müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, bu nedenle banka tarafından alacağın tahsili için hakkında icra takibi yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ancak İcra İflas Kanunu hükümleri gereğince borçlunun emekli maaşı haczedilemeyeceği halde davacı Firuze Öner’in SSK emekli maaşının banka tarafından haczedildiği, haczedilen maaşları 16/01/2006 tarihinde iade edilmiş olsa da yaklaşık bir yıl süreyle davacının emekli maaşını alamadığı, yapılan işlem sebebiyle davacının manevi olarak zarar gördüğü gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, müddeabihi temlik alanlar ... ve ...ile davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin, davanın İİK’nun 72. maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı yönündeki temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı şirket temsilcisi asıl davada, temsilcisi olduğu şirket ile davalı banka arasında kredi sözleşmeleri düzenlendiğini, bu kapsamda davalı banka ile ortaya çıkan çeşitli ihtilafların bulunduğunu ileri sürerek, dava konusu ettiği kısmın davalı banka tarafından temsilcisi olduğu şirketten fazladan tahsilat yapılması olduğunu bildirmiş, yargılama sürecinde ... ve ...önce davaya fer’i müdahil ardından asli müdahil olarak dahil olmuşlar, daha sonra ise davacı şirket tarafından müddeabih adı geçen kişilere temlik edilmiş, ...ise temlik aldığı müddeabihi yine ...’e temlik etmiştir. Bu kapsamda, adı geçen, temlik alan ... tarafından başkaca iddialar ileri sürülmüş ve mahkemece yapılan yargılamada da bankanın adı geçen gerçek kişiler hakkında başlatmış olduğu icra takibi kapsamında yasal olarak alacaklı olup olmadığı ve fazladan tahsilat yapıp yapmadığı hususları incelenerek hüküm de bu kapsamda oluşturulmuştur. Buna karşın, az önce değinilen dava dilekçesi incelendiğinde davacı şirket temsilcisinin, davalı bankanın şirketlerinden fazladan tahsilat yapıldığını bildirdiği anlaşılmaktadır. Ancak, mahkemece yapılan fazla tahsilatın davacı şirketten mi yoksa müddeabihi temlik alan gerçek kişilerden mi yapıldığı hususu incelenip tartışılmış değildir. Bu kapsamda, öncelikle şirket kayıt ve ödemeleri de dikkate alınarak varsa fazla ödemenin şirket tarafından mı yoksa kefiller tarafından mı yapıldığı belirlenerek yapılan ödemenin müddeabihi temlik alan gerçek kişilerce yapıldığının tesbiti halinde, davacı şirketin müddeabihi temlik yetkisinin bulunup bulunmadığı hususları da incelenmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı hukuki değerlendirmeler ile karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.

3- Öte yandan davacı ...tarafından herhangi bir temlik işlemi yapılmamasına karşın mahkemece manevi tazminat isteminin taraflar arasında daha önce yapılan temlik işlemi kapsamında değerlendirilmesi suretiyle sonuca gidilmesi dahi doğru görülmemiş kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.

4- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3570 E. 2021/1435 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1629 E. 2019/3482 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5223 E. 2023/1421 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Pay Devrinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1023 E. 2020/4093 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/11073 E.  ,  2013/13048 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/11/2011 tarih ve 2011/55-2011/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi müddeabihi temlik alanlar ... ve ...ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı temsilcisi, asıl davada davacı şirketle davalı banka arasında kredi sözleşmeleri düzenlendiğini, bu amaçla şirket malları üzerinde ipotek tesis edildiğini, davalı bankanın şirketin ipotekli mallarına ve şirkete başvurmaksızın sözleşmenin kefili durumundaki ... ile kefil olmayan şirketin eski yönetim kurulu üyesi ...hakkında icra takibi başlattığını ve emekli maaşlarına haciz koyduğunu, adı geçenlerin ev ve eşyaları ile otomobilleri üzerine de haciz uyguladığını, bankanın ihracat kredisi kullandırmamasına karşın ihracat kredisi kullandırmış gibi işlem yaptığını, tahsil için verilmiş senetleri takibe koymadığını ve davacı şirketten fazladan tahsilat yaptığını ileri sürerek, fazladan yapılan tahsilata ilişkin olarak şimdilik 10.000 TL’nin davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

... ve Firuze Öner, davacı şirketin ortaklarından olduklarını, davalı banka tarafından kendileri hakkında icra takibi başlatılarak emekli maaşlarına haciz uygulandığını ileri sürerek, asli müdahale talebinde bulunmuşlar, yargılama sırasında davacı şirket tarafından, müddeabih adı geçen kişilere temlik edilmiş, ardından Firuze Öner, davacı şirketten temlik aldığı müddeabihi temlik alan diğer şirket ortağı ...’e temlik etmiş, ... tarafından verilen ıslah dilekçesi ile ... tarafından talep edilen alacağın 177.199 TL ye yükseltildiği bildirilmiştir.

.../...

S.2

Davacı ...birleşen davada, davalı bankanın kendisi hakkında icra takipleri gerçekleştirdiğini, kredi sözleşmelerinde imzası olmamasına rağmen hakkında yapılan takipler kapsamında evinde haciz işlemi uygulandığını ve emekli maaşının haczedildiğini ileri sürerek, 50.000 TL manevi tazminatın davalı Banka'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Banka vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından açılan davanın temlik alanlar ... ve Firuze Öner’e temlik edildiği, ardından Firuze Öner’in temlik aldığı müddeabihi ve manevi tazminat istemli davasını ...’e temlik ettiği, davalı bankanın asıl dosya davacısı şirkete kullandırmış olduğu kredilerden dolayı fazladan tahsilat yapmadığı, dolayısıyla asıl dosyada istirdadı gereken bir bedelin olmadığı, birleşen davada Firuze Öner’in sahteliği ispat edilen kredi sözleşmesindeki imzalardan dolayı bankaya karşı sorumlu olmamakla birlikte kredi sözleşmesinin teminatı olan ipotek resmi senedindeki 250.000 USD tutarında kefaleti nedeniyle bankaya karşı müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, bu nedenle banka tarafından alacağın tahsili için hakkında icra takibi yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ancak İcra İflas Kanunu hükümleri gereğince borçlunun emekli maaşı haczedilemeyeceği halde davacı Firuze Öner’in SSK emekli maaşının banka tarafından haczedildiği, haczedilen maaşları 16/01/2006 tarihinde iade edilmiş olsa da yaklaşık bir yıl süreyle davacının emekli maaşını alamadığı, yapılan işlem sebebiyle davacının manevi olarak zarar gördüğü gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, müddeabihi temlik alanlar ... ve ...ile davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin, davanın İİK’nun 72. maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı yönündeki temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı şirket temsilcisi asıl davada, temsilcisi olduğu şirket ile davalı banka arasında kredi sözleşmeleri düzenlendiğini, bu kapsamda davalı banka ile ortaya çıkan çeşitli ihtilafların bulunduğunu ileri sürerek, dava konusu ettiği kısmın davalı banka tarafından temsilcisi olduğu şirketten fazladan tahsilat yapılması olduğunu bildirmiş, yargılama sürecinde ... ve ...önce davaya fer’i müdahil ardından asli müdahil olarak dahil olmuşlar, daha sonra ise davacı şirket tarafından müddeabih adı geçen kişilere temlik edilmiş, ...ise temlik aldığı müddeabihi yine ...’e temlik etmiştir. Bu kapsamda, adı geçen, temlik alan ... tarafından başkaca iddialar ileri sürülmüş ve mahkemece yapılan yargılamada da bankanın adı geçen gerçek kişiler hakkında başlatmış olduğu icra takibi kapsamında yasal olarak alacaklı olup olmadığı ve fazladan tahsilat yapıp yapmadığı hususları incelenerek hüküm de bu kapsamda oluşturulmuştur.

Buna karşın, az önce değinilen dava dilekçesi incelendiğinde davacı şirket temsilcisinin, davalı bankanın şirketlerinden fazladan tahsilat yapıldığını bildirdiği anlaşılmaktadır. Ancak, mahkemece yapılan fazla tahsilatın davacı şirketten mi yoksa müddeabihi temlik alan gerçek kişilerden mi yapıldığı hususu incelenip tartışılmış değildir. Bu kapsamda, öncelikle şirket kayıt ve ödemeleri de dikkate alınarak varsa fazla ödemenin şirket tarafından mı yoksa kefiller tarafından mı yapıldığı belirlenerek yapılan ödemenin müddeabihi temlik alan gerçek kişilerce yapıldığının tesbiti halinde, davacı şirketin müddeabihi temlik yetkisinin bulunup bulunmadığı hususları da incelenmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı hukuki değerlendirmeler ile karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.

3- Öte yandan davacı ...tarafından herhangi bir temlik işlemi yapılmamasına karşın mahkemece manevi tazminat isteminin taraflar arasında daha önce yapılan temlik işlemi kapsamında değerlendirilmesi suretiyle sonuca gidilmesi dahi doğru görülmemiş kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.

4- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin hak düşürücü süreye ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041783000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.